WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

İZMIR 4. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/140
KARAR NO : 2024/449
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 23/08/2023
KARAR TARİHİ : 04/06/2024
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda dava dosyası ve ekleri incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27/08/2022 tarihinde sürücü ...'in sevk ve idaresindeki... plakalı aracı ile ... caddesi üzerinde u dönüşü yaparken ... kavşağı istikametinden sanayi istikametine seyreden ... plakalı araca çarptığı maddi hasarlı trafik kazasında, ... plakalı sürücü ...'in alkollü araç kullanma ihlalinde bulunduğu ve bunun sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davacının ZMMS kapsamında sigortalısının verdiği zarardan dolayı karşı araçta meydana gelen hasarın onarımı için 9.985 TL hasar bedeli ve 3.178,42 TL değer kaybı olmak üzere toplam 13.163,42 TL ödediğini, bu nedenle sigortalı araç ruhsat sahibi ...'ye sürücü talebinde bulunulduğunu, buna dayalı olarak Kemalpaşa İcra dairesi ... Esas numaralı dosya ile icra takibine başlandığını, ancak davalının itiraz etmesi ve yapılan zorunlu arabuluculuk görüşmesinden de olumsuz sonuçlanmasının üzerine itirazın iptali davasının açıldığı işbu nedenlerle Kemalpaşa İcra dairesinin ... Esas sayılı dosyada davalının kötüniyetli itirazının iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, ayrıca taraf lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR: -Kemalpaşa İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasının Uyap sisteminden istenip dosya arasına alındığı görüldü.
-Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine yazılan yazıya cevap verilmiştir.
GEREKÇE : Dava, trafik sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat için açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Kanunun 2. maddesinde; "Bu Kanun her türlü tüketici işleri ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar.” denilmekte, aynı Kanunun 3. maddesinde “Tüketici işlemi; eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere kurulan her türlü sözleşme ve işlemi ifade eder.” şeklinde yeniden tanımlanmıştır.
28/11/2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı “Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2. maddesinde Kanun'un kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar.” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinin (l) bendinde ise tüketici işlemi; “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.” şeklinde tanımlanmıştır. 6502 sayılı kanunun 73. maddesi ile; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır, 83.maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22.03.1944 tarihli ... Esas ve ... Karar sayılı kararında “sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak, sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur” şeklinde vurgulanmaktadır.
Somut olayda; Uyap sisteminden çıkartılan ruhsat kaydına göre taraflar arasındaki davaya konu poliçenin konusunu oluşturan aracın kullanım amacının hususi olup trafiğe bu şekilde tescil edildiği belirlenmiştir. Buna göre sigortalanan aracın hususi amaçla kullanılan bir araç olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda yukarıda belirtilen yasa hükümlerine ve içtihatı birleştirme kararına göre, davacı sigorta şirketi, bu davayı sigorta poliçesi akitine karşı açmış olup, sigortalanan aracın hususi olması birlikte değerlendirildiğinde görevli mahkemenin tayininde davacı ile sigortalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınmalıdır. Davalı ile davacı konumundaki sigorta şirketi arasındaki ilişki 6502 sayılı Kanunun 3/1 maddesi kapsamında kalan tüketici işlemlerinden kaynaklanmakta olup, davacının rücuen tazminat (itirazın iptali) davasında Tüketici Mahkemesi görevlidir.
Görev hususu HMK'nın 114/c maddesi uyarına dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınır. Mahkememizce uyuşmazlığın mutlak ve nispi ticari davalar arasına girmediği, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3, 73/1 ve 83/2 maddeleri uyarınca davaya bakmaya tüketici mahkemesinin görevli olduğu dikkate alınarak; davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafından açılan iş bu davada Mahkememizin görevli olmadığı, görevli mahkemenin Tüketici Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, HMK.nun 115/2.maddesi uyarınca davanın usulden REDDİNE,
2- Kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kesinleşme tarihinden itibaren iki hafta içinde, kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde gönderme talebinde bulunulduğu takdirde dava dosyasının görevli İzmir Tüketici Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-HMK.nun 331/2.maddesi uyarınca harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflar vekillerine tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde karar verildi.. 04/06/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır