T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/722 Esas
KARAR NO : 2024/137
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ : 18/09/2022
KARAR TARİHİ : 19/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; 23.04.2022 tarihinde ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Sokakta seyir halinde iken, ... plakalı araç ile 1202 Sokakta seyir halinde olan sürücü ... müvekkiline ait araca çarpışması ile iki taraflı kaza meydana geldiğini, müvekkili yana ait ..., ... Model, ... plaka sayılı araçta 56.445,78 TL (KDV Dahil) hasar meydana geldiğini, hasar nedeniyle kusurlu aracın ZMMS (trafik) poliçesi tanzim eden davalı şirkete ihbarda bulunulmuş ve sigorta tarafından hasar dosyası açıldığını, sigorta şirketi tarafından, aracın onarımı için oldukça düşük fiyat belirlenmiş, parça tedariği sigorta şirketince sağlanmamış olmasına rağmen iskonto uygulanmış ve KDV de ödemeyerek 12.450,98 TL hasar ödemesi yapıldığını, müvekkilin gerçek zararı ise oldukça fazla olduğunu, sigorta şirketinin kısmi ödeme yapması, hasar bedelinin bu olduğunu ispatlamayacağını, TTK 1409 madde de davalı sigorta şirketinin sorumluluğu belirtildiğini, ispat yükü sigorta şirketi üzerinde olduğunu, uyuşmazlık gereği ... Arabuluculuk büro numaralı ve ... Arabuluculuk dosya numaralı dosya üzerinden arabuluculuk yoluna başvurulmuş fakat anlaşma bu kanal ile de sağlanamadığı için dava açma zarureti hasıl olduğunu, fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere, HMK 107 uyarınca Sayın Mahkemece toplanacak deliller nazara alınarak, trafik kazası nedeniyle davacının aracında oluşan şimdilik;10,00.-TL (KDV Dahil) hasar bedelinin ve 10,00TL değer kaybı bedelinin davalıdan hasarı ret tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile yargılama giderleri tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesiyle özetle; müvekkili şirket genel müdürlük adresi ... olduğunu, bu sebeple yetkili mahkeme İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, mahkemece yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, karşı taraf müvekkili şirkete başvuruda bulunma zorunluluğu olduğu halde başvuru yapmadığını, davacı taraf, değer kaybı için ödeme noktasında sigorta şirketine başvuru yaptığını beyan etmiş fakat buna yönelik olarak dosyaya herhangi bir delil sunmadığını, söz konusu eksiklik de dikkate alınarak dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca davanın kısmi dava veya belirsiz alacak davası şeklinde açılması mümkün olmadığını, davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılması mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılması mümkün olmadığını, araçta meydana geldiği iddia edilen zarar "belirli veya belirlenebilir" nitelikte olduğunu, bu sebeple davanın kısmi dava şeklinde açılmasında HMK107. Madde uyarınca hukuki yarar olmadığını, davacı taraf açıkça dava konusunun 56.445,78TL'lik hasara ilişkin olduğunu belirtmiş, buna ilişkin eksper raporu sunduğunu, ancak buna rağmen işbu davanın 20,00TL üzerinden açılmasında hukuki yarar olmadığını, davanın reddi gerektiğini, dosya konusu trafik kazasında müvekkili şirket sigortalısının kusur oranı belirlendikten sonra sigorta şirketi, ancak bu orandaki gerçek hasarı ödemekle yükümlü olduğunu, başvuru konusu kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurunun olup olmadığı ve kusur oranı büyük önem taşıdığını, sigorta asla bir zenginleşme aracı olmadığını, tebliğ edilen başvuru dilekçesinde her ne kadar tazminata iskonto uygulanmadan hükmedilmesi talep edilmişse de kesinlikle kabul anlamına gelmemekle beraber müvekkili şirket aleyhine tazminata hükmedilmesi halinde en az yüzde otuz olmak üzere tedarik ve işçilik iskontosu uygulanması gerektiğini, aleyhe