WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Haziran 2026

İZMIR 4. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/78
KARAR NO : 2024/206
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/01/2023
KARAR TARİHİ : 15/03/2024
Mahkememizde görülen davanın dosya üzerinden yapılan incelemesi sonucunda;
İTİRAZ ;
İzmir .... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyasında; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında 886.460,40 TL’si alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatılmıştır.
Takipte dayanak olarak 26/08/2022 tarihli ... numaralı 886.460,40 TL bedelli fatura gösterilmiştir.
Davalı borçluların itirazı üzerine takip durmuştur.
İDDİA ;
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkilinin, sosyal medya platformu olan ... halihazırda “merikkeskin” kullanıcı adıyla, 665.000'den fazla takipçisinin olduğunu, müvekkilinin, bu hesapta internet üzerinden alışveriş imkânı sağlayan davalı (...) tarafından satılan ürünleri sosyal medya hesabı üzerinden davalının uygulamasına ve internet sitesine yönlendiren “link” diye tabir edilen bağlantılar paylaşarak önermekte ve buna ilişkin komisyon kazanmakta olduğunu, “...” olarak bilinen davalı şirketin, müvekkilinin yapmış olduğu işi yapan bütün “...”lar ile belirli bir anlaşma yapmakta olduğunu, buna göre “...” olarak tabir edilen bu kişilerin, davalının satmakta olduğu ürünleri kendi hesabında paylaşacağını ve bu paylaşımdaki link diye tabir edilen bağlantılar üzerinden alınan her bir ürün için ürün bedelinin % 15'i kadar komisyon alacağını, bunun “link içi komisyon” diye tanımlandığını, bununla beraber söz konusu bağlantılar aracılığıyla davalı “...”un uygulamasına veya internet sayfasına yönlendirilen bu kişiler, ... tarafından önerilen ürünü değil, bir başka ürün alırlarsa her bir ürün için ürün bedelinin % 5'i ... komisyon olarak ödeneceğini, bunun da “link dışı komisyon” şeklinde tabir edildiğini, link dışı komisyon sisteminde önemli olan noktanın ... tarafından paylaşılan bağlantı aracılığıyla ve yönlendirmesiyle davalı şirket (...) uygulamasına veya internet sayfasına geçiş yapmış olmak olduğunu; davalı ile müvekkili arasında düzenlenen işbirliği sözleşmesine göre 01/11/2021 tarihinden 01/01/2023 tarihine kadar müvekkilinin link içi komisyonunun % 15, link dışı komisyonunun ise % 10 olacak şekilde anlaşmaya varıldığını, bu sözleşme taraflarca imzalanmamışsa da TBK’nın 6. maddesi gereğince örtülü kabul ile uygulanmaya başlandığını; tarafların sözleşme çerçevesinde çalışmalarını sürdürürken, 18/07/2022 tarihinde davalı tarafından müvekkiline bir mailin gönderildiğini, mailde; “1 Kasım 2021 tarihinden itibaren ARAMIZDAKİ ÇALIŞMA MODELİMİZİN DETAYLARINI hukuk ekibimizle birlikte değerlendirdik. Münhasırlık sözleşmesini imzalamadan çalışmaya devam ettiğimiz için aramızda geçerli bir sözleşme ilişkisi bulunmuyor. Bu sebeple telefonda sözlü olarak belirttiğin üzere diğer platformlarla çalışmanın önünde herhangi bir engel bulunmadığını iletmek isteriz.” dendiğini, sözleşmenin bir işbirliği sözleşmesi olduğunu, “ARAMIZDAKİ ÇALIŞMA MODELİNİ DEĞERLENDİRDİK” ibaresinin bile aralarındaki çalışma modelinin sözleşmede belirtildiği şekilde olduğunun ispatı olduğunu, “sözleşmenin imzalanmadığı” gerekçesiyle “geçerli olmadığı” ifadesinin kötü niyet içerdiğini ve dayanaksız olduğunu; müvekkilinin aylık olarak kazancını ve kazancın dağılımını gösteren davalı (...) uygulamasında “Raporlarım” şeklinde bir bölümün bulunduğunu, burada müvekkilinin tarih aralıkları içerisindeki link içi ve link dışı komisyonları ile marka işbirliklerinden kazandığı toplam cirosunun görüntülenebildiğini, bu kısmın 01/11/2021 tarihinde sözleşme çerçevesinde güncellendiğini, müvekkilinin 26/07/2022-23/08/2022 tarihleri arasındaki kazancının 944.997,30 TL olduğunu ancak davalı şirket tarafından 25/08/2022 tarihinde sistem tarafından otomatik olarak gönderilen mailde müvekkilinin hak ediş tutarının 560.092,53 TL olarak belirtildiğini, bu durumun gerçeği yansıtmadığını, sözleşmenin 7.5. maddesinde; “DSM, HER ZAMAN 15 (ON BEŞ) GÜN ÖNCEDEN BİLDİRMEK KAYDIYLA