T.C.
İZMİR
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/390 Esas
KARAR NO : 2024/411
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 29/04/2022
KARAR TARİHİ : 23/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 29/04/2022 tarihli dava dilekçesinde; Müvekkili olan şirketin ... Oto. Gıda Org. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin kendi alanında vergi rekortmeni olan saygın bir işletme olduğunu, müvekkili şirket yetkilisini 30/03/2022 tarihinde daha evvel tanımadığı şahıs tarafından GSM hattı üzerinden aranarak aracını satma isteminde bulunmasıyla dava konusu araçla birlikte davalı ile beraber yaşlıca bir kadının müvekkilinin oto galerisine gelindiğini, taraflar arasında dava konusu aracın aracın 275.000-TL alım-satımı hususunda anlaşmaya varıldığını, anlaşmaya o sırada orada başka şahıslarında bulunarak bu olaya tanık olduklarını, müvekkili şirket yetkilisi ve davalı araç ruhsat sahibinin 6. Sanayi Sitesinde bulunan ... Ekspertiz firmasından rapor alındığını, daha sonra satış işlemleri için İzmir .... Noterliği’nde 275.000-TL bedel üzerinden araç satış sözleşmesinin tanzim edildiğini, müvekkili tarafından araç ruhsat sahibi olan davalı ...’in talebinin üzerine araç satış bedelinin davalının yazılı olarak bildirdiği ... Bankası banka hesabına ''... plakalı araç alım bedeli'' açıklaması ile EFT yoluyla gönderildiğini, davalının parayı almasına rağmen araç satış sözleşmesine imza atmadığını, ikazlara rağmen davalı tarafın imza atmamasının üzerine son çare olarak polis çağırılması ile müvekkili olan şirket yetkilisinin ... olay numarasıyla davalı taraf hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, daha sonra yapılan arabuluculuk görüşmelerinden herhangi bir anlaşmanın sağlanamadığını, müvekkilinin aracın gerçek maliki olduğunu, dava konusu aracın trafik kaydının iptalini ve müvekkil adına tescil edilmesi gerektiğini, dava konusu aracın 3. kişilere devrinin engellenmesi hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, mümkün görülmez ise anılan araç satışı için taraflarınca gönderilen 275.000-TL bedel tutarında teminat mukabilinde ihtiyat haciz kararı tesis edilmesi gerektiğini belirterek davanın kabulü ile satışa ve davaya konu araç mülkiyetinin müvekkile ait olduğunun tespiti ile trafik sicilinde müvekkili adına tesciline; araç tespit ve tescil taleplerinin mümkün görülmediği takdirde müvekkili olan şirket yetkilisinin EFT yöntemiyle göndermiş olduğu 275.000-TL'nin denkleştirici adalet ilkesinin de nazara alınması suretiyle ödeme tarihi olan 30.03.2022'den itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili 30/06/2022 tarihli cevap dilekçesinde; Müvekkilinin arabasını satmak istemesi ile 395.000,00 TL fiyata sahibinden.com adlı sitede satışa çıkarması üzerine ...'un kendisine ulaştığını ve Uzman Çavuş olarak Kars'ta görev yaptığını aracı satın almak istediğini söylediğini, ... iş sebebiyle şehir dışında olduğundan dolayı satış işlemleri sırasında akrabası olan davacı şirket yetkilisi ... ile gerçekleşeceğini belirtmesi ile müvekkili ve annesi ...'in satış işlemlerini gerçekleştirmek için davacı şirkete gittiğini, ...'in defalarca şirket yetkilisi ... 