WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

İZMIR 4. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/88
KARAR NO : 2024/371
DAVA : Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ : 31/01/2024
BİRLEŞEN İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN
2024/172 ESAS SAYILI DAVASINDA;
DAVA : Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ : 27/02/2024
KARAR TARİHİ : 10/05/2024
Mahkememizde görülen davanın ve birleşen davanın yapılan açık yargılaması sonucunda;
İDDİA ;
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; kurumlarının İzmir İl Müdürlüğünün ... sicil sayılı dosyasında işlem gören işveren ...Taah. Gıda San. Ltd. Şti.'nin alt işvereni ... Yapı A.Ş.'ye ait işyeri sigortalılarından olanı ...’in 13/03/2018 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu vefat ettiğini; 5510 sayılı kanunun 19 ve devam eden maddeleri gereğince hak sahiplerine iş kazasına bağlı olarak ölüm geliri bağlandığını ve cenaze yardımının yapıldığını, hak sahiplerine bağlanan gelir ve ödenen cenaze yardımı nedeniyle 5510 sayılı kanun kapsamında oluşan kurum zararının iş kazasının oluşumunda kusuru bulunan işveren şirketlerden tahsili amacıyla İzmir .... İş Mahkemesi’nin ...Esas sayılı dava dosyasında 12/02/2020 tarihinde rücuen alacak davasının açıldığını, derdest davanın 17/01/2023 günlü duruşmasında davalı vekili tarafından “şirketin 14/11/2022 tarihi itibariyle terkin edildiği ve vekillik sıfatının sona erdiği” hususunun beyan edildiğini, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü’nden gönderilen yazı cevapları gereğince de şirketin davanın derdest olduğu aşamada “29/8/2022 tarihi itibariyle tasfiye sonucu terk olduğu” hususunun belirlendiğini, anılan dosyanın 05/12/2023 tarihli duruşmasında taraflarına ihya davası açmak üzere yetki ve süre verildiğini; şirketin tasfiye sonucu terkin işlemleri yapılmışsa da şirket hakkında sigortalı ...'in hak sahiplerine yapılan ödemeler nedeniyle kurumlarına olan borcu gözetilmeden terkin yapıldığı için rücuen alacak davası sebebiyle şirketin ihyasının temini için bu davanın açılması zorunluluğunun doğduğunu belirterek, ... Yapı Anonim Şirketi'nin ihyasına, avukatlık ücreti ve yargılama giderinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; kurumlarının İzmir İl Müdürlüğünün ... sicil sayılı dosyasında işlem gören işveren... İnşaat Taah. Gıda San. Ltd. Şti'nin alt işvereni ... Yapı A.Ş.'ye ait işyeri sigortalılarından olanı ...’in 13/03/2018 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu vefat ettiğini; 5510 sayılı kanunun 19 ve devam eden maddeleri gereğince hak sahiplerine iş kazasına bağlı olarak ölüm geliri bağlandığını ve cenaze yardımının yapıldığını, hak sahiplerine bağlanan gelir ve ödenen cenaze yardımı nedeniyle 5510 sayılı kanun kapsamında oluşan kurum zararının iş kazasının oluşumunda kusuru bulunan işveren şirketlerden tahsili amacıyla İzmir .... İş Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dava dosyasında 12/02/2020 tarihinde rücuen alacak davasının açıldığını, derdest davanın 17/01/2023 günlü duruşmasında davalı vekili tarafından “şirketin 14/11/2022 tarihi itibariyle terkin edildiği ve vekillik sıfatının sona erdiği” hususunun beyan edildiğini, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü’nden gönderilen yazı cevapları gereğince de şirketin davanın derdest olduğu aşamada “29/8/2022 tarihi itibariyle tasfiye sonucu terk olduğu” hususunun belirlendiğini, anılan dosyanın 05/12/2023 tarihli duruşmasında taraflarına ihya davası açmak üzere yetki ve süre verildiğini; şirketin tasfiye sonucu terkin işlemleri yapılmışsa da şirket hakkında sigortalı ...'in hak sahiplerine yapılan ödemeler nedeniyle kurumlarına olan borcu gözetilmeden terkin yapıldığı için rücuen alacak davası sebebiyle şirketin ihyasının temini için İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı davasının açıldığını, mahkeme tarafından şirketin tasfiyesi aşamasında tasfiye memuru olarak görevli olan davalı aleyhine birleştirme talepli dava açılması amacıyla süre verildiğini belirterek öncelikle davanın İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı davası ile birleştirilmesine ve ... Yapı Anonim Şirketi'nin ihyasına, davanın tasfiye memuru davalıya tebliğine, avukatlık ücreti ve yargılama giderinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
