T.C.
İZMİR
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/606
KARAR NO : 2024/267
DAVA : Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı)
DAVA TARİHİ : 19/07/2022
KARAR TARİHİ : 27/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar ... Turizm San. Ve Tic. Ltd. Şti. ve ... vekili 19.07.2022 harç tarihli ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde; müvekkili ...'in 01.03.2021 tarihinde merkezi İstanbul’da olan davacı ... Ltd. Şti.'ni kurduğunu, 02.03.2022 tarihinde münferit yetkili müdür olduğunu, müvekkilinin kurduğu şirket adına ..., ... Mahallesi, ... Sokak, No... adresinde faaliyet gösteren İzmir, Çeşme, ... ... ada ... parselde kayıtlı dört bağımsız bölümden oluşan konut vasıflı butik oteli davacı şirket adına satın aldığını, 30.07.2021 tarihinde şirketin ½ hissesini (4000/8000 pay) 30.07.2021 tarihli genel kurul kararı uyarınca davalı ...’a devrettiğini, 02.08.2021 tarihinde şirket ortağı ...'ın münferit yetkili müdür olarak atandığını, davaya konu “...” ünvanlı butik otelin vergi levhası, işyeri çalışma ruhsatları ve belgelerinin müvekkillerinden ... adına olduğunu, müvekkilinin butik otelin işletmecisi olarak fiilen çalıştığını ve bu güne kadar bu çalışması karşılığında şirket gelirlerinden herhangi bir ücret de almadığını, 22.06.2022 günü şirket adına kayıtlı ..., ..., ... ... ada ... parselde kayıtlı dört bağımsız bölümden oluşan otel binasının tapuda satışının yapıldığını, davalı ...’ın tek sahibi ve müdürü olduğu diğer davalı ... San. Tic. Ltd. Şti. adına önceden işbirliği içinde bulunduğu ...’ya Bakırköy ... Noterliğinde 13.6.2022 tarih, 9186 yev. nolu gayrimenkul alma yetkili vekâletnameyi vermek suretiyle ve müvekkili ... Ltd. Şti.’ndeki münferit temsil yetkisini kötüye kullanarak, tüm taşınmazı tapuda, kendi şirketi adına satış göstermek suretiyle muvazaalı olarak devrettiğini haricen öğrendiğini, müvekkillerinin hakkının korunması ve muvazaalı olarak davalının şirketine devredilmiş olan tapuların el değiştirmesinin önlenmesi amacıyla İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyası ile ihtiyati tedbir talebinde bulunduklarını, mahkemenin 01.07.2022 tarihli kararı gereğince 07.07.2022 tarihinde 220.000,00 TL nakdi teminat karşılığında davaya konu tapu kayıtları üzerine ihtiyati tedbir koyduğunu, müvekkilinin teminat bedelini yatırdığını, muvazaalı bu işlem neticesinde müvekkilinin mağdur olduğunu ve şirketteki ½ hissesinin tehlikeye düştüğünü, davaya konu işlemin müvekkiline haber verilmeksizin gizlice yapmış yapılması nedeniyle Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduklarını, muvazaalı temlik işlemi sonrasında davalı ...'ın müvekkilini çeşitli vasıtalarla arayarak, mesaj çekerek oteli terk etmesi hususunda tehditlerde bulunduğunu, Bakırköy ... Noterliğinin 21.06.2022 tarih, ... yev. nolu “Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi" ile ... Ltd. Şti’ndeki ½ hissesini danışıklı olarak, evvelce müvekkile karşı gelmesi hususunda işbirliği yaptığı müvekkilinin kız kardeşinin eşi ...’a tapu devir tarihinde danışıklı olarak devrettiğini, akabinde şirket hissesinin devri için davacı şirketin mali müşavirini arayarak, bu işlemin devamını talep ettiğini, olumsuz cevap alması sonrasında müvekkilini çeşitli vasıtalar ve kişiler aracılığı ile devire ve imzaya zorladığını, devir işleminden ise şirket mali müşavirinin bu işlemler için davalının araması sonrasında haberdar olduğunu, taşınmaz bedelinin tapuda 1.100.000,00 TL beyan edildiğini, taşınmazların bedeli resmi işlemin çok üzerinde bir meblağ olduğunu, davalının talebi ile 2021 sezonunda müvekkili tarafından davalıya otel gelirlerinden bir kısım ödeme yapıldığını belirterek İzmir 3 ATM'nin ... D.