WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 21 Haziran 2026

İZMIR 5. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İZMİR
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/106 Esas
KARAR NO : 2024/540
DAVA : Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/08/2023
KARAR TARİHİ : 27/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı ... Ürünleri San. ve Tic. AŞ vekilinin İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında açmış olduğu 11.08.2023 tarihli dava dilekçesiyle; müvekkili ... Ürünleri San. ve Tic. A.Ş’nin orman ürünleri, ahşap, kereste alım satım, ithalat ihracat işi yaptığını, müvekkilinin Afrika / Kamerun’un Douala Limanından, Türkiye / Gebze Evyap Limanına ithal ettiği ağaç vasfındaki ürünlerin taşınması için davalı ... Acenteliği A.Ş. tarafından 27.12.2021 tarihinde 2022 yılı 1.çeyrek için 40 TC'lik konteyner başına navlun ücreti olarak 1.133,00 USD teklifte bulunulduğunu, deniz yolu taşıma (navlun) ücretinin ithal edilen malların limana varışına müteakip gemi acentesinin vereceği yük teslim belgesi (ordino) karşılığında mal sahibi taşıtan tarafından ödenmesi gerekirken davalı ... Acenteliği AŞ’nin konteyner yetersizliğini gerekçe göstererek taşıma ücretlerinin peşin ödenmesi şartıyla teklifin geçerli olduğunu beyan ettiğini, müvekkilinin davalı tarafından yapılan teklifi kabul ettiğini ve davalı şirket hesabına 07.01.2022 tarihinde 16.795,60 USD’lik peşin ödeme (40'lık 11 konteyner navlunu ve lokal masraflar için) yaptığını, müvekkilinin yaptığı ödemeye karşılık 2022 yılı Şubat ayında taşımanın gerçekleştirilmesini talep ettiğini, bu talebin 2022 yılı Mayıs ayına kadar karşılanmadığını, taşıma bedeli ödenen 11 konteynerden 40'lık 8 adet konteynerin taşıma işlemi ekipman (konteyner) yetersizliği sebebiyle 2022 yılı Mayıs ayında gerçekleştirildiğini, taşıması gerçekleştirilen 8 adet 40'lık konteyner için konteyner başına 1.133,00 USD değil ikinci çeyrek tarifesinin uygulanarak 1.333,00 USD'lik fatura kesildiğini, müvekkilinin bu faturayı ihtirazı kayıtla kabul ettiğini ve ticari ilişkinin sonlandırıldığını, taraflar arasındaki ticari ilişkinin sonlandırılmasıyla müvekkilinin peşin ödenen bedelden kalan bakiyenin geri ödenmesini talep ettiğini, bu ödemenin yapılmaması üzerine davalıdan 7.677,29-USD'lik cari hesap alacakları için İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile takibe geçtiklerini, davalının takibe itiraz ettiğini, arabuluculuğa başvurduklarını ancak anlaşma sağlanamadığını, bu aşamada davalı şirket tarafından 6.027,24-USD’nin müvekkiline iade edildiğini, bakiye alacak tutarı olan 1.650,05 USD’nin hala ödenmediğini belirterek itirazın iptali ile takibin 1.650,05 USD üzerinden devamına davalı aleyhine alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Acenteliği A.Ş. vekili 26.09.2023 tarihli cevap dilekçesiyle; davacının imzaladığı navlun sözleşmesi kapsamında, dava konusu uyuşmazlığın çözümünde yetkili mahkemenin Londra Yüksek Mahkemesi olduğunu, dava konusu taşıma sözleşmesinin bir tarafı İsviçre merkezli deniz yolu ile konteyner içinde yük taşıma işi ile iştigal eden ... Mediterranean Shipping Company S.A. olduğunu, müvekkilinin bu sözleşmede taşıyanın Türkiye acentesi sıfatı ile hareket ettiğini, taşıyan tarafından düzenlenen ve taşıma sözleşmesi şartlarının yer aldığı konişmentonun 10. Maddesinde taşıma sözleşmesinden kaynaklanacak uyuşmazlıkların çözümü için başvurulacak yetkili mahkemenin Londra Yüksek Mahkemesi ve uygulanacak hukukun İngiliz hukuku olarak belirlendiğini, MÖHUK m. 47. Gereğince de tarafların yabancı mahkemelerin yetkili kılınmasına ilişkin anlaşma yapabileceklerinin belirtildiğini, HMK m. 17 ye göre de sözleşmeyle belirlenen mahkemenin yetkili mahkeme olacağı hükmünün yer aldığını, dava konusu taşımanın merkezi Cenevre İsviçre’de bulunan ... Mediterranean Shipping Company S.A şirketinin konişmentosu tahtında yapıldığını, konişmento tahtında yapılan