WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 02 Temmuz 2026

İZMIR 5. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İZMİR
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/727
KARAR NO : 2024/270
DAVA : Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ : 01/02/2022
KARAR TARİHİ : 27/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı ... Başkanlığı vekili ... Asliye Ticaret Mahkemesine açtığı birleştirme talepli 29.03.2022 harç tarihli dava dilekçesiyle; İzmir Sigorta İl Müdürlüğünün ... sicil sayılı dosyada işlem gören ... Protez Laboratuvar San. Tic. Ltd Şti 'ne ait iş yeri sigortalılarından ... sigorta sicil nolu ...'ın meslek hastalığına maruz kalması sonucu meslekte kazanma gücünü kaybettiğini, sigortalı müvekkilinin maluliyeti nedeniyle oluşan kurum zararının tahsili amacıyla İzmir ... İş Mahkemesinin ... Esas sırasına kayden açılan davanın yapılan yargılaması sırasında ... Protez Laboratuvar Sanayi Ticaret Limited Şirketine ticaret sicil müdürlüğünden bildirilen adrese Tebligat Kanunu 35. Maddeye göre tebliğ yapılarak dosyanın karara çıktığı ve kesinleştiğini, bu karar akabinde bakiye kurum alacağının tahsili için İzmir ...İş Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasından rucüen tazminat davası açıldığını, dava sırasında şirket kaydının resen terkin edildiğinin Ticaret Sicil Memurluğu kayıtlarının tetkiki sonucu anlaşıldığını, yerel mahkemece şirketin ihyası için taraflarına süre verildiğini, davalı şirketin ihyası ve ticaret sicil kaydına tescilinin sağlanması için taraflarına süre verilmiş olduğundan iş bu davayı açma zorunluluğu doğduğunu, aynı şirket hakkında İzmir .... İş Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası sebebiyle açılmış ihya davasının halen İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında halen devam ettiğini, usul ekonomisi açısından davanın bu dosya ile birleştirilmesini istediklerini, şirketin ihyasına yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... 09.05.2022 tarihli cevap dilekçesiyle; sicil kayıtlarının tetkikinde ... Diş Protez Laboratuvarı Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'nin 22.09.1986 tarihinde tescil edildiği, en son tescil edilen genel kurulun 29.09.1999 tarihinde tescil edildiği bu tarihten sonra herhangi bir genel kurul tescili yapılmadığı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun geçici 7. Maddesi uyarınca çıkarılan Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim Ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine Ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ m. 5/ç uyarınca 01.04.2013 tarihinde münfesih sayılarak tescilli adresine ihtarda bulunulduğu, bu hususun 25.04.2013 tarih 8307 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlandığı, yasal süresi içerisinde ihtarımıza yanıt verilmemesi nedeniyle 04.09.2013 tarihinde sicil kaydının resen silindiği, bu hususun 11.09.2013 tarih 8402 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlandığı belirlendiği, dava konusu ihyası talep edilen şirketin sicil kaydı 04.09.2013 tarihinde silindiğinden yasal süresinde açılmadığı, TTK geçici m. 7/15’e göre silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde mahkemeye başvurarak ihya istenmesi gerektiği, 04.09.2013 tarihinde silinme olduğundan bu tarihten itibaren 5 yıl geçmesi nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, yine silinme şartları yönünden tebliğ hükümlerinin uygulandığını, ihtarnamelerin keşide edildiğini, buna rağmen şirket yetkililerinin yasal süresi içerisinde müdürlüğe herhangi bir başvuruda bulunmadığı, TTK geçici m. 7/4 bendi gereğince ihtar ve ilanların usulüne uygun yapıldığını, bu maddenin “a” bendine göre tebligatın yapılmış sayıldığını, Ticaret Sicil Müdürlüğünün yasal hasım olması nedeniyle aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesini istediklerini davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından süre yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; şirketin ihyasına ilişkindir.
Sicil kayıtları incelenmiştir.
İhyası istenen ... Diş Protez Laboratuvarı Sanayi ve Ticaret A.Ş. Merkez-... sicil kayıtları, İzmir .... İş Mahkemesinin ... E sayılı dosyası, İzmir .... İş Mahkemesinin ... E sayılı dosyası incelenmiş ve değerlendirilmiştir.
İzmir .... İş Mahkemesi'nin ... Esas - ... karar sayılı dosyası incelendiğinde; Davacı ... Başkanlığı vekilinin açmış olduğu alacak (Sosyal Güvenlik Hukukundan Kaynaklanan) davasına ilişkin, ... Diş Protez Laboratuvarı Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın reddine, Birleşen ... İş Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında davacının davasının kabulüne karar verildiği, Davalı ...’ın 03.10.2017 tarih, ... esas ve ... K sayılı kararının istinaf etmesiyle İzmir BAM .... Hukuk Dairesi ... E- ... K sayılı kararıyla HMK 353/1-b.2 maddesi uyarınca KALDIRILDIĞI, davanın kısmen kabulüne karar verildiği, 12.02.2019 tarihinde temyiz yolu kapalı ve kesin olmak üzere karar aynı tarihte kesinleştiği belirlenmiştir.