İş-... K. sayılı dosyasında tapu kayıtları üzerine konulmuş olan ihtiyati tedbirin devamını, davalı tarafından muvazaalı ve hileli olarak kendi şirketi ... Ltd. Şti. üzerine temlik etmiş olduğu tapuların iptali ile davacı şirket adına tescilini, bunun mümkün olmaması halinde; fazlaya ilişkin alacak ve dava haklarını saklı tutarak taşınmazların keşif ve bilirkişi marifetiyle tespit edilecek hissesine isabet eden ½ hisse bedeli ile davacı şirket malvarlığı ½ bedelinin işlemiş ve işleyecek ticari faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkememizce 21.07.2022 tarihinde davacının ihtiyati tedbirin devamına ilişkin talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Davalılar ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve ... 05.11.2022 tarihli cevap dilekçesiyle; davanın malvarlığına yönelik, TBK m.19'dan kaynaklı muvazaaya dayalı tapu iptal ve tescil niteliğinde olduğu, TTK'nın 4/1-b-c-d-e-f maddelerinde sayılan dava ve işlerden de olmadığı, uyuşmazlığın TMK'dan kaynaklandığı ve özel kanunlarda sayılan Asliye Hukuk Mahkemelerinin bakacağı dava ve işlerden olduğunu, davaya konu taşınmazların sözde muvazaalı satışının iptalinin talep edildiğini, davanın sorumluluk davası olmadığından, taşınmazın şirket zararına satılmış olması olgusunun ancak yönetici aleyhine açılacak sorumluluk davasının konusu olduğunu, tapu iptal ve tescil davası konusu olmadığını, davanın nisbi ve mutlak ticari davalardan da olmaması nedeniyle görev yönünden reddi gerektiğini, davacıların dosyadaki taleplerinin, dava konusunun bir kısmının para alacağına ilişkin olması nedeniyle terditli talep olarak TTK’nın 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat istekleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurunun dava şartı olduğundan arabulucuya başvurulmadan açılan bu davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesini gerektiğini, davacı ...'in aktif taraf sıfatı bulunmadığını, müvekkili ...'ın tapu devrinin yapıldığı tarihte diğer davalı ... Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin münferit yetkili müdürü olduğunu, 6102 sayılı TTK'nın 644. maddesinin atfıyla şirketin zararı başlıklı 555. maddesinde yer alan "Şirketin uğradığı zararın tazminini, şirket ve her bir pay sahibi isteyebilir. Pay sahipleri tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilirler." düzenleme doğrultusunda kendilerine yüklenen görevleri gereği gibi yerine getirmeyen limited şirket müdürlerinin, bu yüzden oluşan zararları nedeniyle ortaklığa, ortaklara ve ortaklık alacaklılarına karşı sorumlu olduğunu, müdür aleyhine açılacak sorumluluk davasında asıl dava hakkının ortaklığa ait olduğunu, şirketin zarara uğraması halinde tazminatın şirkete ödenmesini talep etmeleri şartıyla şirket ortaklarının dava açmaya haklarının olduğunu, ancak bu halde taleplerinin şirketin zarara uğraması nedenine dayanarak tazminatın şirkete ödenmesi şartıyla şirket ortağı olarak dava açma haklarının bulunduğunu, davacı ... ise kendisine ödeme yapılmasını talep ettiğinden bu davacı bakımından davanın ayrı bir esasa kaydedilerek dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, bu davadaki taleplerin dava dışı şirket ortaklarının birbirlerine karşı açtıkları sorumluluk ve zararın tahsiline ilişkin dava olması nedeniyle HMK m. 14 gereğince şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğunu, her