T.C.
İZMİR
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/746
KARAR NO : 2024/158
DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ : 22/09/2023
KARAR TARİHİ : 21/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı ... vekili 22.09.2023 harç tarihli yürütmenin geri bırakılması talepli dava dilekçesiyle; davalı ... Gıda Sanayi ve Dış Ticaret A.Ş.'nin İzmir ili Bornova ilçesinde faaliyet gösteren ve zeytinyağı üretimi ile iştigal eden bir şirket olduğunu, davalı şirkette davacının %12,50 pay (812.500 TL değer), dava dışı ...'nun %22,50 payı (1.462.500 TL nominal değer), dava dışı ...'nun %10,00 payı (650.000 TL nominal değer), dava dışı ...'nın %32,50 payı (2.112.500 TL nominal değer), dava dışı ...'nın %10,00 payı (650.000 TL nominal değer) ve dava dışı ...'nun %12,50 payı (812.500 TL nominal değer) olduğunu, 30.09.2022 tarihinde davalı şirketin pay sahiplerinden ..., ..., ... ve davacı ...'nun hisselerinin ...'ya devretmek istediğini, ancak hisseyi devralmak isteyen ...'nın kapanış şartlarının yerine getirmemesi sebebiyle müvekkili tarafından hisse devir sözleşmesinin feshedildiğini, davalı şirketin yönetim kurulunu ..., ... ve ...'nun oluşturduğunu, ...'nun vefatı nedeniyle yönetim kurulu üyeliğinin sona erdiğini, yönetim kurulu üyesi ...'nun vefatından bir (1) hafta sonra 22.06.2023 tarihinde davalı şirket tarafından 22.06.2023 tarihli genel kurul toplantısının TTK ve yargı kararlarına aykırı olarak yapıldığını, genel kurul toplantısında çağrı usulüne uyulmadığını, davaya konu genel kurulun müvekkili ve dava dışı diğer hissedarların bilgisi dışında ve çağrı yapılmaksızın toplandığını, 22.06.2023 tarihli genel kurulda önce ...'nun yönetim kurulu üyeliği görevine son verildiği, yönetim kurulu üyeleri yeniden seçildiği, şirketin kontrolü ve fiilî yönetimi karı ve koca olan iki hissedara (..., ...) bırakıldığı, davacı dâhil diğer tüm hissedarlar, davalı şirket yönetiminden dışlandığını, yeni atanan yönetim kurulunun 22.06.2023 tarihli ve ... sayılı Yönetim Kurulu kararı ile görev dağılım kararı aldığını, dava konusu genel kurulun, çağrı usûlüne uyulmadan toplandığından alınan kararların yoklukla malûl olduğunu ve bu kararların iptali gerektiğini, TTK m. 446/1-a uyarınca davacının genel kurul kararının iptalini isteme hakkı ve hukuki yararı bulunduğunu, TTK m. 414 ve 415’e göre genel kurulun toplantı yapılması için ortaklara tebligat ve ilan edilmesi gerektiğini, 22.06.2023 tarihli genel kurul toplantısına müvekkili ve diğer ortaklarının çağrılmadığını ve yönetim kurulu üyelerinin değiştirildiğini, müvekkilini yönetim kurulunda temsil eden ...’nun görevine son verildiğini, diğer pay sahibi ... ve eşi ...’nın seçildiğini, belirterek davanın kabulünü; ayrıca dava konusu olan genel kurul kararı ile atanan yetkisiz yönetim kurulunun, şirketi temsil ve ilzam etmeye devam ettiğini ve bu suretle müvekkili ve diğer ortakların bilgisi ve icazeti dışında iş ve işlemler yaptığını, şirketin zarara uğramasına ve hatta davalı şirketin aktiflerinin usûlsüz şekilde üçüncü kişilere devrine yol açabilecek nitelikte kararlar alabileceğini 22.06.2023 tarihli genel kurul sonrasında yapılan 09.08.2023 tarihli genel kurula da ne müvekkili ne de diğer pay sahiplerinin çağırılmadığını ve