İzmir ... İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacı ... Başkanlığı vekili 23.11.2021 tarihinde davalılar ..., ..., ..., ..., ... A.Ş ve İbrahim Kozan Ltd Şti aleyhine açmış olduğu alacak davasında, meslek hastalığı sonucunda sürekli iş göremez durumuna düştüğü ve kendisine 32.955,62 TL peşin değerli gelir bağlandığı, 283,49 TL geçici iş göremezlik ödemediği ödendiği ve 573,93 TL tedavi gideri ödemesi yapıldığı, toplam kurum zararının 33.813,04 TL olduğundan bahisle açılan davada mahkemenin 10.3.2022 tarihli 1 nolu ara kararla ... A.Ş aleyhine dava açması için 2 haftalık süre verildiği, davacının 2 haftalık süre içerisinde İzmir ... ATM’de dava açtığı, belirlenmiştir.
İzmir ... ATM tarafından ... Esas ... Karar sayılı 05.04.2022 tarihli kararla derdest dosyanın mahkememizdeki ... Esas sayılı dosyasıyla birleştirilmesine karar verilmiş ise de; ...’nın dava konusu yapmış olduğu iş dosyalarının birbirinden farklı olması, zarar kalemlerinin farklı davalılardan kaynaklanan tazminata ilişkin olması, her iki davanın ayrı ayrı tahsili ile dava konusu olan şirketin sicilden silinme prosedürlerinin birbirlerinden farklı taleplere dayandığı tespit edildiğinden birleştirme kararından dönülerek HMK m. 167 gereğince tefrik kararı verilmiş ve dosya mahkememizin ... Esas sırasına kaydı yapılmıştır.
Davacının ihyasını istediği ... Diş Protez Laboratuarı Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin 22.09.1986 tarihinde sicile tescil edildiği, en son tescil edilen genel kurulun 29.09.1999 tarihinde tescil edildiği ve bu tarihten sonra herhangi bir genel kurul tescili yapılmadığını, 6102 sayılı TTK geçici 7. maddesi uyarınca Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim Ve Limited Şirketlerle Kooperatiflerin Tasfiyelerine Ve Ticaret Sicil Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğin 5. maddesinin “ç” bendi uyarınca 01.04.2013 tarihinde münfesih sayılarak tescilli adresine ihtarat yapıldığı, 25.04.2013 tarihinde 8307 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığı, 04.09.2013 tarihinde resen silindiği ve 11.09.2013 tarih 8402 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiği tespit edilmiştir.
Derdest İzmir ... İş Mahkemesinde ki dava sicilden silinmeden sonra açılmış olmakla davalı Ticaret Sicil Müdürlüğünün bu davayla ilgili bilgisinin bulunmaması ve şirketi sicilden 6102 sayılı Kanun geçici 7. Maddeye uygun silmesi gerekli olmakla birlikte bu işlemin aynı m. 4. fıkrasına uygun olarak şirketin kayıtlı son adresine ve aynı zamanda şirketi temsile yetkili kişilere ve denetçiye (m.6-1) ihtar yapılması gerekli olduğu belirlenmiştir. Somut olayda da bu ihtarların yapıldığı belirlenmiştir.
6102 sayılı TTK geçici m.7/15 son cümlesine göre ticaret sicilden kaydı silinen şirket ve kooperatif alacaklılarının silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde mahkemeye müracaat ederek şirketin ihyasını isteyebileceği, davacının, şirketin ihyasının istediği, ancak davacının talebinin 6102 sayılı Kanun geçici m. 7/16. fıkra gereğince ticaret sicilinden kaydı silinen şirketin davacının hukuki menfaat sahibi olarak şirketin ihyasının istemesi için silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirket veya şirketin ihyasını istemesi mümkün olduğundan, (TTK m. geçici m. 7/1 hükmü gereğince 01.07.2015 tarihine kadar en geç bu tarihe kadar silinme koşulları gerçekleşen şirketleri sicilden silmesi gerektiği belirtilmiştir.) Yasada yapılan 26.06.2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanun m. 38 ile yapılan değişiklikle Yasanın yürürlük tarihinden itibaren geçerli olan sürenin 01.07.2015 tarihine kadar uzatılması ile bu tarihten itibaren 5 yıllık hak düşürücü sürenin başladığı, kabul edildiği takdirde 01.07.2020 tarihinde dahi davacının dava açma süresini yani hak düşürücü süreyi geçirdiği tespit edilmekle hak düşürücü süre geçtiği gözetilerek davanın reddine karar verilmiştir.