ne kadar tapu iptali ve tescili davalarında kesin yetki kuralı bulunsa da davanın özü itibariyle sorumluluk davası kapsamında tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde bedel tahsiline ilişkin olduğundan müvekkili şirketin merkezinin İstanbul’da olması gözetilerek şirket merkezinin olduğu yerin bağlı bulunduğu Büyükçekmece Adliyesinin yetkili olduğundan davanın yetki yönünden reddi gerektiğini, davacılarca harca esas değerin 550.000,00 TL olarak belirtildiğini, ancak taşınmazın tapu kaydında devir tarihi itibari ile değerinin 1.100.000,00 TL olduğunu, eksik harcın tamamlattırılması gerektiğini, tüm itirazlarının esasa girmeksizin öncelikle değerlendirilerek davanın usulden reddine karar verilmesini talep ederek, esas yönünden ise; müvekkili ... şirket yetkilisi ...’ın İsrail vatandaşı olduğunu, uzun yıllar yurt dışında ikamet ettiğini, ticari faaliyetlerinin bir kısmını yurt içinde bir kısmını yurt dışında gerçekleştiren bir iş adamı olduğunu, davacı ... şirketinin ... tarafından kurulduğunu ve dava konusu taşınmazların ... tarafından alınmış olduğunu iddia edilmiş ise de, davacının, davacı şirkette 1/2 hisse sahibi olduğunu ve ekonomik bir güce sahip olmadığını, Vergi Dairesinde sicil kayıtlarında vergi mükellefiyet kaydının olmadığını, ticari bir muameleye ilişkin kazanç ihtiva eden vergi beyanının bulunmadığını, banka kayıtları, ticari defter ve belgelerde herhangi bir kazanç veya birikimi temsil edecek hususunun olmadığını, davacı hakkında kolluk birimlerine yaptırılacak sosyo-ekonomik durum araştırmaları neticesinde "...'in söz konusu taşınmazları alabilecek ya da aldığına karine teşkil edecek servet ve/veya gelir unsurunun olmadığının ortaya çıkacağını, müvekkili ile davacının arkadaş olduklarını, müvekkilinin Türkiye’deki işlerini takiple yetkilendirilerek taşınmaz alımı ve çeşitli işlemlerin yapılması hususunda ...'e bugüne kadar taşınmaz alım satım ve benzeri konularda hem şahsi hem de ticari işlerinde geniş yetkiler içeren çeşitli vekâletnameler verdiğini, ... İli ... İlçesi ... Mahallesinde bulunan ... ada ... Parsel numaralı taşınmazın müvekkilinin ...’e vermiş olduğu vekâletname ile alındığını, ... İli ... İlçesi ... Mahallesi ... ada ... parsel de kayıtlı dükkân vasfındaki taşınmazın müvekkili adına alınmasında da ...'in bu alıma aracılık ettiğini ve söz konusu taşınmaz için satıcıya kaporayı vererek sözleşmeye ... Turizm Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin kaşesini bastığını, müvekkilinin şahsi taşınmaz alım satım işlemlerinde dahi ... tarafından ... Turizm Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin kaşesinin basıldığını, davacı şirketin tamamının esasında müvekkiline ait olduğunu, davacı şirketin müvekkilin sermayesi ile kurulup yönetildiğinin ve karşı tarafça bu durumun kabullenildiğinin göstergesi olduğunu, davacı ... ile müvekkili ile olan ... konuşmalarından da görüleceği üzere de devamlı olarak müvekkiline yatırım amaçlı alınabilecek, değerlendirilebilecek taşınmaz ilanlarını paylaştığını, satıcılarla pazarlıkları yapabileceğini beyan ettiğini ve tapu devir işlemlerini gerçekleştirebileceğini söylediğini, aralarındaki ilişkinin güvene dayandığını ve davacı ...'e verilen vekaletnamelerle bir çok taşınmaz alımı gerçekleştirildiğini, dava konusu taşınmazların da yine aynı şekilde alındığını, müvekkilinin Türkiye'ye tatile geldiği bir zaman diliminde görüp almak istediğini, ancak o tarihlerde çeşitli sebeplerle alımını gerçekleştiremediğini, sonrasında