T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/480 Esas
KARAR NO : 2024/280
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 06/08/2021
KARAR TARİHİ : 02/04/2024
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; ... ... Turizm Ta San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ye ait ... plaka sayılı araç, ... poliçe numarası ile, 20.04.2018/2019 tarihleri arasında müvekkili şirket nezdinde “Genişletilmiş Kasko Paket Sigortası Poliçesi” ile sigortalı bulunduğunu, ... plakalı sigortalı araç, 25.12.2019 tarihinde aküsüne kilit taktırılması amacıyla, davalı şirkete bırakılmış akabinde burada çıkan yangın sonucu sigortalı araç zarar gördüğünü, çıkan yangında müvekkili şirkete kasko sigortalı araç tamamen yanmış olup, oluşan zarar nedeniyle yapılan incelemeler sonucu 299.250,00-TL 13.02.2020 tarihinde sigortalıya ödendiğini, T.T.K. 1472 md. gereğince ödeme tarihinden itibaren sigortalının haklarına müvekkili şirket halef olduğunu, sigortalıya ödenen 299.250,00-TL ve işlemiş faizlerinin tahsili için davalı borçlu aleyhine İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas numaralı dosyası ile 7 örnek icra takibine girişilmişse de, borçlu ilgili takibe itiraz süresi içinde haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmiş ve takip durduğunu, itirazın iptali davasını açmadan önce önşart olan arabuluculuk bürosuna başvurulmuş, görüşmeler neticesinde bir anlaşmaya varılamadığını, davalının İzmir... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı takip dosyasında yaptığı itirazın iptaliyle; takibin 299.250,00-TL asıl alacak, 22.518,56- TL işlemiş faiz olmak üzere 321.768,56-TL üzerinden devamına karar verilmesini, davalı/borçlunun takibe haksız ve kötüniyetli itirazı nedeniyle %20 oranında tazminata mahkum edilmesine, mahkeme masraflarıyla ücreti vekâletin davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesiyle özetle; davacının talepleri usul ve esas olmak üzere birçok yönden haksız ve hukuka aykırı olup reddi gerektiğini, süre uzatım dilekçesi ile sunmuş olduğu ilk itiraz ve def'ilerimizin tümünü tekrar ettiklerini, yapılan açıklamalar ve Mahkemeniz tarafından re'sen yapılacak değerlendirme kapsamında davanın öncelikle usulden reddini talep ettiklerini, mahkemece aksi kanaatte olunması halinde hususlar sebebiyle esastan reddini talep ettiklerini, müvekkili şirket,... Mh. ... Işıkkent, Bornova, İzmir adresindeki muhtelif tamir ve bakım atölyelerinin işletmecisi olmayıp bu atölyelerden sadece kira geliri elde ettiklerini, bahse konu yangın olayının meydana geldiği yer, müvekkili şirketin kira geliri elde ettiği yerlerle de ilgili olmadığını, müvekkili ne işletmesinin bulunduğu yerden ne de olayın meydana geldiği yer olan işletmenin yanındaki boşluktan otopark ücreti adı altında herhangi bir gelir elde etmediğini, yapılan araştırma neticesinde; davacı sigorta şirketinin sigortalısı olan dava dışı ...... Turizm Taş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye ait ... plaka sayılı araç, müvekkili şirketin kiracısı konumundaki bir bakım ve tamir atölyesine bırakılmış ve buradaki işi bittikten sonra dava dışı ... ... Turizm Taş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne sağlam bir şekilde teslim edildiğini, dava dışı ... ... Turizm Taş. San. ve Tic. Ltd. Şti. yetkilisi tarafından ise kendi beyanına göre hasara konu aracın işinin olmaması nedeniyle "izin alınmaksızın ve kimseye haber verilmeksizin" müvekkili şirket işletmesi ile ilgisi bulunmayan boş alana bırakıldığını, müvekkili şirket yetkilisi tarafından da araçların işletme içerisinde park edilmemesi konusunda sürekli olarak uyarıda bulunulmadığını, hasara konu aracın, dava dışı şirket tarafından bırakıldığı yer incelendiğinde; müvekkili şirket