WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

İZMIR 5. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İZMİR
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/269 Esas
KARAR NO : 2024/88 Karar
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 19/10/2017
KARAR TARİHİ : 06/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 19/10/2017 tarihli dava dilekçesinde; davacıya ait ... plakalı ... marka kapalı kamyoneti ... Sokakta park halinde durmakta iken, davalı ... hakimiyetinde bulunan ... Plakalı ... marka kamyoneti ile .... Sokaktan geri geri manevra yaparken, davacının park halindeki aracının sol yan tarafına çarptığını, çarpmanın etkisi ile de aracın sağ tarafının kaldırıma çarptığını, kazadan dolayı davacıya ait aracın hem sol tarafında hem de sağ tarafında hasar meydana geldiğini, kazadan sonra iki araç sürücüsünün anlaşmalı olarak kaza tespit tutanağı düzenlediklerini, davacının aracında değer kaybı meydana geldiğini, davacının kaza mahallinde davalıdan bir örneğini aldığı sigorta poliçesi ile ... Sigorta'ya başvurduğunu, ... Sigorta tarafından poliçenin sahte olduğu, böyle bir poliçenin kendilerinde mevcut olmadığının söylendiğini, davacının aracının üzerinde oluşan hasar ve değer kaybı'nın tespiti amacıyla İzmir ... Sulh hukuk Mahkemesi'nin ... D.iş sayılı dosyasında tespit davası açıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları aklı kalmak kaydıyla müvekkiline ait ... plakalı araçtaki hasar miktarı, İzmir .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.iş sayılı dosyasında yapılan masraf ve vekalet ücreti ve ikame araç ücreti için kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte şimdilik 2.000,00 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Dava dilekçesi İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasına kaydedildiği görülmüş, mahkemenin ... karar sayılı kararı ile, davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verildiği, hükmün kesinleşmesi sonrasında dosyanın mahkememize tevzii edildiği ve ... esas numarasını aldığı görülmüştür.
Dava dilekçesinin davalıya tebliğ edildiği, davalı tarafından herhangi bir yanıt verilmediği, vekil ile temsil edilmediği, davalının yargılama sırasında duruşmalara bizzat katıldığı ve davanın reddine karar verilmesi isteminde bulunduğu görülmüştür.
Davacıya ait araç ile davalıya ait araçların kaza tarihi itibariyle trafik kayıtları celp edilerek dosya içine alınmış, kaza tespit tutanağının dava dilekçesine ekli olduğu görülmüştür.
Mahkememizce ... E sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sonucunda verilen ... K sayılı kararın, davalı tarafından istinaf edilmesi üzere İzmir BAM ... Hukuk Dairesi'nin ... E - ... K sayılı kararı ile kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür. Kaldırma gerekçesinde "...Somut olayda; her iki taraf gerçek kişi ve her iki araç hususi plakalı olduğuna göre dosyada bulunan trafik kayıtları ile sabit olduğuna ve dava konusu olay haksız eylem iddiasından kaynaklandığına göre dava mutlak ticari dava niteliğinde değildir. O halde uyuşmazlığın nispi ticari dava niteliği taşıyıp taşımadığının tespiti için davanın taraflarının tacir olup olmadığı belirlenmelidir..." hususunun belirtildiği görülmüştür.
BAM ilamı üzerine dava dosyasının mahkememizin ... Esas numarasını aldığı, davacı ve davalının tacir olup olmadığı hususlarının araştırılması için İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü, İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu, İzmir Vergi Dairesi Başkanlığına ve Manisa Vergi Dairesine yazı yazıldığı görülmüştür.
Davacının tacir olup olmadığına ilişkin inceleme kapsamında yazılan müzekkerelere yanıt verildiği görülmüş, İzmir Vergi Dairesi başkanlığı tarafından verilen 11/08/2023 tarihli cevabi yazıda; davacı ... 'uı söz konusu tarihler arasında "götürü ticari kazanç" mükellefi olması nedeniyle defter tutma yükümlülüğünün bulunmadığı, İzmir Esnaf ve Sanatkarları Odası Birliği tarafından verilen cevapta davacı ... ve Davalı ...'ın sicil müdürlüğünde kayıtlarının bulunmadığının bildirildiği, Manisa Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından verilen cevapta davacı ...'ın 2017 takvim dönemini ve sonrasını kapsayan mükellef kaydının bulunmadığının bildirildiği görülmüş, davacının tacir olmadığı anlaşılmıştır.
