T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/412
KARAR NO : 2024/475
DAVA : Tazminat (Trafik Sigortasından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/05/2023
KARAR TARİHİ : 11/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigortasından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı taraf vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin maliki olduğu ... plakalı araca, karşı taraf .... ve Tra. Gen. Müd. (...) maliki ve işleteni olduğu ve ... Sigorta A.Ş.' nin ZMMS sigortalısı ... plakalı otobüsün sürücüsü davalı ...'nın kusurlu eylemleri neticesinde 19.01.2022 tarihinde İzmir İli Gaziemir ilçesinde çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazada ... plakalı otobüs sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, kaza sonucu müvekkilinin aracında değer kaybı meydana geldiğini ve müvekkilinin onarım süresince ikame araç bedeli zararı olduğunu, kaza anında müvekkiline ait aracın park halinde olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını, açıklanan sebeplerle, şimdilik 1.000,00 TL değer kaybı tazminatının haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile tüm davalılardan müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine, ikame araç zararı nedeni ile şimdilik 100,00 TL tazminatın davalı ... ve ... Genel Müdürlüğünden haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsili ile müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı sigorta vekili cevap dilekçesi ile özetle; Yetki yönünden itirazlarının olduğunu, eksik belge/beyan/bilgi ile başvuru yapıldığından başvuruya ilişkin dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, müvekkili şirketin araç hasarına ilişkin olarak 29.07.2022 tarihinde 6.749,53 TL ... Sigorta A.Ş.' ye rücu ödemesi yaptığını, başvuru evrakları arasında ödemenin yapılacağı hesap bilgisinin yer almadığını, değer kaybına ilişkin ödeme yapılmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla araçta değer kaybı bulunmadığından başvurunun reddinin gerektiğini, ilgili kazada değer kaybına konu parçaların daha önceden meydana gelen kazaları sebebi ile hasarlandığının görüldüğünü, ZMMS Genel Şartları ile değer kaybı tazminatı için getirilen tazminat hesabına ilişkin hükümlerin işbu yargılamada esas alınması gerektiğini, davacı yanın başvuru sırasında hesaplanan ödemenin hangi hesaba yatırılacağı bildirilmediğinden müvekkili şirket tarafından ödeme yapılmasının davacı tarafından engellendiğini, iş bu sebeple müvekkili şirketin faiz sorumluluğunun da bulunmadığını, başvuru konusu kaza, haksız fiilden kaynaklanmış olup, ticari iş olarak nitelendirilemeyeceğinden talep edilmesi gereken faizin de yasal faiz olduğunu, yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddine, başvuru yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine, zamanaşımı nedeni ile davanın usulden reddine, araçta bakiye değer kaybı bulunmadığından davanın reddine, müvekkili şirket aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesini masraf ve ücreti vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile özetle; Davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının hukuki yarardan yoksun olduğundan usulden reddi gerektiğini, söz konusu kazada idarelerinin ve idareleri sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, kaza tutanağında yer alan kusur tespitine ilişkin beyan ve tespitlerin hukuki değerinin olmadığını, araç mahrumiyet talepleri yönünden itirazları olduğunu, iddia edilen değer kaybı bedelinin yüksek olduğunu ve kabulünün mümkün olmadığını, avans faizi talebinin hukuka aykırı olduğunu, açıklanan nedenlerle hukuki dayanaktan yoksun olan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
CEVAP : İhbar olunan ... vekili ihbara ilişkin beyan dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete ihbarı yapılan işbu davada müvekkili şirketin taraf sıfatına haiz olmadığını, davanın ihbarının, ihbar olunana taraf sıfatı kazandırmayacağını, bu sebeple müvekkili şirket yönünden davanın usulden reddinin gerektiğini, ayrıca işbu yargılama sonucunda da ihbar olunan müvekkili şirketin lehine veya aleyhine hüküm kurulamayacağını, davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Kaza tespit tutanağı : Görevli polis memurları tarafından düzenlenen 19/01/2022 tarihli trafik kazası tespit tutanağında olayın; " Sürücü ... idaresindeki ... plakalı aracı ile 340 sokak takiben Akçay Caddesi istikametine sağa dönüş yapmak istediği sırada aracının sol arka köşe kısımları ile bu sırada 340 sokak üzerinde ... otomotiv önünde park halinde bulunan ... plakalı aracın sağ ön kısımlarına ve sağ yan dikiz aynasına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği sürücü beyanı ve kaza yerinde yapılan incelemelerden anlaşılmış olup, bu kazanın oluşumunda sürücü ... 2918 sayılı KTK'nun 53/1a kuralını ihlal ettiğinden kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır " şeklinde tanımlandığı görülmüştür.