bu genel kurulda, şirketin merkezinin Aydın'dan İzmir'e taşınmasına karar verildiğini, dava konusu hukuka aykırı alınan karar dayanak gösterilmek suretiyle pay sahibi müvekkili ve diğer dava dışı pay sahiplerinin durumunu daha da ağırlaştıran, eşit işlem ilkesine aykırı olan ve pay sahiplerinin devredilemez nitelikteki haklarını ihlâl edebilecek kararların alınmasının mümkün olduğunu belirterek tedbiren davanın sonuna kadar TTK m.449 uyarınca yürütmesinin geri bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkememizce ön inceleme duruşmasında davacının tedbir talepleri de değerlendirilmiştir. Tedbir taleplerinin incelenmesinde davacı taraf 22.06.2023 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların yoklukla malul olduğundan uygulanmasının durdurulması ve şirkete yönetim / denetim kayyımı atanması talebinde bulunmuş olup, mahkememizce 06.12.2023 tarihinde yapılan murafaa duruşmasında davacının talebinin iki kısımlı olup, birinci kısmının bu hisse devrinin geçerli olup olmadığı ve çağrısız yapılan genel kurul toplantısının geçerli olup olmadığına ilişkin olduğu, ancak davacının dosyaya ibraz etmiş olduğu delillerden yaklaşık ispat kurallarına göre davalının hisse devir sözleşmesine aykırı davrandığı ve sözleşmedeki 4. maddenin ihlal edildiğine ilişkin yeterli delil bulunmadığından bu yöndeki genel kurul kararlarının uygulanmasının durdurulması ve şirkete yönetim / denetici kayyım atanması taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Davalı ... Gıda Sanayi Ve Dış Ticaret A.Ş. vekili 25.10.2023 tarihli cevap dilekçesiyle; 22.06.2023 tarihli genel kurul toplantısında genel kurul tarihi itibariyle şirket paylarının tamamının sahibi olan ... ve ... genel kurul toplantısına katıldığını, bu hususun ticaret sicil kayıtlarında, hazirun cetvelinde net ve açık olduğunu, ...'nın %32,5 ...'nın %10, davacı ...'nun %12,5, ...'nun %22,5 ...'nun %10 ve ...'nun %12,5 pay oranında şirket ortakları iken 30.09.2022 tarihli “... Gıda Sanayi ve Dış Ticaret Anonim Şirketinin Hisse Devir Sözleşmesi” ile davacı ... da dahil diğer ortaklar ..., ... ve ...'nun kendilerine ait toplam % 57,5 oranındaki hisselerini ortaklardan ...'ya devir ve temlik ettiklerini, sözleşmede belli şartların yerine gelmesi halinde (kapanış şartlarının yerine gelmesi halinde) ... ve ...’nın kendi payları dışında kalan diğer şirket hisselerine de sahip olacağını belirttiğini, erteleyici şarta bağlı bir hisse devrine ilişkin bir alacağın temliki (devri) sözleşmesi yapıldığını, geciktirici şartın (sözleşmede bu şart kapanış şartı olarak ifade edilmiştir) da yerine getirildiğini, iptali istenilen şirket genel kurulu öncesinde ...'nın %90, ...'nın ise %10 payı ile davalı şirket ortağı haline geldiklerini, genel kurul tarihi itibariyle bu iki kişi dışında davacı da dahil başka şirket ortağının mevcut olmadığını, bu hususun ticaret sicil kayıtlarına, pay defterine ve hazirun cetveline işlendiğini, davalı şirketteki payların genel kurul toplantısının yapıldığı tarih itibariyle pay senedi veya ilmühabereye bağlanmadığını ve çıplak pay niteliğinin bulunduğunu, çıplak pay devri konusunda özel bir hüküm bulunmadığından, devirde genel hükümlerin uygulanacağını (TBK m. 183 vd.), alacağın temliki işlemi borçlandırıcı