T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/733
KARAR NO : 2024/373
DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/12/2014
BİRLEŞEN İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN
2016/205 ESAS SAYILI DAVASINDA;
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/02/2016
BİRLEŞEN İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ’NİN
2015/1100 ESAS SAYILI DAVASINDA;
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/11/2015
BİRLEŞEN İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ’NİN
2015/509 ESAS SAYILI DAVASINDA;
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/05/2015
KARAR TARİHİ : 14/05/2024
Mahkememizde görülen davanın ve birleşen davaların yapılan açık yargılaması sonucunda;
İDDİA ;
Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkili ... ile davalının ve dava dışı ...’ın müvekkili ...’de ortak iken 07/05/2012 tarihinde 10.000,00-TL olan şirket sermayesini 200.000,00-TL'ye artırdıklarını, davalı ile dava dışı...'ın 22/02/2012 tarihli karar defterindeki karar metni ve hisse protokolünde de görüleceği üzerine hisselerini 150.000,00-TL bedel karşılığında müvekkili ...’a devrettiklerini, müvekkilinin hisse devri için davalıya 31/03/2014 vade tarihli 3.000,00-TL bedelli, 30/04/2014 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli, 30/04/2014 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli olmak üzere toplam 23.000,00-TL bedelli üç adet senet verdiğini; müvekkilinin, dava dışı ...’a ise hisse devrine karşılık aynı gün yani 22/06/2014 tarihinde toplam 127.000,00-TL bedelli 13 adet senet verdiğini, bunlardan bir kısmını ödediğini, müvekkiline 22/12/2014 tarihinde ... Bankası ... İzmir Şubesi'nden bir ihbarname geldiğini ve belirtilen senetler dışında lehtarı davalı olan “30/01/2015 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli, 28/02/2015 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli ve 30/03/2015 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli üç adet senedin daha ödenmesinin” istendiğini, bankadaki dava konusu senetlerin düzenleme tarihinin hisse devrinin yapıldığı ve karşılığında senetlerin düzenlendiği 22/06/2014 tarihiyle aynı olduğunu, tahsili istenen dava konusu senetlerin bedelsiz olduğunu, devir günü olan 22/06/2012 tarihinde önce tahsili istenen dava konusu bu senetlerin düzenlendiğini, ancak senetlerin vadesi davalıya çok ileri tarihte geldiği için şirket defterine kayıtlı senetlerin düzenlendiğini ve teslim edildiğini, dava konusu senetlerin ise davalıda kaldığını ve müvekkillerine iade edilmediğini, müvekkilinin davacı şirkete herhangi bir borcu olmadığı gibi senetlerin düzenlendiği tarihte imzaya tek yetkili de olmadığını, müvekkilleri ile davalı arasında hisse devri dışında bir ilişkinin bulunmadığını, senetlerle ilgili başka bir ticari ilişkinin olmadığını belirterek, müvekkillerinin bu senetler nedeniyle davalıya borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davacılar vekili birleşen İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin... Esas sayılı dava dosyasında 30/10/2015 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli, 30/11/2015 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli, 30/12/2015 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli, 30/01/2016 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli ve 28/02/2016 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli 5 adet senetten dolayı, birleşen İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasında 30/07/2015 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli, 30/08/2015 ve 30/09/2015 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli 3 adet senetten dolayı, birleşen İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ...Esas sayılı dosyasında 30/04/2015 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli, 30/05/2015 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli, 30/06/2015 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli senetlerden dolayı da aynı gerekçelerle müvekkillerinin davalıya borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
CEVAP ;
Asıl davada ve birleşen davalarda davalılar vekili cevap dilekçesi ile özetle; müvekkilinin ve eşi...'ın davacı şirketteki hisselerinin toplam 300.000,00-TL karşılığı devredildiğini, davaya konu edilen senetlerin hisse devir bedeli karşılığı olan senetler olduğunu, hisse devir bedeli konusunda muvazaanın söz konusu olduğunu, şirkette sermaye artırımına gidildiğini, şirketin devrine ilişkin resmi işlemlerin resmiyette görünen sermaye üzerinden yapıldığını, gerçek devir bedelinin 300.000,00-TL olduğunu, bu hususun senetlerin düzenlenme tarihinin devir tarihi olan 22/06/2012 olmasından da açıkça belli olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE ;
Dava ve birleşen davalar; bedelsizlik hukuki sebebine dayalı menfi tespit davalarıdır.
