WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 30 Haziran 2026

İZMIR 5. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İZMİR
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/383 Esas
KARAR NO : 2024/442
DAVA : İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05.05.2023
KARAR TARİHİ : 30.05.2024
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı ...Sigorta A.Ş. vekili 05.05.2023 harç tarihli dava dilekçesinde; dava konusu baharat emtiasının, ... numaralı konşimento tahtında Türkiye’den Birleşik Arap Emirliklerine taşınmak üzere “... ...” gemisine hasarsız ve eksiksiz bir şekilde yüklendiğini, taşıma senedinde emtianın +5 derecede taşınması gerektiğinin belirtildiğini, yükün sigortalı ... Tar. Ürünleri Tic. Ltd. Şti’ye ait olduğunu, ... numaralı konteynerde taşınan emtiaların taşınması esnasında konteyner içi sıcaklığının 18,8 dereceye çıktığını, emtiaların istenen sıcaklığın üstünde taşınmasıyla hasarlandığının tespit edildiğini, hasarın taşıyanın kusuru nedeniyle oluşan ısı farkından meydana geldiğinin ekspertiz raporu ile ispat edildiğini, hasarın fark edilmesiyle davalı şirkete ihtar gönderildiğini, iki numaralı davalı ... SA’ya İzafeten ... Gemi Acenteliği A.Ş’nin ... numaralı konşimentoyu düzenleyen olarak TTK m. 1191 uyarınca fiili taşıyan konumunda olduğunu, bir numaralı davalı ... Taş. Ve Loj. A.Ş’nin ise navlun faturası düzenleyen olarak TTK m. 1138 gereğince akdi taşıyan konumunda olduğunu, müvekkilinin oluşan hasar nedeniyle sigortalısının uğradığı zararı sigortalıya ödediğini, müvekkilinin TTK 1472 ve TBK m. 183 e göre sigortalının haklarına halef olduğunu, TTK m. 1178 uyarınca taşıyanın sorumluluğu bulunduğunu, arabuluculuğa başvuru yapıldığını, ancak anlaşma sağlanamadığına dair tutanak düzenlendiğini belirterek davalılar aleyhine İzmir ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve davalılar aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... SA'ya İzafeten ... Gemi Acenteliği A.Ş. vekili 13.06.2023 tarihli cevap dilekçesinde; müvekkilinin İsviçre Cenevre merkezli deniz yoluyla konteyner taşımacılığı yapan ... SA'nın acenteliğini yaptığını, konşimentonun 10. maddesinde yetkili mahkemenin Londra Mahkemeleri ve uygulanacak hukukun İngiliz Hukuku olarak belirlendiğini, MÖHUK m. 47 de de tarafların yetki sözleşmesiyle yetkili mahkemeyi belirleyebileceğini, konşimentoda taşımanın yüklenildiğini, konşimentonun arka yüzünde taşımanın şartlarının bulunduğunu, konşimentoyu ciroyla devralan sigortalının bu şartlarda bağlı olduğunu, MÖHUK m. 24/1’e göre tarafların açık olarak seçtikleri hukuka tabi olduğunu, Londra Mahkemelerinin yetkili olduğunu, bu nedenle davanın yetki yönünden reddi gerektiğini, davanın esası yönünden ise; TTK m. 1185’e göre usulüne uygun bir ihbar yapılmadığını, her iki tarafın katıldığı bir tespit bulunmadığını, hasarın TTK m. 1185 gereğince süresinde ihbar yapılmadığını, her iki tarafın katıldığı bir tespit yapılmadığını, teslim sırasında ya da hasar hemen belli değilse en geç 3 gün içinde yazılı olarak bildirilmesi zorunlu olduğunu, aksi halde taşıyanın mesul olmayacağı bir sebepten zararın meydana geldiğinin kabul olunacağı, TTK m. 1185/4 uyarınca her iki tarafın iştiraki ile mahkemelerce yük üzerinde tespit yaptırılması gerektiği, her iki tarafın iştiraki ile tespit yapılabileceği, tek taraflı tespitin yeterli olmadığını, domateslerde çürüme olduğunun iddia edildiğini, ancak hasarı ispata yarar hiçbir görüntü bulunmadığını, taşıması yapılan ürünlerin sıcaklık ölçümünün +5 olarak taşıyana bildirildiğini, reefer datalog kayıtlarında taşımanın ilgili kısmında +5 derece sıcaklık kaydının oluştuğunu, taşıyanın konteyner içi besleme sıcaklığı derecesini yani supply air derecesini +2 – 2 derece şekilde muhafaza etmek için gereken özeni gösterdiğini, datalog kayıtlarında bu durumun görülebileceğini, ambalajlamanın ne şekilde yapıldığının dosya muhteviyatından belli olmadığını, taşıma için belirlenen +5 derecede depolanan domates emtiasının üşüme zararının da ortaya çıktığının ifade edildiğini, doğru taşıma sıcaklığının +5 derece olmadığının da düşünülmesi gerektiğini, yükleten tarafından emtianın sıcak yüklenmiş olabileceğini, taşıtan / yükletenin emtiayı +3 ila +7 derecede yüklemesi gerektiğini, yüklenen emtianın yüksek sıcaklıkta olması nedeniyle hasar meydana geldiğini, bu yüzden taşıyanın sorumluluğunun bulunmadığını, hasarın gönderilenin sorumluluğundayken meydana geldiğini, ön taşımanın gensetli yani reefer konteynerin elektriğe bağlı taşınabileceği araç ile taşındığını, son taşımanın yani limandan reefer konteyner teslim alındıktan sonra yapılan taşımanın taşıyanın sorumluluğunda olmadığından elektriğe bağlı olmadan taşımanın söz konusu olabileceğini, hasarın yük teslim edildikten sonra emtia gönderilenin sorumluluğundayken meydana geldiğini, davacının hasarın taşımanın ön taşıma ve deniz taşıması esnasında meydana geldiğini ispat edemediğini, konşimentoda “...,...” kaydının bulunduğunu, bu kayda göre konteynerin içeriğinin belli olmadığı ve yükleten tarafından sayılarak istiflendiği ve mühürlendiği anlamına geldiğini, yine konşimentoda yer alan diğer kayıt, FCL / FCL kaydı, yükün konteyner içine yükleten tarafından yüklendiğini ve istiflendiğini ve konteynerin taşıyana kapalı ve mühürlü bir şekilde teslim edildiğini ifade ettiğini, taşıyan müvekkili şirketin mühürlenmiş olan konteyneri açarak konteyner içindeki emtiayı istifleme ve kontrol yükümlülüğünün bulunmadığını, ayrıca konşimentoda “Kargo konteynere yükletenlerin riski ve sorumluluğu yükletenlere ait olmak üzere istiflenmiştir” ibaresi bulunduğunu, buna göre de taşıyanın hiçbir sorumluluğu bulunmadığının açık olduğunu belirterek davanın yetkili mahkemede açılmamış olmasından dolayı yetkisizlik nedeniyle reddine, esastan reddine, davacı aleyhine % 20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Taşımacılık ve Lojistik A.