WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 18 Haziran 2026

İZMIR 4. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/138 Esas
KARAR NO : 2024/125
DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/10/2022
KARAR TARİHİ : 15/02/2024
Mahkememizin ...Esas sayılı dosyanın 15/02/2024 tarihli celsesinde verilen 1 no'lu kısa ara kararı ile Davacının Traktörün misli ile değiştirme talebine ilişkin davanın 18/05/2023 tarihinde işlemden kaldırıldığı ve geçen 3 aylık süre içerisinde de yenileme talebinde bulunulmadığı anlaşılmakla dosya tefrik edilerek Mahkememiz ... Esas sayılı dosyasına tevzi edilmiş olup, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin uzun süredir Aydın, Söke, Didim gibi tarım ilçelerinde on binlerce dönüm tarım alanlarında sayısız traktör ve teknik ekipmanlara tarım ve çiftçilik faaliyeti gösteren bir ticari teşekkül olduğunu, davacı şirketin tarım arazilerinde kullanmak için davalı şirketten 15/11/2017 tescil tarihi ile ... marka, ... plakalı, 2017 model, kullanım amacı zirai araç olan tarım traktörü satın aldıklarını, ancak 14/11/2020 günü ... plaka sayılı ... marka traktör davacı şirkete ait tarım arazisinde traktörün sürücüsünün araçtan gelen kokuyu anlaması ve kontrol amacıyla traktörden inmesi üzerine traktörün alev alarak yandığını gördüğünü, sürücü alevlere müdahale etmeye çalışsa da alevlerle baş edememiş, itfaiye ekipleri ve jandarma olay yerine gelen kadar traktörün tamamen yandığını, kullanılamaz hale geldiğini ve hurdaya çıktığını, olaya ilişkin tespit tutanağı, itfaiye raporu tutulduğunu, davacı şirketin benzer bir olayla 2016 yılında da karşılaşmış olduğunu, yine ... marka ... plakalı traktör hiçbir kullanıcı hatası olmamasına rağmen alev alarak yandığını, hurdaya çıktığını, davacı tarafın büyük ve telafisi zor zararlara uğradığını, olay sonrası yetkili servis ve satıcı bayi ile görüşüldüğünü, konu tüm gerçekliği ile aktarılmış ise de bir sonuç alınamamış olduğunu, satıcı şirketin hiçbir araştırma veya teknik incelemede bulunmadan olayı kullanıcı hatası olabileceği iddiası ile konuyu şirket içerisinde sineye çektiklerini, davacı şirketin uğradığı zararı bir nebze de olsa telafi etme yoluna gidilememiş olduğunu, 14/11/2020 günü yaşanan ikinci traktör yangını olayından hemen sonra davacı şirket tarafından üretici firmanın arandığını, davacı tarafın elindeki tüm bilgi ve belgelerin muhatabına gönderilmiş olduğunu, mail ortamından iletişimlerin sağlandığını, şirket sahibi ...'in telefon ile yetkililere iletişime geçmeye çalıştığını, fakat davalı tarafça sürecin geçiştirilmiş olduğunu, davacı şirketçe, davalı tarafa ayıp ihbarlı ve tazmin istemli yazılı dilekçe gönderilmiş ise de neticede üretici firma bu duruma da kayıtsız kaldığını, bu kayıtsızlık üzerine 09/03/2021 tarihinde zararın telafisi ve ayıp ihbarı için davalı tarafa Karşıyaka ... Noterliği ... yevmiye no'lu ihtarname çekildiğini, davalı tarafın İzmir ... Noterliği ... yevmiye No'lu yazısı ile cevaben şirketlerinin söz konusu olayın muhatabı olmadığını bildirip traktörün tamamen kullanıcı hatası sebebiyle yanmış olabileceğini iddia ederek taleplerinin reddetmiş olduklarını, davalı tarafın iddialarına göre kullanıcı hatası traktörün temizlenmesinden kaynaklı olabileceği yönünde olsa da davacı şirketin sahibi ve çalışanlarının yıllardır traktörle pamuk kırma işini yapmakta olduğunu, işin tekniğini ve inceliğini iyi bilmekte, traktörün teknik bakımlarını zamanında yaptırdıklarını, davacı şirkete ait tek traktörün olduğunu ve hepsi aynı koşullarda aynı işi yaptığını, aynı zamanda tamamen tarım bölgesi olan dava konusu olayın yaşandığı mevkide komşu çiftçilerin de aynı işi yaptıkları traktörlerin bulunduğunu, aynı koşullarda, aynı tarlalarda, aynı işlemi yapan diğer traktörlerin çalışıp hiçbir sorun yaşamazken