WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 30 Haziran 2026

İZMIR 4. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/739 Esas
KARAR NO : 2024/437
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili)
DAVA TARİHİ : 15/09/2023
KARAR TARİHİ : 30/05/2024
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda dava dosyası ve ekleri incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin satmış olduğu ürünlere karşılık muhtelif tarihli faturalardan kaynaklanan alacağı için davalı şirket aleyhine icra takibine geçildiğini, takibe konu fatura davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu gibi, davalı şirketinin defterlerinde de kayıtlı olduğunu, davalı şirket aleyhine İzmir .... İcra Dairesi'nin ... sayılı İcra dosyası ile (7) örnek ilamsız ödeme emrine, haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ederek takibini durdurduğunu, ayrıca davalı şirket aleyhine yapılan icra takibi sonrası borçtan kurtulmak için dava konusu fatura ile ilgili olarak iade faturasını davacı şirkete tebliğ etmiş ise de, davacı şirket iade faturasını kabul etmeyerek davalı şirkete geri göndermiş olduğunu, alacak zorunlu arabuluculuk kapsamında olduğundan İzmir Arabuluculuk Merkezi'ne gerekli başvurunun yapıldığını, ancak davalı şirketin bu aşamada da herhangi bir anlaşma yapılamadığını, davalı şirketin davalı şirketin alacağına karşı haksız itirazlarının iptalini, takibin devamını, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına tahsiline karar verilmesi amacıyla davayı açtıklarını, açıklanan tüm bu nedenlerden dolayı fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı tutularak davanın kabulüne karar verilerek, davalı borçlu şirketin İzmir .... İcra Dairesi'nin ... sayılı İcra dosyasında ileri sürdüğü itirazlarının iptali ile takibin devamını, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı borçlu şirkete yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin, davacı şirket doğmuş veya doğacak hiçbir borcunun bulunmadığını, davacı şirketin, davalı şirkete karşı İzmir .... İcra Dairesi'nin sayılı İcra dosyası ile başlattığı icra takibi dayanaktan yoksun olduğunu, davacı şirketin iddialarına katılmanın mümkün olmadığını, davalı şirketin, davacı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığı mahkemece yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağını, açıklanan tüm bu nedenlerden dolayı, açılan davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR:
İzmir Ege Vergi Dairesi'nden Davacı... Ve... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin 2023 yılına ait BA ve BS formları celp edilmiştir.
İzmir Torbalı Vergi Dairesi'nden Davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin 2023 yılına ait BA ve BS formları celp edilmiştir.
SMM Bilirkişi ...'den 15/03/2024 tarihli bilirkişi raporu alınmıştır.
Her türlü hukuki tasvif ve takdirin Mahkemeye ait bulunarak, dava dosyasındaki tüm deliller ile taraflara ait ticari kayıtlarının tetkiki ve değerlendirmeleri sonucunda;
1-Davacı ... ve Kimyevi Maddeler Sanayi Ticaret Limited Şirketi'ne ait 2023 yılına ait ticari defterler incelemeye tabi tutulmuş, yapılan inceleme sonucunda davacı firmanın, 6102 sayılı Y. TTK.'nın 64/3. maddesi'ne göre, ticari defterlerin e-defter beratlarının mevzuatına uygun olarak alınmış olduğu, yerinde inceleme tarihi itibariyle ticari defterlerin 6100 sayılı HMK.'nın 222. maddesi'ne göre delil niteliğine haiz olduğu,
2-Davacı şirketin e-defter kayıtlarının tetkikinde taraflar arasında ticari iş ilişkisinin 2022 yılı itibariyle başladığı, davalı şirketin fatura borcuna istinaden banka marifetiyle 2023 yılında ödemelerde bulunduğu, Mahkemece Gelir İdaresi Başkanlığı'ndan celp edilen Ba/Bs formlarında, davaya konu alacak kaydının her iki taraf kayıtları ile örtüşür şekilde mevcut olduğunun görüldüğü,
3-Bilirkişi raporunun 5. sahifesinde davacı şirkete ait muavin kayıtlar tablo halinde detaylı olarak sunulduğu üzere, davacı şirketin muavin kayıtlarına göre davalı şirketin toplam 3 adet temel fatura senaryosu ile tanzim edilen 14.938,80 TL tutarında fatura, davacı şirket ticari defter kayıtlarında işlenik olduğu, bu faturalar tahtında davalı şirketin iade fatura, muhteviyatına 8 günlük itiraz veya ödemeye yönelik belge sunmadığı görülmüş, netice itibariyle Davacı ...ve Kimyevi Maddeler Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin davalı takip borçlusu, Davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden 15/08/2023 takip tarihli İzmir ... İcra dairesi'nin ... sayılı İcra takip dosyası kapsamında 14.938,80 TL tutarında alacaklı olacağının kabul edilebileceği kanaatine varılmıştır.