'a aracın kim tarafından satın alacağını sorduğunu ve her defasında kendisinin değil ... tarafından satın alınacağının cevap alındığını, satış işlemlerinin gerçekleştirilmesi amacı ile İzmir .... Noter'e gidildiğini, davacı şirket yetkilisi ... tarafından müvekkiline para gönderdiği sırada ... ile akrabalık ilişkilerinin olduğu ve parayı onun adına gönderdiği ile vergi masrafının düşük çıkması amacıyla araç bedelinin 275.000,00 TL olarak gösterme talebinde bulunduğunu, ...'un geri kalan miktarla beraber bütün parayı tekrar kendisine göndereceğinin beyan edildiğini ancak paranın geri kalan kısmının ...'dan gelmediğini, davacı şirket yetkilisi ... 'ın müvekkiline sözleşmeye imza atması için baskı uyguladığını, taraflar arasında tartışma çıktığını ve olayın polise intikal ettiğini ve daha sonra konuşmak için ... Yönetim Kurulu başkanının odasına gidildiğini ve Yönetim Kurulu Başkanının yanında ...'u aradıklarını, ...'un o arabayı o fiyata kim alır diye söyledikten sonra telefonunu kapatması ile başkanın davacı şirket yetkilisine sen nasıl bir esnafsın böyle işlere giriyorsun demesi ile ... 'ın işler kesat bu aralar diyerek cevap verdiğini, davacı tarafın hiçbir zaman satış sözleşmesinde yer almadığını, davacı şirket yetkilisinin işbu aracın kontrollerinin yapılacağı ve satış işlemlerine yardımcı olacağını söylediğini, ... ile davacı firmanın iştirak halinde hareket ettiğini, görevde yetkili mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu ayrıca taraflar arasında ticari nitelikte bir sözleşme olmamasından kaynaklı davacı tarafın ticari faiz uygulanma taleplerinin ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava araç satın alınması için davalıya yapılan ödemeye rağmen araç devrinin yapılmadığı ve bu nedenle davalının edimini yerine getirmediği iddiası ile öncelikle aracın davacı şirket adına tescili, aksi takdirde ödenen bedelin iadesi istemine ilişkin alacak davasıdır. Davalı tarafça davanın reddinin istendiği, aracın üçüncü kişi tarafından satın alınmasının söz konusu olduğu ancak davacının bu hususta dava dışı satın alacak üçüncü kişi adına işlem yaptığı ve davalının dolandırıldığı iddiası ile aracın devrinin davacı tarafa verilmediğini beyan ettiği ve davanın reddinin isteminde bulunduğu görülmüştür.
Türkiye Noterler Birliği'ne müzekkere yazılarak ... plakalı aracın dava tarihi itibariyle trafik kaydının gönderilmesine ilişkin yazılan yazıya cevap verildiği ve mahkememiz dosyası içine alındığı anlaşılmıştır.
Davalı tarafın istemi üzerine ...'a davanın ihbar edildiği, uzun süreli hükümlülüğü nedeni ile kendisine vasi tayin edildiği ve vasiye usulüne uygun şekilde davetiyenin tebliğ edildiği görülmüştür.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden dosyamız içine gönderildiği görülmüştür.
Dava dilekçesine ekli olarak dava konusu ... Plakalı aracın ilan detayı ile ekspertiz raporunun dosyaya sunulduğu anlaşılmıştır.
Yargılama devam ederken davacı tarafça tedbir isteminde bulunulduğu anlaşılmış, dosyadaki mevcut delil durumu ve dava konusu aracın mülkiyetinin uyuşmazlığa konu edildiği görülmekle HMK md. 389 uyarınca aracın kaydına ve trafikten el çekilmesine ilişkin tedbir kararı verildiği ve kararın infaz edildiği görülmüştür.
Davacı ve davalı tarafça bildirilen tanıklar adına usulüne uygun davetiyelerin çıkarıldığı ve hazır olan tanıkların mahkememizce dinlendiği anlaşılmıştır.
