WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 01 Temmuz 2026

İZMIR 5. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İZMİR
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/737 Esas
KARAR NO : 2024/259 Karar
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 20/06/2018
KARAR TARİHİ : 26/03/2024
Mahkememizde görülen Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 20/06/2018 Tarihli dava dilekçesinde; 30.12.2016 tarihinde müvekkili ...'ın yolcu olarak bulunduğunu, ...in sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile seyir esnasında aracın dengesinin kaybıyla düşmeleri ile yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin ağır bir şekilde yaralandığını, müvekkilinin mağduriyetinin giderilmesi için davalı sigorta şirketine başvurduklarını ancak sonuç alamadıklarını, fazlaya ilişkin her türlü hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla ... Sigorta A.Ş.den şimdilik 2.500,00 TL maddi kazanç kaybı ve 2.500,00 TL iş gücü kaybı olmak üzere toplam 5.000,00 TL maddi tazminatın kazanın gerçekleştiği 30.12.2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesinin davalı sigorta şirketine tebliğ edildiği, davalı vekili tarafından verilen yanıt dilekçesi ile, davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesinin gerektiği, başvuru şartının yerine getirilmiş kabul edilebilmesi için gerekli belgelerin tamamının sigorta şirketine ibraz edilmesi ve kanunda öngörülen süre dolmasına rağmen ödeme yapılmamış olması gerektiğini, davacı tarafından belirtilen evraklar ibraz edilmediğinden müvekkili şirketin gerekli işlemleri yaparak tazminat miktarını belirleyebilmesi ve ödeme yapabilmesinin mümkün olmadığını, davacı taraf sigorta şirketine başvuru yapmakla birlikte gerekli belgelerin tamamını sunarak ödeme süresinin dolmasını beklemeden dava ikame ettiğinden dava şartını yerine getirmediğini, ... plakalı aracın müvekkili şirkete 26/08/2016-26/08/2017 tarihleri arasında ... numaralı KTK ZMS Sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu poliçeden sigortalımızın kusuru oranında ölüm/sakatlık halinde azami 330.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğu sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu, kazadan sonra düzenlenen tutanak olmadığını, sigortalının kusurlu olduğunu gösterir bir tespit bulunmadığını, davacının motosiklette yolcu konumunda olduğunu, kaza sırasında kask ve koruyucu kıyafet giyip girmediğinin araştırılması gerektiğini, kaza anında hatır için taşındığını, davacının lehine hesaplanacak tazminattan indirim yapılması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Dava 30/12/2016 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazasında kazaya karışan motosiklette yolcu olarak bulunan davacının yaralanması nedeni ile kalıcı ve geçici iş göremezlik zararı olduğu gerekçesiyle yolcu olarak bulunduğu, ... plakalı aracın ZMS sigorta poliçesini düzenleyen davalı şirketten zararlarının tazmini istemiyle açılan tazminat davasıdır.
30/12/2016 tarihi itibari ile davacının yolcu olarak bulunduğu ... plakalı aracın trafik kayıtları celp edilerek dosyamız içerisine alınmış, yine araç için davalı sigorta şirketi nezdinde düzenlenen ... numaralı KTK ZMS Sigorta poliçesi ve davacı için düzenlenen hasar dosyası celp edilerek dosyamız içerisine alınmıştır.
Meydana gelen kazaya ilişkin soruşturma evrakı olup olmadığının tespiti için İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı ile yapılan yazışmaya göre soruşturma evrakının tespit edilemediği görülmüştür.
Davacının yaralanmasından kaynaklı olarak tedavi gördüğü sağlık birimlerinden muayene ve tedavi belgeleri ile grafileri istenilerek dosyamız içerisine alınmıştır.
Davacıya sigorta şirketine başvuruda bulunulmuş ise başvuruya ilişkin belgeleri sunması, başvuruda bulunmamış ise davetiyenin tebliğinden itibaren verilen süre içerisinde usulüne uygun şekilde başvuruda bulunması hususunda süre verilmiş, davacı tarafın davalı sigorta şirketine dava tarihinden önce 08/03/2018 tarihinde başvuruda bulunduğu görülmüştür.
Meydana gelen kazaya ilişkin soruşturma evrakının bulunmaması ve kaza tutanağının düzenlenmemiş olması nedeni ile kazanın meydana geldiği yerde kusur bilirkişisi refakatinde keşif yapılmış, bilirkişi tarafından düzenlenen 16/06/2021 tarihli kusur raporunun dosyaya sunulduğu görülmüştür. Raporun yapılan incelenmesinde davacının yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araç sürücüsünün KTK md. 52/1-b hükmünü ihlal ettiği, bulunduğu aracın teknik özelliklerini dikkate alarak görüş mesafesini kontrol altında bulundurmadığı, mevcut hızı nedeni ile olay mahalli kavşaktan geçerken direksiyon hakimiyetini kaybedip devrildiği bu nedenle kazının oluşumunda tam ve asli kusurlu olduğu, davacı yolcu ...'a ise herhangi bir kusurunun tespit edilemediği yönünde görüş ve kanaat bildirdiği görülmüştür.
