T.C.
İZMİR
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/98
KARAR NO : 2024/536
DAVA : İtirazın İptali (Gemi Satış Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05.02.2024
KARAR TARİHİ : 26.06.2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı ... vekilinin 05.02.2024 harç tarihli dava dilekçesiyle; müvekkili Çeşme limanında ... bağlama nosu ile kayıtlı olan ... isimli teknesini 10.05.2023 tarihinde davalı ...’e gemi satış sözleşmesi ile sattığını, davalı teknenin devir bedeli olarak kararlaştırılan 1.700.000 TL’yi ödemediğini, bu nedenle İzmir ...İcra Müdürlüğünün ... E dosyasıyla takibe geçildiği, takibe itiraz nedeniyle takibin durduğunu, bu nedenle yapılan itirazın iptaline ve %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili 15.04.2024 tarihli cevap dilekçesinde; dava konusu teknenin müvekkili tarafından kişisel kullanım için alındığını, ticari kullanımının söz konusu olmadığını, müvekkilinin tüketici konumunda olduğundan davanın görevsizlik yönünden reddini talep ettiklerini, esasa ilişkin olarak taraflar arasındaki tekne satışının resmi olarak yapıldığını, satış bedelini tahsil etmediğini iddia eden alacaklı davacının bu iddiasını ispatlaması gerektiğini, resmi senet üzerinde satışın yapıldığını, davacının müvekkili aleyhine haksız olarak icra takibi başlattığını ve yapılan görüşmede bu durumu inkâr ettiğini, davacının mükerrer tahsilat yapmak amacıyla satıştan yaklaşık sekiz ay geçtikten sonra alacak talebinde bulunduğunu, davacı tarafından takipten önce alacağa faiz işletilmesi ve ticari faiz talep edemeyeceğini, müvekkilinin ticari amacı olmadığından faiz talebinin de haksız olduğunu belirterek davanın reddine, davacı aleyhine %20 sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 25.04.2024 tarihli replik dilekçesinde; TTK m. 931 gereği davanın ticari dava olduğunu, davayı görevli mahkemede açtıklarını, taraflar arasında, mülkiyeti ...'na ait olan, Çeşme Limanı’nda ... bağlama no’su ile kayıtlı ... isimli özel teknenin satış amacıyla bir alım satım sözleşmesi yapıldığını, söz konusu alım satıp sözleşmesi ile ilgili olarak müvekkilinin 10.05.2023 tarihinde Çeşme Limanı’nda yapılan "Gemi Satış Sözleşmesi" ile yerine getirdiğini, gemi satım sözleşmesi gereği müvekkilinin Çeşme Limanı’nda ... bağlama no’su ile kayıtlı olan ... isimli özel tekneyi davalıya teslim ettiğini, ancak davalının teknenin devir bedeli olarak kararlaştırılan 1.700.000,00-TL’yi müvekkiline ödemediğini, davalının alım satım sözleşmesinde "satış bedelini ödeme" edimini yerine getirdiğini ispat etmesi gerektiğini, borçlu ...’in tekne bedelini ödemeyerek müvekkilini oyaladığını, bunun üzerine İzmir ...İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattıklarını, borçlunun takibe haksız olarak itiraz ettiğini, davalının yaptığını iddia ettiği ödemeyi gösterir bir belge sunmadığını ve buna ilişkin delil göstermediğini, müvekkilinin satış işlemi ile birlikte tekneyi davalı adına tescil ettirip teslim ettiğini, davalının üzerine düşen edim borcunu yerine getirmeyerek satış tarihi itibariyle temerrüde düştüğünü, faiz başlangıç tarihinin teknenin resmi satış tarihinden başlatılması ve talep edilen faizin reeskont avans faizi olmasının usule, yasaya ve hukuka uygun olduğunu belirterek davanın kabulüne, takibin devamına, alacağın % 20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; gemi satış sözleşmesine dayalı devir bedelinin tahsil edilememesi nedeniyle açılan itirazın iptali davasıdır.
Tarafların Delilleri Toplanmış ve Değerlendirilmiştir.
Arabuluculuk anlaşamama son tutanağı, faturalar, Nakliyat Abonman Sözleşmesi, İzmir ...İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası incelenmiş ve değerlendirilmiştir.
İzmir ...İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası dosyası incelendiğinde; alacaklı ... tarafından davalı borçlu ... aleyhine başlatılan 26.12.2023 harç tarihli ilamsız icra takibi ile 1.700.000 TL asıl alacak ve 260.239,72 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.960.239,72 TL alacağın tahsilinin talep edildiği, ödeme emrinin borçlu 29.12.2023 tarihinde tebliğ olunduğu, borçlu 05.01.2024 tarihli itiraz dilekçesiyle itiraz ettiği, itirazlarında borcun tamamına, faize, faiz oranına ve ferilerine itiraz ederek takibi 05.01.2024 tarihinde durdurdukları belirlenmiştir.