taşımalarda, navlun sözleşmesinin nasıl yapılacağı ve ifa edileceği, yükleme, taşıma, teslim ve sair ameliyelerin nasıl ve ne şekilde yapılacağı, taşıma tahtında çıkacak uyuşmazlıklar halinde uygulanacak hukuk ve uyuşmazlığın görüleceği yetkili mahkeme (yetki anlaşması) için de konişmento hükümlerinin uygulanması gerektiğini, Kırkambar taşıması olan konteyner taşımalarında, konişmentoların arka yüzünde taşıma şartlarının yer aldığını, konişmento arkasında yer alan taşıma şartlarının navlun sözleşmesi hükümleri olduğunu, yabancılık unsuru taşıyan taşımalarda konşimentolarda yer alan yetki sözleşmelerinin MÖHUK gereğince taraflar için bağlayıcı olduğunu, dava konusu uyuşmazlıkta deniz taşımasını yapan şirketin Cenevre İsviçre merkezli ... Mediterranean Shipping Company S.A olduğunu, taşımanın yabancı bayraklı ... gemisi ile yapıldığını, yüklerin Kamerun’dan Türkiye'ye taşındığını, MÖHUK m. 24/1 uyarınca sözleşmeden doğan borç ilişkilerinin tarafların açık olarak seçtikleri hukuka tabi olacağını, MÖHUK m. 29/1 gereğince de eşyanın taşınmasına ilişkin sözleşmelerin tarafların seçtikleri hukuka tabi olacağını, bu nedenle MÖHUK gereğince yabancılık unsuru taşıyan taşımada, konişmento hükümlerinde yer alan yetki anlaşmasının uygulanması gerektiğini, davanın yetkisizlik nedeniyle reddinin gerektiğini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde görevli mahkemenin Denizcilik İhtisas Mahkemesi olduğunu, TTK m. 5/2 gereğince deniz taşımacılığından kaynaklanan uyuşmazlıklarda, HSK tarafından, TTK'nın 5/2 maddesi gereğince TTK'dan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmak üzere İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğunu, davanın görevsizlik nedeniyle reddinin gerektiğini, pasif husumet yönünden ise; davacı tarafça doğrudan ... Acenteliği A.Ş.’ye karşı husumet yöneltildiğini, müvekkili şirketin İsviçre Cenevre merkezli deniz yolu ile konteyner içinde yük taşıma işi ile iştigal eden ... Mediterranean Shipping Company S.A şirketinin Türkiye acenteliğini yaptığını, ... ve ... numaralı konişmentoların 'Taşıyan ... Mediterranean Shipping Company S.A. adına acente olarak ... CAMEORUN S.A. tarafından imzalandığını '' TTK m. 105’e göre acente aleyhine doğrudan dava açılamayacağını, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, esasa ilişkin olarak; müvekkili tarafından davacıya ilk çeyrek navlun teklifinin 31.03.2022 tarihine kadarki gemi hareketlerinde geçerli olduğu bilgisinin verildiğini, davacıya 2018 yılından itibaren her çeyrek başında navlun tekliflerinin düzenli olarak iletildiğini, davaya konu taşıma için 2022 yılı ilk çeyrek navlun teklifinin de bu şekilde yapıldığını, taraflar arasındaki mail yazışmalarında yer aldığı üzere 2022 yılı ilk çeyrek için teklif edilen navlun bedelinin taşıma yapılacak geminin 01.01.2022 ile 31.03.2022 tarihleri arasındaki hareketine istinaden geçerli olacağını, davaya konu taşımanın ikinci çeyrekte başladığından davacıya ikinci çeyrek navlunlarının yansıtıldığını, bu navlunun davacı tarafından da kabul edildiğini, buna rağmen müvekkilinin düzenlediği faturaların reddedildiğini, navlun teklifinde, ilgili limanda gerekli ekipman ve gemilerde yer olması durumunda geçerli olduğu ibaresinin yazdığını, davaya konu konişmentolar tahtında taşıması yapılan konteynerlerin hareketleri incelendiğinde, konteynerlerin davacı tarafından dolumu yapılmak üzere boş konteynerleri 14.03.2022 tarihinde davacıya teslim ettiğini, davacının, teklifte belirtilen süre sona erdikten sonra, yani 21.04.2022 ve 22.04.2022 tarihlerinde konteynerleri limana getirdiğini, müvekkili tarafından, teklif süresi içerisinde boş konteynerlerin davacıya teslim edilmesine rağmen teklif süresi sona erdikten sonra konteynerlerin limana davacı tarafça getirildiğini, deniz taşımasının 2022 yılının ikinci çeyreğinde yapılmasında müvekkili ... Acenteliği A.