T.C.
İZMİR
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/280 Esas
KARAR NO : 2024/245
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05.01.2017
KARAR TARİHİ : 21.03.2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 25.03.2024
Mahkememizde görülen Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı ... vekili 05.01.2017 harç tarihli dava dilekçesiyle; müvekkilinin Pimapen kapı ve pencere imalatı ile uğraştığını, davalılardan ...'nın inşaatının kapı ve pencere işlerini müvekkilinin yapmayı taahhüt ettiğini, taşeronluk sözleşmesinin imzalandığını, davalı ...'nın yapılacak iş karşılığında müvekkilinden her iş için birer adet senet aldığını, ...'nın müvekkilinin yaptığı işlere karşılık çek verirken bir kısmı için ödeme yapmadığını, yine çeklerinde ödenmediğini, bunun üzerine ... ile yapılan görüşme ile çeklerin ödenmeyeceğinin belirtilmesi üzerine müvekkilinin İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas, İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyaları ile 3 çek hakkında (30.06.2015 tarihli 20.000 TL bedelli, 30.09.2015 tarihli 13.500 TL bedelli ve 01.02.2015 tarihli 50.000 TL bedelli çekler için) icra takibine geçtiğini, davalı ... Bergama Belediyesinden bulunan hak edişleri olduğunu bildirmesiyle Bergama Belediyesi'nden doğan hak edişleri temlik ettiğini, bu alacağın müvekkilinden önce başka kişilere de devredildiğini müvekkilinin öğrendiğini ve temlikin gerçek olmadığının belirlendiğini, davalı ...'nın müvekkilinden Karşıyaka'da bulunan evi kendi üzerine geçirilmesini isteyerek bu ev karşılığında kredi çekerek hem evin bedelini ve hem de yaptığı iş bedelini ödemeyi taahhüt ettiğini, ancak ödeme yapmadığını, Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunduklarını, Karşıyaka ... Ağır Ceza Mahkemesi'nde ... Esas sayılı dosya ile kamu davası açıldığını, davalılardan ...'a diğer davalı ... ile yapılan 02.05.2015 tarihli taşeronluk sözleşmesi 10.maddesi gereğince müvekkilinin verdiği 20.000 TL teminat senedinin ...' a devredildiğini, ...'ın bu senedin bedelsiz olduğunu bildiğini, müvekkili aleyhine İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takibe geçtiğini, ...'ın gerçek bir alacaklı olmadığını, TTK gereği protesto çekmesi ...’ın menfaatine olacağını, protesto çekmiş olsaydı müvekkilin de bonodan haberdar olacağını, icra takibine konu bononun keşide tarihinin 27.05.2015 vade tarihinin 27.06.2015 olarak doldurulduğunu, hâlbuki müvekkilinin Mart 2015 yılında Aydın ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas numarasıyla ...'ya karşı alacak davası açtığını, müvekkilinin alacağını tahsil etmeye çalışırken aynı günlerde tanzim ettiği bonoya 30 gün sonrası tarihi yani 27.06.2015 tarihi vade yazarak 20.000,00 TL bono vermiş olmasının akla, mantığa, hayatın ve ticaretin olağan kurallarına aykırı olduğunu, davalı ... tarafından açılan İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takibe karşı kaldırılması talebiyle İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesi'ne ... Esas sayılı dosyası ile takibin kaldırılması davası açtıklarını, ancak davanın ret olduğunu, davalılardan ...’a diğer davalı ..., Bilgener İnşaat ile taşeronluk sözleşmesinin 10.maddesi gereğince müvekkilinin verdiği 70.000,00 TL'lik teminat senedinin ...’a ciro edildiğini, ...’ın söz konusu teminat senedini davalı ...’dan alırken ticari teamüllere uygun olarak müvekkile ulaşıp bononun kendisine devredildiğini ve ödemeyi kendisine yapması gerektiğini belirtmeden icraya koymak üzere aldığını, protesto dahi çekmeden İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasıyla icraya koyduğunu, ...’ın da gerçek bir alacaklı olmadığını, davalılardan ...’a diğer davalı ... ile güven ilişkisi gereği sözleşme yapmaksızın iş yaptığını, müvekkilinin verdiği 13.500,00 TL değerinde teminat senedinin ... tarafından ...’a ciro edildiğini, ...’ ın da diğer davalılar gibi müvekkiline ulaşmadan, protesto çekmeden İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile senedi icraya koyduğunu, ...’ın da gerçek bir alacaklı olmadığını, davalı ...’nın basiretli tacir sıfatıyla birçok kişiyi mağdur ettiğini, diğer davalıların gerçek bir alacaklı olmadığını, tüm bunların 2016 yılının Mart - Temmuz aylarında müvekkilinin Aydın ... Asliye Hukuk Mahkemesinde davayı açması ve elindeki kıymetli evrakları icraya koyduğu dönemde arka arkaya yapıldığını, 4 dosyada da ...’ya tebligat yapılmadığını belirterek müvekkilinin davalılara ayrı ayrı borçlu olmadığının tespitine, İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... Esas, İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ve ... Esas sayılı icra takiplerinin müvekkil yönünden iptaline, davalıların %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleriyle, vekâlet ücretinin davalılara tahmiline ve davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili 09.03.2017 tarihli cevap dilekçesiyle; Davacının birbirleriyle alakası olmayan kişileri hasım göstererek dava açtığını, davanın menfi tespit davası olduğunu, icra takibi olarak ayrı dava açması gerektiğini, her icra takibi ve her alacaklı ile ilgili taleplerin tefrik edilmesi gerektiğini, esas yönünden ise, müvekkilinin ... plakalı aracını davacının isteği ile davacının kardeşine sattığını, bu satış nedeniyle bir takım senetler verdiğini, müvekkilinin de bu senetleri borçlu olduğu kişilere ciro ederek sattığını, davacının müvekkilinin kendisine verdiği çekleri ödeyememesini bahane ederek bu senetleri ödemek istemediğini, bu nedenle bu davayı açtığını, aralarında alacak verecek ilişkisinden dolayı bir takım davaların olduğunu, davacının iradesi dışında alınmış bir senet olmadığını, imzalarında davacıya ait olduğunu belirterek öncelikle taleplerin ayrılmasına, haksız ve dayanaksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...'ya ön inceleme duruşmasında verilen süre kapsamında dilekçesinde yer alan ...'e 26.02.2015 tarihli ... yevmiye numaralı araç satışına ilişkin sözleşmeyi ibraz etmesi senetlerin bu kapsamda verildiğini ispatlaması konusunda süre verilmiş, ancak ... vekili beyanda bulunmamıştır.
