T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/263 Esas
KARAR NO : 2024/463
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ : 10/06/2022
KARAR TARİHİ : 06/06/2024
Mahkememizce verilen 21/11/2022 tarih ve ... Esas ve ... Karar sayılı kararı, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi’nin 24/03/2023 tarih ve ... Esas ve... Karar sayılı ilamı, dosya bozma kararı üzerine, dosya mahkememize tevzi edilmiş olup, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı tarafa ait ... plakalı araç sürücüsü ... yönetiminde ve kendisinin görevli olduğu Tepecik Hastanesi otoparkında ... Caddesine çıkarak Basmane yönüne gitmek istemekte ve Basmane yönünden gelen trafik kesilmesini durup beklemiş iken, Bamane yönünden gelen trafiğin kesilmesini durup beklemiş iken, Basmane yönünden gelmekte olan ... plakalı araç da ona yol vermek üzere durduğu esnada gelmekte olan ... plakalı araç da ona yol vermek üzere durduğu esnada onun arkasından gelmekte olan ... plakalı aracın çarpması üzerine davacı tarafa ait araca çarptığını, sürücülerin kaza yerinde tanzim ettikleri 15/03/2022 tarihli kaza raporunda da, bazı ayrıntılar dışında olay, sürücüler tarafından bu şekilde tarif edildiğini, kazaya ilişkin olay yerinde çekilmiş pek çok görsel malzemenin bulunduğunu, bu görsellerden, davacı tarafa ait araçta meydana gelen hasar, net olarak görünmekte olduğunu, keza, araçların bulundukları yer ve duruş şekli de gözlemlenmekte olduğunu, bu bilgiler kazanın sürücülerinde de mevcut olduğunu, davacı tarafa ait aracın ... plakalı olup, sürücüsü ... olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ise ... olduğu, ... plakalı aracın ... Anonim Şirketi nezdinde ... poliçe ile ihtiyari mali sorumluluk ve ... Anonim Şirketi nezdinde ... poliçe ile Zorunlu Trafik Sigortası poliçesine sahip olduğunu, ... plakalı aracın, ... Anonim Şirketi nezdinde ... poliçe ile Zorunlu Trafik Sigortası poliçesine sahip olduğunu, olay yerinde düzenlenen kaza tutanağındaki beyanlar ve görseller neticesinde davacı tarafa ait araç sürücüsüne %100 kusur tayin edildiğinin öğrenildiğini, her iki sigorta eksperi görüşü ve kusur oranlarının yanlış olduğunu, davacı tarafa ait araç %100 kusur olmadığını, bu kusur tayininin doğru olmadığını, buna rağmen davacı tarafından davalı araç maliklerine uzlaşmak üzere 28/03/2022 tarihli ve İstanbul Beyoğlu ... Noterliği'nce ... yevmiye ile ihtarname keşide edildiğini, ancak bir yanıt alınamamış olduğunu, kendisine isnad edilen kusur oranına ve uğramış olduğu maddi zarar ve değer kaybının tazminine yönelik olarak davacı tarafın zorunlu arabuluculuktan netice alınamamış olduğunun, açıklanan tüm bu nedenlerden dolayı fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla öncelikle kazaya ilişkin tarafların kusur oranlarının tespiti, buna ilişkin olarak da davacı tarafın aracında meydana gelen maddi hasar tutarının tespiti, değer kaybının tespiti ile bunun, tarafların kusur oranlarına isabet eden miktarının tespiti ve tazmininin hüküm altına alınması, belirlenen tazminat tutarının sorumlu davalılardan kaza tarihinden itibaren hesaplanacak ticari temerrüt faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili hususlarında karar verilmesi, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAPLAR: Davalı ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın yetkisiz mahkemede ikame edildiğini, bu nedenle yetkili ve görevli İstanbul Anadolu Ticaret Mahkemeleri'ne gönderilmesini talep ettiklerini, uyuşmazlı konusu hasara ilişkin olarak davalı sigorta şirket nezdinde ... no'lu hasar dosyasının açıldığını, poliçeden doğan sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında verdiği zarar nispetinde olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün uyuşmazlık konusu kazadaki kusurunun netleştirilmesi gerekmekte