T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/272
KARAR NO : 2024/301
DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 30/03/2023
KARAR TARİHİ : 16/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı taraf vekili duruşmada tekrar ettiği dava dilekçesi ile özetle;24/08/2022 Tarihinde müvekkili ...'ün ... plakalı aracı park halinde iken davalı ... ... Plakalı aracı ile geriye doğru kontrolsüz manevra yaptığı sırada önce dava dışı ...'ın içinde olduğu ancak ...'a ait olan ve park halinde bulunan ... plakalı araca çarptığını, bu aracın da müvekkiline ait ... plakalı aracına çarptığını, araçta maddi hasar oluşmasına sebep olduğunu, diğer davalı ... Sigorta A.Ş ise ... Plakalı aracın ... poliçe numarasıyla trafik sigortacısı olduğunu, kazanın oluşmasına sebebiyet veren davalı ... tek ve asli kusuruyla bu kazaya sebebiyet verdiğini, kaza sonrası fotoğraflardan da anlaşılacağı üzere ciddi hasar almış olup müvekkilince aracın tamir ettirildiğini, hasarların onarıldığını, kazaya müteakip tamamen onarılan araç bahse konu tahribatın iz ve emarelerini taşıyacağından onarım sonrası değeri olaydan önceki rayiç değerinden düşük olacağını, bu sebeple 24.11.2022 tarihinde kusurlu aracın sigortacısı ... Sigorta A.Ş hasar servisine müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybı miktarının belirlenmesi ve bu miktarın müvekkilinin banka hesabına ödenmesi için iadeli taahhütlü posta yolu ile yazılı başvuru üzerine davalı sigorta şirketi tarafından yapılan işbu araç değer kaybı hesaplamasının rayiç değerde meydana gelen eksilmeye göre yapılması gerekirken Trafik Sigortası Genel Şartlarına göre yapıldığını, önemli ölçüde eksik hesaplanarak tarafları adına kayıtlı ...bank ... Şubesi ... İBAN no'lu hesaba 23.12.2022 tarihinde 11.049,29 TL olarak eksik bir şekilde ödendiğini, arabuluculuk konusunda taraflar arasında anlaşma sağlanmadığını, açıklanan sebeplerle davalının kabulüyle fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak ve uzman bilirkişiler tarafından hesaplandığında arttırılmak üzere (alacağın tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda ileride arttırılmak üzere), şimdilik 100,00-TL değer kaybı bedelinin poliçe limitleri dâhilinde davalı şirketten temerrüt tarihinden itibaren işleyen ticari faizi ile, diğer davalılardan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınıp taraflarına verilmesine, her türlü başvuru, yargılama gideri, bilirkişi ücreti ve ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı sigorta şirketi vekili duruşmada tekrar ettiği cevap dilekçesi ile özetle; Davaya konu trafik kazasının 24/08//2022 tarihinde, davalı ...'ün ... plakalı aracı park halinde iken müvekkili şirket nezdinde sigortalı olan davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile geriye doğru manevra yaptığı sırada önce dava dışı ...'a ait olan ve park halinde bulunan ... plakalı araca çarpması, bu aracın da davacının ... plakalı aracına çarparak maddi hasara sebebiyet verdiğini, ...'a ait ... plakalı aracın, ... poliçe numarasıyla 25/05/2022-2023 tarihleri arasında müvekkili şirketin nezdinde Genişletilmiş Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte dava değerinin, davacı tarafça kesin şekilde biliniyor olmakla belirsiz alacak davası açılmasının mümkün olmadığını, bu sebeple davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, sigorta poliçesi bir zenginleşme aracı olmayıp sadece gerçek zarar tutarını teminat altına aldığını, davacı tarafa müvekkili sigorta şirketi tarafından yeterli ödeme yapıldığını, poliçe kapsamında müvekkili şirketin hiçbir sorumluluğu kalmadığından bakiye hasarın mevcudiyetinin kabulünün mümkün olmadığını, kaza yerini gösteren kamera kayıtlarının araştırılması gerektiğini, araç üzerinde keşif yapılması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, Anayasa Mahkemesi tarafından genel şartların tümüyle iptal edilmediğini, hasar bedeli hesapları yönünden genel şartların uygulanmasına öncelikli olarak devam edildiğini, genel şartlara göre hasar bedeli hesaplaması yapılırken aracın daha önce herhangi bir kazaya karışıp karışmadığı ve aracın daha evvel hasar gören parçalarının neler olduğunun incelenmesi gerektiğini, KDV hariç olarak hesaplanacak tazminat bedeli üzerinden hüküm kurulması gerektiğini, davacı tarafın, başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi talebinde bulunması mümkün olmadığını, kusura ilişkin yeterli inceleme yapılmaksızın sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu iddiasının kabul edilemeyeceğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkili şirketin yalnızca sigortalısının kusuru oranında sorumlu olacağından kusur oranlarının tespit edilmesi için Adli Tıp Kurumu Trafik ihtisas dairesinden rapor alınması gerektiğini, açıklanan sebeplerle öncelikle davaya konu hasar miktarı davacı tarafça biliniyor olmakla beraber belirsiz alacak davası açılamayacağından davanın usulden reddine, müvekkili şirket tarafından ödeme yapılmış olduğundan davanın reddine, usule ilişkin itirazlarının reddi halinde esasa ilişkin itirazlarının kabulü ile davanın reddine, aksi takdirde dava konusu araçtaki hasarın belirlenebilmesi için araç üzerinde keşif yapılmasına, haksız ve mesnetsiz işbu davanın reddine, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkili şirket aleyhine yargılama giderine, faize ve vekâlet ücretine karar verilmemesine yargılama gideri ve vekâlet ücretinin karşı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Kaza tespit tutanağı: Trafik kazasına karışan araç sürücüleri tarafından birlikte tanzim ve imza edilmiş 24/08/2022 tarihli “Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağının” incelenmesinde; ... plakalı araç sürücüsü ... 'ın kazanın oluşumunu "... plakalı aracım ile geri manevra yaptığımda arkamda park halinde bulunan ... plakalı aracımla çarpmanın etkisiyle bu araç da önündeki araca çarptı." şeklinde tanımladığı, ... plakalı araç sürücüsü ... 'ün kazanın oluşumunu "Aracının park halinde bulunmasından dolayı bir açıklama yapmamıştır. Tutanağı imzaladığı görülmüştür." şeklinde tanımladığı görülmüştür.
Hasar dosyası: Davacının dava tarihinde önce davalı sigortaya değer kaybı talebi için başvuruda bulunduğu, davalı sigortanın 23/12/2022 Tarihinde 11.049,29 TL değer kaybı bedeli ödemesinde bulunduğu görülmüştür.
Trafik ve Tramer kayıtları: Kazaya karışan ... plaka sayılı aracın kaza tarihinde davacı ...'e ait olduğu, ... plakalı aracın ise dava dışı ...'a ait olduğu, davacıya ait ... plakalı araca ait dava konusu kaza tarihinden önce açılan 1 adet hasar dosyasının mevcut olduğu tespit edilmiş, eski hasar dosyaları ilgili sigorta şirketlerinden getirtilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Sigorta Poliçesi: Davalı sigorta şirketi ile kazaya karışan ... plaka sayılı araç maliki olan davalı ... arasında, 25/05/2022 -25/05/2023 tarihlerini kapsayan ZMMS (Trafik) sigorta poliçesi bulunmaktadır. Poliçe limiti araç başına 50.000,00 TL dir.
Bilirkişi raporu; Bilirkişi ... ve Bilirkişi ...'ün 02/01/2024 tarihli raporu; 24.08.2022 tarihinde davacıya ait ve park halinde bulunan ... plakalı ... marka otomobille, davalı ...” a ait ve onun sevk ve idaresindeki davalı ... Sigorta A.Ş.” ne ZMMS trafik sigortalı ... plakalı araç arasında meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası sebebiyle; Davalı sürücü ... (...) yukarıda kanaat bölümünde açıklanan teknik değerlendirmeler doğrultusunda, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışından dolayı, 2918 sayılı KTK nın 67/b maddesinde belirtilen hükmünü ihlal etmekle kazanının oluşumunda etken olduğunu, davacı ...' ün park halindeki ... plaka sayılı araç yukarıda kanaat bölümünde açıklanan teknik değerlendirmeler doğrultusunda, kazanın oluşumunda etken olmadığını, dava dışı park halindeki araç (...) teknik değerlendirmeler doğrultusunda, kazanın oluşumunda etken olmadığını davacıya ait ... plakalı araçta davaya konu trafik kazası sonucunda arka ve ön kısımlarında meydana gelen hasarların işbu dava konusu kaza ile ilintili olduğunu, davacıya ait ... plakalı ... marka 2018 Model araçta bahse konu trafik kazası sebebiyle yukarıda belirtilen serbest piyasa şartlarına göre aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş 2.el piyasa rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. El rayiç değeri arasındaki fark nedeniyle 19.750,00 TL değer kaybı meydana gelmiş olacağını, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından davacıya 11.049,29 TL değer kaybı tazminatı ödemesi yapılmış olduğu tarafların kabulünde olduğundan davacının bakiye değer kaybı alacağının 8.700,71 TL. olduğunun hesap edildiği kanaatine varılmıştır.