Ş vekili 12.06.2023 tarihli cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, dava konusu tazminat alacağının bir yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra talep edildiğini, emtianın boşaltma limanına 22.09.2021 tarihinde ulaştığını, davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalıya 21.04.2022 tarihinde 6.249,80 USD olarak zarar bedelini ödediğini, müvekkili olan fiili taşıyana 01.07.2022 tarihinde icra takibi başlatıldığını, 27.01.2023 tarihinde arabuluculuğa başvurulduğunu, davanın ise 05.05.2023 tarihinde açıldığını, ödeme tarihinden itibaren 90 gün içerisinde rücu başvuru süresinin ve 1 yıllık tazminat isteme süresinin geçtiğini, davanın esasa girilmeden öncelikle hak düşürücü süre yönünden usulden reddinin gerektiğini, taşımanın FOB teslim şekli ile yapıldığını, hasar riskinin emtianın gemiye yüklenmesiyle alıcıya geçtiğini, sigorta menfaatinin sigortalıda değil, dava dışı yük alıcısında olduğunu ve sigorta sözleşmesinin TTK m. 1408 e göre geçersiz olacağını, geçersiz sigorta sözleşmesine göre tazminat ödeyen davacı sigorta şirketinin hatır ödemesi yaptığından sigortalının haklarına halef olamayacağını, hasar bedelini taşıyandan tazmin edemeyeceğini, dava dışı sigortalının sigortalanabilir menfaati bulunmadığından davanın aktif husumet nedeniyle reddi gerektiğini, FOB satış şeklinde hasar riskinin yükün gemiye yüklenmesiyle alıcıya geçtiğini, yükleme limanında yükün gemiye yüklendikten sonra yükteki sigorta menfaatinin sigortalıda değil dava dışı yük alıcısında / gönderilende olduğunu, yükün gemi küpeştesini geçmesiyle hasardan alıcının sorumlu olacağını, müvekkilinin taşıyan sıfatına haiz olmadığını, müvekkilinin taşıma işleri komisyoncusu (...) olduğunu, davanın müvekkili yönünden pasif husumet yönünden de reddinin gerektiğini, davaya konu taşımada konşimentoların müvekkili tarafından düzenlenmediğini, müvekkilinin taşıyan olmadığını, sadece taşıma işinin organizasyonunu sağladığını, müvekkilinin davada taraf ehliyeti bulunmadığını, müvekkilinin taşıyan sıfatı bulunmadığından davanın pasif husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, taşıma esnasında emtianın bozulmasına neden olacak bir ısı derecesinin kaydedilmediğini, hasarın deniz taşımasından sonra meydana gelmiş olma ihtimalinin yüksek olduğunu, konşimentoda emtiaların hangi sıcaklık ile taşınması gerektiğinin şerh olarak bulunduğunu, dosya kapsamında bulunan casus rapor (...) incelendiğinde 05.09.2021 – 22.09.2021 tarihleri arasındaki konteyner sıcaklığının 6 – 7 derece olduğunun görüldüğünü ve bu sıcaklığın bozulmaya sebebiyet vermeyeceğini, emtiaların alıcıya 22.09.2021 tarihinde teslim edildiğini, alıcı tarafından eksper incelemesinin 27.09.2021 tarihinde yapıldığını, emtialar teslim edildikten 5 gün sonra eksper incelemesinin yapıldığını, ... (casus rapor) incelendiğinde emtiaların teslim tarihinden sonra ısı derecelerinin emtiayı hasara uğratacak seviyelere ulaştığının görüldüğünü, davacının hasarın taşıma esnasında gerçekleştiğini ispatlayamadığını, hasar bedelinden müvekkilinin sorumlu olmayacağını, emtianın davacı sigorta şirketi tarafından emtianın taşıyana mühürlü olarak teslim edildiğini, taşıyanın konteyner muhteviyatından bilgi sahibi olmadığını, emtiaların konteynere hasarlı şekilde yüklenmiş olabileceğini, konşimentoda yer alan “..., ...” kaydı ve “...” şerhleri bulunduğundan yükün konteynere yüklendiği anda hasarlı olma ihtimalinin bulunduğunu, konşimentoda yer alan bu şerhlerden konteynerin sigortalı satıcı tarafından yüklenip, istiflenip, mühürlenerek taşıyana verilmesiyle taşıyanın yükün konteynere hasarsız yüklenip yüklenmediğini tespit edemeyeceğini, gönderen sıfatıyla dava dışı sigortalının hasardan sorumlu olacağını, 08.04.2022 tarihli ekspertiz raporunun fiili inceleme yapılmaksızın düzenlendiğini, yurt dışı incelemesinin de hukuken yargılamaya esas alınamayacağını, müvekkilinin navlun alacağına hak kazandığını, TTK m. 917 uyarınca taşıma işleri komisyoncusu olarak hareket ettiğini, iddia edilen zarardan sorumlu bulunmadığını, ihbar yükümlülüğünün yerine getirilmediğini, ihtirazi kayıt ve şart ileri sürülmeksizin teslim alındığını, davacı sigorta şirketinin yapmış olduğu ödemenin ex gratia ödeme olduğunu, alacak likit alacak olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, sorumluluğun TTK m. 1186 da ki sınırı geçemeyeceğini belirterek davanın husumet, hak düşürücü süre yönünden usulden reddine, aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Bu beyana karşılık davacı vekilinin ... Taş. A.Ş’ye karşı verdiği, 04.07.2023 tarihli beyan dilekçesinde; müvekkilinin TBK m. 183 uyarınca sigortalının haklarına halef olduğunu, ... Taş. A.Ş'nin akdi taşıyan sıfatına haiz olduğunu, pasif husumete ilişkin itirazlarının reddinin gerektiğini, hak düşürücü sürenin gerçekleşmediğini, 05.09.2021 tarihinde yükün gemiye yüklendiğini, 01.07.2022 tarihinde icra takibinin başladığını, bir yıllık süre içerisinde de davanın açıldığını, böylece hak düşürücü sürenin geçmediğini, taşımaya ilişkin olarak konşimentoda hiçbir hasar ve eksiklik kaydının olmadığını, taşımaya ilişkin konşimentoda hiçbir hasar eksiklik kaydının olmadığını, zarar ve hasar hangi aşamada gerçekleşirse gerçekleşsin konteyner kapaklarının kusurlu olması nedeniyle davalı firmanın zarardan sorumlu olduğunu, “..., ...” ibaresinin bulunduğunu, yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince taşıyanın sorumluluğunun devam ettiğini, sigortalı tarafından hasar ihbarının yapıldığını, TTK m. 1185 de ki ihbara gerek olmadığını belirterek davanın kabulüne, takibin devamına % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin ... SA'ya İzafeten ... Gemi Acenteliği A.Ş.’ye karşı verdiği 04.07.2023 tarihli beyan dilekçesinde; yetki şartının geçersiz olduğunu, tek taraflı düzenlendiğini, yetkili mahkemenin belirli olmadığını, acentenin yetki anlaşması yapabilmesi için özel yetkili olarak düzenlenmesi gerektiğini, meydana gelen hasardan konteyner kapaklarının kusurlu olması sebebiyle davalı firmanın sorumlu olması gerektiğini, sigortalı tarafından hasar ihbarının yapıldığını, hasar ihbarı yapılmasa bile dosyadaki delillerle davalı taşıyanın sorumlu olduğunun belirlendiğini, davalının kötü niyet tazminat talebinin reddinin gerektiğini belirterek davanın kabulüne, takibin devamına % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Dava; sigorta sözleşmesine dayalı akdi ve fiili taşıyana karşı taşıma şirketine karşı sigorta konusu malın zıyaı nedeniyle açılan rücuen takibe yapılan itirazın iptali davasıdır.