tasarruf işlemi ayrımında, bir tasarruf işlemi olarak kabul edildiğini, çıplak pay devrinde TBK m. 184 gereğince yazılı şekil arandığından, devreden ve devralan tarafından çıplak payın yazılı sözleşme ile devredilmesi halinde ikinci işleme gerek kalmaksızın ve anonim şirket payı aynı zamanda menkul mal hükmünde kabul edildiğinden, pay devrine ilişkin devir ve temlik sözleşmesinin yazılı olarak yapılmasıyla birlikte yazılı sözleşme konusu edilen pay devredenin malvarlığından çıkarak devralana geçtiğini, TTK m. 499 uyarınca da pay devrinin pay defterine kaydı anonim şirkete karşı paya bağlanan ortaklık haklarının kullanımına olanak sağladığını, davacının da dahil olduğu diğer eski paydaşlar ..., ... ve ...'nun 30.09.2022 tarihli sözleşme ile kendilerine ait toplam %57,5 çıplak paylarını, alacağın temliki suretiyle dava dışı ...’ya devrettiklerini, bu alacağın temliki sözleşmesi ile bedelin ödenmesinin vadeye bağlandığını, pay devrinin geçişinin geciktirici şarta bağlandığını, geciktirici şartın ise sözleşmede belirtilen kapanış şartlarının gerçekleşmesi olduğunu, pay devir sözleşmesinin 4. maddesinde belirtilen kapanış şartlarından;
“(1)Satıcıların her birinin ... AŞ lehine bankalar nezdinde vermiş olduğu her türlü kefalet, garanti ve benzeri yükümlülüklerden tamamen ibra edildiklerini bankalar tarafından yazılı olarak teyit eden belgelerin satıcılara sağlanması,
(2) Alıcı ...’ nın her bir satıcıya yapacağı ek-1 deki tabloda gösterilen ödemelere denk gelecek tutarlarda, şekil şartları Türk Ticaret Kanunu’ na uygun olacak şekilde ve ciro edilemez şerhli bono(emre muharrer senet) düzenleyerek teslim etmesi,” olduğunu hisseyi devralan ... tarafından bu şartların yerine getirildiği, vadesi gelen ödemeler davacı da dahil tüm eski pay sahiplerine yapıldığını, kapanış şartları gerçekleştiğinden davacı da dahil diğer eski pay sahiplerine, geciktirici koşulun yerine getirildiği vadelerde ödenecek hisse bedellerine karşılık bonoları teslim almaları için ihtarları bildirimde bulunduklarını, bildirme rağmen eski pay sahiplerinin bonolarını teslim almadıklarını, davacı ve diğer eski pay sahiplerinin ortak sıfatına sahip olmadıklarını, 30.09.2022 tarihli sözleşmedeki kapanış şartlarının gerçekleştiğini ve payların dava dışı ...’ya geçtiğini, bu hususun davalı şirkete bildirilerek pay defterine kaydının yapıldığını, dava dışı ...’nın %90 ve ...’nın %10 payı bulunduğunu ve bu suretle genel kurul toplantısının yapıldığını, davacının iptali istenen genel kurula katılma, alınan kararların hükümsüzlük / iptalini talep edebilme hakkı bulunmadığını, pay devrinin gerçekleşmesinden sonra sözleşmenin feshinin ve müvekkili şirketin genel kurul kararlarının iptalini isteyemeyeceğini, çağrının usule aykırı olması nedeniyle iptal davası açılabilmesi için çağrıdaki eksiklik nedeniyle toplantıya katılmayan pay sahibinin oy sayısının kararın alınmasına etki etmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacının ortak sıfatının devam ettiği kabul edilse bile oy oranının kararın alınmasına etki edemeyeceğini belirterek davanın reddini ve TTK m. 449'daki şartlar oluşmadığından 22.06.2023 tarihli genel kurul kararının dava sonuna kadar yürütülmesinin geri bırakılması talebinin de reddini talep etmiştir.