olduğunu, bu konuda alanında uzman bilirkişiler tarafından değerlendirme yapılmasını talep ettiklerini, poliçeden doğan sorumluluklarının trafik sigortası limitlerinin tükenmesi ile başladığını, bu kapsamda sigortalı araca ilişkin trafik sigortası limitlerinin tükenmediğinin kontrolü ve limitin tükendiğine dair davacı tarafa ödenen tutarı gösterir dekontun mahkemeye sunulmasının gerektiğini, trafik sigortasındaki limitin tükenmemesi halinde taraflarına karşı dava ikame edilemeyeceğinden böyle bir durumda mahkemenin davanın reddine karar vermesini talep ettiklerini, açıklanan tüm bu nedenlerden esasa ilişkin cevap bilahare delil sunma hakkının saklı kalması kaydıyla, davacı tarafın delillerinin taraflarına tebliğini, davanın yetkili ve görevli olan İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri'ne gönderilmesini, davacı tarafın açmış olduğu haksız ve yersiz davanın reddini, yargılama sırasında davalı sigorta şirketinin poliçe limitinin gözetilmesini, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı vekili tarafından açılan davada değer kaybı alacağının sonradan arttırılabileceğinden bahisle davasını belirsiz alacak olarak göstermelik bir rakam olarak belirttiğini, ancak bu davanın belirsiz dava koşullarını taşımadığının açık olduğunu, bu nedenle belirsiz alacak davası açılmasında hukuki menfaat bulunmadığından davanın usulden reddine karar verilmesinin gerektiğini, dava konusunun trafik kazasından kaynaklı talep edilen alacaklar zaman aşımına uğramış olduğunu, zaman aşımı itirazlarının kabulü edilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir, davacı tarafça ikame edilen davada davalı sigorta şirketinin her hangi bir kusurunun olmaması nedeniyle sorumluluğunun bulunmadığın bu sebepten dolayı davanın husumet yokluğu gerekçesi ile davanın davalı ... Anonim Şirketi açısından reddini talep ettiklerini, davacı tarafın meydana gelen kazada talep etmiş olduğu maddi hasar ve değer kaybı talebine ilişkin olarak davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olan araç sürücüsünün kusursuz olması sebebiyle davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini, kazanın meydana geliş şekline bakıldığında, davalı sigorta şirketinin sigortalı aracının herhangi bir kusurunun olmadığının aşikar olduğunu, davalı sigorta şirketinin hak kaybı yaşamaması adına davacı tarafın diğer taleplerine de cevap verdiklerini, sözleşmeye bağlılık yani ahde vefa ilkesi uyarınca mahkemece dava konusu kazadan kaynaklı istem bakımından ZMMS Genel Şartları dikkate alınarak yargılamaya devam edilmesi gerektiği ve hüküm kurulmasının gerektiğini, davalı ... Şirketi nezdinde sigortalı aracın kazadaki oranı nispetinde davalı ... Şirketi'nin sorumluluğunun bulunmadığını, kusur oranın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Kurulu'ndan alınan rapor ile tespit edilerek yargılamaya devam edilmesinin gerektiğini, mahkemece değer kaybı ödemesi tespit edilecek ise de 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesinin birinci fıkrası uyarınca değer kaybı tazminatı, aracın piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı dikkate alınarak hesaplanmasının gerektiğini, tedarik edilmiş parçalar hakkında iskontosuz bir şekilde hesaplanma yapılmasının haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, davalı ... Anonim Şirketi tarafından başvuruya konu hasar bedelini dava öncesinde ödenmiş olduğundan haksız ve mükerrer talepleri içeren başvurunun reddinin gerektiğini, 5684 sayılı Kanun'un 22. maddesi uyarınca tespit edilen gerçek hasar tazminatı ödenmiş olduğundan davalı ... Şirketi üzerin düşen sorumluluğunu yerine getirmiş olduğunu, haksız başvurunun reddinin gerektiğini, davacı tarafın kaza tarihinden itibaren faiz isteminin haksız ve mesnetten yoksun olduğunu, davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi ihtimalinde yasal faize hükmedilmemesini talep ettiklerini, açıklanan tüm bu nedenlerden dolayı ve re'sen göz önünde bulundurulacak nedenlerle, öncelikle usule ilişkin itirazlarının kabulü ile davanın usulden reddini, Mahkemece usulden ret kararı verilmediği takdirde, haksız, mesnetsiz, yasal mevzuata, hukuka ve hukukun genel ilkelerine aykırı olarak açılmış olan davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Ürünler Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde 'davacı tarafın Tepecik Hastanesi otoparkında ... Caddesi'ne çıkarak Basmane yönüne gitmek istemekte ve Basmane yönünden gelen trafiğin kesilmesini durup beklemiş iken davalı şirkete ait aracın, davacı tarafa yol vermek üzere durduğu esnada...' şeklindeki anlatımda davalı şirkete ait ...plakalı araç sürücüsü ...'ın yol vermek üzere durduğuna dair ifadelerine katılmakla, davalı şirkete ait araç sürücüsünün kurallara uyduğunu davacı tarafın dahi ikrar ettiğini, ancak davacı tarafın Tepecik Hastanesi otoparkından çıkarken değil; kaza tespit tutanağında belirtildiği ve davacı tarafın sunduğu kaza fotoğraflarında görülen eczaneler ... üzerinden taraflarınca tespit edildiği üzere davacı tarafın ... caddesinden ... Caddesi'ne çıkarken kaza gerçekleştiğini, ... Caddesi, ... Caddesine çıkan tali yol olup davacı tarafın ... Caddesine Basmane yönüne, sola doğru dönmek isterken kaza meydana geldiğini, dava dilekçesinde belirtilen ancak belge sunulmayan, tüm kusurun davacı tarafa ait olduğuna her iki sigorta eksperi görüşüne rağmen hiçbir kusuru bulunmayan davalı şirkete karşı bu davanın açılmış olmasının haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacı tarafın, sigorta şirketlerinin belirlediği kusur oranına süresi içinde itiraz etmemesi ve davacı tarafın tüm kusurunun kendisinde olduğunu kabul ettiğini gösterdiğini, davalı şirkete ait aracı kullanan ve tanık olarak dinlenmesini talep ettikleri ...'ın, tali yoldan davacı tarafa ait aracın çıkmasıyla trafik kurallarına uygun olarak durduğunu, ancak arkadan gelen diğer diğer davalı ...'e ait ... plakalı aracın durmaması sebebiyle davalı şirkete ait araca çarptığını ve davalı şirkete ait duran araç çarpmanın şiddetiyle davacı tarafın aracına çarpmış bulunduğunu, anlaşılacağı üzere davaya konu olan davalı şirketin kusursuz olması sebebiyle tüm taleplerin davalı şirket açısından itiraz ettiklerini, olay sebebiyle davalı şirkete ait aracın önden de hasar almasına rağmen davacı tarafa ait aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası olmaması sebebiyle söz konusu tamir-tadilat masraflarını davalı şirketin ödemek zorunda kaldığını, davacı taraf aleyhine hukuki yollara başvuracaklarını da belirttiklerini, davacı tarafın haksız kazanç elde etme gayreti içerisinde olup açtığı bu davanın davalı şirket açısından reddinin gerektiğini, açıklanan tüm bu nedenlerle ve Mahkemece re'sen tespit edilecek gerçekler doğrultusunda, davacı tarafın tam kusurlu olmasına rağmen hukuki dayanaktan yoksun ve haksız kazanç elde etmek amacıyla açmış olduğu davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR:
Türkiye Noterler Birliği'nden Trafik Tescil'den araçların bilgileri celp edilmiştir.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nden araçlara ait tramer bilgileri celp edilmiştir.
Davalı ... Anonim Şirketi'nden ilgili araçlara ait bilgi ve belgeler celp edilmiştir.
Davalı ... Anonim Şirketi'nden ilgili araca ait bilgi ve belgeler celp edilmiştir.
Trafik Bilirkişi ..., Makine Mühendisi Bilirkişi ... ve Sigorta Uzmanı Bilirkişi ...'den oluşan bilirkişi heyetinden, 21/01/2024 tarihli bilirkişi heyet raporu alınmıştır.
Trafik Bilirkişi ..., Makine Mühendisi Bilirkişi ...ve Sigorta Uzmanı Bilirkişi...'den oluşan bilirkişi heyetinden, 12/03/2024 tarihli bilirkişi ek heyet raporu alınmıştır.