Ş.'nin hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, taşıyan ... Mediterranean Shipping Company S.A’nın deniz taşımasını gereği gibi yerine getirip TTK uyarınca navlun ücretine hak kazandığını, müvekkili şirketin davacının deniz taşıması vaktindeki güncel navlunlardan etkilenmemesi için önden ikinci çeyrek teklifinin yapıldığını belirterek davanın yetkili mahkemede açılmamış olmasından dolayı yetkisizlik nedeni, davanın görevli mahkemede açılmamış olmasından dolayı görevsizlik nedeni ile, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle ve esastan reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 17.10.2023 tarihli replik dilekçesiyle; davalı acente tarafından müvekkili ... Ürünleri San. ve Tic. A.Ş.’ye kesilen tüm faturaların doğrudan kendi adına kesildiğini, bu faturalarda asıl taşıyan adına / izafeten kesildiğine ilişkin herhangi bir kaydın bulunmadığını, müvekkili şirkete doğrudan fatura kesen taraf ... Acenteliği A.Ş. olduğundan yetkili mahkemenin Londra Yüksek Mahkemeleri değil, Türk Mahkemelerinin yetkili olduğunu, taraflar arasındaki uyuşmazlığa konu alacağın 1.650,05-USD olduğu gözetildiğinde bu miktar bedel için Londra Yüksek Mahkemesinin yetkili olduğu iddiasının iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığını, pasif husumet yönünden de; müvekkiline kesilen tüm faturaların doğrudan davalı tarafından kesildiğinden, bu faturalarda asıl taşıyan ... Meditteranean Shipping Company S.A. adına/izafeten kesildiğine ilişkin herhangi bir kayıt veya ibare bulunmadığından davanın doğrudan davalı ... Acenteliği A.Ş’ ye karşı açılmasında usule ve hukuka aykırılık bulunmadığını, davalı şirketçe müvekkili şirketin Afrika Kamerun’un Douala Limanından Türkiye Gebze Evyap Limanına ağaç vasfındaki ürünler için davalı ... Acenteliği A.Ş. tarafından 27.12.2021 tarihinde; 2022 yılı 1.çeyrek için 40TC'lik konteyner başına navlun ücreti olarak 1.133,00-USD teklifte bulunulduğunu, deniz yolu taşıma ücretlerinin ithal edilen malların limana varışına müteakip gemi acentesinin vereceği yük teslim belgesi (ordino) karşılığında mal sahibi taşıtan tarafından ödenmesinin genel uygulama olduğunu, davalı şirketin o tarihteki ekipman (konteyner) yetersizliğini gerekçe göstererek bu teklifini müvekkili şirkete taşıma ücretlerinin peşin ödemesi koşuluyla geçerli olduğunu belirttiğini, müvekkilinin ödemeyi peşin yaptığını, Ocak – Şubat 2022 tarihlerinde taşıma talebinde bulunduklarını, davalının Mayıs 2022 tarihinde taleplerine cevap verdiğini, davalının boş konteynerlerden birini 14.03.2022 tarihinde müvekkiline teslim ettiğini, ancak konteynerin 22.04.2022 tarihinde doldurulup teslim edildiği beyanının doğru olmadığını, taraflar arasında kararlaştırılan taşıma için normal teslim süresinin 2022 yılının 1. ve 2. Ayları olduğunu, davalının bu anlaşmaya uymadığını, dava dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek bakiye alacakları olan 1.650,05-USD üzerinden takibin devamına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas – ... Karar sayılı 27.12.2023 tarihli kararla görevli mahkemenin İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş, verilen karar 07.02.2024 tarihinde kesinleştirilerek, davacı vekilinin 18.01.2024 tarihinde süresinde vermiş olduğu tahrik dilekçesiyle dosya mahkememize gönderilmiş ve mahkememizin ... Esas sırasına kayıtlanmıştır.
Davalı vekili 13.02.2024 tarihli dilekçesiyle; davaya konu taşımanın ... ve ... numaralı konşimentolar tahtında davacının onayı ve bilgisi dahilinde olan navlun bedelleri üzerinden yapıldığını, davanın pasif husumet yokluğundan reddini, mahkeme aksi kanaatte ise her halükarda davanın esastan reddini talep etmiştir.
Dava; davacı taşıtan / gönderilenin davalı taşıyan aleyhine açmış olduğu peşin ödenen navlun bedelinin iadesine ilişkin yapılan takibe itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasındaki ihtilaf davalının cevap dilekçesinde bildirmiş olduğu, yetki, pasif husumet ve esasa ilişkindir.
Tarafların delilleri toplanmış ve değerlendirilmiştir.
İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası, teklif yazısı, ödeme dekontu, e – mail yazışmaları, ... ve ... numaralı konişmento tercümeleri, tracking kayıtları, arabuluculuk tutanağı incelenmiş ve değerlendirilmiştir.
İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklısı ... Ürünleri A.Ş.’nin takip borçlusu ... Acenteliği A.Ş. aleyhine 14.12.2022 tarihli ilamsız icra takibi ile 7.677,29 USD asıl alacak üzerinden takibe geçtiği, borçluya ödeme emrinin 20.12.2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 19.12.2022 tarihinde borca, faize, faiz oranına ve ferilerin tümüne itiraz ederek takibi durdurduğu belirlenmiştir.
Taraflar arasında takip tarihi olan 14.12.2022 tarihinden sonra 03.01.2023 tarihinde arabuluculuk görüşmeleri yapılmış ve 02.02.2023 tarihinde arabuluculuk görüşmeleri sona ermiş ve dava 11.08.2023 tarihinde açılmıştır.
Taraflar arasında ki ihtilaf öncelikle yetki ve pasif husumete ilişkindir.
Davalı tarafın yetki itirazı incelendiğinde; Dosyaya ibraz edilen konşimento da yer alan yetki ilk itirazı incelendiğinde; bu halde yetkili mahkemenin m.10/3’e göre ... ve ... numaralı konşimentolarda yer alan ve milletlerarası yetki kaydını içeren konşimento kuralının genel işlem şartı niteliğinde bulunduğu açıktır. Buradaki genel işlem şartı, ticari nitelikte olsa da, 6098 s. Türk Borçlar Kanunu m. 20-25’te yer alan denetime tabidir. Söz konusu denetim gerek tüketici gerekse de ticari nitelikteki genel işlem şartlarına uygulanmaktadır. Ayrıca söz konusu hükümler, tarafların iradelerinden bağımsız olarak emredici nitelikte kurallar barındırmakta ve bu sebeple kamu düzenine ilişkindir. Dolayısıyla Türk Borçlar Kanunu’nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun m. 2 uyarınca, hukuki işlemin tarihine bakılmadan, TBK m. 20-25’te yer alan kurallar geçmişe yönelik olarak da uygulanabilecektir. Öte yandan somut olayda yabancılık unsurunun bulunması da, kamu düzeni ile ilgili bulunan söz konusu hükümlerin uygulanmasını engellememektedir. Çünkü bu konuda “Türk Hukukunu Doğrudan Uygulanan Kuralları” başlıklı MÖHUK m. 6 uygulama alanı bulur: “Yetkili yabancı hukukun uygulandığı durumlarda, düzenleme amacı ve uygulama alanı bakımından Türk hukukunun doğrudan uygulanan kurallarının kapsamına giren hallerde o kural uygulanır.” Öğretiye göre, iç hukukta sözleşmeler için getirilmiş olan ve kamu yararı açısından önemli olan hükümler (Örn; kira hukukuna ilişkin emredici hükümler, hâkimin fahiş cezai şartı indirmesi gibi), Türkiye’de yabancı bir hukuka tabi olan sözleşmelere de doğrudan uygulanır (Bkz. ... / ...: Milletlerarası Özel Hukuk, 11. Bası, 2012, s. 155). Genel işlem şartlarına ilişkin hükümlerin bu kapsamda değerlendirileceği açıktır. Dolayısıyla yabancılık unsurlu olaylarda dahi, mahkemenin TBK’ da yer alan genel işlem şartlarına ilişkin denetim kurallarını uygulaması gerekmektedir.
Olayda konşimentoda yer alan yetki kaydının müzakere edildiği kabul edilse dahi, TBK m. 25’e göre söz konusu genel işlem şartı içerik denetimine tabidir. Bu maddeye göre, “Genel işlem koşullarına, dürüstlük kuralına aykırı olarak, karşı tarafın aleyhine veya onun durumunu ağırlaştıracak nitelikte hükümler konulamaz.” Somut olaydaki yetki kaydının geçerli olduğu kabul edildiğinde, söz konusu konşimento tahtında ortaya çıkan her türlü uyuşmazlıkta davacının yükle ilgilinin Londra mahkemelerine başvurması gerekecektir. Bu halde TBK m. 25 çerçevesinde söz konusu yetki kaydının geçersiz sayılmasına sebep olmaktadır. Dürüstlük kuralına göre, söz konusu yetki şartının geçerli olması Türkiye’de bulunan ihracatçı firmalar açısından açık bir dengesizlik yaratmaktadır.
