T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/425 Esas
KARAR NO : 2024/78
DAVA : Zayi Belgesi Verilmesi
DAVA TARİHİ : 22/05/2023
KARAR TARİHİ : 01/02/2024
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda dava dosyası ve ekleri incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı...'a ait ... Torbalı/İZMİR adresindeki ... isimli, 8511 ticaret sicil no'lu ticari işletmede, 16/05/2023 tarihinde şirket merkezine taşınırken bulunan tüm ticari defterlerin, Genel Kurul Toplantı ve Müzakere Defteri, Ortaklar Pay Defteri ve 2022 yılına ait Envanter Defteri, Defteri Kebir ve Yevmiye Defteri vergiye esas belgeleri ve sair her türlü belge ve evraklarının zayi olduğundan TTK. 82/7 maddesi uyarınca mahkemeden, 2023 yılı ve geçmiş yıllara ait tüm defter, fatura ve sair belgelerin zayi olduğuna dair tarafına zayi belgesi verilmesini dava ve talep etmiştir.
KANITLAR: İzmir Torbalı Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden davacı şirket adına bir soruşturma olup olmadığına ilişkin bilgiler celp edilmiştir.
İzmir Ticaret Odası'ndan davacı şirket adına bir soruşturma olup olmadığına ilişkin bilgiler celp edilmiştir.
İzmir Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden davacı defterlerin onaylarının kendileri tarafından yapılıp yapılmadığına dair ile alakalı bilgiler celp edilmiştir.
İzmir Torbalı Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden davacı şirket adına bir soruşturma olup olmadığına ilişkin bilgiler celp edilmiştir.
GEREKÇE :
Dava, TTK.'nın 82/7'nci madde hükmüne dayalı zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK.'nın 82/7 madde ve fıkrası uyarınca sadece tacirler zayi belgesi isteminde bulunabilirler. TTK.'nın 12. maddesinde "Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir. Bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla halka bildirmiş veya işletmesini ticaret siciline tescil ettirerek durumu ilan etmiş olan kimse, fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır. Bir ticari işletme açmış gibi, ister kendi adına, ister adi bir şirket veya her ne suretle olursa olsun hukuken var sayılmayan diğer bir şirket adına ortak sıfatıyla işlemlerde bulunan kimse, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı tacir gibi sorumlu olur." hükmü ile anılan Yasa'nın 11. maddesinde "Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterilir." Yine TTK.'nın 15. maddesinde de "İster gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11. maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır." düzenlemesi bulunmaktadır.
6102 sayılı TTK.'nın 82/7. maddesinde; "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir." şeklinde düzenleme yapılmakla tacirlere ticari defter ve kayıtlarını saklama ve ibraz hususunda zorunluluk getirilmiştir.
TTK.'nın 82/7 maddesi uyarınca işbu zayi belgesi verilmesine ilişkin davanın 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde açılması gerekir.
Bu madde hükmünde yazılı “afet” kavramına davacıya kusur izafe edilemeyecek olan ve irade dışında meydana gelen olayların girebileceği gözetilmelidir. Zira, bu maddede, bir tacir saklamakla yükümlü olduğu defter ve kağıtlar,yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde ziyaa uğrarsa, tacir, kendisine zayi belgesi verilmesini mahkemeden isteyebilir. Maddede yer alan “gibi” sözcüğü açıklanan olayların sınırlı sayılı olmadığını göstermektedir. Tacirin belgelerini muhafazada gerekli dikkat ve özeni göstermesi gerektiği gibi, olayın şüpheden uzak bir şekilde meydana geldiğine mahkemenin kesin kanaat getirmesi gerekmektedir.
6100 sayılı HMK.'nın 150. maddesi "Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. İşlemden kaldırıldığı tarihinden başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır." düzenlemesini içermektedir.
Somut olayda; davacı şirket yetkilisi duruşma gün ve saatinden haberdar olmasına rağmen 26/10/2023 tarihli duruşmaya katılmadığı gibi herhangi bir mazeret de bildirmediğinin anlaşılması üzerine dosya 26/10/2023 tarihinde işlemden kaldırılmıştır. İşbu davanın mazeretsiz olarak takip edilmemesi nedeniyle yukarıda işlemden kaldırma tarihi yazılı olan duruşmada, HMK.'nın 150/1. maddesi gereğince dava dosyasının işlemden kaldırılmasına karar verildiği ve üç aylık yasal süre içinde taraflarca yenileme talebinde de bulunulmadığı anlaşılmakla, işbu davanın HMK.'nın 150/5. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına dair aşağıdaki hükmün kurulması gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafça takip edilmeyen ve yasal süresinde yenilenmeyen davasının 6100 sayılı HMK.'nın, HMK. 150/5 maddesi gereğince AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın düşülmesi ile kalan 247,70 TL karar ve ilam harcının davacı taraftan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafın yaptığı tüm yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
4-HMK.'nın 333. Maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansından, sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davacı taraf vekilinin yokluğunda, tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 01/02/2024
Katip ...
¸E-imza
Hakim ...
¸E-imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!