WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

İZMIR 4. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/650
KARAR NO : 2024/450
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ : 11/08/2023
KARAR TARİHİ : 04/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı taraf vekili dava dilekçesi ile özetle; davalı sigorta şirketi tarafından ...'e ait ... plakalı aracın 07/02/2022-07/02/2023 tarihlerini kapsayacak şekilde ... poliçe numarası ile sigortalandığını, mülkiyeti müvekkiline ait ... plakalı ... idaresindeki aracın ... Sok. Bostanlı/İzmir karayolunda normal şekilde seyrederken davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan ve aynı istikamette yer alan ... plakalı aracın sürücüsü ...'in aracın kapısını gerekli kontrolleri yapmadan hatalı bir şekilde açarak müvekkilinin seyir halindeki aracın sağ aynası ve kapısına çarparak trafik kazasına sebebiyet verdiğini, bu hususun kaza tespit tutanağı ile kaza sonrası çekilen fotoğraflardan açıkça görüldüğünü, söz konusu kaza sonrası davalı sigorta şirketine değer kaybı zararları için başvurulduğunu, davalı şigorta şirketi tarafından yalnızca 4.739,50TL ödeme yapıldığını, daha sonra taleplerinin karşılanmayan arabuluculuğa başvurulduğunu ancak davalının bakiye değer kaybı tazminatını ödemeye yanaşmaması üzerine arabuluculuk sürecinin anlaşmama ile sonuçlandığını, işbu davada alacağın varlığı ve miktarı konusunda anlaşmazlık doğma ihtimali üzerine müvekkilinin alacağının tam miktarının bilirkişi incelemesi neticesinde belirlenebileceğinden HMK 107/1 hükmüne istinaden belirsiz alacak davası açtıklarını, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; belirsiz alacak davası olarak ikame ettikleri ve 100,00-TL harca esas değer gösterdikleri, bilirkişi incelemesi sonucu belirlenecek olan araçta meydana gelen değer kaybı alacağının temerrüt tarihi olan 25/07/2022 eksik ödeme tarihinden itibaren en yüksek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline; yargılama aşamasında yapılacak yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacı taraf eksper incelemesi yaptırarak iddia edilen alacağını tam olarak tespit ettirdiği/ettirebileceği halde, 6100 sayılı Kanun'un 107. maddesine aykırı olarak davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmış olması karşısında, konuya ilişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2015/22-1052 E., 2015/1612 K. sayılı ve 17.06.2015 tarihli kararında da yer verildiği üzere, davanın hukuki menfaat yokluğu sebebiyle reddedilmesi gerektiği, davaya konu taleple ilgili ... numaralı hasar dosyası kapsamında inceleme yapılarak davacıya 4.739,50-TL değer kaybı tazminatı ödemesi gerçekleştirildiği, başvuranın aracı için alınan raporda tespit edilen tutarın tam olarak ödendiği, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, davacının gerçek zararının tespiti için dosyanın bilirkişi incelemesine gönderilmesi, bilirkişi incelemesinde dava konusu araçta meydana gelen zararın tespitinde, 04.12.2021 tarihinde yürürlüğe giren güncel Trafik Sigortası Genel Şartları A.5. Kapsama Giren Teminat Türleri maddesi doğrultusunda Trafik Sigortası Genel Şartları Ek-1’de yer alan hesaplama yönteminin esas alınması gerektiğini, Anayasa Mahkemesi iptal kararı 29.12.2022 tarihinde verilmiş olmakla; iptal kararlarının geriye yürümeyeceği gözetilerek hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek üzere karar tarihinden önce düzenlenen poliçeler ve meydana gelen kazalar bakımından etkisi bulunmadığının gözetilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, davacı tarafa söz konusu kaza nedeniyle aracında meydana gelen hasar için toplam 2.930,79-TL hasar tazminatı ödemesi yapıldığını, aleyhlerine faize hükmedilmesi halinde, hükmedilecek faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini, açıklanan nedenlerle, davanın reddi ile yargılama gideri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Kaza tespit tutanağı : Kazaya karışan araç sürücüleri tarafından düzenlenen 11/07/2020 tarihli trafik kazası tespit tutanağından;19.03.2022 günü saat 17.02 sıralarında İzmir —Karşıyaka-Bostanlı-... sokak üzeri Bostanlı ... Bankası Karşısında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobili park etmiş araçtan inmek için sol kapısını açtığında sol tarafından gelen sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobilin sağ yan kısımlarına çarpması ile maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği anlaşılmıştır.