işbu sözleşmeyi gerekçesiz, herhangi bir tazminat ve/veya cezai şart ödemeksizin feshedebilecektir.” dendiğini, davalının, taraflar arasında geçerli olduğu açıkça ortada olan bu sözleşmeyi feshedebilmesi için 15 gün şartına uyması gerekirken “sözleşmenin olmadığı” gerekçesiyle yaklaşık 1 yıl boyunca uygulanmış sözleşmenin geçersizliğini iddia etmesinin hukuka aykırı ve kötü niyetli olduğunu; davalının, kabul anlamına gelmemekle beraber “müvekkilinin 560.092,53 TL alacağı olduğu” hususunu 25/08/2022 tarihinde gönderdiği mailde ve “aralarında geçerli bir sözleşme olduğu” hususunu sözleşmeyi 01/11/2021-18/07/2022 tarihleri arasında yaklaşık 1 yıl süre ile uygulayarak açıkça kabul etmişken, “hiçbir borçları olmadığı” gerekçesiyle taraflarınca başlatılan icra takibine itirazda bulunduğunu; müvekkili tarafından alacaklı olduğu ve davalının ödemesi gereken 886.460,40 TL bedel için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 26/08/2022 tarihli ... numaralı e-faturanın düzenlendiğini ve 08/09/2022 tarihinde İzmir .... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyasında icra takibinin başlatıldığını, davalının itirazı sonucunda takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anaşmaya varılamadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davalının itirazının iptaline, % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
Dava açılışında harca esas değer 886.460,40 TL olarak gösterilmiş ve bu miktar üzerinden harç yatırılmıştır.
CEVAP ;
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; davacının müvekkili şirket nezdinde 886.460,40 TL alacağı olmamasına rağmen 886.460,40 TL tutarında fatura kesip buna ilişkin icra takibi başlattığını, davacının kötü niyetli olduğunu, müvekkili şirketin 12/10/2009 tarihinde kurulduğunu, ticari faaliyetlerini gerek tüketiciler gerek sektör çapında bilinirliğe sahip ...com ve ...com isimli internet siteleri üzerinden sürdürdüğünü, müvekkili şirketin Türkpatent nezdinde tescilli ve tanınmış olan “...” markası başta olmak üzere “...” ibareli bir çok makanın sahibi olduğunu, ...com alan adının da sahibi olduğunu, müvekkili şirketin anlaşmalı olduğu iş ortakları ile çeşitli sosyal medya kanallarından link paylaşma sistemi üzerinden karşılıklı kazanç sağladığını, müvekkili şirketin anlaşma sağlamış olduğu kişilerin çeşitli sosyal medya platformlarında kendi hesapları üzerinden... com alan adlı internet sitesine yönlendiren link paylaşması halinde tüketicinin o link üzerinden satın almış olduğu üründen iş ortağının belirli bir miktarda komisyon elde ettiğini, bu komisyon tutarının iş ortağının kendi paylaştığı link üzerinden ürünün satın alınması durumunda “link içi komisyon”; o link aracılığı ile ...com alan adlı internet sitesine girerek farklı bir ürünü alması durumunda ise “link dışı komisyon” olarak belirlendiğini, davacının dava dilekçesinde 01/11/2021 tarihinde 01/01/2023 tarihine kadar taraflar arasında link içi komisyonu % 15 link dışı komisyonu ise % 10 olacak şekilde anlaşıldığını iddia ettiğini, ancak söz konusu komisyon oranlarının 18/07/2022 tarihine kadar yukarıda belirtildiği şekilde devam ettiğini, bu durumun müvekkili şirket tarafından davacıya ve diğer tüm iş ortaklarına gönderilmiş olan 06/07/2022 tarihli mail ve davacı ile yapılmış olan telefon görüşmelerinde açıkça belirtildiğini, e-posta ekran göründüsünden de görüleceği üzere taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında belirlenen komisyon oranlarının 18/07/2022 tarihinde revize edildiğini, davacının komisyon oranlarındaki bu değişikliği kabul etmediğini telefon görüşmeleriyle beyan ettiğini, davacı ile iddia edildiği şekilde müvekkili arasında geçerli bir sözleşmenin bulunmadığını, müvekkili şirketin feshi 15 gün önceden bildirim yükümlülüğünün bulunmadığını, davacının bu durumu “sözleşme taraflarınca imzalanmamışsa da TBK 6. maddesi gereği örtülü kabul ile uygulanmaya başlanmıştır” diyerek açıkça ikrar ettiğini, TBK’nın 6. maddesinde “öneren, kanun veya işin özelliği ya da durumun gereği açık bir kabulü beklemek zorunda değilse, öneri uygun bir sürede reddedilmediği