Islah Dilekçesi: Davacı vekili 30/01/2024 tarihli bedel artırım dilekçesi ile; talep miktarını 8.600,01 TL daha artırarak, toplam 8.700,01 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar vermesini talep etmiş, tamamlama harcını aynı tarihte yatırmıştır.
Dava; davacı aracında meydana gelen bakiye değer kaybı bedelinin davalı sürücü ve ZMMS sigortacısından tahsili davasıdır.
Davalı sigorta vekili davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını savunarak davanın usulden reddini talep etmiştir. Belirsiz alacak davasını düzenleyen 6100 Sayılı HMK 107. maddesinde; “(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir. (2) (Değişik:22/7/2020-... md.) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğunda, hâkim tarafından tahkikat sona ermeden verilecek iki haftalık kesin süre içinde davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın talebini tam ve kesin olarak belirleyebilir. Aksi takdirde dava, talep sonucunda belirtilen miktar veya değer üzerinden görülüp karara bağlanır.” hükmüne yer verilmiştir. Bu hükme göre, belirsiz alacak davasının alacak miktarının veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenemediği ya da imkansız olduğu hallerde belirsiz alacak davası açılabilecektir. Davacı tarafça dava açılmadan önce kendi kasko sigortacısı ve davalı sigorta şirketine başvuru üzerine ekspertiz raporu alınarak hasar miktarı ve değer kaybı bu raporlar ile tespit edilmiş ise ise de, davacıya ait araçta trafik kazası sonucu meydana gelen gerçek zarar miktarı taraflar arasında tartışmasız ve açıkça belirli olmayıp, dava tarihi itibariyle zararın miktar ve değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin davacıdan beklenemeyeceği anlaşılmakla HMK’nın 107. maddesine uygun olarak, belirsiz alacak davası açılması mümkündür. (Yargıtay HGK 17.11.2020 tarih 2017/17-1102 E. 2020/905 K. sayılı ilamı)
Dava tarihinde yürürlükte olan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1.maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1.maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın amacı A.1 maddesinde “Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına yönelik ilgililerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir.” şeklinde belirlenmiştir. Sigortanın kapsamı ise genel şartlar A.3. maddesinde “sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır.” şeklinde düzenlenmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün ... sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe girmiş, 04.12.2021 tarihinde RG’de yayınlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişik Yapılmasına Dair Genel Şartlar uyarınca daha önceki Genel Şartların, 1., 2. 3., 4.,5., 6.,7.,8., 9., 10., 11, 12., 13., 14. ,15., 16., maddelerinde değişiklik yapılmış olup, 17. Maddesi ile de Genel Şartlara Ek-7 eklenerek, Ek-7’ de, değer kaybı, sakatlık, destekten yoksun kalma tazminatlarının nasıl hesaplanacağının düzenlenmiştir. Bu değişikliğin 18. Maddesi ile “Bu genel şartların yayımı tarihinde yürürlüğe girer.” Düzenlemesine, 13. Maddesi ile Genel Şartalırn C.11. Maddesine yapılan ek maddede “Bu genel şartların yürürlük tarihinden sonra yapılan değişiklikler, söz konusu değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonra akdedilen sözleşmelere uygulanır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Olay tarihinde yürürlükte bulunan, 19.06.2021 tarihinde RG’de yayınlanan ... sy İcra ve İflas Kanunun ile Bazı Kanunlarda Değişik Yapılmasına Dair Kanunun 18. Maddesi ile değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 90 ıncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde “Bu tazminatlardan;a) Değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı dikkate alınarak,…hesaplanır.”düzenlemesi ile maddenin 2. Fıkrasındaki “Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından belirlenir.” şeklindeki düzenlemenin, 14 Şubat 2023 tarihli ... sayılı RG’de yayınlanan Anayasa Mahkemesi’nin ... esas, ... karar, 29/12/2022 tarihli kararı ile Anayasa’ya aykırı bulunarak iptaline karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ile zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarına göre belirleneceğine dair düzenleme iptal edilmiştir. T.C. Anayasası’nın 153/6. maddesinde, “Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar.” düzenlemesi mevcut olup, bu düzenlemenin doğal sonucu olarak Anayasa Mahkemesi’nce bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da bunların belirli hükümlerinin Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edildiğinin bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa’ya aykırılığı saptanan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa’nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülmeyeceği kabul edilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir.