ile herhangi bir ilgisinin bulunmadığı tespit edileceğini, kaldı ki kabul anlamına gelmemek kaydı ile hasara konu aracın bir an için müvekkili şirkete ait işletme alanında olduğu düşünülse dahi "bahse konu alanda park edilmez levhalarının mevcut olduğu, aracın olayın meydana geldiği yere bırakılmasında müvekkili şirketin herhangi bir izni olmadığı gibi müvekkili şirkete haber de verilmediği" gibi hususlar değerlendirilerek müvekkili şirketin meydana gelen zararlara karşı hiçbir sorumluluğunun bulunmadığı tespit edileceğini, bu itibarla olayın meydana geldiği yerin müvekkili şirket ile herhangi bir ilgisi bulunmadığını, dava öncesi aşamalarda davacı sigorta şirketine karşı beyan edilmiş ancak davacı sigorta şirketi tarafından beyanlarımız dikkate alınmamış, müvekkili şirket aleyhine kötü niyetli olarak icra takibi ve akabinde itirazın iptali davası ikame edildiğini, hasara sebebiyet veren yangın olayının meydana gelmesinde müvekkili şirketin herhangi bir kusuru bulunmadığını, mübrez İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı (İtfaiye Dairesi Başkanlığı) tarafından düzenlenen 25.12.2019 tarihli Yangın Raporu incelendiğinde; "8 adet araçtan 1 adet... marka çekici ve 2 adet ... marka sprinter araçta birlikte başladığı ve diğer araçlara sirayet ettiği" şeklinde tespitte bulunulduğunu, soruşturma dosyası kapsamında alınan örneklerin incelenmesi neticesinde, Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen raporda ise yangının çıkış sebebinin ...marka aracın şase yapması sonucu gerçekleşebileceği şeklinde tespitte bulunulduğunu, meydana gelen yangın olayında zarar gören araçlardan olan...plaka sayılı aracın kasko sigorta şirketi olan dava dışı S.S. ... Sigorta Kooperatifi ... Mutuel Sigorta Şirketi) tarafından ... numaralı hasar dosyası kapsamında onarımının gerçekleştiği, bahse konu hasar dosyasında alanında uzman bilirkişiden alınan rapor doğrultusunda yangın olayının meydana gelmesinde...plaka sayılı aracın kusurlu olduğu tespit edilmiş ve hasar için ödenen meblağ...plaka sayılı aracın trafik sigortacısı olan dava dışı ... şirketine rücu edildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile bir an için olayın meydana geldiği yerin müvekkili şirketin sorumluluğundaki işletme alanı içerisinde olduğu düşünülse dahi bahse konu yangın olayının meydana geldiği yer müvekkili şirket tarafından işletilmemekte, herhangi bir otopark ya da garaj işletmesi kapsamında gelir elde edilmediğini, mevcut yasal mevzuat hükümleri tetkik edildiğinde; mahkemece yapılacak yargılama sonucu ortaya çıkacağı üzere; müvekkili şirketin meydana gelen olayda en ufak bir kusuru bulunmadığını, olaya ilişkin yapılan soruşturma kapsamında alınan ifade ve beyanlarda da bu husus açıkça ortada olduğunu, davacının sigortalısı dava dışı ... ... Ltd. Şti. yetkilisi ... ve oğlu...nın beyanları ile diğer delil niteliğindeki belgelere bakıldığında hususların aksini gösterir bir husus bulunmadığını, yani yine kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkili şirketin sorumlu olduğu düşünülse dahi müvekkili şirket tarafından otopark ya da garaj işletmesi kapsamında herhangi bir ücret alınmadığı bu itibarla sorumluluğunun da bulunmadığını, davacı tarafından ikame edilen icra takibi ve takibe karşı yapmış oldukları itiraz neticesinde işbu dava ile; 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesinde; "Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz." şeklinde ifadelerle hüküm altına alınan ve bilhassa evrensel hukuk ilkesi niteliğindeki dürüst davranma ilkesine aykırı davranıldığını, yapılan tespitlere dikkat edildiğinde; müvekkili şirkete herhangi bir kusur izafe edilmediği, olayın meydana geldiği yer itibariyle müvekkil şirketin kusursuz dahi olsa herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacı sigorta şirketi tarafından müvekkili şirket aleyhine icra takibi ikame edilmesi haksız ve hukuka açıkça aykırı olduğunu, başka davalı müvekkili şirketin dahil olmadığı aşamalarda, davacı sigorta şirketi tarafından tek taraflı olarak yaptırılan tespit ve değerlendirmeleri kabul etmelerinin mümkün olmadığını, bahse konu tespit ve değerlendirmeler birçok yönden hatalı olup bilhassa hasar ekspertiz raporu sonucu ödenen meblağ fahiş olduğunu, rapor hüküm kurmaya elverişli olmayıp beyanlarının mahkemece dikkate alınmasını talep ettiklerini, haksız ve hukuka açıkça aykırı davanın usul yönünden reddini, aksi kanaat olması halinde esastan reddini, davacının kötü niyeti dolayısı ile asıl alacak miktarının %20'dinden aşağı olmamak kaydı ile müvekkili şirket lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiş ve savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE & NETİCE VE KANAAT:
İzmir ... İcra Dairesinin... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; dosyamız davacısının alacaklı, davalının ise borçlu olduğu, alacaklı müvekkili şirkete kasko sigortalı aracın, 25.12.2019 tarihinde (...) plakalı aracın hasarlanmasına sebebiyet vermeniz nedeniyle sigortalıya ödenen tazminatın alınan temlikname uyarınca rücuen tahsili talebi. ((TBK 100. Md., ) Uygulanacaktır.) ile 299.250,00 TL asıl alacak (İstenen Faiz:Yıllık Adi Kanuni Faiz), 22.518,56 TL İşlemiş Faiz (İstenen Faiz:Yıllık Adi Kanuni Faiz) olmak üzere 321.768,56 TL toplam alacağın ödenmesi talep edildiği, davalının itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı İtfaiye Dairesi Başkanlığı’nın 18.08.2021 tarihli yazı ekinde Yangın Raporu ve Tetkik Raporunu gönderdiği, raporun incelenmesinden; Yangının... Bornova adresinde çıktığı, araç yangını ve A sınıfı yangın ve yangın sebebinin şüpheli olduğu, yanan şeyin...’e ait, ... Otomotiv A.Ş. ‘nin kiracı olduğu, yangında 2007 model... plakalı ...marka çekici, 2011 model ... marka Safir Otobüs, 2013 model ... plakalı... marka Safir Otobüs, 2009 model ... Otobüs, 2017 model ...Otobüs 2006 model ... Sprinter Minibüs, 2013 model ... sprinterin tamamen yandığı, 2001 model...plakalı... Safir otobüsün arka kısmının yanmak ve kavrulmak suretiyle zarar gördüğü Yangının ... Otomotiv A.Ş. servise ait açık otopark olarak kullanılan alanda bulunan bitişik nizamdaki 8 adet araçtan caddeye yakın olan İveco çekici ve iki adet ... Sprinter marka araçlarda birlikte başlamış olduğu, yapılan soruşturmada ilk aracın birlikte şüpheli şekilde yanmış ve bitişik nizamdaki diğer araçlara sirayet ettiği, yangının çıkış sebebinin şüpheli olduğu rapor edilmiştir.
İzmir Trafik Tescil Müdürlüğünün 10.08.2021 tarihli yazısı ile özetle; ... plakalı 2015 model Otokar marka otobüsün 5.1.2017 tarihinde ... Turizm San. Tic. Ltd. Şti. adına tescil edildiği, 30.12. 2019 tarihinde çift plaka zayi işlemi yapılarak ... plaka sayıya tescil edildiği, 7.2.2020 tarihinde sahibinin talebi üzerine hurdaya ayrıldığı anlaşılmıştır.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının... TK sayılı dosyasının incelenmesinde; dava konusu yangınla ilgili soruşturma dosyasını incelendiğinde; İzmir Kriminal Polis Laboratuarı Müdürlüğü Uzmanlık Raporuna göre, yangın esnasında yalıtıcıları eriyen kabloların birbirine teması sonucu da şase olayının gerçekleşmesinin mümkün olabileceği, yangını başlatan olayın şase olup olmadığı kesin olarak belirtilmediği, Benzin, mazot, tiner gibi yanıcı ve yangın başlatıcı maddelerin uçucu özeliklerinden dolayı ortamdan uzaklaşmaları sebebiyle tespit edilemeyebileceği, belirtilerek delillerin emniyetli şekilde iade edildiği, aynı uzmanlık raporunda deliller üzerinde herhangi bir vücut izi bulunamadığı anlaşılmıştır.
