WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

İZMIR 4. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/322 Esas
KARAR NO : 2024/75
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/04/2023
KARAR TARİHİ : 01/02/2024
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda dava dosyası ve ekleri incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı vekilinin 03/08/2022 tarihli 7 örnek icra takibi ile İzmir Kemalpaşa İcra Dairesi'nin ... sayılı İcra dosyasında, davacı ... Tarım Üretim İthalat İhracat San. ve Tic. A.Ş.'nin Cari Hesap Borcu açıklamalı alacağından Kaynaklanan 40.924,67 TL tutarındaki Asıl Alacak üzerinden borçlusu ... Geri Dönüşüm Sanayi ve Tic. A.Ş.'den olan alacağına yönelik icra takibi başlatılmış olduğu anlaşıltığını, tebligatı alan borçlu şirket vekilinin 15/08/2022 tarihli olarak takip dosyasına sunduğu itiraz dilekçesinde özetle; "Yukarıdaki dosya numarası ile açıklan takibin ödeme emri Şirketimize 10/08/2022 tarihinde tebliğ olmuştur. Borcun tamamına, faizine, diğer fer'i'lerine, icra takip masraflarına, vekâlet ücretine itiraz etmekteyiz. Şirketimizin herhangi bir borcu bulunmamaktadır. İş bu sebeple borcun tamamına yaptığımız itirazımın doğrultusunda takibin durdurulmasına karar verilmesini talep ederiz." itiraz beyanları içeren dilekçe sunması neticesinde İcra Dairesi tarafından takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğunu, bunun üzerine davacı şirket vekilinin dosyaya sunduğu 14/04/2023 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; "Taraflar arasında süregelen bir ticari ilişki bulunmakta olduğunu, davacı şirketin üretim yapan bir şirket olup, yapılan üretimlerden sonra arta kalan/kullanılmayan bir takım ambalaj atıkları ortaya çıkmakta olduğunu, Geri dönüşü alanında faaliyet gösteren davalı şirketin ise davacı şirketin fabrikasındaki ambalaj atıklarını satın almakta olup, davalı şirketin satın almış olduğu ambalaj atıklarına istinaden davacı şirketten, davalı şirkete 18/02/2022 tarihli 60.000,00 TL bedelli, 05/03/2023 tarihli 8.520,00 TL bedelli 28/03/2022 tarihli 2.205,00 TL bedelli faturalar tanzim edildiğini ve gönderilmiş olduğunun ifade edilmekte olduğunu, davalı şirketin de herhangi bir itiraza uğramayan fatura muhteviyatları kesinleştiğini, bunun üzerine İzmir Kemalpaşa İcra Dairesi'nin ... sayılı İcra dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin icra takibine itiraz etmiş olduğunu, ancak davalı şirketin, davacı şirkete borçlu bulunduğu ve borcunu ödemediğini, faturalar ve ticari defterler ile sabit olup, davalı şirketin itirazının haksız ve davacı şirketin borcunu sürüncemede bırakmaya yönelik hareket etmekte olduğunun belirtildiğini, bu nedenle davalı şirketin İzmir Kemalpaşa İcra Dairesi'nin ... sayılı İcra dosyasına yapılan itirazın iptali ve davalı şirketin icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesi amacı ile mahkemeye başvurma zaruretlerinin doğmuş olduğunu, açıklanan tüm nedenlerle İzmir Kemalpaşa İcra Dairesi'nin ... sayılı İcra dosyasına yapılan itirazın iptali ve davalı şirketin %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini talep ettiklerinin anlaşıldığını, dilekçenin sonuç ve istem bölümünde