T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/680
KARAR NO : 2024/220
DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 23/08/2023
KARAR TARİHİ : 19/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı taraf vekili dava dilekçesi ile özetle; Müvekkiline ait ... plakalı araç ile ... plakalı araç arasında 07/02/2023 tarihinde çarpışmaları nedeniyle maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, trafik kazasında kaza tespit tutanağı uyarınca ... plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybının tespiti için eksper ...' a dosya teslim edildiğini, raporda müvekkilinin aracında 17.500,00 TL değer kaybı tespit edildiğini, ekspere hizmet bedeli olarak 443,31 TL ödendiğini, ilgili kusurlu aracın kaza tarihini kapsar şekilde ... Sigorta AŞ'nin teminatı kapsamında olduğunu, arz ve izah edilen sebeplerle; talep edilebilir tazminat bedelinin yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edileceği baz alınarak, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL değer kaybı tazminatının davalıdan kaza tarihi olan 07/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, ekspertiz hizmet bedeli olarak ödenen 443,31 TL'nin yargılama gideri olarak dahil edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı taraf vekili cevap dilekçesi ile özetle; Davanın kısmi alacak başvurusu şeklinde yapılmasının mümkün olmadığını, davacı tarafından sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını, sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu kabul etmemekle Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınması gerektiğini, davacının avans faiz talebinin de yerinde olmadığını, davacı vekilinin kısmi dava açmasında hukuki yarar bulunmadığından davacıya talep tutarının açıklattırılmasını; aksi halde davanın reddine karar verilmesini, müvekkili sigorta şirketine eksik evrakla başvuru yapıldığından dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesini, haksız ve mesnetsiz işbu davanın reddine, ekspertiz ücreti başta olmak üzere tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Kaza tespit tutanağı: Görevli polis memurlarınca düzenlenen 07/02/2023 tarihli trafik kazası tespit tutanağında olay; " Sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile ... stadyumundan hareketlenip ... sokağı takiben ... Caddesi istikametine seyrederken ... sokak ile ... Caddesi kesimine gelip sağa doğru dönüş yapmak istediği esnada ... plakalı aracına takılı olan ... plakalı dorsenin sol arka köşe kısımları ile park halindeki ... plakalı aracın sağ arka çamurluk, sağ arka kapı ve sağ ön kapı kısımlarına çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği anlaşılmış olup; kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ... 2918 sayılı K.T.K. 'da yer alan 53/1-a maddesini ihlal ettiğinden kusurlu olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. " şeklinde tanımlanmıştır.
Hasar Dosyası : ... Sigorta AŞ'nin 04/10/2023 tarihli cevabi yazısında hasar dosyası kapsamında kasko sigorta şirketi olan ... Sigorta AŞ'ye 16.461,00-TL hasar bedeli ödemesi yapıldığı bildirilmiş, kazaya ait hasar dosyası dosyamız arasına alınmıştır.
Poliçe : Davalı ... Sigorta AŞ ile dava dışı ... arasında ... plakalı araca ilişkin olarak 04/12/2022 - 04/12/2023 tarihlerini kapsar ZMMS poliçesi bulunmaktadır. Poliçe limiti maddi araç başına 100.000,00-TL.'dir.
Trafik Tescil : Türkiye Noterler Birliğinin 18/09/2023 tarihli cevabi yazısından; ... plakalı aracın davacı ... adına, ... plakalı aracın ise dava dışı ... adına tescilli olduğu bildirilmiştir.
Tramer : Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinin 20/09/2023 havale tarihli cevabi yazısında; Davacıya ait ... plaka sayılı aracın kaza tarihi olan 07/02/2023 tarihinden önce açılmış 3 adet hasar dosyasının mevcut olduğu görülmüştür.