Hasar Dosyası: Davacının dava tarihinden önce hasar ve değer kaybı zararı için başvurusu üzerine davalı sigorta şirketi tarafından, ... nolu hasar dosyası üzerinden ...'ye 07.04.2022 tarihinde 2,000.00 TL, ... Ticaret A.Ş'e 11.04.2022 tarihinde 930.79 TL hasar bedeli ödeme yapıldığı, değer Kaybı talebine ilişkin ... nolu dosyada ...'ye 25.07.2022 tarihinde 4,739.50 TL değer kaybı ödemesi yapıldığı görülmüştür.
Poliçe: Davalı sigorta şirketi ile dava dışı sigortalı ... arasında ... plakalı araçla ilgili olarak 07/02/2022 - 07/02/2023 tarihlerini kapsar ZMMS poliçesi bulunmaktadır. Poliçe limiti maddi araç başına 50.000,00-TL. dir.
Trafik Tescil: kaza tarihinde ... plaka sayılı aracın dava dışı sigortalı ...'e, ... plakalı otomobilin davacı ...'ye ait olduğu tespit edilmiştir.
Tramer: Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinin 21/082023 tarihli cevabi yazısında; Davacıya ait ... plakalı aracın dava konusu kaza tarihinden önce hasar dosya kaydının mevcut olmadığı bildirilmiştir.
Bilirkişi Heyet Raporu: Mahkememizce makine mühendisi bilirkişi ... ile trafik bilirkişi ...'den alınan 10/01/2024 tarihli kusur ve hesap raporuna göre: 19.03.2022 tarihinde davacıya ait ve kendi sevk ve idaresindeki ... plakalı ... marka araç ile davalıya ZMMS trafik sigortalı maliki ve sürücüsü dava dışı ... olan ... plakalı ... marka otomobil arasında meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası sebebiyle; ... Plakalı Otomobil Sürücüsü ...” in meydana gelen trafik kazasında Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 110. Maddesini ihlal ettiği ve kazanın oluşumunda etken olduğu, ... Plakalı Otomobil Sürücüsü Davacı ...” nin 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununca kural ihlali bulunmaması nedeniyle kazanın oluşumunda etken olmadığı, meydana gelen trafik kazasına etken başka kişi ya da kurum bulunmadığı, davacıya ait ... plakalı ... marka araçta bahse konu trafik kazası sebebiyle Serbest Piyasa Şartlarına göre; Aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş 2.el piyasa rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. El rayiç değeri arasındaki fark nedeniyle 14.800,00 TL (Ondörtbinsekizyüzlira) Değer Kaybı meydana gelmiş olacağı, davalı Sigorta Şirketince, davacı Vekiline ... Plakalı aracın ... no.lu Dosyasına istinaden 4.739,50 TL Değer Kaybı ödemesi yapılmış olduğundan, Davacının Bakiye Değer Kaybı alacağının 10.060,50 TL (Onbinaltmışliraellikuruş) olarak hesap edilmiş olduğu mütalaa edilmiştir.
Bedel Artırım Dilekçesi: Davacı vekili 17/01/2024 tarihli bedel artırım dilekçesi ile; talep miktarı 9.960,50 TL artırarak toplam 10.060,50-TL bakiye değer kaybı alacağının davalıdan temerrüt tarihi olan 25/07/2022 eksik ödeme tarihinden itibaren en yüksek avans faizi ile tahsilini talep etmiş, tamamlama harcının aynı tarihte yatırmıştır.
Dava; davacı aracında meydana gelen bakiye değer kaybı bedelinin davalı ZMMS sigortacısından tahsili davasıdır.
