T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/727 Esas
KARAR NO : 2024/109
DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ : 28/12/2020
KARAR TARİHİ : 08/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili dava dilekçesi ile; Davalı şirketin İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğüne ... sicil numarası ile bağlı olduğunu, müvekkillerinin kurucu ortak olup, müvekkili ...'nin %3,42 hissesi ve ...'ın ise %1,30 hissesinin bulunduğunu, müvekkillerinin davalı şirkette hissedar olmasına rağmen şirket ortaklığı süresince şirketin iş ve işleyişi hakkında hiçbir zaman bilgi alamadıklarını, müvekkillerinin hisse oranları düşük olduğundan yönetim kurulu tarafından taleplerin hiçbir zaman karşılık bulmadığını, şirket tarafından 15.10.2020 tarihinde olağan genel kurul toplantısı gerçekleştirildiğini ve taraflarınca müvekkilleri adına vekaleten katılım sağlandığını, toplantı gündeminin 3. Maddesi gereğince 2018-2019 ve 2019-2020 yılı faaliyet raporlarının oylamasına geçildiğini, faaliyet raporları oylamasında taraflarınca ret oyu kullanıldığını ve muhalefet şerhi bildirilmesine rağmen oy çokluğu ile kabul edildiğini, faaliyet raporlarının toplantıdan hemen önce dağıtılarak incelenmesi için gereken sürenin tanınmadığını, ayrıca taraflarınca 10.03.2020 tarihinde Karşıyaka ... Noterliği ... yevmiye numaralı ihtarname ile TTK. Madde 437'ye göre bilgi alma hakkı olduğundan, faaliyet raporları ile mali bilançoların taraflarına iletilmesini talep ettiklerini ancak şirketten herhangi bir yazılı dönüş yapılmadığını, 2018-2019 yılı faaliyet raporunda yönetim kurulu üyelerinin huzur hakkı almadığı belirtilmiş olmasına rağmen, görüşmeler esnasında 8.000,00-TL huzur hakkı alındığının belirtildiğini, bu nedenle faaliyet raporlarının gerçeği yansıtmadığının açık olduğunu, 2018-2019 ve 2019-2020 yılı faaliyet raporlarının çelişkili olup, aktif toplam ve öz kaynaktan artış sağlanırken şirketin sürekli zarar etmesinin mümkün olmadığını, ayrıca 2019-2020 yılı faaliyet raporununda yönetim kurulu üyelerinin huzur hakkı bedellerinin toplamı 96.000,00-TL olduğunun belirtildiğini ancak bu bedelin sadece yönetim kurulu üyesinin yıllık aldığı huzur hakkı bedeli olduğunu, yönetim Kurulu üyelerine o yıl için ödenen toplam huzur hakkı 480.000,00 TL olup bu hususun faaliyet raporunda belirtilmediğini, bu nedenle hiçbir şekilde şirkete ilişkin gerçek verilerini içermeyen faaliyet raporlarının genel kurulda oy çokluğu ile kabul edilmesinin hukuka aykırı olup, dürüstlük kuralı zedelendiğinden iptali gerektiğini, toplantı gündeminin 4. Maddesi gereğince 2018-2019 ve 2019-2020 yılı bilanço, gelir gider cetvelleri ve finansal tabloların oylamasına geçildiğini ve oylamada taraflarınca ret oyu kullanılıp muhalefet şerhi bildirilmesine rağmen oy çokluğu ile kabul edildiğini, faaliyet raporlarının gerçeğe uygun olmayıp hiçbir denetimden geçmemiş şirketin bilanço, gelir gider cetvelleri ve finansal tablolarının gerçeği yansıtmasının beklenemeyeceğini, bu nedenle hiçbir şekilde şirkete ilişkin gerçek verilerini içermeyen mali tabloların genel kurulda oy çokluğu ile kabul edilmesinin hukuka aykırı olup iptali gerektiğini, toplantı gündeminin 5. Maddesi gereğince yönetim kurullarının ayrı ayrı ibrası oylamasına geçildiğini, muhalefet şerhinde de açıkça bildirildiği üzere şirketin borca batık olması dikkate alınmadan