açıklanan tüm nedenlerle; davalı şirketin İzmir Kemalpaşa İcra Dairesi'nin ... sayılı İcra dosyasına yaptığı itirazın iptali ile %20'den aşağı olmamak üzeri icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmişlerdir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında süregelen ticari ilişki boyunca davalı şirketin, davacı şirketten aldığı tüm ambalajların davalı şirketin aldığı atık ambalajlara ilişkin hiçbir borcunun bulunmamakta olduğunu, aksine yaptığı ödemelere karşılık şu an alamadığı ambalajların, davacı şirket ile davalı şirket arasında gerçekleşen e-mail içerikleri ve içeriklerde yer alan sözleşmelerde atık bedeli 0,75 TL olarak belirlendiğini, davacı firmanın sözleşme yapmaya yetkili muhasebe personelinin görevine son vermesi neticesinde yeni bir anlaşma yapılması talep edildiğini, fakat bu bedelin geçmişe yönelik olarak değerlendirilmesi de talep edilmiş olduğunu, dava konusu faturalar-kabul etmemekle birlikte-alınmış atık ambalaj bedeline ilişkin olmadığını, taraf yetkililerinin ekte sunulan Whatsapp yazışmalarından anlaşılacağı üzere, davacı şirketin haksız bir biçimde geçmişe yönelik ve dayanağı olmayan cari talebine ilişkin olduğunu, davalı şirketin ise alacağı ambalajlara almadığı ambalajlar için ön ödeme yapmış olduğunu, lakin davalı şirketin tüm çabalarına rağmen atık ambalaj alımının da engellenmiş olduğunu, davalı şirketin yaptığı 30.000,00 TL'lik ödeme karşısında alacaklı olduğunu, arz ve izah edilen tüm nedenlerle, e-mail dökümleri, whatsapp yazışmaları ve tanık anlatımları neticesinde haklılıklarının ortaya çıkacağını, tüm bu sebeplerden ötürü haksız açılan davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretlerinin davacı yana bırakılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.
KANITLAR: İzmir Kemalpaşa İcra Dairesi'nin ... sayılı İcra dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilmiştir.
Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nden ... Talimat dosyası ile SMM Bilirkişi Mustafa KAYA'dan 22/10/2023 tarihli bilirkişi raporu alınmıştır.
SMM Bilirkişi ...'tan 10/01/2024 tarihli bilirkişi raporu alınmıştır.
Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi, ... talimat sayılı dosyasında alınan 22/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
-İnceleme yapılan ... TARİM ÜRETİM İTHALAT İHRACAT SAN. TİC. A.Ş. firmasının 2021 ve 2022 yılı ticari defterlerinin TTK. 64/3 gereğince sahibi lehine kesin delil olma vasfına haiz olduğu görülmüştür.
-İncelemem 01/01/2021-30/06/2021 tarih aralığında Ba-Bs formlarına konu 5.000,00 TL matrahın aşılmaması, bu tarihten sonraki 01/07/2021-31/12/2022 aralığında ise elektronik belgelerin B formlarına dahil edilmeyeceğine dair tebliğ değişikliği ve tüm faturaların e-fatura olması sebebiyle Ba-Bs formları üzerinde yapılacak incelemenin anlam taşımayacağından B formları üzerinde inceleme yapılmamıştır.
-İnceleme yapılan Davacı tarafın 2021 ve 2022 yılı ticari defter kayıtlarına göre Davacı ... TARIM ÜRETİM İTHALAT İHRACAT SAN. TİC. A.Ş. Firmasının davalı ... GERİ DÖNÜŞÜM A.Ş. Firmasından 31/12/2022 itibariyle 40.924,67 TL alacaklı olduğu (2023 yılına alacaklı devrettiği) görülmüş olduğu kanaatine varılmıştır.