GEREKÇE :
Dava; Faturadan kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
Dava, 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır.
Öncelikle taraflar arasında hukuki ilişki olup olmadığı, varsa hukuki ilişkinin niteliğinin belirlenmesi gerekmektedir. Bu sebeble de davacı ve davalının ileri sürmüş olduğu iddialar, vakıalar ve bunları ispat edip etmedikleri ve ispat yükünün kimde olduğu hususuna değinmekte yarar vardır.
HMK. 190. maddesi "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir." hükmü mevcuttur.
İleri sürülen bir önermenin doğruluğu hususunda kanaat oluşturmak için bir nedenselliğin ortaya konulması olarak tanımlanabilen ispat, yargılama hukuku açısından dava konusu hakkın ve buna karşı yapılan savunmanın dayandığı vakıaların var olup olmadıkları hakkında mahkemeye kanaat verilmesi işlemidir.
İspatın konusu olan vakıalar, hukuk açısından doğrudan önem taşıyan veya dolaylı olarak önem taşıyan vakıalar olarak ayrılabilir. Hukuk açısından doğrudan önem taşıyan olaylar; hukuken hakların ve hukuksal ilişkilerin doğumu, değişmesi, işlemez duruma gelmesi, doğumunun engellenmesi veya doğduktan sonra düşmesine yol açan olaylardır. Hukuk açısından dolayısıyla önem taşıyan ve "emareler (belirtiler)" olarak da tanımlanan olaylar ise; hak ve hukuksal ilişkilerde yukarıda belirtilen durumların meydana gelmiş olduğu, kendilerinden olağan yaşam deneyimleri kuralları uyarınca anlaşılabilen, bir başka deyişle bir eylemsel karine bağının kurulmasına olanak veren olaylardır. Emareler, ancak hâkimin delilleri serbestçe değerlendirme (takdir) serbestisinin bulunduğu (HMK. madde 198), bu serbestinin özel kurallar ile sınırlanmamış olduğu (HMK. madde 200 ve 201 gibi) durumlarda ispat konusu olabilir. (Bilge Umar; (1980), İspat Yükü, (2. Baskı), Büyükçekmece, Kazancı Matbaacılık Sanayi. sf. 19.)
İspatın, doğrudan delil göstererek ispat ve dolaylı ispat olarak ayrıma tabi tutulup, dolaylı ispatın emareler ile ispat olarak değerlendirildiği, bu kapsamda emareyi bir delil vasıtası olarak değil, ispata yardımcı, kanuni maddi unsura uymayan yabancı vakıalar olarak nitelendirildiği de görülmektedir. (M. Kamil Yıldırım; (1990), Medeni Usul Hukukunda Delillerin Değerlendirilmesi, İstanbul, Kazancı Kitap Ticaret. sf. 120, 121.)
İspat yükü belli bir olayın gerçekleşip gerçekleşmediğinin anlaşılamaması, yani olayın ispatsız kalması yüzünden hâkimin aleyhte bir kararıyla karşılaşma tehlikesidir. Bu tanımda asıl davayı kaybetmek tehlikesinden değil, hâkimin aleyhte bir kararı ile karşılaşma tehlikesinden bahsedilmesi dikkate değerdir. Zira yalnızca davanın asıl konusu bakımından değil, aynı zamanda bir ön sorun veya bir ara sorun hakkında da iki tarafın birbirine zıt olarak ileri sürdükleri olayların hiçbirinin ispat edilememesi olasılığı vardır. Bu durunda hâkimin yapacağı iş söz konusu sorun bakımından ispat yükünü taşıyan tarafın, o sorunda ileri sürdüğü istemi reddetmek olacaktır. (Umar; İspat Yükü, sf. 3)
İspat yükü taraflar için bir yükümlülük (mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür (külfettir). Taraf kendisi tarafından ispatı gereken bir vakıayı ispat edemezse, karşı taraf (ve mahkeme) onu mutlaka ispat etmesini isteyemez (yükümlülük). Bilâkis kendisine ispat yükü düşen taraf, o vakıayı ispat edememiş sayılır; meselâ, kendisine ispat yükü düşen ve fakat bunu yerine getiremeyen taraf davacı ise, davasını ispat edememiş sayılır ve dava bu nedenle reddedilir. (Kuru; Arslan; Yılmaz; sf. 370.)