Buna karşılık ... vekili 08.06.2017 tarihli beyan dilekçesiyle; müvekkilinin ... ile arasında araç kiralama sözleşmesi olduğunu, rent a car işletmeciliği yaptığını, ...'nın müvekkilinden ... plakalı ve ... plakalı iki aracı 18 aylık süre için 3900 TL ( aylık ) KDV dâhil kiraladığını, borcun ... tarafından bono ile ifa edildiğini, ... nın ... ile olan ilişkisini müvekkilinin bilmediğini, dava konusu senedin teminat senedi niteliğinin bulunmadığını, müvekkilinin bonoyu icra takibine koyduğunu, İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosya ile takibe geçtiğini, takibin iptali için davacının İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2016/125 Esas sayılı dosyası ile dava açtığını, ancak bu davanın reddedildiğini, müvekkilinin alacaklı olarak bono borçlusunu arayarak ödemenin kendisine yapılmasını isteme zorunluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddi ve % 20 den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili 23.02.2017 tarihli cevap dilekçesiyle; müvekkilinin 3. şahıs konumunda olduğunu, senedin teminat senedi olduğunu bilebilecek konumda olmadığını, ayrıca senedin teminat senedi olduğuna dair herhangi bir ibare bulunmadığını, senedin teminat senedi olmadığını, bununla ilgili İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı dosyası ile karara bağlandığını, senedin vadesinde ödenmemesi nedeniyle icra takibi başlattıklarını, müvekkilinin davacı ile ... arasındaki hukuki ilişki ve sözleşmeleri bilmesinin mümkün olmadığını, davacının ileri sürdüğü iddiaların tamamen afaki olduğunu, somut delillere dayandırmamış kendi kurguladığı soyut iddialarla davasını açtığını, alacağımızın tahsiline engel olmaya çalıştığını belirterek derdestlik itirazımın kabulü ile davanın usulden reddine, hukuka aykırı açılan davanın reddine, % 20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili 20.02.2017 tarihli cevap dilekçesiyle; müvekkilinin diğer davalılar ile hiçbir fiili ve hukuki ticari bağlantısının olmadığını, HMK 57.maddesinde yer alan koşullar oluşmadığından davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı koşullarının mevcut olmadığını, birbirinden bağımsız her üç kambiyo senedine ilişkin taleplerin bir arada incelenmesi ve uyuşmazlığın tek bir ilamda hüküm altına alınması ileride hükmün icrasında karmaşaya yol açacağını, davacının hem menfi tespit hem de takibin iptali davasını aynı anda açamayacağını, takibin iptaline ilişkin davanın Ticaret Mahkemelerinde değil İcra Hukuk Mahkemelerinde açması gerektiğini, bu hali ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin söz konusu bonoyu ...’dan ciro yolu ile devraldığını, vadesinde ödenmeyince icraya verdiğini, davacının süresi içinde itirazda bulunmadığını, davacı taraf İzmir .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile şikâyet yoluna gittiğini, ancak takibin konusuna, borca ve borç dayanağı bonoya ilişkin en ufak bir itirazda bulunmadığını, davacı tarafın sürekli olarak icra takibini sürüncemede bırakmaya çalıştığını, davacının bononun teminat senedi olduğuna dair iddiasının soyut olduğunu, bononun teminat senedi olduğu yönünde hiçbir ibare yer almadığını, müvekkilinin dava konusu bonoyu ...’ dan iyi niyetle aldığını, bonoyu ciro yolu ile iyi niyetle iktisap eden hamil durumundaki müvekkile karşı her halükarda bu hususta defi ileri sürülemeyeceğini, davacının kötüniyet iddiasının hür türlü dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı koşullarının mevcut olmadığı nazara alınarak müvekkil açısından davanın tefriki ile görevsiz mahkemede açılmış olan takibin iptali isteminin reddine, esas yönünden davanın reddine, %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 15.04.2017 tarihli replik dilekçesiyle; davalıların senetlerin teminat senedi olmadığı yönündeki iddialarını kabul etmediklerini, senetlerin teminat senedi olduğunu, davalıların müvekkiline ulaşmadan, ödeme gücünün olup olmadığını araştırmadan, salt icraya konulmak üzere kötü niyetli olarak teminat senetlerini icraya koyduklarını belirterek davanın kabulüne, davalıların kötü niyetli yaklaşımının yanında müvekkilinin ticari itibarını sarsmış olmaları nedeniyle % 50 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili 02.05.2017 tarihli düplik dilekçesiyle; davacının ciranta değil bonoyu tanzim eden olduğunu, bu nedenle müvekkilinin ciro yolu ile iktisap ettiği bonoyu tanzim eden davacıya karşı icra takibine geçmeden önce protesto etme zorunluluğunun olmadığını, bonoda teminat senedi olduğuna dair bir ibare bulunmadığını, davacının söz konusu bononun ... ile taşeronluk sözleşmesine istinaden teminat kabilinde tanzim edildiğini iddia etmiş ise de, müvekkilinin bu sözleşmenin tarafı olmadığı gibi böyle bir sözleşmenin varlığından da haberdar olmadığını, ayrıca davacının bu sözleşmeyi dosyaya ibraz etmediğini, sözleşmeye göre 70.000,00 TL tutarındaki teminat senedinin verileceğinin kararlaştırıldığını belirtildiğini, müvekkilinin alacağının 13.500,00 TL olduğunu ve her iki senedin birbirinden farklı olduğunu, bu senet metninde bedelin teminat senedi olduğu ibaresinin bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 31.05.2017 tarihli beyan dilekçesiyle; davaların tefrik edilmesinin doğru olmadığını, dosyaya taşeronluk sözleşmesini şimdi ibraz ettiklerini, bu sözleşmede belirtilen senetlerin davalı ...'ın, ... ve ... isimli şahıslara devredildiğini, bonoların kaynağının davalılardan ... olduğunu, diğer üç davalının bonoları icra takibine koyduğunu, TTK m.687 gereği tek bir dava açıldığını, usul ekonomisine uygun olduğunu, davalı ...' ın senedin teminat senedi olmadığı iddiasının yerinde olmadığını, müvekkilinin esnaf olup tacir olmadığını, İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... esas sayılı dosyasıyla ...' a karşı da menfi tespit davası açtıklarını belirterek tanık dinlenmesini talep etmiştir.
Davacı taraf dava dilekçesinde dava değeri olarak 103.500,00 TL göstermiş olmasına rağmen eksik harç yatırması nedeniyle tensiben kendisine eksik harcı tamamlaması için süre verilmiş ve süresi içinde davacı tarafça eksik harç yatırılmıştır.
Dava; senet lehtarı ve hamillerine karşı çeşitli sözleşmelere istinaden açılan menfi tespit davasıdır.
Mahkememizce tarafların delilleri toplanmış ve değerlendirilmiştir.
İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası, İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası, İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ve diğer dosyalar incelenmiş ve değerlendirilmiştir.
İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklısı ...'ın, takip borçlusu ... ve ... aleyhine 29.01.2016 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus takip yoluyla 13.500,00 TL bono ve ferileri ile birlikte 14.022,06 TL üzerinden 15.09.2015 tanzim 27.09.2015 vadeli 13.500,00 TL bedelli düzenleyeni ... olan bonoya istinaden takibe geçtiği, borçlulara ödeme emrinin gönderildiği, borçlulardan ...'in İzmir .... İcra Hukuk Mahkemesinde ... karar sayılı kararla icra takibinde gönderilen ödeme emrine şikâyet yoluyla ödeme emrinin iptalini istediği, itirazın süresince yapılmadığı belirterek 10.11.2016 tarihinde reddedildiği belirlenmiştir.
İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklısı ...'in takip borçlusu ... ve ... hakkında kambiyo senetlerine mahsus takip ile 23.02.2016 tarihinde 70.000,00 TL'lik bono ve ferileri ile birlikte 74.076,30 TL üzerinden, düzenleyenin ..., lehtarı ... düzenleme tarihi 21.02.2015 vadesi 14.07.2015 olan kambiyo senedine dayanarak takibe geçtiği, borçlulara ödeme emrinin gönderildiği, borçlu ...'in 25.02.2016 tarihinde tebligatı aldığı ve İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesinde ... Esas ... Karar sayılı kararla ...' a karşı borca karşı itirazla birlikte faize karşıda itiraz ettiği, mahkemenin senedin teminat senedi olduğuna ilişkin yazılı belge bulunmadığı ve vade tarihi itibarinden reeskont faiz talep edilebileceği belirterek davayı 05.04.2016 tarihinde reddettiği, takibin devam ettiği ve bazı menkul ve gayrimenkullere haciz konulduğu belirlenmiştir.
İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklısı ...'ın borçlu ... hakkında 20.000 TL bedelli 27.05.2015 tanzim 27.06.2015 vadeli senedine dayanarak 20.000,00 TL asıl alacak ve işlemiş faiz ile birlikte 21.432,60 TL üzerinden kambiyo senedine mahsus takip yolu ile takibe geçtiği, ödeme emrinin borçluya tebliğ edilmesiyle borçlunun İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesinde ... Esas - ... Karar sayılı, 03.11.2016 tarihli karar ile takibe konu senedin teminat senedi olduğu iddiasıyla ödeme miktarına ilişkin talepte bulunduğu, ancak İcra Hukuk Mahkemesinin dosyada teminat senedi olduğuna ilişkin herhangi bir delil bulunmadığından itirazın reddine karar verdiği, böylece takibin devam ettiği belirlenmiştir.
İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklısı ...'in takip borçlusu ... aleyhine 15.12.2015 tarihinde keşidecisi ... lehtarı ... / ... olan 30.09.2015 tanzim tarihli 13.500 TL bedelli çek ile keşidecisi ... lehtarı ... olan 30.06.2015 tanzim tarihli 20.000 TL bedelli çeklere istinaden takibe geçtiği, takip miktarının çek tazminatı ve komisyon dâhil 35.312,58 TL olduğu, borçluya ödeme emrinin 29.02.2016 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun itiraz etmemesi üzerine takibin kesinleştiği belirlenmiştir.
Davacı dava dilekçesinde ve daha sonradan dosyaya ibraz etmiş olduğu 28.09.2017 tarihli beyan dilekçesiyle davalılardan ... ile aralarında taşeronluk sözleşmesi yaptığını ve birer adet senet verdiğini, bu senetlerin İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ve İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosya içerisinde bulunduğunu, ...'nın bonoları ...'a devrettiğini belirterek eski iddialarını tekrar etmiştir. Ancak iddialarında belirttiği taşeron sözleşmelerini dosyaya ibraz etmemiş ve kendisine yapılan ihtara rağmen süresi içerisinde HMK m.119/1/e-f ve HMK m.194/1-2'ye göre hangi vakıaları hangi delille ispatlayacağını somutlaştırmaması, bütün vakıaları sıra numarası adı altında açık özetlerini bildirmemesi ve dava dilekçesinde bu hususları açıklamaması ile kendisine verilen kesin süre içerisinde gerekli işlemleri yerine getirmediği tespit edilmekle HMK m.119/1/e-f ile m.119/2 gereğince mahkememizce ... E. - ... K. sayılı 28.09.2017 tarihli kararla davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Bu karar davacı tarafça istinaf edilmesi üzerine İzmir BAM .... HD'nin ... E. - ... K. sayılı 08.10.2018 tarihli kararla istinaf eden tarafın talebi ile istinafa cevap veren davalıların beyanları değerlendirilerek HMK m. 353/1(a)-5 hükmü gereğince mahkememiz hükmü kaldırılmıştır.
Bu kapsamda dosya mahkememize iade edilmekle istinaf hükmü gereğince işlem yapılmış ve davaya bakılmıştır.
Davacı dava dilekçesinde ve daha sonradan dosyaya ibraz etmiş olduğu 22.09.2017 tarihli beyan dilekçesiyle davalılardan ... ile 02.05.2015 tarihinde Aydın İli Sultanhisar İlçesi huzurevi yapım işi, 02.05.2015 tarihinde Aydın 112 Acil Çağrı Merkezi inşaatı yapım işi ve Bergama Belediyesi Katlı Otopark yapım işi sözleşmeleri imzaladığını ve bu sözleşmelerin 10. maddeleri kapsamında davalılardan ... İnşaat - ...'ya 70.000,00 TL, 20.000,00 TL ve 20.000,00 TL tutarlı teminat senetleri ile yine 9. madde kapsamında ... İnşaat - ...'ya 20.000,00 TL tutarlı teminat senedi verdiği, bu senetlerin daha sonra davalı ... tarafından diğer davalılara usulüne uygun olarak ciro ile devredildiği, davacının iddiasında bu davalıların kötü niyetli hamil olarak senetleri elinde bulundurduğu, ( 6762 sayılı TTK m. 598 ve 599 ) 6102 sayılı TTK m.686 ve 687' ye göre ispatlamış değildir. Senetler ciro yoluyla davalının eline geçmiştir ve haklı hamil durumunda bulunmaktadırlar. Davacının iddia ettiği üzere haklı hamillerin kötü niyetli olarak davacının aleyhine bilerek bu senetleri temlik aldıkları ispatlanmış değildir. Ayrıca ... ile diğer davalılar arasında ticari ilişkiden doğan borç alacak nedeniyle senetlerin ciro edildiği belirtilmiştir. Davacının bu senetlerin cirosunda diğer davalılar ile ... arasında borç alacak ilişkisi bulunmadığı iddiası da bulunmamaktadır. Buna göre davacı taraf davalı ... ile arasında bulunan ve ona karşı ileri sürebileceği defileri (doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayalı defileri) diğer davalılara karşı ileri süremeyecektir.
Somut olayda da dava konusu senetlerin lehtarı olan ... bu senetleri ciro yoluyla en son hamil olan diğer davalılara usulüne uygun olarak devretmiştir. Ciro silsilesinde bir kopukluk bulunmamaktadır. Ayrıca davalıların senetleri iktisap ederken iktisabında ağır kusurlu olduğu ve bile bile davacının zararına hareket ettikleri ispatlanamamıştır. Bu senetlerin teminat senedi olduğu iddia edilmekle birlikte senetlerin kambiyo senedi niteliği ve ciro yoluyla devredilebilmiş olduğu gözetildiğinde, yapılan ciroların hukuka aykırı olmadığı gibi senetlerin teminat senedi olduğu senet üzerinde derç edilmediği ve davalıların ... ile davacı arasındaki ilişkide davalı ...' nın borcunu ifa etmediğinin diğer davalılarca bilindiği ispatlanmış değildir.
Davacı taraf dava dilekçesinin açıklanmasına ilişkin olarak mahkememize sunduğu 15.04.2017 tarihli beyan dilekçesi ve 31.05.2017 tarihli dilekçelerinde davada ileri sürmediği bazı delilleri mahkememizin verdiği Mahkememiz kararının İzmir BAM .... HD tarafından kaldırılmasından sonra ve davacının vekil değişikliği yapmasıyla 09.03.2020 ve daha sonra ki dilekçelerinde bildirmiş olup bu dilekçelerinde davalılardan ...yla ilgili olarak taraflar arasında yapıldığını bildirdiği ve ancak İstinaf kararından sonra dosyaya ibraz ettiği (bu karardan önce kendisine ihtarat yapıldığı halde sunmadığı) taşeronluk sözleşmelerini 13.09.2019 tarihli dilekçesiyle sunmuş olup, (...yla ... arasında yapılmış olan Bergama Belediyesi Katlı Otopark Yapım işi, Aydın Sultanhisar Huzurevi İnşaatı Yapım işi ve Aydın 112 Çağrı yapım işi) bu sözleşmelerin içeriğinde yer almayan alacağın temlikine ilişkin 06.06.2015 tarihli alacağın devri başlıklı belge ile alacağın temlikinin olduğunu ileri sürmüştür. Ancak HMK m. 140/5 ve 145 e göre davacının iddiasını ispatlayacak delilleri ve yerini ön inceleme duruşmasına kadar bildirmesi ve bunların getirtilmesi için açıklama yapmaları için kendilerine 2 haftalık kesin süre verileceği yer almış olup, davacı tarafa bu süreler verildiği halde davacı bu delilleri göstermediği ve sonradan ileri sürdüğü anlaşılmıştır.