Bilirkişi heyet raporu : 21/02/2024 tarihli raporda; Kusur yönünden; ... plakalı çekici sürücüsü ...' ın; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 46/ maddesinin c) trafiği aksatacak veya tehlikeye sokacak şekilde şerit değiştirmemek zorundadırlar'' maddeleri ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun sürücülere ait asli kusurları düzenleyen 84. Maddesinin (j) bendindeki “Manevraları düzenleyen genel şartlara uymama” kuralını ihlal ettiği ve kazanın oluşumunda etken olduğu; ... plakalı otomobil sürücüsünün; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununca sürücüsünün etken olmadığı, değer kaybı bedeli yönünden; ... plaka sayılı aracın 2.el satışı esnasında değer kaybı bedelinin 15.000,00 TL olabileceği görüş ve kanaatine varılabileceği, ekspertiz bedeli yönünden; 375,69 TL + KDV TL değer kaybı tespit bedelinin makul bir değer olduğu, yargılama gideri sayılıp sayılmayacağı veya gerçek zarar olup olmadığı hukuki bir konu olması nedeniyle değerlendirmesi ve taktirinin Sayın Mahkemeye bırakıldığı mütalaa edilmiştir.
Bedel artırım dilekçesi : Davacı vekili 06/03/2024 tarihli dilekçesi ile; 100,00 TL olarak talep etmiş oldukları değer kaybı alacaklarını 15.000,00 TL olarak artırdıklarını beyan etmiş, 15.000,00 TL değer kaybı alacaklarının kaza tarihi olan 07.02.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline, 443,31 TL ekspertiz hizmet bedelinin yargılama giderlerinden sayılmasına, yargılama harç ve giderleriyle beraber vekalet ücretinin davalı sigorta şirketine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiş, tamamlama harcını aynı tarihte yatırmıştır.
Dava; davacı aracında meydana gelen değer kaybı bedelinin davalı ZMMS sigortacısından tahsili davasıdır.
Davalı sigorta vekili davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını savunarak davanın usulden reddini talep etmiştir. Belirsiz alacak davasını düzenleyen 6100 Sayılı HMK 107. maddesinde; “(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir. (2) (Değişik:22/7/2020-7251/7 md.) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğunda, hâkim tarafından tahkikat sona ermeden verilecek iki haftalık kesin süre içinde davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın talebini tam ve kesin olarak belirleyebilir. Aksi takdirde dava, talep sonucunda belirtilen miktar veya değer üzerinden görülüp karara bağlanır.” hükmüne yer verilmiştir. Bu hükme göre, belirsiz alacak davasının alacak miktarının veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenemediği ya da imkansız olduğu hallerde belirsiz alacak davası açılabilecektir. Davacı tarafça dava açılmadan önce kendi kasko sigortacısına başvuru üzerine ve özel olarak ekspertiz raporu alıp, hasar miktarı ve değer kaybı bu raporlar ile tespit edilmiş ise ise de, davacıya ait araçta trafik kazası sonucu meydana gelen gerçek zarar miktarı taraflar arasında tartışmasız ve açıkça belirli olmayıp, dava tarihi itibariyle zararın miktar ve değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin davacıdan beklenemeyeceği anlaşılmakla HMK’nın 107. maddesine uygun olarak, belirsiz alacak davası açılması mümkündür. (Yargıtay HGK 17.11.2020 tarih 2017/17-1102 E. 2020/905 K. sayılı ilamı)
Dava tarihinde yürürlükte olan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1.maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1.maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın amacı A.1 maddesinde “Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına yönelik ilgililerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir.” şeklinde belirlenmiştir. Sigortanın kapsamı ise genel şartlar A.3. maddesinde “sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır.” şeklinde düzenlenmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe girmiş, 04.12.2021 tarihinde RG’de yayınlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişik Yapılmasına Dair Genel Şartlar uyarınca daha önceki Genel Şartların, 1., 2. 