Davalı ... Gıda Sanayi Ve Dış Ticaret A.Ş.’nin eski yöneticisi olduğunu beyan eden DAVA DIŞI ...’nun 30.11.2023 tarihli beyan dilekçesiyle; müvekkili ...'nun, 27.07.2020 tarihli ... sayılı Genel Kurul Kararı ile yönetim kurulu üyesi olarak seçildiğini, bugüne kadar yönetim kurulu üyesi olarak hareket ettiğini, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü belgeleri incelendiğinde davalı şirketin yönetim kurulu üyesi olan müvekkilinin bilgisi dışında hukuka aykırı olarak kararlar alındığının tespit edildiğini, ticaret sicil kayıtları incelendiğinde TTK m. 499'da belirtilen usullere aykırı bir şekilde 22.06.2023 tarihinde müvekkilinin %10'una sahip olduğu toplam %57,5 oranındaki payların ...'ya devredildiği ve bunun pay defterine işlendiğinin görüldüğünü, bu hususun müvekkilinin bilgisi dışında yapıldığını, sözleşmenin davalı şirkete ibraz edilip edilmediği konusunda yönetim kurulu üyesi ...'ya bir bilgi verilmediğini, sözleşmedeki şartların gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkin bir inceleme yapılması için ... ve davalı ...’dan oluşan yönetim kurulunun toplanmadığını ve gerekli incelemenin yapılmadığını, devir taahhüdünde bulunan müvekkili dâhil pay sahiplerinin bilgisine başvurulmadığını ve pay defterine kayıt için müvekkilinin katıldığı herhangi bir yönetim kurulu kararının da alınmadığını, dava konusu 22.06.2023 tarihinde yapılan çağrısız olağanüstü genel kurul toplantısının gündemini belirlemek üzere alınan aynı tarihli (22.06.2023) yönetim kurulu kararında ...’nın ve eşi ...’nın imzasının bulunduğunu, ancak müvekkilinin imzasının bulunmadığını, yönetim kurulu üyesi ...'nun 15.06.2023 tarihinde vefat etmesi üzerine yönetim kurulunun, ilgili kararın alındığı tarihte müvekkili ... ve ...'dan oluştuğunu, ... ve eşi ...'nın, genel kurul toplantısı gerçekleştirebilmek için yönetim kurulu üyesi olmayan ...'nın imzası ile yönetim kurulu kararı aldığını, ilgili kararda, müvekkilinin yönetim kurulu üyeliğine son verilerek ...'nın yönetim kurulu üyesi olarak seçilmesinin de yer aldığını, müvekkilinin, söz konusu yönetim kurulu kararına ilişkin hiçbir bilgisi bulunmadığını ve hukuki sorumluluğunun bulunmadığını, davalı şirkette hem %10 pay sahibi olarak hem de yönetim kurulu üyesi olarak hukuka aykırı işlemler yapılarak yönetime el koyulduğunu ve şirketin %57,5 pay sahiplerinin şirketten dışlandığını, şirketteki pay çoğunluğu ve fiili hakimi ... tarafından ele geçirildiğini belirterek dava konusu genel kurul kararının uygulanmasının tedbiren dava sonuna kadar yürütülmesinin geri bırakılmasına, yönetimine el konulan davalı şirkete temsil ve yönetim kayyımı atanmasına, bu talepleri kabul görmezse denetim ve gözetim kayyımı atanmasına ve dava konusu 22.06.2023 tarihli olağanüstü genel kurulda alınan kararların iptaline ve bu hususun Ticaret Sicil Müdürlüğüne tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davacı ... vekili 01.12.2023 tarihli kayyım atanması talepli beyan dilekçesiyle; davalı şirkette %12,5 pay sahibi müvekkiline çağrı yapılmadan usulsüz şekilde alınan 22.06.2023 tarihli genel kurul kararının iptali talebiyle dava açtıklarını, davalı şirketin sicil kayıtlarında 22.06.2023 tarihinde dört ayrı karar alındığını, alınan bu kararlar ile müvekkilinin davalı şirketten çıkarıldığını, davalı şirketin fiili kontrolünün dava dışı yönetim kurulu üyesi ve %32,5 oranında pay sahibi ...’ya geçtiğini, TTK m. 499'da belirtilen usullere aykırı olarak kararlar alındığını, sözleşmenin davalı şirkete ibraz edilip edilmediği konusunda dava dışı yönetim kurulu üyesi ...'ya bilgi verilmediğini, sözleşmedeki şartların gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkin bir inceleme yapılması için ... ve davalı ...’dan oluşan yönetim kurulunun toplanmadığını ve gerekli incelemenin yapılmadığını, devir taahhüdünde bulunan pay sahiplerinin bilgisine başvurulmadığını ve pay