Davalılar ise davacının iddiasının genişletmesini kabul etmediğini beyan etmişlerdir.
Mevcut durumda ileri sürülen delillerin hepsi toplanmış, davacının dava açarken belirttiği deliller ile BAM kararına kadar yer alan ve kendisine kesin ihtarla bildirilen delilleri ancak BAM’ın kaldırma kararından sonra ileri sürmüştür. Mevcut durumda davacı davalılardan ...’ya karşı aralarında bir taşeron sözleşmesi olduğu, taşeron sözleşmesine göre verilmiş olan senetlerden 70.000,00 TL ve 20.000,00 TL'lik senetlerin bu davalıyla olan hukuki ilişkisine istinaden verilmiş teminat senedi olduğunu, 13.500,00 TL'lik senedin ise yine ...’yla yapılacak imalatlar kapsamında 27.000,00 TL'lik iş için yarısı bedel ile düzenlenen ve verilen senet olduğunu belirtmiştir. (17.12.2019 tarihli dilekçede) Yine bu senedinde teminat senedi olduğunu ileri sürmüştür.
Davalılar ise; davalı ... davacının kardeşinin müvekkilden aldığı aracına ilişkin olarak bu senetlerin verildiğini ve diğer davalılarla davacının verdiği senetlerin cirosunda kötü niyetle hareket edilmediğini beyan etmiştir.
Davalı ... vekili de; müvekkilinin rent a car işletmecisi olduğunu, diğer davalı ... Sarının kiraladığı araçlar karşılığı bu senedi aldıklarını, ... ile arasında ki hukuki ilişkiyi bilmediğini beyan etmiştir.
Davalı ... vekili de; gerek isticvap gerekse daha sonra vermiş olduğu beyan dilekçelerinde ...yla alacak borç ilişkisinin bulunduğunu ve bu nedenle alacağın tahsili için ...ya karşı ve davacıya karşı takip yaptığını beyan etmiştir.
Davalı ... vekili de; dava konusu olan İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takibe konu edilen 13.500,00 TL'lik senedin müvekkiline ...nın muhasebecilik hizmeti karşılığı ciro yoluyla devir aldığını belirtmiştir.
Davacı taraf bu davalılara karşı iddiasında kötü niyetli hareket ettiklerini belirterek bu davalıların birbirini tanıdığını ve müvekkilinin dolandırmak amacıyla hareket ettiklerini beyan etmiş ise de bu iddiaları ispatlayacak delilleri koyamamıştır.
Davacı tarafın iddialarının somut olarak dayanak noktasının bulunmadığı, davalıların kötü niyetli hareket ettiğini ileri sürmesine rağmen bu taleplerini derli toplu HMK m. 194 e uygun olarak somutlaştırmadan ve bir delil ile bağlantısını ortaya koymadan iddialarda bulunduğu belirlenmiştir. Şöyle ki davacı tarafın gerek dava ve gerekse dava dilekçesini açıklama dilekçelerinde BAM’ın kararından önce ileri sürmesi gerekli olan delilleri göstermediği, bu delillerin toplanmasını talep etmediği, bilahare 17.12.2019 ve 05.04.2019 tarihli dilekçelerde ileri sürdüğü iddiaların ise dava dilekçesinde yer almadığı, karşı tarafın ise iddiaların genişletilmesine muvafakatta bulunmadığı (HMK m. 141/2) ve davanın da ıslah edilmediği belirlenmiştir. Buna göre davacının öncelikle menfi tespit davasının davalılardan ...'ya karşı bu senetlerin teminat senedi olup olmadığı dışında taşeron olarak yapılan işin bitirilip bitirilmediği, bu işlerden doğan bir alacak olup olmadığı hususlarını açıklaması ve buna ilişkin delillerini ileri sürmesi gereklidir. Oysaki davacı taşeronluk sözleşmelerini davanın başında ileri sürmediği gibi sadece bu senetlerin devrinin kötü niyetli ve hukuka aykırı olduğu iddiasını ileri sürmüştür. Mahkemenin davacının iddia etmediği bir hususu araştırması mümkün değildir. Davacı bu senetlerin devralan kişilerin usulüne uygun icra takibine geçmediği, müvekkiline karşı öncelikle ihtarat çekilmediği ve doğrudan icra takibine geçilmesinin hukuka aykırı olduğu iddiasına dayanmıştır. Davacının öncelikle alacağın temlikine konu olduğunu belirttiği bu taşeronluk sözleşmesinden doğan işlerin yapıldığı ve karşılığında alacağının doğduğunu ispatlayacak delilleri ortaya koyması gereklidir. Ayrıca davacı taraf 05.04.2019 tarihli dilekçesinde ve diğer dilekçelerinde açıkladığı üzere alacağını temlik aldığını belirttiği üzere alacağın ...'dan 06.06.2015 tarihli Bornova ... Noterliğinden verilen toplam 820.000,00 TL bedelli bir alacağın temliki belgesinin de bulunduğunu belirtmiş, ancak bu alacağın tahsil edilip edilmediği açıklanmamıştır. Somut olayda bu delillerin varlığı ve ispatı ileri sürülmemiştir. İleri sürdüğü iddialar ise iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı doğduktan sonra ileri sürülen ve davalılar tarafından da bu yasak ileri sürülerek kabul edilmeyen ayrıca HMK m. 141/2 gereğince açıkça muvafakat edilmeyen iddialardır. Mevcut durumda mahkemenin ispat faaliyetine geçmeyen ve iddiasını ispatlamak için gerekli delilleri ileri sürmeyen davacı yerine geçerek HMK m. 187 ve devamında yer alan ispatı üzerine alması mümkün değildir. Bu nedenle davacının ispatlanamayan davasının reddine karar verilmiştir. Yine davalılar davacının davasının haksız ve kötü niyetli olduğunu belirtmişler ise de mahkememizce takiplerin durdurulması yönünden bir karar verilmediği gibi İİK m. 72/4 gereğince davalılar lehine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesi şartlarının oluşmadığı tespit edildiğinden bu yönde ki talebinde reddine karar verilmiştir.
Bu karar davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir BAM .... HD'nin ... Esas -... Karar sayılı 29.03.2023 tarihli kararla “…Uyuşmazlık; "bu senetlerin davacı taşeron ile davalı yüklenici arasındaki eser sözleşmelerinin güvencesi olarak düzenlenen senetler olup olmadığı, davacının sözleşmelerdeki edimlerini yerine getirip getirmediği, buna göre senetlerden dolayı borçlu sayılıp sayılamayacağı" noktalarında toplanmaktadır.
İzmir .... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyasındaki; alacaklısı ... olan 15/09/2015 düzenleme tarihli 13.500 TL bedelli, İzmir .... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyasındaki; alacaklısı ... olan 27/05/2015 tarihli 20.000 TL bedelli ve İzmir .... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyasındaki; alacaklısı ... olan 21/05/2015 tarihli 70.000 TL bedelli bonoların üzerinde "teminat senedi oldukları" konusunda herhangi bir kayıt bulunmamaktadır. Senetlerin ciro silsilesinde de bir sorun görünmemektedir. Bu durumda; kambiyo senetlerinin soyut borç ikrarını içeren senetler olmaları nedeniyle, bunların eser sözleşmelerinin teminatı olarak verildiği hususunun iddia eden davacı tarafından yasal delillerle kanıtlanması gerekmektedir.
