WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

İZMIR 6. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/718 Esas
KARAR NO : 2024/313
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 15/09/2022
KARAR TARİHİ : 24/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20.03.2019 tarihinde müvekkili şirketten sigortalı olan ... Nakliye'ye ait ... plaka numaralı araç, kimliği tespit edilemeyen sürücünün sevk ve idaresi altındayken, tek araçlı yaralamalı/maddi hasarlı trafik kazası gerçekleştiğini, araç sürücüsünün tam ve ağır kusurlu olduğunu, davalı aracın maliki olduğundan dolayı sürücü ile birlikte doğan zarardan sorumlu olduğunu, sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde sigortalının halefi yerine geçtiğinden dolayı ödediği tutarların rücuen iadesini isteme hakkına haiz olduğunu, ZMMS kapsamında müvekkili şirket tarafından sigortalanan aracın trafik kazası sonucu gereken zararları karşıladığı, sigortalının kusurlu olması halinde müvekkili sigorta şirketinin yapılan ödemeyi rücu edebilmesinin mümkün olduğunu, müvekkili şirket tarafından yapılan bildirime rağmen, davalı yanca hiçbir ödeme yapılmadığını ve davalı/borçlu aleyhine ilk olarak İzmir .... İcra Dairesi ... e. Sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, icra dairesine yapılan itirazın haksız olmasından dolayı icra takibinin devamına karar verilmesini, alacağın bildirim ile muaccel halde olması, rehinle temin edilmemesi ve yaklaşık ispatın da Hasar Dosyası ile gerçekleşmiş olması nedeniyle ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkememiz 25/10/2022 tarihli verilen ara karar ile davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Davalı vekili 17/11/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; zaman aşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, somut olayda rücu şartlarının oluşmadığını, davacının iddialarını ve kusur oranlarını kabul etmediklerini, araç sürücüsü ...nun olay yerini bilerek ve isteyerek terk etmediğini, araç sürücüsü nün yaşanan kazadan haberdar dahi olmadığını, 20.03.2019 tarihinde, müvekkiline ait ... plaka sayılı TIR'ın, Uşak ilinde bulunan ... Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş.'den aldığı ... Nolu dolu konteynırı, İzmir Aliağa'da bulunan Nemport Limanına taşıdığını, konteyner yüklü ve seyir halindeki bir TIR'ın arka lastiğine arkadan veya yandan bir araç vurmasının, araç sürücüsü tarafından hissedilmemesinin mümkün olabileceğini, araç sürücüsünün olayın olduğundan dahi haberdar olmadığını, olayın; araç seyir halinde iken sürücünün bilgisi dışında gerçekleştiğini, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, olay yerini terkin yanısıra rücuye imkan sağlayan diğer unsurların gerçekleşmediğini, ihtiyati haciz şartlarının da oluşmadığının açık olduğunu bu konudaki talebin reddine karar verilmesi gerektiğini bu sebeplerle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine, bununla beraber davanın ... Sigorta A.Ş.'ye ve ...'ya ihbarına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Mahkememiz 19/06/2023 tarihli celsesinde davalı tarafından hazır edilen tanık ... mahkememizce dinlemiş, ... A.Ş.'den gelen yazı cevabı ekinde ... nolu hasar dosyası ve ... numaralı ZMSS poliçesinin bir örneği gönderilmiş, İzmir .... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı takip dosyasının bir sureti UYAP sistemi üzerinden gönderilmiş, davacı vekili tarafından 21/09/2022 tarihli delil dilekçesi ile davada zarar gören dava dışı üçüncü kişiye ödeme yapıldığına dair dekont sunulmuş ve Türkiye Noterler Birliği'nden gelen yazı cevabı ile birlikte gelen evraklar mahkememiz dosyasına kazandırılmıştır.
Davalı vekilinin cevap dilekçesindeki talebi üzerine dava; ... Sigorta A.Ş. ve ...'ya ihbar edilmiştir.