Dosyanın resen seçilecek makine mühendisi (veya otomotiv bilirkişisi), elektrik mühendisi ve sigorta bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilerek, dosya kapsamı, taraf beyanları ve uyuşmazlık noktaları esas alınarak söz konusu yangının meydana gelmesinde davalı tarafın kusurlu olup olmadığı, dava konusu araçta meydana gelen hasar bedeli ile yangın sonucu meydana gelen zararın davacı sigorta şirketi tarafından düzenlenen kasko poliçe teminatı kapsamında kalıp kalmadığına ilişkin denetime elverişli ve ayrıntılı bilirkişi heyeti raporunda özetle;
-300.000-TL piyasa rayiç bedelinden pert işlemi görmüş olan aracın kaza tarihindeki rayiç bedelinin 275.000 TL olacağı,
-Davalı şirket tarafından kullanılan işyerinin etrafının çelik tel ile çevrili olması, gece ve gündüz işyerinde bekçi bulunması, güvenlik kamerası sisteminin mevcut oluşu dikkate alındığında işyerinde davalı şirket tarafından yeterli güvenlik önlemi alınmış olduğu yönünde değerlendirme yapılmasının mümkün olduğu,
-Yangın çıkan alanın çevresinde trafiğe açık yolların bulunması sebebiyle araçların bulunduğu yere dışarıdan da müdahale edilmiş olma olasılığının bulunduğu,
-İtfaiye Yangın raporunda yangının birden çok araçta birden başlamış olması sebebiyle şüpheli olduğu yönündeki değerlendirmenin yerinde olduğu, ancak Soruşturma aşamasındaki CD izleme tutanağında kamera kayıtlarından şüpheli şahıs ve duruma rastlanmadığı yönündeki değerlendirme dikkate alındığında, çıkan yangından doğrudan davalı şirketin sorumlu olacağı yönünde değerlendirme yapılmasının uygun olmayacağı rapor edilmiştir.
Davacı vekilinin itirazları doğrultusunda bilirkişi heyetinden ek rapor alınması için dosyanın tevdiine karar verildiği ve alınan bilirkişi heyetinin ek raporunda özetle;
-300.000-TL piyasa rayiç bedelinden pert işlemi görmüş olan aracın kaza tarihindeki rayiç bedelinin 275.000 TL olacağı,
-Davalı şirket tarafından kullanılan işyerinin etrafının çelik tel ile çevrili olması, gece ve gündüz işyerinde bekçi bulunması, güvenlik kamerası sisteminin mevcut oluşu dikkate alındığında işyerinde davalı şirket tarafından yeterli güvenlik önlemi alınmış olduğu yönünde değerlendirme yapılmasının mümkün olduğu,
-Yangın çıkan alanın çevresinde trafiğe açık yolların bulunması sebebiyle araçların bulunduğu yere dışarıdan da müdahale edilmiş olma olasılığının bulunduğu,
-İtfaiye Yangın raporunda yangının birden çok araçta birden başlamış olması sebebiyle şüpheli olduğu yönündeki değerlendirmenin yerinde olduğu, ancak Soruşturma aşamasındaki CD izleme tutanağında kamera kayıtlarından şüpheli şahıs ve duruma rastlanmadığı yönündeki değerlendirme dikkate alındığında, çıkan yangından doğrudan davalı şirketin sorumlu olacağı yönünde değerlendirme yapılmasının uygun olmayacağı rapor edilmiştir.