3., 4.,5., 6.,7.,8., 9., 10., 11, 12., 13., 14. ,15., 16., maddelerinde değişiklik yapılmış olup, 17. Maddesi ile de Genel Şartlara Ek-7 eklenerek, Ek-7’ de, değer kaybı, sakatlık, destekten yoksun kalma tazminatlarının nasıl hesaplanacağının düzenlenmiştir. Bu değişikliğin 18. Maddesi ile “Bu genel şartların yayımı tarihinde yürürlüğe girer.” Düzenlemesine, 13. Maddesi ile Genel Şartalırn C.11. Maddesine yapılan ek maddede “Bu genel şartların yürürlük tarihinden sonra yapılan değişiklikler, söz konusu değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonra akdedilen sözleşmelere uygulanır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Olay tarihinde yürürlükte bulunan, 19.06.2021 tarihinde RG’de yayınlanan 7327 sy İcra ve İflas Kanunun ile Bazı Kanunlarda Değişik Yapılmasına Dair Kanunun 18. Maddesi ile değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 90 ıncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde “Bu tazminatlardan;a) Değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı dikkate alınarak,…hesaplanır.”düzenlemesi ile maddenin 2. Fıkrasındaki “Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Sigortacılık ve Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından belirlenir.” şeklindeki düzenlemenin, 14 Şubat 2023 tarihli 32104 sayılı RG’de yayınlanan Anayasa Mahkemesi’nin ... esas, ... karar, 29/12/2022 tarihli kararı ile Anayasa’ya aykırı bulunarak iptaline karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ile zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarına göre belirleneceğine dair düzenleme iptal edilmiştir. T.C. Anayasası’nın 153/6. maddesinde, “Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar.” düzenlemesi mevcut olup, bu düzenlemenin doğal sonucu olarak Anayasa Mahkemesi’nce bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da bunların belirli hükümlerinin Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edildiğinin bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa’ya aykırılığı saptanan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa’nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülmeyeceği kabul edilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir.
Yargıtay içtihatları ile kabul edilen “usuli kazanılmış hak” olgusunun, birçok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnalarının bulunduğu, yeni bir İçtihadı Birleştirme Kararı (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK) ya da geçmişe etkili bir yeni kanun çıkması, benzer şekilde uygulanması gereken bir kanun hükmünün, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilmesi hallerinde, usulü kazanılmış hakka göre değil, İBK'na veya geçmişe etkili yeni kanuna ya da Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilebileceği (HGK’nın 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 E., 19 K.; 03.02.2010 tarihli ve 2010/4-40 E., 2010/54 K), dolayısıyla bilirkişi raporları alındıktan ve bu raporlar nedeniyle taraflar lehine oluşan usulü kazanılmış hakka göre değil sonra Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilmesi gerektiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ... esas, ...karar sayılı, ... esas, ... karar sayılı emsal kararlarında da belirtildiği üzere Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda anılan iptal kararı sonrasında oluşan yeni duruma göre 04.12.2021 tarihinde RG’de yayınlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişik Yapılmasına Dair Genel Şartlar hükmlerinin ve Ek-7 deki değer kaybı hesaplama formülasyonunun somut olaya uygulanmasına olanak bulunmadığı, KTK'nun 90. Maddesi hükmü dikkate alındığında, zarar gören hak sahiplerinin zarar veren 3.kişilerden ve sigorta şirketinden talep edebilecekleri tazminatın kapsamının belirlenmesinde kullanılacak yöntem ve ölçütler konusunda kısıtlama bulunmadığından, üçüncü kişi olan davacının uğradığı hasar zararının tespitinde 6098 sy Türk Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alınarak yerel piyasa koşulları, yedek parça ve servis maliyetleri, kazalı parça ve yeri, işçilik maliyetleri, KDV dikkate alınması gerektiği, değer kaybı yönünden de 6098 sy Türk Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alınarak yerel piyasa koşulları, ülkenin şartları, aracın özellikleri, kilometresi, piyasanın algısı, aracın piyasadaki tercih edilebilirliği, markası, ikinci el piyasası, yedek parça ve servis maliyetleri, kazalı parça ve yeri, onarım özellikleri, aracın geçmiş hasar kayıtları gibi pek çok etkenin dikkate alınması gerektiği, dolayısıyla değer kaybının doğru ve hakkaniyetli şekilde belirlenebilmesi için uzun yıllardır Yargıtay içtihatları ile benimsenen, aracın kaza öncesi hasarsız rayiç değeri ile onarımdan sonraki rayiç