T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/204
KARAR NO : 2024/237
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/03/2023
KARAR TARİHİ : 21/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı taraf vekili duruşmada tekrar ettiği dava dilekçesi ile özetle;06.08.2022 tarihinde ...'e ait ve sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın müvekkili ...'ye ait ve onun sevk ve idaresindeki ... yabancı plakalı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza, Antalya ili, Kerpez İlçesi, Habibler Mahallesi üzerinde müvekkili trafik kurallarına uygun bir şekilde kavşaktan dönüş yapmak için sol şeritte bekleme yaptığı sırada, müvekkili ile aynı istikamette arkasında seyir halinde olan sigortalı araç sürücüsü banketten geçerek sollama yapmak isterken ön kısımları ile müvekkili aracın sol ön çamurluk kısımlarına çarpması neticesinde gerçekleştiğini, 1 no'lu davalı ...'e kazaya sebebiyet veren araç sürücüsü sıfatıyla, 2 no'lu davalı ...'e araç sahibi ve işleteni sıfatıyla, 3 no'lu davalı ... Sigorta A.Ş.'ye, 16.02.2022-16.02.2023 tarihleri arasında geçerli olan ... poliçe no’lu ZMMS poliçesi ile ... plakalı motorsikletin sigortasını üstlenmesi ve sigorta riskinin gerçekleşmesi nedeniyle yönetildiğini, 3 no'lu davalı ... Sigorta A.Ş., sigorta riskini üslenmesi nedeniyle ZMMS poliçe teminat limiti dahilinde zararın tamamından 1 no'lu davalı ile birlikte sorumlu olduğunu, davalılar açısından “zarar ve eylem”, “zarar ve motorlu aracın işletilmesi”, "zarar ve sigorta" arasında uygun illiyet bağı mevcut olduğunu, görevli mahkemelerin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, İzmir’de davalı sigorta şirketlerinin şube şeklinde örgütlenmiş bir bölge müdürlüğünün bulunması nedeniyle İzmir Mahkemeleri görülen davada yetkili olduğunu, arabuluculuk konusunda anlaşma sağlanamadığını, arabuluculuk aşamasında son tutanağın düzenlendiği tarih itibari ile yürürlükte olan AAÜT'ye göre tayin olunan 2.400,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, dava konusu hakkında hükmedilecek vekalet ücretinden ayrı olarak hükmedilmesine de karar verilmesi gerektiğini, nitekim istinaf kararları bu yönde olduğunu, müvekkilinde kaza neticesi oluşan hasar miktarına göre tamir ekonomik olmadığından gerçek zarar miktarı iş bu dava ile talep edildiğini, müvekkiline ait ve Alman trafiğine kayıtlı aracın kaza sonrası tamir masrafı Almanya’da bulunan ... Motorlu Araç Bilirkişi Bürosu tarafından düzenlenen 02.09.2022 tarihli bilirkişi raporu ile KDV dahil 5.819,92 EUR, müvekkil aracının rayiç değeri 3.500,00 EUR, hurda değeri(sovtaj) ise 500,00 EUR olarak tespit edildiğini, bu durumda aracın total pert olduğu kabul edilerek, müvekkili nezdinde gerçekleşen gerçek zarar, aracın rayiç değerinden hurda değerinin düşülmesi sonucu 3.000,00 EUR olarak belirlendiğini, müvekkilinin aracı yabancı plakalı olup müvekkilinin daimi ikametgâhı da Almanya olduğundan araçtaki zarar da Alman rayiç değerlerine göre belirlenmesi gerektiğini, müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybı zararı da Euro üzerinden hesaplanmalı ve fiili ödeme günündeki kur üzerinden tahsil edilmesi gerektiğini, davalı sigorta şirketi temerrüde düştüğünü, müvekkili tarafından ödenen yurtdışı bilirkişi ücretinin yargılama giderlerinden sayılarak davalılara yükletilmesi gerektiğini, yukarıdaki nedenlerle fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydıyla haklı davalarının kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini, araçta meydana gelen zarara esas olmak üzere 3.000,00 EUR tutarındaki maddi tazminatın fili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru Türk Lirası karşılığının; 1 nolu davalı ... ve 2 nolu davalı ...'den kaza tarihi olan 06.08.2022'den itibaren, 3 nolu davalı ... Sigorta A.