davacı ...'in dava konusu taşınmazların halen satılık olduğunu mesajla bildirmesi ve müvekkili adına alabileceğini ya da alım için arabasını satılığa çıkarıp beraber alabilecekleri teklifinde bulunduğunu, dava konusu taşınmazların tüm bedellerinin müvekkil şirket ve yetkilisi müvekkili ... tarafından ödenerek müvekkili adına davacı şirket üzerine satın alındığını, müvekkilinin münferit yetkilisi olduğu Davacı ... Ltd. Şti.'nin de yine müvekkili tarafından muhasebeci ...'ya verilen talimatlar doğrultusunda ve ...'in her zaman olduğu gibi arka planda müvekkili adına hareket etmesi sonucu davacı şirketin kurulduğunu, müvekkil şirket yetkilisi ...'ın, davacı şirketin kuruluşundan önce ki bir tarihte, Büyükçekmece ... Noterliği 16.12.2020 tarih ... yevmiye numaralı vekaletname ile adına taşınır, taşınmaz alım satımı, elektrik - doğal gaz abonelik işlemleri, taşınmaz kiraya alma ve verme gibi taşınır- taşınmazla ilgili geniş her türlü işlemleri yapma yetkisini davacı ...'e verdiğini, davacı şirketin kuruluşu için müvekkilinin Muhasebecisi ...'ya "Şirket Kuruluş Masrafları" açıklaması ile para gönderdiğini, şirketin ... Şubesi içinde müvekkilinin kredi kartından 31.03.2021 tarihinde 4.143,00 TL para çekilerek işlemler yapıldığını, davacı şirket kuruluşu sonrasında da davalı şirket ve “...” adlı butik otel adına yapılan tüm tadilat masraflarının (mermer, fayans, boya, sıva, otel peyzajı için ağaç, dekoratif malzemeler, her türlü mobilya, yatak, nevresim takımları vb. her türlü otel ihtiyaçları) ticaret odasına kayıt, otel çalışanlarının ücretleri ve SGK primleri, şirketin muhasebe ücretleri, reklam ücretleri ve diğer tüm masraflar hatta davacı ... 'in Çeşmeye gidiş-geliş masrafları dahi müvekkili tarafından karşılandığını, banka kayıtlarından şirketin kuruluş öncesinde kuruluş masrafları sonrasında ise şirketin ve otelin her türlü masraflarının müvekkili ve müvekkili şirket tarafından karşılandığını açıkça görüleceğini, davaya konu taşınmazların bedelinin ... ve yakınlarının (Kız kardeşi ... ve ...) hesabına müvekkili ve çalışanları tarafından havale edildiğini, bu durum banka dekontları, ... ile olan görüşme kayıtları ve tanık ifadeleriyle ispat edileceğini, müvekkili ... tarafından ilk olarak 18.02.2021 tarihinde taşınmazların alımı için 20.000,00 TL kapora gönderildiğini, sonrasında ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi tarafından 09.03.2021 tarihinde şirket hesabından "... Turizm Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi gayrimenkul alma" açıklaması ile 400.000,00 TL EFT işlemi gerçekleştirildiğini, davaya konu taşınmazların tapu devrinin gerçekleştirildiği 11.03.2021 tarihinden bir gün önce de müvekkili ... tarafından davacı ...'in de kız kardeşinin eşi olan ...'a Amerikan Doları (USD) gönderildiğini ve aynı gün ... tarafından bu para TL’ye çevrilerek davacı ...'e 774.466,00 TL ve ... 'in kız kardeşi ...'e 500.000,00 TL olarak gönderildiğini, davacının ne şirket kuruluşunda ne de taşınmazların alımı ve otelin işletilmesi sırasında hiçbir maddi katkısının bulunmadığını, müvekkil ...'