Asıl davada ve birleşen davalarda davacılar tarafından asıl davada ve birleşen davalarda aynı davalı hakkında İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasında 30/10/2015 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli, 30/11/2015 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli, 30/12/2015 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli, 30/01/2016 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli ve 28/02/2016 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli 5 adet senetten dolayı aynı gerekçelerle menfi tespit davası açılmıştır. Bu mahkeme tarafından 19/04/2016 tarihli karar ile birlikte dava dosyası mahkememizin eldeki bu dava dosyası ile birleştirilmiştir.
Asıl davada ve birleşen davalarda davacılar tarafından asıl davada ve birleşen davalarda aynı davalı hakkında; İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasında 30/07/2015 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli, 30/08/2015 ve 30/09/2015 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli 3 adet senetten dolayı aynı gerekçelerle menfi tespit davası açılmıştır. Bu mahkeme tarafından 16/11/2015 tarihli karar ile birlikte dava dosyası mahkememizin eldeki bu dava dosyası ile birleştirilmiştir.
Yine asıl davada ve birleşen davalarda davacılar tarafından asıl davada ve birleşen davalarda aynı davalı hakkında; İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasında 30/04/2015 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli, 30/05/2015 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli, 30/06/2015 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli senetlerden dolayı aynı gerekçelerle menfi tespit davası açılmıştır. Bu mahkeme tarafından 08/05/2015 tarihli karar ile birlikte dava dosyası mahkememizin eldeki bu dava dosyası ile birleştirilmiştir.
Özetle; davacılar vekili asıl davada 30/01/2015 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli, 28/02/2015 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli ve 30/03/2015 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli 3 adet senet nedeniyle; birleşen İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin... Esas sayılı davasında 30/10/2015 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli, 30/11/2015 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli, 30/12/2015 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli, 30/01/2016 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli ve 28/02/2016 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli 5 adet senet nedeniyle; birleşen İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı davasında ise 30/07/2015 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli, 30/08/2015 ve 30/09/2015 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli 3 adet senet nedeniyle ve birleşen İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı davasında 30/04/2015 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli, 30/05/2015 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli, 30/06/2015 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli 3 adet senet nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirketin 22/06/2012 tarihli toplantısında davalı ... ile dava dışı ... davalı şirketteki hisselerini davacıya devretmişlerdir. Bu kararda davalı şirket sermayesinin 200.000,00 TL olduğu, bunun tamamının ödendiği kararlaştırılmıştır.
Taraflar arasında düzenlenen 22/06/2012 tarihli hisse devir protokolünde; dava dışı...'ın toplam 5.080 adet hissesinin tamamını nominal değeri olan 127.000,00 TL bedelle davacıya devrettiği, devir karşılığı 13 adet senedin verildiği, yine (davalı) ...’a ait toplam 920 adet hissenin nominal değeri olan 22.975,00 TL üzerinden davacıya devredildiği, karşılığında 3 adet senet verildiği kararlaştırılmıştır. 127.000,00 TL’lik devrin karşılığı olan senetler 30/09/2013’den başlayıp (bu tarih dahil) 30/11/2014 tarihine kadar olan (bu tarih dahil) senetlerdir. 23.000,00 TL’lik devrin karşılığı olan senetler ise 31/03/2014 vadeli 3.000,00 TL bedelli, 30/04/2014 vadeli 10.000,00 TL bedelli ve 30/04/2014 vadeli 10.000,00 TL bedelli senetlerdir.
Asıl davada taraflar arasındaki uyuşmazlık; "30/01/2015 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli, 28/02/2015 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli ve 30/03/2015 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli 3 adet senet nedeniyle davacıların davalıya borçlu olup olmadıkları" konusundadır.
Asıl davada ve birleşen davalarda davacılar vekili; taraflar arasında dava konusu hisse devir sözleşmesinin imzalandığını ve davanın ve birleşen davaların konusu olmayan ve aynı zamanda hisse devir sözleşmesinde de yazılı olan senetlerin verildiğini, ödendiğini, hisse devir bedelinin 150.000,00-TL olduğunu, senetlerin bedelsiz olduğunu belirtmiştir.
Asıl davada ve birleşen davalarda davalı vekili; hisse devir bedelinin 150.000,00-TL değil, 300.000,00-TL olduğunu, bu konuda yazılı bir belgelerinin bulunmadığını ancak senetlerin tamamının aynı tarihte ve sıra senetler olarak düzenlendiğini belirtmiştir.