Türk içtihat hukukunda TBK m. 25’te yer alan içerik denetimi konşimentolarda yer alan uluslararası yetki ve tahkim kayıtları için uygulanmıştır. Bu hususta verilen yerel mahkeme kararlarının Yargıtay 11’inci Hukuk Dairesi tarafından da onaylandığı görülmektedir. (Örneğin: İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinin 1-) ... Esas, 2-) ... Esas, 3-) ... Esas, 4-) ... Esas, 5-) ..., Esas 6-) ... Esas, 7-) ... Esas, 8-) ... Esas, 9-) ... Esas, 10-) ... Esas, 11-) ... Esas, 12-) ... Esas, 13-) ... Esas, 14-) ... Esas, 15-) ... Esas, 16-) ... Esas, 17-) ... Esas, 18-) ... Esas, 19-) ... Esas, 20-) ... Esas, 21-) ... Esas, 22-) ... Esas, 23-) ... Esas, 24-) ... Esas, 25-) ... Esas, 26-) ... Esas, 27-) ... Esas, 28-) ... Esas, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin – 1-) ... Esas, 2-) ... Esas, 3-) ... Esas, 4-) ... Esas, 5-) ...Esas, 6-) ... Esas, 7-) ... Esas, 8-) ... Esas, 9-) ... Esas, 10-) ... Esas, 11-) ... Esas, 12-) ... Esas, 13-) ... Esas, 14-) ... Esas, 15-) ...Esas, 16-) ... Esas, 17-) ... Esas, 18-) ... Esas, 19-) ... Esas) Dolayısıyla, Yargıtay İhtisas Dairesi tarafından da, konşimentolardaki yetki tahkim kayıtları açısından TBK m. 25’te yer alan içerik denetimi hâli hazırda kabul gören ve uygulanan bir yoldur. Söz konusu uygulama da, temelde, somut olaydaki yükle ilgilinin hak arama özgürlüğü üzerinde yetki ve tahkim kaydının ekonomik bir sınırlama yapıp yapmadığı ölçütüne dayanmaktadır. Bu tür bir etkinin olmadığı durumlarda yetki ve tahkim kaydı geçerli görülürken, hak arama özgürlüğünün fiilen sınırlanmış olacağı durumlarda genel işlem koşulu niteliğindeki bu kayıtlar bağlayıcı nitelikte sayılmamaktadır.
Ayrıca, Konişmentoda yer alan yetki kaydı incelendiğinde "Tüccarın açtığı herhangi bir davanın ve aşağıda belirtilen koşullar saklı kalmak kaydıyla taşıyıcının açtığı herhangi bir davanın Londro Yüksek Mahkemesi'nin inhisari yetkisinde olduğu ve ingiliz kanunlarına tabi olduğu kabul edilmiştir Amerika Birleşik Devletlerine veya Amerika Birleşik Devletlerinden yapılacak taşımalara ilişkin dava, münhasıran NewYork Güney Bölgesinden sorumlu Birleşik Devletler Bölge Mahkemesinde açılacak ve ABD kanunları münhasıran geçerli olacaktır. Tüccar herhangi bir diğer mahkemede dava açmamayı ve başka bir mahkemede açılan davanın sona erdirilmesinde oluşacak taşıyıcının makul yasal giderlerini ve masraflarını karşılamayı kabul eder. Tüccar yukarıda belirtilen esasa ilişkin tüccar aleyhine verilmiş herhangi bir karara itiraz hakkından feragat eder.
Navlun veya tüccarın taşıyıcıya ödemesi gereken herhangi bir diğer tutarla ilgili herhangi bir anlaşmazlık durumunda, taşıyıcı seçim hakkı kendisinde olmak üzere belirtilen ülkelerde ya da yükleme limanı, boşaltma limanı, teslim yerinin bulunduğu ülkede veya tüccarın ticari faaliyetinin bulunduğu herhangi bir yerde tüccar aleyhine dava açabilir." bu kaydın her iki taraf için belirli bir mahkemeyi yetkili kılmadığı, taraflardan birinin menfaatlerinin üstün tutulduğu ve karşılıklı dengenin bulunmadığı bir mahkeme seçimi yapıldığı görülmektedir. Uluslararası Usul Hukuku açısından bu tür yetki kayıtları “Asimetrik Yetki Kaydı” olarak anılmaktadır. Bu tür kayıtların mahkemenin belirli olmaması sebebiyle geçerli olarak kabul edilmemektedir. Ayrıca bu durum, genel işlem şartı denetimi dışında ortaya çıkmaktadır. Mahkemeye sunulan asimetrik yetki kaydının geçersizliği için genel işlem şartı denetimine başvurmaya dahi gerek yoktur.
