WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

İZMIR 4. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/630
KARAR NO : 2024/144
DAVA : Tazminat (Trafik Sigortasından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/08/2023
KARAR TARİHİ : 22/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigortasından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Sigorta A.Ş. nezdinde ... numaralı Motorlu Kara Taşıtları Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi bulunan ... plakalı aracın detayı kaza tutanağında belirtildiği üzere 26.08.2022 günü sebep olduğu kaza sonucunda müvekkili ... Ve Et Ürünleri Hayvancılık İnşaat Gıda İthalat İhracat Sanayi Ticaret Limited Şirketi adına kayıtlı ... plakalı aracın hasarlandığını, meydana gelen kazada davalı sigorta şirketi sigortalısı ... plakalı araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu bulunduğunu, sigorta eksperi tarafından hazırlanan raporda müvekkilinin aracında toplam 7.000,00 TL hasar meydana geldiğinin tespit edildiğini, lakin düzenlenen bu eksper raporunun müvekkilin aracında ortaya çıkan gerçek hasarı yansıtmadığını, yapılacak yargılamada dosyanın alanında uzman bilirkişiye tevdi edilmesi durumunda müvekkilinin aracında meydana gelen gerçek hasar miktarının netlik kazanacağını, müvekkilinin aracının hakkı ve layığı ile onarılmadığını, değişmesi gereken parçalar değiştirilmediği gibi daha önce orijinal olan parçalar yan sanayi parça ile değiştirildiğini, davalı sigorta şirketinin edimini eksik ifa ettiğini, ayrıca müvekkilinin aracında meydana gelen gerçek hasarın tespiti için atamış olduğu ekspere ödenen 350,00 TL ücretin davalıdan alınarak müvekkile ödenmesi gerektiğini, mail ekran kaydından da görüleceği üzere 14.09.2022 tarihinde taraflarıca mail adresinden davalı sigorta şirketi resmi mail adresine başvuruda bulunmalarına rağmen davalı sigorta şirketinin, müvekkilin aracındaki gerçek hasarı ödemediğini, dava şartı olan zorunlu arabulucuya başvuruda bulunulduğunu anlaşma sağlanamadığını, açıklanan nedenlerle müvekkilin aracında meydana gelen hasardan kaynaklı olarak maddi hasar bedeline ilişkin talep edilebilir tazminat bedelinin yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edileceği baz alınarak, (HMK m.107 gereği belirsiz alacak davası) fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10,00 TL maddi hasar alacağının davalı sigorta şirketinin temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, ekspere ödenen 350,00 TL eksper ücretinin yargılama giderinden sayılarak davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP;Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tahkim kararına göre 06/09/2022 tarihli teslim, ibra ve temlik belgesi incelendiğinde; ... plakalı aracın ... tarafından onarıldığı, başvuran asilin aracını tam ve eksiksiz olarak teslim aldığı, yine iş bu kaza sebebi ile aracında oluşan hasar tazminat alacağını onarımı gerçekleştiren servis olan ...’e devir ve temlik etmiş olduğu, temlik sonucu alacağı sigorta şirketi servise ödeyerek ibra edildiği , bu sebeplerle de aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin ... plakalı araçda oluşan hasar sebebi ile 09.09.2022 ve 21.09.2022 tarihlerinde toplam 8.260,00-TL ödeme yaptığını, aleyhlerine açılan davanın reddi gerektiğini, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla davacı taraf HMK’nun 121. maddesine göre dava ile ilgili delillerini müvekkili şirkete tebliğ edilmesi gerektiğini, davacının delillerinin taraflarına tebliğinden sonra mukabil delillerini sunacaklarını, müvekkili şirketin hem asıl alacak ve hem de dava masrafları açısından poliçe limiti ile sorumlu tutulması icap ettiğini, davacı tarafın, sigortalının ve müvekkilinin kusurunu ve zararını ispat etmesi gerektiğini, davacının kaza tarihinden itibaren faiz talep etmesinin kabulünün mümkün olmadığını, davanın kabülü anlamına gelmemek kaydıyla dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini, bu nedenlerle davanın reddini, her halükarda davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmiline, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Kaza tespit tutanağı : Kazaya karışan araç sürücüleri tarafından birlikte tanzim ve imza altına alınan 26.08.2022 tarihli kaza tespit tutanağında; ... plakalı araç sürücüsü ... olayı; " ... plakalı aracım ile ... Cad. üzerinde seyir halindeyken B aracı geldiğimi fark etmeyerek yola çıktı, çarpıştık " şeklinde, ... plaka sayılı araç sürücüsü ... ise olayı; " ... plakalı aracım ile ... sokaktan kontrollü olarak çıktım. Caddeyi bitirir bitirmez .... sokak başında ... plakalı araç sağ ön taraftan aracıma şiddetli olarak çarptı" şeklinde tanımlamıştır.