Davacı vekili her ne kadar "taşeronluk sözleşmeleri ile bu hususun kanıtlandığını" belirtmiş olup, gerçekten de dosyaya sunulan sözleşmelerin her birinde "taşeron tarafından yükleniciye çeşitli miktarlarda teminat senetleri verileceği" yönünde hükümler mevcut ise de, bonolarda bu konularda hiçbir kayıt bulunmadığından, teminat hususu tam olarak kanıtlanamamaktadır. Ancak, davaya konu bonolardan sadece 13.500 TL'lik senette "bedeli nakden alınmıştır" ibaresi olup diğer iki bonoda bedelin ne şekilde alındığına dair herhangi bir yazı bulunmamaktadır. Bu husus sözleşmelerdeki anılan teminat hükümleri ile birlikte değerlendirildiğinde, ayrıca istinaf dilekçesinde açıklandığı üzere davalı ...'ün cevap dilekçesinde "senetlerin araç satış bedeli olarak alındığını" söylemişken savcılık ifadesinde "eser sözleşmesi nedeniyle alındığı" anlamına gelebilecek ifadelerde bulunması karşısında, taşeronluk sözleşmelerinin "teminat senedi verileceği" ile ilgili hükümleri HMK’nın 202. maddesi gereğince "delil başlangıcı" niteliğinde sayılmalıdır.
Davacı vekili dava dilekçesinde tanık deliline dayanmış ve duruşmada da bu delilinin değerlendirilmesini istemiştir. Mahkemece "davanın niteliği gereği tanık deliline dayanılamayacağı" gerekçesi ile bu isteğin reddedilmesi, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda usule uygun değildir.
Ayrıca; dava dilekçesinde "yemin" deliline dayanılmış olup, mevcut delillerle ispatlanamadığı kabul edilen dava hakkında, mahkemece davacı tarafa yemin delilinin hatırlatılmaması da usulü bir eksiklik olarak karşımıza çıkmaktadır.
Diğer taraftan son olarak; istinaf dilekçesinde birtakım ceza soruşturma ve kovuşturmalarından söz edildiği ve somut olayla ilgili "dolandırıcılık" ve "yalancı tanıklık" suçlarına dair verilerden söz edildiği halde, bu dava dosyalarının eldeki davanın konusu ile illiyetlerinin araştırılmaması ve bu tespitin yapılması halinde gerektiğinde sonuçlarının beklenmemesi de doğru olmamıştır.
Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş:
1-Öncelikle; davacı vekilinin istinaf dilekçesinde belirtilen Karşıyaka ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... E. Sayılı ve Karşıyaka ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyalarının akıbetleri araştırılarak karar verilip kesinleşti ise kararları, davaları devam etmekte ise dosyalar getirtilip incelenmek suretiyle, eldeki dava ile bağlantılarının ve sonuçlarının bu davaya etkilerinin değerlendirilmesi, gerekirse sonuçlarının beklenmesi,
2-Yukarıda açıklandığı şekilde, taşeronluk sözleşmelerinin "teminat senedi verileceği" konusundaki hükümleri "delil başlangıcı" kabul edilerek, davacı vekilinin tanık delilinin değerlendirmeye alınması ve verilecek süre içinde bildireceği tanıklarının "davaya konu bonoların eser sözleşmeleri gereğince verilen teminat senetleri olup olmadığı, davacı taşeronun sözleşmelerdeki edimlerini yerine getirip getirmediği, hak edişlerinin ödenip ödenmediği ve bütün bu hususlara göre davacı ile davalı ... arasındaki alacak borç durumlarının ne olduğu" konularında yöntemince dinlenmesi,
3-Yukarıdaki 2 maddede belirtilen araştırmalar çerçevesinde davacı iddialarının kanıtlanamadığı kanaatine varılması halinde ise; davacı vekiline yemin delili hatırlatılmak suretiyle, yemin teklifinde bulunulması halinde yemin prosedürünün yöntemince yerine getirilmesi,
4-Bütün bu araştırmalar sonucunda da; davacı ile davalı ... arasındaki eser sözleşmeleri ve davalı ... ile diğer davalılar arasındaki kıymetli evrak ciroları ve bonoların güvence senedi olup olmama durumları çerçevesinde, taraflar arasındaki alacak-borç durumları irdelenmek suretiyle hasıl olacak duruma göre karar verilmesi olmalıdır…” 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-a-6. maddesi gereğince mahkememiz hükmü kaldırılmıştır.
Bu kapsamda dosya mahkememize iade edilmekle istinaf hükmü gereğince işlem yapılmış ve davaya bakılmıştır.
Mahkememizce kaldırma kararı gereğince gerekli incelemeler yapılmış ve kaldırma kararında yer alan “...1-Öncelikle; davacı vekilinin istinaf dilekçesinde belirtilen Karşıyaka ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... E. Sayılı ve Karşıyaka ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyalarının akıbetleri araştırılarak karar verilip kesinleşti ise kararları, davaları devam etmekte ise dosyalar getirtilip incelenmek suretiyle, eldeki dava ile bağlantılarının ve sonuçlarının bu davaya etkilerinin değerlendirilmesi, gerekirse sonuçlarının beklenmesi,
2-Yukarıda açıklandığı şekilde, taşeronluk sözleşmelerinin "teminat senedi verileceği" konusundaki hükümleri "delil başlangıcı" kabul edilerek, davacı vekilinin tanık delilinin değerlendirmeye alınması ve verilecek süre içinde bildireceği tanıklarının "davaya konu bonoların eser sözleşmeleri gereğince verilen teminat senetleri olup olmadığı, davacı taşeronun sözleşmelerdeki edimlerini yerine getirip getirmediği, hak edişlerinin ödenip ödenmediği ve bütün bu hususlara göre davacı ile davalı ... arasındaki alacak borç durumlarının ne olduğu" konularında yöntemince dinlenmesi,
3-Yukarıdaki 2 maddede belirtilen araştırmalar çerçevesinde davacı iddialarının kanıtlanamadığı kanaatine varılması halinde ise; davacı vekiline yemin delili hatırlatılmak suretiyle, yemin teklifinde bulunulması halinde yemin prosedürünün yöntemince yerine getirilmesi,
4-Bütün bu araştırmalar sonucunda da; davacı ile davalı ... arasındaki eser sözleşmeleri ve davalı ... ile diğer davalılar arasındaki kıymetli evrak ciroları ve bonoların güvence senedi olup olmama durumları çerçevesinde, taraflar arasındaki alacak-borç durumları irdelenmek suretiyle hasıl olacak duruma göre karar verilmesi olmalıdır..” gerekçelerine istinaden Karşıyaka .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı ve Karşıyaka .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyalarının incelenmesi için istenmesine, ayrıca Taşeronluk sözleşmelerinin "teminat senedi verileceği" konusundaki hükümleri "delil başlangıcı" kabul edilerek, davacı vekilinin tanık dinletme talebi kabul edilerek BAM kararında yer aldığı üzere "davaya konu bonoların eser sözleşmeleri gereğince verilen teminat senetleri olup olmadığı, davacı taşeronun sözleşmelerdeki edimlerini yerine getirip getirmediği, hak edişlerinin ödenip ödenmediği ve bütün bu hususlara göre davacı ile davalı ... arasındaki alacak borç durumlarının ne olduğu" konularında dinlenmelerine ve davacı ile davalı ... arasındaki eser sözleşmeleri ve davalı ... ile diğer davalılar arasındaki kıymetli evrak ciroları ve bonoların güvence senedi olup olmama durumlarının değerlendirmeye alınmasına karar verilmiştir.
