T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/487
KARAR NO : 2024/418
DAVA : Ticari Şirket Feshi, Ortaklıktan Çıkmaya İzin Verilmesi, Ayrılma Payı Alacağının Tahsili
DAVA TARİHİ : 12/06/2023
KARAR TARİHİ : 24/05/2024
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonucunda;
İDDİA ;
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; davalı şirketin sorumlu müdürü ve tek ortağı olan ...’ın 20/01/2022 tarihinde vefat ettiğini, mirasçılarının ise önceki evliliğinden olan oğlu ... ve kızı ... ile eşi davacı ... olduğunu, TTK'nın 596/1. maddesine uyarınca esas sermaye payının miras, eşler arasındaki mal rejimine ilişkin hükümler veya icra yoluyla geçmesi hâllerinde tüm haklar ve borçların, genel kurulun onayına gerek olmaksızın, esas sermaye payını iktisap eden kişiye geçeceğini, tüm mirasçıların şirketin yasal ortakları olduğunu, taraflar anlaşamadığından ve bir araya gelemediklerinden dolayı dava konusu şirket de dahil olmak üzere terekenin idaresi ve paylaşımı amacıyla tereke tespit davası açıldığını, bu davanın İzmir ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ...Tereke sayılı dosyasına kayıtlı olduğunu, mahkeme tarafından mali müşavir...’ın tereke idare memuru, tereke temsilcisi olarak Av....’in atandığını, dava dilekçesinin tereke idare memuruna ve tereke temsilcisine ihbaren gönderilmesini istediklerini, tereke mahkemesince atanan mümessillerin ücretlerinin terekedeki mal varlığından karşılanacağını, şirketin işleyişinde bir problem olması vb durumlarda müvekkilinin ayrılma akçesinin tehlikeye düşeceğini, ayrılık akçesi bedelinin tespiti halinde, bedelin şirket gelirleri veya şirket mal varlığından karşılanmasını istediklerini; murisin çocukları ile son eşi olan müvekkili davacı arasında sürekli hukuki ve fiili husumet oluştuğunu, bu husumetin murisin sağlığında da olduğunu, gerek kızının gerek oğlunun murisi değişik bahanelerle kolluk kuvvetlerine, savcılığa şikayet ettiklerini ve davalar açtıklarını, İzmir .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas ve... Karar sayılı dosyasında “...’ın tehdit ve diğer suçları işlediği” iddiası ile dava açıldığını, davanın 19/06/2018 tarihli 3. celsesinde müvekkilinin tanıklığına başvurulduğunu, müvekkili beyanını verdikten sonra ...’in müvekkilinin şahsına hakaret ettiğini, bu hakaretin duruşma tutanağına geçirildiğini; İzmir .... İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında sigortalılığın tespiti davasının açıldığını, ...’ın “...'ın iş yerinde çalışırken kendisinin sigortasız çalıştırıldığı iddiası” ile dava açtığını; diğer ortakların annesi ...’nin müvekkili ve merhum hakkında çeşitli şikayetlerde bulunduğunu; şirket ortağı ...’in, 31/01/2022 tarihli ihtarnamesinde “genel kurul toplantısının 15/02/2022 tarihinde yapılacağını” bildirdiğini, toplantıya ilişkin ilanların usulsüz düzenlendiğini, toplantıda ortaklıktan çıkmaya yönelik isteklerinin ve şirkete yeni sorumlu müdür atanmasının gündeme geldiğini, anlaşmaya varılamadığını, müvekkilinin şirket payına ilişkin bir teklif yapılacağının belirtildiğini, toplantının sonlandırıldığını, toplantıda herhangi bir tutanağın düzenlenmediğini, diğer ortakların teklifte anlaşılamaması üzerine şirketten ayrılma girişimlerinin sonuçsuz kaldığını; murisin ölümünden itibaren geçen süreçte kar payı ücretinin müvekkiline ödenmediğini, şirketin kar durumu ile borçları hakkında bir bilgilerinin de bulunmadığını, limited şirket ortağının ortaklıktan ayrılması halinde ayrılma akçesinin yanında kar payı kendisine ödenmemişse kar payının tahsilini de isteyebileceğini; diğer ortaklar sorumlu müdür olmasa dahi şirketi fiileb yönettiklerini, diğer ortakların müvekkiline zarar verme kastı ile keyfi borçlanma ihtimalinin bulunduğunu, bu sebeple SGK, vergi ve kamu borçları ile amme alacakları bakımından müvekkilinin sorumluluğunun dondurulması gerektiğini, ...’