T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/506
KARAR NO : 2024/153
DAVA : Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/02/2018
KARAR TARİHİ : 27/02/2024
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonucunda;
DAVA ; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket aleyhine icra dosyası üzerinden 08.08.2017 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığını, yapılan icra takibinde borcun sebebi ilamsız icra takibine ilişkin ödeme emrinde “11.03.2014 tarihli asıl alacak 36.521.00-TL. 18/03/2014 tarihli asıl alacak 37.878,00 TL, 04/03/2014 tarihli asıl alacak 35.317,40 TL" olarak gösterildiğini, ancak bu alacak kalemlerinin dayanağının ne olduğu belirsiz olup, icra dosyasından da tarafça bu hususun anlaşılamadığını, ilgili icra dosyası Tebligat kanununun 35. maddesine güre davacı şirketin kapalı durumda olan işyerine tebligatın yapıştırılması neticesinde, haberdar olunmadığı için itiraz edilmeyerek kesinleştiğini, davacı şirket icra takibinden davalının müvekkil şirketin yetkilileri aleyhinde ki şikayeti üzerine İİK. 337 a maddesinin Ticareti Terk Etmek hükmüne ilişkin açılan İzmir ... icra Ceza Mahkemesinin ... Sayılı dosyası ile IİK. 331. Maddesinin Alacaklısını zarara sokmak kastıyla mevcudunu eksiltmek hükmüne ilişkin açılan İzmir ... İcra Ceza Mahkemesinin ... E. sayılı dosyası ile haberdar olduğunu, davacı şirket birçoğunda ibraname verilerek tahsil edilmiş olan ama şirket içerisinde kalan elinden ne seklide çıktığını belirleyemediği özellikle davalı şirketin ciro ettiği senetler üzerinden açılan icra takipleri ile uğraşmakta olduğunu, bu bağlamda davalı şirketinde ciro ettiği senetlere istinaden açılan İzmir ....İcra Müdürlüğünün ..., ..., ..... Esas sayılı icra takiplerinden dolayı davacı şirketin ecza deposu faaliyetlerini yürüttüğü işyerinde yer alan mallar haczedilmiş ve yediemine kaldırılmış olup, hacizlerin toplam değeri haciz tutanağında 187.581.82-TL olarak gösterildiğini, Şirketin işleyişini sekteye uğratan temeli itibariyle sakat olan işbu haciz işleminden dolayı fiili anlamda ecza depo faaliyetlerinin yürütüldüğü iş yerinin kapalı durumda olduğunu, ticaretin terk edilmesi şirketin tasfiye edilmesi ile mümkün olduğundan dolayı, davacı şirketin şüpheli alacaklarına ilişkin tahsil edilemezliğin aciz belgesine bağlanması ile şirket bilançolarının sıfırlanmak suretiyle tasfiye işlemlerini sonlandırarak Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvurulmasının istendiği Sicil kaydının silinmesi için istenenler zaman alıcı işlemler silsilesi olduğu için bu zaman dilimini fırsat bilen kötü niyetli şahıs ve şirketlerin şirket yetkilileri aleyhinde açtıkları icra ceza dava dosyalarıyla haksız icra takiplerini hem icra hem de cezaları davacı şirkete ödetmeye çalışmakta olduklarını. bu gibi haksız şekilde açılan. Tebligat Kanunu 35. maddeye göre yapılan tebligatlarla kesinleşen icra takiplerinde hem haciz yolu ile hem de fiili olarak yapılan ödemeler ile müvekkil şirket haksız, karşı taralın sebepsiz zenginleşmesine sebep olan, bazı noktalarda usulü hükümlere de uydurularak ödemeler yapmak zorunda bırakıldığını. Dava konusu ilgili icra takibinin de kötü niyetle açılmış icra takiplerinden biri olduğunu, Keza davalının beyan ettiği 2014 yılma ait icra takibi sebebi olan faturalardan davacı şirket yetkililerinin hiçbir şekilde haberdar olmamakla birlikte, beyan edilen faturaların davacı şirketin defter kayıtlarına hiçbir zaman girmediğini, bu hususun özellikle faturaların var ise irsaliyeleri ile tarafların defter kayıtlarının incelenmesi ile açığa çıkacağını, davalı şirketin bu bağlamda şikayette bulunduğu icra ceza mahkemelerine ilişkin dilekçelerinde 109.716.40-TL bedelli faturalardan kaynaklı cari hesap ekstresi borcu nedeniyle ilgili icra takibini başlattığını beyan ettiğini. davacı şirketin ödeme emrinde belirtilen "11 03-2014 tarihli asıl alacak 36.521,00- TL 18.03.2014 tarihli asıl alacak 37.878.00-TL 04/03/2014 tarihli