hüküm kurulması halinde müvekkili şirketin anlaşmalı olduğu onarım merkezinde onarılsaydı uygulanacak parça, tedarik, işçilik ve diğer hususlara göre belirlenecek bedele göre hasar onarım miktarına en az %30 İskonto uygulanması gerektiğini, müvekkili şirketin KDV’den sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili şirketin KDV ödemesinden sorumluluğu bulunmadığını, KDV dahil şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırılık teşkil edeceğini, müvekkili şirketin sorumluluğu yalnızca poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketten poliçe limitini aşan veya sigortalısının kusuru ile paralel olmayan bir bedel istenemeyeceğini, poliçe limiti kaza başına 50,000.00 olduğunu, asla kabul anlamına gelmemekle birlikte mahkeme aleyhe hüküm kuracak olursa bu hususun gözetilmesini talep ettiğini, müvekkili şirket sigortalısının kusuru oranında gerçek hasar bedelini ödeyerek borcunu ifa etmiş sayılacağını, sigorta bir zenginleşme aracı olmayıp sigorta şirketinin, sigortalı aracın sebep olduğu kadar riziko sebebiyle üçüncü kişilere ait mal veya bedeni zarardan ötürü poliçede gösterilen limit meblağın tamamını değil üçüncü kişilerin maruz kaldığı gerçek zarar miktarını araştırıp ödeme yapılması gerektiğini, müvekkili şirket halihazırda 07/06/2022 tarihinde davacıya 12,450.98TL ve ekspere 380.26TL tutarında ödeme yaptığını, yapılan bu ödemeyle müvekkili şirketin başkaca bir sorumluluğu kalmadığını, mahkeme aksine hüküm kuracak olursa, müvekkili şirketin yapmış olduğu 12.831,24TL ödemenin dikkate alınarak, kalan poliçe teminatının 37.168,76TL olduğunun göz önünde bulundurulmasını talep ettiğini, müvekkili şirket, sigortalının mali mesuliyet sigortasından kaynaklanan sorumluluğundan sigortalının kusuru oranında sorumlu olduğunu, yargılama sonunda hükmolunacak tazminat bedeline avans faizi işletilmesini talep etmektedir, ancak başvurucunun bu talebinin de kabulü mümkün olmadığını, uyuşmazlık konusu alacak haksız fiilden kaynaklanmaktadır ve haksız fiillerden doğan alacaklara yasal faiz işletilmesi gerektiğini, davacı taraf, müvekkili şirkete bildirimde bulunduğuna dair evrak sunmadığını, sunmuş olsa dahi, faize esas alınacak tarih başvuru tarihinden itibaren 45 günün geçmesiyle başladığını, asla borcu kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacının değer kaybının reddedildiğini iddia ettiği tarihin esas alarak faiz hesabı yapması tarafımızca kabul edilebilir bir husus olmadığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile; Mahkeme nezdinde açılmış olan davanın öncelikle yetki itirazı kabul edilerek yetkili mahkemeye gönderilmesine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise esasa yönelik cevaplarımız dikkate alınarak esastan reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiş ve savunmuştur.
Mahkememizin 16.01.2023 tarihli duruşmasında, davalı tarafın yetki itirazının bölge müdürlüğü bilgileri itibari ile reddine karar verilmiştir.
Mahkememizce deliller toplanmış, kazaya karışan araçların kaza tarihi itibariyle tescil bilgileri, davayı konu araca ait sigorta poliçesi ve hasar dosyası celp edilmiş, bilirkişi raporu aldırılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE & NETİCE VE KANAAT:
Olayın Meydana Gelişi; Sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile ... Sokak üzerinden gelerek, kavşak başındaki ayna yardımı ile solundan ... Sokak üzerinden gelen araçların kontrolünü yapmadan, dikkatsiz ve kontrolsüz bir şekilde ... Sokağa çıkış yaptığı sırada, ... Sokak üzerinden kavşağa seyir hızı ile seyir halinde olan sürücü ...’un sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile çarpışmaları sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği anlaşılmıştır.