Davacı tanığı ...'in duruşmadaki beyanında; mesleğini olan fırıncılık haricinde araba alım satımı yaptığını, davacı şirketten daha öncesinde bir araç satın aldığını ve bir sıkıntı yaşamadığını, o gün davacı şirket yetkilisi ... le yine bir araba alımıyla ilgili şirketin bulunduğu galeriye gittiğini, kendisinin gittiğinde tahminince annesi olduğunu düşündüğü kişinin ... le pazarlık yaptığını, ... bir araç için 275.000,00 TL bedel üzerinde anlaştıklarını, daha sonra kendisi de oradayken ekspere gittiklerini ve daha sonra da ... teki notere gittiklerini, kendisinin galeride beklerken galeriye telefon geldiğini, noterde sıkıntı olduğunu ve karakola gittiklerini öğrenmesi ile kendisinin de karakola gittiğini, olay tarihlerinde aracın piyasa değerinin 300.000,00 TL civarında olduğunu, ancak galeri işi ile uğraşan kişilerin bu bedelin de daha altında satın alabilmelerinin söz konusu olduğunu,, kararlaştırılan bedelde herhangi bir fazlalık veya eksikliğin olmadığını beyan etmiştir.
Davacı tanığı ...'ın duruşmadaki beyanında; kendisinin davacı şirket yetkililerini babasının sağlığındayken birlikte araç alım satımı yapması nedeniyle tanıdığını, herhangi bir işinin olmadığı dönemde kendilerinden araç alım satımı ile ilgili yardım aldığını, 30/03/2022 tarihinde araç alabilirim amacıyla davacı şirketin faaliyette bulunduğu yere gittiğini, şirket yetkilisi ... 'in kendisine bir araç var almak ister misin diye sorduğunu, beyaz 2016 model ... marka bir araç olduğunu, ... in araca baktığını daha sonra davalı ile aralarında konuştuklarını ve başka bir şey çıkmaması halinde 275.000,00 TL yi kabul eder misin diye davalıya sorulduğunu, davalı tarafın teklifi kabul ettiğini, ekspere gidildiğini, döndüklerinde ... in araçta başkabir şey çıkmadığını plakaları sökmelerini söylediğini daha sonra birlikte notere gittiklerini, davalının noterde sözleşmeyi imzalamadığını daha sonra öğrendiğini, aralarında kararlaştırdıkları bu bedelin piyasada ortalama bedel olup olmadığı konusunda bilgisinin olmadığını, kendisinin iş yerinde iken davalının annesi ile birlikte araçla geldiklerini, ve davacı şirket yetkilisi ile konuştuklarını, aralarındaki konuşmaları yanlarından gelip geçerken duyduğunu, konuşmalarının tamamını tam duymadığını belirterek aracın bir başka kişiye verilip verilmeyeceği veya başka bir kişiden para gönderilip gönderilmeyeceği hususunda bir bilgisinin olmadığını ancak 275.000,00 TL bedel üzerinde konuştuklarını ve anlaştıklarını bizzat kendisinin duyduğunu beyan etmiştir.
Davacı tanığı ...'ın duruşmadaki beyanında; Davacı şirket yetkililerini daha öncesinde araba alım satım işiyle uğraşması nedeniyle tanıdığını, 2022 yılı Mart ayı sonunda bir araç almak ve araç bakmak üzere davacıların iş yerine gittiğini, oradayken davalı ile annesinin ... bir araç ile geldiklerini, davalının beni birisi gönderdi dediğini, kimin gönderdiği hakkında bilgi sahibi olmadığını ancak arada Komutan kelimesini duyduğunu, davalının aracı satmak istemesi ile davalı şirket yetkilisi ...le birlikte araca baktıklarını, ...'in 275.000,00 TL teklif ettiğini, davalının da kabul ettiğini, bu esnada aracın başka birine verileceği yada başka birinin alacağının veya başka birinin ayrıca para göndereceğinin konusunun geçmediğini, aracı ekspere götürdüklerini, herhangi bir problem olmadığını ve satışın yapılabileceğinin konuşulduğunu, daha sonra ..., davalı ... bey ve annesinin notere gittiklerini, sonraki problemi bilmediğini, kendisinin 2017 yılında araç alım satım işini bıraktığını ve daha sonrasında araç piyasası konusunda fazla bir bilgisinin olmadığını, kendisinin davacıların yanına başka bir araç almak üzere gittiğini, beyan etmiştir.