-10/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
Dava dosyasındaki belgelerle, mahkemenin tarafımıza vermiş olduğu görev ve yetki çerçevesinde yapılan ve inceleme tespitler raporun önceki sayfalarında ayrıntıları ile belirtilmiş olup, özetlemek gerekirse;
1-Uyuşmazlık konuları ile tarafların defterlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulup tutulmadığı, açılış ve kapanış onayları yaptırılıp yatırılmadığı, defter kayıtlarının ve bu kayıtlara dayanak belgelerin birbirini doğrulayıp doğrulamadığı,
Davalı ... Geri Dönüşüm San. ve Tic. A.Ş.'ye ait 2021-2022 yılları ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, defterlerin e-defter uygulamasına tabi olduğu neticesinde davacı şirketin ticari defterlerin DELİL NİTELİĞİNE HAİZ BULUNDUĞU hususunda kanaate varılmış olup takdir mahkemeye bırakılmıştır.
2-Bilirkişi/Bilirkişilerden ilgili döneme ilişkin BA ve BS formları da incelenerek davacı alacağının bulunup bulunmadığı, buna ilişkin hukuki ilişkinin defterlerde kayıtlı olup olmadığı, varsa miktarı ve taraf defterlerinin TTK. ve Vergi Usulü Kanunu uyarınca usulüne uygun tutulup tutulmadığı, yukarıda VUK. Genel Tebliği'nde (396 Sıra no'lu) belirtildiği üzere; Vergi Usul Kanunu kapsamında elektronik belge olarak düzenlenen belgeler, 2021 yılının Temmuz ayına ilişkin dönmeden itibaren Form Ba ve Form Bs bildirimlerine dâhil edilmeyecektir. Kapsamında e-fatura mükelleflerinin Form BA ve Form BS bildirimlerine dâhil edilmeyeceği anlaşılmakta olduğundan davacı tarafından düzenlenen e-faturalar yönünden BA-BS bakımından herhangi bir tespit ve değerlendirme yapılmamıştır.
3-Taraflar arasında mal alım-satımına ilişkin sözleşmesinin, cari hesap sözleşmesinin bulunup bulunmadığı, cari hesaba ve icra takibine dayanak faturaların tarafların defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, rapor tarihine kadar davalı yanca yapılan ödeme bulunup bulunmadığı, bu faturalar nedeniyle davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan cari hesap bakiye alacağının ve takipte işlemiş faiz talep edilmiş ise, takibe konu faturalar yönünden düzenleme tarihleri de dikkate alınmak suretiyle TTK.'nın 1530. Maddesi hükmünün uygulanıp uygulanmayacağı ve buna göre işlemiş faiz miktarının ne olması gerektiği,
Davalı şirkete ait yevmiye defter kayıtları üzerinden yapılan tespitler neticesinde 2021-2022 yılları muhasebe kayıtlarında davacı şirkete ait muavin kayıtları aşağıda değerlendirilmiş olup, taraflar arasında düzenlenen herhangi bir cari hesap sözleşmesi incelemede sunulmamıştır.
-2021 yılı muavin dokümanı rapor ekinde sunulmuş olup incelendiğinde, davacı şirket hesaplarının 320 SATICILAR ana hesabı altında 320.01.061 ... Tarım Üretim İthalat İhracat Sanayi ve Tic. A.Ş.'ye ait hesabında kaydedilerek izlendiği tespit edilmiştir. Taraflar arasında ticari ilişkinin 02/01/2021 tarihinden itibaren başladığı görülmektedir. Davacı şirket tarafından davalıya 2021 yılında düzenlenen toplam 17.467,91 TL tutarındaki fatura bedellerinin davacıya Alacak kaydedildiği, buna karşılık davalı tarafından davacı şirkete ödenen toplam 17.268,24 TL bedellerin borç kaydedilmesi neticesinde davacı şirketin 199,67 TL alacaklı kaldığı ve bu tutarda mutabık oldukları karşılıklı Kaşe ve imzalı mutabakat yazısından anlaşılmaktadır.