Mahkememizce; “22/06/2012 tarihli hisse devir protokolünde 5.080 adet ve 920 adet hissenin davacıya devredildiğinin karar altına alınmış olması ve toplam devir bedelinin de davacı vekilinin ileri sürdüğü şekilde 150.000,00 TL olarak gösterilmiş bulunması nedeniyle devir bedelinin 150.000,00 TL değil, 300.000,00 TL olduğu yönündeki savunmayı ispat yükünün davalı tarafta olduğu; somut olayda; asıl davada ve birleşen davalarda davacı ... ’ın ‘davalının ve davalının eşinin hisselerini devraldığı, karşılığında ise senet verdiğini’, asıl davada ve birleşen davalarda davacılar vekilinin ‘ilkin bu senetlerin verildiğini ancak ileri vadeli istendiği için sonradan diğer senetlerin düzenlendiğini ve bu 3 dava konusu senedin bedelsiz kaldığını’ belirttiği, karşı taraf vekilinin de ‘harç nedeniyle noterde devir bedelinin eksik gösterilmesinin sıkça başvurulan bir uygulama olduğunu, senetlerin sıra senetleri olduğunu ve devir bedeline ilişkin olduklarını’ savunduğu; resmi şekilde yapılmış bir sözleşmenin hükümden kaldırılmasının da aynı şekilde yani resmi şekilde yapılması gerektiği, hisse devir protokolü içeriğinden devrin sermaye ile bağlantısının olmadığı hususunun belirlendiği, davalı tarafın davacı iddiasını başka bir ikrarla bölmüş olmadığı ve ispat yükünü üzerine aldığı, olayda hile, gabin, muvazaa gibi olguların bulunmadığı, kaldı ki davalı tarafça hisse devir sözleşmesinde belirtilen devir bedelinin aksine devrin farklı bir bedelle yapıldığı ileri sürülmüş ise de, hisselerin her zaman gerçek değerleriyle satılmayabilecekleri, muvazaa ileri süren tarafın kendi muvazaasına dayanamayacağı, davalı tarafın üzerine aldığı ispat yükünü yerine getiremediği, davalı tarafın dilekçelerinde açıkça yemin deliline de dayanmadığı, taraflar arasında gerçekleşen hisse devir bedelinin 150.000,00 TL olduğu, dava ve birleşen davanın konusu olan senetlerin farklı bir ticari ilişki kapsamında düzenlendiğinin ileri sürülmediği ve bu konuda delil de sunulmadığı, dava ve birleşen davaların konusu olan senetlerin toplam bedellerinin 140.000,00 TL olduğu, bu senetlerle ile davacı şirketin karar defterinde yazılı senetlerin toplam bedelinin ise 290.000,00 TL olduğu, hisse devir bedelinin 150.000,00 TL olduğu kabulüne göre davanın ve birleşen davaların konusu olan senetlerin bedelsiz kaldığı” gerekçeleriyle “1-... Esas sayılı davanın KABULÜ ile; 30/01/2015 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli, 28/02/2015 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli ve 30/03/2015 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli senetler nedeniyle davacıların davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, 2-Birleşen İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı davasının KABULÜ ile; 30/10/2015 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli, 30/11/2015 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli, 30/12/2015 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli, 30/01/2016 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli ve 28/02/2016 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli senetler nedeniyle davacıların davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, 3-Birleşen İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ...Esas sayılı davasının KABULÜ ile; 30/07/2015 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli, 30/08/2015 vade tarihli 10.000,00 TL bedelli ve 30/09/2015 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli 3 adet senetler nedeniyle davacıların davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, 4-Birleşen İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı davasının KABULÜ ile; 30/04/2015 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli, 30/05/2015 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli, 30/06/2015 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli senetler nedeniyle davacıların davalıya borçlu olmadıklarının tespitine” ilişkin 06/02/2018 tarihli, ... Esas ve ... Karar sayılı karar verilmiştir.
Karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Mahkememiz kararı İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ .... HUKUK DAİRESİ’nin 14/06/2023 tarihli,... Esas ve... Karar sayılı kararı ile ortadan kaldırılmıştır.
Gerekçesinde ise;
“Asıl ve birleşen davalarda dava: bonolardan kaynaklı menfi tespit istemine ilişkindir.
HMK'nun 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır.