yönetim kurulu üyeleri hiçbir sorumluluk almadan aynen devam ettiğini, hukuka ve gerçeklikten uzat herhangi bir denetçi olmadan hazırlanan mali tablolar ve bilançolar dikkate alınarak yönetim kurulu üyelerinin ibrasının kabulünün mümkün olmadığını, şirket yönetiminin görevlerini ve sorumluluklarının yerine getirmemesinden kaynaklı şirkete kayyum atanmasına talep ettiklerini, toplantı gündeminin 6. Maddesi gereğince yönetim kurulu üyelerinin seçimi ve huzur hakkı bedelinin tespiti oylamasına geçildiğini, şirketin borca batıklığı hiçbir şekilde dikkate alınmadan yönetim kurulu üyelerinin çoğunluğu yeniden yönetim kurulu üyesi olarak seçildiğini, ayrıca fahiş olarak 8.000,00-TL huzur hakkı alan yönetim kurulu üyelerinin hakkaniyete ve dürüstlük kuralına aykırı olarak bu bedelin arttırılmasını talep ettiklerini ve taraflarınca ret oyu verilmesine rağmen huzur hakkı bedelinin 9.000,00 TL olarak belirlendiğini, şirketin kurulduğu günden beri borca batık olduğu iddiası ile kar payının dağıtılmadığı dikkate alındığında yönetim kurulu üyelerinin bu denli fahiş huzur hakkı ücreti almaları dürüstlük kuralına ve hakkaniyete açıkça aykırı olduğunu, ayrıca toplantı da yönetim kurulu başkanı huzur hakkı ücretinin 2017 yılında yapılan genel kurul toplantısında oy birliği ile alınan karar olduğunu iddia etmişse de 2017 yılı genel kurul toplantısında huzur hakkına ilişkin bir gündem maddesi bulunmamakla birlikte buna dair bir karar da bulunmadığını, TTK 408. Madde genel kurulun devredileme yetkilerini belirtildiğini, daha önceden huzur hakkının belirlenmesi genel kurulda gerçekleşmemiş olup yönetim kurul üyeleri kendi menfaatlerince bu hakkı kullandıklarını, toplantı gündeminin 8. Maddesinde dilek ve temenniler bölümünde taraflarınca şirketin sürekli zarar etmesinden dolayı TTK 438. Madde gereğice şirkete denetçi atanmasının talep edildiğini, ancak bu önerinin toplantıda tartışılmayıp oylamaya sunulmadığını, söz konusu talebin dikkate alınmadığını, TTK 438. Maddesinde her pay sahibinin denetçi atanması talebinde bulunabileceğini belirtildiğini bildirerek öncelikle tedbir teminatsız olarak Genel Kurulun 3,4,5 ve 6 nolu kararlarının geri bırakılmasına, şirkete kayyum ile denetçi atanmasına karar verilmesini ve neticeden 15/10/2020 tarihli Genel Kurulun gündemin 3,4,5 ve 6 nolu maddelerinin Kanuna ve dürüstlük kuralına aykırı olması nedeniyle kabulüne karar verilmesini talep etmiş, davacı taraf vekilleri 16/09/2021 tarihli duruşmadaki beyanlarında davanın konusunun 15/10/2020 tarihli genel kurulun 3,4,5 ve 6 nolu maddelerinin iptaline yönelik olduğunu, dilekçelerinde belirtilen şirkete kayyum ve denetçi atanmasına yönelik tedbir taleplerin yönünden bildirildiğini belirtmişlerdir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; Davacıların taleplerinin tamamen kötü niyetli olduğunu, davacıların genel kurul öncesinde hisselerin fahiş bedellerle satın alınası konusunda şirkete başvurduğunu, şirket ve diğer ortakların bu talebe karşılık vermediğini, davacıların hisse birim fiyatını 360.000,00 TL olarak belirleyip bu birim fiyat üzerinden hesaplama yapılarak yüksek rakamlar üzerinden hisselerinin satın alınmasını istediklerini, bu talep fahiş olduğundan şirket ortaklarından talebi karşılayan olmadığını, akabinde davacılar tarafından farklı kurumlara şirket aleyhine şikayette bulunulduğunu, müvekkili şirketin 15/10/2020 