Hasar Dosyası: Davacının dava tarihinden önce değer kaybı zararı için sigorta şirketine başvurduğu ve sigorta şirketince 04.10.2022 tarihinde başvurunun oluşturulduğu ancak davacı yana herhangi bir değer kaybı ödemesi yapılmadığı anlaşılmıştır.
Poliçe: Davalı sigorta şirketi ile davalı ... Genel Müdürlüğü arasında ... plakalı araçla ilgili olarak 31/12/2021 - 31/12/2022 tarihlerini kapsar ZMMS poliçesi bulunmaktadır. Poliçe limiti maddi araç başına 43.000,00-TL. dir.
Trafik Tescil: Türkiye Noterler Birliğinin 13/07/2023 tarihli cevabi yazısında; ... plaka sayılı aracın davalı ... Genel Müdürlüğü adın, ... plaka sayılı aracın ise davacı ... (...) adına tescilli olduğu görülmüştür.
Tramer: Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinin 18/06/2023 havale tarihli cevabi yazısında; Davacıya ait ... plakalı aracın dava konusu kaza tarihinden önce hasar dosya kaydının mevcut olmadığı bildirilmiştir.
Bilirkişi Heyet Raporu: Mahkememizce otomotiv uzmanı bilirkişi ... ile trafik bilirkişi ...'den alınan 08/12/2023 tarihli kusur ve hesap raporunda; ... plakalı otobüs sürücüsü ... ' nın; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 52/b) Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorundadırlar ve sürücülere ait asli kusurları düzenleyen 84. maddesinin (j) bendindeki “Manevraları düzenleyen genel şartlara uymama” kuralını ihlal ettiği ve kazanın oluşumunda etken olduğu kanaatine varıldığı, ... plakalı otomobil sürücüsünün; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununca kazaya etken bir hareketi bulunmadığından kazanın meydana gelmesinde etken olmadığı kanaatine varıldığı, değer kaybı ve ikame araç bedeli yönünden; ... plaka sayılı aracın 2.el satışı esnasında değer kaybı bedelinin 25.000,00 TL olabileceği, ... plaka sayılı aracın onarım süresi boyunca 2.500,00 TL ikame araç talebi oluşabileceği mütalaa edilmiştir.
Islah dilekçesi: Davacı vekili 22/03/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile; alacaklarının başlangıçta belirsiz olması nedeniyle 1100 TL esas değer üzerinden açılan davalarının değerini 26.400 TL artırılarak; değer kaybı için 25.000 TL , ikame araç bedeli için 2.500 TL olmak üzere toplamda 27.500 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte taraflarına ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiş, ıslah harcını aynı tarihte yatırmıştır.
Dava; davacı aracında meydana gelen değer kaybı bedelinin davalı işleten, sürücü ve ZMMS sigortacısından, ikame araç bedelinin davalı işleten ve sürücüden tahsiline yönelik maddi tazminat davasıdır.
Davalı sigorta şirketinin yetki itirazında bulunmuş ise de; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları’nın C.7. maddesinde de yetkili mahkemeler belirlenmiş olup, genel şartlarda “Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabilceği gibi veya kazanın meydana geldiği yer mahkemesinde ya da zarar görenin ikametgahının bulunduğu mahkemede de açılabilir” şeklinde düzenleme getirildiği, kaza yerinin yargı sınırlarımız içerisinde bulunduğu tespit edilmekle davalının yetki itirazı reddedilerek, yargılamaya devam olunmuştur.
