T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/70
KARAR NO : 2024/446
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/01/2023
KARAR TARİHİ : 04/06/2024
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda dava dosyası ve ekleri incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 12/08/2022 tarihinde ... plakalı araç sahibi ve sürücüsü ...'in Edremit Burhaniye yol istikametinden Kocaseyit Havalimanı ışıklarına yaklaştığı sırada aracının ön kısımları ile mülkiyeti davacı ...'a ait ... plakalı araca arka kısımlarından çarptığını, çarpma sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, dava konusu olayda davalı ...ın duramayıp davacıya ait araca arkasından çarpması neticesinde asli ve tam kusurlu olduğunu, davacının aracı için yurtdışında ekspere başvurduğunu, eksper tarafından düzenlenen raporda ... plakalı araç için yedek parça ve işçilik toplam 16.150,00 EURO hasar onarım bedelinin tespit edildiğini, davalı sigorta şirketi tarafından 17/11/2022 tarihinde 10.445,00 TL tutarında kısmi hasar ödemesi yapıldığını, fiili ödeme günündeki yabancı para kur karşılığının 540,92 Euro olduğunu, yapılan ödemenin kısmi hasar ödeme tutarı düşülerek, söz konusu bedellerin davalı sigorta şirketi ve şahıstan tahsil edilmesi talebiyle açıldığını, işbu nedenlerle hasar onarım ve işçilik bedeline ilişkin şimdilik 50,00 Euro maddi tazminatın davalı sigorta şirketi bakımından poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak kaydıyla temerrüt tarihinden itibaren yabancı para bakımından 3905 sayılı yasanın 4/A maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı TL olarak tahsiline, diğer davalı ...'den ise kaza tarihinden itibaren müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacının ekspertiz olarak ödediği 1.433,95 Euro'nun fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı TL olarak yargılama giderlerine dahil edilerek sigorta şirketi davalıdan, diğer davalı ...'den ise kaza tarihinden itibaren müştereken ve müteselsilen tahsiline, vekalet ücreti ile yargılama giderlerini davalılar tarafına müştereken ve müteselsilen yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın 12/08/2022 tarihinde meydana geldiğini, hasarlı aracın ise hasarlı hali ile bir aydan fazla süre Türkiye'de bekletilip daha sonra Almanya'ya götürülerek 20/09/2022 tarihinde ekspertiz yaptırıldığını, bu durumda aracın acilen Almanya'ya götürülmek zorunda olmadığının açık olduğunu, araçta herhangi bir parça değişmeyeceği gibi sadece kaporta onarımı gerektiren hasarların mevcut olduğu ve Burhaniye'de de yetkili servislerin bulunduğunu, 2-3 iş günü sürecek onarım süresinde aracın ibraz edilen ekspertiz raporunda da belirtildiği üzere 10.445,00 TL'na 3 gün içinde onarımının yapılarak Almanya'ya götürülmesi mümkün iken bu az maliyetli çözümden kaçınılarak hiçbir zorunluluk olmamasına rağmen Almanya'da ekspertiz incelemesi yapılması için bekletilmesinin hiçbir şekilde haklı bir girişim olmadığını, davalı şirketin tespit edilen 10.445,00 TL onarım bedelini 17/11/2022 tarihinde davacı vekiline ödediğini ve üzerine düşen mükellefiyeti yerine getirdiğini, işbu nedenlerle fahiş taleplerin reddi ile masraf ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR: -25/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
*... plakalı araç sürücüsü ... dikkatsiz araç kullanıp önünde bekleyen araca arkadan çarptığı için kazanın oluşumunda etken,
*... plakalı araç sürücüsü ...'ın atfı kabil kural ihlali olmadığından kazanın oluşumunda etken değil ise de;
*... plakalı davacı aracında meydana gelen toplam hasarın kdv dahil 2.375,88 tl olduğu;
Davalı sigorta tarafından davacıya 540,92 euro ödenmiş olduğundan hasardan geriye kalan =2.916,80-540,92=2.375,88 Euro bede tarihindeki merkez bankası efektif satış kuru üzerinden tl cinsinden ödenmesinin gerektiği ;
*Ödenen 1.433.985 TL ekspertiz ücretinin ödenip ödenmemesi konusu mahkemenin taktirinde olduğu görüs ve kanaatine varılmıstır.
