WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

İZMIR 6. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/443 Esas
KARAR NO : 2024/232
DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/06/2022
KARAR TARİHİ : 18/03/2024
Mahkememizde görülen Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinden...'ın çiftçi olduğunu, davalı banka ile 2011 yılında aktif olarak bankacılık işlemleri için çalışmaya başladığını, müvekkilinin bu çalışma esnasında zamanla değişik tarihlerde kredi kullandığını, kullandığı bu krediler ve diğer bankacılık kalemlerinden dolayı borçlarını ödemekte zorlanır hale geldiğini, bu nedenle 2016 yılının Şubat ayında davalı bankaya olan tüm borçlarını kapatmak için ... A.Ş. ... şubesinden borç toplama kredisi adı altında kredi kullandığını, ... A.Ş'nin müvekkili...'ın davalı ...bank A.Ş'ye olan tüm borçlarının karşılığını, davalı bankaya para transfer ederek ödediğini, 2016 yılının Şubat ayında gerçekleşen bu işlem il müvekkili...'ın davalı bankaya hiçbir borcunun kalmadığını, davalı bankanın yapılan bu ödeme sonucu bedelsiz hale gelen senetleri müvekkiline teslim etmeyerek sonradan gelişen bankacılık faaliyetlerinde tekrar kullanarak bedelsiz senetlerin mükerrer olarak tahsili yoluna gittiğini, davalıyı haksız olarak elinde bulundurduğu ve müvekkiline teslim etmediği bonolar nedeniyle güveni kötüye kullanmaktan, ayrıca bedelsiz bonoları yasal takip işlemine sokarak mükerrer tahsilat istemesinden dolayı Cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunulacağını belirterek İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına konu 10/03/2011 tanzim tarihli 20/05/2019 vade tarihli 200.000,00 TL bedelli bononun, İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasına konu 09/07/2015 tanzim, 20/05/2019 vade tarihli 500.000,00 TL bedelli bononun ödenmiş olmasından dolayı müvekkillerinin her iki dosyadan da borçlu olmadığının tahsiline ve alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesine cevap dilekçesinde özetle, davalı...'ın müvekkili banka nezdinde kullandığı 10/03/2011 tarihli ... numaralı genel kredi sözleşmesi ve 07/07/2015 tarihli ... numaralı genel kredi sözleşmesi kapsamında kredi alan...'ın kullandığı veya kullanacağı nakdi veya gayrinakdi kredilerden kaynaklanan doğmuş ve doğacak tüm borçlar için müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla ...,..., ..., ...'in kefil olmayı kabul ve taahhüt ettiklerini, kredi borçlarının ödeme vasıtası olarak tahsilinde ve tahsil edildiği oranda tahsilat bedeli kredi borcuna mahsup edilmek üzere ve ifa amaçlı olarak keşidecisi ..., ... ve ... lehdarı... olan 09/07/2015 tanzim 20/05/2019 vade tarihli 500.000,00 TL bedelli İzmir ... İcra Müdürlüğüne ait ... Esas sayılı takibe konu senedin müvekkili bankaya ciro ile teslim edildiğini, yine kredi borçlarının ödeme vasıtası olarak tahsilinde ve tahsil edildiği oranda tahsilat bedeli kredi borcuna mahsup edilmek üzere ve ifa amaçlı olarak keşidecisi ...,... ve ..., lehdarı... olan 10/03/2011 tanzim 20/05/2019 vade tarihli 200.000,00 TL bedelli İzmir ... İcra Müdürlüğüne ait ... Esas sayılı takibe konu senedin müvekkili bankaya ciro ile teslim edildiğini, davacı yanın teminat senedi iddiasının yerinde olmadığını, Yargıtay kararları ile sabit olduğu üzere takibe konu senedin teminat senedi olmadığını, davaya ve takibe konu olan bononun bazı kısımlarının müvekkili alacaklı banka tarafından doldurulduğu ve buna bağlı olarak borç ilişkisinin de olmadığı iddiasının da soyut ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, takibe konu senetlerin TTK'da tanımlanan şekilde ve kıymetli evrak vasfında olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere davacı tarafın iddialarının senedin vasfını etkiler mahiyette olmadığını, davacıların müvekkili bankaya olan borcunu ödemediğini, netice olarak icra takibi başlatılmak zorunda kalındığını belireterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 20/12/2023 tarih ve ... esas ve ... karar sayılı kararı ile "... taraflar arasındaki hukuki ilişkinin bonoya dayandığı dava konusu edilen menfi tespit talebinin bono dayanaklı borç olduğu, takibin kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip olduğu, bonoların TTK'da düzenlendiği, bu tür davalara bakma görevinin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu" gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği, dosya İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edildiği, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/03/2024 tarih ve ... esas-... karar sayılı kararı ile "...İzmir Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığının ... Muh sayılı 06/12/2021 tarihli yazısı ekinde gönderilen 25/11/2021 tarihli ... numaralı Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesi Kararı uyarınca talebe konu uyuşmazlık açısından İzmir İlinde İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli kılındığı anlaşılmakla, mahkememizin görevsiz olduğu, görevli mahkemenin ihtisas mahkemesi olarak belirlenen İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu" gerekçesiyle dosya mahkememize gönderilmekle mahkememizin ... esasına kaydı yapılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE & NETİCE VE KANAAT:
İzmir ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklının ...bank Anonim Şirketi, borçluların..., ..., ... ve ... olduğu, alacaklı vekili tarafından borçlular aleyhinde 169.600,00-TL asıl alacak, 906,08-TL işlemiş faiz, 508,80-TL komisyon, 606,00-TL ihtiyati haciz vekalet ücreti ve 123,90-TL ihtiyati haciz masrafı olmak üzere toplamda 171.744,78-TL üzerinden icra takibi başlattığı görülmüştür.