Ş.'den ZMMS poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak temerrüt tarihi olan 24.01.2023'ten itibaren işletilecek 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak müşterek ve müteselsilen davalılardan tahsilini talep ettiklerini, müvekkilin bilirkişi ücreti olarak ödediği 709,60 EUR’nun fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı Türk lirası olarak yargılama giderlerine dâhil edilerek davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ettiğini, arabuluculuk aşaması ile ilgili vekalet ücreti de dikkate alınarak bu hususta ayrıca hüküm kurulmasına ve kanuni vekâlet ücreti ve yargılama giderleri ile birlikte davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı sigorta şirketi vekili duruşmada tekrar ettiği cevap dilekçesi ile özetle; Kabul anlamına gelmemek kaydıyla sigorta poliçesi bir zenginleşme aracı olmayıp sadece gerçek zarar tutarını teminat altına aldığını, davacı taraf müvekkili şirkete yapmış olduğu başvuruda eksik evrak ile başvuru yaptığını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek üzere, araç üzerinde müvekkili şirketin tespit yapmasına imkan sağlanmadığını, davacı taraf müvekkili şirketin inceleme yapmasına izin vermeden, yurt dışında bir eksper firmasına ekspertiz raporu hazırlattığını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek üzere, araca ekspertiz yapan eksperin hazine müsteşarlığı tarafından yayınlanan motorlu araç sigortaları ihbarlarının yapılması ve değerlendirilmesi prosedürüne ilişkin genelgeye uyulmadığını, yurt dışında hazırlanan raporda parça ve işçilik çoğaltıldığını, bu sebeple Türkiye' deki piyasa realitesini yansıtmadığını, davaya konu kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsü kusursuz olduğunu, dolayısıyla müvekkili şirketin poliçe kapsamında hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, kaza yerini gösteren kamera kayıtları araştırılması gerektiğini, araç üzerinde keşif yapılması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, Anayasa Mahkemesi tarafından genel şartlar tümüyle iptal edilmediğini, hasar bedeli hesapları yönünden genel şartların uygulanmasına öncelikli olarak devam edildiğini, genel şartlara göre hasar bedeli hesaplaması yapılırken aracın daha önce herhangi bir kazaya karışıp karışmadığı ve aracın daha evvel hasar gören parçalarının neler olduğunun incelenmesi gerektiğini, tazminat sorumluluğunu kabul anlamına gelmemek kaydıyla KDV hariç olarak hesaplanacak tazminat bedeli üzerinden hüküm kurulması gerektiğini, davacı tarafın, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek şekilde tür faiz talebinde bulunması mümkün olmadığını, yukarıdaki sebeplerle, iş bu haksız ve mesnetsiz davanın reddini talep ettiklerini, temerrüde düşmediği ve dava açılmasına sebebiyet vermediği müvekkili şirket aleyhine yargılama giderine, faize ve vekâlet ücretine karar verilmemesi gerektiğini, yargılama gideri ve vekâlet ücretimizin karşı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ettiklerini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Kaza tespit tutanağı: Trafik polis memurları tarafından tanzim edilen 06/08/2022 tarihli “Yaralamalı ve Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağının” incelenmesinde; " Sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile Kırçiçeği Caddesi üzerinde Muammer Aksoy Caddesi istikametine seyir halindeyken 5721 sokak kavşağına gelip 5721 sokağa dönüş için kavşaktan sol şeritte bekleme yaparken aracının sol çamurlu kısımlarına kendisi ile aynı istikamette arkasında seyir halinde olan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motorun sollama yapmak isterken ön kısımları ile çarpması neticesi maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olup; bu kazanın oluşumunda ... plakalı motosiklet sürücüsü ... 2918 KTK'nın 54/1-A (öndeki aracı geçerken geçme kurallarına riayet etmemek ) kuralını banketten geçmek istediği için ihlal ettiği, diğer sürücü ...'nin kural ihlalinin olmadığı yapılan kaza yeri incelemesinden ve sürücü beyanlarından anlaşılmıştır." şeklinde kazanın tanımladığı görülmüştür.
Hasar dosyası: Davacının dava tarihinde önce 20/01/2023 tarihinde davalı sigortaya hasar kaybı talepleri için başvuruda bulunduğu, davalı sigortanın her hangi bir ödeme yapmadığı görülmüştür.