-12/03/2024 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle;
*... plakalı araç sürücüsü ... dikkatsiz araç kullanıp önünde bekleyen araca arkadan çarptığı için kazanın oluşumunda etken,
*... plakalı araç sürücüsü ...'ın atfı kabil kural ilali olmadığından kazanın oluşumunda etken dı l ise de;
*... plakalı davacı aracında meydana gelen toplam hasarın KDV dahil 2.375,88 TL olduğu;
*Davalı sigorta davacıya 540,92 euro ödemiş olduğundan hasardan geriye kalan=2.916,80-540,92=2.375,88 Euro bedelin daha ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru üzerinden TL cinsinden ödenmesi gerektiği
*Ödenen 1.433,95 euro ekspertiz ücretinin ödenip ödenmemesi konusu mahkemenin taktirinde olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.
*Kök rapor ile ek rapor arasında bir değişiklik olmamıştır.
-Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine yazılan yazıya cevap verilmiştir.
-Türkiye Noterler Birliğine yazılan yazıya cevap verilmiştir.
GEREKÇE :
Dava; davacı aracında meydana gelen hasar bedeli ve ekspertiz ücretinin karşı taraf araç ZMMS sigortacısından tahsili davasıdır.
Dava tarihinde yürürlükte olan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1.maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1.maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın amacı A.1 maddesinde “Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına yönelik ilgililerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir.” şeklinde belirlenmiştir. Sigortanın kapsamı ise genel şartlar A.3. maddesinde “sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır.” şeklinde düzenlenmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Olay tarihinde yürürlükte bulunan 2918 sayılı KTK.nın 90. maddesinde “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme ve zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı kapsamı dışında bulunan hallerin düzenlendiği 92/i maddesindeki “Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.” şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihinde ... E-... K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ile zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarına göre belirleneceğine dair düzenleme iptal edilmiştir. T.C. Anayasası’nın 153/6. maddesinde, “Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar.” düzenlemesi mevcut olup, bu düzenlemenin doğal sonucu olarak Anayasa Mahkemesi’nce bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da bunların belirli hükümlerinin Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edildiğinin bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa’ya aykırılığı saptanan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa’nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülmeyeceği kabul edilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir.
Yargıtay içtihatları ile kabul edilen “usuli kazanılmış hak” olgusunun, birçok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnalarının bulunduğu, yeni bir İçtihadı Birleştirme Kararı (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK) ya da geçmişe etkili bir yeni kanun çıkması, benzer şekilde uygulanması gereken bir kanun hükmünün, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilmesi hallerinde, usulü kazanılmış hakka göre değil, İBK'na veya geçmişe etkili yeni kanuna ya da Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilebileceği (HGK’nın 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 E., 19 K.; 03.02.2010 tarihli ve 2010/4-40 E., 2010/54 K), dolayısıyla bilirkişi raporları alındıktan ve bu raporlar nedeniyle taraflar lehine oluşan usulü kazanılmış hakka göre değil sonra Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilmesi gerektiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ... esas, ... karar sayılı, ... esas, ... karar sayılı emsal kararlarında da belirtildiği üzere Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda anılan iptal kararı sonrasında oluşan yeni duruma göre KTK'nun 90. Maddesi hükmü dikkate alındığında, zarar gören hak sahiplerinin zarar veren 3.kişilerden ve sigorta şirketinden talep edebilecekleri tazminatın kapsamının belirlenmesinde kullanılacak yöntem ve ölçütler konusunda kısıtlama bulunmadığından, üçüncü kişi olan davacının uğradığı hasar zararının tespitinde 6098 sy Türk Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alınarak yerel piyasa koşulları, yedek parça ve servis maliyetleri, kazalı parça ve yeri, işçilik maliyetleri, KDV dikkate alınması gerektiği kanaatine varılmıştır.