Mahallinde 13/03/2023 günü saat 11:00'den itibaren keşif yapıldığı, bilirkişi olarak 2 ayrı iş güvenliği uzmanı bilirkişisinin re'sen refakate alınarak yapılan keşif sonrasında alınan bilirkişi heyeti raporunda özetle; Yangınla mücadele;
11 - İşyerinin büyüklüğüne, yapılan işin özelliğine, işyerinde bulunan ekipmanlara, kullanılan maddelerin fiziksel ve kimyasal özelliklerine ve işyerinde bulunabilecek azami kişi sayısına göre, işyerinde etkili ve yeterli yangın söndürme ekipmanı ile gerektiğinde yangın detektörleri ve alarm sistemleri bulundurulur.
12 - Yangın söndürme ekipmanları her zaman kullanıma hazır bulundurularak, bu ekipmanların mevzuatın öngördüğü periyotlarda bakımı ve kontrolü yapılır. Yangın söndürme ekipmanları kolay kullanılır nitelikte olur, görünür ve kolay erişilir yerlere konulur ve bu ekipmanların önlerinde engel bulundurulmaz.
13 - Yangın söndürme ekipmanı ve bulunduğu yerler Güvenlik ve Sağlık İşaretleri Yönetmeliğine uygun şekilde işaretlenir. İşaretler uygun yerlere konulur ve bu işaretlerin kalıcı ve görünür olması sağlanır.
14 - İşyerlerinde bağımsız kaçış, çıkış ve merdivenler ile yangınla ilgili bütün özel düzenlemelerin Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olması esastır.
İŞYERLERİNDE ACİL DURUMLAR HAKKINDA YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM
Genel yükümlülük
MADDE 5 – (1) İşveren, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun 10 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince işyerinde gerçekleştirilen risk değerlendirmesi sonuçlarına göre; işyerindeki risklerin ortadan kaldırılamadığı veya toplu korumaya yönelik teknikler veya işin organizasyonunda kullanılan önlem, yöntem veya süreçlerle yeterince azaltılamadığı durumlarda, bu Yönetmelikte yer aldığı şekliyle sağlık ve güvenlik işaretlerini bulundurur ve uygun yerlerde kullanılmasını sağlar.
(6) Acil durum müdahale ve tahliye yöntemleri oluşturulurken çalışanlar dışında müşteri, ziyaretçi gibi işyerinde bulunması muhtemel diğer kişiler de göz önünde bulundurulur.
Acil durumların belirlenmesi
MADDE 8 – (1) İşyerinde meydana gelebilecek acil durumlar aşağıdaki hususlar dikkate alınarak belirlenir:
a) Risk değerlendirmesi sonuçları.
b) Yangın, tehlikeli kimyasal maddelerden kaynaklanan yayılım ve patlama ihtimali.
c) İlk yardım ve tahliye gerektirecek olaylar.
ç) Doğal afetlerin meydana gelme ihtimali.
d) Sabotaj ihtimali.
Önleyici ve sınırlandırıcı tedbirler
MADDE 9 – (1) İşveren, belirlediği mümkün ve muhtemel acil durumların oluşturabileceği zararları önlemek ve daha büyük etkilerini sınırlandırmak üzere gerekli tedbirleri alır.
(2) Acil durumların olumsuz etkilerinden korunmak üzere tedbirler belirlenirken gerekli olduğu durumda ölçüm ve değerlendirmeler yapılır.
(3) Alınacak tedbirler, risklerden korunma ilkelerine uygun olur ve toplu korumayı esas alır.
Acil durum müdahale ve tahliye yöntemleri
MADDE 10 – (1) İşverence acil durumların meydana gelmesi halinde uyarı verme, arama, kurtarma, tahliye, haberleşme, ilk yardım ve yangınla mücadele gibi uygulanması gereken acil durum müdahale yöntemleri belirlenir ve yazılı hale getirilir.
(5) Acil durum müdahale ve tahliye yöntemleri oluşturulurken 27/11/2007 tarihli ve 2007/12937 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınır.
(6) Acil durum müdahale ve tahliye yöntemleri oluşturulurken çalışanlar dışında müşteri, ziyaretçi gibi işyerinde bulunması muhtemel diğer kişiler de göz önünde bulundurulur.