Yargıtay içtihatları ile kabul edilen “usuli kazanılmış hak” olgusunun, birçok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnalarının bulunduğu, yeni bir İçtihadı Birleştirme Kararı (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK) ya da geçmişe etkili bir yeni kanun çıkması, benzer şekilde uygulanması gereken bir kanun hükmünün, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilmesi hallerinde, usulü kazanılmış hakka göre değil, İBK'na veya geçmişe etkili yeni kanuna ya da Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilebileceği (HGK’nın 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 E., 19 K.; 03.02.2010 tarihli ve 2010/4-40 E., 2010/54 K), dolayısıyla bilirkişi raporları alındıktan ve bu raporlar nedeniyle taraflar lehine oluşan usulü kazanılmış hakka göre değil sonra Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilmesi gerektiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ... esas, ... karar sayılı, ... esas, ... karar sayılı emsal kararlarında da belirtildiği üzere Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda anılan iptal kararı sonrasında oluşan yeni duruma göre 04.12.2021 tarihinde RG’de yayınlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişik Yapılmasına Dair Genel Şartlar hükmlerinin ve Ek-7 deki değer kaybı hesaplama formülasyonunun somut olaya uygulanmasına olanak bulunmadığı, KTK'nun 90. Maddesi hükmü dikkate alındığında, zarar gören hak sahiplerinin zarar veren 3.kişilerden ve sigorta şirketinden talep edebilecekleri tazminatın kapsamının belirlenmesinde kullanılacak yöntem ve ölçütler konusunda kısıtlama bulunmadığından, üçüncü kişi olan davacının uğradığı hasar zararının tespitinde ... sy Türk Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alınarak yerel piyasa koşulları, yedek parça ve servis maliyetleri, kazalı parça ve yeri, işçilik maliyetleri, KDV dikkate alınması gerektiği, değer kaybı yönünden de ... sy Türk Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alınarak yerel piyasa koşulları, ülkenin şartları, aracın özellikleri, kilometresi, piyasanın algısı, aracın piyasadaki tercih edilebilirliği, markası, ikinci el piyasası, yedek parça ve servis maliyetleri, kazalı parça ve yeri, onarım özellikleri, aracın geçmiş hasar kayıtları gibi pek çok etkenin dikkate alınması gerektiği, dolayısıyla değer kaybının doğru ve hakkaniyetli şekilde belirlenebilmesi için uzun yıllardır Yargıtay içtihatları ile benimsenen, aracın kaza öncesi hasarsız rayiç değeri ile onarımdan sonraki rayiç değerinin göz önünde bulundurularak, aradaki farkın değer kaybı olarak kabul edilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Tüm bu yasal düzenlemeler ve somut olay birlikte değerlendirildiğinde; Davalı sigorta şirketi tarafından trafik poliçesi ile sigortalanan, ... plakalı aracın 24.08.2022 tarihinde davalı ...’ın yönetiminde İzmir ili ... üzerinde geri manevra yaptığı sırada park halinde olan davacıya ait ... plakalı aracın arka kısımlarına çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, bilirkişi heyet raporunda açıklanan gerekçelerle davalı sigortalıya ait aracı kullanan davalı sürücü ...’ın %100 oranında kusurlu olduğu, değer kaybının, aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç bedeli arasındaki fark olduğu, davacıya ait aracın alınan bilirkişi raporu uyarınca kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değerinin 329.000,00 TL, kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç bedelinin 309.250,00 TL olduğu, buna göre dava konusu araçta (329.000,00 TL -309.250,00 TL) = 19.750,00 TL lik değer kaybı meydana geldiği, davalı sigorta şirket tarafından dava tarihinden önce yapılan başvuru üzerine davacıya 11.049,29 TL değer kaybı ödemesi yapıldığı, buna göre davacının bakiye değer kaybı zararının 8.700,71 TL olduğu, kazanın poliçe süresi içerisinde gerçekleştiği, bakiye değer kaybı zararının bakiye poliçe teminat limitini aşmadığı, davalı sigorta şirketinin bakiye değer kaybı zararından trafik poliçesi kapsamında, davalı ...’