Trafik ve Tramer kayıtları: Kazaya karışan ... plaka sayılı aracın kaza tarihinde davalı ... 'e ait olduğu görülmüştür.
Yeşil Kart Poliçesi: Davalı sigorta şirketi ile kazaya karışan ... plaka sayılı araç maliki olan ... arasında, 16.02.2022-16.02.2023 tarihlerini kapsayan ZMMS Poliçesi bulunmaktadır. Kaza tarihi itibariyle araç başına teminat limiti 100.000,00 tL'dir.
Bilirkişi Uzman Mütalaası: Otomotiv Hasar Uzmanı Bilirkişi ...'ın 26/01/2023 tarihli raporu; ... marka ve tip ... model ... plakalı aracın kaza ve hasar fotoğrafları üzerinden uyumluluğunun incelenmesi ve hasar tespitinin yapılması sonucu; ... plakalı aracın Türkiye'de de karışmış olduğu trafik kazasında sigorta şirketine bildirim yapmadan aracın tespitini, sigortalı tarafından kendisinin belirlediği yurt dışında bir ekspertiz firmasına ekspertiz yaptırdıkları eksper aracın hasar tespitini çoğaltarak yanlış yaptığı anlaşıldığını, aracın kaza ve hasar fotoğrafları incelendikten sonra araçtaki hasar tutarı KDV siz. 9.005,00 TL olduğu kanaatine varılmıştır.
Bilirkişi Raporu; Bilirkişi ... ve ...'in 24.09.2023 tarihli bilirkişi raporu; Trafik kazasının oluşumunda üçüncü kişi ya da kurumların etken kusurunun bulunmadığı, davalı sürücü ..., idaresindeki ... plakalı motosiklet ile kavşak içerisinde geçmenin yasak olması nedeniyle geçmemesi, banketi geçme amaçlı kullanmaması gerekirdi. 2918 s. KTK’da asli kusurlarının açıklandığı 84/J) “Manevraları düzenlenen genel şartlara uymama” ile kavşak içerisinde Banketi kullanarak geçmesi nedeniyle aynı kanunun 54/A-3 ve 54/B-4 maddelerini ihlal ettiğinden; kazanın oluşumunda etken olduğunu, davacı sürücü ..., idaresindeki ... plakalı araç ile bulunduğu kavşakta sol tarafa dönmek için uygun zamanı beklemesi, kazanın oluşumunu önleyecek alacağı bir tedbir bulunmadığından ve ihlal ettiği bir kural olmadığından kazanın oluşumunda etken olmadığını, onarım bedeli bakımından, ... model davacı aracının kazada sol ön çamurluk, motor kaput, sol far, sol ön kapı gibi parçalarından hasar aldığı, ... plakalı, ... model, ... 103 kW marka davaya konu aracın hasar onarım bedelinin, 2.755,46 EUR yedek parça, 1.335,22 EUR Boya işçilik ve 827,45 EUR diğer işçilik olmak üzere toplam 4.975,63 EUR +KDV, KDV dahil 5.921,00 EUR olduğunu, davaya konu aracın onarım miktarının, 5.921,00 EUR olması, aracın yapılan piyasa araştırması neticesinde rayiç değerinin 3.000,00 EUR olması, aracın yapılan piyasa araştırması neticesinde Sovtaj değerinin 500,00 EUR olması nedenleriyle, aracın onarım bedelinin rayiç değerinin % 50’sini aşması nedeniyle (mevcut Yargıtay kararları doğrultusunda değerlendirildiğinde onarımının ekonomik olmayacağı, bu nedenle pert-total işlemine tabi tutulması gerektiği, pert-total işlemine tabi tutulduğunda gerçek zararının rayiç değeri (3.000 EUR) ile sovtaj değeri (500 EUR) farkı miktarı 2.500,00 EUR olduğu ekspertiz ücreti bedeli bakımından, talep edilen toplam 709,60 EUR ekspertiz ücretinin kaza tarihi itibarıyla Almanya koşullarında makul, rayiç değer olduğu, yargılama gideri sayılıp sayılmayacağı hususunun taktir ve değerlendirmesinin sayın mahkemenize ait olduğu, kaza ile hasarın uyumlu olduğu kanaatine varılmıştır.