DAVACIYA AİT OLAN ARACIN YABANCI PLAKA OLMASI VE YAPILAN HASAR TAZMİNATI HESABININ YABANCI PARA OLUP OLMAYACAĞINA İLİŞKİN İNCELEMEDE;
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ... Esas ... Karar sayılı ilamında ".......Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarında da aracın yurt dışındaki hasar tespiti ve onarım bedeline yakın meblağların belirlendiği görülmektedir. Davalı taraf kusuru oranında sigortalı araçta meydan gelen gerçek zarardan sorumlu olacağından, olayda kaza tarihi itibariyle yurt dışında uğranılan gerçek zarar miktarı belirlenerek bu miktara hükmedilmesi gerektiği açıktır. Yurt dışında yaşayan araç malikinin geçici olarak Türkiye’de bulunduğu sırada oluşan hasar nedeniyle, aracın Türkiye’de tamiri mümkün olabilecek olsa da, aracın tamirini burada yaptırmaya zorlanamayacağı kabul edilmelidir" gerekçesiyle oybirliğiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
.... Almanya’da ikamet eden, tatilini geçirmek üzere Türkiye’de bulunan ve geçici olarak getirdiği aracı trafik kazası sonucunda hasara uğrayan sigortalının, aracının onarımını Türkiye’de yapması konusunda zorlanamayacağının kabulü gerekir. Sigorta ettiren, aracını Türkiye’de veya ikamet ettiği ülkede tamir ettirmek konusunda seçimlik hakka sahiptir. Sigorta ettirenin bu seçimlik hakkını ikamet ettiği ülkede tamir ettirme yönünde kullanması durumunda, yurt dışı tamirine ilişkin gerçek hasar bedelinin tespit edilerek bu bedelin Türk Lirası karşılığının rücuen tazminine karar verilmelidir"
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ... Esas... Karar sayılı ilamında ... Esas ... Karar sayılı "Borçlar Kanunu’nun 23.11.1990 gün ve 3678 sayılı Yasa ile değişik 83.maddesinde haksız fiil ve sebepsiz zenginleşmeden doğan alacaklarda yabancı para üzerinden zararın ne şekilde giderileceği konusunda açık ve net bir hüküm bulunmamakla birlikte, haksız fiil ve sebepsiz zenginleşmeden doğan davalarda oluşan zararın yabancı para üzerinden ödenmesine engel emredici ve yasaklayıcı bir hüküm de yer almış değildir. Bu konuda yasada bir boşluk bulunduğu şüphesizdir.
Nitekim İsviçre’de de haksız fiil ve sebepsiz zenginleşmeden doğan zararlarda İsviçre Borçlar Kanunu’nda zararın yabancı para üzerinden ödeneceğine dair düzenleyici bir hüküm bulunmamasına rağmen, uygulama ve öğretide bu hallerde de zararın yabancı para üzerinden giderilmesi kabul edilmektedir. Bu sonuca şu gerekçelerle ulaşılmaktadır:
Tazminatın amacı, zarar gören kişinin gerçek zararını karşılama olmalıdır. Zararın giderilmesinde hangi para biriminin esas alınacağı sorusu da, zararın hangi para birimi ile tam olarak karşılanabileceği şeklinde olmalıdır. Yasanın amacı, zararın tamamen giderilmesine yöneliktir. Sözleşme dışı tazminat taleplerinde doğru ve hakkaniyete uygun bir sonuca varılabilmesi gerekir. Böylece ileride munzam zarar ve kur farkı davalarına (BK m.105) meydan verilmemesi ve zararın tam olarak karşılanması için, bu zararın zarar gören açısından tespiti gerekir. Zarar gören açısından zarar, hangi para birimine göre doğmuşsa, o para biriminin tazminat olarak talep edilmesi amaca uygunluk yönünden en uygun olanıdır (Bkz. BGE 48 II 79:BGE 47 II 194). Örneğin deniz taşımalarında kullanılan yabancı menşeli konteyner haksız eylem sonucunda Türkiye’de hasarlanmış ise, hasarlanan konteynerin yerine konulacak yabancı menşeli bir konteynerin Türkiye ve yabancı ülkelerde yabancı para ile alınabileceği belirgindir. Zarar gören kişinin zararı ancak yabancı para ile giderilebilir.
Bu noktada, zarar ve tazminat kavramları hakkında kısa bir açıklama yapılmasında yarar vardır.
Hemen belirtilmelidir ki, kaynağı veya hukuki sebebi ne olursa olsun, zarar kavramı, zarar görenin mal veya manevi varlığındaki bir azalmayı; zararın tazmini ise, eğer zarar oluşmasaydı zarar görenin malvarlığı hangi halde olacak idiyse, o halin yeniden sağlanmasını ifade eder.
Doğaldır ki; kaynağına, sebebine ve her somut olayda farklı şekillerde gündeme gelebilecek benzeri ölçütlere göre, hem zararın nitelik ve kapsamı ve hem de tazmini, her olayın kendine özgü yapısı içerisinde, değişen bir özellik gösterecektir. Dolayısıyla, zarar verenin tazminat yükümlülüğü belirlenirken, zarar görenin malvarlığının zararın doğumundan önceki hale getirilmesinin sağlanması esas tutulmalı; bunu tam olarak sağlayacak, eş söyleyişle gerçek zararı gidermeye yeterli olacak miktarda tazminata hükmedilmeli; tazminat miktarı, zarar görenin malvarlığında zarardan önceki duruma göre bir artış sağlamamalı, ancak azalmaya da neden olmamalıdır.
Açıklanan ilkeler, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 10.12.2003 gün ve E: K: sayılı ilamında da benimsenmiştir...."
Yukarı belirtilen Yargıtay Hukuk Genel Kurul kararları dikkate alındığında davacı vekilinin zararını bulunduğu ülke koşullarına göre istemesinde kanuna aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Yabancı ekspertiz ücretine ilişkin yapılan değerlendirmede; Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı ilamında "... Ancak yargılama giderlerinden olan ekspertiz masrafı ile ilgili karar verilmemiştir. Ekspertiz gideri yargılama giderlerinden olup yargılama giderlerine eklenerek davanın kabul ve red oranına göre karar verilmesi gerekirken, bu hususta karar verilmemiş olması doğru değil bozma sebebi ise de bu yöndeki yanılgının giderilşmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden ...."
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'nin .... Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar sayılı ilamında "Ekspertiz gideri ayrı bir alacak olmayıp yargılama gideri olması nedeniyle yargılama giderine dahil edilerek kabul ve red oranına göre tahsiline karar verilmesi gerekmektedir. Taraflara tefhim edilen kısa kararda ekspertiz giderinin yargılama gideri bölümünde tahsiline karar verildiği belirtildiğinden bu doğrultuda gerekçeli kararın son paragrafında ekspertiz giderinin yargılama giderleri bölümünde değerlendirilerek kabul ve red oranına göre davalıdan tahsiline karar verildiğinin belirtilmesi kısa karar ile gerekçe arasında çelişki oluşturmayıp bu yöndeki davalı vekilinin istinaf itirazının reddi gerekmekte ise de hükmün yargılama giderlerine ilişkin 4 nolu bendinde ekspertiz giderlerinin unutulduğu anlaşıldığından davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmüştür. Ancak yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına göre yabancı ekspertiz ücretinin fiili ödeme tarihindeki kura göre tahsiline karar verilmesi gerekirken davacı vekili dava dilekçesinde karar tarihindeki kura göre tahsil isteyerek talebini daralttığından davacı vekilinin fiili ödeme tarihindeki kura göre hüküm kurulması gerektiğine" şekilde ilamları mevcuttur.