Karşıyaka ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; müştekiler ..., ...,...’ın sanıklar ..., ..., ... aleyhine yaptıkları şikayet ile açılan Karşıyaka CBS’nın ... Esas ... sayılı iddianamesiyle müşteki ...’in Aydın da ... Jenaratör şirketinin ortağı olduğu, müşteki ...’in plastik alüminyum doğrama işi yaptığı, müşteki ...’ın mermer ve granit işi yaptığı, müşteki...'ın ise sıhhi tesisat, montaj işleri yaptığı, şüpheli ...’nın ... İnşaatın sahibi ve tek yetkisili olup inşaat mühendisi olduğu, ... nın ... nın kardeşi ve ... Dış Cephe Ltd Şti'nin sahibi ve tek yetkilisi olduğu, ... nın ise ... ve ...'in babası olduğu, ... ile birlikte Salihli de inşaat şirketi ortaklığı bulunduğunu, ...'nın Aydın da 112 acil servis inşaatı, Sultanhisar da huzur evi ve Bergama da katlı otopark inşaat yükleniciliği işi aldığı, bu kapsamda müştekilerle alt taşeron olarak yazılı ve sözlü anlaşma yaptığı, müşterilerde oluşturduğu güven duygusu nedeniyle müşteki ...'e üzerine kayıtlı tüm taşınmazlar ipotekli olduğundan kredi çekebilmek için temiz bir tapuya ihtiyacı olduğunu söylemesi üzerine ...’in alt taşeron olarak çalıştığı, bu işi kaybetmemek için tanık ... dan kendisine devredilecek olan ... İlçesi ... Mah ... Ada ... Parselde kayıtlı ... nolu bağımsız bölümün tapusunu ...'ya devretmesini istediği, ... nın tapuyu babası olan ... ya devrini istediği, ...'in 320.000 TL rayiç bedelle taşınmazı ... üzerine devrettirdiği, Tanık ...'dan devredilen bu taşınmaz karşılığında ...’in evin iadesi için protokol yapmak istediği, ancak ... ya ulaşamadığı, böylece şüpheli ...'nın müşteki ...'e yaptıkları iş karşılığı 200.000,00 TL, ...’a 300.000,00 TL,...'a 250.000,00 TL, ...’e ise 320.000,00 TL daire ve 200.000,00 TL ayrıca borcu olduğu, ...’nın Aydın da ki ihalenin hak ediş bedeli olan 2.600.000,00 TL yi kardeşi olan diğer şüpheli ...’nın ... Dış Cephe Ltd Şti'ne muvazaalı olarak temlik ettiği, böylece müştekilerin hak edişten olan alacaklarını alma imkanını ortadan kaldırdığı, ...’nın Bergama da yüklendiği iş karşılığı olan hak ediş bedelinin muvazaalı olarak kardeşi ...nın şirketine devir ve temlik ettiği, Sultanhisar daki huzur evi inşaat yapım işini 3. Şahsa devrettiği, bu üçüncü şahıs üzerinden ... Bankası lehine temlik verildiği, şüpheli ..., ... ve ...'nın alt taşeron olarak anlaştıkları şüphelilerden alacaklı olan müştekilerin alacaklarını ödememek için ... nın şirketine temlik ettikleri ve müştekileri dolandırdıklarını belirterek TCK m. 158/1-h ve 53. Maddesine göre cezalandırılmaları için dava açıldığı, yapılan yargılamada dinlenen tanık beyanları (tanık ...’ın verdiği yalan beyanda dikkate alınarak ) sanıkların eylemlerinin hile ve yalan teşkil etmediği, ekonomik durumdaki değişiklikler nedeniyle sanıkların ödeme güçlerinin bulunmadığının müştekiler tarafından araştırılması gerektiği, dolandırıcılık suçu bulunmadığından dolayı 05.02.2018 tarihinde sanıkların ayrı ayrı beraatlerine karar verildiği, müştekilerin istinafı üzerine İzmir BAM .... CD’nin ... Esas ... Karar sayılı 04.06.2018 tarihli kararıyla beraat kararının onandığı ve kararın bu tarih itibariyle kesinleştiği belirlenmiştir.
Karşıyaka ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; müdahil ..., ..., ...,... ve ...’in müşteki olduğu, sanık ... hakkında açılan davada şüpheli ...’ın Karşıyaka ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında yalan tanıklıkta bulunduğu ve bu durumu bizatihi kendisinin Karşıyaka CBS’na müracaat ederek bildirdiği ve bu nedenle TCK m. 272/2 ve 53. Maddeleri gereğince cezalandırılması için kamu davası açıldığı, sanığın ifadesinde Avukat ...'nın akrabası olması nedeniyle kendisinden yalan tanıklık yapması için talepte bulunduğu, eşi ... ve Yardımcıları …. Olduğu halde kimin tarafından düzenlendiği ve miktarını bilmediği bir senedi ciroladığını, daha sonra Karşıyaka ... Ağır Ceza Mahkemesi'nde psikolojik baskı altında yemin ettiğini ve yalan söylediğini beyan ettiği, mahkemenin yaptığı değerlendirmede ...’ın Karşıyaka .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında bu dosyanın sanığı olan ... ile ilgili olarak ...nın eşi olan ...’nın arkadaşı olduğunu, sohbet sırasında eşinin ekonomik durumunun bozulduğunu, 6-7 aylık dönemi atlatmak istediğini beyan etmesi üzerine 17.000 TL parasını ...’ya verdiği, 7-8 ay sonra ödeyeceğini söylediği için paranın USD karşılığının ödenmesini istediğini, ...’nın eşi olan ...’nın getirdiği bonoyu kendisine verdiğini, borçlusunun ... olan bonoyu kendisine verildiğini, ödeme yapılmayınca icra takibinde bulunduğunu beyan ettiği, sanığın bu ifadesinden sonra İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde ... Esas sayılı dosyada yemin teklifinde bulunulması üzerine mahkemede 13.11.2018 tarihinde alacaklı olmadığını, İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında kendisine ödeme yapılmadığını, ...’dan alacaklı olmadığını beyan ettiği, sanığın ...’nın yönlendirmesi üzerine Karşıyaka ... Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki bu ifadeyi verdiği, ticaret mahkemesinde ise yemin teklif edilince yalan yere yemin edemeyeceğinden gerçeği söylemek durumunda kaldığını, mahkemece yapılan yargılamada sanığın bu beyanı neticesinde yalan tanıklıktan dolayı ... ve ...’ın zarar gördükleri anlaşıldığından yalan tanıklık suçundan iki yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve bu kararın 17.07.2020 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
Mahkememizce davacı tarafın tanıkları dinlenmiş ve değerlendirilmiştir.
Dinlenen tanıklardan ... 12.10.2023 tarihli beyanında; Avukatlar ... ve ...’nın kendisinin akrabası olduğunu, kendisinden bir ricada bulunarak bir senede imza atıp para çekmesini istediklerini, bunu kabul ederek senedi imzaladığını, Noter de ... isimli bir avukata vekâletname verdiğini, daha sonra Karakoldan çağrıldığını, ..., ... ve ...’ın kendisinden şikayetçi olduklarını öğrendiğini, bu kişileri tanımadığını, ... ve ... isimli kişileri ...’nın bürosunda gördüğünü, burada ...’ya borç olarak 11.000 USD verdiğini ve bu parayı tahsil edemeyince eşinin müşteriden aldığı çeki ciro ederek bana verdiklerini söylemesi gerektiğini bildirdiklerini, bunun üzerine Karşıyaka ... Ağır Ceza Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyası dosyasında bu şekilde beyanda bulunduğunu, beyanının yalan tanıklık olduğunu, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyada bu senetle ilgili olarak çağrıldığını, imzanın kendisine ait olup olmadığı ve alacaklı olup olmadığı konusunda yemin etmesi için davet edildiğini, ancak bu mahkemede yemin etmediğini, bu senetten alacaklı olmadığını beyan ettiğini, Karşıyaka CBS’na giderek yalan tanıklık yaptığına ilişkin beyanda bulunduğunu, Karşıyaka ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı dosyasıyla cezalandırıldığını beyan etmiştir.