Davalı sigorta vekili davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını savunarak davanın usulden reddini talep etmiştir. Belirsiz alacak davasını düzenleyen 6100 Sayılı HMK 107. maddesinde; “(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir. (2) (Değişik:22/7/2020-7251/7 md.) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğunda, hâkim tarafından tahkikat sona ermeden verilecek iki haftalık kesin süre içinde davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın talebini tam ve kesin olarak belirleyebilir. Aksi takdirde dava, talep sonucunda belirtilen miktar veya değer üzerinden görülüp karara bağlanır.” hükmüne yer verilmiştir. Bu hükme göre, belirsiz alacak davasının alacak miktarının veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenemediği ya da imkansız olduğu hallerde belirsiz alacak davası açılabilecektir. Davacı tarafça dava açılmadan önce kendi kasko sigortacısı ve davalı sigorta şirketine başvuru üzerine ekspertiz raporu alınarak hasar miktarı ve değer kaybı bu raporlar ile tespit edilmiş ise ise de, davacıya ait araçta trafik kazası sonucu meydana gelen gerçek zarar miktarı taraflar arasında tartışmasız ve açıkça belirli olmayıp, dava tarihi itibariyle zararın miktar ve değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin davacıdan beklenemeyeceği anlaşılmakla HMK’nın 107. maddesine uygun olarak, belirsiz alacak davası açılması mümkündür. (Yargıtay HGK 17.11.2020 tarih 2017/17-1102 E. 2020/905 K. sayılı ilamı)
Dava tarihinde yürürlükte olan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1.maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1.maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın amacı A.1 maddesinde “Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına yönelik ilgililerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir.” şeklinde belirlenmiştir. Sigortanın kapsamı ise genel şartlar A.3. maddesinde “sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır.” şeklinde düzenlenmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe girmiş, 04.12.2021 tarihinde RG’de yayınlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişik Yapılmasına Dair Genel Şartlar uyarınca daha önceki Genel Şartların, 1., 2. 3., 4.,5., 6.,7.,8., 9., 10., 11, 12., 13., 14. ,15., 16., maddelerinde değişiklik yapılmış olup, 17. Maddesi ile de Genel Şartlara Ek-7 eklenerek, Ek-7’ de, değer kaybı, sakatlık, destekten yoksun kalma tazminatlarının nasıl hesaplanacağının düzenlenmiştir. Bu değişikliğin 18. Maddesi ile “Bu genel şartların yayımı tarihinde yürürlüğe girer.” Düzenlemesine, 13. Maddesi ile Genel Şartalırn C.11. Maddesine yapılan ek maddede “Bu genel şartların yürürlük tarihinden sonra yapılan değişiklikler, söz konusu değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonra akdedilen sözleşmelere uygulanır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Olay tarihinde yürürlükte bulunan, 19.06.2021 tarihinde RG’de yayınlanan 7327 sy İcra ve İflas Kanunun ile Bazı Kanunlarda Değişik Yapılmasına Dair Kanunun 18. Maddesi ile değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 90 ıncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde “Bu tazminatlardan;a) Değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı dikkate alınarak,…hesaplanır.”düzenlemesi ile maddenin 2. Fıkrasındaki “Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından belirlenir.” şeklindeki düzenlemenin, 14 Şubat 2023 tarihli 32104 sayılı RG’de yayınlanan Anayasa Mahkemesi’nin 2021/82 esas, 2022/167 karar, 29/12/2022 tarihli kararı ile Anayasa’ya aykırı bulunarak iptaline karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ile zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarına göre belirleneceğine dair düzenleme iptal edilmiştir. T.C. Anayasası’nın 153/6. maddesinde, “Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar.” düzenlemesi mevcut olup, bu düzenlemenin doğal sonucu olarak Anayasa Mahkemesi’nce bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da bunların belirli hükümlerinin Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edildiğinin bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa’ya aykırılığı saptanan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa’nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülmeyeceği kabul edilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir.
Yargıtay içtihatları ile kabul edilen “usuli kazanılmış hak” olgusunun, birçok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnalarının bulunduğu, yeni bir İçtihadı Birleştirme Kararı (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK) ya da geçmişe etkili bir yeni kanun çıkması, benzer şekilde uygulanması gereken bir kanun hükmünün, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilmesi hallerinde, usulü kazanılmış hakka göre değil, İBK'na veya geçmişe etkili yeni kanuna ya da Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilebileceği (HGK’nın 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 E., 19 K.; 03.02.2010 tarihli ve 2010/4-40 E., 2010/54 K), dolayısıyla bilirkişi raporları alındıktan ve bu raporlar nedeniyle taraflar lehine oluşan usulü kazanılmış hakka göre değil sonra Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilmesi gerektiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin 2019/824 esas, 2020/1025 karar sayılı, 2019/3373 