ın davacı şirketin tek yetkilisi ve ortağı olduğunu, işlemleri yaparken/yaptırırken temsilcisi ...'i belirlediğini ve sınırlı esasta temsilen yetkilendirildiğini, davacının talimatları şirketin Türkiye'deki faaliyet mahallinde icraen yerine getirdiğini, davacıya ve diğer yakınındaki isimlerin banka hesaplarına transfer edilen para hareketlerindeki açıklama metinlerinde bu durumun ortaya konulacağını, davacının, 30.07.2021 tarihinde şirketin yarı hisselerini hiçbir karşılık almadan müvekkiline devrettiğini, şirketin tüm hisselerinin devri teklifinin davacı ...'e müvekkiline yapıldığını, ancak müvekkilinin yurt dışında olması, iş yoğunluğu, pandemi koşulları, müvekkilinin mukim ülkesindeki sınırlamalar gereğinde oluşan mücbir hallerin varlığı dolayısıyla hukuki durumun tekemmül ettirilemediğini, davacı şirketin genel kurul kararınca anılan yetkili atamasının kabul edilmesinin iddialarını ispatladığını, dava dilekçesinde de "... işletmeci sıfatıyla fiilen çalışmış ve bu çalışmaları karşısında hiçbir nam adı altında şirket gelirlerinden ücret almamıştır. Dışarıda olup, Otelin faaliyeti ile gerek fiziken ve gerekse usulen ilgilenmemiş olan Davalının talebi ile 2021 sezonunda müvekkile tarafından davalıya otel gelirlerinden bir kısım ödeme yapılmıştır..." şeklinde ifadeye yer verildiğini, anılan açıklamadan da şirketin tüm sevk ve idaresinin müvekkili tarafından yürütüldüğünü, şirketin faaliyetinin idaresinin yine tümüyle ... talimatlarıyla icraen ... tarafından yerine getirildiğini ve ...'in ticari faaliyetin işletmecisi olduğunu, taraflar arasında inançlı işlem dâhilinde dava konusu devirin gerçekleştirildiğini, 05.02.1947 tarih 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, inançlı işleme dayalı iddianın, şekle bağlı olmayan yazılı delille kanıtlanması gerekeceğini, taşınmazların ediniminin inançlı işlemi temsil ettiğinden ...'in de inançlı işlem esaslarına bağlı kalarak taşınmazların devrine rıza gösterdiğini, ihtiyaç durumların giderimi ve finansmanının müvekkili ...'ça yerine getirildiğini, davacı şirketin ticari icaplar gereği faaliyetinin idamesinde ihtiyaç kararların tümüyle ...'ça oluşturulduğunu belirterek davanın öncelikle görev ve yetki yönünden, zorunlu arabuluculuk dava şartı yokluğundan, aktif husumet yokluğundan ve esastan reddini talep etmiş ve ayrıca HMK m. 389 vd. maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbir kararının devamına ilişkin kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davacılar vekili 21.11.2022 tarihli replik dilekçesiyle; davacının ½ hisse ile ortağı olduğu davacı şirketi 01.03.2021 tarihinde kurulduğunu, 02.03.2021 tarihinde münferit yetkili müdür olarak atandığını, davacının ..., ..., ..., ... ada, ... Parselde kayıtlı konut vasıflı binayı (butik otel/pansiyonu) davacı şirket adına satın aldığını, 30.07.2021 tarihli genel kurul kararı uyarınca ½ hissesini davalı ...’a devrettiğini, 02.08.2021 tarihinde de münferit yetkili müdür olarak davalının atandığını, devir esnasında davalı tarafından müvekkiline bir bedel ödenmediğini ve tapuda yapılan muvazaalı temlikte taşınmaz bedeli olarak ve herhangi bir nam adı altında müvekkili şirkete davalı tarafından bir ödeme yapılmadığını, ... unvanlı butik otelin davaya konu konut vasıflı taşınmazların birleştirilmesiyle bir bütün haline geldiğini, vergi levhası, işyeri çalışma ruhsatları ve belgeler ile diğer tüm resmi kayıtlar ile davacı şirketin şubesi olduğunu, otelin davacı tarafından işletildiğini ve davacının fiilen çalıştığını, davalı tarafça dava konusu taşınmazın şirket faaliyetiyle ilgili taşınmaz olmadığı iddiasının doğru olmadığını, Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesinin ...Esas s ayılı dosyasıyla müdahalenin meni ve ecrimisil konulu dava açıldığını, davaya konu taşınmazın ticari faaliyetini sürdürdüğünün davalı tarafça da kabul edildiğini, davalı şirket ortağı ve münferit yetkili müdür ...'