T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/251
KARAR NO : 2024/307
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 23/03/2023
KARAR TARİHİ : 18/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı taraf vekili duruşmada tekrar ettiği dava dilekçesi ile özetle;Davaya konu kazanın İzmir/Balçova ilçesinde meydana geldiğini, işbu sebeplerle yetkili mahkemenin İzmir mahkemeleri olduğunu, 23.09.2022 tarihinde müvekkilinin maliki olduğu ...plaka sayılı araç ile ... plakalı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, işbu hasar sebebiyle müvekkilinin aracında değer kaybı meydana geldiğini, müvekkilinin ...plakalı aracının kasko poliçesini düzenleyen ... Sigorta A.Ş.'den ... numaralı hasar dosyası açıldığını, kusurlu olan ... plaka sayılı aracın ... Sigorta A.Ş.'de ... numaralı poliçesiyle ZMMS poliçesi bulunduğunu, meydana gelen kaza neticesinde davacının aracında oluşan değer kaybını, davalı sigorta şirketinin zorunlu mali mesuliyet sigortası ile karşılama yükümlülüğü bulunduğunu, ... plaka sayılı aracın sürücüsünün kazaya sebep olduğunu, müvekkiline ait aracın değerinde, işbu hasar nedeniyle değer kaybı meydana geldiğini, bu nedenle değer kaybı bedelinin tespiti için sigorta eksperinden uzman raporu alındığını, işbu raporda müvekkilinin aracında 75.000-TL değer kaybı hesaplandığını, işbu raporla davalı sigorta şirketine başvurulduğunu, değer kaybı bedeli talep edildiğini, fakat davalı sigorta şirketince talep edilen miktar ödenmediğini, arabuluculuk konusunda taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, açıklanan sebeplerle, davalarının kabulü ile, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, HMK 107. madde uyarınca belirsiz alacak davası olarak açılan işbu davada mahkemenizce toplanacak deliller ışığında dava değerinde artırım yapılacak olup, trafik kazasında davacının aracında oluşan şimdilik harca esas değer olarak 50,00-TL değer kaybı bedelinin, 443,26-TL eksper raporu ücretinin yargılama giderlerinden sayılmasına ve karşı yan vekalet ücretinin temerrüt tarihi olan hasarı ret tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile karşı yandan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı taraf vekili duruşmada tekrar ettiği cevap dilekçesi ile özetle;Dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ... nolu, Zorunlu Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, maddi zararlar için teminat miktarının araç başına 100.000 TL olduğunu, bu miktardan davacının aracını onarttığı kasko şirketi ... Sigorta'ya 50.832 TL ödeme yapıldığını, poliçe limitinin yazılı olmasının otomatikman ödeneceği anlamına gelmediğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalı aracın kusur oranında olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere kusur durumunun tespiti için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Kurulundan rapor alınmasını talep ettiklerini, müvekkili şirketin ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz ile sorumlu tutulabileceğini, açıklanan sebeplerle, davanın öncellikle zamanaşımı sebebiyle reddine aksi halde esastan reddine, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkili şirketin aleyhine vekalet ücreti, yargılama giderleri ve faize karar verilmemesini talep ettiklerini, aleyhe hüküm kurulması halinde ise poliçe limiti ve sigortalının kusur oranı dikkate alınarak hüküm kurulmasını, reddedilen kısım için ise yargılama ücreti ve ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Kaza tespit tutanağı: Trafik kazasına karışan araç sürücüleri tarafından birlikte tanzim ve imza edilmiş 23/09/2022 tarihli “Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağının” incelenmesinde; ... plakalı araç sürücüsü ...'nın kazanın oluşumunu "B aracının verdiği beyan doğrudur. Gereğinin yapılmasını arz ederim." şeklinde tanımladığı, ...plakalı araç sürücüsü ... 'ın kazanın oluşumunu "Yeşil ışık yanıyordu. Seyir halindeydik. Önümüzdeki ... plakalı araç yeşil ışığı geçti. Yaya geçidinin tam ortasında panik fren yaptı ve durdu. Ben güç bela durdum. Arkamdaki A aracı duramadı ve maddi hasar oluştu. İlliyet bağı olan ... aracı kaçtı. Ben ona temas ettim. Ama kazaya o sebep oldu." şeklinde tanımladığı görülmüştür.
Dekont: Davacı aracını onattığı kasko şirketi ... Sigorta'ya 50.832,00 TL ödeme yapıldığı görülmüştür.
Hasar dosyası: Davacının dava tarihinde önce 09/02/2023 tarihinde davalı sigortaya değer kaybı talepleri için başvuruda bulunduğu, davalı sigortanın değer kaybı ödemesinde bulunmadığı, davacı aracını onaran kasko şirketi olan ... Sigorta'ya 50.832,00 TL rücuen ödemesi yapıldığı görülmüştür.
Trafik ve Tramer kayıtları: Kazaya karışan ...plaka sayılı aracın kaza tarihinde davacı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne, ... plakalı aracın ise dava dışı ... ait olduğu, davacıya ait ...plakalı araca ait dava konusu kaza tarihinden önce açılan 2 adet hasar dosyasının mevcut olduğu tespit edilmiş, eski hasar dosyaları dosyamız arasına alınmıştır.
Sigorta Poliçesi: Davalı sigorta şirketi ile kazaya karışan ... plaka sayılı araç maliki olan dava dışı ... arasında, 04/11/2021 -04/11/2022 tarihlerini kapsayan ZMMS (Trafik) sigorta poliçesi bulunmaktadır. Poliçe limiti araç başına 100.000,00 TL dir.
Bilirkişi raporu: Bilirkişi ... ve Bilirkişi ...'in 17/01/2023 tarihli rapor ile : "... plakalı otomobil sürücüsü ...'nın; (2918 s. KTK'nun 52/1B maddesinde b) hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak, zorundadırlar. “ Kuralını ve 56/1C) Araçlar arasındaki mesafe: Sürücüler önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek zorundadırlar. 84. Maddede Trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller: d) Arkadan çarpma) kurallarını ihlal ettiği kazanın oluşumunda etken olduğunu; ...plakalı minibüs sürücüsü ...'ın; 2918 s. KTK'nca kazaya etken bir hareketi bulunmadığından kazada etken olmadığını, ... plakalı araç sürücüsünün 2918 s. KTK'nca kazaya etken bir hareketi bulunmadığından kazada etken olmadığını, değer kaybı bakımından; 2020 model Aracın onarımı yapıldıktan sonraki rayiç değeri araştırması neticesinde, kaza tarihinde, onarım sonrası rayicinin 1.040.000 TL ile 1.050.000 TL olduğu, ortalama değerinin 1.045.000 TL olduğuYargıtay ... HD. nin Gerçek zarar ile ilgili “gerçek zarar ve değer kaybının, aracın kaza öncesi rayici ile (1.105.000 TL) onarım sonrası rayici, (1.045.000 TL) arasındaki farktır” kararları göz önüne alındığında ve değerlendirildiğinde aracın piyasa koşullarında değer kaybının 60.000,00 TL olduğunu, ekspertiz ücreti bakımından; 443,26 TL Ekspertiz bedelinin; gerçek piyasa koşullarında makul bir bedel olduğu, ancak yargılama gideri sayılıp sayılmayacağı hususunun hukuki bir konu olması nedeniyle, değerlendirmesi ve taktirinin sayın mahkemenize bırakıldığı " kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Bedel Artırım Dilekçes: Davacı vekili 05/02/2024 tarihli bedel artırım dilekçesi ile; talep miktarını 49.118,00-TL daha artırarak, toplam 49.168,00 TL maddi tazminatın hasarı red tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar vermesini talep etmiş, tamamlama harcını aynı tarihte yatırmıştır.
Dava, davacı aracında meydana gelen değer kaybı zararının karşı araç ZMMS sigortacısından tahsili davasıdır.
Davalı vekili zamanaşımı savunmasında bulunmuştur. 2918 sayılı KTK'nın 109/I. maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar." hükmüne, yine aynı kanunun 109/II. maddesinde ise, "Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." hükmüne yer verilmiştir. Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 15. Maddesinde “Arabuluculuk Bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur…”hükmüne yer verilmiştir. Tüm bu düzenlemeler dikkate alındığında, kazanın 23.09.2022 tarihinde gerçekleştiği, davanın 23.03.2023 tarihinde 2 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı anlaşılmakla davalının zamanaşımı savunması reddedilmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte olan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1.maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1.maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın amacı A.1 maddesinde “Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına yönelik ilgililerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir.” şeklinde belirlenmiştir. Sigortanın kapsamı ise genel şartlar A.3. maddesinde “sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır.” şeklinde düzenlenmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe girmiş, 04.12.2021 tarihinde RG’de yayınlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişik Yapılmasına Dair Genel Şartlar uyarınca daha önceki Genel Şartların, 1., 2. 3., 4.,5., 6.,7.,8., 9., 10., 11, 12., 13., 14. ,15., 16., maddelerinde değişiklik yapılmış olup, 17. Maddesi ile de Genel Şartlara Ek-7 eklenerek, Ek-7’ de, değer kaybı, sakatlık, destekten yoksun kalma tazminatlarının nasıl hesaplanacağının düzenlenmiştir. Bu değişikliğin 18. Maddesi ile “Bu genel şartların yayımı tarihinde yürürlüğe girer.” Düzenlemesine, 13. Maddesi ile Genel Şartalırn C.11. Maddesine yapılan ek maddede “Bu genel şartların yürürlük tarihinden sonra yapılan değişiklikler, söz konusu değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonra akdedilen sözleşmelere uygulanır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Olay tarihinde yürürlükte bulunan, 19.06.2021 tarihinde RG’de yayınlanan 7327 sy İcra ve İflas Kanunun ile Bazı Kanunlarda Değişik Yapılmasına Dair Kanunun 18. Maddesi ile değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 90 ıncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde “Bu tazminatlardan;a) Değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı dikkate alınarak,…hesaplanır.”düzenlemesi ile maddenin 2. Fıkrasındaki “Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından belirlenir.” şeklindeki düzenlemenin, 14 Şubat 2023 tarihli 32104 sayılı RG’de yayınlanan Anayasa Mahkemesi’nin ... esas, ... karar, 29/12/2022 tarihli kararı ile Anayasa’ya aykırı bulunarak iptaline karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ile zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarına göre belirleneceğine dair düzenleme iptal edilmiştir. T.C. Anayasası’nın 153/6. maddesinde, “Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar.” düzenlemesi mevcut olup, bu düzenlemenin doğal sonucu olarak Anayasa Mahkemesi’nce bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da bunların belirli hükümlerinin Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edildiğinin bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa’ya aykırılığı saptanan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa’nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülmeyeceği kabul edilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir.
Yargıtay içtihatları ile kabul edilen “usuli kazanılmış hak” olgusunun, birçok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnalarının bulunduğu, yeni bir İçtihadı Birleştirme Kararı (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK) ya da geçmişe etkili bir yeni kanun çıkması, benzer şekilde uygulanması gereken bir kanun hükmünün, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilmesi hallerinde, usulü kazanılmış hakka göre değil, İBK'na veya geçmişe etkili yeni kanuna ya da Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilebileceği (HGK’nın 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 E., 19 K.; 03.02.2010 tarihli ve 2010/4-40 E., 2010/54 K), dolayısıyla bilirkişi raporları alındıktan ve bu raporlar nedeniyle taraflar lehine oluşan usulü kazanılmış hakka göre değil sonra Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilmesi gerektiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ... esas, ... karar sayılı, ... esas, ... karar sayılı emsal kararlarında da belirtildiği üzere Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda anılan iptal kararı sonrasında oluşan yeni duruma göre 04.12.2021 tarihinde RG’de yayınlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişik Yapılmasına Dair Genel Şartlar hükmlerinin ve Ek-7 deki değer kaybı hesaplama formülasyonunun somut olaya uygulanmasına olanak bulunmadığı, KTK'nun 90. Maddesi hükmü dikkate alındığında, zarar gören hak sahiplerinin zarar veren 3.kişilerden ve sigorta şirketinden talep edebilecekleri tazminatın kapsamının belirlenmesinde kullanılacak yöntem ve ölçütler konusunda kısıtlama bulunmadığından, üçüncü kişi olan davacının uğradığı hasar zararının tespitinde 6098 sy Türk Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alınarak yerel piyasa koşulları, yedek parça ve servis maliyetleri, kazalı parça ve yeri, işçilik maliyetleri, KDV dikkate alınması gerektiği, değer kaybı yönünden de 6098 sy Türk Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alınarak yerel piyasa koşulları, ülkenin şartları, aracın özellikleri, kilometresi, piyasanın algısı, aracın piyasadaki tercih edilebilirliği, markası, ikinci el piyasası, yedek parça ve servis maliyetleri, kazalı parça ve yeri, onarım özellikleri, aracın geçmiş hasar kayıtları gibi pek çok etkenin dikkate alınması gerektiği, dolayısıyla değer kaybının doğru ve hakkaniyetli şekilde belirlenebilmesi için uzun yıllardır Yargıtay içtihatları ile benimsenen, aracın kaza öncesi hasarsız rayiç değeri ile onarımdan sonraki rayiç değerinin göz önünde bulundurularak, aradaki farkın değer kaybı olarak kabul edilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Tüm bu yasal düzenlemeler ve somut olay birlikte değerlendirildiğinde; Davalı sigorta şirketi tarafından trafik poliçesi ile sigortalanan, dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ... istikametinde seyir halinde iken aracının ön kısımları ile önünde aynı istikamette seyir halinde olan sürücü ... sevk ve idaresindeki davacıya ait ...plakalı aracın arka kısımlarına çarpması ile maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, bilirkişi heyet raporunda açıklanan gerekçelerle davalının sigortalısına ait aracı kullanan sürücü ...’nın %100 oranında kusurlu olduğu, değer kaybının, aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç bedeli arasındaki fark olduğu, davacıya ait aracın alınan bilirkişi raporu uyarınca kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değerinin 1.105.000,00 TL, kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç bedelinin 1.045.000,00 TL olduğu, buna göre dava konusu araçta (1.105.000,00 TL -1.045.000,00 TL) = 60.000,00 TL lik değer kaybı meydana geldiği, kazanın poliçe süresi içerisinde gerçekleştiği, davalı sigorta şirketi tararfından dava tarihinden önce davacının kasko sigorcısı olan ... Sigorta A.Ş.’ye 50.832,00 TL hasar bedelinin rücuen ödendiği, kaza tarihinde araç başına ZMMS teminat limiti 100.000,00 TL olup, yapılan ödeme dikatte alındığında bakiye 49.168,00 TL teminat limiti kaldığı, davacı vekilinin 05.02.2024 tarihli bedel artırım dilekçesi ile değer kaybı isteğini 49.168,00 TL’ye yüksettiği, talep edilen değer kaybı zararının bakiye poliçe teminat limitini aşmadığı, davalı sigorta şirketinin değer kaybı zararından trafik poliçesi kapsamında sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketinin 2918 sayılı KTK.nun 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın B 2/2.1. maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte kendisine ihbar edildiği 09.02.2023 tarihten itibaren 8 iş günü içinde ödeme yükümlülüğü bulunmakla 22.02.2023 tarihinde temerrüde düştüğü, zarar veren araç ticari nitelikte olmayıp haksız eylemin de TTK.’nun 4. maddesi uyarınca ticari iş niteliği taşımamasına göre değer kaybı bedeline yasal faiz işletilebilceği, 6102 sayılı TTK'nın sigorta sözleşmelerine ilişkin genel hükümlerin düzenlendiği kısmında yer alan 1426/1. maddesinde "sigortacı, sigorta ettiren, sigortalı ve lehtar tarafından, rizikonun, tazminatın veya bedel ödeme borcunun kapsamının belirlenmesi amacıyla yapılan makul giderleri, bunlar faydasız kalmış olsalar bile, ödemek zorundadır" düzenlemesi uyarınca davacı tarafından zararın tespiti için araç üzerinde yapılan eksper incelemesine neticesinde ödenen (ve belgesi sunulu), 443,26 TL ekspertiz ücretinin de anılan kanun hükmü kapsamında yargılama giderleri içinde değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla davacının davasının kabulüne, 49.168,00 TL değer kaybı bedelinin 22.02.2023 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının KABULÜ ile 49.168,00 TL değer kaybı bedelinin 22.02.2023 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-443,26 TL ekspertiz ücretinin yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
3-Kabul edilen miktar üzerinden hesaplanmış olan 3.358,67 TL nispi harca, peşin alınan ve bedel artırımı ile tamamlanan 1.019,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.338,77 TL karar ve ilam harcının davalı taraftan alınarak HAZİNE’ YE GELİR KAYDINA.
4-Dava tamamen kabul edildiğinden davacı tarafın yaptığı ve karşıladığı 25,60 TL vekalet suret harcı, 179,90 TL başvuru harcı, 1.019,90 TL peşin alınan ve bedel artırımı ile tamamlanan harç, 290,25 TL davetiye ve posta gideri, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti, 443,26 TL ekspertiz ücreti olmak üzere 4.958,91 toplam TL yargılama giderinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine.
5-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL'nin davada haksız çıkan davalıdan alınarak HAZİNE'ye gelir kaydına,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir ve hesaplanmış olan; 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine.
7-HMK.nun 333.maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
ilişkin, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/04/2024
Katip ... Hakim ...
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!