CEVAP ;
Asıl davada ve birleşen davada davalı İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü cevap dilekçesi ile özetle; müdürlüklerinin “Merkez ...” sicil numarasında kayıtlı Tasfiye Halinde ... Yapı Anonim Şirketi’nin 19/01/2018 tarihinde kuruluş ile müdüklüklerine tescil edildiğini, 01/11/2019 tarihli olağanüstü genel kurul kararı ile tasfiyeye girdiğini, tasfiye memuru olarak ...’ün seçildiğini, 15/08/2022 tarihli olağan genel kurul kararı ile unvan ve işletme kaydının ticaret sicili müdürlüğünden silinmesine karar verildiğini ve 29/08/2022 tarihinde şirketin kapanışının sicile tescilinini yapılarak unvan ve işletme kaydının sicilden silindiğini, şirketin tasfiyesinin kanuna uygun olarak gerçekleştirilmesi ve sona erdirilmesinden tasfiye memurunun sorumlu olduğunu, müdürlüklerinin bu konuda herhangi bir inceleme yükümlülüğünün bulunmadığını, müdürlüklerinin davanın türü itibariyle yasal hasım konumunda olduğunu ve davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, davanın TTK’nın 32. maddesine dayalı bir dava olmadığını belirterek, müdürlükleri aleyhine harç, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini istemiştir.
Birleşen davada dava dilekçesi davalı ...’e usulüne uygun tebliğ edilmiş ancak bu davalı tarafından davaya cevap verilmemiştir.
GEREKÇE ;
Asıl dava ve birleşen dava; sicil kaydı tasfiye nedeniyle silinen dava dışı şirketin ihyası istemine ilişkindir.
Asıl davada ve birleşen davada davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden gelen yazı cevabına göre; “Merkez-...” sicil numarasında kayıtlı olan Tasfiye Halinde ... Yapı Anonim Şirketi’nin adresinin “.../İZMİR” olduğu, faaliyet durumunun “Tasfiye Sonu Terk-29/08/2022” olarak gözüktüğü; dava dışı şirketin 01/11/2019 tarihli genel kurul kararı ile tasfiyesine, şirket ünvanının başına “tasfiye halinde” kelimesinin eklenmesine, tasfiye süresince tasfiye memuru olarak şirketin ortağı olan ...’ün tasfiye memuru olarak atanmasına karar verildiği, 15/08/2022 tarihinde yapılan olağan genel kurul kararı ile; şirketin feshine, tasfiye memurunun ibrasına, son ve kesin kapanış bilançosunun onaylanmasına, şirketin ticaret unvanının silinmesine ticaret sicil kaydının terkin edilmesine oy birliğiyle karar verildiği, bu kararın İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü’nde 29/08/2022 tarihinde tescil edilerek ilan edildiği görülmüştür.
İzmir .... İş Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dava dosyası incelendiğinde; davacısının Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı, davalılarının... İnş. Taah. Gıda Tem. Ürün. Tur. Teks. San. Tic. Ltd. Şti, ... Yapı A.Ş. ve ..., dava tarihinin 12/02/2020 olduğu, davanın rücuen alacağın tahsili istemli dava olduğu, bu davada 01/06/2023 tarihli ve 05/12/2023 tarihli duruşmalarda davalı ... Yapı A.Ş.’nin tasfiye sonu terk halinde olması nedeniyle davacı vekiline ihya davası açmak üzere yetki ve süre verildiği, davanın derdest olduğu görülmüştür.
6102 sayılı TTK'nun 547. maddesinde; “Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya bir kaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Bir şirket hakkında açılmış davanın bulunması, karar nedeni ile icra takibi yapılacak olması veya tasfiye edilmemiş mal varlığının bulunması şirketin tasfiye işlemlerinin eksik sonuçlandırıldığını gösterir. Tüzel kişiliğin sona ermesi için tüm alacakların tahsil edilmiş, borçların da ödenmiş olması, bu şekilde tüzel kişiliğin tüm hak ve yükümlülüklerinin tasfiye edilmiş olması gerekir. Şirket tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinme (terkin) ile sona erer. Tüzel kişiliğin sona ermesi için de, tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerekir. Şayet, tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmışsa, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile, şirket tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulü olanaksızdır.