ın, davalı ... San Tic. Ltd. Şti. adına önceden işbirliği içinde bulunduğu ...’ya gayrimenkul alma yetkili vekaletnameyi vermek suretiyle ve ... Ltd. Şti.’ndeki münferit yetkisini kötüye kullanarak, (tapuda hem satıcı ve ham de alıcı olarak) tüm taşınmazı (dört bağımsız bölümü) tapuda, kendi şirketi adına satış göstermek suretiyle muvazaalı olarak devrettiğini 22.06.2022 günü davalının göndermiş olduğu mesajla öğrendiğini, müvekkillerin mağduriyetinin önlenmesi bakımından tedbir talep edildiğini, ihtiyati tedbir kararının uygulanması sonrasında iki hafta içinde dava açılması zorunlu olduğundan arabuluculuk müessesesine müracaat edilmeden dava açıldığını, davanın ticari bir dava olduğunu, şirket malvarlığına ilişkin ve keza şirket ortaklarına da ilişkin bulunduğundan arabuluculuğun zorunlu dava şartı olmadığını, müvekkillerinin hakkının korunması ve muvazaalı olarak davalının şirketine devredilmiş olan tapuların el değiştirmesinin önlenmesi bakımından Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyasıyla ihtiyati tedbir talebinde bulunulduğunu, talebin görev bakımından reddedilerek İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.İş sırasına kayıtlandığı ve bu mahkemece davaya konu tapu kayıtları üzerine ihtiyati tedbir konulduğunu, muvazaalı tescil işleminde davaya konu dört adet taşınmazın satım bedeli 1.100.000,00 TL olarak gösterildiğini, müvekkili ...’in ½ hissesi oranında harca esas değerin belirlendiğini, 30.07.2021 tarihinde müvekkili ... tarafından davacı şirketin ½ hissesinin davalı ...’a bedelsiz devir edilmiş olmasının işbu hisse bedelinin şirket kayıtlarına işlenmemiş olması karşısında da çok önceden bu yana birliktelikleri olan taraflar arasında maddi konulara ilişkin birlikteliğin de varlığını açıkça ortaya koyduğunu, şirketin kuruluşundan tapuda muvazaalı devir tarihine kadar arada şirket hisse devri yapıldığını, davalı tarafın gerek müvekkili şirket ve gerekse ...’ten hiçbir hukuki talebi olmadığını ve alacak veya tapu iptal davası açılmadığını, hiçbir hukuki işlem başlatılmadığını, her ne kadar tapu devrinde taşınmazların alım-satım bedeli 1.100.000,00 TL olarak gösterilmiş ise de, tapu devirlerinde emlak vergi değerlerinin baz alındığında taşınmaz bedellerinin günümüz yaklaşık değerinin 16-20 Milyon TL olması karşısında ve dahi müvekkili ile davalı arasında çeşitli tasarruf işlemine ilişkin alış-veriş olması karşısında da davalı tarafça davaya konu taşınmazların alımında tüm bedelin gönderilmemiş olduğunun açık olduğunu, inanç sözleşmesinin geçerli olabilmesi için emredici hukuk kurallarınca yazılı olması gerektiğini, taraflar arasında böyle bir sözleşme bulunmadığını, muvazaalı temlik işlemi sonrasında davalı ...'ın müvekkilini çeşitli vasıtalarla arayarak, mesaj çekerek oteli terk etmesi hususunda tehdit ettiğini, müvekkilinin çeşitli vasıtalar ve kişiler aracılığı ile devire ve imzaya zorlandığını, davacı şirket hissesinin devrini sağlayamadığı aşamada salt müvekkili şirketten uzaklaşmasını sağlamak amacı ile muvazaalı olarak tescili sağlanan mülkiyet hakkını kullanarak Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesinde ...Esas sayılı müdahalenin men’i ve ecrimisil talepli açıldığını, şirket ortağı davalının salt müvekkilini mağdur etmek bakımından yapmış olduğu ve halen yapmakta olduğu muvazaalı, hileli işlemler ve eylemler nedeniyle müvekkilinin hakları ve alacaklarının korunması ve davalının şirket ortaklığından çıkartılması, ilzam yetkisinin iptali zımnında ayrıca dava ikame edileceğini belirterek ihtiyati tedbirin devamına ve davanın kabulünü talep etmiştir.