Davacı tanığı ...'ün 12/12/2023 tarihli duruşmadaki beyanında; İzmir .... Noterliğinde 2022 tarihi itibariyle noter başkatibi olarak çalışmakta olduğunu, araç satışına ilişkin sözleşmeyi hazırladığını, kural gereği kendisine aracın bedelini alıp almadığını sorduğunu, davalı olarak adı geçen kişinin henüz almadığını beyan ettiğini, davacı şirket yetkilisinin ... Sanayide esnaf olduğu için tanıdığını, yetkili kişinin parayı havale ettiğini söylediğini, kendisinin davalıya sorduğu zaman paranın hesabına geldiğini ancak imza için biraz bekleyeceğini beyan ettiğini, yaklaşık 30-40 dakika beklediklerini, davacı şirket yetkilisinin imza atması için davalıya uyarıda bulunduğunu ancak davalının imzaya yanaşmadığını, şirket yetkilisinin polis çağırdığını ve bu esnada ... yönetim kurulu başkanı ile birkaç kişinin daha geldiğini, taraflar arasında geçen konuşmaları bilmediğini, satış bedelinin 275.000,00 TL olarak kendisine söylendiğini, sözleşmeyi de bu bedel üzerinden hazırladığını, davalının yada bir başka kişinin daha fazla bir bedel üzerinden anlaştığına dair beyanını duymadığını beyan etmiştir.
Davacı tanığı ...'ın 14/05/2024 tarihli duruşmadaki beyanında; 2022 yılı Mart ayı olarak hatırladığı dönemde davacı şirketin çay ocağında çalıştığını ve aynı zamanda araç temizliği ile ilgilendiğini, davalının işyerine geldiğini ve şirket yetkilisi ... ile görüştüğünü, kendilerine çay ikram ettiği için aralarında geçen konuşmalara tanık olduğunu, 275.000,00 TL bedel konusunda anlaştıklarını duyduğunu, daha sonra birlikte ekspere gittilerini, geldikten sonra kendisinin plakaları söktüğünü ve ... ile şuan duruşmada bulunan ... ile noterde iken bedelin şahsa havale edildiğini ancak davalının devri yapmaya yanaşmaması sebebi ile tartışma çıktığını ve olayın karakolluk olduğunu duyduğunu beyan etmiştir.
Davalı tanığı ...'ın 14/05/2024 tarihli duruşmadaki beyanında; dava konusu aracı iddia edilen olaydan 1 yıl önce davalıya kendisinin sattığını, Gaziemir'de bulunan ... Otomotiv adlı firmanın yetkilisi olduğunu, hatırladığı kadarıyla davalı ... Beyin olaydan birkaç gün önce kendisine gelerek aracı satmak istediğini söylediğini, kendisine 350.000,00 TL ye aracı alabileceğini söylediğini ancak davalının internette daha fazla fiyat verildiğini söylemesi üzerine kendisinin aracı almadığını, birkaç gün sonra davalı ...'in kendisini arayarak, ... Otomotivi tanıyıp tanımadığını sorduğunu kendisinin de tanıdığını söylediğini, sonrasında ... 'in kendisini aramasıyla aralarında tartışma olduğunu duyduğunu, olay gününde kendisinin tartışma olduğunu fark etmesi ile ... yönetim kurulu başkanı ... 'i aradığını ,aşağıda tartışma olduğunu, müdahale etmesini istediğimi söyledim, ben davalının daha yüksek bir fiyata sattığını düşündüm, kaç liraya sattığı konusunda bir bilgisinin olmadığını beyan etmiştir.
Tanık ...'nın tanıklık beyanı için Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmış ancak ihzar müzekkeresine rağmen tanığa ulaşılamadığından talimatın bila ikmal iadesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Dava davacı şirket tarafından davalıya ait aracın satın alınması konusunda taraflar arasında anlaşıldığı ve anlaşılan bedelin davalıya ait hesaba havale edildiği halde aracın mülkiyetinin davacı şirkete devir edilmemesi nedeni ile araç mülkiyetinin davacı adına tescili olmadığı takdirde bedelin iadesine ilişkin davadır.
