WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

İZMIR 4. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/472
KARAR NO : 2024/447
DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 07/06/2023
KARAR TARİHİ : 04/06/2024
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda dava dosyası ve ekleri incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 17/03/2023 tarihinde İzmir'de davalının sigortalısına ait ... plakalı aracın davacıya ait araca çarptığını, davacının aracının kaza tarihi itibariyle 20.721 km'de olup daha önce herhangi bir kazaya karışmadığını, davacının aracında parça değişimi yapıldığı ve bir çok parçanın da onarıldığını, onarılan ve değiştirilen parçalarla ilgili ekspertiz raporunda KDV dahil 15.490,18 TL hasar oluştuğunu, davacının aracının kaza yapmasından ötürü değer kaybına uğradığını, davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı ve sigorta şirketinden davacıya 8.572,32 TL araç değer kaybı için ödeme yapıldığını, ancak bu ödemenin gerçek değer kaybını yansıtmadığından bakiye kalan araç değer kaybı için işbu davanın açıldığı, açıklanan nedenlerle de davacıya ait ... plakalı araç ile davalının sigortalısına ait ... plakalı araç arasında 17/03/2023 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle davacının aracında meydana gelen belirsiz alacaklarına ilişkin talep arttırım hakları saklı kalmak kaydıyla kaza tarihi olan 17/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte şimdilik 100 TL araç değer kaybı alacağının tahsiline, yargılama giderleri ve avukatlık vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin başvuru öncesi 8.572,32 TL değer kaybı ödemese yaptığını, davacının gerçek zararının karşılanmış olup başvuruya konu kaza bakımından başka bir sorumluluğunun bulunmadığını, işbu nedenle davanın reddi ile yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR: -04/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
... plakalı araç sürücüsü ... şerit izleme kurallarına uymadığı ve park halindeki araca çarptığı için kazanın oluşumunda ETKEN,
... plakalı araç sürücüsü ... atfı kabil kural ihlalinde bulunmadığından dolayı için kazanın oluşumunda ETKEN DEĞİL ise de.
Davacı ve davalı vekillerinin dilekçeleri, trafik kazası tespit tutanağı, eksper raporları, hasar fotoğrafları, dekontlar ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Davaya konu kaza nedeniyle davacı aracında hasar oluştuğu, oluşan hasarın tutanaklarda belirtildiği şekilde çarpma ve çarpılma neticesinde gerçekleştiği; hasarın, tutanak, hasar fotoğrafları ve eksper raporu ile uyumlu olduğu,
Davaya konu kaza öncesinde dava konusu aracın bir (1) kez başka bir kazaya karıştığı, bu kazada meydana gelen değer kaybının davaya konu kazada meydana gelen değer kaybını etkilemediği, değer kaybına neden olan farklı parçalar olduğu,
Davaya konu kaza nedeniyle davaya konu araçta değer kaybı oluştuğu, değer kaybına neden olan parçalar gözetilerek yapılan piyasa araştırmasında araçta meydana gelen değer kaybının 12.500 TL değerinde olduğu, hasar yönüyle değer kaybı tazminatının talep edilebileceği, Araçtaki toplam hasar bedelinin araç bedeline oranının %3 olduğu, dolayısıyla aracın pert kapsamında değerlendirilemeyeceği, onarımın ekonomik olacağı, değer kaybı tazminatının talep edilebileceği, sovtaj değerinin belirlenmeyeceği, Davalı sigorta şirketinin değer kaybı nedeniyle davacıya 8.572,32 TL ödeme yaptığı, bu bedelin davacının değer kaybı tazminatını karşılamadığı, bakiye değer kaybı bedelinin 12.500,00TL-8.572,32TL= 3.927,68TL olduğu, Yedek parça tedariki de dâhil olmak üzere makul, normal çalışma ile aracın 7 günde onarılabileceği, günlük ikame bedelinin kaza zamanı itibarıyla 500TL olabileceği, toplam araç mahrumiyet (ikame) bedelinin 3.500TL olabileceği, davalının bu kapsamda hiç ödeme yapmadığı, Dosyada davacının ekspertiz ücreti ödendiğine dair herhangi bir dekont vs belge bulunmadığı, ödeme yapılmadığı, bu tarz bir talebin olmadığı, kanaatine varılmıştır.
-Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine yazılan yazıya cevap verilmiştir.
-... Sigorta şirketine yazılan yazıya cevap verilmiştir.
-Türkiye Noterler Birliğine yazılan yazıya cevap verilmiştir.
-Türkiye Ekonomi Bankasına yazılan yazıya cevap verilmiştir.
GEREKÇE :
Dava; davacı aracında meydana gelen değer kaybı bedeli zararının karşı taraf araç ZMMS sigortacısından tahsili davasıdır.