Tarafların delilleri toplanmış ve değerlendirilmiştir.
İzmir ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas dosyası, arabuluculuk son tutanağı, nakliyat emtia sigorta poliçesi ve abonman sözleşmesi, konşimento ve tercümesi, mal faturası, çeki listesi ve tercümesi, hasar ihbarı, ekspertiz raporu ve navlun faturası, ödeme dekontu, ibraname ve temlikname, data logger kayıtları, liman ve gümrük evrakları, fatura, tarafların defter ve kayıtları incelenmiş, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
İzmir ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas dosyası İncelendiğinde; takip alacaklısı ...Sigorta AŞ’nin takip borçluları ... ... SA'ya İzafeten ... Gemi Acenteliği A.Ş. ve ... Taşımacılık ve Lojistik A.Ş aleyhine açtığı 05.07.2022 tarihli ilamsız takip talebinde 6.249,80 USD asıl alacak üzerinden takibe geçtiği, ödeme emrinin borçlulardan ... AŞ’ye 24.10.2022 ve ... ... SA'ya İzafeten ... Gemi Acenteliği A.Ş. ye 25.10.2022 tarihinde tebliğ edildiği, 16.10.2020 tarihinde tebliğ edildiği, ... Taşımacılık ve Lojistik A.Ş nin 24.10.2022 tarihinde ... ... SA'ya İzafeten ... Gemi Acenteliği A.Ş.nin ise 28.10.2022 tarihinde takibe, borca ve ferilerine itiraz ettikleri ve takibin durduğu belirlenmiştir.
Dosyaya ibraz edilen konşimento da yer alan yetki ilk itirazı incelendiğinde; bu halde yetkili mahkemenin m.10/3'e göre ... numaralı konşimento da yer alan ve milletlerarası yetki kaydını içeren konşimento kuralının genel işlem şartı niteliğinde bulunduğu açıktır. Buradaki genel işlem şartı, ticari nitelikte olsa da, 6098 s. Türk Borçlar Kanunu m. 20-25’te yer alan denetime tabidir. Söz konusu denetim gerek tüketici gerekse de ticari nitelikteki genel işlem şartlarına uygulanmaktadır. Ayrıca söz konusu hükümler, tarafların iradelerinden bağımsız olarak emredici nitelikte kurallar barındırmakta ve bu sebeple kamu düzenine ilişkindir. Dolayısıyla Türk Borçlar Kanunu’nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun m. 2 uyarınca, hukuki işlemin tarihine bakılmadan, TBK m. 20-25’de yer alan kurallar geçmişe yönelik olarak da uygulanabilecektir. Öte yandan somut olayda yabancılık unsurunun bulunması da, kamu düzeni ile ilgili bulunan söz konusu hükümlerin uygulanmasını engellememektedir. Çünkü bu konuda “Türk Hukukunu Doğrudan Uygulanan Kuralları” başlıklı MÖHUK m. 6 uygulama alanı bulur: “Yetkili yabancı hukukun uygulandığı durumlarda, düzenleme amacı ve uygulama alanı bakımından Türk hukukunun doğrudan uygulanan kurallarının kapsamına giren hallerde o kural uygulanır”. Öğretiye göre, iç hukukta sözleşmeler için getirilmiş olan ve kamu yararı açısından önemli olan hükümler (örn. kira hukukuna ilişkin emredici hükümler, hâkimin fahiş cezai şartı indirmesi gibi), Türkiye’de yabancı bir hukuka tabi olan sözleşmelere de doğrudan uygulanır (Bkz. Aysel Çelikel / Bahadır Erdem: Milletlerarası Özel Hukuk, 11. Bası, 2012, s. 155). Genel işlem şartlarına ilişkin hükümlerin bu kapsamda değerlendirileceği açıktır. Dolayısıyla yabancılık unsurlu olaylarda dahi, mahkemenin TBK’ da yer alan genel işlem şartlarına ilişkin denetim kurallarını uygulaması gerekmektedir.
Olayda konşimentoda yer alan yetki kaydının müzakere edildiği kabul edilse dahi, TBK m. 25’e göre söz konusu genel işlem şartı içerik denetimine tabidir. Bu maddeye göre, “Genel işlem koşullarına, dürüstlük kuralına aykırı olarak, karşı tarafın aleyhine veya onun durumunu ağırlaştıracak nitelikte hükümler konulamaz”. Somut olaydaki yetki kaydının geçerli olduğu kabul edildiğinde, söz konusu konşimento tahtında ortaya çıkan her türlü uyuşmazlıkta davacının yükle ilgilinin Londra mahkemelerine başvurması gerekecektir. Bu halde TBK m. 25 çerçevesinde söz konusu yetki kaydının geçersiz sayılmasına sebep olmaktadır. Dürüstlük kuralına göre, söz konusu yetki şartının geçerli olması Türkiye’de bulunan ihracatçı firmalar açısından açık bir dengesizlik yaratmaktadır.