Davalılar vekili tarihli düplik dilekçesiyle; davaya konu butik otelin davacı tarafından alındığına ilişkin banka dekontu ve ticari şirket kayıtlarının sunulmadığını, 30.07.2021 tarihinde şirketin yarı hisselerinin hiçbir karşılık almadan müvekkiline devrettiğini davacı tarafın doğruladığını, taşınmaz bedellerinin, hisse devir bedellerinin ve diğer tüm masrafların müvekkili ve müvekkili şirket tarafından yapıldığını, HUAK m. 18/A-16 uyarınca davacı açılmadan ihtiyati tedbir kararı verilmesi halinde 6100 sayılı Kanun m. 97/1 uyarınca ihtiyati haciz kararı verilmesi halinde İİK m. 264/1 uyarınca düzenlenen dava açma süresinin arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar işlemediğini, davacının iddialarını somut hiçbir delille ispatlayamadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Dava; davacı şirkete ait olduğu belirtilen ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi, ... ada, ... parselde bulunan 4 adet bağımsız bölümün davalılardan şirket eski yöneticisi olan ... tarafından muvazaalı olarak diğer davalı ... Ltd. Şti.’nin satılması nedeniyle bu satışların muvazaalı olduğu iddiasına dayanarak açılmış tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bilirkişilerden tarafından tespit edilecek değerlerin 1/2 hisse değerlerinin davacı şirkete ve diğer davalı ...’e ödenmesine ilişkindir.
Tarafların delilleri toplanmış ve incelenmiştir.
Dava konusu taşınmaza ait tapu kayıtları, şirkete ait hissenin davalı ...’a devrine ilişkin 02.08.2021 tarihli ticaret sicil kayıtları, İzmir ... ATM’nin ... D.İş sayılı dosyası, 21.06.2022 tarihli limited şirket pay devri sözleşmesi, tanık beyanları incelenmiş ve bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Taraflar arasındaki ihtilaf konusu olan hususlar davacının dava konusu yapmış olduğu ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi, ... ada, ... parselde davacı şirket adına kayıtlı bulunan 4 adet bağımsız bölümün davalı ... Ltd. Şti.’ne satışının muvazaalı olup olmadığı, davacının aktif taraf sıfatının bulunup bulunmadığı, davalının hisse devrini muvazaalı olarak yapıp yapmadığı, inançlı işlemin bulunup bulunmadığı, terditli olarak açılan davada arabuluculuk dava şartının bulunmasının gerekip gerekmediği, görev ve yetki yönündendir.
Davalının görev yönünden itirazı incelendiğinde; muvazaa olgusu taraflarının şirketler olduğu, böylece taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan muvazaa olması nedeniyle Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu tespit edilmiştir.
Yine davalı tarafın arabuluculuk dava şartı gerçekleşmediği itirazı incelendiğinde de terditli olan davalarda Yargıtay 11 HD’nin 04.11.2020 tarih ... E – ... K sayılı kararı ile yine Yargıtay ... HD’nin 10.02.2020 tarih ... E – ... K sayılı kararı ve Yargıtay 11 HD’nin 17.02.2020 tarih ... E – ... K sayılı kararlarıyla taleplerinden birisinin arabuluculuğa tabi, diğerinin arabuluculuğa tabi olmayan hallerde talep yığılması söz konusu olan davalarda ticari arabuluculuğa başvuru olmaksızın mahkemenin davayı göreceği belirtildiğinden arabuluculuk dava şartı yönünden davanın reddinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
Davalının husumet itirazları incelendiğinde ise; davacı ...’in talebinin doğrudan zarar iddiasına dayanıp dayanmadığı ve dava sonunda elde edilecek gelirin şirkete ödenip ödenmemesi gerekip gerekmediği konusunda yargılama sonunda karar verilmesi gerektiğinden ön inceleme aşamasında değerlendirilmesi gerekmemiştir.
