T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/36
KARAR NO : 2024/375
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 12/01/2024
KARAR TARİHİ : 14/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı taraf vekili duruşmada tekrar ettiği dava dilekçesi ile özetle; Müvekkilinin davalı ile İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas ve ... karar sayılı dosyasında davalılar sıfatıyla yer aldığını ve dosyanın karara çıktığını, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar Sayılı kararı ile "Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 29.991,76-TL harçtan dava açılışında alınan 1.682i03-TL peşin harç ve ıslah sırasında yatan 933,57-TL mahsubu ile eksik alınan 27.376,16-TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına" şeklinde hüküm kurulduğunu, kararda belirtilen harç bedelinin müvekkiline vergi borcu olarak tahakkuk ettirildiğini, müvekkilinin işbu bedele tek başına katlanmak zorunda bırakıldığını, müvekkilinin ticari faaliyetlerini sorunsuz sürdürebilmek maksadıyla vergi dairesinde üzerine tahakkuk ettirilen işbu borcu eksiksiz şekilde ödediğini, ancak tahakkuk ettirilen borç tutarından ilam gereği tüm davalıların birlikte müşterek ve müteselsilen sorumlu olduklarını, ödediği kısımdan davalının kusuru oranında talepte bulunmuş olsa da işbu taleplerinin karşılık bulmadığını, ödenmemiş yargı harcına karşılık şekilde müvekkili tarafından İzmir .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyası üzerinden takip başlatıldığını, davalının süresi içerisinde işbu takipte yer alan borca, yetkiye, faize ve sair hususlara itirazda bulunduğunu, icra takibinin 09.10.2023 tarihinde icra dairesi tarafından durdurulduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığını, açıklanan nedenlerle; davanın kabulüne, haksız ve dayanaksız itirazın iptaline ve bu itirazlar sebebiyle duran takibin devamına, davalı/borçlu hakkında %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı taraf vekili cevap dilekçesi ile özetle; Başvuruya konu kazaya karışan ... plakalı aracın 03.01.2017- 02.09.2017 müvekkili şirket nezdinde trafik poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin Zorunlu Karayolu Mali Sorumluluk Sigortası ile karşılanamayan zararlara ilişkin olarak sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olup sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zarar nispetinde olduğunu, poliçeye müstenit müşterek müteselsil sorumluluklarının poliçe limitiyle sınırlı olmakla beraber; masraf, vekâlet ücreti sorumluluklarının da bu miktara isabet eden oranlarda olacağını, poliçe limitinin maktuen ödenecek rakam olmadığını, poliçe limiti üzerindeki zararlardan müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, zorunlu trafik sigortasının sorumluluk sigortası olup, bu nedenle bu sigorta ile sigorta ettiren kişinin işleteni olduğu motorlu araçların üçüncü kişilere verdikleri zararların karşılanmasının amaçlandığını, davacı vekilinin İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. -... K. sayılı kararında hükmedilen yargılama harç giderinin müvekkili tarafından ödendiğini ve bu miktarın sorumlu olduğu kadarını müvekkili sigorta şirketinden talep etmekte olduğunu, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. -... K. sayılı dosyasının istinaf incelemesinde olduğunu, kararın henüz kesinleşmediğini, kararda hükmedilen miktarların hukuka ve hakkaniyete aykırı olup; müvekkili şirket tarafından kararın istinaf edildiğini, hal böyle iken henüz kesinleşmemiş bir karar doğrultusunda müvekkili şirketin ödeme yapmasının mümkün olmadığını, yine kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin sigorta bedelini ödeme yükümlülüğünün dava tarihinde muaccel hale geldiğini, bu sebeple mahkemece faize hükmedilmesi halinde hükmedilecek faizin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz olduğunu, arz edilen nedenlerle; her halükarda aleyhe açılan davanın reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava; 6098 sayılı TBK'nın 167/2. maddesi uyarınca; kendi payından fazla mahkeme karar ve ilam harcını ödeyen haksız fiil faili olan davacını, trafik kazasına karışan diğer araç sigortacısına düşen tutarda yapmış olduğu ödemenin tahsili için başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