Asıl dosyada; 30/01/2015 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli, 28/02/2015 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli ve 30/03/2015 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli üç adet senet, birleşen İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin... Esas sayılı dosyasında; 30/10/2015 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli, 30/11/2015 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli, 30/12/2015 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli, 30/01/2016 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli ve 28/02/2016 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli 5 adet senet, birleşen İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasında; 30/07/2015 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli, 30/08/2015 ve 30/09/2015 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli 3 adet senet, birleşen İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin... Esas sayılı dosyasında; 30/04/2015 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli, 30/05/2015 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli, 30/06/2015 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli senetler dava konusu yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince birleşen dosyaların asıl dosya ile birleşmesinden sonra birleşen İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasında ve birleşen İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ...Esas sayılı dosyasında birleşen dosya dava dilekçelerinin davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edilmediği, cevap dilekçesi sunması için davalıya bir süre verilmediği, dolayısıyla bu hali ile davalının savunma hakkının kısıtlanmış olduğu, yine birleşen tüm dosyalarla ilgili olarak dava tarihinde yürürlükte olan HMK’nın 139. maddesine göre tarafların ön inceleme duruşmasına usulüne uygun olarak davet edilmedikleri, ön inceleme duruşması yapılarak uyuşmazlığın tespit edilmediği, tarafların sulh olup olmadıklarının sorulmadığı, bu hali ile 6100 sayılı HMK hükümlerine göre usulüne uygun yargılama yapılmaması doğru olmamıştır.
Kabule göre de; her ne kadar ilk derece mahkemesince davalı tarafın dilekçelerinde açıkça yemin deliline de dayanmadığı belirtilerek davalının savunmalarını ispatlayamadığı kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de; davalı tarafın asıl dava dosyasına sunduğu cevap dilekçesinde açıkça yemin deliline dayandığı görülmüştür.
TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
(2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir.
Yemin delili, HMK'nın 225. ve devamındaki maddelerde düzenlenmiş olup yemin kesin delil niteliğindedir. Bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen taraf, o vakıayı başka delillerle ispat edemezse, diğer tarafa yemin teklifinde bulunabilir. Yemin, iddianın ispatı yönünden başvurulacak son bir ispat vasıtasıdır. Yemin deliline dayanan taraf, iddia veya savunmasının diğer delillerle ispatlanmamış olması nedeniyle bu delile sıra gelmiş olduğunu başka türlü bilemeyeceğinden; Hakim, ispat yükü üzerine düşen tarafın, iddiasını yazılı delillerle ispat edemediği kanaatine vardığı takdirde, ispat yükü üzerine düşen tarafa, dava ya da cevap dilekçesinde dayandığı yemin delilini de resen hatırlatmalıdır. Aksi halde, ispat yükü üzerine düşen tarafın tüm delilleri toplanıp, değerlendirilmemiş olacağından, yemin teklifi hakkı kullandırılmadan karar verilemez. Bununla birlikte iddia veya savunmasını ispat edemeyen tarafa yemin teklif etme hakkının hatırlatılabilmesi için yemin deliline açıkça dayanılmış olması zorunludur.
Davalı taraf hisse devir bedelinin 300.000 TL olduğunu, 150.000 TL olmadığını savunmuştur.
Bu açıklamalar uyarınca mahkemece; davalı tarafça cevap dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanıldığı, ispat yükü kendisinde olan davalının hisse devir bedelinin 300.000 TL olduğu savunmasını yazılı delille ispat edemediği gözetilerek, davalıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken aksi uygulama ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç olarak yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek derecede önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ve yargılamanın usule uygun yapılmaması nedeniyle HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava dosyasının kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine kesin olarak karar vermek gerekmiştir.” denmiştir.
Bu kararın ardından mahkememizce birleşen İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas ve ... Esas sayılı dava dosyalarında dava dilekçeleri davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edilmiştir.