10.05.2023 tarihli gemi sicil müdürlüğünde resmi şekilde yapılan gemi satış sözleşmesi incelendi.
Tüm dosya kapsamı ve deliller incelendiğinde;
Taşınmaz satımının tapuda, resmi şekilde yapılması zorunlu bir koşul (m. 237/I) olduğundan, resmi senette bedelin ödendiğinin yazılmasına rağmen, bunun aksini; yani bedelin ödenmediğini iddia eden satıcı, TMK m. 6'ya göre bu iddiasını ispat etme ve bu konuda aynı güçte yazılı kanıt sunma yükü altındadır. Zira resmi senet her iki tarafı bağlayacaktır. 6100 sayılı HMK'nın m. 201 hükmü, senede karşı senetle ispat zorunluluğu (veya tanıkla ispat yasağı), resmi senetle yapılmış olan taşınmaz satımında bedelin ödenmemiş olduğu iddiasının ispatını iddia edenin üzerine bırakmaktadır.
Aynı nitelikte yapılan düzenlemede de TTK m. 1001 “MADDE 1001- (1) Gemi siciline kayıtlı olan bir geminin devri için, malik ile iktisap edenin, mülkiyetin iktisap edene devri hususunda anlaşmaları ve geminin zilyetliğinin geçirilmesi şarttır.
(2) Mülkiyetin devrine ilişkin anlaşmanın yazılı şekilde yapılması ve imzaların noterce onaylı olması gerekir. Bu anlaşma gemi sicil müdürlüğünde de yapılabilir.
(3) 11 inci maddenin üçüncü fıkrası hükmü saklıdır” hükmünde de gemi mülkiyetinin devrini 6762 sayılı Kanun m.868/1f dan ayrılarak “Madde 868 – Gemi siciline kayıtlı bulunan bir geminin temliki için malik ile iktisap edenin, mülkiyetin iktisap edene intikal edeceğine dair anlaşmaları lazım ve kafidir.” Menkullerdeki hükümlerin uygulanmasını aşmış ve mülkiyetin değerinin yazılı olarak Noterce onaylı olmasını aramıştır. Aynı hükümde devrin gemi sicil müdürlüğünde de yapılabileceğini belirtmiştir. Resmi şekilde yapılmış olan bu devirlerin aksini ancak aynı nitelikte ve güçte bir yazılı belge ile ispatı mümkündür.
Taraflar arasında yer alan yapılan gemi satış sözleşmesinde “bağlama kütüğü ve teknik bilgileri yukarıda belirtilen gemi, deniz ve iç su aracının satıcı ve alıcıları, belirtilen hisseleri, belirtilen bedellerle, varsa gemi, deniz ve iç su aracı üzerindeki tüm takyidatlarla sattıklarını ve aldıklarını huzurunda ikrar ve kabul etmişlerdir.” İbaresinin yer aldığı, böylece taraflar dava konusu olan gemiyi devrettikleri ve gemi satış sözleşmesinin TBK m. 207/2f gereğince “Sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler.” geminin teslimi ile bedelinin ödendiğini kabul etmişlerdir.
Dolayısıyla davacının dava dilekçesinde sadece gemi satış sözleşmesini ibraz ettiği, başka bir delil sunulmadığı, satışın yapılmasına rağmen bedel alıp almadığı iddiasının soyut iddia niteliğinde olduğu, bu iddiasını ispat edecek HMK da ki yazılı delilleri ortaya koyamadığı, ispat kurallarına göre Gemi Sicil Müdürlüğünde yapılan yazılı sözleşmenin aksini ispatlayamadığı, yine davacının delil listesinde yemin deliline dayanmadığından, karşı tarafa yemin teklif etme hakkının bulunmadığı belirlenmiş olduğundan davacının davasının reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
Yukarıda Açıklanan Sebeplerle;
Davacının davasının REDDİNE,
Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL harcın dava açılışında alınan 19.230,55 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 18.802,95 TL harcın yatırana iadesine,
Yargılama giderlerinin davacının üzerine bırakılmasına,
Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden red edilen miktar üzerinden AAÜT'nin 13/1. maddesine göre belirlenen 208.000,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan tahsili ile vekili yararına davalıya verilmesine,
Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
HMK m. 333 gereği gider avansından artanın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı ve gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/06/2024
Başkan ...
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Katip ...
e-imzalı
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!