Tanık Kamil Süleyman Okan 12.10.2023 tarihli beyanında; ...’nın kurmuş olduğu şahıs şirketi ve ... Ltd Şti de koordinatör / genel müdür olarak çalıştığını, davacının cephe giydirme ve doğrama işleri yaptığını, davalı ...’nın ise inşaat mühendisi olup, belediyeden ve devletten ihale ile iş alarak bu işleri taşeron vasıtasıyla ifa ettiğini, davacının taşeron olduğunu, davalı ... dan Aydın Sultanhisar da ki huzur evi inşaat işini Aydın da 112 binası işini ve Bergama Belediye binası işinin doğrama ve cephe giydirme işlerini alt taşeron olarak aldığını, ...’nın üst işveren olarak ihale ile aldığı işlerde kurumlardan doğan alacağının davacı ... ile yapmış olduğu anlaşmaya istinaden ya tamamını ya da bir kısmını ödemek için kamu kurumundan doğan alacağını temlik ettiğini, Noter'de düzenleme şeklinde yapılan belge ile alacağın taşerona temlik edildiğini, ...’nın bu iş karşılığı davacıya temlik edilecek olan miktarın yarısı kadar teminat istediğini, bunun üzerine davacının ...’ya üç ayrı senet verdiğini, senetlerin miktarını hatırlamadığını, ancak iş tutarının yarısı kadar bedeli taşıdığını, alacağın temlikine ilişkin sözleşmenin de senetler alınmadan önce İl Özel İdaresine verildiğini, oradan hak ediş çıktığında alacak temlikte olduğundan ödemenin alt taşeron davacıya yapıldığını, davalı ...’nın avukatının senetlerin arkasına teminat senedi ibaresini yazdırmadığını, ...’nın bu işe ilişkin hak edişleri yine kardeşi olan ...’ya temlik ettiğini, davacıya hak ediş ödemesi yapılmadığını, işin çoğunu yaptığını, bu senetlerin daha sonra icraya konduğunu beyan etmiştir.
Tanık ... 15.02.2024 tarihli beyanında; davacı ... ile birlikte ...’nın ihale ile iş aldığı Aydın Sultanhisar Huzurevi, Aydın Merkez Acil Binası yapım işleri için anlaşma yaptıklarını, kendisinin mermer işi yaptığını, 2015 yılında ...’nın ofisine gittiklerinde avukatı ...’nın bulunduğunu ve kendilerinden yapılacak işler için teminat senedi istediğini, daha önceleri ...’nın kendilerinden teminat istemediğini, ...’yı aradıklarını, ...’nın bunu istediğini beyan ettiğini, Av. ...’nın hazırladığı teminat senedi ve sözleşmeyi imzaladıklarını, davacı ...’in 70.000,00 TL ve 35.000,00 TL lik iki ayrı senet verdiğini, kendisinin yapacağı iş karşılığı iki ayrı senet verdiğini ve bir sözleşme imzaladıklarını, ...’nın orada olmaması nedeniyle sözleşmeyi ertesi gün imzalayacağının söylendiğini, kendilerinin işe başladığını, ...’e ...’nın Aydın valiliğinden alacakları için yaklaşık 800.000 TL bedelli temlikname verdiklerini, ...’nın bu temliknameyi daha sonra kardeşi ...ya'da temlik ettiğinden alacağını tahsil edemediğini, ancak teminat senetlerinin kendilerinden tahsil edildiğini, bu senetlerin araba kiralama şirketi vasıtasıyla tahsil edildiğini beyan etmişlerdir.
Bu tanık beyanlarına karşı davacı vekili 27.02.2024 tarihli beyan dilekçesinde; müvekkilinin davalılar tarafından sonradan doldurularak İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla takibe konu edilen 70.000 TL bedelli senet ve İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında takibe konu edilen 20.000,00 TL bedelli senetlerin taraflar arasında yapılan sözleşmelerdeki teminat ibaresine rağmen icra takibine konduğu ve tahsil edildiği, bu senetlerin davalılar tarafından doldurularak kullanıldığını, ayrıca İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasıyla takibe konu edilen 13.500,00 TL bedelli senedin ise müvekkilinin ... ile davalının kendi evine yapılacak olan imalatlar kapsamında 27.000,00 TL iş bedeli üzerinde anlaşılmasıyla bu bedelin yarısı oranında teminat senedinin tanzim edilmesinin istendiği ve bu senedin davalıya bu şekilde verildiği, davalı ...’nın Aydın İli 112 Acil Çağrı Merkezi yapım işi, Bergama Belediyesi Katlı Otopark yapım işi, Aydın ili, Sultanhisar İlçesi Huzurevi inşaat yapım işine ilişkin taşeronluk sözleşmelerinde bu ödemelerin hak edişlerden yapılacağı belirtilmiş olmasına rağmen müvekkiline yapılan temlik öncesinde ...'nın kardeşi ...'ya ait ... Ltd Şti ye ve bir çok firmaya toplam iş bedelinin de üzerinde temlikler yapması nedeniyle alacaklarını tahsil edemediklerini, tanık beyanlarına göre davalıların kötü niyetli olduğu belirtilerek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekilinin 27.02.2024 tarihil beyan dilekçesiyle; tanıkların beyanlarını kabul etmediklerini, müvekkilinin ... Rent A Car işletmecisi olup, ...’nın müvekkilinden araç kiralamasına ilişkin olarak bu sözleşmeden dolayı alacaklı olduğunu, sözleşme konusu borcun bir kısmını dava konusu bono ile ifa ettiğini, ... ile ... arasındaki ilişkiyi bilmediğini, bilmesinin de mümkün olmadığını, dava konusu senedin teminat senedi niteliği bulunmadığını, diğer tanık beyanlarının da aleyhe olan hususlarını kabul etmediklerini belirterek davanın reddine, % 20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekilinin 27.02.2024 tarihli beyan dilekçesinde; müvekkilinin İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasıyla 27.09.2015 vadeli 13.500,00 TL bedelli bonodan alacaklı olduğunu, müvekkilinin mali müşavirlik işi yapıp, bu işten doğan alacağına karşılık senedi ciroyla devraldığını, tanık isimlerinde müvekkilinin isminin geçmediğini, müvekkilinin iyi niyetli olduğunu belirterek müvekkili yönünden davanın reddine, % 20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 07.09.2023 tarihli beyan dilekçesiyle; İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasıyla yapılan takibe karşı 18.08.2022 tarihinde ödeme yaptığını, davaya istirdat davası olarak devam etmek istediklerini beyan etmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama ve toplanan tüm deliller ile;
İzmir BAM .... HD'nin ... Esas – ... Karar sayılı kaldırma kararında yer alan gerekçelere göre gerekli incelemeler yapılmakla;
Davacı ...’in alt taşeron olarak PVC yapım, montaj işi ile uğraştığı, davalılardan ... ile dinlenen tanık beyanları ile taraflar arasında sonradan dosyaya ibraz edilen taşeron sözleşmeleri kapsamında Aydın İli, Sultanhisar İlçesi Huzurevi İnşaatı yapım işi, Aydın İli, 112 Acil Çağrı Merkezi Yapım İşi ve Bergama Belediyesi Katlı Otopark Yapım işinin alt taşeron olarak cephe giydirme işini üzerine aldığı, taraflar arasındaki sözleşmelerde işin yapılması karşılığında taşeronun işverene 70.000,00 TL ve 20.000,00 TL lik teminat senedi vermesine ilişkin hükümler bulunduğu ve davacının ...’nın lehtar olduğu, 70.000,00 TL, 20.000,00 TL ve 13.500,00 TL bedelli senetleri verdiği belirlenmiştir. Bu senetlerden 13.500,00 TL bedelli senet ise davacının davalı ...’ya yapacağı, davalının evinin imalatları karşılığında verdiği teminat senedidir. Bu senetler davalı ... tarafından yapılacak iş karşılığı teminat amacıyla alınmıştır (dinlenen tanık beyanları, Karşıyaka ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı dosyası ve Karşıyaka ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı dosyasında yer alan kayıt ve beyanlar ).