Kusur İncelemesi İçin Trafik Bilirkişisi ve Zarar Tespiti İçin Otomotiv Bilirkişi ve Sigorta Uzmanı da eklenmek suretiyle bilirkişi raporu aldırılmış olup, bilirkişiler tarafından hazırlanan ayrıntılı ve gerekçeli raporda özetle: ... plakalı çekicinin sürücüsü ...'nun KTK 2918 sayılı KTK'nın 46/2-c maddesini ihlal ettiği, kazanın oluşumunda etken olduğu, ... plakalı otomobil sürücüsü ...'ın kazanın oluşumunda etken olmadığı, ... plakalı araçta meydana gelen hasar onarım bedelinin 78.267,00 TL olduğu, aracın hasar tarihindeki rayiç değerinin 50.000,00 TL olduğu, araca pert total işlemi uygulanması gerektiği, ... plakalı aracın sovtaj değerinin 13.000,00 TL olduğu, bununla beraber aracın hasar onarım bedelinin 37.000,00 TL olacağını, sigorta şirketi tarafından ... plakalı araç malikine 14/06/2021 tarihinde 35.892,12 TL ödeme yapıldığının iddia edildiği, ve bu tutarın davalı şirketten talep edildiği, ... plakalı araca pert total işlemi yapılması nedeni ile yeni araç edinim süresinin 15 gün olduğu ve 20/03/2019 tarihi itibari ile 15 günlük araç kiralama bedelinin 2.215,82 TL olduğu, ancak uyuşmazlığın ZMMS poliçesinden kaynaklandığı ve bu tür zararların poliçe teminat kapsamı dışında kaldığı, ZMMS poliçesi döneminde dosya kapsamına göre sigortalı araç sürücüsünün kaza yerinde hiç durmadığı, uyuşmazlık konusu kazada bedensel zarar bulunmadığından hukuki durum ve delillerin takdirinin mahkemeye ait olmak üzere davacı taraf davasında haklı görüldüğü takdirde; İzmir 17. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası ile takip tarihi itibariyle; 35.892,12 TL asıl alacak ve 2.880,34 TL işlemiş yasal faiz olmak üzere 38.772,46 TL talep edilebileceği, davacı talebinin ise 45.724,59 TL olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.
Tarafların itirazları üzerine bilirkişilerden ek rapor aldırılmış, bilirkişi ek raporunda özetle: Sigorta Şirketine yazılan yazıya verilen yanıtta uyuşmazlık konusu kazadan kaynaklı bedensel zarar bulunmadığı, ancak kök raporumuzda da ifade edildiği üzere bedensel zarar bulunmayan hallerde rücu koşullarının oluşup oluşmadığının mahkeme takdirinde olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Trafik kazası sonucunda; sigorta şirketince dava dışı kazaya karışan kişiye yapılan ödemenin, rücu şartlarının varlığı, alacağın zaman aşımına uğrayıp uğramadığı, kusur sigorta teminat klozları içerisinde kalıp kalmadığı ve bunun davacı tarafça ispat edilip edilmediği hususlarında açılan İİK.67/1 gereğince itirazın iptali ve %20 icra inkar tazminatına ilişkin dava olduğunun tespiti yapıldı.
Sigorta hukukunda asıl olan, sigorta poliçesi kapsamında kalan rizikonun gerçekleşmesi halinde zararın sigortacı tarafından karşılanmasıdır. Ancak bazı durumlara ilişkin kanuna veya poliçe genel şartlarına hükümler konularak, zarar teminat dışına çıkarılabilmektedir. ZMMS genel şartlarının B.4 maddesinde de teminat harici olan hususlar düzenlenmiş olup, bunlardan bir tanesi de kazadan sonra olay yerinin terk edilmesidir.