TTK m. 36 ya göre yapılan ilanın davacı için sonuç doğurabilmesi için ilanın tamamının yayınlandığı ticaret sicil gazetesinden itibaren hak düşürücü süre başlayacaktır. İlanın tamamı 11.09.2013 tarihli 8402 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığı belirtilmiştir. Buna göre davacının hak sahibi olarak 6102 sayılı TTK geçici m. 7/15 e göre dava açabilmesi için hak düşürücü süre olan 5 yıllık süre 11.09.2018 tarihinde dolduğu belirlendiğinden davacının davasının hak düşürücü süre geçmiş olması gözetilerek davacının davasının (Yargıtay ... HD nin ... Esas ... Karar sayılı 11.02.2020 tarihli kararında da yer aldığı üzere) reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi ... Esas – ... Karar sayılı 13.09.2023 tarihli kararıyla “…Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
6102 sayılı TTK'nın geçici 7/15. maddesi uyarınca ticaret sicilden kaydı resen silinen şirket alacaklıları ve hukuki menfaati bulunanlar haklı sebeplere dayalı olarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilirler.
Davacı vekilince, ihyası talep edilen şirkete ait işyeri sigortalılarından ...'ın meslek hastalığına maruz kalarak meslekte kazanma gücünü yitirmesinden dolayı sigortalının maluliyeti nedeniyle oluşan kurum zararının giderilmesi amacıyla açtıkları rücuen tazminat davası nedeniyle, TTK'nın geçici 7/15. maddesi kapsamında ihya talep etmekte menfaati bulunmaktadır.
Dava konusu ...'nün Merkez-... sicil numarasında kayıtlı ... Diş Protez Laboratuvarı Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin TTK'nun geçici 7. maddesi kapsamında Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce sicil kaydının 04.09.2013 tarihinde resen terkin edildiği, TTK'nun geçici 7.maddesinin 15.fıkrasında tasfiye edilmeksizin ünvanı silinen şirket veya kooperatiflerin ortaya çıkabilecek mal varlığının, unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren 10 yıl sonra Hazineye intikal edeceğinin düzenlendiği, ilgili fıkranın son cümlesinde ise ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaati bulunanların haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebileceklerinin belirtildiği, Yargıtay .... Hukuk Dairesinin 14/10/2021 tarih ... esas ve ... karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere TTK'nun geçici 7(15)maddesinde 5 yıllık hak düşürücü süre yanında terkin edilen şirketlerin ortaya çıkacak mal varlıklarının 10 yıl sonra hazineye intikal edeceğinin düzenlenmesi karşısında terkin tarihinden itibaren 10 yıllık süre içinde şirket ortaklarının şirkete ait mal varlığı üzerindeki mülkiyet hakkının devam ettiğinin, bu süre içinde talepte bulunmaları halinde mal varlıklarının tasfiyesi için ihya davası açmaya hakları bulunmasına göre bu sebebe bağlı hak düşürücü sürenin 10 yıl olarak uygulanması gerektiği, TTK'nun geçici 7. maddesi uyarınca davalı tarafça yapılan terkin işleminden önce aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca şirketi temsil ve ilzama yetkili kişilere bir ihtar gönderilmesi gerektiği, TTK'nun geçici 7(4/a) maddesi uyarınca kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirmiş kişilere ihtar gönderilmesi gerektiği, yasal düzenleme gereği terkin işleminden önce şirketi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere de ihtar gönderilmesi gerekmekle, şirketi temsil ve ilzama yetkili kişilere ihtar tebligatı çıkartılmaksızın yapılan terkin işlemi yerinde olmayacaktır.
Bu kapsamda, davacı tarafın iddiaları dikkate alınarak, ilk derece mahkemesince öncelikle dava konusu şirketin terkinine ilişkin tebligat belgeleri Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden getirtilerek, resen terkin işleminin usulüne uygun yapılıp yapılmadığının araştırılması, terkinin usulüne uygun yapılmamış olduğunun anlaşılması halinde 5 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanamayacağı gözetilerek talebin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucunda 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu gerekçesiyle talebin reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir” gerekçesiyle dosya mahkememize gönderilmiştir.
İzmir BAM ... HD’nin kaldırma kararı gereğince gerekli araştırmalar yapılmış ve hak düşürücü süre yönünden yapılan incelemede Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen cevabi yazılarda davalı şirkete ve yetkilisine çıkarılan ihtarlar incelenmiş ve TTK geçici m. 7/4-a-b fıkralarına göre usulüne uygun tebligatın yapıldığı ve madde gereğince Ticaret Sicil Gazetesinde de ilan edildiği, ilanın tarihinden itibaren 30. gün akşamı itibariyle tebligatın yapılmış sayıldığı, ayrıca şirket adres değişikliğinin bildirilmemesi halinde de 4-a bendi gereği tebligatın yapılmış sayıldığı, şirketin sicile kayıtlı adrese tebligatın çıkarıldığı belirlenmiştir.