davacı şirketin aynı markaya ait iki adet traktörünün çalışıp hiçbir sorun yaşamazken davacı şirketin aynı markaya ait iki adet traktörünün de yanarak hurdaya çıkmasının tesadüfi ya da kullanıcı hatasına bağlı olduğunun iddianın tamamen mesnetsiz ve kötü niyetli olduğunu, her iki yangın vakasında da yangının çıkış nedeninin Aküden kaynaklı olduğu bilinmekte ve sabit olduğunu, aküden kaynaklı üretici hatası olağan bir gözden geçirme veya muayene ile anlaşılamaz olduğunu, bu sebeple traktördeki ayıp, gizli ayıp olarak nitelendirilmesinin gerektiğini, zira uzun yıllardır tarım işleriyle uğraşan 40 adete yakın traktörle çiftçilik faaliyetini sürdüren davacı şirket sahipleri ve çalışanlarının traktörde olan veya olabilecek herhangi bir basit ayıbı görebilecek donanıma sahip olduğunu, maldan beklenen lüzumlu vasfın, vaad edilen özelliklerin ve bilhassa güvenlik iğfalinin olması alcının değil tamamen satıcının hatası olduğunu, dava konusu malın maddi değeri oldukça yüksek ve günümüzde rayiç piyasa değerinin yaklaşık olarak 600 Bin TL iken şu an kullanılamaz durumda olduğunu, aynı zamanda davacı şirketin tarım faaliyetlerinin çoğunluğunda teknik ekipman kullanmak zorunda olması nedeniyle meydana gelen yangından sonra hurdaya döndüğü traktörleri çiftçilik işlerini ifa ederken kullanamaması işin aksamasına ve devamında önemli ölçüde kazanç kaybına yol açtığını, davacı tarafın maddi açıdan zora soktuğunu, Türk Borçlar Kanunu'nda satıcının ayıplı maldan sorumluluğunun 219. maddede düzenlendiğini, düzenlenen kanun hükmüne göre satıcı firmanın davaya konu traktörde bulunan gizli ayıp nedeni ile yanarak kullanılamaz hale gelmesi neticesinde davacı şirket nezdinde oluşan zarardan sorumlu tutulmasının gerektiğini, arabuluculuk başvurusunun taraflarınca yapılmış olduğunu, taraflar arabuluculuk başvurusunda dava konusu olay hakkında anlaşamadığını ve Arabuluculuk Başvurusu Anlaşamama Tutanaklar düzenlendiği, davacı tarafın 195.000,00 TL'ye almış olduğu ... plaka sayılı ... marka traktörü yangın günü olan 14/11/202/ tarihinden bu yana kullanamamış olduğunu, davacı tarafın zararının hesap edilir iken Traktör hiç hasar almasaydı şu an edeceği değer (ayıpsız misli ile değiştirilmesi) ile Traktörü olay gününden beri fiilen kullanılamadığı için oluşan zararın ayrı ayrı hesap edilerek belirsiz olan alacaklarının hesaplanması sonrasında ortaya çıkan toplam miktar üzerinden dava değerini yükseltmek üzere şimdilik 10.000,00 TL'lik zararlarının tahsili ile gelinen noktada davacı şirket, alıcı taraf olarak üzerine düşen kanuni görevlerini yapmış basit muayene ile anlaşılmayacak ayıptan doğan zararı için ayıp ihbarında bulunduklarını, arabuluculuk dava şartını yerine getirdiklerini ancak tüm bu girişimlerin sonuçsuz kalması nedeniyle dava açmak zorunda kaldıklarını, açıklanan tüm bu nedenlerden dolayı, davanın kabulünü, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydı ile; Traktör hiç hasar almasaydı şu an edeceği değer (ayıpsız misli ile değiştirilmesi) ile davacı şirketin Traktörü olay gününden beri fiilen kullanamadığı için oluşan zararın ayrı ayrı hesap edilerek, zararın gerçekletiği tarihten itibaren ticari faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tazminini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAPLAR: Davalı ...Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava dilekçesinde, dava yetkisiz mahkemede açıldığını, HMK. madde 6 uyarınca gerekli genel yetkili mahkeme, davalı tarafın yerleşim yeri olduğunu, TMK. madde 51 maddelerine göre yetkili mahkeme olan Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesinin gerektiğini, dava hak düşürücü sürelere riayet etmeyerek davanın zaman aşımına uğramış olduğunu, ihtirazı kaydı ile davacı ayıplı ifadan sorumluluk için öngörülen hak düşürücü sürede ihbarda bulunmamış olduğunu, dava konusu traktörün Garanti Süresi dolduktan sonra oluşan hasar ve zarardan davalı şirketin sorumluluğunun mümkün olmadığını, davalı üretici firmanın pasif husumet ehliyetinin olmadığını, açılan davada davacı tarafın davayı açarken eksik harç yatırdığını, mahkemece harcın tamamlattırılması gerekmekte olduğunu, davacı şirketin iddialarının gerçek dışı olup dava konusu traktörde üretim kaynaklı bir ayıp bulunmadığını, dosyada sunulmuş olan itfaiye raporunun da savunmaları destekler nitelikte olduğunu, traktörlerin kullanım kılavuzunda da açıklandığı üzere traktörlerde yangın söndürücülerin bulundurulmasının zorunlu olduğunu, lakin açıklamalara dayanarak traktörde herhangi bir yangın söndürücünün bulunmadığı ya da yangının meydana geldiği yerde de yangın söndürücünün olmadığının ortada olduğunu, TBK.'nın 52. maddesi uyarınca zarar gören zararın doğmasında ya da artmasında etkili olduğunu, yahut tazminat yükümlüsünün durumunun ağırlaştırılmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırılabilir, kabul anlamına gelmemek ihtirazı kaydı ile, davacı şirketin tazminat talebinin reddedilmesinin gerektiğini, mahkeme tazminata hükmedeceğini varsaysak bile hakkaniyet indiriminin yapılmasının gerektiğini, yangın olayından önce yetkili servis tarafından yapılan bakımlar sırasında traktörde yangına sebep olabilecek hiçbir ayıp tespit edilememiş olduğunu, davada yangından önceki bakımı davacı şirket yetkili servisi tarafından 13/11/2020 tarihinde periyodik bakımının yapıldığının bilgisinin edinildiğini, 13/11/2020 tarihli periyodik bakım esnasında çalışma saatine bağlı yağ ve filtre değişimlerinin yapıldığını ve servis raporlarında traktörde bir arizaya rastlanılamadığını, traktör sorunsuz çalışır şekilde tarafımıza teslim edildiğini, traktörün periyodik bakım sonrası tarafı sorunsuz ve çalışık şekilde teslim edilmesi, anılı yangının üretim kaynaklı meydana gelmeyeceğinin büyük bir göstergesi olduğunu, bu rutin bakımlar sırasında yangına neden olabilecek hiçbir ayıba rastlanmadığı servis raporları ile sabit olduğunu, davaya konu traktöre belli aralıklarla bakım yapılmasının gerektiğini bu rutin bakımlar sırasında yangına neden olabilecek hiçbir ayıba rastlanmadığını, servis raporları ile bunun sabit olduğunu, davaya konu traktöre belli aralıklarla bakım yapılması gerektiğini ve bunun sorumluluğunun tamamen malike ait olduğunu, hayatın olağan akışından da anlaşılabileceği üzere bakımın 1 gün önce yapıldığını ve hiçbir soruna rastlanılmadığını, bir traktörün kendi kendine, dış etkenlerin müdahalesi olmadan yanması olağan ve mümkün olmadığını, bu nedenlerle herhangi bir ayıbı daha önceden de tespit edilmemiş olan traktörün ayıplı olduğunun iddiasının gerçeği yansıtmadığından davanın reddinin gerektiğini, açıklanan tüm bu nedenlerden dolayı davaya yetkisiz mahkemede açıldığından dosyanın Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesini, davanın zaman aşımı yönünden usulden reddini, davanın pasif husumet nedeniyle usulden reddini davacı tarafından eksik yatırılan harcın tamamlattırılmasını, haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi vekilinin cevap dilekçesinde özetle; mahkemede açılan davada haksız ve yersiz olduğunu, davacı şirketin, dava dilekçesinde özetle, davalılardan aldıkları traktörün alev alarak yandığını ve davacı tarafın bunu sineye çektiğini, ancak zarara uğradığını, akabinde, yine davalılardan alınan 2017 model ... plakalı traktörün, 14/11/2020 günü, pamuk kırma işini yaparken aniden koku gelmesi üzerine yangın çıktığını ve aracın gizli ayıplı olduğu için tamamen yandığını ettiğini, davacı tarafın, gizli ayıp olarak her iki yangın vakasında da yangının çıkış nedeninin aküden kaynaklandığını iddia ettiğini, davacı tarafın, dava konusu ... plakalı traktör cinsinin araçta aküden