Dosyanın resen seçilecek kusur bilirkişisi, makina mühendisi (otomotiv bilirkişisi) bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilerek, dosya kapsamı, taraf beyanları ve uyuşmazlık noktaları esas alınarak yasal düzenlemelere uygun olarak tarafların kusur durumu ile hasar ve değer kaybı oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise miktarına ilişkin denetime elverişli alınan bilirkişi heyeti raporunda özetle;
A- KUSUR YÖNÜNDEN
•... plakalı araç sürücüsü ... kazanın oluşumunda geçiş hakkına sahip olan ... Sokak üzerinden gelen araca ilk geçiş hakkını vermediği için, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 57. Maddesinin “b” bendinin 5. Fıkrasında “Tali yoldan anayola çıkan sürücüler anayoldan gelen araçlara ilk geçiş hakkını vermek zorundadır. Hükmü ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun sürücülere ait asli kusurları düzenleyen 84. Maddesinin “h” bendi ile de, “sürücüler, kavşaklarda geçiş önceliğine uymama hallerinde” asli kusurlu sayılırlar. Hükmünü ihlal etmiştir. Yapmış olduğu bu ihlaller, kazanın oluşumunda öncelikli etkendir.
•... plakalı araç sürücüsü ..., kavşak kolları içerisinde, ilk geçiş hakkına sahip olan 1208 Sokak üzerinde olsa da, kavşak kollarından herhangi bir aracın çıkabileceğini ön görerek, hızını kavşağa yaklaşırken azaltması, uygun hızda kavşağa girmesi gerektiğinden, kazanın oluşumunda 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 52/1a “ sürücüler kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak, zorundadır” hükmünü ihlal etmiş olup, bu ihlali kazanın oluşumuna etken dir.
B-HASAR YÖNÜNDEN
•Davaya konu olan ... plakalı ... model ... aracın onarımı bedelinin 19.444.7362 TL olabileceği
•Yapılacak onarımlar nedeniyle aracın Değer Kaybının 12.740. TL olabileceği, Görüş ve kanaatine varıldığı rapor edilmiştir.
Dosyanın resen seçilecek makina mühendisi (otomotiv bilirkişisi) ve sigorta alacakları uzmanı bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilerek, dosya kapsamı, taraf beyanları ve uyuşmazlık noktaları esas alınarak yasal düzenlemelere uygun olarak tarafların kusur durumu ile hasar bedeli, değer kaybı, ikame araç şartlarının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise miktarına ilişkin denetime elverişli, raporda Yargıtay kriterlerine göre kazasız 2.el ile kazalı 2.el farklarına temas edilmesi, raporda Yargıtay kriterlerine göre KDV dahil iskontosuz (iskonto hariç )miktarın tespit edilerek; kalan poliçe teminat limiti dahilinde kısmi ödemenin tenzili ile talep edilecek net meblağın tespit edilmesine, raporun hükme esas alınma noktasında çelişkilerin giderilmesinin ya da birinin diğerine tercih edilme sebebinin de yargılama esnasında maddi anlamda ortaya konulması, davanın aydınlatılması icap etmekle; kusurun oransal olarak tayini ve nisbetlerinin taksimi; hasar bedeli, değer kaybı açısından heyetler arası bariz farklılık ve tenakuz bulunduğu, çelişkinin giderilmesi ve giderilemeyecekse de sebeplerini tayin ve analiz açısından, alternatifli olarak hasar bedeli,değer kaybına dair değerlendirmeler hususunda bilirkişi heyetinden alınan raporda özetle; Dosyaya sunulan belge, doküman, fotoğraflar , raporlar incelenip değerlendirildiğinde;
A -) TEKNİK YÖNDEN :
1- KUSUR YÖNÜNDEN ;
24.02.2023 tarihinde Adli Trafik Uzmanı Sayın ... ve Makine Mühendisi Sayın ... tarafından Yüce Mahkeme'ye sunulan Bilirkişi Heyet Raporu'nda ;
*... plakalı araç sürücüsü ... kazanın oluşumunda geçiş hakkına sahip olan ... Sokak üzerinden gelen araca ilk geçiş hakkını vermediği için, 2918 Sayılı Karayolları Trafk Kanunun 57. Maddesinin “b” bendinin 5. Fıkrasında “Tali yoldan anayola çıkan sürücüler anayoldan gelen araçlara ilk geçiş hakkını vermek zorundadır. Hükmü ile 2918 sayılı K.T.K.nun sürücülere ait asli kusurları düzenleyen 84. Maddesinin “h” bendi ile de, “sürücüler, kavşaklarda geçiş önceliğine uymama hallerinde” asli kusurlu sayılırlar hükmünü ihlal etmiştir. Yapmış olduğu bu ihlaller, kazanın oluşumunda öncelikli etkendir.