-21/01/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle;
-Davalı tarafın sigorta şirketi olan ... Anonim Şirketi tarafından ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesinin 27/08/2021-27/08/2022 vadeli olarak düzenlediği ve 15/03/2022 tarihli kazanın sigorta örüntüsü içinde olduğu,
-Kusura ilişkin olarak;
... plakalı araç sürücüsü ..., önündeki araç ile güvenli takip mesafesini korumadığından dolayı kazanın oluşumunda ETKEN,
...plakalı araç sürücüsü ... atfı kabil kural ihlalinde bulunmadığından dolayı kazanın oluşumunda ETKEN DEĞİL,
... plakalı araç sürücüsü... atfı kabil kural ihlalinde bulunmadığından dolayı kazanın oluşumunda ETKEN DEĞİL,
-Davaya konu ... plaka sayılı ... marka davacı aracında, dava konusu 15/03/2022 tarihli kaza nedeniyle oluşan hasarın, kaza sonrası tutulan kaza tespit tutanağı ve hasar fotoğraflarıyla uyumlu olduğu, eksper raporunda değişmesi gerektiği belirtilen yedek parçaların fotoğraflarla uyumlu olmadığı, değişmesi gereken parça listesinin yukarıda hasar bedeli bölümünde belirtildiği gibi olduğu,
-Kaza günü itibarıyla gerçek hasar onarım bedelinin KDV hariç 4.696,40 TL olduğu, KDV dâhil 4.833,75 TL olduğu, hasar onarım bedelinin araç bedeline oranının %0,5 (binde 5) olması nedeniyle aracın pert total kapsamında değerlendirilemeyeceği, onarımın daha ekonomik olacağı, davaya konu kaza nedeniyle araçta oluşan değer kaybının 19.290,08 TL olduğu, davalıların hasar dosyası kapsamında davacı tarafa herhangi bir ödeme yapmadığı,
-Davaya konu kazaya ilişkin olarak Hasar onarım tazminat tutarının KDV dâhil 4.833,75 TL olduğu, araç değer kaybına ilişkin tazminat teminat tutarının ise 19.290,08 TL olduğu, konu hasarın oluştuğu tarih dikkate alındığında Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Araç başı maddi Limit ile sınırlıdır, bilirkişi raporunda yer alan tabloda paylaşıldığı üzere maddi tazminat limiti 50.000,00 TL'dir. Teknik açıdan hesaplanan toplam hasar tazminat tutarı ve değer kaybı tutarının, poliçe limitleri çerçevesinde değerlendirilebileceği,
4.833,75 TL (hasar onarım bedeli) + 19.290,08 TL (değer kaybı tutarı) = 24.123,83 TL
-Dosya muhtevasında yer alan tüm bilgiler, belgeler ve teknik görüşler değerlendirildiğinde;
Davalı taraf ... Anonim Şirketi'nin toplam hasar tazminat tutarı olan 24.123,83 TL tutar üzerinden dava tarihi olan 10/06/2022 tarihi itibari ile temerrüde düşeceği, yasal faiz uygulanmasının uygun olacağı,
Davalı ...'ün kaza tarihi olan 15/03/2022 tarihi itibari ile toplam hasar bedeli olan 24.123,83 TL üzerinden müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı,
Davalı taraflar ... Anonim Şirketi ve Davalı ... Ürünler Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne yapılan tazminat talebinin konu kazada kusurunun bulunmaması nedeni ile uygun olmayacağı hususunda tespit görüş ve kanaatine varılmıştır.
-12/03/2024 tarihli bilirkişi ek heyet raporunda özetle;
-Davaya konu ... plakalı ... marka davacı aracında, dava konusu 15/03/2022 tarihli kaza nedeniyle oluşan hasarın, kaza sonrası tutulan kaza tespit tutanağı ve hasar fotoğraflarıyla uyumlu olduğu, eksper raporunda değişmesi gerektiği belirtilen yedek parçaların eksik olduğu, fotoğraflarla uyumlu olmadığı, onarımı yapan servisin düzenlediği ve dosyaya yeni sunulan faturanın araçta oluşan hasarla uyumlu olduğu,
-Kaza günü itibarıyla gerçek hasar onarım bedelinin KDV hariç 35.955,78 TL; KDV dâhil 42.427,82 TL olduğu,
-Davaya konu kaza nedeniyle araçta oluşan değer kaybının 19.290,08 TL olduğu,
-Kusur açısından yapılan değerlendirmenin kök rapor ile aynı doğrultuda olduğu dikkate alınarak,
-Davaya konu kazaya ilişkin olarak Hasar onarım tazminatın revize edildiği ilgili tutarın KDV dâhil 42.427,82 TL olduğu, Araç değer kaybına ilişkin tazminat teminat tutarının ise 19.290,08 TL olduğu, konu hasarın oluştuğu tarih dikkate alındığında Karayolları motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Araç başı Maddi Limit ile sınırlıdır, bilirkişi raporunda yer alan tabloda paylaşıldığı üzere maddi tazminat limiti 50.000,00 TL'dir. Teknik açıdan hesaplanan revize toplam hasar tazminat tutarı ve değer kaybı tutarının, poliçe limitlerini aşmaktadır, 42.427,82 TL (hasar onarım bedeli) + 19.290,08 TL (değer kaybı tutarı) = 61.717,90 TL
Dosya muhtevasında yer alan tüm bilgiler, belgeler ve teknik görüşler değerlendirildiğinde;
-Davalı taraf ... Anonim Şirketi'nin toplam poliçe limitleri çerçevesinde tazminat tutarı olan 50.000,00 TL tutar üzerinden dava tarihi olan 10/06/2022 tarihi itibari ile temerrüde düşeceği, yasal faiz uygulanmasının uygun olacağı,
-Davalı taraf ...'ün kaza tarihi olan 15/03/2022 tarihi itibari ile toplam hasar bedeli olan 61.717,90 TL üzerinden müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı,
-Davalı taraflar ... Anonim Şirketi ve Davalı ... Ürünler Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne yapılan tazminat talebinin konu kazada kusurunun bulunmaması nedeni ile uygun olmayacağı, hususunda tespit ve görüş ve kanaatine varılmıştır.