Dava tarihinde yürürlükte olan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1.maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1.maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın amacı A.1 maddesinde “Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına yönelik ilgililerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir.” şeklinde belirlenmiştir. Sigortanın kapsamı ise genel şartlar A.3. maddesinde “sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır.” şeklinde düzenlenmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Olay tarihinde yürürlükte bulunan 2918 sayılı KTK.nın 90. maddesinde “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme ve zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı kapsamı dışında bulunan hallerin düzenlendiği 92/i maddesindeki “Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.” şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihinde 2019/40 E-2020/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ile zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarına göre belirleneceğine dair düzenleme iptal edilmiştir. T.C. Anayasası’nın 153/6. maddesinde, “Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar.” düzenlemesi mevcut olup, bu düzenlemenin doğal sonucu olarak Anayasa Mahkemesi’nce bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da bunların belirli hükümlerinin Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edildiğinin bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa’ya aykırılığı saptanan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa’nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülmeyeceği kabul edilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir.
Yargıtay içtihatları ile kabul edilen “usuli kazanılmış hak” olgusunun, birçok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnalarının bulunduğu, yeni bir İçtihadı Birleştirme Kararı (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK) ya da geçmişe etkili bir yeni kanun çıkması, benzer şekilde uygulanması gereken bir kanun hükmünün, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilmesi hallerinde, usulü kazanılmış hakka göre değil, İBK'na veya geçmişe etkili yeni kanuna ya da Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilebileceği (HGK’nın 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 E., 19 K.; 03.02.2010 tarihli ve 2010/4-40 E., 2010/54 K), dolayısıyla bilirkişi raporları alındıktan ve bu raporlar nedeniyle taraflar lehine oluşan usulü kazanılmış hakka göre değil sonra Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilmesi gerektiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin 2019/824 esas, 2020/1025 karar sayılı, 2019/3373 esas, 2020/1022 karar sayılı emsal kararlarında da belirtildiği üzere Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda anılan iptal kararı sonrasında oluşan yeni duruma göre KTK'nun 90. Maddesi hükmü dikkate alındığında, zarar gören hak sahiplerinin zarar veren 3.kişilerden ve sigorta şirketinden talep edebilecekleri tazminatın kapsamının belirlenmesinde kullanılacak yöntem ve ölçütler konusunda kısıtlama bulunmadığından, üçüncü kişi olan davacının uğradığı hasar zararının tespitinde 6098 sy Türk Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alınarak yerel piyasa koşulları, yedek parça ve servis maliyetleri, kazalı parça ve yeri, işçilik maliyetleri, KDV dikkate alınması gerektiği kanaatine varılmıştır.
Tüm bu yasal düzenlemeler ve somut olay birlikte değerlendirildiğinde;17/03/2023 tarihinde İzmir'de davalının sigortalısına ait ... plakalı aracın davacıya ait araca çarpması nedeniyle kaza meydana geldiğini, Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda açıklanan gerekçelerle davalı sigortalısına ait aracı kullanan sürücünün kusurlu olduğu, davacının bu trafik kazasının oluşumunda herhangi bir etkisinin bulunmadığını, davacıya ait araçta kaza nedeniyle meydana gelen değer kaybının Davalı sigorta şirketinin değer kaybı nedeniyle davacıya 8.572,32 TL ödeme yaptığı, bu bedelin davacının değer kaybı tazminatını karşılamadığı, bakiye değer kaybı bedelinin 12.500,00TL-8.572,32TL= 3.927,68TL olduğu, kazanın poliçe süresi içerisinde gerçekleştiği, zarar miktarının bakiye poliçe limiti dahilinde kaldığı, davalı sigorta şirketinin poliçe kapsamında doğan değer kaybı zararından sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketinin 2918 sayılı KTK.nun 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın B 2/2.1. maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte kendisine ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde ödeme yükümlülüğü bulunduğu anlaşılmakla davacının davasının kabulüne, zarar veren araç ticari nitelikte bulunmadığından haksız eylemin de TTK.’nun 4. maddesi uyarınca ticari iş niteliği taşımamasına göre temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davacının davasının KABULÜNE
1-3.927,68 TL değer kaybı bedelinin davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden temerrüt tarihi 29/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL nispi harçtan, peşin alınan 179,90 TL ve ıslah ile tamamlanan 65,35 TL harcın mahsubu ile bakiye 182,35 TL karar ve ilam harcının davalı taraftan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA.
3-Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvurma harcı. 179,90 TL peşin harç ve 65,35 TL ıslah harcı toplamı olan 425,15 TL yargılama giderinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine.
4-Davacının yapmış olduğu 77,50 TL'si tebligat-posta gideri, 5.000,00 TL'si bilirkişi ücreti gideri olmak üzere 5.077,50 TL'nin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
5-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL'nin davada haksız çıkan davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT hükümlerine göre 3.927,68 TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine.
7-Taraflarca yatırılan kullanılmayan gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.04/06/2024
Katip...
e-imzalı
Hakim...
e-imzalı