*... plakalı araç sürücüsü ..., kavşak kolları içerisinde, ilk geçiş hakkına sahip olan 1208 Sokak üzerinde olsa da, kavşak kollarından herhangi bir aracın çıkabileceğini ön görerek, hızını kavşağa yaklaşırken azaltması, uygun hızda kavşağa girmesi gerektiğinden, kazanın oluşumunda 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 52/1a sürücüler kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak, zorundadır” hükmünü şeklinde ihlal etmiş olup, bu ihlali kazanın oluşumuna etkendir, belirtilmiştir .
2- HASAR YÖNÜNDEN :
Piyasada ve internet üzerinden yapılan araştırmalarda, 23.04.2022 kaza tarihi itibarı ile araçta oluşan hasarın onarımı için orijinal yedek parça kullanımı dikkate alındığında sistem fiyatlarının uygun olduğu, hasar bedelinin KDV Dahil 56.445,78 TL. Olacağı kanaatine varılmıştır .
Ancak dosya içeriğinde davacının aracın onarımı ile yapmış olduğu masrafları belgeleyen herhangi bir belgeye dosya içinde rastlanmamıştır.
Piyasada ve servislerle yapılan görüşmelerde dava konusu araçta oluşan hasarın onarım süresinin 10 gün olacağı tespit edilmiştir
Dava konusu aracın 23.04.2022 kaza tarihinden önce 3 adet Kasko, 1 adet Trafik sigorta hasarı olmak üzere toplam 4 adet hasar kaydı'nın olduğu tespit edilmiştir
3- DEĞER KAYBI YÖNÜNDEN :
Piyasada ve internet üzerinde yapmış olduğumuz araştırmalarda dava konusu ... plaka sayılı, ... model, ... marka, ... tipi aracın, piyasada tutulan, tercih edilen bir araç olması, modeli, tipi, km.si, teknik özellikleri ve 4 adet hasar kaydı dikkate alındığında, 23.04.2022 kaza tarihi öncesi 2. El piyasa rayiç değerinin 240.000,00 TL. - 250.000,00 TL. aralığında olduğu tespit edilmiştir.
Aracın kaza nedeni ile hasar durumuna bakıldığında; hasar bedelinin 2. El piyasa rayiç değeri oranının 56.445,78 TL. / 250.000,00 TL. x0,22,57 ( * 22,57 ) Orta Hasar olarak kabul edilmektedir .
Yargıtay içtahatlerine göre değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra 2. el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır.
Piyasada ve internet üzerinde yapmış olduğumuz araştırmalarda dava konusu aracın, modeli, tipi, km.si, hasar durumu ve 23.04.2022 kaza tarihi sonrası 5 adet hasar kaydının olması dikkate alındığında, 2. El piyasa rayiç değerinin 210.000,00 TL.-215.000,00 TL. aralığında olduğu tespit edilmiştir
Buna göre; 250.000,00 TL.-215.000,00 TL.=35.000,00 TL. Değer kaybı olduğu kanaatine varılmıştır .
4 - ARAÇ İKAME BEDELİ YÖNÜNDEN :
Piyasada ve servislerle yapılan görüşmelerde, dava konusu araçta oluşan hasarın onarım süresinin 10 gün olacağı tespit edilmiştir.
03.04.2022 kaza tarihi itibarı ile araç kiralama bedellerinin süreye göre değiştiği görülmüş olup, piyasada ve internet üzerinden yapılan araştırmalarda, 2022 yılı 1 Çeyreğinde;
Günlük araç kiralanması durumunda ; 425,00 TL. / gün
Haftalık araç kiralanması durumunda : 380,00 TL. / gün
Aylık araç kiralanması durumunda : 350,00 TL. / gün olduğu tespit edilmiştir .
Aracın onarım süresinin 10 gün olacağı dikkate alındığında;
380,00 TL. x 10 gün = 3.800,00 TL. Araç İkame Bedeli hesap edilmektedir
B-) SİGORTA YÖNÜNDEN :
1-KARAYOLLARI MOTORLU ARAÇLAR ZORUNLU MALİ SORUMLULUK SİGORTASI GENEL ŞARTLARI'nın: A.6. TEMİNAT DIŞINDA KALAN HALLER başlıklı, k) maddesi uyarınca ikame araç bedeli talebinde bulunulamayacağı,
2-Hasar Bedeli 56.445,78 TL,
Değer Kaybı 35.000,00 TL,
Toplam 91.445,78 TL, Talep edebileceği,
Ancak Sigorta teminatının limiti 50.000,00 TL ile sınırlı olduğundan, Sigortacı 50.000,00 TL limit ile sınırlı ödeme yapabilecektir.
3-... tarafından, davacı vekili Av....'a 07.06.2022 tarihinde 12.450,98 TL hasar bedeli ödemesi yapılmıştır.
Sigortacının sorumluluğu 50.000,00-12.450,98=37.549,02 TL'dir.
Davalı Sigorta şirketinin, davalıya 37.549,02 TL daha ödeme yapması gerekir.
4-Sigortacı tarafından, davacıya ödenmesi gereken 37.549,02 TL'na, 07.06.2022 tarihinden, ödeme tarihine kadar Yasal Faiz uygulanmasının uygun düşeceği rapor edilmiştir.
Dosyanın İTÜ Fen Heyeti Trafik Kürsüsü nezdinde resen seçilecek 3 ayrı ihtisas sahibi bilirkişiden oluşan bilirkişiye heyetine tevdi edilerek, dosya kapsamı, taraf beyanları ve uyuşmazlık noktaları esas alınarak yasal düzenlemelere uygun olarak tarafların hasar bedeli, oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise miktarına ilişkin denetime elverişli, ayrıca her 2 rapordaki tespitlere analiz ve irdeleyecek surette, hangi tespitlerin nasıl ve ne şekilde yapıldığına, teknik ve maddi veriler karşısında itibar edilip edilemeyeceğine dair, ayrıntılı rapor düzenlenmesinin istenmesine, kalan poliçe teminat limiti dahilinde kısmi ödemenin tenzili ile talep edilecek net meblağın tespit edilmesi hususlarında alınan 3'lü bilirkişi heyeti raporunda; Her türlü hukuki tavsif ve nihai karar Mahkeme`ye ait olmak üzere, bilirkişi heyeti olarak dava dosyası üzerinde yaptığımız inceleme, tespit ve değerlendirmeler neticesinde, yukarıda ayrıntıları açıklanan nedenlerle;
1-) ... plaka sayılı otomobilin sürücüsü ...'in olayda %75 (yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu olduğu,
2-) ... plaka sayılı otomobilin sürücüsü ...'un olayda %25 (yüzde yirmibeş) oranında kusurlu olduğu,
3-) ... plaka sayılı otomobilin hasar bedelinin 47.835,41 TL KDV hariç,( 56.445,78 TL KDV dahil) olduğu,
4-) ... plaka sayılı otomobilin değer kaybı bedeli 5.000,00 TL olduğu rapor edilmiştir.
Dava, 23/04/2022 tarihli trafik kazasından kaynaklı davacı aracında oluşan hasar bedeline ilişkin maddi tazminat davasıdır.
Davacının davalı şirkete yaptığı başvurunun 25/06/2022 tarihinde müracaat edildiği anlaşıldığından, davalı sigorta şirketinin KTK 97 maddesi uyarınca temerrüt tarihi bu tarihten sonraki 15 iş günü hesaplanarak faiz başlangıç tarihi olarak 11/07/2022 tarihi esas alınmıştır.
