T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/82
KARAR NO : 2024/143
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı )
DAVA TARİHİ : 29/01/2023
KARAR TARİHİ : 22/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı taraf vekili duruşmada tekrar ettiği dava dilekçesi ile özetle; Davacının kendisinin idaresinde olduğu halde seyir esnasında mülkiyeti kendisine ait bulunan ... markalı ... plaka sayılı araç ile 07.12.2021 tarihinde Seferihisar karayolundan giriş yaparak Ata Caddesine dönüş kavşağından Ata Caddesine dönüş yapmak isteyen ve davalı ...'ın sevk ve idaresi altındaki ... plaka sayılı Toyota Marka ... Yönetim Hizmetleri A.Ş. ne ait otomobilin müvekkilinin kavşaktan çıkışını bitirmesini beklemeksizin kavşağa hatalı olarak giriş yapması sonucu müvekkilinin aracına çarpması sonucu müvekkilinin aracında hasara neden olduğunu, davalılardan ... Sigorta Hizmetleri A.Ş. adına tescilli bulunan ... plakalı aracın ZMMS ve bileşik kasko sigortacısı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davalı ...'ın tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, Arabuluculuk kurumuna başvurulduğunu, anlaşma sağlanamadığını, müvekkili şirkete ait aracın onarım işlemlerinin davalı sigorta şirketi tarafından karşılanmış olmakla birlikte araçta meydana gelen değer kaybı nedeniyle uğranılan zararın giderilmediğini, oldukça büyük oranda bir değer kaybına uğradığını, bu kayıpların davalılar tarafından karşılanmadığını, kaza tarihinde değer kaybının tahminen 100.000 TL olduğunu, kesin zarar miktarı olmadığından 100 TL olarak dava açıldığını, açıklanan gerekçelerle ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davaya konu olay nedeniyle olay tarihinde müvekkili şirketin aracında oluşan değer kaybı sebebiyle uğranılan zararlar karşılığı şimdilik 100.000.- TL tazminatın davalılardan (... Sigorta A.Ş.nden poliçe limitleri ile sınırlı olacak şekilde ve diğer davalıların zararın tamamından sorumlu tutulacağı şekilde) tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesini, belirsiz alacak olarak açılan dava olması sebebiyle gerçek zarar miktarının belirlenmesi sonrasında zarar miktarının daha fazla olduğunun anlaşılması durumunda dava değerinin gerçek zarar miktarına kadar arttırım yapma haklarının saklı tutulmasını, kaza tarihinden bu yana işlemiş ve tahsil tarihine kadar işleyecek yasal faizin de asıl alacakla birlikte davalılardan (... Sigorta A.Ş.nden poliçe limitleri ile sınırlı olacak şekilde ve diğer davalıların zararın tamamından sorumlu tutulacağı şekilde) asıl alacakla birlikte tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesini, İzmir Arabuluculuk Bürosunun ... sayılı arabuluculuk dosyası masraflarının davalı tarafa yükletilerek, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... Yönetim Hizmetleri A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile özetle; bahse konu aracın, kaza tarihinde müvekkili şirket adına kayıtlı olmakla birlikte bu aracın işleteninin müvekkili şirket olmadığından huzurdaki davanın müvekkili şirket bakımından pasif husumet yokluğu nedeni ile reddinin gerektiğini, davanın dava dışı ... Sistemleri A.Ş. ye ihbar edilmesini talep ettiklerini, ... plakalı aracın, müvekkili şirketçe ana faaliyet konusu olan araç kiralama işi kapsamında dava dışı ... Sistemleri A.Ş. ye 36 ay süre ile kiralandığını ve teslim edildiğini, dava konusu kaza sonrasında da kira süresi devam ettiğinden dava dışı şirketin fiili hakimiyetinde olduğunu, kira sözleşmesi gereğince aracın dava dışı ... Sistemleri A.Ş. ye teslimi ile birlikte müvekkili şirketin araç üzerindeki fiili hakimiyetinin sona erdiğini, aracın fiili hakimiyetini elinde bulunduran dava dışı ... Sistemleri A.