WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

İZMIR 5. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İZMİR
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/531
KARAR NO : 2024/85
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 24/02/2017
KARAR TARİHİ : 06/02/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
İDDİA: Davacı vekili mahkememize verdiği 24/02/2017 tevzi tarihli dava dilekçesinde özetle; 16/08/2015 tarihinde davalı sigorta şirketine ZMMS ile sigortalı olan ... plakalı aracın Menemen Aliağa istikametinde seyir halinde iken davacıların desteği ...'e çarptığı, çarpmaya bağlı olarak desteğin vefat ettiği, desteğin vefatı sebebiyle 500-TL destekten yoksunluk tazminatının davalı sigorta şirketinden tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalıya usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş ancak davaya yazılı bir cevap vermemiştir.
DELİLLER :
Davacı vekili dava dilekçesinde; Menemen .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... E sayılı ceza dosyası, kaza tutanağı, epikriz raporu, tanık ifadeleri ve sair hususları delil olarak bildirmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :
Delillerin toplanmasından sonra mahkememizin 31/10/2017 tarihli oturumunda bilirkişi incelemesine karar verilmiş, trafik bilirkişisi, aktüerya bilirkişisi ve sigorta uzmanı bilirkişiden oluşan bilirkişi heyeti ibraz ettikleri 02/04/2018 havale tarihli raporunda dosya kapsamı hakkında beyanda bulunduktan sonra sonuç olarak, davalı taraf sürücüsü ...'in % 80 oranında üst derecede asli kusurlu olduğu, müteveffa yaya ...'in % 20 oranında tali derecede kusurlu olduğu, davacının ödeme tarihi olan 22/12/2015 tarihi itibariyle gerçek zararının 35.884,17-TL olduğu, kendisine 32.222,70-TL ödendiği, kusur indirimi yapılması halinde gerçek zararın 28.707,33-TL olacağı ve zararının karşılandığı, kusur indirimi yapılmaması halinde halen bakiye alacağının olacağı, güncel hesaplama yapıldığında ise maddi tazminat alacağının 54.834,60-TL'ye tekabül ettiği, kusur indirimi (% 20) ve önceden ödenen ve güncelleştirilen ödemenin (38.925,02-TL) mahsubu sonrası 4.942,66-TL bakiye alacağının olacağı, kusur indirimi yapılmayarak sadece güncel tespit edilen ödemenin mahsubu halinde ise bakiye alacağının 15.909,58-TL'ye tekabül edeceğini bildirmişlerdir.
Davalı vekili 24/05/2018 havale tarihli dilekçesi ile rapora beyanlarını bildirmiş olup sonuç olarak; davacı ...'in müvekkili ... Sigorta şirketinden bakiye alacağı kalmadığına yönelik tespiti kabul ettiklerini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 24/04/2018 tarihli dilekçesi ile rapora itirazlarını bildirmiş olup sonuç olarak; kusur ve hesaplama yönünden eksik ve hatalı inceleme sonucu düzenlenen rapora itirazlarını karşılar mahiyette ek rapor alınmasını talep etmiştir.
Mahkememizin 26/06/2018 tarihli oturumunda bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi heyeti ibraz ettikleri 16/08/2018 havale tarihli ek raporlarında sonuç olarak; kusur oranı yönünden ve kusur indirimi sonrası gerçek zararın 28.707,33-TL olacağı, bu sebeple davacı tarafın maddi zararının karşılandığı ve bakiye alacağının bulunmadığı yönündeki kanaatlerinde herhangi bir değişiklik gerektirecek bir durumun tespit edilmediğini bildirmişlerdir.
Davalı ... Sigorta A.Ş vekili 11/09/2018 tarihli ek rapora beyan dilekçesinde bilirkişi heyetinin tespiti yönünde davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 12/09/2018 havale tarihli dilekçesi ile ek bilirkişi raporuna karşı itirazlarını bildirmiş olup sonuç olarak, itirazlarını karşılar mahiyette ek rapor alınmasını talep etmiştir.
Dosya kapsamı itibariyle alınan bilirkişi raporu yeterli görüldüğünden davacı vekilinin ek rapor istemi yerinde görülmemiştir.
Dava, ölümlü trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksunluk tazminat davasıdır.