Sonuç olarak, MÖHUK m. 6 gereğince uygulama alanı bulan genel işlem koşullarına ait hükümler gereğince 6098 sayılı TBK m. 25 uyarınca başvurulacak içerik denetimde bu tür yetki kayıtlarının evleviyetle dürüstlük kuralına da aykırı olacağı açıktır. Dolayısıyla gerek genel usul hukuku ilkeleri gerekse de BK m. 25-özelinde söz konusu mahkeme kaydının geçerli bir uluslararası yetki sözleşmesi olarak değerlendirilmesi de mümkün değildir. Yetki itirazına dayanak yapılan konşimento kaydının geçerli olmadığından bu yöndeki yetki ilk itirazının reddine karar verilmiştir.
Davalının pasif husumet itirazı incelendiğinde; cevap dilekçesinde müvekkilinin düzenlediği konşimentoların (... ve ...) taşıyan adına 'Taşıyan ... Mediterranean Shipping Company S.A. adına acente olarak ... CAMEORUN S.A.” tarafından düzenlendiği ve bu sıfatla acenteye karşı dava açılmasının mümkün olmadığı, husumetin asıl taşıyana izafeten ... Acenteliğine yöneltilmesi gerektiğini belirterek pasif husumet itirazında bulunmuştur.
Davacı taraf ise cevaba cevap dilekçesinde davalının müvekkilinden tahsil etmiş olduğu henüz taşıma yapılmadan peşin ödenen 7.677,29 USD cari hesaptan doğan alacağının 6.027,24 USD lik kısmının iadesinde düzenlenen faturalarda (15.12.2022 tarihli ve 29.12.2022 tarihli ve diğer iadeler başlıklı 1.225,05 USD ve 426,00 USD bedelli faturalarda) sadece ... Acenteliği AŞ tarafından düzenlendiği ve taşıyanın adının yer almadığını belirtmiştir.
Davalı vekili 13.02.2024 tarihli beyan dilekçesinde iadelerin hangi taşımaya ilişkin olduğunu belirtmiş ve ... ve ... numaralı konşimentolar üzerinden yapıldığını belirtmiştir.
Bu konşimentolardan ... numaralı konşimentonun ... Shipping Company SA’nın Kamerun’daki yükleme acentesi tarafından düzenlendiği, tahliye limanındaki acentenin de ... Acenteliği A.Ş olarak konşimentoda yer aldığı, yine diğer konşimento olan ... numaralı konşimentoda yükleme acentesinin Kamerun acentesi olduğu, boşaltma acentesinin ... Acenteliği A.Ş olduğu belirlenmiştir.
Bu iki konşimentoya istinaden düzenlenen faturalar incelendiğinde ise; ... konşimento adına düzenlenen faturanın 05.07.2022 tarihinde düzenlenen … numaralı navlun faturasında birim fiyatın 1.337,17 USD olarak düzenlendiği ve toplam değerinin 8.023 USD olduğu, yine ... numaralı konşimento için düzenlenen 05.07.2022 tarihli… numaralı faturada da birim fiyatın 1.375,50 USD olarak yer aldığı, toplam navlun bedelinin 2.751,00 USD olduğu, her iki faturada navlun faturalarının ... Shipping Company SA adına ... Acenteliği A.Ş tarafından (tahliye acentesi ) düzenlendiği belirlenmiştir.
Esas yönünden yapılan incelemede ise; davalının defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak kesilen iade bedellerinin teklif süresi içerisinde boş konteynerlerin iade edilmesi halinde hangi tarife hükümlerinin uygulanacağı konusunda inceleme yapılarak 24.04.2024 tarihli rapor alınmıştır. Bu raporda tarafların pasif husumet konusundaki dilekçeleri de incelenerek yapılan değerlendirmede davacının davalı acente tarafından davacı şirkete kesilen faturaların doğrudan kendi adına kesildiği, taşıyana izafeten ibaresinin bulunmadığını iddia ettiği, davalının ise dava konusu emtianın yılın ikinci çeyreğinde deniz taşıması çıkarıldığından davacının birinci ve ikinci çeyrek arasındaki navlun farkına itiraz ettiği, ret cevabı vermemek için temel fatura kestiği ve bu tarihten itibaren iade faturalarının düzenlendiği, davacının düzenlediği iade faturalarının cari hesaptan kaynaklı olmayıp, navlun bedeline itirazdan kaynaklandığı ve bu nedenle davacının pasif sıfatının yokluğunu ileri sürdüğü, dosyadaki faturalar ve dayanaklar incelendiğinde her iki faturanın da iade faturası olduğu, davalının acenteliğini üstlendiği taşımalara ilişkin düzenlendiği, iade faturalarının dayanağı olan faturaların TTK m. 1200 uyarınca davacının taşıtan sıfatından kaynaklandığı, davacının taşıtan sıfatının TTK m. 1138 uyarınca davalının acenteliğini yaptığı ... ile davalı vasıtasıyla yapılan navlun sözleşmesinden kaynaklandığı, dava konusu borcun kaynağı olan hizmetin asıl taşıyan