tarihinde genel kurul yapmak üzere Bornova ... Noterliğinin 15/09/2020 tarih ... yevmiye numarası ile ortakları toplantıya davet ettiğini, 15/10/2020 tarihli Genel Kurul toplantısında şirketin toplam 2.400.000 TL'lik sermayesine tekabül eden 240.000.000 adet paydan 221.640.000 pay asaleten 11.328.000 pay vekaleten temsil edildiğini, toplam temsil edilen payların 232.968.000 olduğunu, davacının yapılan genel kurulda faaliyet raporlarının oylanması konusunda red oyu kullandığını ve muhalefet şerhi işlediğini, faaliyet raporlarının 11.328.000 payın red oyuna karşılık, 221.640.000 pay oranı ile kabul edildiğini, TTK 437. Madde gereği Genel Kurul öncesinde faaliyet raporlarının incelenmek üzere şirket merkezinde hazır bulundurulduğunu, Bornova .... Noterliğinin 15/09/2020 tarih ... yevmiye no ile gönderilen ve davacılara tebliğ edilen genel kurula davet yazısının 3. Sırasında belirtilerek faaliyet raporlarının incelenmesi için Kanunda öngörülen süre kapsamında tüm faaliyet raporlarının şirket merkezinde hazır bulundurulduğunu, genel kurula çağrıya ilişkin yazının noter kanalıyla gönderilerek davacılara tebliğ edildiğini, davacıların Karşıyaka ... .Noterliğinin 10/03/2020 tarih ... yevmiye nolu ihtarname ile bilgi alma hakkı kapsamında faaliyet raporları ve mali bilançoların tarafların iletilmesini istediklerini, müvekkili tarafından Bornova ... Noterliğinin 23/03/2020 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile faaliyet raporlarının genel kurul öncesinde şirket merkezinde bulundurulacağı, iyi niyet göstergesi olarak gelir tablosu ve bilançonun bir örneğinin gönderildiğinin belirtildiğini, bu ihtarnamenin tebliğ edilemediğini, noterlik tarafından alınan tebliğ şerhinde de durumun açıkça görüldüğünü, yönetim kurulu üyelerinin bir kısmının şirketin maddi sıkıntılar içinde olması, ülkenin ekonomik dar boğazdan geçmesi sebebi ile huzur hakkından faydalanmadığını, bu sebeple faaliyet raporlarında ki rakamların tamamen usulen uygun olduğunu, genel kurulun toplantı gündeminin 4. Maddesinde 2018-2019 ve 2019-2020 yılı bilanço gelir gider defterleri ve finansal tabloların oylandığını, 11.328.000 payın ret oyuna karşılık 221.640.000 pay oranı ile kabul edildiğini, davacılar tarafından muhalefet şerhi işlendiğini, ancak içeriğin belirtilmediğini, faaliyet raporlarının bir denetimden geçmemiş olmasının tek başına gerçeğe aykırı olduğun göstermediğini, daha önce yapılan genel kurul ve şifai görüşmelerde davacılardan ne yönetim kurul adaylığı ne de denetçi adaylığı konusunda bir talep gelmediğini, genel kurul kararlarının 5. Maddesi ile yönetim kurulunun ibrasının 149.256.000 payın kabulü, 11.328.000 payın reddi ile kabul edildiğini, yönetim kurulunun alınan bu kararda oylamaya katılmadığını, genel kurulda alınana kararların usul ve yasaya uygun olduğunu, yönetim kurulu dışında toplantıya katılan diğer paydaşlarca da 2018-2019, 2019-2020 yılları tüm faaliyetlerinin ibra edildiğini, yönetim kurulunda bulunan tüm paydaşlarına şirketin faaliyetlerini sürdürebilmesi için çeşitli dönemlerde şirkte borçlar verdiğini, ticari bilanço ve kayıtlardan görüleceği üzere yönetim kurulu üyelerinin tamamının şirketten alacaklı olduklarını, şirketin eğitim faaliyeti sürdürdüğünü, ekonomik sıkıntılar ve yaklaşık 1 yıldır devam eden pandemi ve okulların eğitim öğretime sınırlı geçişleri ve verilen ara ve ekonomik nedenlere şirketin kâra geçemediğini, zarar ettiğini, davacı tarafın yönetim kurulu üyelerinin belirlenmesi ve huzur hakkı tutarlarının fahiş olması sebebi ile kararın iptalini talep ettiğini ve bu talebin hiçbir hukuki dayanağının bulunmadığını, okul içinde çalışan eğitim koordinatörünün 7.000,00 TL, ilk okul müdürünün 8.000,00 TL net maaş aldığını, çalışan öğretmenlerin 5.000,00 TL maaş aldığını, bu sebeple rakamın fahiş görünmesinin kabul edilemeyeceğini, yönetim kurulundaki ...'ın huzur hakkı almadığını, lise müdürü görevini ifa eden yönetim kurulu üyesi ...'in ayrı bir maaş almadığını, şirket yönetim kurulunda ve genel kurulda alınan tüm kararların şirketin ve şirket ortaklarının menfaatlerine uygun olarak alındığını, ortaklar arasındaki uyuşmazlıkların kayyum atanmasını gerektirmediğini, yönetim kurulunun işlevini sürdürdüğünü, davacılar tarafından açılan davanın kötü niyetli olduğunu, müvekkili şirkete karşı açılan davada bir takım zararların olacağının açık olduğunu, bu sebeple davacılardan teminat gösterilmesine karar verilmesini ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirketin sicil dosyası celp edilerek dosya içerisine alınmış, TTK 449. Madde gereğince davacının ihtiyati tedbir talebi yönünden yönetim kurulu üyeleri adına tebligat yapıldıktan sonra davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin davalı şirkette organ boşluğu bulunmadığından ve iddia ve talebin yargılamayı gerektirdiğinden yapılmış ve 02/07/2021 tarihli ara karar ile davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
Davalı tarafın teminat alınmasına yönelik talebinin 08/04/2021 tarihli duruşmada davanın açıldığına dair ilanın henüz yaptırılmadığına ilişkin davalı beyanı nazara alınarak reddine karar verilmiştir.
Davalı şirketin sicil dosyası İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünden celbedilerek dosya içine alınmış; Davaya konu genel kurulda alınan 3 , 4 , 5 ve 6 nolu kararların iptali koşullarının bulunup bulunmadığının tespitine yönelik dosya ve davalı şirketin ticari şirket defter kayıtları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi yaptırılmış, dosyaya verilen 24.01.2022 tarihli mali müşavir bilirkişi raporunda; Yönetim kurulunun pay sahiplerine yıllık faaliyet raporu ve finansal tabloları herhangi bir yolla gönderme yükümlülüğünün TTK'da öngörülmediğini, sadece TTK 437/1 Maddesi uyarınca finansal tablolar, konsolide finansal tablolar, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, denetleme raporları ve yönetim kurulunun kar dağıtım önerisinin genel kurulun toplantısından en az 15 gün önce şirketin merkez ve şubelerinde pay sahiplerinin incelenmesine hazır bulundurulacağı, davalı şirketin toplantıya çağrı mektubunda pay sahiplerinin faaliyet raporlarını şirkette inceleyebileceklerinin açıkça belirtildiği, davacı pay sahiplerinin TTK 437/4-5 Maddesine dayanarak bir talepte bulundukları, bunun yerine genel kurulda özel denetçi atanmasını istediklerinin görüldüğü, davalı şirketin 2017-2018-2019-2020 ve 2021 yıllarına ait gelir tabloları ve bilançolarının incelendiği, şirketin 2018 yılından itibaren varlıklarının borçlarını karşılayamaz hale geldiği, 2017 yılında 115.672,42 TL kar elde eden ve pozitif öz varlığa sahip olan şirketin 2018-2019-2020 ve 2021 yıllarında ticari faaliyetinin zararla sonuçlandığı, öz varlığının negatife dönüştüğü ve kayıtlı bilanço