-2022 yılı muavin dokümanı rapor ekinde sunulmuş olup incelendiğinde, 2021 yılından devreden 199,67 TL davacı şirketin alacak bakiyesinin açılış fişi ile kaydedildiği, daha sonra davacı şirket tarafından 28/03/2022 tarihine kadar 3 adet fatura ile toplam 70.725,00 TL tutarındaki fatura tutarlarının alacak kaydedildiği, davalı tarafından 15/04/2022 tarihine kadar davacı şirkete yapılan toplam 30.000,00 TL'nin hesabına borç kaydedilmesi neticesinde davacının 40.924,67 TL alacaklı kaldığı tespitine varılmıştır.
-Davacı vekilinin takipte işlemiş faiz talebi bulunmamaktadır.
4-Cari hesaba dayanarak faturalara konu malın davalı borçluya teslimine/faturalara konu hizmetin davalı tarafa verildiğine ilişkin tarafların ticari defterlerinde bir kayıt bulunup bulunmadığı, Tarafların ticari defter kayıtlarının ve bu kayıtlara dayanak belgelerin birbirini doğrulamaması halinde, defterler arasındaki uyuşmazlığın hangi işlemlerden kaynaklandığı kalem kalem tespit edilerek, bu işlemlere dayanak fatura, sevk irsaliyesi ödeme veya diğer belgelerin örneklerinin taraflardan alınarak rapor eklenmesinin istenilmesine,
İcra takip tarihi 03/08/2022 tarihi itibariyle davalının muhasebe kayıtlarında, davacının gözüken alacak bakiyesi 40.924,67 TL tutarında kaydedilmiş olduğu tespit edilmiştir.
Fiyat farkı faturası hangi durumlarda kesilir.Ürün veya hizmetin fiyatında yanlışlık, sonradan gerçekleşen maliyetler, kur farkı, sözleşme değişikliği, komisyon vb. Nedenlerle satış faturasının tutarı fazla ya da eksik olabilir. Böyle bir durum oluştuğunda, tekrar ödeme yapılması yada alınması için fiyat farkı faturası düzenlenir.
İncelenen önceki bilirkişi raporunda 2. ve 3. sayfalarında; Davacı şirket tarafından davalı şirkete; 2021 yılında toplam 23 adet ve 15.760,25 TL tutarında faturalar düzenlendiği, akabinde 18/02/2022 tarihinde herhangi bir mal/hizmet teslimine dayalı olmaksızın toplam düzenlenen faturaların yaklaşık 4 katı tutarına yakın "FİYAT FARKI" açıklaması ile KDV dâhil 60.000,00 TL tutarında fatura düzenlenmiş olması karşısında, fiyat farkı tutarının hesabı, detayı, dayanağı/izahı raporda yer almadığı görülmekte olup, hususunda takdir tamamen mahkeme'ye aittir.
Mahkeme'nin davacının talebi gibi, itirazın iptali ile icra takibinin devamı yönünde hüküm kurması durumunda; Davacı vekilinin takipte işlemiş faiz talebi bulunmadığı, İcra takip tarihi 08/08/2022 tarihinden itibaren davalı borçlunun davacıya yapacağı ödeme tarihine kadar olan süre için yıllık %15,75 faiz oranı ile başlayan ve değişen oranlarda avans faizi davalıdan talep edebileceği hususunda kanaate varılmıştır.
T.C.M.B Reeskont ve Avans Faiz Oranları
Yürürlük Tarihi (*)
Reeskont İşlemlerinde Uygulanan İskonto Oranı (%)
Avans İşlemlerinde Uygulanan Faiz Oranı (%)
31/12/2021
14,75
15,75
31/12/2021
09,75
10,75
GEREKÇE :
Dava; cari hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
Dava, 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır.
Öncelikle taraflar arasında hukuki ilişki olup olmadığı, varsa hukuki ilişkinin niteliğinin belirlenmesi gerekmektedir. Bu sebeble de davacı ve davalının ileri sürmüş olduğu iddialar, vakıalar ve bunları ispat edip etmedikleri ve ispat yükünün kimde olduğu hususuna değinmekte yarar vardır.
HMK 190. maddesi ""İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " hükmü mevcuttur.
İleri sürülen bir önermenin doğruluğu hususunda kanaat oluşturmak için bir nedenselliğin ortaya konulması olarak tanımlanabilen ispat, yargılama hukuku açısından dava konusu hakkın ve buna karşı yapılan savunmanın dayandığı vakıaların var olup olmadıkları hakkında mahkemeye kanaat verilmesi işlemidir.
İspatın konusu olan vakıalar, hukuk açısından doğrudan önem taşıyan veya dolaylı olarak önem taşıyan vakıalar olarak ayrılabilir. Hukuk açısından doğrudan önem taşıyan olaylar; hukuken hakların ve hukuksal ilişkilerin doğumu, değişmesi, işlemez duruma gelmesi, doğumunun engellenmesi veya doğduktan sonra düşmesine yol açan olaylardır. Hukuk açısından dolayısıyla önem taşıyan ve “emareler (belirtiler) ” olarak da tanımlanan olaylar ise; hak ve hukuksal ilişkilerde yukarıda belirtilen durumların meydana gelmiş olduğu, kendilerinden olağan yaşam deneyimleri kuralları uyarınca anlaşılabilen, bir başka deyişle bir eylemsel karine bağının kurulmasına olanak veren olaylardır. Emareler, ancak hâkimin delilleri serbestçe değerlendirme (takdir) serbestisinin bulunduğu (HMK madde 198), bu serbestinin özel kurallar ile sınırlanmamış olduğu (HMK madde 200 ve 201 gibi) durumlarda ispat konusu olabilir.( Bilge Umar; (1980), İspat Yükü, (2. Baskı), Büyükçekmece, Kazancı Matbaacılık Sanayi. sf. 19.)
İspatın, doğrudan delil göstererek ispat ve dolaylı ispat olarak ayrıma tabi tutulup, dolaylı ispatın emareler ile ispat olarak değerlendirildiği, bu kapsamda emareyi bir delil vasıtası olarak değil, ispata yardımcı, kanuni maddi unsura uymayan yabancı vakıalar olarak nitelendirildiği de görülmektedir.( M. Kamil Yıldırım; (1990), Medeni Usul Hukukunda Delillerin Değerlendirilmesi, İstanbul, Kazancı Kitap Ticaret. sf. 120, 121.)
İspat yükü belli bir olayın gerçekleşip gerçekleşmediğinin anlaşılamaması, yani olayın ispatsız kalması yüzünden hâkimin aleyhte bir kararıyla karşılaşma tehlikesidir. Bu tanımda asıl davayı kaybetmek tehlikesinden değil, hâkimin aleyhte bir kararı ile karşılaşma tehlikesinden bahsedilmesi dikkate değerdir. Zira yalnızca davanın asıl konusu bakımından değil, aynı zamanda bir ön sorun veya bir ara sorun hakkında da iki tarafın birbirine zıt olarak ileri sürdükleri olayların hiçbirinin ispat edilememesi olasılığı vardır. Bu durunda hâkimin yapacağı iş söz konusu sorun bakımından ispat yükünü taşıyan tarafın, o sorunda ileri sürdüğü istemi reddetmek olacaktır.(Umar; İspat Yükü, sf. 3)
İspat yükü taraflar için bir yükümlülük (mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür (külfettir). Taraf kendisi tarafından ispatı gereken bir vakıayı ispat edemezse, karşı taraf (ve mahkeme) onu mutlaka ispat etmesini isteyemez (yükümlülük). Bilâkis kendisine ispat yükü düşen taraf, o vakıayı ispat edememiş sayılır; meselâ, kendisine ispat yükü düşen ve fakat bunu yerine getiremeyen taraf davacı ise, davasını ispat edememiş sayılır ve dava bu nedenle reddedilir. (Kuru; Arslan; Yılmaz; sf. 370.)