kaynaklı gizli ayıp olduğunu ve bu sebeple yangın çıktığına ilişkin soyut iddiasının kabul etmediklerini, davacı şirket iddia ettiği 2016 yılındaki ilk yangın olayı ile ilgili hiçbir yasal yola başvurmamış olduğunu, çünkü kendi kusurlarını bildiklerini, dolayısıyla 2016 yılında olduğu iddia edilen yangın olayının, bu davanın kanosu olmadığı için, sırf ... markasını kötülemek ve karalamak amacıyla dava konusu dışındaki bir hususun ileri sürülmesine muvafakat etmediklerini, davacı şirketin açılan davada kendini mağdurmuş gibi göstermeye çalıştığını, davacı tarafın tüm iddialarına ve gizli ayıp iddialarına itiraz ettiklerini, dava konusu 2017 model ... plakalı traktör olduğunu, dolayısıyla bu araç dışındaki ve dava konusu dışındaki beyanlara mahkemece itibar edilmesinin gerektiğini, davacı tarafın basiretli bir tacir gibi davranmadığını, yangının tek sorumlusunun davacı taraf olduğunu, 2020 yılında ve daha öncesinde 2016 yılında da benzer şekilde bir yangın hadisesi yaşadıkları iddiası olduğu için, davacı tarafın çok daha fazla tedbirli, dikkatli ve basitli olmasının gerektiğini, ayrıca davacı şirketin traktöre kasko yaptırmış olsaydı, maddi olarak bu şekilde bir zarara uğramamış olacağını, ancak davacı şirket bu basit önlemlerden herhangi birini almadığını, kusurlarını görmeyip haksız, yersiz ve soyut iddialar ile aracın gizli ayıplı olduğunun ileri sürülmesinin kabulünün mümkün olmadığını, davacı şirketin gizli ayıp iddiasını ispatla mükellef olduğunu, Türk Medeni Kanunun'nun 6. maddesi kapsamında traktörün aküden kaynaklı olarak gizli ayıplı olduğunun iddia eden davacı şirket olduğuna göre bu iddiasının ispatla yükümlü olması gerektiğini, davacı şirketin 2016 yılındaki yangının sorumlusu olarak davalı şirketlerinin sorumlu tutuyor ise neden 2017 yılında yeniden ...markasını tercih etmiş olduğunu, eğer yangınlar (sözde) akü sorunundan kaynakladıysa, davacı şirketin niye 2016 yılındaki olayı sineye çekmiş, neden 14/11/2020 tarihli olaydan sonra uzun süre ayıp ihbarında bulunmamış olduğunu, ... plakalı aracın şu an nerede olduğunu, usul yönünden zaman aşımı olduğundan, zaman aşımı itirazlarının olduğunu, davacı şirketin ayıp ihbarında bulunmamış olduğunu, davacı şirketin, davalı ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'ne derhal ayıp ihbarında bulunmadığını, Türk Medeni Kanunu'nun 2. Maddesinde"Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz." hükmünde açıklanacağı üzere, davayı açarken 10.000,00 TL harca esas değer gösterilerek açıldığını, öte yandan dava dilekçesi içeriğinde, dava konusu traktörün piyasa rayiç değerinin yaklaşık 600.000,00 TL olduğundan ve traktörün 195.000,00 TL satın aldığından bahsedildiğini, ayrıca harca esas değer olarak 10.000,00 TL açılan davada, aracın değeri için ne kadar istendiğini, araç kullanılmadığı için istenen tazminat için ne kadar istediğinin belli olmadığını, bu konuların açıkça davacı şirketin açıklanmasının gerektiğini, davacı şirketin şoförünün kim olduğunu, itfaiye teşkilatının düzenlendiği yangın raporunda traktöre sürücü ... olarak gösterilmiş iken, Jandarma'nın düzenlendiği olay yeri görgü tespit tutanağında ise sürücü'nün ... olduğunun göründüğünü, bu durumun çelişkili olduğunu, bu kişilerin davacı şirkette sigortalı çalışanı olup olmadıklarının araştırılmasının gerektiğini, davacı tarafın 40 traktörü beyan ederek bunlardan 1 tanesini kullanamadığı için nasıl bir zarara uğradığını açıklamak ve ispatlamak zorunda olduğunu, davacı şirketin tüm iddiaların ve talepleri haksız ve yersiz olup davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini, açıklanan tüm bu nedenlerden dolayı, öncelikle zaman aşımı nedeniyle davanın usulden reddini, olmadığı takdirde davanın esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı şirkete yükletilmesine talep etmiştir.
