T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/879 Esas
KARAR NO : 2024/147
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/11/2022
KARAR TARİHİ : 21/02/2024
Mahkememizde görülen Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesiyle; davalı tarafından davacılar aleyhine 25.09.2009 tanzim tarihli, 25.10.2009 vade tarihli, 32.000-TL bedelli senet ve 25.09.2009 tanzim tarihli, 25.11.2009 vade tarihli senede dayalı olarak İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas (Eski esas ) sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, senetlerde lehtarın , borçlunun davacı ... , kefilin ise diğer davacı ... olduğunu, 'ın her iki senedi ciro ederek davalıya verdiğini, davacıların davalıya her biri 32.000-TL bedelli 10 adet senet verdiğini, her iki senedin tefecilik ile alındığını, davacı ... 'un maddi sıkıntı yaşaması nedeniyle diğer davacı ...'nın bacanağı olan piyasaya faizle para verdiğini bildiği davalıdan borç para istediğini ve davalıdan 120.000 TL aldığını ve karşılığında davacı ... 'un Şekerbank'a ait 113.491,48 TL bedelli, ...'e ait 27.140,10 TL bedelli ve bank'a ait 50.000,00 TL bedelli 'e ait çekleri verdiğini, çekler ile davalının alacağını fazlasıyla tahsil ettiğini, çeklerin davacı ... 'un alacaklı olduğu şirketi tarafından verildiğini ve çek bedelinin davacı ... 'un alacağından düşüldüğünü, buna ilişkin 10.05.2009 tarihli protokol yapıldığını, davalının 120.000,00 TL karşılığı 190.000,00 TL'nin üzerinde çek aldığını, şirketinin iflasının ertelenmesi nedeniyle çeklerin ödenemediğini, davacılar ile davalının bir araya gelerek 25.09.2009 tarihli protokol ile davalının amcasının oğlu olan lehine 10 adet toplam 320.000,00 TL bedelli senet verildiğini, davacı ...'nın bu senetlere kefil olduğunu, 'ın senetleri ciro ederek davalıya verdiğini, tarafların davacı ... 'un şirketindeki alacağının davalıya temlik edileceği ve senetlerin iade edileceği hususunda anlaşıldığını, taraflar arasında 26.12.2009 tarihli protokolün yapıldığını, davalının yine vade farkı istemesi üzerine bu kez 205.321,48 TL bedelli temlik sözleşmesi yapıldığını, davalının 3 adet çeki iade etmesi gerekirken iade etmediğini, şirketi tarafından protokole istinaden ödemelerin davalıya yapıldığını, davalıya toplam 205.321,48 TL ödeme yapılmasına rağmen davalının çekleri iade etmediğini ve tarihlerinde tahrifat yaparak davacılar aleyhine yasal işlem başlattığını, davalının davacı ... 'u çeklerde tahrifat yaptığı gerekçesi ile şikayet ettiğini, Manisa ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında davacı hakkında beraat kararı verildiğini, davalının 120.000,00 TL karşılığında toplam 190.631,58 TL bedelli 3 adet çek, 205.321,48 TL bedelli temlik ve toplam 320.000,00 TL bedelli 10 adet senet aldığını, davacı ...'nın şikayeti üzerine davalının İzmir ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı kararı ile tefecilik suçundan cezalandırıldığını beyan ederek davanın kabulü ile İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas (Eski esas ) sayılı dosyasının tedbiren durdurulmasına karar verilmesini, davacıların İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas (Eski esas ) sayılı dosyası ve bu dosyaya konu kambiyo senetlerinden dolayı borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesiyle; İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas (Eski esas ) sayılı dosyasının takip tarihinin 15.06.2012 olduğunu, davanın dayanağı senet olduğu, davanın zamanaşımı süresi dolduktan sonra açıldığını, bu nedenle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacılar tarafından sunulan 10.05.2009 tarihli protokol, 25.09.2009 tarihli protokol, 26.12.2009 tarihli protokol, banka dekontları, çekler ve mahkeme ilamlarının işbu davaya konu senetlerle ilgili olmadığını, davalının faiz karşılığı para verdiği ve icra takibine konu kambiyo senedinin tefecilik yoluyla alındığına dair iddiaların mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, icra takibine konu kambiyo senedinde lehtarın ... , borçlunun davacı ... , kefilin diğer davacı ... olduğunu, davalının senedi ... ’tan ciro yoluyla aldığını, davalının ciro yoluyla alacağına karşılık aldığı senedi aradaki cirantayı atlayıp keşideciden almasının mümkün olmadığını, davacılar tarafından sunulan tanık listesine HMK 201. maddesi uyarınca muvafakatlerinin bulunmadığını, takip değeri dikkate alındığında senetle ispat kuralı kapsamında yazılı delillere dayanılmasının yasal zorunluluk olduğunu, davacılar taraından icra takibine itiraz edilmediğini, araç haczi nedeniyle bu aşamada açılan davanın kötüniyetli ve alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik olduğunu beyan ederek davanın öncelikle usulden reddine, aksi kanaatte davanın esastan reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılara yükletilmesini talep etmiştir.