asıl alacak 35.317.40-Tl ” alacak tutarlarına ilişkin hiçbir şekilde davalıya borcu bulunmayıp, davalının beyan ettiği faturaların varlığından , bu hususlar ışığında davalı tarafın icra ceza dava dosyalarında beyan ettiği ve icra takibinin sebebini oluşturan faturaları irsaliyeleriyle birlikte mal veya hizmetin kime teslim edildiği açıkça anlaşılacak sekide dava dosyasına sunmalarını talep ettiğini, arz ve izah edilen kötü niyetle açılmış ilgili icra takibinin kesinleşmesine sebebiyet veren kapalı işyerine tebliğ şekli (Tebligat kanunu 55. maddeye göre yapılan tebligatlarda kanun ve yerleşik içtihatlarca açık mavi renkli zarfın gerekliliği ile müvekkil şirketin icra ceza dava dosyalarıyla ilk kez ilgili icra dosyasından haberdar olması hususu dikkate alınarak tensiple birlikle teminatsız olarak TEDBİREN DURDURULMASINA, İzmir ...İcra Müdürlüğünün... Esas" sayılı İcra takibine İlişkin ödeme emrinde belirtilen asıl alacak miktarı 109.716.40-TL işlemiş faiz, miktarı 33.704.07- TL olmak üzere toplam 143.420.47-Tl. takip çıkışı ile birlikte tüm fer'ileri bakımından müvekkil şirketin borçlu olmadığının tespitine, İzmir... icra müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibinin müvekkil şirketin borçlu olmadığının tespitine müteakip iptaline, kötü niyetli davalı şirketin, tarafımıza ödenmek üzere %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekaletin karşı tarafa aidiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP ; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; “Davalı ... Serv Nak. San. Tic. I.td. Şti 18.09.2017 tarihinde davacı ... ve Yatırım A.Ş. aleyhine İzmir... İcra Müdürlüğü nde... sayılı dosya ile icra takibi başladığını ve takibin kesinleştiğini. Kesinleşen icra takibini müteakip, davacı ... ve Yatırım A.Ş. firmasının... İZMİR adresinde fiili hacze gidildiğini, Fiili haciz işlemi sonrası, davacı firma yetkilileri hakkında icra ceza mahkemesinde dava açıldığını, açılan ceza davası sonrası ise o ana kadar ödemekle yükümlü oldukları borçlan ve icra dosyaları ile ilgilenmeyen davacı şirket yetkilileri hapis cezası ile karşılaşma tehlikeleri olduğu için, menfi tespit davası açmış ve o ana kadar umursamadıkları icra borcunun, sahibi oldukları şirkete ait olmadıklarım savunmaya başladıklarını, menfi tespit davasına da konu olan icra dosyasının tebligatların, davacı ... ve Yatırım A.Ş.’nin şirket merkezine yapıldığını, Şirket merkezi olarak geçen ... İzmir adresindeki bina mülkiyeti, davacı şirketin sahiplerine ve aynı zamanda yönetim kurulu üyelerine ait bir binadır, icradan ve hacizden haberdar olmalarının düşünülemez olduğunu, Kaldı ki. Türki Ticaret Kanunu hükümlerine göre aktif ve faaliyette gözüken bir işyerinin adresini kapalı tutmak ve hu yüzden sorumluluktan kaçmaya çalışarak, tebligat TK 35, Maddeye göre yapılmıştır ve haberimi yoktur demek borçluları sorumluluklarından kurtarmamaktadır. Davacı firma, dava dilekçesinde icraya konu ve davaya konu üç adet faturayı almadıklarını, bu faturalar konusunda hizmet almadıklarını, daha da açık bir ifade ile davaya ve icraya konu üç adet faturadan hiç haberleri olmadığını beyan etmekte olduklarını, davacı firmanın dava dilekçesinde, davalı şirkete senetler verdiklerini beyan ettiyse de. "davalı şirket elinden ne şekilde çıktığını belirleyemediği, özellikle davalı şirketin ciro ettiği senetler üzerinden açılan icra takipleri ile uğraşmaktadır." Beyanında bulunulduğunu, Dava dilekçesi ile haberdar olunan ve incelenen icra dosyalarında, bahse konu senetleri görüp ve birer Örneklerini aldıklarını. Belirtilen bu senetlerin davacı firmanın da belirttiği gibi davalıya verilmediğini. Zaten davacı firmanın davalı şirkete verdiğini kanıtlayamadığını, Senetlerin arka kısmımla ciro hanesinde şirketimizin sahte bir kaşesinin yaptırıldığı “... OTOMOTİV” diye farklı bir Unvanlı kaşe yaptırıldığı ancak şirkete ait vergi numarasının yazıldığı, kaşe üzerine de şirketin yetkililerinin imza atmadıklarının ortada olduğu ve bu sebeple İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'na 07.05.2018 tarihinde ... soruşturma dosya numarası ile şikayette bulunulduğunu. Senetlerin arka yüzündeki cirolar incelendiğinde ... Otomotiv ve ... firmaları için aynı imzaların atılarak cirolandığını, Halbuki iki şirketin de yetkilileri farklı şahıslar olup iki şirkete ait olduğu iddia edilen cirolardaki imzaların aynı olması ciroların sahte olduğunu açık bir göstergesi olduğunu, keza davalı şirket yetkilisi ...’