ın haksız fiil faili olarak TBK’nun haksız fiil hükümlerine göre gerçekleşen zarardan sorumlu oldukları, davalı sigorta şirketinin 2918 sayılı KTK.nun 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın B 2/2.1. maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte kendisine ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde ödeme yükümlülüğü bulunmakla birlikte başvuru belgesinin davalı sigorta şirketine tam olarak hangi tarihte ulaştığının tespit edilemediği, değer kaybına ilişkin kesin ekspertiz raporunun 10.12.2022 tarihli olduğu, sigorta şirketinin 23.12.2022 tarihinde kısmi ödeme yaptığı, davalı sigorta şirketinin en geç kısmi ödeme yaptığı 23.12.2022 tarihinde temerrüde düştüğünün kabul edilmesi gerektiği, davalı sürücünün ihtar ve ihbara gerek olmaksızın haksız fiilin gerçekleştiği 24.08.2022 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, zarar veren araç ticari nitelikte olmayıp haksız eylemin de TTK.’nun 4. maddesi uyarınca ticari iş niteliği taşımamasına göre temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi talep edilebileceği, davacı vekilinin 30.01.2024 tarihli bedel artırım dilekçesi ile dava değerinin 8.700,71 TL’ye yüksettiği anlaşılmakla davacının davasının kabulüne, 8.700,71 TL bakiye değer kaybı bedelinin yukarıda belirlenen temerrüt tarihlerinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalıların sürücüsü ve sigortacısı olduğu aracın, neden olduğu trafik kazasında, davacının aracının hasarlanması nedeniyle, maddi tazminat talep edilen davada, davalıların zarar gören davacıya karşı müteselsilen sorumlu olduğu müteselsil sorumlu davalılar arasında ise zorunlu dava arkadaşlığı değil, ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğu, sigorta hükümleri TTK'da düzenlendiğinden, davalı sigorta hakkındaki dava mutlak ticari dava iken, haksız fiil sorumlusu olan sürücü hakkındaki davanın, mutlak ticari dava olmadığı gibi, bu davalının sıfatına ve davanın niteliğine göre nisbi ticari dava da olmadığı, davalı sigorta dışındaki davalı hakkında zorunlu arabuluculuk yasasının uygulanamayacağı nazara alındığında arabuluculuk ücretinden yalnızca davalı sigorta şirketinin sorumlu tutulmasına karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının KABULÜ ile 8.700,71 TL bakiye değer kaybı bedelinin davalı sigorta şirketi yönünden 23.12.2022 tarihinden, diğer davalı yönünden 24.08.2022 kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Kabul edilen miktar üzerinden hesaplanmış olan 594,35 TL nispi harca, peşin alınan ve bedel artırımı ile tamamlanan 329,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 264,45 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNE’ YE GELİR KAYDINA.
3-Dava tamamen kabul edildiğinden davacı tarafın yaptığı ve karşıladığı 25,60 TL vekalet suret harcı, 179,90 TL başvuru harcı, 329,90 TL peşin alınan ve ıslahla tamamlanan harç, 365,50 TL davetiye ve posta gideri, 3.500,00 TL bilirkişi ücreti toplam 4.400,90 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine.
4-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve ... sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL'nin davada haksız çıkan davalı sigorta şirketinden alınarak HAZİNE'ye gelir kaydına,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir ve hesaplanmış olan; 8.700,71 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine.
6-HMK.nun 333.maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
ilişkin, taraflar vekillerinin yüzüne karşı, MİKTAR İTİBARİYLE KESİN olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.16/04/2024
Katip...
e-imzalı
Hakim...
e-imzalı
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!