tarafından görüldüğü, davalının pasif taraf sıfatının bulunmadığı, davalının defterlerinin incelenmesi ile 2022 yılı birinci çeyrekte konteyner başına 1.133 USD teklif verilerek 11 adet konteyner için navlun ve lokal masraflar olarak 16.795,60 USD fatura düzenlendiği ve 07.01.2022 tarihinde ödendiği, ancak davalının ... ve ... nolu konşimentolar ile 8 konteynerin taşındığı, konteyner başına 1.133 USD değil 1.333 USD birim başına fatura kesildiği ve bu nedenle İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasıyla icra takibine giriştikleri ve bu alacağın 6.027,24 USD’nin iade edildiği bakiye kalan 1.650,05 USD’nin kaldığını belirterek dava açtığı, bu talep edilen 1.650,05 USD’nin davacının düzenlediği, iade faturalarından kaynaklandığı, davalı tarafın defterleri incelendiğinde, davalının 21.09.2022 tarihinde 6 adet konteyner için 8.023 USD navlun faturası düzenlediği, bu faturanın 1.225,05 USD’lik kısmı için davacının 22.09.2022 tarihinde ihale faturası düzenlediği, 2 adet konteyner için 2691 USD navlun faturası düzenlendiği, davacının 425 USd iade faturası düzenlediği, toplam 1.225,05 + 425 USD = 1.650,05 USD’nin dava konusu olduğu, uyuşmazlığın temelinde konteyner başında düzenlenmesi gereken bedelin 1.133 USD mi yoksa 1.333 USD mi olması gerektiğine dayandığı, taraflar arasındaki e posta yazışmalarında navlun sözleşmesinin ve değerinin belirlendiği 2022 yılı ilk çeyrek navlunlarının timber yüklemeleri için 31.03.2022 tarihine kadar olacak şekilde davalının teklif verdiği, davacının da bu teklife uyarak yüklemeyi yaptırdığı, icaba örtülü kabul bulunduğu, yine 01.04.2022 tarihinden itibaren ise 21.04.2022 ve 22.04.2022 tarihlerinde konteynerlerde dolum yapılarak taşıyana teslim edildiği, geciken konteynerlerin dolumunun davacının kusuru ile ortaya çıktığı davalının 14 ve 23 mart 2022 tarihlerinde konteynerlerin davacıya teslim ettiği, ancak davacının bu konteynerleri nisan ayı sonlarında doldurarak verdiği, davacının fiyat artışına ilişkin durumu bildiği, 17.05.2022 tarihinde bu miktar üzerinde ödeme yaptığı, dosyadaki ... nolu konşimento 10.05.2022 tarihinde düzenlendiği, ... Nolu konşimentonun da aynı tarihte olup, davalının pasif taraf sıfatının bulunmadığı ve konteyner teslimlerinin ikinci çeyreğe kalmasında davalıya atfedilecek bir kusur bulunmadığı belirtmişlerdir.
Bu rapora karşı davacı vekilinin 10.05.2024 tarihli beyan dilekçesiyle; bilirkişi raporuna karşı itiraz ederek bilirkişinin objektif değerlendirme yapmadığı uygulama ve süreleri gözetmediği, davalının faturaları doğrudan kestiği belirterek rapora karşı itiraz etmiştir.
Bu rapora karşı davalı vekilinin 07.05.2024 tarihli beyan dilekçesiyle; davacıya teslim edilen konteynerlerin ikinci çeyrek içerisinde iade edildiği, ikinci çeyreğe kalmada davacının kusurlu olduğu, yine davacının ikinci çeyrek navlunlarını kabul ettiği, icra takibinin haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddini ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Toplanan Tüm Deliller ve Yapılan İncelemelere Göre,
Esas yönünden; Davalının defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemede davalının davacı ile e posta üzerinde yapmış olduğu anlaşmalarda, 2022 yılı birinci dönem ve ikinci dönem yazışmalarında birinci dönem de konteyner başına 1.133 USD ikinci dönem de ise 1.333 USD anlaşma yapıldığı, birinci çeyrekte konteyner başına 1.133 USD olarak anlaşma yapıldığı, yüklemelerin 14.03.2022 ve 23.03.2022 tarihlerinde konteynerlerin dolumu için davacıya konteynerlerin verildiği, 22.04.2022 ve 21.04.2022 tarihinde dolumu gerçekleştirilen konteynerlerin taşıyana teslim edildiği, 05.07.2022 tarihinde gönderilene verildiği ve gönderilenin 06.07.2022 ve 13.07.2022 tarihlerinde konteynerleri iade ettiği, konteynerlerin 1 aya yakın süreyle geç doldurulduğu ve böylece ikinci çeyrek kapsamında taşıyana teslim edildiği, burada davacının dolum süresinin gecikmesi nedeniyle ikinci çeyrekteki bedellerden sorumlu olduğu, kaldı ki davacının fiyat artışını bildiği ve 17.05.2022 tarihinde bu artışa uygun olarak ödeme yaptığı belirlenmiştir.