esas, 2020/1022 karar sayılı emsal kararlarında da belirtildiği üzere Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda anılan iptal kararı sonrasında oluşan yeni duruma göre 04.12.2021 tarihinde RG’de yayınlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişik Yapılmasına Dair Genel Şartlar hükmlerinin ve Ek-7 deki değer kaybı hesaplama formülasyonunun somut olaya uygulanmasına olanak bulunmadığı, KTK'nun 90. Maddesi hükmü dikkate alındığında, zarar gören hak sahiplerinin zarar veren 3.kişilerden ve sigorta şirketinden talep edebilecekleri tazminatın kapsamının belirlenmesinde kullanılacak yöntem ve ölçütler konusunda kısıtlama bulunmadığından, üçüncü kişi olan davacının uğradığı hasar zararının tespitinde 6098 sy Türk Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alınarak yerel piyasa koşulları, yedek parça ve servis maliyetleri, kazalı parça ve yeri, işçilik maliyetleri, KDV dikkate alınması gerektiği, değer kaybı yönünden de 6098 sy Türk Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alınarak yerel piyasa koşulları, ülkenin şartları, aracın özellikleri, kilometresi, piyasanın algısı, aracın piyasadaki tercih edilebilirliği, markası, ikinci el piyasası, yedek parça ve servis maliyetleri, kazalı parça ve yeri, onarım özellikleri, aracın geçmiş hasar kayıtları gibi pek çok etkenin dikkate alınması gerektiği, dolayısıyla değer kaybının doğru ve hakkaniyetli şekilde belirlenebilmesi için uzun yıllardır Yargıtay içtihatları ile benimsenen, aracın kaza öncesi hasarsız rayiç değeri ile onarımdan sonraki rayiç değerinin göz önünde bulundurularak, aradaki farkın değer kaybı olarak kabul edilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Tüm bu yasal düzenlemeler ve somut olay birlikte değerlendirildiğinde; 19.03.2022 günü saat 17.02 sıralarında İzmir —Karşıyaka-Bostanlı-... sokak üzerinde, dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalanan ... plakalı otomobili park ettiği ve araçtan inmek için sol kapısını açtığı sırada, sol tarafından gelen davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki, davacıya ait ... plakalı otomobilin sağ yan kısımlarına çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, bilirkişi heyet raporunda açıklanan gerekçelerle davalı sigortalıya ait aracı kullanan dava dışı sürücü ...’in %100 oranında kusurlu olduğu, değer kaybının, aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç bedeli arasındaki fark olduğu, davacıya ait aracın alınan bilirkişi raporu uyarınca kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değerinin 240.000,00 TL, kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç bedelinin 225.200,00 TL olduğu, buna göre dava konusu araçta (240.000,00 TL -225.200,00 TL) = 14.800,00 TL lik değer kaybı meydana geldiği, davalı sigorta şirket tarafından dava tarihinden önce yapılan başvuru üzerine davacıya 4.739,50 TL değer kaybı ödemesi yapıldığı, buna göre davacının bakiye değer kaybı zararının 10.060,50 TL olduğu, kazanın poliçe süresi içerisinde gerçekleştiği, bakiye değer kaybı zararının bakiye poliçe teminat limitini aşmadığı, davalı sigorta şirketinin bakiye değer kaybı zararından trafik poliçesi kapsamında sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketinin 2918 sayılı KTK.nun 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın B 2/2.1. maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte kendisine ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde ödeme yükümlülüğü bulunmakla birlikte başvuru belgesinin davalı sigorta şirketine tam olarak hangi tarihte ulaştığının tespit edilemediği, değer kaybı başvuru dilekçesinin 06.07.2022 tarihli olduğu, sigorta şirketinin 25.07.2022 tarihinde kısmi ödeme yaptığı, davalı sigorta şirketinin en geç kısmi ödeme yaptığı 25.07.2022 tarihinde temerrüde düştüğünün kabul edilmesi gerektiği, zarar veren araç ticari nitelikte olmayıp haksız eylemin de TTK.’nun 4. maddesi uyarınca ticari iş niteliği taşımamasına göre temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi talep edilebileceği, anlaşılmakla davacının davasının kabulüne, 10.060,50 TL bakiye değer kaybı bedelinin yukarıda belirlenen temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının KABULÜ ile 10.060,50 TL bakiye değer kaybı bedelinin 25.07.2022 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Kabul edilen miktar üzerinden hesaplanmış olan 687,23 TL nispi harca, peşin alınan ve ıslahla tamamlanan 440,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 246,38 TL karar ve ilam harcının davalı taraftan alınarak HAZİNE’ YE GELİR KAYDINA.
3-Dava tamamen kabul edildiğinden davacı tarafın yaptığı ve karşıladığı 38,40 TL vekalet suret harcı, 269,85 TL başvuru harcı, 440,85 TL peşin alınan ve ıslahla tamamlanan harç, 107,25 TL davetiye ve posta gideri, 3.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.356,35 TL yargılama giderinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine.
4-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL'nin davada haksız çıkan davalıdan alınarak HAZİNE'ye gelir kaydına,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir ve hesaplanmış olan; 10.060,50 TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine.
6-HMK.nun 333.maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine.
ilişkin, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.04/06/2024
Katip...
e-imzalı
Hakim...
e-imzalı