Birleşen İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı ve ... Esas sayılı davasında davalılar vekili her iki birleşen dava yönünden verdiği ortak cevap dilekçesi ile özetle; müvekkilinin ve eşi ...'ın davacı şirketteki hisselerinin toplam 300.000,00-TL karşılığı devredildiğini, davaya konu edilen senetlerin hisse devir bedeli karşılığı olan senetler olduğunu, hisse devir bedeli konusunda muvazaanın söz konusu olduğunu, dvavacı tarafın bu muvazaadan yararlanmak suretiyle borçtan kurtulma çabası içerisinde olduğunu, şirket muhasebecisinin görüşü üzerine şirkette sermaye artırımına gidildiğini, şirketin devrine ilişkin resmi işlemlerin resmiyette görünen sermaye üzerinden yapıldığını, gerçek devir bedelinin 300.000,00-TL olduğunu, bu hususun senetlerin düzenlenme tarihinin devir tarihi olan 22/06/2012 olmasından da açıkça belli olduğunu, şirketin devir bedeli karşılığı düzenlenen bononun yazılı delil oluşturacağına ilişkin kararların bulunduğunu, tüm senetlerin düzenlenme tarihi aynı gün olup, senet düzenlenmesinin ve tesliminin tek seferde gerçekleştiğini, bu nedenle fazladan senet düzenlenmesinin söz konusu olmadığını; şirket müdürü seçilmesi işleminin sicile tescil ile geçerlilik kazanacağına ilişkin TTK’da bir düzenlemenin bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Birleşen İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dava dosyasında taraflar arasındaki uyuşmazlığın; “30/07/2015 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli, 30/08/2015 ve 30/09/2015 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli senetlerin bedelsiz olup olmadığı, davacıların bu senetler nedeniyle davalılar borçlarının bulunup bulunmadığı” konularında; birleşen İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dava dosyasında taraflar arasındaki uyuşmazlığın; “30/04/2015 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli, 30/05/2015 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli, 30/06/2015 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli senetlerin bedelsiz olup olmadığı, davacıların bu senetler nedeniyle davalılar borçlarının bulunup bulunmadığı” konularında olduğu belirlenmiştir.
Davanın ve birleşen davaların niteliği gereği yazılı delillerle ispatı gerektiğinden, tanıkla ispatı olanaklı olmadığından, asıl davada ve birleşen davalarda davalılar vekilinin tanık dinletme isteğinin reddine karar verilmiştir.
Asıl davada ve birleşen davalarda davalı vekili yemin deliline dayanmıştır.
Kendisine yemin davetiyesi tebliğ edilen asıl davada ve birleşen davalarda kendi adına asaleten, şirket adına temsilen davacı ... 14/05/2024 tarihli duruşmaya gelerek "... ile ilgili 22/06/2012 tarihli hisse devir protokolünde 5.080 adet ve 920 adet hissenin kendisine (...'a) 300.000,00 TL değil, 150.000,00 TL devir bedeli üzerinden devredildiği, hisselerin bedelinin ödendiği, davalı tarafa herhangi bir borcun kalmadığı, asıl davanın ve birleşen davaların konusu olan senetler nedeniyle davalıya herhangi bir borcun bulunmadığı, senetlerin bedelsiz kaldığı" konusunda usulüne uygun şekilde yemin yapmıştır.
Toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre; taraflar arasında imzalanan 22/06/2012 tarihli hisse devir protokolünde 5.080 adet ve 920 adet hissenin davacıya devredildiğinin karar altına alınmış olması ve toplam devir bedelinin de davacı vekilinin ileri sürdüğü şekilde 150.000,00 TL olarak gösterilmiş bulunması nedeniyle devir bedelinin 150.000,00 TL değil, 300.000,00 TL olduğu yönündeki savunmayı ispat yükü davalı taraftadır. Somut olayda; asıl davada ve birleşen davalarda davacı ... "davalının ve davalının eşinin hisselerini devraldığını, karşılığında ise senet verdiğini", asıl davada ve birleşen davalarda davacılar vekili "ilkin bu senetlerin verildiğini ancak ileri vadeli istendiği için sonradan diğer senetlerin düzenlendiğini ve bu 3 dava konusu senedin bedelsiz kaldığını" belirtmişlerdir. Karşı taraf vekili de "harç nedeniyle noterde devir bedelinin eksik gösterilmesinin sıkça başvurulan bir uygulama olduğunu, senetlerin sıra senetleri olduğunu ve devir bedeline ilişkin olduklarını" savunmuştur. Resmi şekilde yapılmış bir sözleşmenin hükümden kaldırılmasının da aynı şekilde yani resmi şekilde yapılması gereklidir. Hisse devir protokolü içeriğinden devrin sermaye ile bağlantısının olmadığı hususu belirlenmiştir. Davalı taraf davacı iddiasını başka bir ikrarla bölmemiştir. İspat yükü davalıdadır. Hile, gabin, muvazaa gibi olgular bulunmayıp, davalı tarafça hisse devir sözleşmesinde belirtilen devir bedelinin aksine devrin farklı bir bedelle yapıldığı ileri sürülmüş ise de, hisseler her zaman gerçek değerleriyle satılmayabileceklerdir. Diğer yandan; muvazaayı ileri süren taraf kendi muvazaasına dayanamayacaktır. Davalı tarafın üzerine aldığı ispat yükünü yerine getiremediği, yemin davetiyesi tebliğ edilen asıl davada ve birleşen davalarda kendi adına asaleten, şirket adına temsilen davacı ... 