Türk içtihat hukukunda TBK m. 25’te yer alan içerik denetimi konişmentolarda yer alan uluslararası yetki ve tahkim kayıtları için uygulanmıştır. Bu hususta verilen yerel mahkeme kararlarının Yargıtay 11’inci Hukuk Dairesi tarafından da onaylandığı görülmektedir. (Örneğin: İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 1-) 2012/147 Esas, 2-) 2012/148 Esas, 3-) 2012/201 Esas, 4-) 2012/205 Esas, 5-) 2012/230, Esas 6-) 2012/236 Esas, 7-) 2012/247 Esas, 8-) 2012/249 Esas, 9-) 2012/312 Esas, 10-) 2012/313 Esas, 11-) 2012/317 Esas, 12-) 2012/319 Esas, 13-) 2012/342 Esas, 14-) 2013/10 Esas, 15-) 2013/12 Esas, 16-) 2013/18 Esas, 17-) 2013/37 Esas, 18-) 2013/49 Esas, 19-) 2013/51 Esas, 20-) 2013/52 Esas, 21-) 2013/54 Esas, 22-) 2013/55 Esas, 23-) 2013/74 Esas, 24-) 2014/16 Esas, 25-) 2014/22 Esas, 26-) 2014/42 Esas, 27-) 2014/56 Esas, 28-) 2014/73 Esas, İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin – 1-) 2014/428 Esas, 2-) 2014/443 Esas, 3-) 2014/483 Esas, 4-) 2014/1370 Esas, 5-) 2015/22 Esas, 6-) 2015/23 Esas, 7-) 2015/206 Esas, 8-) 2015/469 Esas, 9-) 2015/503 Esas, 10-) 2015/667 Esas, 11-) 2015/1200 Esas, 12-) 2015/1210 Esas, 13-) 2015/1211 Esas, 14-) 2015/1444 Esas, 15-) 2016/898 Esas, 16-) 2016/1009 Esas, 17-) 2016/1454 Esas, 18-) 2018/144 Esas, 19-) 2018/386 Esas) dolayısıyla, Yargıtay İhtisas Dairesi tarafından da, konşimentolardaki yetki tahkim kayıtları açısından TBK m. 25’te yer alan içerik denetimi hâli hazırda kabul gören ve uygulanan bir yoldur. Söz konusu uygulama da, temelde, somut olaydaki yükle ilgilinin hak arama özgürlüğü üzerinde yetki ve tahkim kaydının ekonomik bir sınırlama yapıp yapmadığı ölçütüne dayanmaktadır. Bu tür bir etkinin olmadığı durumlarda yetki ve tahkim kaydı geçerli görülürken, hak arama özgürlüğünün fiilen sınırlanmış olacağı durumlarda genel işlem koşulu niteliğindeki bu kayıtlar bağlayıcı nitelikte sayılmamaktadır.
Ayrıca, Konişmentoda yer alan yetki kaydı incelendiğinde "Tüccarın açtığı herhangi bir davanın ve aşağıda belirtilen koşullar saklı kalmak kaydıyla taşıyıcının açtığı herhangi bir davanın Londro Yüksek Mahkemesi'nin inhisari yetkisinde olduğu ve ingiliz kanunlarına tabi olduğu kabul edilmiştir Amerika Birleşik Devletlerine veya Amerika Birleşik Devletlerinden yapılacak taşımalara ilişkin dava, münhasıran NewYork Güney Bölgesinden sorumlu Birleşik Devletler Bölge Mahkemesinde açılacak ve ABD kanunları münhasıran geçerli olacaktır. Tüccar herhangi bir diğer mahkemede dava açmamayı ve başka bir mahkemede açılan davanın sona erdirilmesinde oluşacak taşıyıcının makul yasal giderlerini ve masraflarını karşılamayı kabul eder. Tüccar yukarıda belirtilen esasa ilişkin tüccar aleyhine verilmiş herhangi bir karara itiraz hakkından feragat eder.
Navlun veya tüccarın taşıyıcıya ödemesi gereken herhangi bir diğer tutarla ilgili herhangi bir anlaşmazlık durumunda, taşıyıcı seçim hakkı kendisinde olmak üzere belirtilen ülkelerde ya da yükleme limanı, boşaltma limanı, teslim yerinin bulunduğu ülkede veya tüccarın ticari faaliyetinin bulunduğu herhangi bir yerde tüccar aleyhine dava açabilir." bu kaydın her iki taraf için belirli bir mahkemeyi yetkili kılmadığı, taraflardan birinin menfaatlerinin üstün tutulduğu ve karşılıklı dengenin bulunmadığı bir mahkeme seçimi yapıldığı görülmektedir. Uluslararası Usul Hukuku açısından bu tür yetki kayıtları “Asimetrik Yetki Kaydı” olarak anılmaktadır. Bu tür kayıtların mahkemenin belirli olmaması sebebiyle geçerli olarak kabul edilmemektedir. Ayrıca bu durum, genel işlem şartı denetimi dışında ortaya çıkmaktadır. Mahkemeye sunulan asimetrik yetki kaydının geçersizliği için genel işlem şartı denetimine başvurmaya dahi gerek yoktur.
Sonuç olarak, MÖHUK m. 6 gereğince uygulama alanı bulan genel işlem koşullarına ait hükümler gereğince 6098 sayılı TBK m. 25 uyarınca başvurulacak içerik denetimde bu tür yetki kayıtlarının evleviyetle dürüstlük kuralına da aykırı olacağı açıktır. Dolayısıyla gerek genel usul hukuku ilkeleri gerekse de BK m. 25 özelinde söz konusu mahkeme kaydının geçerli bir uluslararası yetki sözleşmesi olarak değerlendirilmesi de mümkün değildir. Yetki itirazına dayanak yapılan konşimento kaydının geçerli olmadığından bu yöndeki yetki ilk itirazının reddine karar verilmiştir.
Davalı ... Taş. A.Ş’nin hak düşürücü süre itirazı incelendiğinde; yükün gemiye 05.09.2021 tarihinde yüklendiği, icra takibinin ise 01.07.2022 tarihinde başladığı, davanın ise 05.05.2023 tarihinde açıldığı, böylece TTK m. 1188 de yer alan hak düşürücü sürelerin geçmediği, bir yıllık hak düşürücü sürenin kesildiği ve her kesilmeden sonra yeniden başladığı, davalının belirtmiş olduğu 90 günlük sürenin ise somut olayda uygulanma imkanı bulunmadığı, zira; sigortacının sigortalının halefi sıfatıyla dava açtığından ödeme tarihinden itibaren 90 günlük süre içerisinde dava açmasına ilişkin TTK m. 1188/3f da ki hükmün sigorta şirketi tarafından uygulanma imkanı bulunmadığı, külli halef olan sigorta şirketinin sigortalının hak ve yükümlülüklerine sahip olduğu, bu nedenle bu sürenin sigortacı yönünden uygulanma imkanı bulunmadığından hak düşürücü süre itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalılardan ... Taş. A.Ş’nin aktif husumet yönünden yapılan itirazlarının değerlendirilmesi için yapılan incelemede; satıcı sigortalı ... Tarım Ürünleri Ltd Şti’nin yapmış olduğu satım sözleşmesiyle domates emtiasını Umman da bulunan ... şirketine sattığı, ancak emtianın zarar görmesi nedeniyle hasara uğradığı belirtilmekle; emtia bedelinin tamamını tahsil edip etmediği, yerine bedelsiz mal gönderip göndermediği veya cari hesap kaydında mahsup yapılıp yapılmadığı konularında inceleme yapılarak davacının sigortalısının zararının bulunup bulunmadığı ve böylece sigortacının yapmış olduğu ödemenin ex gratia ödeme olup olmadığı incelenmiştir.
İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi’ne yazılan talimatla; davacının sigortalısının aktif husumetinin bulunup bulunmadığı değerlendirildiğinde mahkememizce yazılan talimata istinaden SMMM bilirkişi ...’nun 26.10.2023 tarihli raporunda; dava dışı sigortalı ... Tar. Ürünleri Tic. Ltd. Şti’nin yine dava dışı alıcı ... ile yapmış olduğu satım sözleşmesi kapsamında 29.802,60 USD bedelli domates emtiasını FOB teslim şekli ile sattığı, 6249,79 USD bedelli malın hasar gördüğünün tespit edildiği, bu ürünün hasar bedelinin ... Tar. Ürünleri Tic. Ltd. Şti’nin cari hesap kaydında mahsup edildiği belirtilmiştir.
Bu rapora karşı davalılar vekilleri ayrı ayrı 26.10.2023 ve 27.10.2023 tarihli beyan dilekçelerinde; raporun denetlenebilir olmadığını, eksik inceleme yapıldığını, yeni bir bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettikleri belirlenmiştir.
Bu rapora karşı davacı vekili 30.10.2023 tarihli dilekçesinde; aktif husumetin ispatlandığını, aksi halde ek rapor alınmasını talep etmiştir.
Tarafların bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazları gözetilerek SMMM bilirkişi ...'ndan alınan 29.03.2024 tarihli raporda; ... Tarım Ltd. Şti.’nin davaya konu Umman’da bulunan ... firmasına ihraç edilmek üzere 22.572 kg 6.771,60 USD domates sattığı ve vesaik mukabili ödeme şekli ile malın ihracatçının bankası kanalıyla emtiayı temsil eden belgelerin ithalatçının bankasına gönderildiği ve bu bedelin ... Tarım Ltd. Şti.’nin defterlerinde kayda alındığı, ihracat yapılan ... firmasına ait zayi olan mal bedeline ilişkin ... Tarım Ltd. Şti.’ne gönderilen 6.249,80 USD’nin bu şirketin hesabına mahsup edildiği ve böylece aktif husumetin bulunduğu belirtilmiştir.
Bu rapora karşı davacı vekilinin 05.04.2024 tarihli beyanında; sigortalının hesabında mahsup yapıldığından aktif husumetin gerçekleştiği belirtilmiştir.
Bu rapora karşı davalı ... Taş. AŞ vekilinin 08.04.2024 tarihli beyan dilekçesiyle; ... Tarım Ltd. Şti.’nin malın satışı ile hasar ve yararın alıcıya geçmesi nedeniyle sigorta bedelinin tahsil etmemesi gerektiği, FOB teslim şekli ile yapılan satış nedeniyle ancak bir temlikname ile bu alacağı temlik alabileceği, böyle bir temliknamenin bulunmadığı, hasar ihbarının süresinde yapılmadığını, taşıyanın kusuru ile zarar meydana geldiğinin ispat edilemediğini, TTK m. 1185’deki şartların bulunmadığını belirterek davanın husumet, hak düşürücü süre ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacının sigortalısının satım konusu yapmış olduğu maldan hasar nedeniyle alıcının cari hesabında 6.249,80 USD’yi mahsup ettiği ve böylece satıcının zararının gerçekleştiği ve sigorta şirketinden tahsil etmiş olduğu bedelin bu zarar karşılığı olduğu tespit edildiğinden aktif husumet itirazının reddine karar verilmiştir.
Mahkememizce teknik bilirkişi ..., Gıda Mühendisi ... ve Kaptan ...’den 07.05.2024 tarihli rapor alınmıştır. Bu raporda; dosyada bulunan poliçe ve zeyilname kapsamında dava dışı ... Tarım Ltd Şti’nin davacı ...Sigorta AŞ ile sigorta sözleşmesi yaptığı, davalı ... Loj. AŞ’nin TTK m. 1138 uyarınca navlun karşılığında taşımayı üstlendiği, dava dışı sigortalı ... Ltd Şti’nin taşıtan olduğu, davalı ... AŞ’nin taşıyan sıfatıyla TTK m. 1178’e göre sorumluluğunun değerlendirilmesi gerektiği ve pasif husumet açısından bu davalının taşıyan olması (navlun bedeli tahsil ettiği) nedeniyle pasif husumetinin bulunduğu, dosyadaki ... numaralı konşimento ile davalı ... Shipping Company SA’nın fiili taşıyan sıfatının bulunduğu ve yükü Antakya’dan Salalah Limanı/ Umman taşınmasını üstüne aldığı, TTK m. 1191 e göre fiili taşıyanın sorumluluklarına sahip olduğu, TTK m. 1178/2f uyarınca eşyanın ziya ve hasarından akdi ve fiili taşıyanın sorumluluğunun bulunduğu, taşıma sırasında konteyner içerisindeki sıcaklığın artması nedeniyle hasarın meydana geldiğinin tespit edildiği, TTK m. 1182/1-e “ Yükleten, taşıtan ve eşyanın maliki ile bunların temsilcilerinin ve adamlarının fiil veya ihmalleri.”gereğince zararın taşıtan ve eşyanın malikinin kusurundan kaynaklanması halinde taşıyanın sorumluluğunun bulunmayacağının belirtildiği ancak maddenin ikinci fıkrasında bunun aksinin ispat edileceğinin yer aldığı, domates emtianın taşınması gereken sıcaklık değerlerine ilişkin değerlendirmede yer aldığı üzere taşıyana verilen talimata taşıyan tarafından uyulmaması gibi bir durumun bulunmadığı, talimatın uygunsuz olması nedeniyle hasarın gerçekleştiği, yükletenin usulüne uygun talimat vermediği, TTK m. 1184/1f -1 cümle uyarınca gönderilenin eşyayı teslim almadan önce mahkeme ya da yetkili makamlar üzerinde incelettirme yapma yetkisinin bulunduğu, görülen ziya ve hasarın en geç eşyanın teslimi sırasında taşıyana yazılı olarak bildirilmesi gerektiği, haricen belli olmayan zararlarda ise zararın bildirilmesinin teslim tarihinden itibaren aralıksız üç günlük süre içerisinde yapılması gerektiği (TTK m. 1185/1f -2 cümle), eşyanın tarafların katılımı ile ya da yetkili makam ya da resmen atanmış uzman tarafından yapılması halinde bu bildirime gerek bulunmadığı (TTK m. 1185/2f), aksi durumda taşıyan lehine bir sorumsuzluk karinesinin doğduğu ve böylece yükün teslim alındığı şekli ile teslim edildiğine ilişkin bir karinenin ortaya çıktığının (TTK m. 1185/4f) kabul edileceği, dosyada mübrez herhangi bir bildirim, müşterek inceleme ve ihbara