Ş. 'nin aynı zamanda bu araçtan ekonomik olarak yararlanmaya başladığını, tüm bu durumlar karşısında aracın işleteni sıfatının dava dışı kiracı ... Sistemleri A.Ş. ye geçtiğinin kabul edilmesi gerektiğini, aracın ruhsat sahibinin müvekkili şirket olmakla birlikte müvekkili şirketin işleten sıfatı bulunmadığından esas bakımından da davanın müvekkili şirket yönünden reddinin gerektiğini, dava konusu olay tarihi itibari ile ... plakalı aracın filli hakimiyetinin müvekkili şirkette olmadığından ve bu araçtan ekonomik anlamda faydalanan müvekkili şirket olmadığından işleten sıfatına sahip olmayan müvekkili şirket yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine ve davanın işleten sıfatına sahip kiracı ... Sistemleri A.Ş. ye yöneltilmesine, davanın dava dışı ... Sistemleri A.Ş. ye ihbarına, esas yönünden de müvekkili şirketin işleten sıfatına sahip olmadığından müvekkili şirketin davacıya karşı sorumluluğu olmadığından müvekkili şirket bakımından davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
CEVAP: Davalı ... cevap dilekçesi ile özetle; davacının 100.000,00 TL'lik değer kaybı talebini kabul etmesinin mümkün olmadığını, zira araçta meydana gelen hasarın 39.591,00 TL tutarında olduğunu, araçta meydana gelen değer kaybının hasar miktarı gözetildiğinde bu denli yüksek talep edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla sorumluluğunun kusuru oranında olduğunu, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınmasını talep ettiğini, reeskont faiz talebinin haksız olduğunu, haksız, yersiz, usul ve yasaya aykırı şekilde açılan davanın usul ve esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
CEVAP: Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesi ile özetle; müvekkili şirketin ancak gerçek zararı ödemekle yükümlü olup davacının sebepsiz zenginleşmesine yol açacak nitelikte fahiş ve kabul edilemez nitelikteki taleplerinin kabul edilemez olduğunu, davaya konu hasara müvekkili şirket tarafından davacı yanın araç hasarı için 39.591,00 TL ödendiğini, davacının bakiye herhangi bir alacağı bulunmamakta olup davanın reddinin gerektiğini, davacının değer kaybı talebini kabul etmenin mümkün olmadığını, bir değer kaybı mevcut ise bu konuda artık poliçe genel şartları ile kabul gören matematiksel formüllerin, oran ve katsayıların da dikkate alınarak, yine ciddi bir piyasa araştırması yapılarak, emsallere, piyasa araştırması sonuçlarıyla, alınacak fiyat teklifleriyle "Gerçek, Total ve İtibari Değer Kaybı Miktarının belirlenmesi gerektiğini, ana iskelet ve şaside hasar olmaksızın vidalı parçalarda yapılan onarım ve değişimin değer kaybı teminatı dışında olduğunu, bakiye poliçe teminat limitinin 3.409,00 tl olup bu hususun dikkate alınması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili sigorta şirketinin ancak sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, davacının kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiz talebinin haksız olduğunu, öncelikle bakiye teminat limitinin 3.409,00 TL olduğu hususunun gözetilmesini, haksız, yersiz, usul ve yasaya aykırı şekilde açılan davanın usul ve esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Ek Kontrat ve Ödeme Planı : Kiracı ... Sistemleri AŞ ile kiralayan ... Yönetim Hizmetleri AŞ arasında düzenlenen 11.06.2007 tarihli Uzun Dönem Araç kiralama sözleşmesinin eki olarak dosyaya sunulmuş olan belgede ... plaka sayılı aracın 29.03.2021 tarihinde teslim edildiği ve araç dönüş tarihinin 27.02.2025 olacağının belirtildiği, kiralama süresinin 47 ay olarak belirlendiği görülmüştür.