Hasar Dosyası : ... Sigorta AŞ 'nin 15/08/2023 tarihli cevabi yazısı içeriğinden; davalı şirketin ... adına 21.09.2022 tarihinde "... nolu dosyanın ödemesidir " açıklaması ile 630,00-TL. , 06/12/2022 tarihinde ... adına "... nolu dosyanın ödemesidir " açıklaması ile 15.833,00-TL, 09.09.2022 tarihinde yine "... nolu dosyanın ödemesidir " açıklaması ile ... adına 7.000,00-TL para transferi yaptığı, ayrıca İzmir .... İcra Müdürlüğünün IBAN hesabına ... E. Sayılı dosyaya 10.201,94-TL. havale gönderdiği anlaşılmıştır.
Poliçe: Davalı ... Sigorta AŞ ile dava dışı sigortalı ... arasında ... plakalı araca ilişkin olarak 21.02.2022 - 21.02.2023 tarihlerini kapsar ZMMS poliçesi bulunmaktadır. Poliçe limiti maddi araç başına 50.000,00-TL.'dir.
Trafik Kayıtları: Türkiye Noterler Birliğinin 16/08/2023 tarihli yazısında; ... plakalı aracın dava dışı ... adına, ... plakalı aracın ise davacı ... .. Ltd. Şti. adına tescilli olduğu bildirilmiştir.
Tramer: Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinin 15/08/2023 havale tarihli cevabi yazısından; davacıya ait ... plakalı araca ilişkin olarak kaza tarihi olan 26/08/2022 tarihinden evvel açılmış 1 adet hasar dosyasının bulunduğu görülmüştür.
Sigorta Tahkim Komisyonu’nun... esas, ... karar sayılı dosyasının incelenmesinde, aynı davacı tarafından aynı tarihli trafik kazasına ilişkin davalı sigorta şirketinin yaptığı hasar ödemesinin yetersiz olduğundan bahisle aynı konuda bakiye hasar bedeli için başvuruda bulunulduğu, yapılan inceleme neticesinde davacının hasar bedeline ilişkin alacağın temlik ettiğinden bahisle aktif husumet yokluğundan reddine kesin olarak karar verildiği görülmüştür.
Dava trafik kazasından kaynaklanan bakiye hasar zararı nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı 26.08.2022 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde aracının hasar gördüğünü, davalı sigorta şirketine başvuruları üzerine anlaşmalı servise ödeme yapıldığını ve aracının onarıldığını, ancak yapılan onarımın ve ödemenin yetersiz olduğunu iddia ederek bakiye hasar zararı nedeniyle maddi tazminat talep etmiş, davalı vekili cevap dilekçesinde davacının dava açmadan önce bakiye hasar bedeli zararı için daha önce Sigorta Tahkim Komisyonu'na da müracaat ettiğini, Komisyonun talebin esastan reddine karar verdiğini, aynı zarar için verilen hakem kararının eldeki davada kesin hüküm teşkil ettiğini savunarak davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 115. maddesi “(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Yine 6100 sayılı HMK’nın kesin hükmü düzenleyen 303. maddesinde; “(1) Bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir..." hükmüne yer verilmiştir. Yine aynı Kanun'a göre kesin hüküm itirazı dava şartlarından olup 6100 sayılı HMK’nın 115. maddesi gereği dava şartının her zaman ileri sürülmesi mümkündür.