ilişkin bir belge bulunmadığından sorumsuzluk karinesinin taşıyan lehine doğduğunun kabul edileceği gibi, ayrıca hasarın yükletenin kusurlu talimatından kaynaklandığı 08.04.2022 tarihli ekspertiz raporunda hasarın 6249,79 USD olarak hesap edildiği, hasarın kaynağının ise emtianın istifli olduğu konteyner içindeki ısının taşıma süresince + 18,8 dereceye çıkmasından kaynaklandığı, bir konteyner içerisinde 23.940 kg, 3420 adet kasa içerisinde bulunan domates’in +5 derecede taşınması hususunda bir talimat verildiği, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın dosyadaki mevcut “domatesin hasat sonrası fizyolojisi ve soğukta muhafazası” raporu uyarınca domates emtiasının optimum depolama sıcaklıklarının olgunlaşma aşamasına bağlı olduğu, olgunlaşma için ideal koşullarının % 90-95 nem ve 19-21 derece arasında olması gerektiği, depolama sıcaklığının 27 dereceden fazla olursa kırmızı renk yoğunluğunun azaldığı, sıcaklığın 13 dereceden fazla olursa olgunlaşmanın geciktiği, domatesin yeşil aşamada kaldığı, kırmızı olan domateslerin birkaç gün boyunca +7 derecede saklanması gerektiği +10 derecede saklanan domateslerin lezzet ve aromasının +13 derecede tutulanlardan daha düşük olduğu, klimatrik ve çabuk bozulan sebze olan domatesin 2-3 hafta ömrü bulunduğu, küçük boyuttaki atıştırmalık domateslerin yüksek miktarda şeker ve asit içerdiği, bu nedenle kiraz domatesler de dahil olmak üzere domateslerin soğuk zararından korunması için +10 derece ya da daha yüksek sıcaklıklarda muhafaza edilmesi gerektiği, davaya konu olayda taşıtan tarafından taşıyana +5 derecede taşınması konusunda talimat verildiği, 05.09.2021 - 22.09.2021 tarihleri arasında yaklaşık 17 gün boyunca eksper raporunda da belirtildiği üzere ortalama değerlerin çok altında taşıma yapılması nedeniyle zarar oluştuğu, konteynere yüklendiği sırada ısının 27,45 derece iken ilk gün +4,98 e düştüğü ve bu belirtilen değer üzerinden korunduğu, boşaltma limanına vardığında +9 dereceye yükseldiği, boşaltılmasından sonra ise +23 - +24 derecelere çıktığı, hasarın taşıtan tarafından verilen yanlış talimattan kaynaklandığı, hasar miktarı konusunda yapılan incelemede kg fiyatı 0,30 USD olmak üzere 19.450 kg, 5.835 USD olduğu, muafiyet bedeli düşülünce net hasarın (5.835 USD – 2.980,26 USD= 2.854,74 USD) olduğu, TTK m. 1186 uyarınca uygulanacak olan sınır bakımından sorumluluğunun TTK m. 1187 de ki taşıyanın pervasızca hareketine dayanmadığından sınırlamaya tabi olduğu, bu sınırlamanın da 19.450 kg x 2 ÖÇH ( 1 ÖÇH 1,32403) = 51.504,77 USD, 2778 Koli x 666,67 ÖÇH (1 ÖÇH 1,32403)= 2.452.115,82 USD nin üst sınır olduğu ve böylece zararın bu değerin altında kaldığı, ancak taşıyanın sorumluluğuna gidilmesinin mümkün olmadığı belirtilmiştir.
Bu rapora karşı davacı vekili 24.05.2024 tarihli beyan dilekçesinde; raporu kabul etmediklerini, taşıyanın kusurlu olduğunu, hasarın ihbar edildiğini, eksper raporu ile zararın belirlendiğini, bu nedenle davanın kabulüne, aksi takdirde yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmasını talep etmiştir.
Bu rapora karşı davalı ... Taş. AŞ vekili 22.05.2024 tarihli beyan dilekçesinde; bilirkişilerin müvekkillerinin taşıma işleri komisyoncusu olduğunu değerlendirmediklerini, ancak müvekkilinin akdi taşıyan değil taşıma işleri komisyoncusu olduğunu, aynı zamanda taşıyanın kusurlu bulunmadığının da belirlendiğini, taşıtanın muhafaza koşullarına aykırı bir talimattan doğan bir zararın oluştuğunu, yük taşıyanın hakimiyetinde iken bir zarara uğramadığını, ancak sorumluluk kabulü olarak değerlendirilmemek kaydıyla bilirkişi raporunda muafiyet bedeli olan 2854,74 USD nin dava tarihindeki TL karşılığının rücu edilebilirlik koşulunun bulunduğu, muafiyet bedeli kapsamında yapılan ödemenin lütuf ödemesi olması nedeniyle muafiyet bedeli olan 2.980,26 USD nin düşülmesi gerektiği belirtilmiştir.
Bu rapora karşı ... ... SA'ya İzafeten ... Gemi Acenteliği A.Ş vekilinin 27.05.2024 tarihli beyanında; domateslerin çürüdüğüne ilişkin ispata yarar hiçbir belgenin bulunmadığını, bilirkişilerin tespit ettiği üzere taşımanın +10 ve daha üzerindeki sıcaklık derecelerinde taşınması gerektiğini, TTK m. 1179 ve 1182/1-e gereğince taşıyanın kusurunun bulunmadığını, mahkeme aksi kanaatteyse ürünlerin doğru sıcaklık derecesinde konteynere yüklenmediğine ilişkin rapor alınmasını talep ettiklerini, davacının itirazlarını kabul etmediklerini, iddialarını genişletemeyeceklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Toplanan Tüm Deliller ve Yapılan İncelemelere Göre;
Dava konusu domates emtiasının davacının sigortalısı olan ... Ltd. Şti. tarafından Türkiye'den Birleşik Arap Emirliklerine satıldığı ve İskenderun’dan ... Loretta gemisine yüklenerek Ummanın Salalah limanına taşınması konusunda akdi taşıyan ... Taşımacılık AŞ ile fiili taşıyan ... Shipping Company SA ile anlaşma yapıldığı, akdi taşıyan olan ... Taşımacılık AŞ’nin bilirkişi raporunda da belirlendiği üzere navlun faturası düzenlediği, her ne kadar ... Taşımacılık AŞ’nin cevap dilekçesinde müvekkilinin pasif taraf sıfatının bulunmadığını ve forwarder / taşıma işleri komisyoncusu olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiş ise de alınan bilirkişi raporunda da yer aldığı üzere ... Taşımacılık AŞ’nin navlun faturası düzenlediği ve bu nedenle akdi taşıyan sıfatına sahip olduğu belirlenmiştir.