Tüm bu yasal düzenlemeler ve somut olay birlikte değerlendirildiğinde; 12/08/2022 tarihinde ... plakalı araç sahibi ve sürücüsü ...'in Edremit Burhaniye yol istikametinden Kocaseyit Havalimanı ışıklarına yaklaştığı sırada aracının ön kısımları ile mülkiyeti davacı ...'a ait ... plakalı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda açıklanan gerekçelerle davalı sigortalısına ait aracı kullanan sürücünün kusurlu olduğu, davacının bu trafik kazasının oluşumunda herhangi bir etkisinin bulunmadığını, hasarın kaza ile uyumlu olduğu, davacı aracında meydana gelen hasarın Davalı sigorta davacıya 540,92 euro ödemiş olduğundan hasardan geriye kalan=2.916,80-540,92=2.375,88 Euro olduğu, zararın Davalı aracın ZMMS poliçe limiti kapsamında olduğu, davalı sürücü ve davalı sigorta şirketinin poliçe kapsamında doğan hasar kaybı zararından sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketinin 2918 sayılı KTK.nun 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın B 2/2.1. maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte kendisine ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde ödeme yükümlülüğü bulunduğu, 6102 sayılı TTK'nın sigorta sözleşmelerine ilişkin genel hükümlerin düzenlendiği kısmında yer alan 1426/1. maddesinde "sigortacı, sigorta ettiren, sigortalı ve lehtar tarafından, rizikonun, tazminatın veya bedel ödeme borcunun kapsamının belirlenmesi amacıyla yapılan makul giderleri, bunlar faydasız kalmış olsalar bile, ödemek zorundadır" düzenlemesi uyarınca davacı tarafından zararın tespiti için araç üzerinde yapılan eksper incelemesine neticesinde ödenen (ve belgesi sunulu) ekspertiz ücretinin de anılan kanun hükmü kapsamında yargılama giderleri içinde değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla davacının davasının kabulüne, 3095 Sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca işleyecek değişken faiziyle birlikte, fiili ödeme tarihindeki merkez bankasının efektif satış kuru üzerinden TL karşılığının davalılardan tahsiline karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davacının davasının KABULÜNE,
1-2.375,88 Euro Hasar tazminatın davalı ... Sigorta şirketi yönünden temerrüde düştüğü 17/11/2022 tarihinden, diğer davalı ... yönünden kaza tarihi olan 12/08/2022 tarihinden itibaren itibaren 3095 Sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca işleyecek değişken faiziyle birlikte, fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankasının efektif satış kuru üzerinden TL karşılığının müşterek ve müteselsilen alınarak (tahsilde tekerrür teşkil etmemek kaydıyla) Davacıya verilmesine,
2-Ekspertiz ücretinin yargılama gideri bölümünde takdirine
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 5.598,65 TL nispi harçtan, peşin alınan 179,90 TL ve ıslah ile tamamlanan 1.378,37 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.040,38 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNE’ YE GELİR KAYDINA.
4-Davacının yatırmış olduğu 179,90 TL başvurma harcı, 179,90 TL peşin harç ve 1.378,37 TL ıslah harcı toplamı olan 1.738,17 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine,
5-Davacının yapmış olduğu 581,50 TL'si tebligat-posta gideri, 4.000,00 TL'si bilirkişi ücreti gideri olmak üzere 4.581,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine ve 1.433,95 Euro ekspertiz ücreti yargılama giderinin davalılardan fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankasının efektif satış kuru üzerinden TL karşılığının müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.200,00 TL'nin davada haksız çıkan davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT hükümlerine göre 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine.
8-Taraflarca yatırılan kullanılmayan gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı yasanın 345. Maddesi uyarınca 2 haftalık kesin süresi içerisinde Bölge İstinaf Mahkemesine başvuru yolunun açık olduğu açıkça okunup usulünce anlatıldı.04/06/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!