T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/281
KARAR NO : 2024/34
DAVA : Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 03/04/2023
KARAR TARİHİ : 16/01/2024
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda dava dosyası ve ekleri incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; “19.12.2022 tarihinde, sürücüsü ..., araç maliki ... olan... plakalı aracın davacı şirket adına kayıtlı ... plakalı araca arkadan çarptığını. Davaya konu trafik kazasının davalı araç sürücüsü ...'in %100 kusuru ile meydana geldiğini. Davalı araç sürücüsünün kaza tespit tutanağında da görüleceği üzere KTK ve Yönetmelik hükümlerine aykırı olarak davrandığı, hız ve takip mesafesi kurallarına uymayarak tam kusurlu olarak kazaya neden olduğunu. Davacının aracının ... marka, ... , ... Model, kaza tarihinde 155.000 km olduğunu. Bu kaza nedeniyle serviste davacıya ait olan araçta 8.024,00-71 tutarında işlem yapıldığını. Davacı tarafca değer kaybı miktarının tespiti mümkün olmayıp, değer kaybının ancak uzman bilirkişi marifetiyle tespitinin mümkün olduğunu. Değer kaybına ilişkin davayı, belirsiz alacak davası olarak açtıklarını. Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500,00-TL değer kaybı alacağımızın davalıdan alınarak davacıya verilmesini, Davaya konu... plakalı aracın KZMM sigortası 30/06/2022 - 30/06/2023 tarihleri arasında olup poliçe numarası ... olup davalı ... Sigorta Şirketi tarafından yapıldığını. Davacı tarafça davalı sigorta şirketine yazılı olarak 09.02.2023 tarihinde başvurulmuş olup davacı tarafa herhangi bir ödeme yapılmadığını, arz olunan nedenlerden öt fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla 500,00-TL değer kaybı alacağının davalı sigorta şirketinden başvuru tarihi olan 09.02.2023 tarihinden yasal faizi ile tahsiline, vekalet ücret ile yargılama giderlerinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; “Kazaya karıştığı iddia edilen ... plakalı araç müvekkil şirket nezdinde ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile 30/06/2022 - 30/06/2023 tarihleri arasında sigortalı olduğunu. Poliçe teminat limitinin araç başına 100.000 TL olup davalı şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zararı nispetinde olduğunu. Davacı tarafın huzurdaki davayı kısmi dava şeklinde ikame ettiğini. Dava türünün değiştirilmesinin mümkün olmayıp bu husus gözetilerek yargılama yapılmasının gerektiğini, davalı ... Sigorta Şirketi sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve teminat limitleriyle sınırlı olarak sorumlu olduğunu, Hiçbir surette kabul anlamına gelmemek ve itirazlarımız bakı kalmak üzere; davacının taleplerinin Karayolları Motorlu Araçlar ZMMS Genel Şartlar ve Ek 1 çerçevesinde hesaplanması gerektiğini. Anılan itirazlarımız baki kalmakla sayın mahkeme aksi kanaatteyse reel piyasa koşullarına göre yapılacak olan hesaplamanın kaza tarihi verileri esas alınarak yapılmasını, Davacı tarafa ait aracın işbu davaya konu kazadan daha öncesinde bir kazaya karışıp karışmadığının ve aynı bölgede hasar almış olup olmadığının tespitini, Nitekim davacı yana ait aracın aynı yerde birden fazla hasarının olması veya araç geçmişinde 3 ve daha fazla hasar olması hallerinde değer kaybı oluşmayacağını, Davacı tarafa ait aracın başvuruya konu kazadan daha öncesinde bir kazaya karışıp karışmadığının ve aynı bölgeye hasar almış olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini. Bu durumda, davacıya ait aracın aynı yerde birden fazla hasarının olması, araç geçmişinde üç ve daha fazla hasar olması ve araç kilometresinin 165.000 km''den fazla olması hallerinde değer kaybı oluşmayacağı için belirtilen hususların tespitini ve netice olarak başvurunun reddini, Davacıya ait aracın başvuruya konu kaza öncesinde hasarının bulunup bulunmadığının tespiti ve önceki hasarının olması halinde bu hasar nedeniyle değer kaybı oluşmayacağı veya araç rayiç değeri düşeceği için sonraki kazada oluşan değer kaybı meblağının azalacağı izahtan varestedir. Sonuç olarak, 