defterine kayıt için herhangi bir yönetim kurulu kararının da alınmadığını, yönetim kurulu üyesi olmayan ...’nın imzasıyla sahte ve yok hükmünde yönetim kurulu kararı alındığını, 22.06.2023 tarihli yönetim kurulunda imzası bulunan ...'nın o anda yönetim kurulu üyeliğinin bulunmadığını, ancak imzasının bulunduğunu, ilgili kararın alınması için imzası gereken dava dışı ...’nun ise yönetim kurulu kararında imzasının bulunmadığını, bu kararın yok hükmünde olduğunu, 22.06.2023 tarihinde pay devirlerinden sonra, davalı şirketin iki ortağı olarak görünen ... ile ...'nın, aynı gün dava konusu çağrısız olağanüstü genel kurul toplantısı gerçekleştirdiğini ve dava dışı ... ile merhum ...’nun görevine son vererek kendilerini yönetim kuruluna seçtiklerini, hem pay devirleri hukuka aykırı olduğu için gerçek pay sahipleri ile toplanılmadığından hem de genel kurul toplantısı öncesi gündemi belirleyen yönetim kurulu kararı yok hükmünde olduğundan, dava konusu genel kurul kararlarının açıkça hukuka aykırı olduğunu, genel kurul kararı sonrası 22.06.2023 tarihli yönetim kurulu kararı ile yönetim kurulu başkanının ...’nın, yönetim kurulu başkan vekilinin ise ...’nın olduğu şeklinde bir görev dağılım kararı alındığını, bu kararda ayrıca ... ile ...’nın davalı şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili olduklarının belirtildiğini, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından gönderilen belgelere göre davalı şirketin kontrolünün tamamıyla aslında toplam %42.50 pay sahibi olan dava dışı ... ve ...’ya geçtiğini, hisse devri gerçekleşmediği halde pay defterine hukuka aykırı şekilde yapılan kayıt ve devamındaki işlem ve kararların da hukuka aykırı olduğunu, bu hususlarda İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku Öğretim Üyesi Prof. Dr. ...'den HMK m. 293 uyarınca uzman görüşü alındığını, uzman görüşünde 22.06.2023 tarihli pay defterine kayıt işleminin usûl ve yasaya aykırı şekilde yapıldığını, müvekkillerinin davalı şirkette halen pay sahibi olduklarının sonucuna varılarak davalı şirkete yönetim ve temsil kayyımı atanması ve ayrıca dava konusu paylar üzerine tedbir konulması şartlarının oluştuğunun belirtildiğini, ... ve ...’nın, davalı şirketin ... şubesi ile aynı adreste faaliyet gösteren ve davalı şirket ile benzer unvana sahip ... Dış Ticaret Limited Şirketi'nin de sahibi olduğunu öğrendiklerini, dava konusu olayda hukuka aykırı işlemler yapmaktan ve kararlar almaktan çekinmeyen ... ve ...’nın her iki şirketi de kontrol ediyor olmasının davalı şirkete ait malvarlığının dava dışı ... Dış Ticaret Limited Şirketi’ne muvazaalı olarak devredilmesi riskini doğuracağını belirterek davalı şirkete temsil ve yönetim kayyımı atanmasını; bu talepleri kabul görmezse denetim ve gözetim kayyımı atanmasını ve davanın kabulü ile dava konusu 22.06.2023 tarihli olağanüstü genel kurulda alınan kararların iptaline ve bu hususun Ticaret Sicil Müdürlüğüne tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Dava ve talep; 22.06.2023 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararların yoklukla malul olduğunun tespiti, olmadığı takdirde iptali ve tedbiren yürütmesinin geri bırakılmasına ve davalı şirkete temsil ve yönetim kayyımı atanmasını; bu talepleri kabul görmezse denetim ve gözetim kayyımı atanmasına ilişkin davadır.
Tarafların delilleri toplanmış ve değerlendirilmiştir.
22.06.2023 tarihli genel kurul kararı, 22.06.2023 tarihli ... nolu yönetim kurulu kararı, 22.06.20.23 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi, 30.09.2022 tarihli ... Gıda Sanayi Ve Dış Ticaret A.Ş.’nin hisse devir sözleşmesi, davacının 25.09.2023 tarihli yazısı, ihtarnameler, hazirun cetveli, kapanış şartlarına ilişkin banka kayıt ve yazıları, eski pay sahiplerine yapılan ödeme dekontları, davalı şirketin Ticaret sicil kayıtları ve İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyası incelenmiştir.
İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin tedbir talepli (kayyım atanması ve payların devrinin engellenmesine yönelik) 30.11.2023 harç tarihli ... Esas sayılı dosyasında; davacılar ..., ..., ..., ...’nun davalı ... ve ... Gıda AŞ aleyhine açtığı davada, davacıların 30.09.2022 tarihli hisse devir sözleşmesi ile hisse devrinin gerçekleşmesi konusunda davacı ve davalı tarafların sözleşme ile karar aldığı, bu sözleşmenin 4. Maddesinde (kapanış şartları) başlıklı kısımda davalının bazı yükümlülükleri bulunduğu, (davacılara ait şirketin lehine verdikleri kefaletlerin ve teminatların kaldırılması ile her bir davacıya ödenecek kararlaştırılan miktarları ihtiva eden ciro edilemez bono vermesi) ancak davalının yükümlülükleri yerine getirmediğinden pay devrinin gerçekleşmediği, halde pay devri gerçekleşmiş kabul edilerek 22.06.2023 tarihinde çağrısız genel kurul toplantısı yapıldığı, bu nedenle şirkette hissedar olan müvekkillerinin pay sahiplerinin tespiti şirkette bulunan hisselerin devrinin engellenmesi için tedbir kararı verilmesi ve şirkete kayyım atanmasını ihtiva eden talepte bulundukları mahkemece tedbir talebinin değerlendirilerek 05.12.2023 tarihinde kabul edildiği ve 373.750 adet 3.737.500 TL nominal değerli payların 3. kişilere devir ve temlikinin önlenmesine ilişkin ihtiyati tedbir kararı verildiği, şirkete yönetim ve temsil kayyım atanması talebinin ise reddine karar verildiği, bu karar itiraz üzerine 13.02.2024 tarihinde davalı tarafın itirazının reddine karar verildiği yargılamasının devam ettiği belirlenmiştir.
Davacının gerek dava dilekçesi ve gerekse 01.12.2023 tarihli talep dilekçesinde 22.06.2023 tarihli genel kurul kararlarının dava sonuna kadar yürütmesinin geri bırakılması ve aynı zamanda dava dışı ... ve ...’nın yeni kurdukları ... Dış Ticaret Ltd. Şti.’ne davalı şirketin malvarlığının temlik edilmesi halinde davalı şirketin zarara uğrayacağı iddiasına dayalı olarak davalı şirkete temsil ve yönetim kayyımı atanması, olmadığı takdirde denetim ve gözetim kayyımı atanması talebinde bulunmuşlardır.
Mahkememizce yapılan yargılamada tedbir kapsamında yapılan ön inceleme ve murafaa duruşmasında şirket yönetim kurulu üyeleri olan şirket yöneticileri ... ve ... dinlenmişlerdir. Diğer eski yönetici olduğu belirtilen ... ise vekili vasıtasıyla 06.10.2023 ve 30.10.2023 tarihli beyan dilekçelerini dosyaya sunmuştur. Mahkememizce 06.12.2023 tarihli ara kararla davacıların tedbir talebi değerlendirilerek yaklaşık ispat kurallarına göre ise davalının üzerine düşen edimi yerine getirmediğine ilişkin dosyada bir delil bulunmadığı, davacının genel kurulun kararlarının yürütmenin durdurulması (TTK m. 449) ile tedbiren davalı şirkete temsil ve yönetim kayyımı atanması talepleri ispat edilemediğinden 22.06.2023 tarihli genel kurul kararlarının uygulanmasının durdurulmasına ve şirkete temsil ve yönetim /denetim / gözetim kayyımı atanması talebinin reddine karar verilmiştir.
Dava konusu ihtilaf davalı ... Gıda Sanayi Ve Dış Ticaret A.Ş.’nin eski ortağı olan davacı ...’nun davalı şirketteki hissesini devir alan / alıcı ...’ya 30.09.2022 tarihli hisse devir sözleşmesiyle devrettiği ve fakat sözleşmenin 4. maddesindeki şartlar gerçekleşmediğinden devrin geçersiz olduğu iddiasıyla şirketin yapmış olduğu 22.06.2023 tarihli genel kurul toplantısına çağrılmadığına istinaden çağrısız genel kurul şartlarının oluşmadığı ve genel kurul toplantısının yoklukla malul olduğu iddiasına dayalı davadır.
Dava iki aşamadan oluşmaktadır. Öncelikle birinci aşamada davacının ve dava dışı diğer ortakların (..., ... ve ...’nun) 30.09.2022 tarihli hisse devir sözleşmesiyle toplam % 57,5 olan hisselerini devralan ...’ya 2.000.000 Euro bedelle devredip etmedikleri ve payın devri karşılığı kendilerine m. 3/1’e göre paylarına göre ödenecek bedellerin ödenmesi ve aynı zamanda sözleşmede yer alan m. 4’deki kapanış şartlarının yerine getirilip getirilmediği, dolayısıyla devrin geçerli olup olmadığı ve davacının yapmış olduğu fesih talebinin yerinde olup olmadığına ilişkin kısımdır. Ancak, davada bu şartlar gerçekleşmediğinden ortak olduğunu ve halen şirket ortağı olarak 22.06.2023 tarihinde yapılan genel kurul toplantısına girmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
İkinci aşama ise davacının şirket ortağı olarak kabul edilmesi halinde 22.06.2023 tarihinde yapılan genel kurul toplantısının çağrısız genel kurul şartlarının bulunup bulunmadığı ve buna göre yoklukla malul olup olmadığına ilişkindir.