değerlerine göre şirketin 4 yıldır borca batık olarak faaliyetlerini sürdürdüğünün görüldüğü, gündemin 4.maddesi kapsamında 2018-2019 ve 2019-2020 yıllarına ait bilanço gelir gider cetvelleri ve finansal tabloların ayrı ayrı okunduğu, bu hususta söz alan olmadığını, davacılar vekilinin bu hususta ret oyu kullanarak muhalefetini tutanağa geçirdiği ancak muhalefet gerekçesinin açıklanmadığı, gündemin 5. Maddesiyle ilgili davalı şirket tarafından sermaye artırımının şirket faaliyetinin karla sonuçlandığı 2017 yılında yapıldığını, şirketin 500.000 TL olan eski sermayesinin her biri 25 TL olan 96.000 paya ayrılarak 2.400.000 TL'ye çıkarıldığını, sermaye artımının 11.12.2017 tarih ve 9470 Sayılı Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edildiği, sermaye artırımının huzur hakkı konusunda karar verilmesinin genel kurulun devredilemez yetkileri arasında olduğu, bu hususlarda yönetim kurulunun yetkisinin olmadığını, ibra oylamasında oy hakkından yoksun olan yönetim kurulu pay sahiplerinin oylamaya katılmadığı, buna rağmen oy çoğunluğunun sağlandığının görüldüğü, gündemin 6. Maddesi kapsamında 3 yıl süreyle ..., ..., ..., ..., ...'ın yönetim kurulu üyesi seçilmelerine davacıların muhalefeti ile karar verildiği, ... dışındaki yönetim kurulu üyelerinin her birine bir sonraki genel kurul toplantısına kadar aylık 9000 TL ücret ödenmesine karar verildiği, incelemesi yapılan 5 yıl içinde davalı şirket tarafından yönetim kurulu üyelerine yalnızca 2018 ve 2020 yıllarında 216.988.-TL toplam tutarında huzur hakkı ödemesi yapıldığı, faaliyetlerini sürdürürken de şirket ortaklarına önemli ölçülerde borçlanıldığı, davalı şirket yetkilileri tarafından sunulan işe giriş bildirgesi ve ücret bordrolarına göre ilköğretim müdürü ...'nun 02.08.2019 tarihinde davalı şirkette çalışmaya başladığı, kendisine 2019 yılında aylık net 7.000 TL, 2020 yılında 8.000 TL, 2021 yılında ise 10.000 TL ödendiği, lise müdürü olan ...'e ise yönetim kurulunda olması nedeni ile ekstra ücret ödenmediğinin belirlendiği, 01.09.2019 - 31.08.2020 dönemi yıllık faaliyet raporunda davalı şirkete ilişkin; Şirketin yönetim organı 4 adet yönetim kurulu üyesinden oluşan yönetim kurulu olduğu, 21.10.2017 tarihli genel kurul kararı ile seçildikleri, yönetim kurulu başkanı ..., yönetim kurulu başkan yardımcısı ..., yönetim kurulu üyesi ..., yönetim kurulu üyesi ... olduğu, şirketin üst düzey yöneticileri lise okul müdürü ..., ilkokul - ortaokul müdürü ..., lise öğretmen sayısının 43, lise idari kadro sayısının 20, ilköğretim sınıf öğretmeni sayısının 9, ortaöğretim öğretmen sayısının 38, ilkokul-ortaöğretim idari kadro sayısının 31 olmak üzere toplam 141 olduğu, 01.09.2019 - 31.08.2020 döneminde yapılan yatırımlara ilişkin davalı şirketin ticari faaliyetinin son 4 yıldır zararla sonuçlanmakla birlikte listelenen yatırımlarla mali durumun iyileştirilmesinin hedeflendiği, ilgili dönemde söz konusu yatırımlar için davalı şirket tarafından 1.880.066-TL ödendiği, 336.863-TL'nin ise 31.08.2020 tarihinden itibaren ödeneceğinin anlaşıldığı, davalı şirketin 15.10.2020 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında alınan 3, 4, 5 ve 6 nolu kararların iptali koşullarının oluşmadığı kanısına varılmış olduğu bildirilmiş; 26.04.2022 tarihli ek raporda; İtirazların asıl raporda incelenip değerlendirildiğinde herhangi bir değişikliğe gidilmediği bildirilmiştir.