İzmir ...İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklının ...bank Anonim Şirketi, borçluların..., ...,... ve ... olduğu, alacaklı vekili tarafından borçlular aleyhinde 169.600,00-TL asıl alacak, 906,08-TL işlemiş faiz, 508,80-TL komisyon, 606,00-TL ihtiyati haciz vekalet ücreti ve 123,90-TL ihtiyati haciz masrafı olmak üzere toplamda 171.744,78-TL üzerinden icra takibi başlattığı görülmüştür.
Davaya konu uyuşmazlığın davacıların, davacı...'ın davalı ...bank Anonim Şirketine olan borçlarını kapatmak amacıyla dava dışı ... Anonim Şirketi ... Şubesi nezdinde kullandığı borç toplama kredisi ile kapatması akabinde, davalı bankanın ödeme ile kapatılan kredi borçlarına ilişkin olarak düzenlenen sözleşmelerin tanzimi sırasında davacı... tarafından teminat olarak verildiği ve bedelsiz olduğu iddia edilen,...'ın lehtar, ...'ın borçlu,... ve ...'ın ise müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğu 10/03/2011 tanzim, 20/05/2019 vade tarihli 200.000,00-TL bedelli senet ile...'ın lehtar, ...'in borçlu, ... ve ...'ın ise müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğu 09/07/2015 tanzim, 20/05/2019 vade tarihli 500.000,00-TL bedelli senetleri tekrardan kullanmak suretiyle mükerrer tahsilat yapma gayesiyle İzmir ... İcra Dairesinin ... Esas ve ... Esas sayılı dosyalarında başlatılan icra takipleri ve ödeme emirlerine dayanak senetler dolayısıyla davalı bankaya borçlu olmadıklarının tespiti ile icra takiplerinin iptaline, alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatı bedelinin davalı bankadan alınarak davacılara verilmesi taleplerine ilişkin olduğu,
Mahkememizin 22/11/2023 tarihli duruşmasının 5 olu ara kararı uyarınca "Davacı vekiline eksik gider avansını mahkeme veznesine yatırmak üzere iki hafta kesin süre verilmesine, aksi halde HMK 324/2 maddesi uyarınca bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı ve dosyada usulü işlemlerin yapılamayacağının ihtarına, (ihtarat yapıldı)" davacı vekiline kesin süre verildiği,
Davacı vekili tarafından mahkememizce verilen iki haftalık kesin süreye rağmen ödeme yapılmadığı anlaşıldığı,
1086 sayılı Kanunun yürürlükte olduğu dönemde usulüne uygun olarak düzenlenmiş bulunan senetler, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra da geçerliliklerini korur.
Kanun açıkça bir istisna getirmediğine göre dava şartı olarak düzenlenen gider avansının alınması kuralının 1086 Sayılı HUMK döneminde açılan derdest davalarda da uygulanması gerekecektir.
Dava şartları, mahkemenin davanın esası hakkında yargılamanın devamı için gerekli olan şartlardır. Diğer bir anlatımla; dava şartları, dava açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır.
HMK.’un 115/2 maddedeki kurala göre ise “Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder”. Düzenleme gereğince, eksik olan bir dava şartı, belirli bir süre verilerek giderilebilecek ise, hakim tarafından eksikliğin giderilmesi için kesin süre verilmesi gerekir. Bu süre içinde dava şartı eksikliği tamamlanmaz ise dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilmelidir.
Konuya ilişkin Yargıtay içtihatları gözönüne alındığında, taraflardan herhangi biri bir delile dayanıyor ise onun masrafını karşılaması zorunlu olup, davacının dava dilekçesinde bilirkişi deliline dayandığından buna ilişkin yargılama giderlerini yatırmakla zorunlu olduğu, tarafların bilirkişi deliline dayanması halinde mahkemenin resen bilirkişi incelemesi yaptıramayacağı, resen bir yargılama giderinin karşılanabilmesi için ancak tarafların dayandıkları delil dışında mahkemece resen toplanması gereken bir delille başvurulması halinde, suç üstü ödeneğinden o masrafın karşılanabileceği, somut olayda bilirkişi incelemesi deliline dayanan davacının yargılamanın diğer aşamalarında da yine bu talebini tekrarlamakla bu delile ilişkin yargılama giderlerini karşılaması gerekirken verilen kesin süre içerisinde bu delil masrafının karşılanmaması nedeniyle dava koşulları oluşmadığından davacı tarafından açılan davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir
HÜKÜM :
Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-Davanın usûlden REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan 1.188,60 TL harçtan mahsubu ile kalan 761‬,00 TL karar kesinleştiğinde talep halinde davacılara iadesine ,
3-Davacıların yapmış olduğu yargılama harç ve giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına.
4-Davacılar tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde resen davacıya iadesine,
5-Davalı tarafından yatırılan delil avansının karar kesinleşmesinden sonra iadesine,
6- Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davalı kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 27.136,00 TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken müteselsilen alınarak davalıya verilmesine,
Dair ; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda;
Dair karar gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 341. v.d.maddeleri gereğince (2) hafta içerisinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/03/2024
Katip...
e-imzalı
Hakim...
e-imzalı