Raporun taraflara tebliğ edildiği, davalı vekilinin rapora karşı itiraz dilekçesini dosyaya sunduğu anlaşılmış, kazının oluş şekline ilişkin yapılan keşif ve bu keşifte tespit edilen hususlar ile davacının yolcu olarak bulunması ve tespit edilen teknik hususlar dikkate alındığında kusura ilişkin yeniden rapor alınmasını gerektirir bir husus olmadığı görülmüştür.
Dava konusu kaza nedeni ile kaza tarihi itibari ile uygulanması gereken yönetmelik hükümleri de dikkate alınarak davacının geçici iş göremezlik süresi ve kalıcı iş göremezlik süresinin tespiti için dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumuna tevdii edildiği, İstanbul ATK tarafından düzenlenen 30/01/2023 tarihli raporun dosyaya sunulduğu görülmüş, raporun yapılan incelenmesinde, davacının geçirdiği kazaya bağlı olarak gelişen yaralanmasının Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümlerine göre engelliliğine neden olacak düzeyde araz bırakmadığı, kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceği yönünde kanaat bildirildiği görülmüştür.
Raporun taraflara tebliğ edildiği, davacı vekili tarafından her ne kadar itiraz edilmiş ise de dosya içinde mevcut tüm raporların düzenlenen son raporda irdelendiği, karşılaştırma yapılmak suretiyle nihai kanaatin bildirildiği görülmekle yeniden rapor alınmasına yer olmadığı anlaşılmıştır.
Dosyanın davacının geçici iş göremezlik süresi yönünden zararının aktüer hesabının yapılması için rapor düzenlenmesi üzere aktüer bilirkişisine tevdii edildiği, bilirkişi tarafından düzenlenen 06/09/2023 tarihli raporun dosyaya sunulduğu görülmüştür.
Raporun yapılan incelemesinde İstanbul Adli Tıp Kurumu ... İhtisas kurulu tarafından düzenlenen raporda iyileşme süresinin 3 ay olarak belirlendiği 30/12/2016 ile 30/03/2017 tarihleri arasında 3 aylık geçici iş göremezlik zararının hesaplandığı, davacının kaza öncesinde moto kurye olarak aylık ortalama 3.000 TL gelir elde ettiğinin bildirildiği, SGK hizmet döküm cetveli incelendiğinde ise 2016 yılı brüt 30 günlük ücretinin 1.647,00 TL olduğu, aylık kazancının takdiri hususunun mahkememize bırakılması sureti ile 2 li hesaplama yapıldığı, buna göre aylık Asgari ücret esas alınarak yapılan hesaplamada geçici tam iş göremezlik süresi içinde maluliyet oranı %100 kabul edilerek 4.212,18 TL belirlendiği, bu bedelden geçici iş göremezlik ödeneği indiriminin mahsubu sonrası 1.495,38 TL geçici iş göremezlik tazminatının hesaplandığı, aylık 3.000,00 TL ücret esas alındığı takdirde 9.000,00 TL geçici iş göremezlik dönem zararının tespit edildiği, bu bedelden geçici iş göremezlik ödeneği indirimi mahsubu sonrası 6.283,20 TL geçici iş göremezlik tazminatının hesaplandığı, hesaplanan tazminatın sigorta poliçesi sağlık giderleri teminat limiti içinde kaldığı yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.
Raporun taraflara tebliğ edildiği, taraf vekillerinin rapora itiraz dilekçelerini dosyaya sundukları, davacı vekili tarafından rapora itiraz dilekçesinde aylık kazancın3.000,00 TL olarak belirlenmesi gerektiği ve buna göre yapılan hesaplamaya itibar edilmesi gerektiği yönünde talepte bulunduğu, buna ilişkin olarak bedelin belirlenmesi için Ankara Yük Taşımacılığını Destekleyici Hizmet Verenler Esnaf Odası ile yazışma yapılmasının istendiği, mahkememizce yapılan yazışma sonucunda motokurye olarak çalışan kişinin 2016 ve 2017 yılı aylık ortalama kazançlarının bildirildiği görülmüştür.
Davacı vekili 28/02/2024 tarihli dilekçe ile davacının kazancının kaza tarihi itibari ile aylık 3.000 TL olduğunun kabulü halinde maddi zararının 6.283,20 TL geçici iş göremezlik zararının davalı taraftan istendiğine ilişkin talep artırım dilekçesini dosyaya sunduğu, harcın tamamlandığı ve dilekçenin davalı tarafa tebliğ edildiği görülmüştür.
Dilekçeye karşı davalı vekilinin beyan dilekçesini dosyaya sunduğu anlaşılmıştır.
Dosyada yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacının yolcu olarak bulunduğu ... plakalı motosikletin karıştığı kaza sonucu davacının yaralandığı ve iş göremez hale geldiği iddiasıyla yolcu olarak bulunduğu aracın ZMS Sigorta Poliçesini düzenleyen davalı şirketten zararın tazmini istemiyle işbu davanın açıldığı, davacının meydana gelen kaza nedeni ile kaza tarihi itibari ile uygulanması gereken yönetmelik hükümleri uyarınca kalıcı iş göremezlik zararının oluşmadığı, aylık gelirinin davacının motokurye olması nedeni ile 3.000,00 TL olabileceğine ilişkin inceleme yapılmış olmakla aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen 2 li raporda bu gelir üzerinden hesaplanan bedel kadar geçici iş göremezlik zararının oluştuğunun kabulünün gerektiği, buna göre davalının 6.283,20 TL geçici iş göremezlik zararının doğduğu anlaşılmıştır. Davalı sigorta şirketi tarafından ... plakalı araç için düzenlenen ve kaza tarihine kapsayan ZMS sigorta poliçesi ile geçici iş göremezlik zararının sağlık tedavi giderleri klozu içinde bulunduğu, bu hususta teminat limitinin 310.000,00 TL olduğu ve belirlenen bedelin teminat limitini aşmadığı, davalı sigorta şirketinin düzenlediği poliçe uyarınca KTK, TBK ve TTK hükümlerine göre araç işleteni ve maliki gibi sorumlu olduğunun kabulü gerektiği, davacı tarafından zararın tazmini istemiyle davalı sigorta şirketine 08/03/2018 tarihinde başvuruda bulunulduğu, bu tarihten itibaren 8 iş günü sonrası davalının temerrüde düştüğünün kabulü ile bu tarihten itibaren talep edilen zarara yasal faiz işletilmesi gerektiği anlaşılmış ve sonuç olarak 6.283,20 TL geçici iş göremezlik zararına 21/03/2018 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği görülmüştür.
Davacının yolcu olarak bulunduğu motosiklette mevcut yaralanmasının ekipman takması halinde meydana gelmeyeceği veya zararın azalma ihtimalinin olmasına ilişkin yapılan incelemeye göre davacının yaralandığı bölge dikkate alındığında ekipman bulunmasının yaralanmasına etkisi olmayacağı bu nedenle müterafık kusur olduğuna ilişkin herhangi bir delilin tespit edilemediği, davacının sigortalı araçta yolcu olarak bulunduğu ancak hatır taşınasına konu bir yolculuğun söz konusu olmadığı, hatır taşımasına ilişkin herhangi bir delilin tespit edilemediği, bu nedenle hatır taşıması indirimi yapılmasını gerektirir durum olmadığından bu hususta indirim yapılmasına gerek olmadığı anlaşılmıştır.
Davacının meydana gelen kaza nedeni ile kalıcı iş göremezlik zararının oluştuğu iddia edilmiş ise de, dosyada mevcut ve hükme esas alınabilir nitelikte düzenlenen ATK raporuna göre kalıcı iş göremezlik zararının kaza tarihi itibari ile uygulanması gereken yönetmelik hükümlerine göre oluşmadığının kabulü ile bu istemin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış, davanın kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Kalıcı iş göremezliğe ilişkin tazminat isteminin REDDİNE,
Geçici iş göremezliğe ilişkin tazminat isteminin KABULÜNE,
6.283,20 TL geçici iş göremezlik zararının 21/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Kabul edilen bedel üzerinden hesaplanan 429,20 TL harçtan, peşin alınan (12,92+35,90 ) 48,82 TL harcın mahsubu ile bakiye 380,38 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden vekilin harcadığı emek ve mesaiye karşılık yürürlükte bulunan AAÜT ne göre 6.283,20 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden vekilin harcadığı emek ve mesaiye karşılık yürürlükte bulunan AAÜT ne göre 2.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
Davacı tarafından yapılan 77,00 TL başvuru harcı,12,92 ıslah harcı, 1.500,00 TL Bilirkişi ücreti, 1.828,00 TL ATK rapor ücreti, 300,00 TL keşif taksi ücreti ve 803,35 TL tebligat ve yazışma gideri olmak üzere toplam 4.521,27 TL yargılama giderinden davanın kabul -ret oranına göre hesaplanan 3.234,36 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafça yapılan herhangi bir yargılama masrafı bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Karar kesinleştiğinde artan gider avansının taraflara ödenmesine,
Dair karar, kesin yasa yolu kapalı olmak üzere davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 26/03/2024
Yazman ... Yargıç ...
e-imzalıdır e-imzalıdır