T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/292 Esas
KARAR NO : 2024/253
DAVA : İstirdat
DAVA TARİHİ : 06/04/2022
KARAR TARİHİ : 25/03/2024
Mahkememizde görülen İstirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesiyle; davalı tarafından davacı aleyhine İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası, İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ve İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile kur farkı alacağı talebiyle icra takibi başlatıldığını, davacı tarafından ödeme emirlerine süresi içerisinde itiraz edilemediğini ve takiplerin kesinleştiğini, davacı tarafından takip dosyalarına konu alacakların haciz tehdidi altında ihtirazi kayıtla ödendiğini, taraflar arasında kur farkına ilişkin anlaşma olmadığını, davalının davacı tarafından verilen çekleri alacağına karşılık tahsil ettiğini ve ticari defterlerine işlediğini, kur farkı talebinin haksız olduğunu, davalı tarafından kur farkına ilişkin düzenlenen faturaların iade edildiğini, kur farkı talebi ile davacı aleyhine başlatılan İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas, ... Esas, ... Esas, ... Esas ve ... Esas sayılı takip dosyalarına itiraz edildiğini, Türk Lirası cinsinden düzenlenen çeki kabul eden davalının seçim hakkını kullandığı ve artık kur farkı isteyemeyeceğini, davalının yapılan ödemelerle haksız kazanç elde ettiğini beyan ederek davanın kabulü ile davacının davalı şirkete borçlu bulunmadığının tespitine ve İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı, İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı ve İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takiplerin iptaline karar verilmesini, davacının icra takip dosyalarına ödemek zorunda kaldığı 220.000 TL’nin ödeme tarihi olan 22.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile istirdadına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesiyle; taraflar arasında uzun süredir alım-satımdan doğan ticari ilişki olduğunu, dava dilekçesinde taraflar arasında kur farkı alacağına ilişkin anlaşma olmadığına dair beyanın gerçek dışı ve mahkemeyi yanıltıcı olduğunu, kur farkı alacağına ilişkin anlaşmanın ticari defter ve kayıtlar ve banka kayıtları ile ispat olunacağını, kur farkı anlaşması olduğunun bir diğer kanıtının taraflar arasında imzalanan 13.10.2021 tarihli USD-TL mutabakat anlaşması olduğunu, taraflar arasında tek bir işlem bulunmadığını, uzun zamana yayılmış sözleşmeler ve faturalarla yürütülen ilişki kapsamında davalı şirket tarafından kur farkı alacağına ilişkin düzenlenen faturalara davacı tarafından itiraz edilmediğini, faturaların tamamının ödendiğini, davalı şirketin ödemeleri çekle kabul etmesi ve çekince ileri sürmemesinin hakkından vazgeçme anlamına gelmeyeceğini, davanın haksız ve kötüniyetli olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini, davacı aleyhine takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce deliller toplanmış, ticaret sicil kayıtları, İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası, İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası, İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası celbedilmiş, bilirkişi raporu alınmıştır.