Tatbikat
MADDE 13 – (1) Hazırlanan acil durum planının uygulama adımlarının düzenli olarak takip edilebilmesi ve uygulanabilirliğinden emin olmak için işyerlerinde yılda en az bir defa olmak üzere tatbikat yapılır, denetlenir ve gözden geçirilerek gerekli düzeltici ve önleyici faaliyetler yapılır. Gerçekleştirilen tatbikatın tarihi, görülen eksiklikler ve bu eksiklikler doğrultusunda yapılacak düzenlemeleri içeren tatbikat raporu hazırlanır.
Birden fazla işveren olması durumunda acil durum planları
MADDE 17 – (1) Aynı çalışma alanını birden fazla işverenin paylaşması durumunda, yürütülen işler için diğer işverenlerin yürüttüğü işler de göz önünde bulundurularak acil durum planı işverenlerce ortaklaşa hazırlanır.
(2) Birden fazla işyerinin bulunduğu iş merkezleri, iş hanları, sanayi bölgeleri veya sitelerinin işyerlerince hazırlanan acil durum planlarının koordinasyonu yönetim tarafından yürütülür.
MADDE 5 – (1) İşveren, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun 10 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince işyerinde gerçekleştirilen risk değerlendirmesi sonuçlarına göre; işyerindeki risklerin ortadan kaldırılamadığı veya toplu korumaya yönelik teknikler veya işin organizasyonunda kullanılan önlem, yöntem veya süreçlerle yeterince azaltılamadığı durumlarda, bu Yönetmelikte yer aldığı şekliyle sağlık ve güvenlik işaretlerini bulundurur ve uygun yerlerde kullanılmasını sağlar.
“Acil durum; yangın donanım ve önlemlerini, sabotaj ve kötü niyetli, şüpheli kişileri önleme tedbirlerini almayan, yapılacak risk değerlendirmesine göre gerekli ve yeterli ikaz levhaları asmayan”, özetle bu mevzuatlardan doğan yükümlülüklerini yerini getirmeyen ... Otomotiv A.Ş firması kusurlu olduğu rapor edilmiştir.
Dava; İİK'nın 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlığın
Somut olayda; davacı sigorta şirketinde "Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi" ile sigortalı bulunan dava dışı ... Birlik Turizm Taş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye ait ... plaka sayılı aracın yanarak hasara uğraması sonucu dava dışı sigortalıya ödenen hasar bedelinin, ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte rücuen tahsili zımnında İzmir ... İcra Müdürlüğü... E. Sayılı dosya ile ikame edilen takibe karşı davalı şirket tarafından yapılan itiraz üzerine takibin durduğu anlaşılmakla,
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacıya ait ... plaka nolu aracın 25.12.2019 tarihinde meydana gelen yangın sebebiyle büyük ölçüde hasar görmüş olması aracın onarımının mümkün olmayacağı, perte ayrılması makul ve yerinde bulunup aracın pert edildiği, meydana gelen hasarın kasko poliçesi teminatı kapsamında olduğu, dava konusu ... plakalı araç ile ilgili Tramer sisteminden yapılan sorgulamada talep konusu hasar öncesinde; ağır hasar kaydı olmadığı tespit edildiği, kasko, trafik poliçesi ve tramer genel hasar sorgulamalarında üç (3) adet hasar dosyası olduğu anlaşılmış ancak detaylara KVKK gereği ulaşılamadığı, ... plaka sayılı aracın Türkiye Sigorta Birliği Kasko Değer Listesindeki 2019 Aralık değeri kasko hasar dosyasında 224.463-TL olarak belirtildiği, 2020 Ocak değerinin 226.933-TL olduğu tespit edildiği,
Kaza tarihinin üzerinden iki yıldan fazla süre geçmiş olması sebebi ile kaza tarihli internet ilanları temin edilemediği, bunun üzerine kaza tarihine en yakın temin edilebilen 2020 Ekim ilanı üzerinden ve güncel rayiç bedeli üzerinden kur hesabı ile kaza tarihindeki piyasa rayiç bedeli yaklaşık olarak hesap edildiği,
... Otomotiv A.Ş. Otokar Bayii ve ... Otomotiv firma yetkilileri ile yaptığım görüşme ve internet üzerinden yaptığım sorgular bir arada değerlendirildiğinde aracın güncel rayiç bedelinin 650.000-TL olacağı, 650.000-TL/14.75USD: 44.067USD – 44.067USDx5.93USD: 261.321-TL 2020 Ekim ayında aracın 350.000-TL olacağı, 350.000-TL/7.82USD: 44.757USD - 44.757USDx5.93USD: 265.409-TL, Kur üzerinden yapılan değerlemeler, kasko değer bedeli ve dosya içerisindeki mevcut evrakların bir arada değerlendirilmesi sonucunda emsal özelliklerdeki aracın kaza tarihindeki piyasa rayiç bedelinin 275.000 TL civarında olacağı bilirkişi heyeti tarafından rapor edildiği,