Davacı tanığı ... Mahkememizce alınan beyanında; "Davacı ... kayın biraderim olur. Davacı ... ve davalı ... hemşerimdir. ... , ... ile faiz karşılığı borç para almıştı. ... borcunu ödeyeceği sırada ..., söylediği faizden daha yüksek faiz istemişti. Ben, ve ... taraflar arasında arabuluculuk yaptık, çünkü taraflar hemşerimizdi. ... , ...'a borcuna karşılık 2 ya da 3 senet verdi. ... da bu senetlere kefil oldu. , ...'e borcu olduğundan bu borcuna karşılık ...'in ...'a olan borcunu kendisinin ödeyeceğini söyledi. 'nin ...'a ne kadar ödediğini şuan hatırlamıyorum. ...'in ...'a verdiği senette rakam yazılıydı. Senetler doldurulmuştu, ancak ne rakam yazıldığını hatırlamıyorum. Daha sonra ...'ın bu senetleri icra takibine koyduğunu öğrendim. Tanıklık ücreti talebim yoktur." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı Akıncı Mahkememizce alınan beyanında; "... babam olur. ... kayınpederim olur. ... teyzemin eşidir. ... faiz karşılığı ...'dan 100.000 TL borç para almıştı. Bu borca karşılık ...'a faizi ile birlikte toplam 215.000 TL bedelli 15 e yakın senet verdi. ..., 'nin sahibi olduğu ten alacağına karşılık aldığı 2 adet çeki ...'a verdi. Bu çeklerin toplam bedeli 215.000 TL civarındaydı, ancak ... 215.000 TL dışında da faiz talep etti. ..., verdiği senetleri geri vermesini istediğinde ..., yarın gelin ofisimden senetlerinizi alın dedi bu konuşma sırasında yanlarında ben de vardım. Ertesi gün senetleri almak için ...'ın ofisine gittiğimde ben senetleri vermiyorum. Ne yaparsanız yapın dedi daha sonra icra takibi açtı. Babam ..., ... ile ...'ın arasında aracı olmuştu, anlaşmazlık olmaması için ...'in verdiği senetlerde kefil oldu. Tanıklık ücreti talebim yoktur." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı Mahkememizce alınan beyanında; "... arkadaşım olur. Kendisi ile ticari ilişkimiz vardır. ... ve ... 'ı ... vasıtasıyla tanıdım. Ben şirketinin ortaklarındanım. ...'in şirketimizden alacağı vardı. ..., ... 'tan borç para aldığını, ... 'ın yüksek oranda faiz talep ettiğini söyledi. ... ve ... ofisime geldi. Yanlarında ... ve ... vardı. Başka bir kimse olup olmadığını şuan hatırlayamıyorum. ...'in şirketimizden olan alacağına karşılık 2 adet çeki, ...'e ... 'a olan borcuna ödemesi için verdim. Çeki ... adına mı ... adına mı keşide ettiğimi şuan hatırlayamıyorum. ... ve ... çeke ilişkin protokol imzaladılar. Benim ortağı olduğum şirkete kayyum atandı. Bu nedenle çek bedelini banka hesabına havale yolu ile yolladım, ancak banka hesabının ... adına mı yoksa ... adına mı kayıtlı olduğunu şuan hatırlayamıyorum. Dekontları ...'e göndermiştik, banka hesaplarından ödeme hususu tespit edilebilir. Tanıklık ücreti talebim yoktur." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı ... Mahkememizce alınan beyanında; "... teyzemin oğludur. ... ve ... hemşerimdir. ... beni arayarak ... ile ... arasında alacak borç ilişkisi nedeniyle anmaşmazlık olduğunu söyledi. ... ile arabuluculuk yapmak için ... ve ... 'i bir araya getirdik, ..., ... dan faiz karşılığı borç para almış, ..., ...'den daha fazla faiz istiyordu. ... aldığı borcu faizi ile birlikte ödedi. ..., ...'in borcuna karşılık kendisine vermiş olduğu senetleri ertesi gün iade edeceğini söyledi. ... faizi ile birlikte ödeme yapmış ise de ..., daha fazla faiz istiyordu. ... , ...'in verdiği senetlerde kefil olmuştu. Daha sonra ...'ın senetleri icra takibine koyduğunu öğrendim. Tanıklık ücreti talebim yoktur." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizce deliller toplanmış, İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası, İzmir ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı dosyası, Manisa ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası, İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası celp edilmiş, tanıklar dinlenmiştir.