Ancak, davacıların dava konusu yapmış oldukları sözleşmedeki 4. maddenin yani kapanış şartlarının gerçekleşmediği ve bu nedenle hisse devrinin gerçekleşmediği ve feshedildiği iddialarının davalı şirket vekilinin dosyaya ibraz etmiş olduğu 4. madde kapsamında bankalardan alınan garanti ve benzeri yükümlülükleri kaldırdıklarını gösteren (..., ...bank) 29.03.2023 tarihli ve 12.04.2023 tarihli kefaletin sona erdiğine ilişkin bankaların ilgililere bildirim yazıları ile bu taahhütlerin sona erdiğine ilişkin davacı ve diğer ortaklara davalı şirketi temsilen ...’nın 24.05.2023 tarihli Aydın ... Noterliğinden ... yevmiye numarasıyla bildirime ilişkin (bildirimde sözleşmedeki tüm kapanış şartlarının yapıldığı ve yerine getirildiği, edimlerin ifa edildiği, aynı zamanda lehlerine düzenlenen bonoların teslim alınması konusunda) ihtarın gönderildiği, bu ahtara karşılık davacı ...’nun 02.06.2023 tarihli 5903 yevmiye numaralı ihtara karşılık cevap verdiği belirlenmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşme ve şartları da değerlendirildiğinde 30.09.2022 tarihli hisse devir sözleşmesinin 4. maddesinde kapanış şartlarının düzenlendiği, bu sözleşmenin niteliği itibariyle geçerli olup olmadığı ve sözleşme geçerli ise 22.06.2023 tarihli genel kurul toplantısının geçerli olup olmadığı incelendiğinde; taraflar arasındaki sözleşmesinin 4. maddesinin kapanış şartları başlığı taşıdığı, devir edenler ve devir alanları gösterdiği, aynı zamanda hisse devir bedellerinin de sözleşmenin ekinde ödeme planı olarak yer aldığı tespit edilmiştir.
Her ne kadar davacılar bu sözleşmenin geçerli olmadığı ve şartlarının gerçekleşmediği, yönetim kurulunun bu pay devrini onaylayan bir karar vermesi gerektiği, aksi halde bu hisse devrinin ve dolayısıyla yapılan devreden ortaklar bulunmadan yapılan genel kurul toplantısının da geçersiz olduğunu belirtmişler ise de şirketin A.Ş. vasfında olup, paylarının çıplak pay niteliğinde ve hisse senetlerine bağlanmamış olduğu, bu payların her türlü hukuki işlem yoluyla devredilebileceği ve üstünde haklar tesis edilebileceği, dolayısıyla payın alacağın temliki hükümlerine göre devrinde tasarruf işleminin gerçekleştiği andan itibaren devralanın pay sahipliğini kazandığı, devredenin ise pay sahipliği sıfatını kaybettiği tespit edilmiştir.
Somut olayda hisse devirleri belli "bir şarta bağlanmış olup", bu şartların gerçekleşip gerçekleşmediği incelendiğinde; şahsi teminatların 31.07.2023 tarihinden önce kaldırıldığı ve sözleşmede yer alan bonoların teslim alınması konusunda davacıya ve hisselerini devredenlere noter aracılığıyla ihtarname gönderildiği, davacının ise hisse devrinin şartlarının gerçekleşmesine rağmen bunu kabul etmediği, “iyi niyetli davranış olmadığını” bildirdiği, ancak davalı ...’nın hisse devriyle ilgili gerekli işlemleri yaptığı ve TMK m. 2’ye aykırı davranmadığı, hisselerin devralınması üzerine yönetim kurulu üyesi olan ...’nın diğer hisselerini devredenleri pay defterine kaydetmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, böylece ...’nın payını %90 oranına yükselttiği ve yine sözleşmenin 3.1 maddesine göre payın devrinin 4. maddedeki şartların gerçekleşmesi halinde devredenlerin bu devirlerinin ... A.Ş. pay defterine işlenmesini kabul ettiklerine ilişkin sözleşmede hüküm bulunmakla kapanış şartları da gerçekleşen bu hisse devri nedeniyle davalı ...’nın hisselere sahip olduğu belirlenmiştir.