Kaza Tespit Tutanağı : 07.12.2021 tarihli trafik kaza tespit tutanağından; ... plaka sayılı araç sürücüsünün olayı " migrostan çıkıp ana yoldan kavşağa girdim o sırada sağ taraftan gelen ... plakalı araç ile çarpıştım. Sağ taraftan gelen araç önümü kapatınca aracımın ön kısmı ile aracın sol ön kısmına çarparak kaza oluştu " şeklinde ... plaka sayılı araç sürücüsünün ise olayı " ana yoldan ışıklardan sola girdim. Döner kavşağın sağından devam ederken sol ön kapıdan ... plakalı araç sol ön kapımdan çarptı " şeklinde tanımladığı anlaşılmıştır.
Hasar Dosyası: Dosyaya sunulan dekont örneklerinden ... Sigorta AŞ tarafından ... Otomotiv Tic. AŞ adına 28.03.2022 tarihinde 1.998,00-TL, ... adına 16.03.2022 tarihinde 18.402,00-TL., ... Otomotiv Tic. AŞ adına 08.03.2022 tarihinde 19.191,00-TL ... nolu hasar dosyasına ilişkin olarak ödeme yapıldığı görülmüştür.
Poliçe: sigortalı ... Yönetim Hizmetleri AŞ ile ... plaka sayılı araca ilişkin olarak 03.03.2021-03.03.2022 tarihlerini kapsar ZMMS poliçesi düzenlendiği, poliçe limitinin maddi araç başına 43.000,00-TL olduğu anlaşılmıştır.
Trafik Kayıtları: Türkiye Noterler Birliğinin 10.03.2023 tarihli cevabi yazısından; ... plaka sayılı aracın ... Yönetim Hizmetleri AŞ adına, ... plaka sayılı aracın ise ... adına tescilli olduğu tespit edilmiştir.
Tramer: Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinin 09.03.2023 havale tarihli cevabi yazısından; ... plaka sayılı davacı aracının dava konusu 07.12.2021 tarihli kaza tarihinden evvel açılmış hasar dosyasının olmadığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi heyet raporu: Otomotiv Uzmanı bilirkişi ile trafik bilirkişisinden alınan 26/09/2023 tarihli raporda; Kazanın Oluşu ve İhlaller Bakımından; ... Yönetim Hizmetleri Anonim Şirketinin maliki olduğu, ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 57/a ve 84/h maddelerini ihlal ettiği, ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'in atfı kabil kusurunun olmadığı görüş ve kanaatine varıldığı, Değer Kaybı Bedeli bakımından; 2016 model Aracın onarımı yapıldıktan sonraki rayiç değeri araştırması neticesinde, kaza tarihi itibarıyla onarım sonrası rayicinin 640.000 TL ile 645.000 TL olduğu, ortalama değerinin 642.500 TL olduğu, Yargıtay 17 HD. nin Gerçek zarar ile ilgili “gerçek zarar ve değer kaybının, aracın kaza öncesi rayici ile (700.000 TL) onarım sonrası rayici (642.500 TL) arasındaki farktır” kararları göz önüne alındığında ve değerlendirildiğinde aracın piyasa koşullarında değer kaybının 57.500,00 TL olduğu, kaza ile hasarın uyumlu olduğu mütalaa edilmiştir.
Dava; davacı aracında meydana gelen değer kaybı bedelinin davalı işleten, sürücü ve ZMMS ve İMMS sigortacısından tahsili davasıdır.