Davacı vekili ıslah dilekçesinde özetle; fazlaya ilişkin hakları bu davaya konu hakları da mahfuz kalarak, talebin kabulü ile; hasar bedeli bakımından, artırılan kısım olan 37.539,02TL ile dava dilekçesinde talep edilen 10,00TL'nin birleşmesi sonucu toplam 37.549,02TL üzerinden davanın kabulü ile hasarı ret tarihi üzerinden avans faizi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretiyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş talebini harçlandırmış ve davalıya tebliğe çıkartılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlığın 23/04/2022 tarihinde meydana gelen kazaya karışan tarafların kusurlu olup olmadığı, kaza neticesinde dava konusu araçta hasar ve değer kaybı oluşup oluşmadığı, hasar ve değer kaybı oluşması halinde tutarları, davacı tarafın faiz talep edip edemeyeceği, hangi tarihten itibaren ne tür faiz talep edebileceği noktalarında toplandığı,
Somut olayda; dava dışı ...'in sevk ve idaresindeki davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı olan ... plakalı aracı ile seyir iken, davacı ...’un sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile çarpışmaları sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği anlaşılmış olup,
Mahkememizce yapılan yargılamada toplanan deliller ve bilirkişinin mahkememize ibraz ettiği raporunda, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı olan araç sürücüsü ... plaka sayılı otomobilin sürücüsü ...'in olayda %75 (yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu olduğu, ... plaka sayılı otomobilin sürücüsü ...'un olayda %25 (yüzde yirmibeş) oranında kusurlu olduğu, bilirkişi heyeti raporundan da anlaşılacağı üzere; davacıya ait ... plaka sayılı otomobilin hasar bedelinin 47.835,41 TL KDV hariç,( 56.445,78 TL KDV dahil) olduğu, tespitinin yapıldığı, teminat limiti kaza tarihi itibariyle 50.000,00TL olduğu ve davalı sigorta şirketinin 12.450,98 TL kısmi ödeme yapıldığı nazara alınarak;
Poliçe limiti itibari ile kalan kısım ve poliçe limiti nisbetinin davacının kusur nisbeti ile davalının kusur nisbeti ile mukayesesi ile kalan kısmın kdv dahil toplam hasar bedeli nazara alındığında toplam zarardan ödemenin mahsubu ile çıkan miktarın poliçeden daha düşük olduğu ve yine davalının 3/4 kusuruna tekabül eder surette 37.509,02 TL meblağın 56.445,78 TL nin 3/4 ünden de altında olması ve kusur nisbetleri tibari, ile İTÜ raporundaki kusurun da kabulünde dahi yine miktar ve nisbetlerin poliçenin altında toplam kdv ve bundan mahsuplu ödenen hasar sonrası miktarın altında olması hasebi ile ıslah dilekçesindeki talep ile bağlı kalınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM :
Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-Davanın KABULÜNE,
a-)Hasar bedeli olarak ... yönünden, 37.549,02 TL alacak kaleminin 25.06.2022’e(müracaat tarihi) KTK 97. Madde mucibince 15 gün ilavesi ile 11.07.2022 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 2.564,97 TL nispi ilam harcından, peşin alınan 80,70 TL peşin harç ve 640,00 TL ıslah harcın toplamı 720,70 TL'nin mahsubu ile kalan 1.844,27 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-Davacının kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre davanın kabul oranına göre takdir ve tayin edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
4-Davalının kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre davanın red oranına göre takdir ve tayin edilen 10,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 88,00 TL e-tebligat masrafı, 12.000,00 TL bilirkişi ücreti, 3,00 TL KEP ücreti toplamı 12.091,00 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesaplanan 12.087,78 TL'nin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı tarafından peşin yatırılan 80,70 TL başvuru harcı, 80,70 TL peşin harç, 640,00 TL ıslah harcı toplamı 801,40 TL.nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yatırılan delil avansı ve yapılan yargılama masrafı bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacının yatırdığı gider avansından kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde re'sen davacıya iadesine,
8-HUAK 18/A mad gereğince zorunlu arabuluculuk kapsamında suçüstü ödeneğinden ödenen 1.560,00 TL arabulucuk giderinin 6831 sayılı Yasa hükümlerine göre davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda,
Dair karar gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 341. v.d.maddeleri gereğince (2) hafta içerisinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 19/02/2024
Katip...
e-imzalı
Hakim...
e-imzalı
TAVZİH ŞERHİ
Her ne kadar hükmün başlangıcında "davanın kabulüne,"
Denilmiş ise de neticeten değer kaybı yönünden Değer kaybı bedeli limit dolması nedeniyle red olduğu için davanın tümü itibari ile kısmen kabul olacağı nazara alınarak;
"Davanın KISMEN KABULÜNE" şeklinde,
Hükümde a bendinden sonra gelmek üzere;
b-) " Değer kaybına dair talebin reddine"
İbarelerinin hükme ilave edilmesine,
İş bu b bendinin müteakip bend olarak ilavesine ve teselsülüne,
Tavzih babında iş bu metin tanzim edilmiş ve kararın tavzihine dair karar verilmiştir. 19/02/2024
Katip...
e-imzalı
Hakim...
e-imzalı
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!