takdirde, sözleşme kurulmuş sayılır” düzenlemesine yer verildiğini, söz konusu hükmün örtülü kabulün yalnızca önerinin uygun bir sürede reddedilmediği durumda gerçekleşebileceğini düzenlediğini, nitekim; müvekkili ile davacı arasında gerçekleşen mesajlaşmalarda ...’in sözleşmeyi imzalamak istemediğini açıkça belirttiğini, TBK’nın 6. maddesi kapsamında yapılmış olan önerinin davacı tarafından reddedildiğini, müvekkili şirket tarafından iletilen e-postanın fesih bildirimi olmasının taraflar arasında düzenlenmiş geçerli bir sözleşme olmadığından mümkün olmadığını, bu kapsamda taraflar arasındaki komisyon oranının 18/07/2022 tarihi itibariyle link içi komisyonun % 15 ve link dışı komisyonun % 5 olacak şekilde geçerlilik kazandığını, davacının 04/08/2022 tarihine kadar müvekkili şirkete ait ...com alan adlı internet sitesi üzerinden link vererek kazanç sağlamaya devam ettiğini, bu tarihe kadar taraflar arasında geçerli bir sözleşmenin düzenlenmediğini, tamamen iyi niyete ve güvene dayalı bir işbirliği sürecinin yürütüldüğünü, olmayan bir kazancı davayı açarak hak etmiş gibi göstermenin amaçlandığını, dava dilekçesinde davacının 26/07/2022-23/08/2022 tarihleri arasındaki kazancının 944.997,30 TL olduğunun iddia edildiğini, bu iddianın haksız ve kötü niyetli olduğunu, kesilen 26/08/20222 tarihli 886.460,40 TL’lik faturanın da haksız olduğunu, yapılan incelemelerde davacının bu tutarda bir alacağının olmadığının belirlendiğini, link içi komisyon tutarı ve link dışı komisyon tutarını gösterir tabloyu dilekçe ekinde sunduklarını, faturaya dayalı açılan İzmir .... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı takip dosyasının kötü niyetli ve ispattan yoksun olduğunu belirterek, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE ;
Dava; hakkında faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatılan davalının borca itirazının iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili 14/03/2024 tarihli dilekçesiyle; davadan feragat ettiklerini belirterek, davadan feragat çerçevesinde karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekilinin vekaletnamesi incelendiğinde; davadan feragat konusunda yetkisinin bulunduğu görülmüştür.
Davalı vekili 14/03/2024 tarihli dilekçesiyle; avukatlık ücreti ve yargılama gideri isteklerinin bulunmadığını bildirmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 307. maddesinde; "Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir."; 309. maddesinde; "(1) Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. (2) Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir."; 310. maddesinde; "Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. "; 311. maddesinde; "Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur." düzenlemelerine yer verilmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 309. ve devamı maddeleri gereğince feragat, davayı sonlandıran işlemlerden olup, hüküm kesinleşene kadar her zaman yapılabileceğinden ve feragat beyanı verildiği anda kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağından ve etkisini de onu yapanın tek yönlü irade beyanı ile doğuracağından, dava dosyası duruşma günü beklenmeksizin ele alınmış ve davacı tarafın davadan feragati nedeniyle aşağıda yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM ; Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3-Harçlar Kanunu'nun 22. maddesine göre davadan feragat ön inceleme duruşmasından sonra gerçekleştiğinden, karar tarihindeki maktu ve karar ilam harcının 2/3'ü oranına isabet eden ve bu orana isabet edip alınması gereken harç ‭285,07 TL olduğundan, peşin alınan 15.138,53 TL harçtan alınması gereken harcın düşülerek fazladan alınan 14.853,46 TL harcın karar kesinleştiğinde isteği halinde davacı tarafa iadesine,
4-Davalı tarafın vekalet ücreti isteğinde bulunmamış olması nedeniyle davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayarak artan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair; tarafların yokluklarında, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 15/03/2024
Başkan ...
¸E-imza
Üye ...
¸E-imza
Üye ...
¸E-imza
Katip ...
¸E-imza