Davalı ... … A.Ş. vekili uzun süreli kira sözleşmesine dayanarak pasif husumet itirazında bulunmuştur. 2918 sayılı KTK.nun hükümlerine göre, trafik kaydı "işletenin" kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işletenliğin 3. kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur. Aynı yasanın 3. maddesinde, "İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alacı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." şeklinde tanımlanmıştır. Aynı kanunun 85. maddesinde ise, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde, moturlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." hükmüne yer verilmiştir. Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmamak kaydıyla) artık üzerindeki fiili hakimiyeti kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının bulunmaması durumlarında, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan ekonomik yönden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması gerekmektedir. Somut olayda araç maliki davalı ... … A.Ş. ile ihbar olunan ... Sistemleri A.Ş. arasında uzun süreli (47 ay) ve 3.kişileri bağlayacak güçte bir kira sözleşmesinin bulunduğu, aracın fiilen ... Sistemleri A.Ş.’ye 29.03.2021 tarihinde teslim edildiği, ekonomik yararlanmanın ... Sistemleri A.Ş. ait olduğu, kira sözleşmesinin taraflarının kayıtlı olduğu vergi dairelerinden gelen cevabi yazılardan damga vergisinin ödendiğinin tespit edildiği, dolayısıyla davalı ... … A.Ş.’nin işletenlik sıfatının devam etmediği, bu nedenle davalı ... … A.Ş.’ye husumet yöneltilemeyeceğinden, davalı ... … A.Ş. hakkındaki davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte olan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1.maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1.maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın amacı A.1 maddesinde “Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına yönelik ilgililerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir.” şeklinde belirlenmiştir. Sigortanın kapsamı ise genel şartlar A.3. maddesinde “sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır.” şeklinde düzenlenmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe girmiş, 04.12.2021 tarihinde RG’de yayınlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişik Yapılmasına Dair Genel Şartlar uyarınca daha önceki Genel Şartların, 1., 2. 3., 4.,5., 6.,7.,8., 9., 10., 11, 12., 13., 14. ,15., 16., maddelerinde değişiklik yapılmış olup, 17. Maddesi ile de Genel Şartlara Ek-7 eklenerek, Ek-7’ de, değer kaybı, sakatlık, destekten yoksun kalma tazminatlarının nasıl hesaplanacağının düzenlenmiştir. Bu değişikliğin 18. Maddesi ile “Bu genel şartların yayımı tarihinde yürürlüğe girer.” Düzenlemesine, 13. Maddesi ile Genel Şartalırn C.11. Maddesine yapılan ek maddede “Bu genel şartların yürürlük tarihinden sonra yapılan değişiklikler, söz konusu değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonra akdedilen sözleşmelere uygulanır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Olay tarihinde yürürlükte bulunan, 19.06.2021 tarihinde RG’de yayınlanan 7327 sy İcra ve İflas Kanunun ile Bazı Kanunlarda Değişik Yapılmasına Dair Kanunun 18. Maddesi ile değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 90 ıncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde “Bu tazminatlardan;a) Değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı dikkate alınarak,…hesaplanır.”düzenlemesi ile maddenin 2. Fıkrasındaki “Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından belirlenir.” şeklindeki düzenlemenin, 14 Şubat 2023 tarihli 32104 sayılı RG’de yayınlanan Anayasa Mahkemesi’nin 2021/82 esas, 2022/167 karar, 29/12/2022 tarihli kararı ile Anayasa’ya aykırı bulunarak iptaline karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ile zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarına göre belirleneceğine dair düzenleme iptal edilmiştir. T.C. Anayasası’nın 153/6. maddesinde, “Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar.” düzenlemesi mevcut olup, bu düzenlemenin doğal sonucu olarak Anayasa Mahkemesi’nce bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da bunların belirli hükümlerinin Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edildiğinin bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa’ya aykırılığı saptanan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa’nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülmeyeceği kabul edilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir.