Mahkememizce verilen 19.03.2019 tarih, ...Esas - ... sayılı karar, davacılar vekilince istinaf edilmiş, İzmir BAM .... H.D 08.06.2022 tarih, ... Esas - ... Karar sayılı ilamıyla;
''...Mahkemece trafik uzmanından alınan kök raporda ve davalı sigorta şirketi vekilinin itirazlarının karşılandığı ek raporda; davalıya trafik sigortalı araç sürücüsünün aracının hızını yol, görüş, hava, trafik ve aracının teknik özelliğini dikkate alarak tedbir alabilecek düzeyde tutmaması, kaza mahalline yaklaşmadan evvel yaya geçidine yaklaştığını belirten trafik işaret levhasını son derece ciddi bir uyarı kabul etmeyerek bu işaretin muhtemel bir yaya çıkışı habercisi olduğunu gözetmeyerek derhal hızını kesmemesi nedeniyle yaya geçidinden 10,5 metrelik yolun enine doğru 8 metrelik kısmını kat ederken en son şeride gelen yayaya etkili fren tedbirine başvurmayıp ilk geçiş hakkı bulunan yayaya çarpmasıyla gerçekleşen kazanın oluşumunda % 80 oranında üst derecede asli kusurlu olduğu, müteveffa yayanın yaya geçidi üzerinde ilk geçiş hakkına sahip ise de; yolun karşısına geçmeden evvel yolu kontrol etmesi gerekirken yaklaşan araçların hız ve mesafesini dikkate almaması ve yaşı itibariyle yolun karşısına geçeceği zaman dilimini göz önüne almaması nedeniyle % 20 oranında tali derecede kusurlu olduğu belirtilmiş, davacılar vekilince kusur raporuna süresi içerisinde itiraz edilmesine rağmen bilirkişi ek raporunda davacılar vekilinin itirazları karşılanmamış, davacılar vekili kusur raporuna itirazlarının karşılanmadığını belirterek itirazlarını karşılar şekilde yeniden ek rapor alınmasını istemiş, ancak mahkemece davacılar vekilinin kusur raporuna itirazlarını karşılayan ek rapor alınmadığı gibi ek rapor talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeden kusur raporu benimsenip yaya konumunda olan davacıların desteği % 20 oranında kusurlu kabul edilmiş ve davalı sigorta şirketince ödemenin yapıldığı 22.12.2015 tarihi itibariyle % 20 kusur indirimi yapıldığında ve sigorta şirketinin ödemesi mahsup edildiğinde davacıların bakiye destek tazminatı alacağının mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan kusur raporu kaza tespit tutanağı ile de uyumlu olmayıp davacılar vekilinin kusur raporuna itirazları karşılanmadan eksik inceleme ile karar verilmiştir. Bu durumda mahkemece TBK'nın 74. maddesi uyarınca kesinleşmiş ceza mahkemesi kararındaki maddi vakıalarla bağlı olduğu gözetilerek ceza mahkemesi dosyasının karara bağlanmış ise kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak kesinleşmiş ise ceza dosyası getirtilip kesinleşen ceza mahkemesince belirlenen maddi vakıaları da gözeten, ceza mahkemesi dosyası karara bağlanmamış ise ceza mahkemesinde alınan kusur raporları getirtilerek ATK Trafik İhtisas Dairesinden ve ya İTÜ'den dosyadaki kusur raporlarını, kaza tespit tutanağını bir bütün halinde inceleyen yeni bir kusur raporu alınması gerekmekte olup eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, davacılar vekilinin istinaf itirazları haklı bulunmuştur.
Ayrıca mahkemece PMF 1931 yaşam tablosu ve Progresiv rant usulüne göre yapılan hesaplama hükme esas alınmış ise de; Yargıtay .... Hukuk ve .... Hukuk Daireslerince tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verildiğinden mahkemece esas alınan aktüer raporu bu yönüyle yeterli bir rapor değildir. Bu nedenle mahkemece yukarıda açıklanan şekilde kusur raporu alındıktan sonra TRH 2010 Tablosu'na göre muhtemel bakiye ömrün belirlenmesi ve bilinmeyen/ işleyecek devre hesabı yapılırken, bilinen son gelirin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi yönteminin kullanılması suretiyle tazminatın hesaplanması için daha önce rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor ve ya konusunda uzman yeni bir bilirkişiden açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli şekilde bilirkişi raporu alınıp, oluşacak sonuca göre usuli kazanılmış haklar da gözetilerek karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı biçimde karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli deliller toplanmadan ve değerlendirilmeden karar verildiğinden, istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.'' gerekçesi ile mahkememiz kararının kaldırılarak dosya mahkememize gönderilmiş ve mahkememizin ... Esasını alarak yargılamaya devam olunmuştur.
Mahkememizin 17.01.2023 tarihli oturumunda İstanbul ATK Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınmasına karar verilmiş, İstanbul ATK Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi 17.02.2023 tarihli raporunda, sürücü ...'in % 85 oranında kusurlu olduğunu, müteveffa yasa ...'in % 15 oranında kusurlu olduğunu bildirmiştir.
Davalı vekili 15.03.2023 tarihli rapora beyan dilekçesinde itirazlarını bildirerek kusur oranlarının yeniden hesaplanması için yeni bilirkişi raporu alınmasını talep etmiştir.
Davacı vekili 27.03.2023 tarihli rapora beyan dilekçesinde dosyanın hesap bilirkişisine tevdiini talep etmiştir.