Bilirkişi Ek Raporu;Bilirkişi ... ve Bilirkişi ... 'in 17/12/2023 tarihli bilirkişi ek raporu; kazanın oluşu ve ihlaller bakımından, kök rapordaki görüş kanaat ve tespitlerimizde herhangi bir değişiklik olmadığı, buna göre; trafik kazasının oluşumunda üçüncü kişi ya da kurumların etken kusurunun bulunmadığını, davalı sürücü ..., idaresindeki ... plakalı motosiklet ile kavşak içerisinde geçmenin yasak olması nedeniyle geçmemesi, banketi geçme amaçlı kullanmaması gerekirdi. 2918 s. KTK’da asli kusurlarının açıklandığı 84/J) “Manevraları düzenlenen genel şartlara uymama” ile kavşak içerisinde Banketi kullanarak geçmesi nedeniyle aynı kanunun 54/A-3 ve 54/B-4 maddelerini ihlal ettiğinden; kazanın oluşumunda etken olduğu, davacı sürücü ..., idaresindeki ... plakalı araç ile bulunduğu kavşakta sol tarafa dönmek için uygun zamanı beklemesi, kazanın oluşumunu önleyecek alacağı bir tedbir bulunmadığından ve ihlal ettiği bir kural olmadığından; kazanın oluşumunda etken olmadığını, onarım bedeli Bakımından, yukarıda açıklanan ve verilen örnekler yeniden değerlendirildiğinde, aracın güncel 2.ci el rayicinin 2.500 EUR ile 5.500 EUR arasında olduğu, genel olarak, kaza tarihi sonrası yaklaşık 15-16 aylık Almanya’daki enflasyon ve araç fiyatlarındaki artış değerlendirildiğinde (kök raporumuzda da belirtildiği gibi), heyetimizce yeniden yapılan değerlendirme neticesinde aracın rayiç değeri (kök raporumuzdaki 3.000 EUR rayiç değer tespiti, revize edilerek) 3.500,00 EUR olduğu, Buna göre; davaya konu ... plakalı, ... model, ... 103 kW marka, 287.855 km’deki, 06.08.2022 tarihi kaynaklı kaza neticesinde; aracın hasar onarım bedelinin; 2.755,46 EUR yedek parça, 1.335,22 EUR Boya işçilik ve 827,45 EUR diğer işçilik olmak üzere toplam 4.975,63 EUR +kdv, kdv dahil 5.921,00 EUR olduğu, ancak; davaya konu aracın onarım miktarının, 5.921,00 EUR olması, aracın yapılan piyasa araştırması neticesinde rayiç değerinin 3.500,00 EUR olması, aracın yapılan piyasa araştırması neticesinde Sovtaj değerinin 500,00 EUR olması nedenleriyle, aracın onarım bedelinin rayiç değerinin % 50’sini ve rayiç değerini aşması nedeniyle onarımının ekonomık olmayacağı, bu nedenle pert-total işlemıne tabı tutulması gerektığı, pert-total işlemine tabi tutulduğunda gerçek zararının rayiç değeri (3.500 EUR) ile sovtaj değeri (500 EUR) farkı miktarı 3.000,00 EUR olduğu, görüş kanaat ve tespitine varılmıştır ekspertiz ücreti bedeli bakımından; talep edilen toplam 709,60 EUR ekspertiz ücretinin kaza tarihi itibarıyla Almanya koşullarında makul, rayiç değer olduğu, yargılama gideri sayılıp sayılmayacağı hususunun taktir ve değerlendirmesinin sayın mahkemenize ait olduğu kanaatine varılmıştır.
Dava;Trafik kazası nedeniyle davacı aracında meydana gelen hasar bedeli zararının karşı araç ZMMS Sigortacısı, işleteni ve sürücüsünden tahsili davasıdır.