ın imza sirküleri de incelendiğinde imzaların çıplak gözle anlaşılır şekilde farklı olduğunun anlaşılacağını, Dava dosyasına bilgisi verilen icra dosyaları incelendiğinde ise şirkete ait olmayan bir adrese tebligat çıkartıldığı ve bu yolla da icra dosyalarından haberdar olunamayacaklarının açık olduğunu, arz ve izah edilmeye çalışılan sebeplerle öncelikle ihtiyati tedbirin kaldırılmasına ve haksız olarak açılan davanın reddine, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR ; -08/05/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
1.Davacı tarafın 2014 yılı yasal defterinin 6762 sayılı (mülga) TTK’nın m. 66.,69.,70.,82. gereği ticarî defterlerin ispat kuvveti bakımından açılış tasdikine ve kapanış tasdikine sahip olduğu, bu yönüyle sahibi lehine delil sayılması gerektiğine dair nihaî takdir yetkisinin Sayın Mahkemenize ait olduğu, davacı tarafın 2013 yılı yasal defterinin mali müşavir değişikliği nedeniyle tarafıma sunulamadığı,
Davalı tarafın eski vekili Av....’a aracılığıyla davalı mali müşaviri ...’a ... numaralı telefondan ulaşıldığı, kendisinden hangi defter ve belgelerin istendiğine dair mail atıldığı ancak cevap gelmediği, iki hafta boyunca yine kendisine aynı telefon numarasından ulaşılmaya çalışıldığı ancak cevap vermemesi ve tarafıma defter ve belgeleri sunmaması sebebiyle davalı yasal defter ve belgeleri üzerinden inceleme yapmanın mümkün olmadığı,
2. Dava ve takip konusu cari hesap muavin kayıtlarındaki işlemlerin (Fatura, ödeme vb.), DAVACI yasal defter kayıtlarına genel kabul görmüş muhasebe ilkelerine ve VUK usulüne uygun olarak kaydedildiği,
3. Davacı taraf ticari defterleri üzerinden bakıldığında, İzmir ...İcra Müd. ... sayılı 08.08.2017 takip tarihi itibariyle, 04.03.2014 tarihli 35.317,50 TL + 11.03.2014 tarihli 36.521,00 TL + 18.03.2014 tarihli 37.878,00 TL = Toplam 109.716,40 TL’lik alacağın davacı şirket yasal defter kayıtlarında bulunmadığı, 2013 yılı defteri sunulmayan ancak muavin kayıtları sunulan TABLO 1'de görüldüğü üzere Davacı şirketin Davalı şirketten 59.072,00 TL asıl alacağı görüldüğü, davalının borçlu görüldüğü,
4. Vergi dairesine verilen onaylı BA-BS formları açısından yapılan incelemede, Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: ...) gereği aylık dönemlere ilişkin mal ve/veya hizmet alışları ile mal ve/veya hizmet satışlarına uygulanacak had 5.000 TL olarak belirlenmiş olduğu, takip ve dava konusu faturaların Davacı yasal defte kayıtlarında olmaması DAVACI BA-BS formlarına dahil edilmediği, durumun usulüne uygun olduğu,
5. Takdiri sayın mahkemenize ait olmak üzere, davacının davalıyı icra takip tarihinden önce temerrüde düşürmemesi nedeniyle, takip tarihine kadar faiz talebinin yerinde olmadığı, Netice ve kanaatine varılmıştır. Keyfiyet, nihaî takdir ve tensiplerinize saygılarımla arz olunur
-İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan yazıya cevap verilmiştir.
-Bozma öncesi ... Esas sayılı dosyasında İzmir ... İcra Dairesine yazılan yazıya cevap verilmiştir.
-Bozma öncesi ... Esas sayılı dosyasında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosuna yazılan yazıya cevap verilmiştir.
-Bozma öncesi... Esas sayılı dosyasında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına yazılan yazıya cevap verilmiştir.
-Bozma öncesi... Esas sayılı dosyasında ... İcra Ceza Mahkemesine yazılan yazıya cevap verilmiştir.
-Bozma öncesi... Esas sayılı dosyasında İzmir ... İcra Ceza Mahkemesine yazılan yazıya cevap verilmiştir.
-Bozma öncesi ... Esas sayılı dosyasında İzmir .... İcra dairesine yazılan yazıya cevap verilmiştir.
GEREKÇE ;
Dava, alacağın tahsili istemi ile yapılan icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkememizce verilen 25/06/2019 tarih ve ... Esas ve ... Karar sayılı kararı, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi’nin 01/06/2023 tarih ve ... Esas ve ... karar sayılı ilamı ile "Bilindiği gibi; konusu para veya para ile değerlendirilebilen bir şey (malvarlığı, mamelek hakkı) olan (yani, konusu belli bir değerle ilgili bulunan) davalarda karar ve ilam harcı nispidir. Nispi karar ve ilam harcının dörtte biri dava açarken davacıdan peşin olarak alınır. Peşin olarak ödenecek olan bu dörtte bir karar ve ilam harcı, dava dilekçesinde gösterilen değer üzerinden hesaplanır. Ayrıca, harç ikmal edilmemesinin yasal sonuçları da 492 sayılı Yasanın 30 ve 32. maddesinde duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirtilmiştir.
Öte yandan; Harçlar Kanunu harç alınmasını veya tamamlanmasını yanların isteklerine bırakmamış; değinilen yönün mahkemece kendiliğinden (re’sen) gözetilmesini hükme bağlamıştır.
Harçlar Yasası'nın 30 ve 32. madde hükümleri gereğince, harca tabi bir davada harç tamamlatılmadan davanın esasına girilemez, ancak bu eksikliğin giderilmesi için ilgili tarafa süre verilmelidir. Mahkemece davacıya harcı tamamlatması için usulüne uygun olarak süre tanınması, yatırılması gerekli harcın miktarının hesaplanarak ilgili muhtıraya derc edilmesi, harcın yatırılması halinde işin esasına girilerek olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi, harcın belirlenecek süre içerisinde yatırılmaması halinde ise Harçlar Yasası'nın 30. maddesi gereğince, dosyanın, işlemden kaldırılıp (HMK. 150 m.), yasal süresi içinde yenilenmediği takdirde açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekir.
Somut olayda, davacı vekili tarafından İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibine ilişkin 109.716,40-TL asıl alacak ve 33.704,07-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 143.420,47-TL takip çıkışı ile birlikte tüm fer’ileri bakımından müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitine" yönelik açılan menfi tespit davasının dava dilekçesinde harca esas dava değerinin 109.716.40-TL gösterildiği ve bu miktar üzerinden nisbi peşin harcın yatırılmış olduğu, mahkemece de davanın kabulü ile, davacının İzmir ... İcra Müd.... esas sayılı dosyasındaki asıl alacak miktarı ve ferileri ile birlikte 109.716,40.TL'lik miktar üzerinden borçlu olmadığnın tespitine karar verildiği, eksik harçla davaya devam olunamayacağından mahkemece davacıya dava dilekçesinin konu ve sonuç bölümünde açık bir şekilde belirtildiği gibi takipte talep edilen toplam bedel üzerinden borçlu olmadığının tespiti yönündeki talebi doğrultusunda eksik peşin harç ikmal ettirilerek yargılamaya devam edilmesi gerekirken bu yönün gözetilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup (Bknz. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi' nin 26/04/2016 tarih ve 2016/774 Esas 2016/7461 Karar sayılı ilamı), doğru görülmemiştir. " bozularak, Mahkememizin yukarıdaki esas sayılı sırasına kayıt edilerek yargılama devam olunmuştur.
Bozma ilam doğrultusunda eksik nisbi harcın yatırılması için davacı vekiline süre verilmiş olup Davacı vekili tarafından harç eksikliği giderilmiş olup bozma ilamındaki eksiklik giderilmiş olup aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM ; Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
Davacının Davasının KABULÜNE,
1-İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 109.716,40-TL asıl alacak ve 33.704,07-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 143.420,47-TL takip çıkışı ile birlikte tüm fer’ileri bakımından DAVACININ BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE
2- Davalı takibinin haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşılmakla alacağın % 20'si oranındaki kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 9.797,05 TL nispi ilam harcından, peşin alınan 2.449,28 TL harcın düşülmesi ile kalan 7.347,77 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak, Hazineye gelir kaydına,
4-Davacının yatırmış olduğu 35,90 TL başvurma harcı, 2.449,28 TL peşin harç toplamı olan 2.485,18 TL'nin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
5-Davacının yapmış olduğu 520,35 TL'si tebligat-posta gideri ve 600,00 TL'si bilirkişi ücreti gideri olmak üzere toplam 1.120,35 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 22.947,27 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı yasanın 345. Maddesi uyarınca 2 haftalık kesin süresi içerisinde Bölge İstinaf Mahkemesine başvuru yolunun açık olduğu şeklinde karar verildi.27/02/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!