Ancak, İzmir BAM ... HD’nin kaldırma kararından sonra TTK geçici m. 7/15 fıkrası son cümle hükmüne göre şirket veya kooperatif alacaklılarının ve menfaati bulunanların silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde haklı sebeplerini bildirmek koşulu ile başvuruda bulunabileceği yer almış iken Anayasa Mahkemesinin ... Esas – ... K sayılı 15.09.2023 tarihli 32310 sayılı Resmi Gazetede Yayımlanan kararında “…Silinme Tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde…” ibaresinin iptali ve derhal yürürlüğe girmesiyle 5 yıllık hak düşürücü süre iptal edilmiş olduğundan artık TTK geçici madde 7’nin son cümlesinin “Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak - silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde - mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.” hükmüne göre yeni bir düzenleme de yapılmadığından ve Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanması gerekmiştir. Buna göre; (Anayasa m. 153/3f “Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar.”) hükmünde yer aldığı üzere kanun koyucunun ön görmüş olduğu 5 yıllık hak düşürücü süre uygulanamayacak olup, davanın süresinde açıldığı kabul edilecektir.
Bu nedenle kaydı silinen şirket veya kooperatifin tasfiye edilmemiş mal varlığının bulunması halinde (TTK geçici m. 7/15-2. cümle) 10 yıl içinde Hazineye devri hüküm altına alınmış olduğuna göre bu süre içinde de şirket veya kooperatifin ihyasının talep edilebilmesinin kabul edilmesi gerektiği gibi aynı zamanda somut olayda olduğu üzere 3. kişilerin şirketin yapmış olduğu iş ve eylemlerden doğan zararların giderilmesi için dava konusu olan şirketin ihyasının da gerektiğinden davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacıdan İzmir BAM .... HD’nin ... Esas - ... Karar sayılı 01.06.2023 tarihli kaldırma kararında belirtildiği üzere tasfiye memuru bildirmesi ve bulması yükümlülüğü davacıya yüklenemeyeceğinden Mahkememizce Ticaret Sicil Müdürlüğünden şirketin en son temsilcilerini ve ortaklarını sorularak en son temsilcilerinden olan ..., ..., ...,..., ..., ...’den birisini (ve resen uygun gördüğü başka bir kişiyi) de tasfiye memuru olarak atanması gerekmiştir. Ayrıca, mahkemece şirketin en son temsilcilerinin tasfiye memuru olarak atanması halinde, herhangi bir ücret takdirine de gerek bulunmamaktadır.
Davanın süresinde açıldığı dikkate alındığında dava konusu şirket mal varlığının tasfiyesi ve hak sahiplerine gerekli paylaştırma yapılması için şirketin ihyasın karar verilmesi gerektiği, ayrıca işlemlerin takibi için tasfiye memuru atanması gerektiği anlaşılmıştır.
HÜKÜM:
Yukarıda Açıklanan Sebeplerle;
Davacının davasının KABULÜ ile,
İzmir Ticaret Sicil Memurluğunun Merkez-... sicil numarasına kayıtlı olan ... Diş Protez Laboratuvarı Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin ticaret sicilinden terkin kaydının silinmesine, yeniden ticaret siciline kayıt ve tescili ile ihyasına,
6102 sayılı TTK m. 547/2 doğrultusunda davacının açmış olduğu İzmir ... İş Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasındaki dava ve bu uyuşmazlıkla sınırlı olmak üzere ek tasfiye için Ticaret Sicil kaydına tesciline,
Bu işlemin yerine getirilebilmesi için tasfiye işlemlerini yapacak olan tasfiye memuru olarak ( ... TC Kimlik numaralı,... ve ... Oğlu 30/11/1971 - ... adresinde ikamet eden) ...'ın ve ...'nin ( ..., TC Kimlik numaralı ... ve ... Kızı 13/01/1955 - ... adresinde ikamet eden) atanmalarına,
Kararın bir örneğinin ...ne gönderilmesine,
Tasfiye işlemi tamamlandıktan sonra TTK m. 545’e göre şirketin sicilden silinmesine, bu konuda Ticaret Sicil Müdürlüğüne tasfiye memurunun başvuru yapmasına,
Davalı kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Davalı ... yasal hasım olduğundan yargılama gideri, vekâlet ücreti ve yargılama giderinden sorumlu tutulmamasına,
HMK m. 333 gereği gider avansından artanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı ve gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/03/2024
Başkan ...
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Katip ...
e-imzalı