Davacı vekili 21/03/2024 tarihli dilekçesi ile davasını ıslah etmiş ve aynı tarihte harcını yatırmıştır.
GEREKÇE :
Dava; davacı aracında meydana gelen hasar bedeli, değer kaybı bedeli, zararının karşı taraf araç maliki-sürücüsü, ZMMS ve İMMS sigortacısından tahsili davasıdır.
Dava tarihinde yürürlükte olan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. maddesinde, "işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur", aynı yasanın 85/1. maddesinde, "bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı", aynı yasanın 85/son maddesinde ise, "işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükümlerine yer verilmiş, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın amacı A.1 maddesinde "Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına yönelik ilgililerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir." şeklinde belirlenmiştir. Sigortanın kapsamı ise genel şartlar A.3. maddesinde "sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır." şeklinde düzenlenmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Olay tarihinde yürürlükte bulunan 2918 sayılı KTK.'nın 90. maddesinde "Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/01/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır." şeklindeki düzenleme ve zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı kapsamı dışında bulunan hallerin düzenlendiği 92/i maddesindeki "Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler." şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarihinde... E.-... K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan "...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…" ibaresi ile ikinci cümlesindeki "…ve genel şartlarda…" ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı ile zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarına göre belirleneceğine dair düzenleme iptal edilmiştir. T.C. Anayasası'nın 153/6. maddesinde, "Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar." düzenlemesi mevcut olup, bu düzenlemenin doğal sonucu olarak Anayasa Mahkemesi'nce bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da bunların belirli hükümlerinin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edildiğinin bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa'nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülmeyeceği kabul edilmektedir. Anayasa Mahkemesi'nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazete'de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir.
Yargıtay içtihatları ile kabul edilen "usuli kazanılmış hak" olgusunun, birçok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnalarının bulunduğu, yeni bir İçtihadı Birleştirme Kararı (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK.) ya da geçmişe etkili bir yeni kanun çıkması, benzer şekilde uygulanması gereken bir kanun hükmünün, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesi'nce iptaline karar verilmesi hallerinde, usulü kazanılmış hakka göre değil, İBK.'ya veya geçmişe etkili yeni kanuna ya da Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilebileceği (HGK.'nın 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 E., 19 K.; 03.02.2010 tarihli ve 2010/4-40 E., 2010/54 K.), dolayısıyla bilirkişi raporları alındıktan ve bu raporlar nedeniyle taraflar lehine oluşan usulü kazanılmış hakka göre değil sonra Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilmesi gerektiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ... Esas,... Karar sayılı, ... Esas, ... Karar sayılı emsal kararlarında da belirtildiği üzere Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda anılan iptal kararı sonrasında oluşan yeni duruma göre KTK.'nın 90. maddesi hükmü dikkate alındığında, zarar gören hak sahiplerinin zarar veren 3. kişilerden ve sigorta şirketinden talep edebilecekleri tazminatın kapsamının belirlenmesinde kullanılacak yöntem ve ölçütler konusunda kısıtlama bulunmadığından, üçüncü kişi olan davacının uğradığı hasar zararının tespitinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alınarak yerel piyasa koşulları, yedek parça ve servis maliyetleri, kazalı parça ve yeri, işçilik maliyetleri, KDV dikkate alınması gerektiği kanaatine varılmıştır.
Tüm bu yasal düzenlemeler ve somut olay birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafa ait ... plakalı araç sürücüsü ... yönetiminde iken, Basmane yönünden gelmekte olan ... plakalı araç da ona yol vermek üzere durduğu esnada gelmekte olan ... plakalı araç da ona yol vermek üzere durduğu esnada onun arkasından gelmekte olan ... plakalı aracın çarpması üzerine davacı tarafa ait araca çarptığını, Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda açıklanan gerekçelerle ... plakalı araç sürücüsü ..., önündeki araç ile güvenli takip mesafesini korumadığından dolayı kazanın oluşumunda etken, ...plakalı araç sürücüsü ... atfı kabil kural ihlalinde bulunmadığından dolayı kazanın oluşumunda etken olmadığı, ... plakalı araç sürücüsü... atfı kabil kural ihlalinde bulunmadığından dolayı kazanın oluşumunda etken olmadığı, Davalı taraflar ... Anonim Şirketi ve Davalı ... Ürünler Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne yapılan tazminat talebinin konu kazada kusurunun bulunmaması nedeni sorumluluklarına gidilemeyeceği, Davacı aracında meydana gelen zarar toplamının 61.717,90 TL olduğu, davalı kusurlu sürücü ile birlikte Davalı taraf ... Anonim Şirketi'nin toplam poliçe limitleri çerçevesinde tazminat tutarı olan 50.000,00 TL tutar üzerinden sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketinin 2918 sayılı KTK.'nın 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları'nın B 2/2.1. maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte kendisine ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde ödeme yükümlülüğü bulunduğu anlaşılmakla davacının davasının kısmen kabulüne, zarar veren araç ticari nitelikte bulunmadığından haksız eylemin de TTK.'nın 4. maddesi uyarınca ticari iş niteliği taşımamasına göre temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının KISMEN KABULÜNE,
A-DAVALILAR ... ANONİM ŞİRKETİ VE ... ÜRÜNLER GIDA SANAYİ VE TİCARET LTD. ŞTİ. HAKKINDA AÇILAN DAVANIN REDDİNE,
2-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT. hükümlerine göre hesap edilen 2.000,00 TL'nin davacıdan alınarak Davalılara eşit şekilde verilmesine
B-19.290,08 TL değer kaybı ve 42.427,82 TL hasar bedeli olmak üzere Toplam 61.717,90 TL'nin (Davalı... A.Ş. Yönünden poliçe teminat limiti olan 50.000,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) Davalılar ... ve ... A.Ş.'den dava tarihi olan 10/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak Davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 4.215,95 TL nispi harçtan, peşin 80,70 TL Peşin Harç ve 1.021,23 TL ıslah ile tamamlanan toplam 1.101,93 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.114,02 TL karar ve ilam harcının (Davalı ... Anonim şirketi'nin bu miktarın 2.522,79 TL'si ile sınırlı olarak sorumlu olması kaydıyla) davalılardan ... ve ... Anonim Şirketi'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvurma harcı, 80,70 TL peşin harç ve 1.021,23 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.182,63 TL (Davalı ... Şirketi'nin bu miktarın 958,09 TL'si ile sınırlı olması kaydıyla) davalılardan ... ve ... Anonim Şirketi'den alınarak, davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 1.043,00 TL tebligat ve posta gideri, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.043,00 TL'nin (Davalı ... Şirketi'nin bu miktarın 5.705,80 TL'si ile sınırlı olması kaydıyla) davalılardan ... ve ... Anonim Şirketi'den alınarak, davacı tarafa verilmesine,
6-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.600,00 TL'nin (Davalı ... Anonim Şirketi'nin bu miktarın 1.296,22 TL'si ile sınırlı olarak sorumlu olması kaydıyla) Davalılardan ... ve ... Anonim Şirketi'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT. hükümlerine göre 17.900,00 TL (Davalı ... Şirketi'nin bu miktarın 14.501,47 TL'si ile sınırlı olması kaydıyla) davalılardan ... ve ... Anonim Şirketi'den alınarak, davacı tarafa verilmesine,
8-Taraflarca yatırılan kullanılmayan gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı yasanın 345. Maddesi uyarınca 2 haftalık kesin süresi içerisinde Bölge İstinaf Mahkemesine başvuru yolunun açık olduğu açıkça okunup usulünce anlatıldı. 06/06/2024
Katip ...
¸E-imza
Hakim ...
¸E-imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!