Dosya kapsamı itibariyle alınan ATK raporu yeterli görüldüğünden ve önceki raporla uyumlu olduğundan yeni bilirkişi raporu alınmasına gerek görülmemiştir.
Mahkememizin 30.03.2023 tarihli oturumunda, dosyanın sigorta ve aktuerya bilirkişisine tevdiine karar verilmiş, bilirkişiler ibraz ettiği 01.09.2023 tarihli raporunda, davalı sürücü ...' in %85 oranında, müteveffa yaya ...'in %15 oranında kusurlu olduğu, davacı ...’in DYK tazminat alacağının 141.532,56-TL olup, müteveffanın
kusurunun indirilmesi (%15) ve önceden ödenen ve güncelleştirilen bedelin (54.778,59 TL)
mahsubu sonrası bakiye alacağının 65.524,08-TL’ye tekabül edeceğini, davaya konu kazaya sebebiyet veren araç hususi amaçlı kullanıldığı için davacının
yasal faiz isteme hakkına sahip olduğu, davalı sigorta şirketinin 11.05.2016 tarihinde temerrüde düştüğünü bildirmişlerdir.
Davalı vekili 22.09.2023 tarihli rapora beyan dilekçesinde itirazlarını bildirerek yeni bilirkişi raporu alınmasını talep etmiştir.
Davacı taraf rapora karşı beyan vermemiştir.
Davacı vekili 29.10.2023 tarihli dilekçesi ile ıslah talebinde bulunduğu, harcını yatırdığı, ıslah dilekçesinin davalıya tebliğ edildiği görülmüştür.
Toplanan deliller, bütün dosya kapsamı, alınan bilirkişi raporları, istinaf ilamı, ıslah dilekçesine göre; 16/08/2015 tarihinde davalı sigorta şirketine ZMMS ile sigortalı olan ... plakalı aracın Menemen Aliağa istikametinde seyir halinde iken davacıların desteği ...'e çarptığı, çarpmaya bağlı olarak desteğin vefat ettiği, desteğin vefatı sebebiyle 500-TL destekten yoksunluk tazminatının davalı sigorta şirketinden tahsilinin talep edildiği, meydana gelen kazada sigortalı araç sürücüsü ...'in %85 oranında müteveffa yaya ...'in %15 oranında kusurlu olduğu, sigorta, aktüerya bilirkişi raporuna göre, davacılar ... ve ...'in destekten kurtulmuş olmaları sebebiyle destek zararı talep etmelerinin mümkün olmadığı, davacı ...'in destek zararının 141.532,56 TL olduğu, müteveffanın kusur oranı indirimi yapılarak destek zararının 120.302,67 TL olduğu, sigorta şirketinin yapmış olduğu ödemenin güncellenmiş bedeli 54.778,59 TL 'nin mahsubu ile, bakiye destek zararının 65.524,08 TL olduğu, bu miktarın poliçe teminatı kapsamında kaldığı, tazmininden 2918 sayılı yasanın 91 maddesine göre faizi ile birlikte davalı sigorta şirketi sorumlu olduğu anlaşıldığından;
Davacı ... yönünden davanın kabulü ile, 65.524,08-TL destekten yoksunluk zararının, 100-TL'sinin 11.05.2016 temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte, 65.424,08-TL'sine 31.10.2023 ıslah tarihinden itibaren yasal faiz uygulanarak davalı ... Sigorta AŞ'den alınarak davacıya verilmesine, davacılar ... ve ... yönünden açılan davanın reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
Yukarıda açıklanan gerekçeye göre;
1-Davacı ... yönünden davanın kabulü ile, 65.524,08-TL destekten yoksunluk zararının, 100-TL'sinin 11.05.2016 temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte, 65.424,08-TL'sine 31.10.2023 ıslah tarihinden itibaren yasal faiz uygulanarak davalı ... Sigorta AŞ'den alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacılar ... ve ... yönünden açılan davanın reddine,
3-Alınması lazım gelen 4.475,94-TL harçtan, peşin alınan 31,40-TL harcın ve ıslah ile alınan 222,09-TL'nin mahsubu ile bakiye 4.222,45-TL'nin (4,190,23-TL'sinin davalıdan, 32,22-TL'sinin davacılar ... ve ...den) alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 17.900-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre red edilen kısım üzerinden hesaplanan 400-TL vekalet ücretinin davacılar ... ve ...'den alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacılar tarafından yapılan ilk masraf 67,40-TL, bilirkişi ücreti 3.060-TL, ıslah harcı 222,09-TL, posta ve müzekkere gideri 282,90-TLolmak üzere toplam 3.632,39-TL yargılama giderinden davanın red ve kabul oranına göre taktiren 3.604,68-TL'nin davalı Sigorta şirketinden alınarak davacı ...'e verilmesine,
7-HMK 333 md gereğince davacı tarafça peşin yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair verilen kararın tarafın yokluğunda tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 06/02/2024
Katip...
e-imzalı
Hakim...
e-imzalı