Kambiyo senedi niteliğindeki dava konusu senetlerin tefecilik nedeniyle verildiği iddiasının senede karşı senetle ispat kuralı gereğince yazılı delille kanıtlanması gerekmektedir. Davacı tarafça iddiasını ispatlayacak yazılı bir delil sunulmamıştır. Her ne kadar Mahkememizce davacı tanıkları dinlenmiş ise de gerek cevap dilekçesinde gerekse 1. ve 2. celsede davalı vekili tarafından tanık dinlenmesine muvafakat edilmediği beyan edildiğinden tanık beyanları hükme esas alınmamıştır.
İzmir ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı kararı ile davalının tefecilik suçundan mahkumiyetine karar verildiği, Yargıtay ... Ceza Dairesi'nin 11.12.2023 tarihli, ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile kararın bozulmasına ve kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verildiği görülmüştür. Davalı hakkında tefecilik nedeniyle mahkumiyetle sonuçlanmış bir ceza davası bulunmamaktadır. Davacılar tarafından dava konusu senetlerin tefecilik nedeniyle verildiği iddiası ispat kuralları çerçevesinde ispat edilememiş olup, davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
"... Tefeciliğe konu olan sözleşmenin, mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun m.19/II, 20/I.maddeleri kapsamında kanuna ve bu arada ahlaka aykırı olduğu konusunda kuşku ve duraksama bulunmamaktadır.
Kambiyo senedi niteliğindeki bononun tefecilik sebebiyle düzenlenip, karşı tarafa verildiğini ispat edebilmek için, yasal deliller (ikrar, yazılı delil), bulunmalı veya 18.03.1959 gün ve 18/21 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararındaki şartlar dairesinde diğer bir ifade ile; ancak yazılı sözleşmeye veya duruşma tutanağındaki ikrar ile anlaşılabilen açık bir muvafakat bulunması halinde dinlenebilen belli tanık beyanları veya eldeki davada bunların da mevcut olmaması halinde tefecilik yaptığı iddia olunan kişi hakkında açılmış ve mahkumiyetiyle sonuçlanmış bir ceza mahkemesi kararı bulunmalıdır. Aksi takdirde, senedin (bononun) gayri ahlaki amaçla verildiği yönündeki iddianın tanıkla ispatı halinde, bono emniyeti kalmaz. Her bononun, tefecilik ilişkisi nedeniyle verildiği yalancı tanıklarla ispat edilerek iptali sağlanabilir. Bu ise, hem HUMK’nun 290.maddesi hükmüne hem de bono emniyetine aykırı düşer.
Somut olay bu ilke ve kavramlar ışığında değerlendirildiğinde:
Eldeki dava, kambiyo senedinden dolayı borçlu olunmadığının saptanması istemine ilişkin olduğuna göre, konunun hem kambiyo hem de ispat hukuku açısından ve yukarıdaki açıklamaların ışığında ele alınması gerekir.
Görülmekte olan davada, davacı senetlerdeki imzayı inkar etmemiş; davalıların murisi ile aralarında aşırı faizli para alıp verme nedeniyle tefecilik ilişkisinin bulunduğunu ve takibe konulan bonoların bedellerini ödediğini, davalının kısmen (6.300 TL hariç) bedelsiz senetleri icra takibine koyduğunu iddia ederek, borçlu olmadığının tespitini istemiş; daha sonra icra takibinde cebri icra tehdide altında yapılan ödemenin istirdadını istemiştir.
Yukarıda vurgulandığı üzere, senede karşı senetle ispat kuralı gereğince, davacı-borçlu takibe konulan bonoların tefecilik nedeniyle verildiğini yazılı delille kanıtlaması gerekir. Takibe konu yapılan senetlerin (bonoların) metninden bu anlaşılamadığı gibi, davacı bu iddiasını yasal olarak ispatlayacak yazılı bir delil de dosyaya sunmamıştır.
Bunun yanında, tanık dinleme yoluyla bonoların geçersizliğinin ispatı ancak, 18.03.1959 gün ve 18/21 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararındaki şartlar dairesinde mümkün olup, eldeki davada ise, bu şartlar da gerçekleşmemiştir.
Dosya kapsamından, davalıların murisi hakkında tefecilik nedeniyle açılmış ve mahkumiyetle sonuçlanmış bir ceza davası da bulunmamaktadır.
Şu durumda, uyuşmazlığa ve takibe konu yapılan bonoların hukuken geçerli olduklarının kabulü gerekir. ..."
(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 18.02.2015 tarihli, Esas No : 2013/19-1362 Karar No : 2015/826 sayılı ilamı)
HÜKÜM:
Davanın REDDİNE,
Alınması gereken 427,60 TL ilam harcının 1.092,96 TL peşin harçtan mahsubu ile 663,36 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine,
Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Davalı kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken müteselsilen alınarak davalıya verilmesine,
Bakiye avans hakkında HMK'nın 333. maddesine göre işlem yapılmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.21/02/2024
Katip...
e-imzalı
Hakim...
e-imzalı
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!