Davalı ... vekili davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını savunarak davanın usulden reddini talep etmiştir. Belirsiz alacak davasını düzenleyen 6100 Sayılı HMK 107. maddesinde; “(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir. (2) (Değişik:22/7/2020-7251/7 md.) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğunda, hâkim tarafından tahkikat sona ermeden verilecek iki haftalık kesin süre içinde davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın talebini tam ve kesin olarak belirleyebilir. Aksi takdirde dava, talep sonucunda belirtilen miktar veya değer üzerinden görülüp karara bağlanır.” hükmüne yer verilmiştir. Bu hükme göre, belirsiz alacak davasının alacak miktarının veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenemediği ya da imkansız olduğu hallerde belirsiz alacak davası açılabilecektir. Davacı tarafça dava açılmadan önce kendi kasko sigortacısına başvurusu üzerine ekspertiz raporu alınarak hasar miktarı bu raporlar ile tespit edilmiş ise ise de, davacıya ait araçta trafik kazası sonucu meydana gelen gerçek zarar miktarı taraflar arasında tartışmasız ve açıkça belirli olmayıp, dava tarihi itibariyle değer kaybı zararın miktar ve değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin davacıdan beklenemeyeceği anlaşılmakla HMK’nın 107. maddesine uygun olarak, belirsiz alacak davası açılması mümkündür. (Yargıtay HGK 17.11.2020 tarih 2017/17-1102 E. 2020/905 K. sayılı ilamı)
Davalı sigorta vekili zamanaşımı savunmasında bulunmuştur. 2918 sayılı KTK'nın 109/I. maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar." hükmüne, yine aynı kanunun 109/II. maddesinde ise, "Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." hükmüne yer verilmiştir. Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 15. Maddesinde “Arabuluculuk Bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur…”hükmüne yer verilmiştir. Tüm bu düzenlemeler dikkate alındığında, kazAnın 19.01.2022 tarihinde gerçekleştiği, davanın 16.05.2023 tarihinde açıldığı, dava tarihinin kaza tarihinden itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde kaldığı anlaşılmakla davalının zamanaşımı savunması reddedilmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte olan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1.maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1.maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın amacı A.1 maddesinde “Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına yönelik ilgililerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir.” şeklinde belirlenmiştir. Sigortanın kapsamı ise genel şartlar A.3. maddesinde “sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır.” şeklinde düzenlenmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe girmiş, 04.12.2021 tarihinde RG’de yayınlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişik Yapılmasına Dair Genel Şartlar uyarınca daha önceki Genel Şartların, 1., 2. 3., 4.,5., 6.,7.,8., 9., 10., 11, 12., 13., 14. ,15., 16., maddelerinde değişiklik yapılmış olup, 17. Maddesi ile de Genel Şartlara Ek-7 eklenerek, Ek-7’ de, değer kaybı, sakatlık, destekten yoksun kalma tazminatlarının nasıl hesaplanacağının düzenlenmiştir. Bu değişikliğin 18. Maddesi ile “Bu genel şartların yayımı tarihinde yürürlüğe girer.” Düzenlemesine, 13. Maddesi ile Genel Şartalırn C.11. Maddesine yapılan ek maddede “Bu genel şartların yürürlük tarihinden sonra yapılan değişiklikler, söz konusu değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonra akdedilen sözleşmelere uygulanır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Olay tarihinde yürürlükte bulunan, 19.06.2021 tarihinde RG’de yayınlanan 7327 sy İcra ve İflas Kanunun ile Bazı Kanunlarda Değişik Yapılmasına Dair Kanunun 18. Maddesi ile değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 90 ıncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde “Bu tazminatlardan;a) Değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı dikkate alınarak,…hesaplanır.”düzenlemesi ile maddenin 2. Fıkrasındaki “Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından belirlenir.” şeklindeki düzenlemenin, 14 Şubat 2023 tarihli 32104 sayılı RG’de yayınlanan Anayasa Mahkemesi’nin 2021/82 esas, 2022/167 karar, 29/12/2022 tarihli kararı ile Anayasa’ya aykırı bulunarak iptaline karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ile zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarına göre belirleneceğine dair düzenleme iptal edilmiştir. T.C. Anayasası’nın 153/6. maddesinde, “Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar.” düzenlemesi mevcut olup, bu düzenlemenin doğal sonucu olarak Anayasa Mahkemesi’nce bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da bunların belirli hükümlerinin Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edildiğinin bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa’ya aykırılığı saptanan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa’nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülmeyeceği kabul edilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir.