6100 sayılı HMK” nın 31. maddesinde yer alan “hâkimin davayı aydınlatma ödevi” kapsamında davacıya ait aracın önceki hasarlarının tespitini; kaza kayıtlarının Sigorta Bilgi Merkezinden sorulmasını, Nitekim bir kez orijinalliğini kaybeden söz konusu aracın aynı hasar nedeniyle tekrar değer kaybı meydana gelmesinin mümkün olmadığını. Aracın ağır hasar halinin olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini. Aracın ağır hasar kaydı bulunması halinde değer kaybı talebinin reddinin gerektiğini. Aracın ağır hasarlı olması diğer bir ifadeyle pert olması halinde, değer kaybı tazminatı ödenmemekte olduğunu. Davacıya ait aracın kilometre ve tescil bilgilerinin celp edilmesini, Nitekim aracın kilometre ve yaş bilgisi davaya konu taleplerin tespiti için önem arz etmekte olduğunu. Talep edilen faiz başlangıç tarihine ve faiz türüne itiraz ettiklerini, Yukarıda belirtilen ve resen değerlendirilecek sebeplerle aleyhteki tüm hususları reddetmek suretiyle, fazlaya ve başkaya ilişkin haklarımızı, ihbar, dava, talep ve şikayet haklarımızı saklı tutarak; ihbar olunan davalı hakkında hüküm KURULMAMASINA, davalı şirket hakkında açılan davanın dava şartlığı yokluğundan REDDİNE, Esasa girilmesi halinde davanın esastan REDDİNE, Aksinin kabulü halinde ise, Sorumluluğun azami poliçe teminatı ile sorumlu tutulmasına, Temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan davalı şirket aleyhine vekalet ücreti, yargılama giderleri ve faize karar verilmemesine, Kabul anlamına gelmemek şartıyla aleyhe hüküm kurulması halinde ise poliçe limiti ve sigortalının kusur oranı dikkate alınarak hüküm kurulması gerekliliğine, reddedilen kısım için ise yargılama ücreti ve ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR: -30/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
TRAFİK KURALLARINI İHLAL YÖNÜNDE
Yukarıda “Olay Yerinin Tetkiki , “Olayın Oluş Şekli”” ve “*Olayın Analizi”'” bölümlerinde anlatılan hususlar çerçevesinde;
... plakalı araç sürücüsü ...'nun, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun Trafik Akışını düzenleyen 46'ncı madde a) bendi; Araçlarını, gidiş yönüne göre yolun sağından, çok şeritli yollarda ise yol ve trafik durumuna göre hızının gerektirdiği şeritten sürmek zorundadırlar, kuralına uygun hareket ettiğinden ve kural ihlali tespit edilmediğinden bu kazanın oluşumunda kusurlu olmadığı,
... plakalı araç sürücüsü ...'in, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun Araçlar arasındaki mesafeyi düzenleyen 56'ncı madde c) bendi; Sürücüler önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek zorundadırlar ve aynı kanunun Hızın Gerekli Şartlara Uygunluğu kurallarını düzenleyen 52'nci madde b) bendi; Sürücüler: Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorundadırlar, kurallarını ihlal ederek, aynı kanunun, 84'ncü maddesinde belirtilen ve trafik kazalarında asli kusur sayılan hallerden (d) bendi; Arkadan çarpma, kusurunu işlediği ve bu kazanın oluşumunda etken kusurlu olduğu, kanaatine varılmıştır.
DEĞER KAYBI YÖNÜNDEN;
Dava konusu ... plakalı ... model ... kamyonetin hasarlı olduğu tarafımca değerlendirilen parçalarının , dava konusu 19.12.2022 tarihli maddi hasarlı trafik kazası ile uyumlu olduğu,
Kaza tarihi itibariyle dava konusu aracın yaklaşık 295.000 TL olduğu göz önüne alındığında onarımının ekonomik olacağı,
Anayasa Mahkemesinin 2019/40 Esas, 2020/40 Karar sayı numaralı 17.07.2020 tarihli kararı ve yerleşik Yargıtay kararları gözetilerek yapılan değerlendirmede rapor içeriğinde ayrıntılı izah edildiği üzere dava konusu araçta 19.12.2022 tarihli kaza ile nedeniyle 23.527 TL değer kaybı zararı meydana geldiği kanaatine varılmıştır.
-Türkiye Noterler Birliğine yazılan yazıya cevap verilmiştir.
-Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine yazılan yazıya cevap verilmiştir.
-Dava dışı Plus Service yazılan yazıya cevap verilmiştir.
GEREKÇE :
Dava; davacı aracında meydana gelen değer kaybı zararının karşı taraf araç ZMMS sigortacısından tahsili davasıdır.