değerinin göz önünde bulundurularak, aradaki farkın değer kaybı olarak kabul edilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Tüm bu yasal düzenlemeler ve somut olay birlikte değerlendirildiğinde; Davalı sigorta şirketi tarafından trafik poliçesi ile sigortalanan, 07.02.2023 olay tarihinde dava dışı sürücü ... sevk ve idarisindeki ... plakalı çekici ve bu çekiciye takılı ... plakalı römorku ile ... ili ... ilçesi ... Caddesi, ... sokak üzerinde seyir halinde iken sağa doğru dönüş yaptığı sırada aynı sokak üzerinde park halinde bulunan davacıya ait ... plakalı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, bilirkişi heyet raporunda açıklanan gerekçelerle davalının sigortalısına ait aracı kullanan dava dışı sürücü ...’ın %100 oranında kusurlu olduğu, değer kaybının, aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç bedeli arasındaki fark olduğu, davacıya ait aracın alınan bilirkişi raporu uyarınca kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değerinin 280.000,00 TL, kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç bedelinin 265.000,00 TL olduğu, buna göre dava konusu araçta (280.000,00 TL – 265.000,00 TL) = 15.000,00 TL lik değer kaybı meydana geldiği, kazanın poliçe süresi içerisinde gerçekleştiği, davalı sigorta şirketinin davacıya ait aracın kasko sigortacısına bu kaza nedeniyle rücuen 16.461,00 TL hasar bedeli ödediği, kaza tarihindeki araç başına teminat limitinin 120.000,00 Tl olduğu, değer kaybı zararının bakiye poliçe teminat limitini aşmadığı, davalı sigorta şirketinin değer kaybı zararından trafik poliçesi kapsamında sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketinin 2918 sayılı KTK.nun 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın B 2/2.1. maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte kendisine ihbar edildiği 04.07.2023 tarihten itibaren 8 iş günü içinde ödeme yükümlülüğü bulunmakla 15.07.2023 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşılmakla davacının davasının kabulüne, 15.000,00 TL değer kaybının zarar veren araç ticari nitelikte olmayıp haksız eylemin de TTK.’nun 4. maddesi uyarınca ticari iş niteliği taşımamasına göre, temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline, 6102 sayılı TTK'nın sigorta sözleşmelerine ilişkin genel hükümlerin düzenlendiği kısmında yer alan 1426/1. maddesinde "sigortacı, sigorta ettiren, sigortalı ve lehtar tarafından, rizikonun, tazminatın veya bedel ödeme borcunun kapsamının belirlenmesi amacıyla yapılan makul giderleri, bunlar faydasız kalmış olsalar bile, ödemek zorundadır" düzenlemesi uyarınca davacı tarafından zararın tespiti için araç üzerinde yapılan eksper incelemesine neticesinde ödenen (ve belgesi sunulu) 443,31TL ekspertiz ücretinin de anılan kanun hükmü kapsamında yargılama giderleri içinde değerlendirilmesi gerektiği karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının KABULÜ ile 15.000,00 TL değer kaybı bedelinin temerrüt tarihi olan 15.07.2023 tarihinde itibaren işleyecek yasal faizi ile birlekte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-443,31 ekspertiz ücretinin yargılama giderleri içerisinde değerlendirilmesine,
3-Kabul edilen miktar üzerinden hesaplanmış olan 1.024,65 TL nispi harca, peşin alınan ve bedel artırımı ile tamamlanan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 597,05 TL karar ve ilam harcının davalı taraftan alınarak HAZİNE’ YE GELİR KAYDINA.
4-Dava tamamen kabul edildiğinden davacı tarafın yaptığı ve karşıladığı 38,40 TL vekalet suret harcı, 269,85 TL başvuru harcı, 427,60 TL peşin alınan ve bedel artırımı ile tamamlanan harç, 147,50 TL davetiye ve posta gideri, 3.500,00 TL bilirkişi ücreti,443,31 ekspertiz ücreti olmak üzere toplam 4.826,66 TL yargılama giderinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine.
5-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL'nin davada haksız çıkan davalıdan alınarak HAZİNE'ye gelir kaydına,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir ve hesaplanmış olan; 15.000,00 TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine.
7-HMK.nun 333.maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine.
ilişkin, taraflar vekillerinin yüzüne karşı, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 19/03/2024
Katip...
e-imzalı
Hakim...
e-imzalı
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!