Yargılamanın devamı aşamasında davacılar vekili 07.02.2024 ve 13.02.2024 tarihli dilekçesinde; ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde kayıtlı 1.no.lu Bağımsız Bölüm, ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde kayıtlı 2.no.lu Bağımsız bölüm, ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde kayıtlı 3.No.lu bağımsız bölüm, ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, 35 parselde kayıtlı 4.No.lu Bağımsız Bölümde kayıtlı taşınmazlar üzerine İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.İş - ... Karar sayılı dosyasıyla 01.07.2022 tarihli kararla ihtiyati tedbir konulmasına karar verildiğini, mahkememiz dosyasında 19.07.2022 tarihli ara kararla ihtiyati tedbirin devamına karar verildiğini, taraflar arasındaki anlaşma gereğince (07.02.2024 tarihli Tapu Paylaşımı ve Davalar Hakkındaki Anlaşma) söz konusu tapu kayıtları üzerine konulan ihtiyati tedbirin kaldırılmasının gerektiğini, bu konuda İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyasında talepte bulunduklarını, mahkememizce devamına karar verilen tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davacılar vekilinin talebi mahkememizce 19.02.2024 tarihli ara kararla değerlendirilerek ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde kayıtlı 1.no.lu Bağımsız Bölüm, ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde kayıtlı 2.no.lu Bağımsız bölüm, ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde kayıtlı 3.No.lu bağımsız bölüm, ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde kayıtlı 4.No.lu Bağımsız Bölümde kayıtlı taşınmazlar üzerine İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyasında 01.07.2022 tarihli kararla konulan ve mahkememizce 19.07.2022 tarihli ara kararla devamına karar verilen ihtiyati tedbirin kaldırılmasına, ihtiyati tedbirin kaldırıldığına ilişkin ara kararın Çeşme Tapu Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiş, 23.02.2024 tarihli müzekkere ile Çeşme Tapu Müdürlüğüne müzekkere yazılarak söz konusu taşınmazlar üzerine konulan ihtiyati tedbirin kaldırılması talep edilmiş, Çeşme Tapu Müdürlüğünün 07.03.2024 tarihli yazısı ile söz konusu taşınmazlar üzerindeki ihtiyati tedbirin kaldırıldığına ilişkin cevap verilmiştir.
İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesi ... D.İş sayılı dosyası üzerinden 26.02.2024 tarihinde gönderdiği müzekkere ile ihtiyati tedbir talep edenler vekilinin 23.02.2024 tarihli dilekçesiyle mahkeme dosyasına yatırılan teminatın iadesine ilişkin talebi ihtiyati tedbirin devamına karar veren mahkeme olarak değerlendirilmesi amacıyla mahkememize göndermiş, mahkememizce teminatın iadesini talep eden tarafın dilekçesi aleyhine tedbir talep edilen mahkememiz dosyasında davalılar ... ve ... San. ve Tic. Ltd. Şti vekiline gönderilmiş, muvafakatlarinin olup olmadığı hususunda beyanda bulunmaları istenmiştir.
Davalılar vekili 07.03.2024 tarihli dilekçesiyle; İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesi ... D.İş sayılı dosyasına ihtiyati tedbir kararına istinaden mahkemece takdir edilen 220.000,00 TL teminatın ihtiyati tedbir talep eden / davacılara iadesine muvafakatlarının bulunduğunu, teminatın iadesine ilişkin itirazlarının olmadığını beyan etmiş, mahkememizce 15.03.2024 tarihli ara kararla; İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyasına ihtiyati tedbir kararına ilişkin yatırılan 220.000,00 TL teminatın iadesi yönünde karar verilmiş ve bu karar uygulanması için İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmiştir.
Davacılar vekili 23.03.2024 tarihli dilekçesiyle; müvekkilleri ile davalılar arasında yapılan anlaşma gereğince söz konusu tapu kayıtları üzerine konulan ihtiyati tedbirin kaldırıldığını, davaya konu tapıların ½ hisselerinin anlaşma gereği davalı tarafça müvekkili ...’e tapuda devredildiğini, 13.02.2024 tarihli dilekçe ekinde sundukları 07.02.2024 tarihli anlaşma metni gereğince ve müvekkillerinden aldığı talimat doğrultusunda davadan feragat ettiklerini, karşı taraftan masraf ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını beyan etmiştir.
Davalılar vekili 26.03.2024 tarihli dilekçesiyle; davacılar vekilinin feragati nedeniyle işlem yapılmasını, vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını beyan etmiştir.
Mahkememizce davacının davasından feragat beyanı gereğince; HMK m. 307'ye göre davadan feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:
Yukarıda Açıklanan Sebeplerle;
Davacının davasının feragat nedeniyle HMK m. 307 vd. gereğince reddine,
Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL harcın dava açılışında alınan 9.392,63 TL peşin harç ile 9.392,63 TL tamamlama harcın mahsubu ile fazla alınan 18.357,66 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Yargılama giderlerinin davacının üzerine bırakılmasına,
Taraflarca talep edilmediğinden yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
HMK m. 333 gereği gider avansından artanın karar kesinleştiğinde yatırına iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı ve gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/03/2024
Başkan ...
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Katip ...
e-imzalı
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!