Yargıtay içtihatları ile kabul edilen “usuli kazanılmış hak” olgusunun, birçok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnalarının bulunduğu, yeni bir İçtihadı Birleştirme Kararı (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK) ya da geçmişe etkili bir yeni kanun çıkması, benzer şekilde uygulanması gereken bir kanun hükmünün, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilmesi hallerinde, usulü kazanılmış hakka göre değil, İBK'na veya geçmişe etkili yeni kanuna ya da Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilebileceği (HGK’nın 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 E., 19 K.; 03.02.2010 tarihli ve 2010/4-40 E., 2010/54 K), dolayısıyla bilirkişi raporları alındıktan ve bu raporlar nedeniyle taraflar lehine oluşan usulü kazanılmış hakka göre değil sonra Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilmesi gerektiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin 2019/824 esas, 2020/1025 karar sayılı, 2019/3373 esas, 2020/1022 karar sayılı emsal kararlarında da belirtildiği üzere Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda anılan iptal kararı sonrasında oluşan yeni duruma göre 04.12.2021 tarihinde RG’de yayınlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişik Yapılmasına Dair Genel Şartlar hükmlerinin ve Ek-7 deki değer kaybı hesaplama formülasyonunun somut olaya uygulanmasına olanak bulunmadığı, KTK'nun 90. Maddesi hükmü dikkate alındığında, zarar gören hak sahiplerinin zarar veren 3.kişilerden ve sigorta şirketinden talep edebilecekleri tazminatın kapsamının belirlenmesinde kullanılacak yöntem ve ölçütler konusunda kısıtlama bulunmadığından, üçüncü kişi olan davacının uğradığı hasar zararının tespitinde 6098 sy Türk Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alınarak yerel piyasa koşulları, yedek parça ve servis maliyetleri, kazalı parça ve yeri, işçilik maliyetleri, KDV dikkate alınması gerektiği, değer kaybı yönünden de 6098 sy Türk Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alınarak yerel piyasa koşulları, ülkenin şartları, aracın özellikleri, kilometresi, piyasanın algısı, aracın piyasadaki tercih edilebilirliği, markası, ikinci el piyasası, yedek parça ve servis maliyetleri, kazalı parça ve yeri, onarım özellikleri, aracın geçmiş hasar kayıtları gibi pek çok etkenin dikkate alınması gerektiği, dolayısıyla değer kaybının doğru ve hakkaniyetli şekilde belirlenebilmesi için uzun yıllardır Yargıtay içtihatları ile benimsenen, aracın kaza öncesi hasarsız rayiç değeri ile onarımdan sonraki rayiç değerinin göz önünde bulundurularak, aradaki farkın değer kaybı olarak kabul edilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Tüm bu yasal düzenlemeler ve somut olay birlikte değerlendirildiğinde; Davalı sigorta şirketi tarafından trafik poliçesi ile sigortalanan, davalı sigortalı ... Genel Müdürlüğü'ne ait olan, davalı sürücü ... yönetimindeki ... plakalı otobüs ile 19.01.2022 tarihinde, 340 sokaktan Akçay Caddesi üzerine sağa dönüş yaptığı sırada aracının sol arka köşe kısımları ile ... otomotiv önünde park halinde duran davacıya ... plakalı otomobilin sağ yan ve sağ ön köşe kısımlarına çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, bilirkişi heyet raporunda açıklanan gerekçelerle davalı sigortalıya ait aracı kullanan davalı sürücü ...'nın %100 oranında kusurlu olduğu, değer kaybının, aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç bedeli arasındaki fark olduğu, davacıya ait aracın alınan bilirkişi raporu uyarınca kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değerinin 625.000,00 TL, kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç bedelinin 600.000,00 TL olduğu, buna göre dava konusu araçta (625.000,00 TL - 600.000,00 TL) = 25.000,00 TL lik değer kaybı meydana geldiği, aracın hasarının 10 iş gününde tamiri mümkün olup, bu durumda onarım süresince toplam ikame araç bedelinin (10 gün x 250,00 TL)= 2.500,00 TL olduğu, davalı ... Genel Müdürlüğü'nün işleten malik sıfatıyla KTK.nun 85.maddesi uyarınca, davalı ...'nın haksız fiil faili olarak TBK'nun 49. vd. maddeleri uyarınca gerçekleşen zararın tamamından sorumlu oldukları, kazanın poliçe süresi içerisinde gerçekleştiği, davalı sigorta şirketi tarafından, dava tarihinden önce davacının kasko sigortacısı olan dava dışı ... Sigorta A.