Dava, kur farkı alacağının tahsili için başlatılan ve itiraz edilmeksizin kesinleşen icra takibi nedeniyle yapılan ödemenin istirdatı istemine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalı tarafından davacı aleyhine İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası, İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ve İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, icra takiplerinin itiraz edilmeksizin kesinleştiği, icra takip dosyalarına konu alacağın fatura alacağına dayandığı, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda; tarafların e-defter mükellefi olduğu, e-defter berat kayıtlarının yapıldığı, defter ve kayıtların usulüne uygun tanzim edildiği, takip dosyalarına konu faturaların kur farkı alacağına ilişkin düzenlendiği, faturalara davacı tarafından yasal süresinde itiraz edildiği ve faturaların ticari defterlerine kaydedilmediği, faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı taraf ticari defterine göre takip tarihi ve dava tarihi itibariyle davacının 63.012,32 TL alacağının bulunduğu, davalı taraf ticari defterine göre dava tarihi itibariyle davalının 574.179,97 TL alacağının bulunduğu, kur farkı alacağının talep edilebilmesinin taraflar arasındaki sözleşmede bu konuda bir hüküm bulunması veya akdi ilişkinin yabancı para cinsinden olmasına bağlı olduğu (Yargıtay 19 Hukuk Dairesi’nin 10/04/2018 tarihli, 2016/17240 Esas 2018/1950 Karar sayılı ilamı, Yargıtay 19 Hukuk Dairesi’nin 19/12/2017 tarihli, 2016/12505 Esas 2017/8069 Karar sayılı ilamı) faturaların yabancı para birimi üzerinden düzenlenmesinin taraflar arasında dövize endeksli ticari ilişki bulunduğunu ispata yeterli olduğu (Yargıtay 19 Hukuk Dairesi’nin 05/12/2019 tarihli, 2018/965 Esas 2019/5447 Karar sayılı ilamı) taraflar arasında kur farkı alacağına ilişkin sözleşme bulunmadığı, faturaların Türk Lirası olarak düzenlendiği ve sol alt tarafta döviz kurunun
yazılı olduğu, ancak kur farkı düzenleneceğine dair bir ibarenin olmadığı, tarafların ticari defter ve kayıtlarına göre davacı tarafından 47 adet çek ile toplam 1.703.763,46 TL ödeme yapıldığı, tüm ödemelerin çek ile yapıldığı, çek dışında yapılan bir ödeme bulunmadığının tespit edildiği, bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu, davalının, alacağının tahsili için davacı tarafından TL cinsinden düzenlenen çekleri teslim aldığı, çekin bir ödeme aracı olması nedeniyle çekle yapılan ödemeler davacı tarafından kabul edildiğinden kur farkı talep edilemeyeceği anlaşılmakla davanın kabulü ile davacının dava konusu takip dosyalarında borçlu olmadığının tespitine ve ihtirazi kayıtla yapılan ödemelerin iadesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
"... Dava, kur farkı ve cari hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki sözleşmede kararlaştırılan bedel yabancı para cinsinden olup, davacı, alacağının tahsili için davalı tarafından verilen TL cinsinden düzenlenen çekleri teslim almış olmakla, çekin bir ödeme aracı olması nedeniyle çek üzerindeki bedel dışında herhangi bir kur farkı talep edemez. Davacı tüm alacağının bu bedel üzerinden ödenmesini kabul etmiş bulunmaktadır. Bu nedenle davanın reddi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. ..."
(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 08.12.2020 tarihli, 2020/2682 Esas 2020/5731 Karar sayılı ilamı)
(Aynı yönde; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 22.01.2024 tarihli, 2022/4403 Esas 2024/473 Karar sayılı ilamı)
HÜKÜM:
Davanın KABULÜ ile;
İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında davacının borçlu olmadığının tespitine, takip dosyası nedeniyle ödenen 81.236,00 TL'nin 22/02/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında davacının borçlu olmadığının tespitine, takip dosyası nedeniyle ödenen 16.541,00 TL'nin 22/02/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında davacının borçlu olmadığının tespitine, takip dosyası nedeniyle ödenen 122.223,00 TL'nin 22/02/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Alınması gereken 15.028,20 TL nisbi ilam harcından, peşin alınan 3.757,05 TL harcın mahsubu ile bakiye 11.271,15 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından işbu davada sarf edilen 3.837,75 TL harç, 35,00 TL posta ücreti, 26,50 TL tebligat gideri ve 850,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.749,25 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre 35.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Bakiye avans hakkında HMK'nın 333. maddesine göre işlem yapılmasına,
Karar yazım aşamasında arabuluculuk sarf kararının düzenlenmediği anlaşıldığından, sarf kararı düzenlenmesi halinde zorunlu arabuluculuk kapsamında suçüstü ödeneğinden ödenen arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.25/03/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!