Davacı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede "Davacı şirketin e-defter kayıtlarının tetkikinde taraflar arasında ticari iş ilişkisinin 2022 yılı itibariyle başladığı, davalı şirketin fatura borcuna istinaden banka marifetiyle 2023 yılında ödemelerde bulunduğu, Mahkemece Gelir İdaresi Başkanlığı'ndan celp edilen Ba/Bs formlarında, davaya konu alacak kaydının her iki taraf kayıtları ile örtüşür şekilde mevcut olduğunun görüldüğü, Davacı şirketin muavin kayıtlarına göre davalı şirketin toplam 3 adet temel fatura senaryosu ile tanzim edilen 14.938,80 TL tutarında fatura, davacı şirket ticari defter kayıtlarında işlenik olduğu, bu faturalar tahtında davalı şirketin iade fatura, muhteviyatına 8 günlük itiraz veya ödemeye yönelik belge sunmadığı" tespit edilmiştir.
HMK.'nın 222/1. fıkrası uyarınca taraf defterlerinin incelenmesinin kabul edildiği, kesin süre içinde ticari defter ve kayıtların ibraz edilmemesi veya bulunduğu yerin bildirilmemesi ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz edilmeme hakkında kabul edilebilir bir mazeret gösterilmediği takdirde, söz konusu ticari defter ve kayıtlara delil olarak dayanılmaktan vazgeçmiş sayılacağının, karşı tarafın ticari defter ve kayıtlarını sunması halinde, 28/07/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7251 sayılı yasanın 23. maddesi ile değişik HMK.'nın 222/3. fıkrası uyarınca karşı tarafın HMK.'nın 222/2. fıkrasına uygun olarak tutulmuş ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edileceğinin, defterinin sunulmasına yönelik usulüne uygun ihtar yapılmasına rağmen davalı defterlerinin dosyaya sunulmadığı, davalı tarafın ticari defterlerini dosyaya sunmaması durumunda davacının usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerinin lehine delil olarak kabul edilebileceği, davacının ticari ilişkiyi ispat ettiği hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde itirazın iptali ile takibin devamına karar vermek gerekmiştir.
2004 sayılı İİK.'nın 67/2. fıkrasına göre; bir davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
Kanuni düzenlemeye göre davalı borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilebilmesi için takip tarihi itibari ile itirazında haksız bulunması yeterlidir. Diğer bir anlatımla kötüniyetli olması alacaklı bakımından getirilmiş bir koşuldur. Ancak itirazın haksızlığı tek başına icra inkar tazminatına hükmedilmesine elverişli değildir. Yani bu tazminata hükmedilmesi için takip konusu alacağın belirli, sabit olması, borçlu tarafından bilinmesi veya tayin ve tahkik edilmesinin mümkün nitelikte bulunması, hakimin takdirine bağlı olmaması gerekir. (Yargıtay HGK. 13/12/1967 Tarih, 9/1344- 615) Diğer bir anlatımla alacağın likit ve belli olması gerekir.
Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına karar verilmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile;
İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında davalının 14.938,80 TL asıl alacağa yönelik yapılan itirazının İPTALİNE, takibin takip talebinde belirtilen şartlar altında DEVAMINA,
2-Alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.020,47 TL nispi harçtan, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 750,62 TL karar ve ilam harcının davalı taraftan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 269,85 TL başvurma harcı, 269,85 TL peşin harç, 40,00 TL tebligat ve posta gideri ve 2.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.079,70 TL yargılama giderinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
5-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL'nin davada haksız çıkan davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT. hükümlerine göre 14.938,80 TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan kullanılmayan gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.
30/05/2024
Katip ...
¸E-imza
Hakim ...
¸E-imza