Davalı işyerinin vasfı ve sıfatı açısından ise "İşyerlerinde Acil Durumlar Hakkında Yönetmelik Birinci Bölüm " 5. Ve 17. Maddelerine istinaden TBK 579. Maddesi anlamında sorumluluğunun doğacağının değerlendirildiği, zira fiili işletme ile kendisi arasındaki ilişkinin kira akdi olduğu,
Bu anlamda kira sözleşmesi kaynaklı işletmenin vasfı ve yapılan iş sebebi ile de hizmet sözleşmesi asıl işveren alt işveren hükümlerinin kıyasen tatbikinin kabul edilebileceği,
Haddizatında ihtilafın bu noktadaki belirsizliğinin sebebinin davacı tarafın dava dışı sigortalısının araca akü taktırmak için işyerine getirdiği iddiası olup bunu yazılı delille, fatura sözleşme vb ile ispat edememesi, buna mukabil sair olay yeri tutanakları ile CBS ön ödeme kaynaklı takipsizlik kararlarının da mevcudiyeti ciheti ile davalının sıfat/husumete müteveccih itirazı yerinde görülmemekle,
Bu itibarla denetime elverişli, yeterli ve hükme esas almaya elverişli mahiyetteki bilirkişi raporuna itibar edilerek davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 275.000,00 TL alacaklı olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, alacak likit olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
i-)İzmir ...İcra Müdürlüğü’nün... Esas sayılı takip dosyasında davalı tarafından takibe yapılan itirazın iptali ile 275.000 TL alacak üzerinden takibin devamına, fazlaya dair talebin reddine,
ii-)Davalı tarafından yapılan itirazın haksız ve alacağın likit olduğu kabul edilemeyeceğinden hüküm altına alınan alacak hakkındaki %20 icra-inkar tazminatına dair talebin reddine,
2-Alınması gereken 18.785,25 TL nispi ilam harcından, peşin alınan 1.274,90 TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 17.510,35 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-Davacının kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre davanın kabul oranına göre takdir ve tayin edilen 43.250,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
4-Davalının kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre davanın red oranına göre takdir ve tayin edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 56,50 TL e-tebligat masrafı, 3,20 TL KEP ücreti ve 3.000,00 TL bilirkişi ücreti, toplamı 3.055,00 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesaplanan 1.781,13 TL'nin 480,00 TL ATGV Araç Ücreti, 19,00 TL tebligat gideri toplamı 3.737,70 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesaplanan 3.194,43 TL'nin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı tarafından peşin yatırılan 59,30 TL başvuru harcı, 3.886,17 TL peşin harç ve 1.274,90 TL keşif harcı toplamı 5.220,37 TL.nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafından yapılan 1.800,00 TL bilirkişi ücreti yargılama giderinden davanın red oranına göre hesaplanan 261,62 TL'nin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
8- Davalının yatırdığı delil avansından kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde re'sen davalıya iadesine,
9-Davacının yatırdığı gider avansından kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde re'sen davacıya iadesine,
10-HUAK 18/A mad gereğince zorunlu arabuluculuk kapsamında suçüstü ödeneğinden ödenen 1.320,00 TL arabulucuk giderinin 6831 sayılı Yasa hükümlerine göre davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
Dair ; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yüzüne karşı,
Dair karar gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 341. v.d.maddeleri gereğince (2) hafta içerisinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 02/04/2024
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!