ş’ye 6.749,53 TL hasar rücu ödemesi yapıldığı dikkate alındığında bakiye teminat limitinin (100.000,00 TL -6.749,53 TL)= 93.250,47 TL ile sınırlı olarak değer kaybı zararından trafik poliçesi kapsamında sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketinin 2918 sayılı KTK.nun 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın B 2/2.1. maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte kendisine ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde ödeme yükümlülüğü bulmakla başvurunun ulaştığı 04.10.2022 tarihinden itibaren 8 iş günü sonrasında 15.10.2022 tarihinde temerrüde düştüğü, davalı araç maliki ve davalı sürücünün ihtar ve ihbara gerek olmaksızın haksız fiilin gerçekleştiği 19.01.2022 tarihi itibariyle temerrüde düştükleri anlaşılmakla davacının davasının kabulüne, 25.000,00 TL değer kaybının zarar veren kamu hizmetine tahsis edilmekle araç ticari nitelikte olmadığından belirlenen temerrüt tarihlerinden itibaren yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan, 2.500,00 TL ikame araç bedelinin temerrüt tarihinden itibaren davalı işleten ve sürücüden yasal faizi ile birlikte tahsiline, davalıların işleteni, sürücüsü ve sigortacısı olduğu aracın, neden olduğu trafik kazasında, davacının aracının zarar görmesi nedeniyle, maddi tazminat talep edilen davada, davalıların zarar gören davacıya karşı müteselsilen sorumlu olduğu müteselsil sorumlu davalılar arasında ise zorunlu dava arkadaşlığı değil, ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğu, sigorta hükümleri TTK'da düzenlendiğinden, davalı sigorta hakkındaki dava mutlak ticari dava iken, haksız fiil sorumlusu olan sürücü ile işleten hakkındaki davanın, mutlak ticari dava olmadığı gibi, bu davalıların sıfatına ve davanın niteliğine göre nisbi ticari dava da olmadığı, davalı sigorta dışındaki davalılar hakkında zorunlu arabuluculuk yasasının uygulanamayacağı nazara alındığında arabuluculuk ücretinden yalnızca davalı sigorta şirketinin sorumlu tutulmasına karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının değer kaybı isteğine yönelik davasının KABULÜ ile 25.000,00 TL değer kaybı bedelinin, davlı sigorta şirketi yönünden 15.10.2022 temerrüt tarihinden, diğer davalılar yönünden 19.01.2022 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacının ikame araç bedeli isteğine yönelik davasının KABULÜ ile 2.500,00 TL ikame araç bedelinin 19.01.2022 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Genel Müdürlüğü ile ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
3-Kabul edilen miktar üzerinden hesaplanmış olan 1.878,53 TL nispi harca, peşin alınan ve bedel artırımı ile tamamlanan 630,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.247,78 TL karar ve ilam harcının (davalı sigorta şirketi bu tutarın 1.077,00 TL'lik kısmı ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNE’ YE GELİR KAYDINA.
4-Dava tamamen kabul edildiğinden davacı tarafın yaptığı ve karşıladığı 25,60 TL vekalet suret harcı 893,00 TL davetiye ve posta gideri, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.918,60 TL yargılama giderinin (davalı sigorta şirketi bu tutarın 3.562,01 TL'lik kısmı ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine.
5-Dava tamamen kabul edildiğinden davacı tarafın yaptığı ve karşıladığı 179,90 TL başvuru harcı ile 630,75 TL peşin alınan ve ıslahla tamamlanan harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine.
6-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.200,00 TL'nin davada haksız çıkan davalı sigorta şirketinden alınarak HAZİNE'ye gelir kaydına,
7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir ve hesaplanmış olan; 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine. davacı tarafa verilmesine.
8-HMK.nun 333.maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine.
ilişkin, davacı vekili ile davalı ... vekilinin yüzüne karşı, davalı ... ve davalı sigorta şirketinin yokluğunda, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/06/2024
Katip...
e-imzalı
Hakim...
e-imzalı
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!