Öte yandan, Sigorta Tahkim Heyeti tarafından esastan verilen kararlar da kesin hüküm oluşturur.
Sigorta Tahkim Komisyonu’nun ... esas sayılı, ... karar sayılı 05.07.2023 tarihli kararına ilişkin dosyanın incelenmesinde, aynı davacı tarafından aynı tarihli trafik kazasına ilişkin davalı sigorta şirketinin yaptığı hasar ödemesinin yetersiz olduğundan bahisle aynı konuda bakiye hasar bedeli için başvuruda bulunulduğu, yapılan inceleme neticesinde davacının hasar bedeline ilişkin alacağın temlik ettiğinden bahisle aktif husumet yokluğundan reddine kesin olarak karar verilmiştir. Sigorta Tahkim Komisyonu kararının, aynı taraflar arasında, aynı konuda verildiği ve kesin olduğu dikkate alındığında verilen karar kesin hüküm sonucu doğuracağından, zarar gören dava yolu ile de olsa aynı zarara yönelik yeniden talepte bulunamaz. Nitekim Yargıtay ... Hukuk Dairesi de ... E.... K. sayılı emsal kararında “… İlgili karar kesinleşmiş ise esastan verilen ret kararı İş bu dosya için kesin hüküm teşkil etmektedir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince, 05.02.2019 tarihli, 2019/İHK-1253 sayılı Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti kararına karşı taraflarca süresinde temyiz yoluna başvurulup başvurulmadığı, kararın kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olayda kesin hüküm bulunup bulunmadığı tartışılarak kesinleşmesi durumunda 6100 sayılı HMK'nın 114/1-i maddesine göre, aynı davanın daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması dava şartlarından olup, bu durumda mahkemece, HMK'nın 115/2. maddesi gereği dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmeyerek bozmayı gerektirmiştir." denilerek, esastan ret karar verilmesi halinde Sigorta Tahkim Komisyonu kararlarının sonrasında açılan davada kesin hüküm oluşturacağı kabul edilmiştir. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi’nin ... esas, ... karar sayılı emsal kararında da aynı husus vurgulanmıştır.
Somut olayda da; davacının 16.11.2022 tarih ve ... esas sayılı esas sayılı başvuru sayılı dilekçesi ile Uyuşmazlık Heyetine başvuru sonrasında verilen kararda "Başvuru sahibinin hasar zararına ilişkin alacağı dava dışı servise temlik ettiğinden bahisle başvurunun aktif husumet yokluğundan reddine” karar verildiği anlaşılmaktadır. Husumetten ret kararı usule ilişkin bir karar olmayıp, davada taraf olarak gösterilenlerden birinin taraf sıfatının bulunmadığını belirleyen esasa ilişkin bir karardır. Husumetten ret kararı davada taraf gösterilenler arasında kesin hüküm teşkil eder. İlgili karar kesin olarak verilmiş olup, esastan verilen bu ret kararı, aynı taraflar arasında aynı alacağa ilişkin olarak açılan iş bu dosya için kesin hüküm teşkil etmektedir. Bu durumda eldeki davada, dava konusu hakkında önceden verilmiş kesin hüküm bulunduğundan 6100 sayılı HMK'nın 114/1-i maddesine göre, aynı davanın daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması dava şartlarından olup, HMK'nın 115/2. maddesi gereği dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının, aynı davanın daha önceden kesin hükme bağlanması nedeniyle dava şartı yokluğundan HMK’nun 114/1-i ve 115/2. Maddeleri uyarınca usulden REDDİNE,
2-Maktu red harç tutarı olan 427,60 TL harca, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davacı taraftan alınarak HAZİNE’ YE GELİR KAYDINA.
3-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL'nin davada haksız çıkan davacıdan alınarak HAZİNE'ye gelir kaydına,
4-Dava tamamen reddedildiğinden davacı tarafın yaptığı tüm yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına.
5-Dava tamamen reddedildiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir ve hesaplanmış olan; 10,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine.
6-HMK.nun 333.maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine.
ilişkin, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/02/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır