T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/508
KARAR NO : 2024/448
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/06/2023
KARAR TARİHİ : 04/06/2024
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda dava dosyası ve ekleri incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı Şirket nezdinde ... numaralı ZMSS poliçesi ile kayıtlı bulunan ... plakalı aracın 03.12.2022 günü saat 14.15 sıralarında İzmir/Bayraklı mevkiinde 2167 sokak üzerinde geri manevra yaparken aynı mevkide seyir hainde olan davacı ... idaresindeki ... plakalı araca çarptığını, bu çarpma neticesinde davacınında ... idaresindeki ... plakalı araca çarptığını, kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ...'ın %100 kusurlu bulunduğunu, Davalı şirketin ... dosya numarası ile talebi işleme alındığını beyan ettiğini, ancak dönüş olmadığını, 27.03.2023 tarihinde İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile haciz yoluyla ilamsız takibe geçildiğini, itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, arabulucuya başvurduklarını, sonuç alamadıklarını, davacıya ait ... plakalı araçta 03.12.2022 tarihli kaza nedeniyle ekspertiz raporuna göre hasar toplamının KDV dâhil 96.542,25 TL olduğunu, sigorta şirketi tarafından 45.319,68 TL ödeme yapıldığını, keza araçta meydana gelen değer kaybının 32.000 TL olarak tespit edildiğini, sigorta şirketi tarafından 15.319,68 TL ödeme yapıldığını, davacıya ödenmeyen kısmı için İzmir .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, itiraz edildiğini, Borca itirazın iptaline, takibin devamına, faizleriyle birlikte alacağın tahsiline, icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekâletin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmektedir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın 10.05.2022 - 10.05.2023 tarihleri arasını kapsayacak şekilde davalı şirket tarafından ... poliçe numarasıyla Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik Sigortası) Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalandığını, davalı sigorta şirketi tarafından poliçe kapsamında ... hasar dosyası üzerinden 06/01/2023 tarihinde hasar ödemesi olarak davacının hesabına 30.000,00TL; 16/02/2023 tarihinde değer kaybı ödemesi olarak davacının hesabına 15.319,68TL ödeme yapıldığını, davalı şirketin araç başına limiti 50.000 TL olup; davacı araca ilişkin toplam 45.319,68 TL ödeme yapıldığını, bakiye poliçe limitinin 4.680,32 TL olduğunu, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun kusur oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, muhtemel kusur oranı üzerinden ödeme yapıldığını, Değer kaybı talep edilen aracın öncesinde uyuşmazlığa konu kazada oluşan hasarlar ile aynı parçalarında hasar mevcut olup olmadığı, hasara uğrayan parçaların değer kaybına etkisinin olup olmadığı, mini onarım gerektiren parçalardan olup olmadığının tespit edilmesini talep ettiklerini, hesaplamalara göre ödeme konusunda müvekkil şirketin sorumluluğu kalmadığını, davacının icra inkâr tazminatı talebinin kabulünün mümkün olmadığını, reddi gerektiğini, talep edilen faiz türü ve faiz oranının hatalı olduğunu, davanın reddine, davacının kötü niyet tazminatına mahküm edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretini ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmektedir.
KANITLAR: -16/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
... plakalı araç sürücüsü ... geri manevra kurallarına uymadığı için kazanın oluşumunda ETKEN,
... plakalı araç sürücüsü ... atfı kabil kural ihlalinde bulunmadığından dolayı için kazanın oluşumunda ETKEN DEĞİL,
Dava kapsamı dışındaki ... plakalı araç ... atfı kabil kural ihlalinde bulunmadığından dolayı için kazanın oluşumunda ETKEN DEĞİL ise de, kanaatin mahkemeye ait olduğu,
1- Davaya konu kaza nedeniyle davaya konu araçta oluşan hasarın tutanaklarda belirtildiği şekilde çarpma ve çarpılma neticesinde gerçekleştiği; araçta oluşan hasarın, tutanak, hasar fotoğrafları ve eksper raporu ile uyumlu olduğu,
2- 03.12.2022 tarihli kaza günü itibarıyla araçtaki gerçek hasar toplam bedelinin KDV hariç 78.515,47 TL; KDV dâhil 92.648,25 TL olduğu,
3- Araçtaki toplam hasar bedelinin araç bedeline oranının %25 olduğu, dolayısıyla aracın pert kapsamında değerlendirilemeyeceği, onarımın ekonomik olacağı,
4- Davaya konu kaza öncesinde aracın karıştığı kazalarda hasar gören aynı parçalar çıkarılıp ilk kez değer kaybına neden olan parçalar gözetilerek yapılan piyasa araştırmasında işbu kaza nedeniyle meydana gelen değer kaybının 43.333,00 TL değerinde olduğu, hasar yönüyle değer kaybı tazminatının talep edilebileceği,
5- Davalı sigorta şirketinin yaptığı ödemenin toplam 45.319,68 TL olduğu, bu bedelin değer kaybı / hasar bedeli ödemesini karşılamadığı,
6- Kaza günü itibarıyla bakiye tazminat bedelinin;
Hasar bedeli+değer kaybı=92.648,25,00TL+43.333,00TL=135.981,25TL
Toplam bedel-Ödenen Bedel=135.981,25-45.319,68=90.661,57TL olduğu,
7- Şu hali ile, haksız fiil tarihi olan 03.12.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 90.661,57 TL tutarında tazminatın hesaplanmış bulunduğu;
8- Davanın itirazın iptali davası olması karşısında, İzmir ....İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasında, borca, ferilerine, faize yapılmış olan itirazlar bakımından değerlendirildiğinde; Araç Hasar Bedeli ve değer kaybı alacaklarına karşılık 03.12.2022 kaza tarihi itibariyle, 67.902,89 TL zarar kalemi talebiyle açılan icra takibi açısından; kaza tarihi 03.12.2022 - takip tarihi 27.03.2023 arasında işlemiş yasal faiz 1.908,73 TL olmak üzere 69.811,62 TL takip tutarı; Dava tarihi olan 18.06.2023 tarihi itibariyle icra dosya borcunun işlemiş yasal faiz, harçlar ve icra vekâlet ücreti dahil 85.927,10 TL tutarında olduğu hesap edilmiştir. Bu hali ile, davacı tarafın, 03.12.2022 tarihli kaza nedeniyle doğmuş olan bakiye alacağı, teknik bilirkişilerin hesaplamalarına göre, icra takibi ile talep edilen alacak tutarının üstünde olduğundan, itirazın haksız olacağı hususunda takdir ve değerlendirme Sayın Mahkemenin değerlendirmesine sunulmuştur.
-Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine yazılan yazıya cevap verilmiştir.
-Türkiye Noterler Birliğine yazılan yazıya cevap verilmiştir.
-İzmir ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasının Uyap üzerinden dosya içerisine alındığı görüldü.
GEREKÇE :
Dava, davacı aracında meydana gelen hasar kaybı ve değer kaybı zararının, zarara neden olan araç ZMMS sigortacısında tahsili amacıyla yapılan takibe itirazın iptali davasıdır.
Davacı vekilinden dosyada takip konusu tutarın faiz ve fer’ileri ile birlikte toplam 69.744,64 TL olduğu, buna karşılık davada harca esas değerin asıl alacak miktarı olan 67.902,89 TL olarak gösterildiği ve harcın da bu miktar üzerinden yatırıldığı, dava dilekçesinde de takibin iptali istendiğinden talebinin sadece asıl alacağa mı takibin tamamına mı ilişkin olduğu hususunda Davacı vekilinin beyanı asıl alacağa ilişkin olduğundan yargılamaya devam olunmuştur.
Dava tarihinde yürürlükte olan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1.maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1.maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın amacı A.1 maddesinde “Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına yönelik ilgililerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir.” şeklinde belirlenmiştir. Sigortanın kapsamı ise genel şartlar A.3. maddesinde “sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır.” şeklinde düzenlenmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Olay tarihinde yürürlükte bulunan 2918 sayılı KTK.nın 90. maddesinde “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme ve zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı kapsamı dışında bulunan hallerin düzenlendiği 92/i maddesindeki “Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.” şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihinde 2019/40 E-2020/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ile zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarına göre belirleneceğine dair düzenleme iptal edilmiştir. T.C. Anayasası’nın 153/6. maddesinde, “Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar.” düzenlemesi mevcut olup, bu düzenlemenin doğal sonucu olarak Anayasa Mahkemesi’nce bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da bunların belirli hükümlerinin Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edildiğinin bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa’ya aykırılığı saptanan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa’nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülmeyeceği kabul edilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir.