Davacı tarafın bilirkişi raporuna itirazlarının irdelenmesi yönünden bilirkişi heyetine nitelikli hesap uzmanının katılımı ile alınan 17.01.2023 tarihli raporda; Genel kurul toplantı tutanağı incelendiğinde davacılar vekilinin gündem maddesiyle ilgili olarak söz aldığı ve gündemin bu noktasına ilişkin muhalefet açıklamasında bulunduğu, daha sonra ise oylama yapıldığının görüldüğü, oylamadan sonra verilen bir muhalefet şerhinin bulunmadığı, bununla birlikte gündem maddeleri içerisinde yazılmış muhalefet şerhleri dışında başkaca bir itiraz eden olmadığı ifadesinin yer aldığı, söz konusu ifadenin muhalefet şerhi olarak yorumlanması durumunda geçerli bir muhalefet şerhinin bulunduğu sonucuna varılabileceği, davacının temelde dayandığı hususlardan birinin toplantı öncesinde TTK 437/1'e uygun olarak bilgi verilmediği, bu nedenle alınan kararların iptal edilmesi yönünde olduğu, TTK 437/1. Maddesinde öngörülen pasif bilgi alma ve inceleme hakkının kapsamına girecek belgelerin sınırlı sayı olarak belirtildiği, anonim ortaklığı hükümde sayılan belgeler dışındaki belgeleri hazır bulundurma şeklindeki bir yükümlülüğünün olmadığı, anonim şirketin toplantıdan önce ayrıntılı nizanı hazır bulundurmak veya bilançoda yer alan bir hesabın ayrıntısının sunulmasının zorunluluğunun bulunmadığı, bunun yanı sıra bilgi alma ve inceleme hakkının gereği gibi kullandırılmamasının doğrudan genel kurulda alınan kararların iptaline sebebiyet vermediği, alınan karar ile bilgi verilmesi arasında illiyet bağının bulunması gerektiği, gündemin 3. Maddesinin yıllık faaliyet raporuna ilişkin olduğu, davacı şirket tarafından hazırlanan yıllık faaliyet raporunun şirketlerin yıllık faaliyet raporunun asgari içeriğinin belirlenmesi hakkında yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlandığından söz edilemeyeceğini, gündemin 4. Maddesinin bilanço gelir - gider finansal tablolara ilişkin olduğu, oluşturulan finansal tablolarda hukuka aykırı bir durumun olmadığının tespitinin yapıldığı, gündemin 5. Maddesinin yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin olduğu, toplantı tutanağında yönetim kurulu üyelerinin ibrada oy kullanmadığının belirtildiği, ibranın finansal tabloların gereği gibi düzenlemesi ile doğrudan bağlantı içinde olduğu, finansal tabloların gereği gibi düzenlendiği ve yönetim kurulu üyelerinin usulsüz bir işleminin ortaya konulmadığı bir durumda ibra kararının kural olarak iptal edilmesinin olanaklı olmadığı, gündemin 6. Maddesinin yönetim kurulu üyelerinin atanması ve ücretinin belirlenmesine ilişkin olduğu, anonim ortaklıkta ortaklık genel kurullarında çoğunluk ilkesinin geçerli olduğu, genel kurulun yönetim kurulu üyesi belirlemesine ilişkin kararın kanuna esas sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı olmaması gerektiği, somut olayda yönetim kurulu üyesi seçimine ilişkin kararın dosyadaki veriler çerçevesinde kanuna ve esas sözleşmeye aykırılığından söz etmenin olanaklı olmadığı, kararın dürüstlük kuralına aykırı olup olmadığının sorun olduğu, dürüstlük kuralına aykırılığın geniş yorumlanması, çoğunluk pay sahiplerinin yetkisinde olan konulara ilişkin kararların dürüstlük kuralına aykırılık nedeniyle iptalinin gündeme gelmesi tehlikesinin bulunduğu, bu durum dürüstlük kuralına aykırılık adı altında anonim ortaklıklarda geçerli çoğunluk ilkesinin işlevsiz hale gelmesine neden olacağı, taktirin mahkemeye ait olduğu, yönetim kurulu üyelerinin ücretinin belirlenmesine yönelik karar ile ... dışındaki yönetim kurulu üyelerine 9.000 TL ücret ödenmesinin kararlaştırıldığı, belirlenen ücretin makul olup olmadığının tespitinde sektörel bazda bir değerlendirme yapılmasının gerektiği, üye seçimi ve ücret taktirinin dürüstlük kuralına aykırı olduğu kabul edilirse iptalinin gerektiği, aksi halde iptali gerektiren bir hususun olmadığı bildirilmiş, bilirkişiler 02.10.2023 tarihli ek raporlarında kök rapordan sapılmasını gerektiren bir durumun tespit edilmediğini bildirmişlerdir.