14/05/2024 tarihli duruşmada "22/06/2012 tarihli hisse devir protokolünde 5.080 adet ve 920 adet hissenin kendisine (...'a) 300.000,00 TL değil, 150.000,00 TL devir bedeli üzerinden devredildiği, hisselerin bedelinin ödendiği, davalı tarafa herhangi bir borcun kalmadığı, asıl davanın ve birleşen davaların konusu olan senetler nedeniyle davalıya herhangi bir borcun bulunmadığı, senetlerin bedelsiz kaldığı" konusunda usulüne uygun şekilde yemin yapmıştır. Taraflar arasında gerçekleşen hisse devir bedelinin 150.000,00 TL olduğu, dava ve birleşen davanın konusu olan senetlerin farklı bir ticari ilişki kapsamında düzenlendiğinin ileri sürülmediği ve bu konuda delil de sunulmadığı, dava ve birleşen davaların konusu olan senetlerin toplam bedellerinin 140.000,00 TL olduğu, bu senetlerle ile davacı şirketin karar defterinde yazılı senetlerin toplam bedelinin ise 290.000,00 TL olduğu, hisse devir bedelinin 150.000,00 TL olduğu kabulüne göre davanın ve birleşen davaların konusu olan senetlerin bedelsiz kaldığı anlaşıldığından, haki görülen davanın ve birleşen davaların kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM ; Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
I-... Esas sayılı asıl davada;
1-Davanın KABULÜ ile;
30/01/2015 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli, 28/02/2015 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli ve 30/03/2015 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli senetler nedeniyle davacıların, davalıya borçlu olmadıklarının tespitine,
2-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 2.049,30 TL nispi ilam harcından, peşin alınan 512,33 TL harcın düşülmesi ile kalan 1.536,97 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak, Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacıların yatırmış oldukları 25,20 TL başvurma harcı ve 512,33 TL peşin harç toplamı olan 537,53 TL'nin davalıdan alınarak, davacılara verilmesine,
4-Davacıların yapmış oldukları 505,13 TL'si tebligat-posta gideri ve 375,00 TL'si bilirkişi ücreti gideri olmak üzere toplam 880,13 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacılara verilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacılara verilmesine,
II-Birleşen İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı davasında;
1-Davanın KABULÜ ile;
30/10/2015 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli, 30/11/2015 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli, 30/12/2015 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli, 30/01/2016 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli ve 28/02/2016 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli senetler nedeniyle davacıların, davalıya borçlu olmadıklarının tespitine,
2-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 3.415,50 TL nispi ilam harcından, peşin alınan 853,88 TL harcın düşülmesi ile kalan 2.561,62 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak, Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacıların yatırmış oldukları 29,20 TL başvurma harcı ve 853,88 TL peşin harç toplamı olan 883,08 TL'nin davalıdan alınarak, davacılara verilmesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacılara verilmesine,
III-Birleşen İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2015/1100 Esas sayılı davasında;
1-Davanın KABULÜ ile;
30/07/2015 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli, 30/08/2015 vade tarihli 10.000,00 TL bedelli ve 30/09/2015 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli 3 adet senetler nedeniyle davacıların, davalıya borçlu olmadıklarının tespitine,
2-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 2.049,30 TL nispi ilam harcından, peşin alınan 512,33 TL harcın düşülmesi ile kalan 1.536,97 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak, Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacıların yatırmış oldukları 27,70 TL başvurma harcı ve 512,33 TL peşin harç toplamı olan 540,03 TL'nin davalıdan alınarak, davacılara verilmesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacılara verilmesine,
IV-Birleşen İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı davasında;
1-Davanın KABULÜ ile;
30/04/2015 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli, 30/05/2015 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli, 30/06/2015 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli senetler nedeniyle davacıların, davalıya borçlu olmadıklarının tespitine,
2-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 2.049,30 TL nispi ilam harcından, peşin alınan 512,33 TL harcın düşülmesi ile kalan 1.536,97 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak, Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacıların yatırmış oldukları 27,70 TL başvurma harcı ve 512,33 TL peşin harç toplamı olan 540,03 TL'nin davalıdan alınarak, davacılara verilmesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacılara verilmesine,
V-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair; tarafların ve taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 14/05/2024
Katip ...
¸E-imza
Hakim ...
¸E-imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!