Diğer davalı olan ... Company SA’nın ise ... nolu konşimentoyu düzenleyerek TTK m. 1191 anlamında fiili taşıyan olduğu belirlenmiştir.
08.04.2022 tarihli ekspertiz raporunda taşıma konusu emtianın 21 palet 3.420 kasa içerisinde 22.572 kg net domates emtiası olduğu ve 02.09.2021 tarihinde Mersin’den 40lık konteyner ile yüklendiği, konteynerin boşaltma limanı olan Umman'ın Salalah limanında boşaltılması ile alıcının deposunda açıldığında çürüme ve renk değiştirme tespit edildiği, %70 oranın da hasarın bulunduğu, hasar sebebinin soğuk hava zincirinin bozulmasından kaynaklandığı, konteyner içi sıcaklığın zaman zaman 18,8 derecelere çıktığı, nakliyenin tamamı boyunca ısının muhafaza edilemediği, çürümenin kaynağının bu olduğu belirtilmiştir.
Mahkememizce seçilen bilirkişiler tarafından yapılan incelemede ise; hasar gören domatesin taşınma koşullarına ilişkin teknik bilirkişi raporunda Tarım ve Orman Bakanlığı’nın dosyadaki mevcut “Domatesin Hasat Sonrası Fizyolojisi Ve Soğukta Muhafazası” raporu uyarınca domates emtiasının optimum depolama sıcaklıklarının olgunlaşma aşamasına bağlı olduğu, olgunlaşma için ideal koşullarının % 90 - 95 nem ve 19 - 21 derece arasında olması gerektiği, depolama sıcaklığının 27 dereceden fazla olursa kırmızı renk yoğunluğunun azaldığı, sıcaklığın 13 dereceden fazla olursa olgunlaşmanın geciktiği, domatesin yeşil aşamada kaldığı, kırmızı olan domateslerin birkaç gün boyunca +7 derecede saklanması gerektiği +10 derecede saklanan domateslerin lezzet ve aromasının +13 derecede tutulanlardan daha düşük olduğu, klimatik ve çabuk bozulan bir sebze olan domatesin 2-3 hafta ile sınırlı ömrü bulunduğu, küçük boyuttaki atıştırmalık domateslerin yüksek miktarda şeker ve asit içerdiği, bu nedenle kiraz domatesler de dahil olmak üzere tüm domateslerin soğuk zararından korunması için +10 derece ya da daha yüksek sıcaklıklarda muhafaza edilmesi gerektiği, davaya konu olayda taşıtan tarafından taşıyana +5 derecede taşınması konusunda talimat verildiği belirtilmiştir. Bozulmanın kaynağı olarak taşıtanın verdiği talimat hatası gösterilmiştir. Taşıma sırasında sıcaklığın +4,98 derecede olduğu ve bu derece ile 05.09.2021 - 22.09.2021 tarihleri arasında ortalama değerin çok altındaki değerde taşındığı, domatesin ilk yüklendiğinde ısısının +27,45 derece olduğu, boşaltma limanında ise +9 derecede indirildiği, daha sonra 23 - 24 dereceye çıktığı, dolayısıyla hasarın taşıyanın sorumlu olduğu bir sebepten kaynaklandığı tespit edilemediği, hasarın istif hatasından kaynaklanmış olduğu belirtilmiştir.
TTK m. 1182/2-3.f (eTTK m.1063/2f.) Gereği “Birinci fıkradaki sebeplerin ortaya çıkmasına taşıyanın sorumlu olduğu bir olayın yol açtığı ispatlanırsa, taşıyan sorumluluktan kurtulamaz.
Zararın durumun gereklerine göre birinci fıkrada yazılı sebeplerin birinden ileri gelmesi muhtemel ise, bu sebeple ortaya çıktığı varsayılır; ancak aksi ispatlanabilir..” hükmü bulunduğu ancak, aynı maddenin 1.f./"e" bendinde; "e) yükleten taşıtan ve eşyanın maliki ile bunların temsilcilerinin ve adamlarının fiil veya ihmalleri" ve aynı maddenin birinci fıkrasının "g" bendinde "g) Ambalaj yetersizliği" yani yükleten tarafından yapılacak istif hatalarından (ambalaj yetersizliği de dahil ) kaynaklanan sebeplerden doğan zararlarda taşıyanın sorumluluktan kurtulduğu, yer almaktadır. Somut olaydaki taşımada FCL kaydı Full Container Load yani konteynırın tamamının yükleten tarafından doldurulduktan sonra taşıyana mühürlü olarak ve belirtilen ısı derecesinde taşımak kaydıyla teslim edildiği refeer konteyner taşıma türü kullanıldığı, yükün konteynıra yükleten tarafından yüklendiği ancak talimat verilen ısı derecesinin taşımaya uygun olmadığı tespit edilmiştir. Bu nedenle TTK m. 1182/2f da yer alan taşıyanın sorumlu olduğu bir sebepten bu zararın ortaya çıktığı ispatlanamadığı gibi, zararın TTK m. 1182/1f da yer alan sebeplerden meydana geldiği ve aksi ispatlanamadığından taşıyanların kusurlu olmadığı belirlenmiştir.
Yine bunun dışında zararın meydana geldiğinin tespit edilmesi için de TTK m. 1178 hükmüne göre taşıyanın ziya ve hasardan sorumlu olması için zararın taşıma sırasında meydana geldiğinin ispatlanması gerektiği belirtilmektedir.
TTK m. 1184 hükmüne göre gönderilenin eşyayı teslim almadan önce ziya ve hasarı en geç eşyayı teslimi sırasında mahkemeye, diğer yetkili makamlara veya yetkili uzmanlara incelettirmesi gerektiği ve TTK m. 1185/1f ya göre taşıyana yazılı olarak derhal bildirmesi, ya da yine aynı fıkranın 2. cümlesine göre teslim tarihinden itibaren üç günlük süre içerisinde bildirim yapması gerektiği, ancak somut olayda ne böyle bir tespit ne de tarafların katılımı ile yapılmış bir inceleme bulunmadığı ve gönderilenin süresi içerisinde usulüne uygun yapılmış bir ihbarının da bulunmadığı tespit edilmiştir. Dolayısıyla TTK m. 1185/4f uyarınca taşıyan lehine doğan sorumsuzluk karinesinin aksi ispatlanmış değildir.
Davacı taraf bu ihbarın yapıldığını iddia etmemiştir. Fakat bu ihbar yapılmasa dahi Yargıtay kararları gereğince diğer deliller göz önüne alınarak ispatın gerçekleştirildiğinin kabul edilmesi gerektiği ileri sürülmüştür. Ekspertiz raporunun bu konuda yeterli bir delil olduğunu belirtmiş ise de, ekspertiz incelemesinin elde edilen belgelerin üzerinden yapıldığı, bu belgelerin de nihai alıcının deposunda tahliye sırasındaki kontrolde tespit edildiğinin belirtildiği anlaşılmakla, bu yöndeki itirazının kabul edilemeyeceği belirlenmiştir.