Kaldı ki davacı taraf dava dilekçesinde de sözleşmedeki şartların yerine getirilmediğini değil, bu şartların yerine getirilmiş olsa dahi genel kurul toplantısı yapılmasını ve bu toplantıya müvekkillerinin katılması gerektiğini belirterek dava açmıştır. Davacı tarafın ihtarda yer alan “şık olmayan davranış” olarak nitelendirdiği hisse devir şartları ise gerçekleşmiştir.
Tüm bu değerlendirmelerle davacının ve diğer ortakların sözleşme kapsamında hisse devir şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği ihtilaf konusu olmaktadır. Ancak, açılmış olan derdest davada bu talep edilmemiştir. Bu talep İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında ileri sürülmüştür. Derdest davada ise 22.06.2023 tarihli genel kurul toplantısının usulüne uygun olmadığı iddia edilmiştir. Oysaki ortaklık devir şartları gerçekleşmiş olduğundan artık bu toplantının davacı ve diğer hisselerini devreden ortaklarla birlikte yapılması ve hisselerini devredenlerin toplantıya davet edilmesi gerekmemektedir.
Kısacası davalı taraf hisse devir sözleşmesinin yapıldığı 30.09.2022 tarihinden itibaren sözleşmenin 4. maddesindeki şartları yerine getirmiş ve davacının talep ettiği bonoları hazırlayarak ihtarname göndermiştir. Ayrıca yine ... Bankası ve ...bank’ta olan kefaletlerini kaldırdığına ilişkin yazıları da hazırlamış ve davacıya göndermiştir. Yaklaşık bir yıl süren devir faaliyeti kapsamındaki ek işlemler davalı tarafından yerine getirilmiş olmasına rağmen davacı tarafından bu şartlar gerçekleşmediği iddiasıyla kabul edilmemiştir. Ancak, bu iddianın ileri sürülmesi hakkın kötüye kullanılmasını teşkil etmektedir. Zira şirket ortaklığı sözleşmeyle sona eren davacının sözleşmeye göre lehine yapılması gerekli olan işlemler yerine getirilmiş ve bildirilmiş olduğu halde bunların geçersiz veya sahte olduğuna ilişkin bir iddiada bulunmaksızın sadece bu devire ilişkin şartların gerçekleşmediğini ileri sürerek hem devri ve hem de genel kurul toplantısının usulüne uygun olmadığını ileri sürülmesi hakkın kötüye kullanılmasını teşkil edecektir.
Mevcut durumda davacının ve diğer ortakların şirketteki paylarını devrettiği ve yeni hissedarların devredilen payları temlik alan (% 32,5 + % 57,5 = % 90) ... ile % 10 pay sahibi ... olup, toplam payları % 100 olmaktadır. Her iki ortağın 22.06.2023 tarihinde yapmış olduğu toplantıda çağrılmamış ortak bulunmadığından çağrısız genel kurul şartları bulunup bulunmadığının incelenmesine de gerek yoktur.
Buna göre; davanın konusu olan genel kurul toplantısı da iki ortaktan oluşan şirketin çağrısız genel kurul şartlarının bulunduğu ve bu devrin yapıldığına göre ortakların 22.06.2023 tarihinde toplantı yaparak karar almasında hukuka aykırı bir yön bulunmadığı tespit edilmekle davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
Yukarıda Açıklanan Sebeplerle;
Davacının, davasının REDDİNE,
Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL harcın dava açılışında alınan 269,85 TL peşin harcın mahsubu ile eksik alınan 157,75 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Yargılama giderlerinin davacının üzerine bırakılmasına,
Davalı tarafından yargılama gideri olarak yapılan yazışma ve tebligat gideri 87,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden ret edilen miktar üzerinden AAÜT'nin 13/1. maddesine göre belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile vekili yararına davalıya verilmesine,
HMK m. 333 gereği gider avansından artanın karar kesinleştiğinde yatırına iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı ve gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.21/02/2024
Başkan ...
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Katip ...
e-imzalı
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!