Dava tarihinde yürürlükte olan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1.maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1.maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın amacı A.1 maddesinde “Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına yönelik ilgililerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir.” şeklinde belirlenmiştir. Sigortanın kapsamı ise genel şartlar A.3. maddesinde “sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır.” şeklinde düzenlenmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Olay tarihinde yürürlükte bulunan 2918 sayılı KTK.nın 90. maddesinde “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme ve zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı kapsamı dışında bulunan hallerin düzenlendiği 92/i maddesindeki “Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.” şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihinde 2019/40 E-2020/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ile zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarına göre belirleneceğine dair düzenleme iptal edilmiştir. T.C. Anayasası’nın 153/6. maddesinde, “Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar.” düzenlemesi mevcut olup, bu düzenlemenin doğal sonucu olarak Anayasa Mahkemesi’nce bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da bunların belirli hükümlerinin Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edildiğinin bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa’ya aykırılığı saptanan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa’nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülmeyeceği kabul edilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir.
Yargıtay içtihatları ile kabul edilen “usuli kazanılmış hak” olgusunun, birçok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnalarının bulunduğu, yeni bir İçtihadı Birleştirme Kararı (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK) ya da geçmişe etkili bir yeni kanun çıkması, benzer şekilde uygulanması gereken bir kanun hükmünün, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilmesi hallerinde, usulü kazanılmış hakka göre değil, İBK'na veya geçmişe etkili yeni kanuna ya da Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilebileceği (HGK’nın 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 E., 19 K.; 03.02.2010 tarihli ve 2010/4-40 E., 2010/54 K), dolayısıyla bilirkişi raporları alındıktan ve bu raporlar nedeniyle taraflar lehine oluşan usulü kazanılmış hakka göre değil sonra Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilmesi gerektiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin 2019/824 esas, 2020/1025 karar sayılı, 2019/3373 esas, 2020/1022 karar sayılı emsal kararlarında da belirtildiği üzere Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda anılan iptal kararı sonrasında oluşan yeni duruma göre KTK'nun 90. Maddesi hükmü dikkate alındığında, zarar gören hak sahiplerinin zarar veren 3.kişilerden ve sigorta şirketinden talep edebilecekleri tazminatın kapsamının belirlenmesinde kullanılacak yöntem ve ölçütler konusunda kısıtlama bulunmadığından, üçüncü kişi olan davacının uğradığı hasar zararının tespitinde 6098 sy Türk Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alınarak yerel piyasa koşulları, yedek parça ve servis maliyetleri, kazalı parça ve yeri, işçilik maliyetleri, KDV dikkate alınması gerektiği kanaatine varılmıştır.
Tüm bu yasal düzenlemeler ve somut olay birlikte değerlendirildiğinde;19.12.2022 tarihinde, sürücüsü ..., araç maliki ... olan... plakalı aracın davacı şirket adına kayıtlı ... plakalı araca arkadan çarptığını, bilirkişi raporunda açıklanan gerekçelerle davalı sigortalısına ait aracı kullanan sürücünün kusurlu olduğu, davacının bu trafik kazasının oluşumunda herhangi bir etkisinin bulunmadığını, davacıya ait araçta kaza nedeniyle meydana gelen 23.527 TL değer kaybı zararı olduğu, kazanın poliçe süresi içerisinde gerçekleştiği, zarar miktarının bakiye poliçe limiti dahilinde kaldığı, davalı sürücü ve davalı sigorta şirketinin poliçe kapsamında doğan değer kaybı zararından sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketinin 2918 sayılı KTK.nun 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın B 2/2.1. maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte kendisine ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde ödeme yükümlülüğü bulunduğu anlaşılmakla davacının davasının kabulüne karar verilerek zararın davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davacının davasının KABULÜNE
1-23.527,00 TL değer kaybı bedelinin davalı ... Sigorta Şirketi'den yönünden temerrüt tarihi 21/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.607,13 TL nispi harçtan, peşin alınan 179,90 TL harcın ve ıslah ile tamamlanan 395,00 TL'nin düşülmesiyle kalan bakiye 1.032,23 TL karar ve ilam harcının davalı taraftan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
3-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL'nin davada haksız çıkan davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacının yatırmış olduğu 179,90 TL başvurma harcı, 179,90 TL peşin harç ve 395,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 754,8 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacının yapmış olduğu 140,75 TL'si tebligat-posta gideri ve 3.500,00 TL'si bilirkişi ücreti gideri olmak üzere toplam 3.640,75 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.'ye göre takdir ve tayin edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı yasanın 345. Maddesi uyarınca 2 haftalık kesin süresi içerisinde Bölge İstinaf Mahkemesine başvuru yolunun açık olduğu açıkça okunup usulünce anlatıldı. 16/01/2024
Katip...
e-imzalı
Hakim...
e-imzalı
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!