Sonuç olarak, gerek taşıtanın taşımaya uygun olmayan koşullarda emtianın taşınmasına ilişkin yanlış talimatı ve gerekse usulüne uygun bir hasar ihbarında bulunulmaması nedeniyle davalı taşıyanların kusuru ispatlanamadığından davanın reddi gerekmiştir.(1)
HÜKÜM:
Yukarıda Açıklanan Sebeplerle;
Davacının, davalılar ... Taşımacılık AŞ ve ... Company SA’ya izafeten ... Gemi Acenteliği AŞ’ye karşı açmış olduğu davanın ise TTK m. 1182/1 - e ve 1182/3 fıkra gereğince zararın meydana gelmesinin davacıdan kaynaklanan sebeplerden oluştuğu ve bu durumun aksi ispat edilemediğinden davanın reddine,
Davalı ... Company SA’ya izafeten ... Gemi Acenteliği AŞ vekilinin kötü niyet tazminat talebinin davacı taraf haksız olmakla birlikte kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından Reddine,
Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL harçtan dava açılışında alınan 1.563,05 TL peşin harcın mahsubu ile fazla alınan 1.135,45‬ TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T m. 13/1 gereği belirlenen 19.538,37 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile vekilleri yararına davalılara verilmesine,
Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.200,00 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
HMK m. 333 gereği gider avansından artanın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı ve gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.30/05/2024
Katip...
e-imzalı
Hakim...
e-imzalı______________________________________________________
(1) Aksi durumun kabulü halinde de, ... Lojistik AŞ vekilinin bilirkişi raporuna beyan dilekçesinde de yer aldığı üzere hasar gören emtia bedeli üzerinden muafiyet bedelinin düşülmesi gerekmekte olup, ekspertiz raporunda zarar gören emtia bedelinin 19.450 kg net hasarlı emtia miktarı olduğu, bununda fatura birim fiyatının 0,30 USD olmakla, 5.835 USD ye karşılık geldiği, taşımaya konu emtianın navlun tutarı (hasarlı emtiaya düşen navlun tutarı) olan 3.395,05 USD nin toplamı 9.230,05 USD hasarın oluştuğu tespit edilmekle, bu rakamdan muafiyet (% 10 bedeli olan ) 2.980,26 USD nin mahsubu ile 6.249,79 USD zararın oluştuğu tespit edilmiştir.
Her ne kadar bilirkişi raporunda emtianın net bedeli üzerinden muafiyet bedeli düşülmüş ise de (5.835 USD - 2.980,26 USD= 2.854,74 USD zarar ) emtianın net bedeli üzerinden bu muafiyet bedelinin düşülmemesi gerektiği, bu durumun TTK m. 1199’a da aykırı olacağı da belirlenmiştir.
Zira, TTK m. 1199 hükmüne göre (madde 1199- (1) Boşaltma süresinin sonuna kadar bir kaza sonucunda zıyaa uğrayan eşya için navlun ödenmez ve peşin ödenmiş ise geri alınır. Navlun götürü kararlaştırılmış ise eşyanın bir kısmının zıyaı, navlunun o oranda indirilmesini istemeye hak verir.) yükün kısmen veya tamamen zayi olduğu ve yükün kaza sebebiyle (taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten dolayı) zarara uğraması halinde navlun bedelinin ödenmemesi ya da ödenmiş ise geri alınması söz konusu olacaktır. Yasada açıkça kazadan söz edilmekte olup, kaza taşıyanın ve adamlarının kusuru dışında bir sebepten doğan zarardan bahsetmekte olup, ancak yasa koyucu tarafından taşıyanın veya adamlarının kusuru ile eşyada meydana gelen zarar olduğunda ise yasa koyucu navlun alacağına etkisini bilinçli olarak düzenlenmemiş olup, bu halde zarar gören taşıtanın navlun borcu devam etmekte olup, zarar gördüğü, ya da ziya uğrayan eşya karşılığında bu zararı taşıyandan tahsil etme imkânı bulunmaktadır. Bu nedenle navlun borcu devam etmekte ise de zararını karşılama imkânı bulunduğundan navlun borcunu ödemekle sorumludur. Kanun koyucunun yaptığı bu düzenlemenin amacı TBK m 136’da yer alan borcun ifasını borçludan kaynaklanmayan bir sebepten dolayı imkânsız olursa borcun sona ereceği hükmünün özel olarak düzenlenmesine dayanmaktadır. Bilindiği gibi TBK m 136/1 uyarınca borcun ifası borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle imkânsızlaşırsa, borç sona erecektir. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre ise, karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde imkânsızlık sebebiyle borçtan kurtulan borçlu, karşı taraftan almış olduğu edimi sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri vermekle yükümlü olup, henüz kendisine ifa edilmemiş olan edimi isteme hakkını kaybedecektir. Böylece yasa koyucu taşıyanın üzerine sorumluluk yüklenmeyecek bir kaza/ sebepten dolayı zararın oluşması halinde borcun sona erdiğini kabul ederek her iki tarafın edimini isteme hakkını yitirdiğinden verdiklerini geri alma hakkına sahip olduğunu düzenlemiştir. Kaldı ki; TTK m. 1199/ 2f da 4. ZIYAA UĞRAYAN EŞYANIN DURUMU başlıklı maddenin ikinci fıkrasında “MADDE 1199- (1) Boşaltma süresinin sonuna kadar bir kaza sonucunda zıyaa uğrayan eşya için navlun ödenmez ve peşin ödenmiş ise geri alınır. Navlun götürü kararlaştırılmış ise eşyanın bir kısmının zıyaı, navlunun o oranda indirilmesini istemeye hak verir. (2) Niteliği itibarıyla, özellikle içinden bozulma, kendiliğinden eksilme ve olağan akma ve sızma yüzünden zıyaa uğrayan eşya ile yolda ölen hayvanlar için, teslim edilmiş olup olmadıklarına bakılmaksızın navlun ödenir. (3) Müşterek avarya dolayısıyla feda edilmiş olan eşyaya düşen navlun için ödenecek garame payları hakkında müşterek avarya hükümleri uygulanır.” hükmünde niteliği itibariyle bozulan eşyalar için teslim edilmiş olup olmadığına bakılmaksızın navlunun ödeneceği belirtilmiş olmakla, hasar yönünden navlunun bedelinin indirilmesi mümkün değildir. Bu nedenle bilirkişi raporundaki bu tespit de yerinde değildir. Dolayısıyla navlun bedeli indirilerek hesaplama yapılamayacağı gibi satılan malın varış limanındaki değerinde navlun bedeli eklenmiş olarak satılması (TTK m. 1186/2f) söz konusudur.