ın vefatı nedeniyle müşterilerin farklı şirketlerle çalışmayı tercih etmesi, ...'in şirkete zarar verecek eylemlerde bulunması vb sebeplerle şirketin gelirinin düştüğünü, aktifinin pasifini karşılayamadığını, şirket masraflarının diğer ortaklar tarafından kredi çekilerek sürdürülmekte olduğunu, şirketin zarar edip kar sağlayamadığını, şirket diğer ortaklar tarafından işletilmeye devam edilmekte olsa da her ortak için artan bir borç tehlikesinin olduğunu, dolayısıyla her ortak bakımından borç doğurabilecek bu durumun şirketin feshi ile önlenmesi gerektiğini belirterek, haklı sebebin varlığının tespitine ve haklı sebeple müvekkilinin şirket ortaklığından çıkma isteğinin kabulüne ve çıkmasına, aksi halde şirketin tasfiyesine; bilirkişi heyeti ile keşif yapılarak şirket defterlerinin incelenmesine, bu suretle müvekkilinin ayrılma payının tespit edilmesine, ayrılma akçesinin teminat altına alınması için şirket adına kayıtlı ... plakalı araca tedbir konulmasına, dava sonuçlanana kadar müvekkili adına doğacak vergi, SGK ve diğer kamu borçlarının dondurulmasına, dava konusu şirketin aktif ve pasiflerinin belirlenmesine, bunun sonucuna göre ayrılma akçesi ile birlikte murisin vefatından itibaren doğan kar payının taraflarına ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
CEVAP ;
Dava dilekçesi davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafça yasal süre içerisinde davaya cevap verilmemiştir.
GEREKÇE ;
Dava; haklı sebeplerle davalı şirket ortaklığından çıkmaya izin verilmesi, olmadığı takdirde davalı şirketin feshi ile davacının ayrılma payı alacağının ve kar payı alacağının davalıdan tahsili isteğine ilişkindir.
Davacı vekili 24/05/2024 tarihli dilekçesiyle; davadan feragat ettiklerini belirtmiştir.
Davacı vekilinin vekaletnamesi incelendiğinde; davadan feragat konusunda yetkisinin bulunduğu görülmüştür.
6100 sayılı HMK'nın 307. maddesinde; "Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir."; 309. maddesinde; "(1) Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. (2) Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir."; 310. maddesinde; "Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. "; 311. maddesinde; "Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur." düzenlemelerine yer verilmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 309. ve devamı maddeleri gereğince feragat, davayı sonlandıran işlemlerden olup, hüküm kesinleşene kadar her zaman yapılabileceğinden ve feragat beyanı verildiği anda kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağından ve etkisini de onu yapanın tek yönlü irade beyanı ile doğuracağından, dava dosyası duruşma günü beklenmeksizin ele alınmış ve davacı tarafın davadan feragati nedeniyle aşağıda yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM ; Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3-Harçlar Kanunu'nun 22. maddesine göre davadan feragat ön inceleme duruşmasından sonra gerçekleştiğinden, karar tarihindeki maktu ve karar ilam harcının 2/3'ü oranına isabet eden ve bu orana isabet edip alınması gereken harç 285,07 TL olduğundan, peşin alınan 179,90 TL harcın düşülmesiyle kalan 105,17 TL harcın davacıdan alınarak, Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayarak artan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair; tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 24/05/2024
Başkan ...
¸E-imza
Üye ...
¸E-imza
Üye ...
¸E-imza
Katip ...
¸E-imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!