Yargıtay içtihatları ile kabul edilen “usuli kazanılmış hak” olgusunun, birçok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnalarının bulunduğu, yeni bir İçtihadı Birleştirme Kararı (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK) ya da geçmişe etkili bir yeni kanun çıkması, benzer şekilde uygulanması gereken bir kanun hükmünün, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilmesi hallerinde, usulü kazanılmış hakka göre değil, İBK'na veya geçmişe etkili yeni kanuna ya da Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilebileceği (HGK’nın 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 E., 19 K.; 03.02.2010 tarihli ve 2010/4-40 E., 2010/54 K), dolayısıyla bilirkişi raporları alındıktan ve bu raporlar nedeniyle taraflar lehine oluşan usulü kazanılmış hakka göre değil sonra Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilmesi gerektiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin 2019/824 esas, 2020/1025 karar sayılı, 2019/3373 esas, 2020/1022 karar sayılı emsal kararlarında da belirtildiği üzere Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda anılan iptal kararı sonrasında oluşan yeni duruma göre KTK'nun 90. Maddesi hükmü dikkate alındığında, zarar gören hak sahiplerinin zarar veren 3.kişilerden ve sigorta şirketinden talep edebilecekleri tazminatın kapsamının belirlenmesinde kullanılacak yöntem ve ölçütler konusunda kısıtlama bulunmadığından, üçüncü kişi olan davacının uğradığı hasar zararının tespitinde 6098 sy Türk Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alınarak yerel piyasa koşulları, yedek parça ve servis maliyetleri, kazalı parça ve yeri, işçilik maliyetleri, KDV dikkate alınması gerektiği kanaatine varılmıştır.
Tüm bu yasal düzenlemeler ve somut olay birlikte değerlendirildiğinde; Davalı Şirket nezdinde ... numaralı ZMSS poliçesi ile kayıtlı bulunan ... plakalı aracın 03.12.2022 günü saat 14.15 sıralarında İzmir/Bayraklı mevkiinde 2167 sokak üzerinde geri manevra yaparken aynı mevkide seyir hainde olan davacı ... idaresindeki ... plakalı araca çarptığı, bilirkişi raporunda açıklanan gerekçelerle davalı sigortalısına ait aracı kullanan sürücünün kusurlu olduğu, davacının bu trafik kazasının oluşumunda herhangi bir etkisinin bulunmadığını, 90.661,57 TL tutarında tazminat hesaplanmış bulunduğu, Davalı Sigorta şirketi tarafından 45.319,00 TL ödeme yapılmış olup kalan sigorta poliçe limitinin 54.680,32 TL olduğu, kazanın poliçe süresi içerisinde gerçekleştiği, zarar miktarının kalan poliçe limitini aştığı, davalı sigorta şirketinin poliçe kapsamında doğan hasar ve değer kaybı zararından sorumlu olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ ile;
1-İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında davalının 54.680,32 TL asıl alacağa borca ilişkin İTİRAZIN İPTALİ ile takibin bu miktar üzerinden takip talebindeki koşullarda TAKİBİN DEVAMINA,
2-Alacak likit ve hesaplanabilir olduğunda asıl alacağın ( 54.680,32 TL'nin) %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacının fazlaya ilişkin taleplerinin REDDİNE,
4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 3.735,21 TL davalı taraftan alınarak Hazine’ye gelir kaydına.
5-Davacı tarafından yapılan 55,75 TL tebligat ve posta gideri ve 6.750,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.805,75 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranı dikkate alınarak 5.480,48 TL'sinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT hükümlerine göre 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine.
7-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT hükümlerine göre 13.222,57 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine.
7-Taraflarca yatırılan kullanılmayan gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı yasanın 345. Maddesi uyarınca 2 haftalık kesin süresi içerisinde Bölge İstinaf Mahkemesine başvuru yolunun açık olduğu açıkça okunup usulünce anlatıldı. 04/06/2024
Katip...
e-imzalı
Hakim...
e-imzalı
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!