Yargıtay içtihatları ile kabul edilen “usuli kazanılmış hak” olgusunun, birçok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnalarının bulunduğu, yeni bir İçtihadı Birleştirme Kararı (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK) ya da geçmişe etkili bir yeni kanun çıkması, benzer şekilde uygulanması gereken bir kanun hükmünün, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilmesi hallerinde, usulü kazanılmış hakka göre değil, İBK'na veya geçmişe etkili yeni kanuna ya da Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilebileceği (HGK’nın 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 E., 19 K.; 03.02.2010 tarihli ve 2010/4-40 E., 2010/54 K), dolayısıyla bilirkişi raporları alındıktan ve bu raporlar nedeniyle taraflar lehine oluşan usulü kazanılmış hakka göre değil sonra Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilmesi gerektiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin 2019/824 esas, 2020/1025 karar sayılı, 2019/3373 esas, 2020/1022 karar sayılı emsal kararlarında da belirtildiği üzere Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda anılan iptal kararı sonrasında oluşan yeni duruma göre 04.12.2021 tarihinde RG’de yayınlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişik Yapılmasına Dair Genel Şartlar hükmlerinin ve Ek-7 deki değer kaybı hesaplama formülasyonunun somut olaya uygulanmasına olanak bulunmadığı, KTK'nun 90. Maddesi hükmü dikkate alındığında, zarar gören hak sahiplerinin zarar veren 3.kişilerden ve sigorta şirketinden talep edebilecekleri tazminatın kapsamının belirlenmesinde kullanılacak yöntem ve ölçütler konusunda kısıtlama bulunmadığından, üçüncü kişi olan davacının uğradığı hasar zararının tespitinde 6098 sy Türk Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alınarak yerel piyasa koşulları, yedek parça ve servis maliyetleri, kazalı parça ve yeri, işçilik maliyetleri, KDV dikkate alınması gerektiği, değer kaybı yönünden de 6098 sy Türk Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alınarak yerel piyasa koşulları, ülkenin şartları, aracın özellikleri, kilometresi, piyasanın algısı, aracın piyasadaki tercih edilebilirliği, markası, ikinci el piyasası, yedek parça ve servis maliyetleri, kazalı parça ve yeri, onarım özellikleri, aracın geçmiş hasar kayıtları gibi pek çok etkenin dikkate alınması gerektiği, dolayısıyla değer kaybının doğru ve hakkaniyetli şekilde belirlenebilmesi için uzun yıllardır Yargıtay içtihatları ile benimsenen, aracın kaza öncesi hasarsız rayiç değeri ile onarımdan sonraki rayiç değerinin göz önünde bulundurularak, aradaki farkın değer kaybı olarak kabul edilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Tüm bu yasal düzenlemeler ve somut olay birlikte değerlendirildiğinde; Davalı sigorta şirketi tarafından trafik poliçesi ile sigortalanan, davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın 07.12.2021 tarihinde Güzelbahçe Seferihisar yolu üzerinden dikkatsiz ve tedbirsizce kavşaktan çıkış yaptığı esnada aracının sağ yan kısımlarına, Güzelbahçe Seferihisar yolu üzerinde seyir halinde olan davacı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın ön kısımları ile çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, bilirkişi heyet raporunda açıklanan gerekçelerle davalı sigortalıya ait aracı kullanan davalı sürücü , davalı ...’ın %100 oranında kusurlu olduğu, değer kaybının, aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç bedeli arasındaki fark olduğu, davacıya ait aracın alınan bilirkişi raporu uyarınca kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değerinin 700.000,00 TL, kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç bedelinin 642.500,00 TL olduğu, buna göre dava konusu araçta (700.000,00 TL -642.500,00 TL) = 57.500,00 TL lik değer kaybı meydana geldiği, davalı sigorta şirketi tarafından, dava tarihinden önce davacıya 39.591,00 TL hasar ödemesi yapıldığı, değer kaybı başvurusunun dava açıldıktan sonra davacı vekiline kesin süre verilmesi üzerine yapıldığı, davalı sigortanın değer kaybı ödemesi yapmadığı, davalı sigorta şirketinin ZMMS poliçesinden bakiye kalan teminat limitinin 43.000,00 TL – 39.591,00= 3.409,00 TL olduğu, davalı sigorta şirketinin kazaya karışan aracın aynı zamanda kasko poliçesini de düzenlediği, kasko poliçesinde İMMS teminatı verildiği, İhtiyari Mali Sorumluluk Klozu başlığı altında ikinci paragrafta ZMMS teminat limitini aşan değer kaybından azami 5.000,00 TL limitle sorumlu olunacağının düzenlendiği, dolayısıyla değer kaybı için İMMS teminat limitinin 5.000,00 TL olduğu, davalı ... haksız fiil faili olarak TBK’nun haksız fiil hükümlerine göre gerçekleşen zararın tamamından sorumlu olduğu, kazanın poliçe süresi içerisinde gerçekleştiği, davalı sigorta şirketinin değer kaybı zararından bakiye trafik poliçesi teminat limiti olan 3.409,00 TL ve kasko İMMS poliçesi teminat limiti olan 5.000,00 TL olmak üzere toplam 8.409,00 TL ile sınırlı olarak sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketinin 2918 sayılı KTK.nun 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın B 2/2.1. maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte kendisine ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde ödeme yükümlülüğü bulunmakla birlikte başvuru şartı dava açıldıktan sonra yerine getirildiğinden davalı sigorta şirketinin dava tarihinde, davalı sürücünün ihtar ve ihbara gerek olmaksızın haksız fiilin gerçekleştiği 07.12.2021 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü anlaşılmakla davacının bu davalılar hakkındaki davasının kısmen kabulüne, 57.500,00 TL değer kaybının, davalı sigorta şirketi bu miktarın 8.409,00 TL’lik kısmı ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla talep gibi yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketi ve davalı sürücüden belirlenen temerrüt tarihlerinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin isteğin reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davalı ... Yönetim Hizmetleri A.Ş. hakkındaki maddi tazminat davasının pasif husumet yokluğundan REDDİNE,
2-Davacının, davalı ... Sigorta A.Ş. ile davalı ... hakkındaki davasının KISMEN KABULÜ ile 57.500,00 TL değer kaybı bedelinin (davalı sigorta şirketinin bu miktarın 8.409,00 TL’lik kısmı ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla), davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 29.01.2023 tarihinden, davalı ... yönünden kaza tarihi olan 07.12.2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
Fazlaya ilişkin isteğin REDDİNE,
3-Kabul edilen miktar üzerinden hesaplanmış olan 3.927,83 TL nispi harca, peşin alınan 1.707,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.220,08 TL karar ve ilam harcının davalı ...'dan alınarak HAZİNE’ YE GELİR KAYDINA.
4-Dava kısmen kabul edildiğinden davacı tarafın yaptığı 25,60 TL vekalet suret harcı, 549,25 TL davetiye ve posta gideri, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere 3.574,85 TL yargılama giderinden davanın kabul oranı nazara alınarak 2.055,54 TL yargılama gideri ile davacı tarafın karşıladığı 179,90 TL başvurma harcı, 1.707,75 TL peşin harç olmak üzere toplam 3.943,19 TL’nin (davalı sigorta şirketinin bu miktarın 1.054,60 TL’lik kısmı ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla) davalı ... ve davalı sigorta şirketinden müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine. Davacı tarafın fazladan yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına.
5-Dava şartı arabuluculuk ücreti hakkında, arabuluculuk dosyası içerisinde sarf kararı bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Dava kısmen kabul edildiğinden kabul edilen miktar üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir ve hesaplanmış olan; 17.900,00 TL vekalet ücretinin (davalı sigorta şirketinin bu miktarın 8.409,00 TL’lik kısmı ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla) davalı ... ve davalı sigorta şirketinden müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine.
7-Dava kısmen reddedildiğinden, reddedilen miktar üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir ve hesaplanmış olan; 8.409,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı sigorta şirketine verilmesine.
8-Davalı ... Yönetim A.Ş. Hakkındaki dava farklı nedenle ve tamamen reddedildiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir ve hesaplanmış olan; 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak bu davalıya verilmesine.
9-HMK.nun 333.maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansının ve davalılarca yatırılan delil avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde yatıran taraflara iadesine.
ilişkin, davacı vekilinin, davalı sigorta vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, davalı sigorta şirketi yönünden verilen karar miktar itibariyle KESİN, diğer davalılar yönünden verilen karar yönünden gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/02/2024
Katip...
e-imzalı
Hakim...
e-imzalı
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!