Davalının tacir olup olmadığına ilişkin yapılan incelemede ise, Bornova Vergi Dairesi kayıtlarına göre davalının sadece gayrimenkul sermaye iradı nedeniyle mükellefiyet kaydının bulunduğu, başkaca bir ticari faaliyet kaydının bulunmadığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın 26/08/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı tazminat istemine ilişkin olduğu görülmekle, bu tarih itibariyle her iki tarafın tacir olup olmadığına ilişkin inceleme yapılması gerektiği görülmüş ve yapılan incelemelere göre davalı ...'ın gayrimenkul sermaye iradı nedeniyle mükellefiyet kaydının olduğu, başkaca bir ticari faaliyetinin bulunmadığı bu nedenle tacir olmadığı, davacı ...'ın ise 2005-2015 tarihileri arasında Kemeraltı Vergi Dairesi nezdinde vergi kaydının bulunduğu, davacının 2017 takvim dönemini ve sonrasını kapsayan mükellefiyet kaydının bulunmadığı anlaşılmış bu hali ile her iki tarafında tacir olmadığı görülmekle görev hususunun mahkememizce dikkate alınması gerektiği görülmüştür.
TTK mad. 4 ile ticari davaların tanımı yapılmış her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davalarında görevli Mahkemenin Ticaret Mahkemeleri olduğu, tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın hangi uyuşmazlıkların ticari dava olduğu hususu ayrıntılı olarak açıklanmıştır. Bu açıklamaya göre TBK hükümlerine göre düzenlenen eser sözleşmesine ilişkin uyuşmazlıkların doğrudan doğruya ticari dava niteliğinde kabul edilmediği madde metninden açıkça anlaşılmaktadır.
Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu uyuşmazlıkların TTKmd.5 te açıklandığı ve buna göre Asliye Ticaret Mahkemesi ve Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu, bu durumda göreve ilişkin hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir. HMK md 2 de ise Asliye Hukuk Mahkemelerinin genel görevli mahkeme olduğu hüküm altına alınmıştır.
Yapılan yazışmalara göre davacı ve davalının tacir olmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığı ve bu uyuşmazlığın genel hükümler uygulanmak suretiyle çözümü gerektiği, bu haliyle genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinin söz konusu uyuşmazlıkta görevli olduğu, HMK md 114/1-c hükmüne göre, görev hususunun dava şartları içinde sayıldığı, görevin, yargılamanın her aşamasında gerek taraflarca ileri sürülebileceği gibi gerekse mahkemece resen dikkate alınması gerektiği, bu haliyle mahkememizin görevli olmadığı, davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre bir uyuşmazlığın ticari nitelikte olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir.
Dosya kapsamında, gerçek kişi olan davacının ve davalının tacir olmadığı, davacı hakkında yapılan tacir araştırmasına göre İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı, İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odası ve Ticaret Sicil Müdürlüğünde kaydının bulunmadığı, yazı yanıtlarına göre davalının tacir sıfatının bulunmadığından uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olmadığı, bu haliyle davanın nispi ticari dava olarak da kabul edilemeyeceği, ayrıca davanın TTK' nun 4. maddesinde düzenlenen mutlak ticari dava niteliğinde de olmadığı, TTK'nın 4. maddesindeki yasal düzenlenme karşısında uyuşmazlığın 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi uyarınca genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmakla mahkememizin görevsiz olduğu, görevli mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, HMK.nun 115/2.maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Her ne kadar kısa kararda olumsuz görev uyuşmazlığına ilişkin husus belirtilmemiş ise de, mahkememizce verilen görevsizlik nedeniyle davanın istinaf edilmeksizin kesinleşmesi halinde mahkemeler arasında olumsuz görev uyuşmazlığı doğması söz konusu olduğundan dava dosyasının HMK md21/1-c yollaması ile madde 22 gereğince görevli mahkemenin belirlenmesi için İzmir Bölge Adliye Mahkemesi .... HD'sine gönderilmesi gerektiği anlaşılmış aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın mahkememizin görevsizliği nedeni ile usulden REDDİNE, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna,
Karar kesinleştiğinde ve yasal süresi içinde başvuru olduğu taktirde, dosyanın görevli İzmir Asliye Hukuk Mahkemesine Gönderilmesine,
Harç ve yargılama giderlerinin HMK md.331 uyarınca görevli/yetkili mahkeme tarafından ele alınmasına,
HMK 20. Md. Uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra başvuru olmadığı takdirde dosyanın mahkememizce ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun dikkate alınmasına,
Dair karar, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvuru yolu açık olmak üzere hazır tarafların yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 06/02/2024
Yazman ...
e-imzalı
Yargıç ...
e-imzalı