Taraflar arasındaki e posta kayıtları incelendiğinde, daha önceden ticari ilişkinin bulunduğu ve her üç aylık dönemde navlun ücretlerinin davacı tarafa bildirildiği, 01.07.2021, 30.09.2021 - 01.10.2021 ve 31.12.2021 arasında her konteyner için alınacak ücretlerin bildirildiği ve karşı taraf davacının bunu kabul ettiği, ancak bu dönemlerde taşımaya ilişkin herhangi bir işlem yaptırmadığı, yine Ocak 2022 – 31.03.2022 tarihleri arasındaki taşımaya ilişkin bildirir şekilde davacıya e posta ile tarifenin 27.12.2021 tarihinde bildirildiği ve üç ay boyunca bu tarifenin sabit olduğunun, tarifenin gemi hareketine istinaden geçerli olarak belirtildiği, bilahare yeni tarifenin de 18.03.2022 tarihindeki e posta ile davacı şirkete bildirildiği, davacı şirketin de bu tarifede ki navlun bedelinin 1.333,00 USD olduğunu bu tarih itibariyle öğrendiği, tarifenin gemi hareket tarihine göre geçerli olduğunun karşı tarafa tebliğ edildiği, davacının bu e postaya karşı 17.05.2022 tarihinde verdiği beyanda 2022 yılı ikinci çeyrek navlun fiyatlarını uygun bulduğu ve davalıya bildirdiği belirlenmiştir.
Her ne kadar davacı taraf bilirkişi raporunda yükleme yerinin Kamerun olması nedeniyle ve yüklemenin gecikebileceği, taraflar arasındaki sözleşmede 1.133 USD olarak birim başına belirleme yapıldığını iddia ederek bilirkişi raporuna itiraz etmiş ise de; taraflar arasındaki e posta yazışmalarında birim başına taşımaların 1.333 USD olacağının 17.05.2022 tarihinde kabul edildiği ve bu miktar üzerinden gemiye yüklenerek yükün 10.05.2022 tarihinde gemiye yüklendiği belirlenmiştir.
Dolayısıyla davacının konteyner başına ikinci dönemde belirlenen ücret tarifesini kabul ettiği ve bunun üzerinden fatura düzenlendiği anlaşılmıştır.
Pasif husumet yönünden gerekçede açıklandığı üzere davacının taşımayı yapan ve onun adına fatura düzenleyen taşıyana izafeten acenteye karşı dava açması gerektiği halde açmaması ve davayı doğrudan acenteye karşı açması nedeniyle davanın öncelikle husumet yönünden reddi gerekmektedir. Ayrıca bilirkişi incelemesinde de belirlendiği üzere taraflar arasında konteynerlerin navlun bedellerinin belirlenmesi için yapılan yazışmalarda 1.333,00 USD olarak 2022 yılı Nisan – Mayıs – Haziran aylarına ait ikinci dönem tarifenin davacı tarafından da kabul edilmesi nedeniyle (17.05.2022) davanın esas yönünden de reddi gerekmektedir. Ancak öncelikle husumet yönünden davanın reddi gerektiğinden davalının taraf sıfatı bulunmaması gözetilerek bu yönden dava reddedilmiştir.
Davalı tarafın kötü niyet tazminat talebi şartları davanın ret sebebinin pasif husumet olması ve aynı zamanda davacının haksız olmakla birlikte kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından reddedilmiştir.
HÜKÜM:
Yukarıda Açıklanan Sebeplerle;
Davacının davasının davalının pasif taraf sıfatı bulunmadığı, doğrudan acenteye karşı dava açıldığı, davanın taşıyan ... ya izafeten ... Acenteliğine karşı açılmaması nedeniyle pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,
Davalı tarafın kötü niyet tazminat talebinin şartları gerçekleşmediğinden reddine,
Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL harcın dava açılışında alınan 717,29 TL harcın mahsubu ile fazla alınan ‭289,69‬ TL harcın yatırana iadesine,
Yargılama giderlerinin davacının üzerine bırakılmasına,
Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden red edilen miktar üzerinden AAÜT'nin 7/2 maddesine göre belirlenen 17.900 TL vekâlet ücretinin davacıdan tahsili ile vekili yararına davalıya verilmesine,
Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
HMK m. 333 gereği gider avansından artanın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı ve gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/06/2024
Katip...
e-imzalı
Hakim
e-imzalı