KANITLAR: Mahkememizin ... Esas sayılı dosyanın 15/02/2024 tarihli celsesinde verilen 1 no'lu kısa ara kararı ile Davacının Traktörün misli ile değiştirme talebine ilişkin davanın 18/05/2023 tarihinde işlemden kaldırıldığı ve geçen 3 aylık süre içerisinde de yenileme talebinde bulunulmadığı anlaşılmakla dosya tefrik edilerek Mahkememiz... Esas sayılı dosyasına tevzi edilmiştir.
Türkiye Noterler Birliği'nden Trafik Tescil'den aracın bilgileri celp edilmiştir.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nden dava konusu araca ilişkin poliçe ve hasar kaybına ilişkin bilgiler celp edilmiştir.
Aydın Didim SGK İlçe Müdürlüğü'nden ilgili kişi ...'ya ait bilgi ve belgeler celp edilmiştir.
Muğla Ortaca SGK İlçe Müdürlüğü'nden ilgili kişi ...'a ait bilgi ve belgeler celp edilmiştir.
Aydın Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı'ndan ... no'lu Yangın Raporu celp edilmiştir.
Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nden ...Talimat dosyası ile Tanık ..., Tanık ... ve Tanı...nin beyanları alınmıştır.
GEREKÇE :
Dava, Traktörün misli ile değiştirme talebine ilişkindir.
Davacı vekiline "ayıplı traktörün misli ile değiştirilmesi ve yangından sonra traktörün kullanılamamasından kaynaklanan zararın tazmini" için açılan tazminat davası olduğu, davacı tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan traktör faturası bulunmasına rağmen dava değerinin eksik gösterildiği ve harcını eksik yatırdığı anlaşılmakla Harçlar Kanunu ve Yargı Harçları Tarifesi gereğince ayıplı traktörün misli ile değiştirilmesi talebi için harcın 195.000 TL üzerinden yatırılması gereken eksik nispi harcı tamamlaması için 2 haftalık kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içerisinde harcın yatırılmaması durumunda harcı yatırılan alacak miktarı üzerinden değerlendirme yapılacağının ihtar edildiği, davacı vekili tarafından verilen süre içerisinde ayıplı traktörün misli ile değiştirilmesi talebi için harcı ikmal etmediği anlaşıldığından bu talebi ile açılan davanın işlemden kaldırılmasına ilişkin 18/05/2023 tarihli ara kararı davacı vekiline tefhim edilmiş olup 3 aylık süre yasal süre geçmesine rağmen harcını ikmal etmediği ve yenileme talebinde bulunmadığı anlaşılmakla 491 sayılı Harçlar Kanunu ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca davanın açılmamış sayılmasına ilişkin karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının HMK.'nın, HMK. 123 maddesi gereğince AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL başvuru harcı, 427,60 TL peşin harç olmak üzere toplam 855,20 TL harcın davacı taraftan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
3-Davacı tarafın yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
4-Davacının bu dava açısından dava değerini bildirmediği ve harcını da ikmal etmediği anlaşılmakla davalılar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından kalan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran taraflara iadesine,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, tarafların yokluklarında, tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/02/2024
Katip ...
¸E-imza
Hakim ...
¸E-imza