Somut olayda; ihyası istenen şirketin 01/11/2019 tarihli genel kurul kararı ile tasfiyesi yönünde karar alındığı, tasfiye memuru olarak da davalı ...’ün atandığı, 01/08/2022 tarihli olağan genel kurul toplantısında 15/08/2022 tarihinde yapılacak olan olağan genel kurulun gündeminin "tasfiyenin süresinin sona ermesinden dolayı şirketin feshine ve ticaret sicilinden terkinine karar verilmesi" şeklinde belirlendiği, söz konusu yönetim kurulu kararının altında başkan ..., başkan yardımcısı ... ve üye A. ...’un imzalarının bulunduğu,15/08/2022 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında “…tasfiye süresinin tamamlanmış olmasından ve herhangi bir borç alacağı olmadığından şirketin feshine. Tasfiye memurunun ibrasına, son ve kesin kapanış bilançosunun onaylanmasına. Şirketin ticaret unvanının silinmesine. Ticaret sicil kaydının terkin edilmesine oy birliğiyle karar verilmiştir” denilerek şirketin ticaret sicil kaydının terkin edilmesine karar verildiği, bu kararın divan başkanı ..., katip ... ve yönetim kurulu başkanı ... tarafından alındığı ve şirketin sicildeki kaydının 29/08/2022 tarihinde silindiği, tasfiye öncesinde 12/02/2020 tarihinde şirket aleyhinde İzmir .... İş Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasında rücuen alacak davası açıldığı, elde söz konusu bu dava varken davalı tasfiye memuru tarafından “şirketin alacağının ve borcunun bulunmadığı” gerekçesiyle “Şirketin ticaret ünvanının silinmesine, ticaret sicil kaydının terkin edilmesine” karar verildiği gözetildiğinde davacı tarafın 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesi gereğince ihyayı istemekte hukuki yararının ve haklı sebebinin bulunduğu; şirket hakkında açılmış ve devam eden bir dava var iken şirketin tasfiyesinin davalı tasfiye memuru tarafından eksik bırakılarak sicildeki kaydının silindiği, bu durumda şirket tüzel kişiliğinin sona erdiğinden söz edilemeyeceği, şirketin ihyasına karar verilebilme koşullarının oluştuğu anlaşıldığından, haklı görülen davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
İhyasına karar verilen şirkete, şirketin daha önce görevlendirilen tasfiye memuru olan davalı ...’ün görevlendirilmesine karar verilmiştir.
Davanın niteliği gereği davalı İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü “yasal hasım” konumunda olduğundan, aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine karar verilmemiştir. Yargılama giderlerinden, tasfiye işlemini eksik yapan tasfiye memuru sorumlu olduğundan, vekalet ücreti ve yargılama giderleri davalı ...’e yükletilmiştir.
Her ne kadar asıl davada ihyası istenen şirket de davalı olarak gösterilmiş ise de; tüzel kişiliği sona ermiş şirket Türk Medeni Kanunu'nun 49/1 ve 50. maddeleri çerçevesinde eldeki bu davada taraf olarak gösterilemeyeceğinden, şirket hakkında açılan davanın pasif dava ehliyetine ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM ; Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-Asıl davada;
Davalı Tasfiye Halinde ... Yapı Anonim Şirketi hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle dava şartı yokluğundan dolayı 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d, 115/2 maddeleri gereğince usulden REDDİNE,
2-İzmir Ticaret Sicili Müdürlüğü ve ... hakkında açılan asıl davanın ve birleşen davanın KABULÜ ile;
İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü’nde "Merkez-..." sicil numarasında kayıtlı olan Tasfiye Halinde ... Yapı Anonim Şirketi’nin "İzmir .... İş Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dava dosyasında taraf teşkili işlemlerinin ve ek tasfiye işlemlerinin yapılması amacıyla sınırlı olmak üzere" ihyasına,
3-Ek tasfiye işlemlerinin davalı tasfiye memuru ... tarafından yerine getirilmesine,
4-Davalı tasfiye memuru için ücret takdirine yer olmadığına,
5-Şirketin ihya edildiği ve tasfiye memuru atandığı hususunun Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne bildirilmesine,
6-Asıl davada davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Asıl davada davacı kurum harçtan muaf olduğundan, asıl dava yönünden harç alınmasına yer olmadığına,
8-Birleşen davada Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının davalı ...'den alınarak, Hazine'ye gelir kaydına,
9-Davacının yapmış olduğu tebligat-posta gideri olan 862,00 TL'lik yargılama giderinin davalı ...'den alınarak, davacıya verilmesine,
10-Birleşen davada karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak, davacıya verilmesine,
11-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair; asıl davada ve birleşen davada davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 10/05/2024
Başkan ...
¸E-imza
Üye ...
¸E-imza
Üye ...
¸E-imza
Katip ...
¸E-imza