Alınan bilirkişi rapor ve ek raporları ve tüm dosya kapsamından; Somut olayda dava dilekçesinde Davacı ...'nin davalı şirkette %3,42 , davacı ...'ın %1,30 hissesi bulunduğu, şirketin iş ve işleyişi hakkında bilgi alamadıkları, finansal tablolar ve hesapların şirket yönetimi tarafından gizlendiği, 15.10.2020 tarihli şirket tarafından yapılan genel kurul toplantısında muhalefetlerine rağmen gündemin 3.maddesiyle 2018-2019 ve 2019-2020 yılı faaliyet raporlarının oylandığı, finansal tabloların gerçeği yansıtmadığı, muhalefetlerine rağmen gündemin 4. Maddesi ile mali tabloların oy çokluğuyla kabul edildiği, gündemin 5. Maddesiyle yönetim kurulunun ayrı ayrı ibra edildiklerini, yönetim kurulu üyeleri seçimi ve huzur hakkı bedelinin tespit edildiğini bildirerek 15.10.2020 tarihli genel kurulun icrasının geri bırakılmasına, teminatsız olarak şirkete kayyum ve denetçi atanmasına talepli olarak iş bu davanın açıldığı, davacılar vekillerinin aşamada dava dilekçesinde belirtilen şirkete kayyum ve denetçi atanmasına yönelik taleplerin tedbir talebi yönünden bildirildiği, davanın konusunun 15.10.2020 tarihli genel kurulun 3,4, 5 ve 6 nolu maddelerinin iptaline yönelik olduğunu beyan ettikleri, davaya konu 15.10.2020 tarihli genel kurul toplantısında davacılar vekilinin gündem maddeleriyle ilgili söz aldığı ve muhalefet ettiklerini bildirdiği, bundan sonra oylamanın yapıldığı, toplantı tutanağının 9. Maddesinde gündem maddeleri içerisinde yazılmış muhalefet şerhleri dışında başkaca itiraz eden olmadığının belirtildiği nazara alındığında davacıların geçerli muhalefet şerhlerinin bulunduğu, Yargıtay kararları kapsamında bilgi alma hakkının ihlali ile alınan kararlar arasında illiyet bağının bulunması gerektiği, dosya kapsamıyla davaya konu 15.10.2020 tarihli genel kurul toplantısında gündemin 4. ve 5. Maddesi ile gündemin 6. Maddesinin yönetim kurulu üyelerinin atanmasına yönelik alınan kararların kanun, ana sözleşme ve dürüstlük kuralına aykırı olduğu hususunun sübut bulmadığı bu nedenle iptali koşullarının mevcut olmadığı, gündemin 3. Maddesi ile kabul edilen davalı şirketin faaliyet raporunun "Şirketlerin yıllık faaliyet raporunun asgari içeriğinin belirlenmesi hakkında" yönetmelik hükümlerine uygun hazırlanmadığının bilirkişi raporuyla tespit edildiği,gündemin 6. Maddesiyle alınan yönetim kurulu üyelerine aylık 9.000,00 TL huzur hakkı ödenmesine yönelik bölümün ise davalı şirketin 2018-2019-2020 ve 2021 yıllarında ticari faaliyetinin zararla sonuçlandığı, öz varlığının negatife düştüğü ve kayıtlı bilanço değerlerine göre 4 yıldır borca batık olarak faaliyetini sürdürdüğüne yönelik mali müşavir bilirkişi tespiti dikkate alındığında makul düzeyde olmadığı bu nedenle gündemin 3. Maddesiyle alınan karar ile gündemin 6. Maddesi ile alınan yönetim kurulu üyelerine aylık net 9000 TL huzur hakkı ödenmesine yönelik karar bölümü yönünden davanın kabulü gerektiği sonucuna ulaşılarak aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR :
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın Kısmen Kabulü ile davalı şirketin davaya konu 15.10.2020 tarihli genel kurul toplantısında gündemin 3. Maddesiyle alınan karar ile gündemin 6. Maddesi ile alınan yönetim kurulu üyelerine aylık net 9000 TL huzur hakkı ödenmesine yönelik karar bölümünün İptaline,
Fazlaya ilişkin talebin reddine
2-Alınması gerekli 427,60 TL harçtan peşin alınan 54,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 373,20 TL'nin davalı taraftan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Davacılar tarafından peşin yatırılan 54,40 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacılara verilmesine,
4-Davacılar lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı taraftan tahsiliyle davacılara verilmesine,
5-Davalı taraf lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacılardan tahsiliyle davalı tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafça yapılan ilk dava gideri 62,20 TL, 20 e-tebligat gideri 141,50 TL, 11 tebligat gideri 277,00 TL, 1 kep gideri 0,50 TL, 2 bilirkişi gideri 1200,00 TL olmak üzere toplam 1.681,20 TL yargılama giderinin 840,60 TL'sinin davalı taraftan tahsiliyle davacılara verilmesine, bakiye giderin davacılar üzerinde bırakılmasına,
7-Davacılarca yatırılan gider avansının bakiyesinin karar kesinleştiğinde davacılara iadesine,
Dair davacılar vekilleri ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/02/2024
Başkan ...
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Katip ...
e-imzalı
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!