6098 Sayılı TBK'nın "Alacaklıya Halef Olma" başlıklı 127/1-1.maddesinde; " Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır. Bu durumda borçlu, her bir borçluya ancak payı oranında rücu edebilir. Borçlulardan birinden alınamayan miktarı, diğer borçlular eşit olarak üstlenmekle yükümlüdürler." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Eldeki davada; İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... esas sayılı dosyasında, davacılar ...,..., ...ve ...tarafından, eldeki davamızın taraflarına karşı trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi zararlarının tazmini istemiyle dava açıldığı, söz konusu trafik kazasının eldeki davada dava dışı...’e ait olan, dava dışı ... yönetimindeki, eldeki davada davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalanan ... plakalı otomobili ile ... otoyolunu takiben Çeşme istikametinden İzmir istikametine doğru seyrettiği esnada otoyolun 49+200 m'ye geldiğinde seyir istikametine göre sağ önünde orta şeritte seyreden...'ün sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobilin sol arka kısmına çarptığı, çarpmanın etkisiyle ...'ün kullandığı ... plakalı aracın yolun sağından kaplamadan çıktığı ve aracın ön kısımları ile kaplama dışındaki toprağa çarptıktan sonra tekrar taşıt yoluna girdiği ve sol şerit üzerinde yolu dik kesecek vaziyette durduğu, ... ve...'nin araçtan inerek yaralanan ...'ün araçtan indirmek istedikleri esnada otoyolda aynı istikamete doğru seyreden eldeki davada davacı olan sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki, dava dışı ... Ticaret A.Ş.’ye ait olan ... plakalı otomobiliyle gelerek ...'ün içinde bulunduğu... plakalı aracının sol yan kısımlarına aracının ön kısımlarıyla çarptığı, böylelikle yaralamalı trafik kazasının meydana geldiği, mahkemece maddi ve manevi tazminat taleplerinin kısmen kabul kısmen reddine karar verildiği, tarafların anılan kararı istinaf ettikleri ve henüz kesinleşmediği, eldeki davada, trafik kazasında haksız fiil faili olarak sorumlu tutulan davacı ...'ın, maddi tazminat miktarı üzerinden hükmedilen karar ve ilam harcının tümünü ödeyerek, kazaya karışan karşı aracın trafik sigortacısı olan davalı ... Sigorta A.Ş.’den, onun payına düşen karar ve ilam harcının TBK’nun 167. Maddesine tahsili için icra takibi başlattığı ve icra takibine yapılan itiraz üzerine takibin durduğu, eldeki davanın itirazın iptali istemiyle açıldığı anlaşılmıştır.
Somut olayda; Davacı ... trafik kazasında sürücü yani haksız fiil faili olup, kullandığı araç dava dışı ... Ticaret A.Ş.’ye aittir. Davacı ile davalı sigorta şirketi arasında ve dava dışı ... Ticaret A.Ş. arasında sigorta ilişkisi bulunmamaktadır . Davalı sigorta şirketi dava dışı ...’e ait aracın trafik sigortacısıdır. Bu davada müteselsil borçluluğa ilişkin kurallar gereğince borcu ödeyen davacı, diğer müteselsil borçlu olan davalıdan, onun payına düşen miktarı talep etmektir. Davacı haksız fiil failinin kullandığı araç kendisine ait olmadığından, davacının tacir olup olmadığının somut uyuşmazlığa etkisi bulunmamaktadır, zira bu halde davacıya ait ticari işletmeye özgülenen bir aracın varlığından söz edilemeyecektir. Bu itibarla da uyuşmazlık haksız vfiil ve müteselsil borçluluğa ilişkin TBK hükümler uyarınca çözülecek olup, dava TTK’nun 4. maddesindeki ticari dava niteliğinde değildir.
HMK.nun 114/c.maddesinde mahkemenin görevi dava şartı olarak sayılmıştır.
Yine HMK.nun 115/1. Maddesi uyarınca "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır."
Bu kapsamda dosya mahkememizin görevli olup olmadığı yönünden incelenmiş aşağıdaki hususlar tespit olunmuştur.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 Sayılı TTK.nun 4. Maddesinde ticari dava "(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a, b, c, d, e ve f bentlerinde sayılan davalar ticari dava olarak sayılmıştır.
TTK.5 maddesi (1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine" bakmakla görevlidir.hükmüne göre her ticari işle ilgili dava ticari dava olarak kabul edilemeyeceğinden işbu davada görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olması gerekir.
TTK.nun 5/3. Maddesine göre Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.
Tüm bu yasal düzenlemeler ile somut olay birlikte değerlendirildiğinde işbu davada görevli Mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu kanaatina varılmakla görev dava şartı olduğundan HMK.nun 115/2.maddesi uyarınca mahkememizin görevsizliğine ve davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafından açılan iş bu davada Mahkememizin görevli olmadığı, görevli mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, HMK.nun 115/2.maddesi uyarınca davanın usulden REDDİNE,
2-Kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kesinleşme tarihinden itibaren iki hafta içinde, kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde gönderme talebinde bulunulduğu takdirde dava dosyasının görevli İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
3-HMK.nun 331/2.maddesi uyarınca harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,
ilişkin, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 14/05/2024
Katip ... Hakim ...
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!