Taraflar arasında olduğu iddia edilen sözleşme satış sözleşmesine ilişkin olup buna ilişkin hükümler TBK md. 207 ve devamında düzenlenmiştir.
Uyuşmazlığa konu sözleşmenin bir tarafı davacı şirket olup davacı şirketin iştigal alanı araç alım satımına ilişkindir. Davalı tarafın ise tacir olmadığı yapılan incelemeye göre anlaşılmıştır.
Taraflar arasında Satım Sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlık mevcuttur. Satış sözleşmeleri Türk Borçlar Kanunu md.207 ve devamı maddelerde düzenlenmiş olup, uyuşmazlık için belirtilen hükümlerin uygulanması ve yargılamanın bu hükümlere göre yapılması gerekmektedir. TTK md 4 ile ticari davalar ve ticari uyuşmazlıklar tanımlanmış olup, "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile.." şeklinde başlangıç tanımı yapıldıktan sonra, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın hangi hallerde uyuşmazlığın ticari dava olarak kabul edilebileceğine dair ayrıntılı hükmün TTK Md.4/1-a,b,c, d, e, f bentlerinde belirtildiği ve buna göre Satış Sözleşmesini belirtilen bentlerde gösterilmemiştir.
Satış Sözleşmesinden kaynaklı uyuşmazlığın ticaret mahkemelerinde çözümü için her iki tarafın tacir olması zorunluluğu yapılan tanımlama ile belirlenmiş durumdadır. Zira Satış Sözleşmeleri taraflardan herhangi birinin tacir olmaması halinde genel hükümlere veya özel yasasında belirtilen hükümlere tabi olup bu sözleşmelerden kaynaklı uyuşmazlığında genel hükümlere veya özel kanunda gösterilen mahkemelerde çözülmesi gerekmektedir.
Bu hali ile, görev hususunun öncelikli olarak incelenmesi ve uyuşmazlığın çözümü için görevli mahkemenin tespiti gerekli olup HMK md.114 hükmüne göre dava şartlarının mevcut olup olmadığının şüpheye mahal bırakmayacak şekilde tespiti gerekmektedir.
Davalının gerçek kişi olması, tacir olmadığının tespiti ile davalının araç alım satımı işi ile iştigal ettiğini gösterir herhangi bir delilin bulunmadığı, sadece davacı şirketin tacir olmasının, davanın nispi ticari dava olarak kabulünü sağlamayacağı, görevli mahkemenin genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, uyuşmazlığın esasının görevli mahkemece incelenmesi ve sonuçlandırılması gerektiği HMK md.114 hükmüne göre uyuşmazlık yönünden dava şartının oluşmadığı, mahkememizin bu hali ile görevsiz olduğu anlaşılmış, davanın HMK md.114 uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Dava şartları HMK md. 114 ile belirlenmiş olup, HMK 114/1c hükmüne göre mahkemenin görevli olması dava şartları içinde gösterilmiştir. Dava şartlarının mevcut olup olmadığı hususunun HMK md. 115 koşulları ile birlikte değerlendirilmek sureti ile taraflarca ileri sürülebileceği gibi mahkemece resen dikkate alınması gereken hususlar olduğu gözetildiğinde yargılamanın görevli mahkemede devamının sağlanması gerektiği anlaşılmıştır.
Mahkememiz nezdinde görülen işbu davada uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın mahkememizin görevsizliği nedeni ile usulden REDDİNE, görevli mahkemenin ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğuna,
2-Karar kesinleştiğinde ve yasal süresi içinde başvuru olduğu taktirde, dosyanın görevli ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE Gönderilmesine,
3-Harç ve yargılama giderlerinin HMK md.331 uyarınca görevli mahkeme tarafından ele alınmasına,
4-HMK 20. Md. Uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra başvuru olmadığı takdirde dosyanın mahkememizce ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun dikkate alınmasına,
Dair karar, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvuru yolu açık olmak üzere davacı ... Oto. ..A.ş vekili ve davalı ... ile vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.
23/05/2024
Yazman ...
e-imzalı
Yargıç ...
e-imzalı
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!