Davacı davalı ... ile olan ticari ilişkisinde devamlı olarak ...’ya alt taşeron olarak hizmet yaptığı ve bu işler karşılığı daha önceden davalının kendilerinden teminat senedi istemediği, ancak yine tanık beyanları ve ceza dosyalarındaki beyanlardan anlaşıldığı üzere davacı ve dava dışı ...’a yapacakları iş karşılığı hak edişlerden doğan alacakların temlikname ile temlik edilmesi karşılığı bu işlerin yarısı tutarında bonolar düzenlenmesinin istendiği ve düzenlendiği ve ...’ya verildiği, ...’nın daha sonra bu bonoları diğer davalılar olan ..., ... ve ...’a ciro ettiği belirlenmiştir.
Dava konusu olan takipler incelendiğinde; İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında takip alacaklısı ...’ın davaya konu edilen 27.09.2015 keşide tarihli 13.500 TL bedelli bonoya istinaden kambiyo senetlerine mahsus takip yoluyla takibe geçtiği, yine İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasıyla takip alacaklısı ...’in takip borçlusu ... ve ... aleyhine kambiyo senetlerine mahsus takip yoluyla 14.07.2015 vade tarihli 70.000,00 TL bedelli bonoya istinaden takibe geçtiği, yine davaya konu olan İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasıyla takip alacaklısı ...’ın takip borçlusu ... aleyhine 27.06.2015 vadeli 20.000,00 TL bedelli bonoya istinaden kambiyo senetlerine mahsus takip yoluyla takibe geçtiği, yargılama sırasında bu 3 adet bononun 28.08.2022 tarihlerinde ödendiği belirlenmiştir.
İzmir BAM .... HD'nin ... Esas – ... Karar sayılı kaldırma kararında yer aldığı üzere yapılan incelemede, ...’nın davacı ve dava dışı olan ... ile alt taşeron olarak iş yaptırdığı, dava konusu olan bu senetleri teminat senedi olarak aldığı, bu senetlerin bedelsiz olduğu, ancak diğer davalılar yönünden ise senetlerin kötü niyetli olarak yani davacının teminat olarak verdiğini ve böyle bir borcun olmadığını bilerek aldıklarına dair iddia dışında hiçbir delil bulunmadığı, yapılan ceza yargılamalarında da bu kişiler hakkında bir dava ve mahkûmiyet bulunmadığı, anlaşıldığından eTTK m. 599’da (yTTK m. 687) yer alan herhangi bir delil ibraz etmediğinden; bu davalılara karşı olan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacının bu davalıların takip konusu yapmış olduğu İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında takip alacaklısı ...’a yine İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasıyla takip alacaklısı ...’e ve yine davaya konu olan İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında takip alacaklısı ...’a 28.08.2022 tarihlerinde ödeme yapmış olması ve bu ödeme nedeniyle davasını 21.03.2024 tarihli dilekçe ile istirdada çevirmiş olması nedeniyle bu davalılar hakkındaki dava reddedilirken, şartları oluşmadığından %20 kötüniyet tazminatına da hükmedilmemiştir.
Kötü niyet tazminata hükmedilmesi için takibin haksız olması tek başına yeterli olmayıp, ayrıca alacaklının kötüniyetli olması da gerekmektedir. Alacaklının kötüniyetli sayılabilmesi için de, takibin haksız olduğunu bildiği ya da bilmesi gerektiği halde icra takibine girişmiş olması gerekir. Bu hususun ispat yükü de, davacı borçludadır. Ancak bu durum ispatlanamamıştır. Bu nedenle bu davalılar hakkında kötü niyet tazminatına hükmedilmemiştir.
Sonuç olarak davacının takiple ödemek zorunda kaldığı senetlerin ödeme tarihinden itibaren bu senet bedellerini İİK m.72/6 ve 7 gereğince ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı ...’dan tahsili ile davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
Yukarıda Açıklanan Sebeplerle;
Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile;
A-)Davacının davalı ... aleyhine açmış olduğu davada ;
1-Davacının dava konusu yaptığı İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas nolu dosyasında takibe konu yapılan düzenleyeni ... olan 15.09.2015 tanzim 13.500,00 -.TL bedelli 27.09.2015 ödeme tarihli senetden dolayı borçlu olmadığının tespitine ve bu senet nedeniyle icra dairesine yapmış olduğu ödemenin İİK m.72/6 ve 7 gereğince ödeme tarihi olan 28.08.2022’den itibaren işleyecek avans faizi ile davalı ...’dan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Davacının dava konusu yaptığı İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas nolu dosyasında takibe konu yapılan düzenleyeni ... olan 27.05.2015 tanzim 20.000,00 -.TL bedelli 27.06.2015 ödeme tarihli senetden dolayı borçlu olmadığının tespitine ve bu senet nedeniyle icra dairesine yapmış olduğu ödemenin İİK m.72/6 ve 7 gereğince ödeme tarihi olan 28.08.2022’den itibaren işleyecek avans faizi ile davalı ...’dan tahsili ile davacıya ödenmesine,
3-Davacının dava konusu yaptığı İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas nolu dosyasında takibe konu yapılan düzenleyeni ... olan 21.05.2015 tanzim 70.000,00 -.TL bedelli 14.07.2015 ödeme tarihli senetden dolayı borçlu olmadığının tespitine ve bu senet nedeniyle icra dairesine yapmış olduğu ödemenin İİK m.72/6 ve 7 gereğince ödeme tarihi olan 28.08.2022’den itibaren işleyecek avans faizi ile davalı ...’dan tahsili ile davacıya ödenmesine,
B-) Davacının diğer davalılar aleyhine açmış olduğu davada bu davalıların kötü niyetli olarak takip yaptıklarına ilişkin (eTTK m. 599’da - yTTK m. 687 ) bir delil ibraz edilmediğinden, davacının zararına ve bilerek kötüniyetli olarak bu senetleri iktisap ettiklerine ilişkin bir delil bulunmadığından bu davalılar yönünden açılan davanın ispatlanamadığından reddine,
C-) Davacının ve davalıların kötüniyet tazminat talebinin de şartları oluşmadığından reddine,
Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 3.965,09 TL harçtan dava açılışında alınan 230,55 TL ve 1.536,97 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 2.197,57 TL harcın davalı ...'dan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yargılama gideri olarak yapılan başvuru harcı 31,40 TL, peşin harç 230,55 TL ve 1.536,97 TL ile yazışma - tebligat - talimat gideri 1.990,10 TL olmak üzere toplam 3.789,02 TL'nin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT'nin 13/1. maddesine göre belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan tahsili ile vekili yararına davacıya verilmesine,
Davalı ..., davalı ..., davalı ... kendilerini vekille temsil ettirdiğinden red edilen miktar üzerinden AAÜT'nin 13/1. maddesine göre belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile vekili yararına bu davalılara verilmesine,
Davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Davalı ... tarafından yapılan 100 TL tebligat - posta masrafının davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
HMK m. 333 gereği gider avansından artanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı ve gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.21/03/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!