WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

İZMIR 4. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/562
KARAR NO : 2024/218
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 11/07/2023
KARAR TARİHİ : 19/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı taraf vekili dava dilekçesi ile özetle; Müvekkili şirkete ait ... plakalı aracın 17.05.2022 tarihinde ... mevkiinde bulunan bir alışveriş merkezinin otoparkının çıkışında geri manevra yaparken, otoparktan çıkmakta olan ... plakalı araç ile çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazaya karışan ... plakalı aracın mali mesuliyet sigortasının, davalı sigorta şirketinin ... nolu poliçesi ile yapılmış olduğunu, söz konusu kaza ile ilgili karşı tarafın eksper raporu aldığını ve müvekkili şirkete değer kaybı bedelinin ödenmesi için icra takibi başlattığını, müvekkili şirketin 27.12.2022 tarihinde 25.917,25 TL olarak değer kaybı bedelini ödediğini ve ödediği miktarı davalı sigorta şirketinden talep ettiğini, ... Sigorta A.Ş.'ne başvuruları üzerine ... nolu hasar dosyasının açıldığını sigorta şirketinden herhangi bir geri dönüş alınamadığını, arabuluculukta da anlaşma sağlanamadığını, müvekkili şirket tarafından üçüncü kişiye ödenen değer kaybı bedelinin kendi araçlarının ... sigorta şirketi olan davalıya rücu etmek için dava açma zorunluluklarının doğduğunu, müvekkili tarafından 27.12.2022 tarihinde ödenen 25.917,25 TL'nin ödeme tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı taraf vekili cevap dilekçesi ile özetle; Müvekkilinin adresinin İstanbul ilinde bulunduğunu, hal böyle iken, haksız fiilden kaynaklı iş bu davanın İzmir Mahkemelerinde değil davaya bakmaya yetkili olan İstanbul Mahkemelerinde açılması gerekmekte olduğunu, bölge müdürlüğünün şube olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, davanın zamanaşımı nedeni ile de reddinin gerektiğini, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde ... poliçe numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu poliçedeki maddi tazminat teminatlarının ise kaza tarihi itibariyle kişi başına düşen poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, müvekkili sigorta şirketi tarafından ödeme yapıldığını, şirketin herhangi bir sorumluluğunun kalmadığını, sigortalının yükümlülüklerine aykırı davranarak ödeme yapmasının sebepsiz zenginleşmeye mahal verdiğini, kaza dolayısıyla davacı tarafından müvekkili şirkete yapılan başvuru üzerine ... numaralı hasar dosyası açıldığını, 17.05.2022 tarihinde kazaya karışan ve aracında hasar ve değer kaybı oluştuğu iddia edilen ... plakalı aracın hasarına ilişkin ... Sigorta A.Ş. değer kaybına ilişkin ise ...'ün müvekkili şirkete başvuru yaparak zararın giderilmesini talep ettiklerini, iş bu talebe istinaden; müvekkili şirketin 25.08.2022 tarihinde 3.821,43 TL araç hasarına ilişkin ... Sigorta A.Ş.'ye rücu ödemesi, 22.02.2023 tarihinde ... adına 5.828,01 TL değer kaybı ödemesi gerçekleştirdiğini, kaza tarihi itibari ile poliçe limitinin 50.000 TL olup ödemeler sonrası bakiyenin 40.350,56 TL olduğunu, dava konusu araç hasarı tazminatlarının belirlenmesi noktasında şirketlerince yapılan tazminat ödemelerinin ve başvuranın kusurunun nazara alınmasını talep ettiklerini, müvekkili şirketçe 17.05.2022 tarihinde kazaya karışan ve aracında hasar ve değer kaybı oluştuğu iddia edilen ... plakalı aracın zararı karşılanmış olduğundan davacı yanın talebinin haksız olup reddinin gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla; müvekkili şirketin, sigortalısının ödemiş olduğu tazminat tutarının tamamından değil, sigortalının kusuru oranına denk gelecek tutardan sorumlu olduğunu, araçta değer kaybı bulunmadığından başvurunun reddi gerektiğini, aracın ağır hasar halinin olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, aracın ağır hasar kaydı bulunması halinde değer kaybı talebinin reddinin gerektiğini, müvekkili şirketin yalnızca dava tarihinden itibaren faizden sorumlu olabileceğini ve dava konusu olaya uygulanması gereken faizin yasal faiz olduğunu, dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine, zamanaşımı nedeni ile davanın usulden reddine, araçta değer kaybı bulunmadığından davanın reddine, KDV'den sorumluluklarının bulunmaması sebebiyle davanın reddine, karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava; Zarar gören hak sahibine ödemede bulunan sigortalının, kendi akidi olan ... poliçesini düzenleyen sigorta şirketinden, 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 167 ve 168 inci maddelerine göre açtığı rücuen alacak davasıdır.
Rücu davalarında yetkili mahkemenin hangi yer mahkemesi olacağı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (2918 sayılı Kanun) 110 uncu maddesi kapsamında düzenlenmiş değildir. Zira 2918 sayılı Kanun’un 110 uncu maddesi ile Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının C.7 maddesinde, zarar gören üçüncü kişilerin ve bunların haleflerinin zorunlu mali sorumluluk sigortacısına karşı açacakları tazminat davaları bakımından bir yetki kuralı getirilmiş olup uyuşmazlığın giderilmesi istemine ilişkin somut olaylarda ise davacı sigortalı tarafından kendi sigorta şirketine karşı rücuen tazminatın tahsili için alacak davası açılmıştır. Buna göre, 2918 sayılı Kanun’un 110 uncu maddesi hükmünün bu davada uygulanması mümkün olmadığından, sigortacının merkez veya şubesinin bulunduğu yer mahkemesi rücu davasında yetkili değildir. Rücu davasında yetkili mahkeme anılan hükümlere göre değil, seçimlik yetki olarak 6100 sayılı Kanun'un genel yetki kuralları çerçevesinde ve özellikle anılan yasanın 6, 15 ve 16 ncı maddelerinin birinci fıkralarına göre belirlenecektir. ( Yargıtay 4. HD’nin 13.07.2023 tarihli, 2022/9939 esas, 2023/8867 karar sayılı kararı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 19.10.2005 gün ve 2005/11-543 esas, 2005/590 karar sayılı kararı ile Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 26.05.2008 tarihli, 2008/1337-2018/2939 sayılı kararı ile 10.11.2008 tarihli, 2008/3753-2008/5181 sayılı kararı da bu yöndedir.)
6100 sayılı HMK'nın genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesinin 1. fıkrasına göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.” Aynı yasanın 15/1. Maddesinde “ Zarar sigortalarından doğan davalar, sigorta, bir taşınmaza veya niteliği gereği bir yerde sabit bulunması gereken yahut şart kılınan taşınıra ilişkinse, malın bulunduğu yerde; bir yerde sabit bulunması gerekmeyen veya şart kılınmayan bir taşınıra ilişkinse, rizikonun gerçekleştiği yerde de açılabilir.” Yine aynı Yasa'nın 16. maddesinde ise, "Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmü yer almaktadır.
HMK'nda kesin yetki halleri açıkça sayılmış olup, haksız fiile ilişkin davalardaki yetki, kesin yetki olmayıp, bir seçimlik yetkidir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.05.2015 tarih, 2013/11-2359 E. 2015/1443 K.sayılı kararı).
Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer.
Somut olayda, haksız fiil, İstanbul’da meydana gelmiştir. Davalı sigorta şirketinin genel merkezinin Şişli/İstanbul'da olduğu anlaşılmaktadır. Davalı vekili cevap dilekçesinde HMK'nın 7/1. maddesi uyarınca yetki itirazında bulunarak dosyanın yetkili olarak bildirdiği İstanbul mahkemelerine gönderilmesini talep etmiştir. Gerek HMK’nun 15/1. ve 16. Maddeleri gerekse HMK’nun 6. Maddesi uyarınca yetkili mahkeme İstanbul Asliye Ticaret mahkemeleri olup, davalı tarafça yasal süre içerisinde usulüne uygun yetki itirazında bulunulduğundan davacının davasının mahkememizin yetkisizliği nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur
H Ü K Ü M :
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davacı tarafından açılan iş bu davada Mahkememizin yetkili olmadığı, yetkili Mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla HMK.nun 116. maddesi uyarınca davanın usulden REDDİNE,
2- HMK.nun 20.maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde istemde bulunulduğu takdirde dava dosyasının yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
3- HMK.nun 331/2. maddesi uyarınca harç ve yargılama giderlerinin yetkili mahkemece hüküm altına alınmasına,
ilişkin, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 19/03/2024
Katip...
e-imzalı
Hakim...
e-imzalı