Dava tarihinde yürürlükte olan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1.maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1.maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın amacı A.1 maddesinde “Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına yönelik ilgililerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir.” şeklinde belirlenmiştir. Sigortanın kapsamı ise genel şartlar A.3. maddesinde “sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır.” şeklinde düzenlenmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Olay tarihinde yürürlükte bulunan 2918 sayılı KTK.nın 90. maddesinde “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme ve zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı kapsamı dışında bulunan hallerin düzenlendiği 92/i maddesindeki “Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.” şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihinde 2019/40 E-2020/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ile zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarına göre belirleneceğine dair düzenleme iptal edilmiştir. T.C. Anayasası’nın 153/6. maddesinde, “Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar.” düzenlemesi mevcut olup, bu düzenlemenin doğal sonucu olarak Anayasa Mahkemesi’nce bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da bunların belirli hükümlerinin Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edildiğinin bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa’ya aykırılığı saptanan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa’nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülmeyeceği kabul edilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir.
Yargıtay içtihatları ile kabul edilen “usuli kazanılmış hak” olgusunun, birçok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnalarının bulunduğu, yeni bir İçtihadı Birleştirme Kararı (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK) ya da geçmişe etkili bir yeni kanun çıkması, benzer şekilde uygulanması gereken bir kanun hükmünün, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilmesi hallerinde, usulü kazanılmış hakka göre değil, İBK'na veya geçmişe etkili yeni kanuna ya da Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilebileceği (HGK’nın 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 E., 19 K.; 03.02.2010 tarihli ve 2010/4-40 E., 2010/54 K), dolayısıyla bilirkişi raporları alındıktan ve bu raporlar nedeniyle taraflar lehine oluşan usulü kazanılmış hakka göre değil sonra Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilmesi gerektiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin 2019/824 esas, 2020/1025 karar sayılı, 2019/3373 esas, 2020/1022 karar sayılı emsal kararlarında da belirtildiği üzere Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda anılan iptal kararı sonrasında oluşan yeni duruma göre KTK'nun 90. Maddesi hükmü dikkate alındığında, zarar gören hak sahiplerinin zarar veren 3.kişilerden ve sigorta şirketinden talep edebilecekleri tazminatın kapsamının belirlenmesinde kullanılacak yöntem ve ölçütler konusunda kısıtlama bulunmadığından, üçüncü kişi olan davacının uğradığı hasar zararının tespitinde 6098 sy Türk Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alınarak Avusturya ülkesindeki yerel piyasa koşulları, yedek parça ve servis maliyetleri, kazalı parça ve yeri, işçilik maliyetleri, KDV dikkate alınması gerektiği kanaatine varılmıştır.
04.12.2021 tarihinde RG’de yayınlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişik Yapılmasına Dair Genel Şartlar uyarınca daha önceki Genel Şartların, 1., 2. 3., 4.,5., 6.,7.,8., 9., 10., 11, 12., 13., 14. ,15., 16., maddelerinde değişiklik yapılmış olup, 17. Maddesi ile de Genel Şartlara Ek-7 eklenerek, Ek-7’ de, değer kaybı, sakatlık, destekten yoksun kalma tazminatlarının nasıl hesaplanacağının düzenlenmiştir. Bu değişikliğin 18. Maddesi ile “Bu genel şartların yayımı tarihinde yürürlüğe girer.” Düzenlemesine, 13. Maddesi ile Genel Şartalırn C.11. Maddesine yapılan ek maddede “Bu genel şartların yürürlük tarihinden sonra yapılan değişiklikler, söz konusu değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonra akdedilen sözleşmelere uygulanır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/14573 esas, 2017/6035 karar sayılı, 29/05/2017 tarihli ilamı, 2017/1541 Esas,2017/9897 Karar sayılı, 31.10.2017 tarihli ilamı, İzmir BAM 11. HD'nin 2018/593 esas, 2018/414 karar sayılı, 02/04/2018 tarihli ilamında belirtildiği üzere "Davalı sigorta şirketinin sorumluluğu, poliçenin düzenlendiği tarihte geçerli bulunan poliçe özel ve genel şartları ile yasal hükümlere göre belirlenecektir.” 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1425. maddesine göre de sigorta poliçesi genel ve varsa özel şartları içerdiği, 01.06.2015 tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları’nda değişiklik yapan Yeni Genel Şartların 18. Maddesi ve 13.maddesine göre, genel şartlarda yapılan değişikliklerin yürürlük tarihi olan 04.12.2021 tarihinden sonra akdedilmiş sözleşmelere uygulanacağı, dava konusu trafik poliçesinin 24.08.2021 tarihinde tanzim edildiği, dolayısıyla poliçenin tanzim tarihinde yürürlükte olmayan 04.12.2021 tarihli genel şartlarda yapılan değişikliklerin ve zararın hesaplanma yöntemini belirleyen eklerinin somut olaya uygulanmasına yasal olanak bulunmamaktadır.
Davalı sigorta vekili zamanaşımı savunmasında bulunmuştur. 2918 sayılı KTK'nın 109/I. maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar." hükmüne, yine aynı kanunun 109/II. maddesinde ise, "Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." hükmüne yer verilmiştir. 6098 sayılı TBK’nun 154. Maddesinde ise zamanaşımı kesen nedenler düzenlenmiş olup, borçlunun borcu ikrarı, kısmen ifa, icra takibi başlatılması bu nedenler arasında sayılmıştır. Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 15. Maddesinde “Arabuluculuk Bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur…”hükmüne yer verilmiştir. Tüm bu düzenlemeler dikkate alındığında, kazanın 10.08.2022 tarihinde gerçekleştiği, davalı sigortanın 23.02.2023 tarihinde kısmi ödemede bulunduğu, kısmi ödeme zamanaşımını kesen nedenler arasında olup, kısmi ödeme tarihinden itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresinin 23.02.2025 tarihinde dolacağı, davanın 04.04.2023 tarihinde zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı anlaşılmakla davalının zamanaşımı savunması reddedilmiştir.
Davalı gerçek kişiler yönünden açılan davada;
6100 sy HMK'nun 150. maddesi uyarınca "Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır."
Davalı araç sürücüsü ve işleteni olan gerçek kişiler yönünden, davacı vekilinin 06.06.2023 tarihli duruşmada davayı takip etmeyeceklerini bildirmesi üzerine aynı duruşmada, HMK. nun 150/1. maddesi gereğince dava dosyasının işlemden kaldırılmasına karar verildiği ve üç aylık yasal süre içinde taraflarca yenileme talebinde de bulunulmadığı anlaşılmakla, davalı gerçek kişiler yönünden işbu davanın HMK. nun 150/5. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Davalı sigorta şirketi yönünden açılan davada tüm bu yasal düzenlemeler ve somut olay birlikte değerlendirildiğinde; Davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS Trafik sigorta poliçesi ile sigortalanan, davalı ... adına tescilli olan, 06.08.2022 kaza tarihinde davalı ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosiklet Antalya ili Kepez ilçesi Habibler mahallesi Kırçiçeği Caddesi üzerinde seyir halindeyken, kendisinin önünde aynı yönde davacı ... sevk ve idaresinde olup, yine davacıya ait olan Almanya plakalı ... plakalı araç 5721 sokağa dönüş yapmak için, kavşakta en sol şeritte beklerken, motosiklet sürücüsü davalı ...’in, ... plakalı motosiklet ile banket üzerinden geçmek isterken motosikletinin ön kısımları ile davacıya ait aracın sol ön çamurluk kısımlarına çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında, bilirkişi heyetinin kök ve ek raporunda belirlenen gerekçelerle davalı sürücü davalı ...’in %100 oranında asli kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, davacı yana ait araçta Almanya ülkesindeki koşullara göre yedek parça, boya, işçilik ve KDV dahil olmak üzere 5921 Euro tutarında zarar oluştuğu, kaza tarihi itibariyle davacıya ait aracın hasarsız ikinci el değerinini bilirkişi heyetinin ek raporuna göre 3500 Euro, sovtaj değerinin 500,00 Euro olduğu, hasar bedelinin aracın piyasa değerini geçmesi nideniyle pet totale tabi tutulması gerektiği, bu halde davacının gerçek zararının 3500 euro – 500 Euro= 3000 euro olduğu, kazanın poliçe süresi içerisinde gerçekleştiği, dava tarihi itibariyle 1 Euro= 19,9982 TL olduğu, davacının gerçek zararının dava tarihi itibariyle TL karşılığının (3000 euro x 19,9982 TL)= 59.994,60 TL olduğu, zarar miktarının davalı sigorta şirketinin kaza tarihi itibariyle teminat limiti olan 100.00,00 TL’nin içerisinde kaldığı, davalı sigorta şirketinin trafik sigorta poliçesi ve KTK.nun 85-91.maddeleri gereğince gerçekleşen hasar zararından sorumlu olduğu, dava konusu rizikoya ilişkin hasar ihbarının, davalı sigortacıya, 20.01.2023 tarihinde KEP adresine elektronik tebligat ile yapıldığı, Tebligat kanunun 7/a-4. Fıkrası uyarınca elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen 5. günün sonunda yapılmış sayılacağından davalı sigortaya başvuru tebliğinin 25.01.2023 tarihinde yapılmış sayılacağı, 2908 sayılı KTK 99.madde hükmüne göre trafik sigortacısının zarar giderim yükümlülüğü süresinin, hasar ihbarından itibaren 8 iş günü olduğu, bu süre geçtikten sonra sigortacının temerrüde düştüğü, davacı tarafından davalı trafik sigorta şirketine gönderilen temerrüt ihtarı 25.01.2023 tarihinde tebliğ edilmiş sayılmakla bu tarihten 8 gün sonra yani 07.02.2023 tarihinden itibaren temerrüt faizi talep edilebileceği anlaşılmakla davacının davalı sigorta şirketi hakkındaki davasının kabulü ile 3000 euro hasar zararının (davalı sigorta şirketi trafik poliçesi teminat limiti olan 100.000,00 TL ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla) 07.02.2023 temerrüt tarihinden itibaren, 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru esas alınarak TL karşılığının tahsiline, davacı tarafından yapılan 709,60 Euro eksper ücretinin yargılama giderleri içerisinde değerlendirilmesine, davalıların malik sürücüsü ve sigortacısı olduğu aracın, neden olduğu trafik kazasında, davacının aracının zarar görmesi nedeniyle, maddi tazminat talep edilen davada, davalıların zarar gören davacıya karşı müteselsilen sorumlu olduğu, müteselsil sorumlu davalılar arasında ise zorunlu dava arkadaşlığı değil, ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğu, sigorta hükümleri TTK'da düzenlendiğinden, davalı sigorta hakkındaki dava mutlak ticari dava iken, haksız fiil sorumlusu olan sürücü ve işleten hakkındaki davanın, mutlak ticari dava olmadığı gibi, bu davalıların sıfatına ve davanın niteliğine göre nisbi ticari dava da olmadığı, davalı sigorta dışındaki davalılar hakkında zorunlu arabuluculuk yasasının uygulanamayacağı nazara alındığında arabuluculuk ücretinden yalnızca davalı sigorta şirketinin sorumlu tutulmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının, davalılar ... VE ... hakkında açtığı maddi tazminat davasının taraflarca takip edilmediğinden ve yasal süresinde yenilenmediğinden 6100 sy HMK. nun 150/5. MADDESİ GEREĞİNCE AÇILMAMIŞ SAYILMASINA
2-Davacının, davalı sigorta şirketi hakkındaki maddi tazminat davasının KABULÜ ile; 3.000 Euro hasar bedeli tazminatının (davalı sigorta şirketinin trafik poliçesi teminat limiti olan 100.000,00 TL ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla) 07.02.2023 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru esas alınarak TL karşılığının davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacı tarafından yapılan 709,60 Euro eksper ücreti yargılama gideri niteliğinde olduğundan, 709,60 Euro yargılama giderinin fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru esas alınarak TL karşılığının davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine,
4-Kabul edilen miktar üzerinden hesaplanmış olan 4.098,23 TL nispi harca, peşin alınan 1.036,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.062,23 TL karar ve ilam harcının davalı sigorta şirketinden alınarak HAZİNE’YE GELİR KAYDINA.
5-Dava tamamen kabul edildiğinden davacı tarafın yaptığı ve karşıladığı 25,60 TL vekalet suret harcı, 179,90 TL başvuru harcı, 1.036,00 TL peşin harç, 378,25 TL davetiye ve posta gideri, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.619,75 TL yargılama giderinin davalı sigorta şirketinden alınarak davacı tarafa verilmesine.
6-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL'nin davada haksız çıkan davalı sigorta şirketinden alınarak HAZİNE'ye gelir kaydına,
7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir ve hesaplanmış olan; 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı sigorta şirketinden alınarak davacı tarafa verilmesine.
8-HMK.nun 333.maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine
ilişkin, taraflar vekillerinin yüzüne karşı, davalı gerçek kişilerin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.21/03/2024
Katip...
e-imzalı
Hakim...
e-imzalı
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!