Bu tür davalarda sigortacı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Yasasının 95/2. maddesi ve zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarının B-4 .maddesi gereğince tazminat yükümlülüğünün azaltılması veya kaldırılmasına ilişkin halleri üçüncü kişilere karşı ileri süremeyeceğinden zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre kendi sigorta ettirenine rücu edebilir. Sigortacının rücu hakkı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95/2 maddesinde düzenlenmiş olup, anılan maddede; "Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir." düzenlemesine yer verilmiştir. Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının B.4. maddesinde sigorta ettirene rücu halleri düzenlenmiş olup, söz konusu maddenin (f) bendinde "Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması hali" rücu sebebi olarak düzenlenmiştir.
Bu çerçevede, 01/06/2015 tarihinden önceki sigorta genel şartlarında olay yerini terk, kaza tutanağı ve alkol v.b. belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması rücu şartı olarak öngörülmemişken, ilgili maddenin (f) bendinde, belirli durumların haricinde olay yerinin terk edilmiş olması, kaza tutanağı ve alkol v.b. belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması da, rücu şartı olarak düzenlemiştir. Genel Şartlar B-4-f bendi kapsamında sigortanın, sigortalısına rücu edebilmesi için ilgili yükümlülüklerin yerine getirilmemesi yeterli olup, sigortacının, sigortalısına rücu için sürücünün alkollü olduğunu yahut kasti eyleminin varlığını kanıtlaması istenemez.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B/4-f. maddesi kapsamında sigortalı veya sürücünün olay yerini terk etmiş olması durumunda ancak tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitmesi, bedeni hasara neden olsun veya olmasın can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu hallerde sorumluluklardan kurtulacağı anlaşılmaktadır.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4/f. maddesi kapsamında sigorta şirketinin sigortalısına rücu hakkının doğumu için iki sebebin bir arada bulunması gerekmektedir.
Bunlardan ilki meydana gelen trafik kaza sonucunda "bedeni hasar"ın doğmasıdır. Poliçe genel şartlarında maddenin kapsamı "bedeni hasar ile" sınırlandırılmış olup, düzenleyici, yalnızca maddi hasar meydana gelen kazaları özellikle rücu kapsamına almamıştır. Kural, riskin gerçekleşmesi halinde zararın karşılanması olduğundan ve teminat dışı olan durumlar istisna olduğundan, maddi hasarlı trafik kazalarında, sigortalı sürücüsü tarafından olay yerinin terkinin genişletici yorumla rücu kapsamına alınması mümkün değildir.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4/f. bendi düzenlenirken zarar gören üçüncü şahıslara yapılan ödemenin türü ve niteliği dikkate alınmamış, aksine "trafik kazası"nın türü esas alınmıştır. Sigorta şirketinin dava dışı zarar görene maddi hasar sebebiyle ödemesi yapmış olması sigortalısına rücu hakkını engellemeyecektir.
Rücu için gerekli olan ikinci sebep ise, sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk sebebinin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B/4-f. maddesi kapsamında "tedavi" veya "yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme", "can güvenliği nedeniyle uzaklaşma" gibi zorunlu hallerden birine dayanması gerekmektedir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar sayılı kararında aynen; ''.....Poliçe düzenleme tarihi olan 03.04.2018 tarihinde yürürlükte bulunan 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının "Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı" başlığını taşıyan B.4. maddesinin f bendinde "bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması" hali rücu sebebi olarak düzenlenmiştir. Görüldüğü üzere yeni genel şartlarda olay yerini terk sadece bedeni hasara neden olan trafik kazalarında rücu sebebi olarak öngörülmüştür. Bu nedenle maddi hasarlı trafik kazalarında olay yerini terk, gerçekleşen rizikonun teminat dışı olmasını gerektirmeyip davacının trafik poliçesi ile üstlendiği sorumluluğunu ortadan kaldırıcı bir etkisi bulunmadığından ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesi yerindedir......'' ibarelerine yer verilmiştir. Yargıtay ... HukukDairesi'nin...E-...K.sayılı"....rücu hakkının doğduğunun ve maddede sayılan bu hallerin mevcut olduğunu ispat yükü sigorta şirketinde olduğu,sürücünün olay yerini terk etmesinin sigortacıya rücu hakkı vermeyeceği,sigorta şirketinin, somut delillerle genel şartlar B.4. maddesinde sayılan hallerin gerçekleştiğini ve zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları uyarınca, ehliyetsiz veya alkollü sürücünün aracı kullandığını somut delillerle kanıtlaması gerektiği,davacının davasını somut delillerle ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine,"dair verilen kararın onanmasına ilişkin ilamda olay yerinin terkine ilişkin değerlendirme yapılmıştır.
Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, Davacı ... Anonim Şirketi nezdinde ... plakalı araca ait olarak düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi, hasar dosyası, fotoğraflar ve ödeme evrakları, ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın 20.03.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde hasar gören ... plakalı aracın dava dışı malikinin başvurusu üzerine davacı ... Anonim Şirketi tarafından davalı ......Şti. lehine tanzim edilen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi kapsamında 35.892,12TL ödeme yapması nedeni ile ilgili ödemenin rücuen tazmini amacıyla davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalı tarafıdan süresinde yapılan itirazın iptali taleplerine ilişkin olduğu, İzmir ... İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyasında davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine sigorta rücu alacağına yönelik icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmakla; kazanın incelenmesine geçildiğinde, kazaya karışan davalı şirkete ait ... plakalı araç sürücüsünün sinyal vermeksizin ani şekilde sol tarafa direksiyonu kırması nedeni ile sol tarafta kendi şeridinde devam etmekte olan... plakalı araca çarpması nedeni ile kazının meydana geldiği, araçta maddi hasarın oluştuğu, alınan bilirkişi raporu ile de hasar ile kazanın uyumlu olduğu, davalı şirket araç sürücüsünün de kusurlu olduğunun anlaşıldığı, dosya kapsamında davacı sigorta şirketinin davalı şirkete ait ... araç sürücüsünün olay yerini terk etmesi nedeni ile davasını ikame ettiği, bu hali ile araç sürücüsünün olay yerini terk ettiği iddiası kapsamında rücu şartlarının oluştuğundan bahisle yapılan ödemenin rücuen tazmini amacıyla davalı aleyhinde icra takibi başlatıldığı, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ile mahkeme kararı dikkate alındığında olay yerini terk etmenin sadece bedeni hasara neden olan trafik kazalarında rücu sebebi olarak öngörüldüğü, dava konusu trafik kazasında yalnızca maddi hasar meydana geldiği ve rücuen tazminat talebine dayanak tazminat kalemlerinin hasar kapsamında oluşan zarar bedellerine yönelik olduğu, belirtilen gerekçeler dahilinde maddi hasarlı trafik kazasında ödenen bedelin davalıdan rücuen tazminin talep edilebilmesi açısından rücu şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla, açılan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-Davanın REDDİNE;
2- Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcından evvelce alınan 612,95 TL peşin harçtan mahsubu ile hazineye irad kaydına, fazladan alınan 185,35 TL harcın talep halinde ve kararın kesinleşmesinden sonra DAVACIYA İADESİNE,
3- Davacı tarafından yatırılan başvuru harcı ile yukarıda mahsubuna karar verilen harç tutarı ile kullanılan yargılama giderlerinin DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, yatırılan gider avansından arta kalan masrafın 6100 sayılı HMK'nın gider avans tarifesinin 5. maddesi gereğince DAVACI TARAFA İADESİNE,
4- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki A.A.Ü.T. gereğince hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin DAVACIDAN ALINARAK DAVALIYA VERİLMESİNE,
5-Dava açmadan evvel dava şartı kapsamında başvurunun yapıldığı sabit olduğundan 1560 TL arabuluculuk ücretinin Hazine tarafından ilgili arabulucu Rıdvan Çavuş'a ödendiği anlaşılmakla bu ücretin 6831 sayılı Kanun kapsamında DAVACIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE İRAT KAYDINA, bu hususta Hazineye müzekkere yazılmasına,
Dair davalı tarafın yokluğunda davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 24/04/2024
Katip...
e-imzalı
Hakim...
e-imzalı