Davacı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede " Davacı tarafın 2021 ve 2022 yılı ticari defter kayıtlarına göre Davacı ... Tarım Üretim İthalat İhracat San. Tic. A.Ş. Firmasının davalı ... Geri Dönüşüm A.ş. Firmasından 31/12/2022 itibariyle 40.924,67 TL alacaklı olduğu", Davacı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede "2021 yılından devreden 199,67 TL davacı şirketin alacak bakiyesinin açılış fişi ile kaydedildiği, daha sonra davacı şirket tarafından 28/03/2022 tarihine kadar 3 adet fatura ile toplam 70.725,00 TL tutarındaki fatura tutarlarının alacak kaydedildiği, davalı tarafından 15/04/2022 tarihine kadar davacı şirkete yapılan toplam 30.000,00 TL'nin hesabına borç kaydedilmesi neticesinde davacının 40.924,67 TL alacaklı kaldığı" tespit edilmiştir.
HMK.'nın 222/1. fıkrası uyarınca taraf defterlerinin incelenmesinin kabul edildiği, kesin süre içinde ticari defter ve kayıtların ibraz edilmemesi veya bulunduğu yerin bildirilmemesi ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz edilmeme hakkında kabul edilebilir bir mazeret gösterilmediği takdirde, söz konusu ticari defter ve kayıtlara delil olarak dayanılmaktan vazgeçmiş sayılacağının, karşı tarafın ticari defter ve kayıtlarını sunması halinde, 28/07/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7251 sy. yasanın 23. maddesi ile değişik HMK.'nın 222/3. fıkrası uyarınca karşı tarafın HMK.'nın 222/2. fıkrasına uygun olarak tutulmuş ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edileceğinin, defterinin sunulmasına yönelik usulüne uygun ihtar yapıldığı, her iki tarafın ticari defterlerinin birbiriyle uyuştuğu, davacının alacağının davalı ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu, davacının ticari ilişkiyi ispat ettiği hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde itirazın iptali ile takibin devamına karar vermek gerekmiştir.
2004 sayılı İİK'nun 67/2. Fıkrasına göre ;bir davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
Kanuni düzenlemeye göre davalı borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilebilmesi için takip tarihi itibari ile itirazında haksız bulunması yeterlidir. Diğer bir anlatımla kötüniyetli olması alacaklı bakımından getirilmiş bir koşuldur. Ancak itirazın haksızlığı tek başına icra inkar tazminatına hükmedilmesine elverişli değildir. Yani bu tazminata hükmedilmesi için takip konusu alacağın belirli, sabit olması, borçlu tarafından bilinmesi veya tayin ve tahkik edilmesinin mümkün nitelikte bulunması, hakimin takdirine bağlı olmaması gerekir. (Yargıtay HGK 13/12/1967 Tarih, 9/1344- 615) Diğer bir anlatımla alacağın likit ve belli olması gerekir.
Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatına karar verilmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile;
Kemalpaşa İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında davalının 40.924,67 TL alacağa yönelik yapılan itirazının İPTALİNE, takibin takip talebinde belirtilen şartlar altında DEVAMINA,
2-Alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan alacağın %20' si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.795,56 TL nispi harçtan, peşin alınan 494,28 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.301,28 TL karar ve ilam harcının davalı taraftan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvurma harcı, 494,28 TL peşin harç, 128,00 TL tebligat ve posta gideri ve 3.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.302,18 TL yargılama giderinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
5-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL'nin davada haksız çıkan davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT. hükümlerine göre 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan kullanılmayan gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı yasanın 345. Maddesi uyarınca 2 haftalık kesin süresi içerisinde Bölge İstinaf Mahkemesine başvuru yolunun açık olduğu açıkça okunup usulünce anlatıldı. 01/02/2024
Katip...
e-imzalı
Hakim...
e-imzalı