T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/187 ESAS
KARAR NO : 2024/171 KARAR
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/03/2023
KARAR TARİHİ : 06/03/2024
Mahkememizde görülen Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 06/08/2022 günü saat 11:30 civarında ... Sokakta müvekkil ...'nun maliki olduğu ... plaka sayılı ... model ... marka aracın park halindeyken ... poliçe numaralı, davalı ... Sigorta nezdinde sigortalı ...'ın sevk ve idaresindeki... plaka sayılı araç geri geri gelmek suretiyle çarptığını, müvekkiline ait aracın park halindeyken davalı... plaka sayılı araç geri geri gelmek suretiyle müvekkil aracına motor kaputu tarafından çarptığını, kazada davalı... plaka sayılı aracın %100 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müvekkiline ise kusur izafe edilmediğini, kaza neticesinde müvekkiline ait ... plaka sayılı ... model ... marka aracın büyük hasara uğradığını, kazadan sonra aracın ... adresinde bulunan ... Otomotiv Tic. San. A.Ş. servisinde tamir edildiğini, hasar onarım süresinin 10 gün sürdüğünü, müvekkilinin aracında 16.189,56-TL hasar meydana geldiğini, kaza neticesinde müvekkilinin aracında ön tamponun söküldüğünü ve onarılarak boyandığını, ön spoylerın söküldüğünü ve onarılarak boyandığını, ön çıtanın sökülüp onarılarak boyandığını, ön panel ızgarasının söküldüğünü onarılarak boyandığını, rafyatör ızgarasının sökülüp takıldığını, park sensörünün sökülüp takıldığını, ön sol farı ve sis farının komple sökülerek yenisinin takıldığını, motor kaputunun onarıldığını ve boyandığını, müvekkilinin aracında bugüne değin herhangi boyalı veya değişen parçası olmadığını, kaza tarihinde 11.945-Km'de bulunduğunu, meydana gelen trafik kazası neticesinde aracın hasarlı hale gelmesi ve motor kaputunun onarılıp boyanması sebebi ve aracın 16.189,56-TL tramer kaydı yapılması sebebiyle piyasa değerinin düştüğünü, davalı ... Gıda Pazarlama. San. Ve Tic. A.Ş.'nin maliki olduğu aracın davalı ... Sigorta AŞ nezdinde ... poliçe numarası ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı olduğunu, davalı sigorta şirketine kazadan kaynaklı değer kaybı tazminatı nedeniyle 17/01/2023 tarihinde mail üzerinden başvurulduğunu, başvuru neticesinde 20/01/2023 tarihinde 5.306,91-TL ödeme yapıldığını, açıkladığı nedenlerle; şimdilik 50,00-TL değer kaybı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıların tamamından müşterek ve müteselsilen tahsilini, şimdilik 50,00-TL ikame araç bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı araç sürücüsü ... ile davalı araç maliki ... Gıda Pazarlama. San. Ve Tic.AŞ.'den tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... Sigorta vekili, cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin genel müdürlük adresinin Sarıyer, İstanbul olduğunu, yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davanın görevsiz mahkemede açıldığını, davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde açılabilmesi için tarafların tacir olup olmamasına bakılmaksızın iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili husustan ...n bir hukuk davası olması gerektiğini, mevcut poliçede limitinin 50.000,00-TL olduğunu, sigortalı aracın sebep olduğu kadar riziko sebebiyle üçüncü kişilere ait mal veya bedeni zarardan ötürü poliçede gösterilen limit meblağın tamamını değil üçüncü kişilerin maruz kaldığı gerçek zarar miktarını araştırıp ödeme yapılması gerektiğini, müvekkilinin üzerine düşen mali sorumlulukları davacı vekiline 20.01.2023 tarihinde 5.306,91-TL değer kaybı ödemesi, 28.09.2022 tarihinde rücu dosyası kapsamında sigorta şirketine 12.451,86-TL maddi zarar ödemesi, 27.10.2022 tarihinde 2.241,33-TL maddi zarar ödemesi yapılmak suretiyle yerine getirdiğini, toplamda müvekkilinin yapmış olduğu ödemenin 20.000,1-TL tutarında olduğunu, poliçeden kalan bakiyenin 29.999,00-TL olduğunu, sigortalının mali mesuliyet sigortasından kaynaklanan sorumluluğundan sigortalının kusuru oranında sorumlu olduğunu, müvekkilinin faiz sorumluluğunun sınırlı olduğunu, davacının araç mahrumiyet bedeli talep ettiğini, bu talebin poliçe kapsamı dışında olduğunu, talep edilen değer kaybı ve ikame araç bedelinin davacı tarafından ispatlanması gerektiğini, davacının talebinin fahiş olduğunu, açıkladığı nedenlerle; Sayın Mahkeme nezdinde açılmış olan davanın öncelikle görevsizlik itirazımızın kabul edilerek görevli mahkemeye gönderilmesine, yetki itirazlarının kabul edilerek yetkili mahkemeye gönderilmesini, usule yönelik cevaplarının dikkate alınarak davanın usulden reddini, esasa yönelik cevapları dikkate alınarak davanın esastan reddini, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... Gıda Pazarlama A.Ş. vekili, cevap dilekçesinde özetle; Tarafların kusur oranının tam anlamıyla tespiti yapılmadan davacının talepte bulunmasının hukuki ve yasal zemininin bulunmadığını, dosya kapsamında kazada müvekkilinin kusurlu olduğuna yönelik olarak herhangi bir kayıt bulunmadığını, kusur oranları belirlenmeksizin davacı yanca haksız ve dayanaksız olarak taleplerde bulunduğunu, müvekkilinin aracı ... Sigorta A.Ş tarafından sigortalı olup kaza sonrası expertiz dosyası oluşturulmuş davacıya ödenecek bedel tespit edilmiş ve davacının tüm zararı sigorta şirketi tarafından davacıya ödendiğini, dolayısıyla davacının davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığından davanın dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, değer kaybı hesabında aracın onarımının nerede ve ne şekilde yapıldığının da önem arz ettiğini, aracın yetkili bir serviste orijinal parçalar kullanılarak onarılmış olması durumunda araçta değer kaybı yaşanmadığı hatta davacıya ait araçtaki eskiyen ve yıpranan parçların yenilenmesi nedeniyle değer artışı meydana geleceğini, değer kaybından söz edilebilmesi için aracın ilk ve tek hasarının olması gerektiğini, araçtaki değer kaybının tespit edilebilmesi için aracın önceki hasarlarının da incelenmesi ve buna göre bir değerlendirme yapılması gerektiğini, açıkladığı nedenlerle; davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Kaza Tespit Tutanağı: maddi hasarlı trafik kazası tutanağında;... plakalı araç sürücüsü ...'ın; Sürücü kaza raporunda; “... plakalı aracı park halindeyken geri geri gelirken çarptım” şeklinde beyanda bulunduğu,
Park halindeki ... plakalı araç sürücüsünün; Park halindeki aracıma çarpma yaşanmıştır” şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
Hasar dosyası: Davacının dava tarihinden önce davalı sigortaya hasar / değer kaybı talepleri için başvuruda bulunduğu, hasar Dosyasına istinaden,... plaka sayılı aracın trafik sigortasını düzenleyen ... Sigorta A.Ş. şirketi tarafından 20.01.2023 tarihinde; Davacı vekili ...'a hesabına 5.306,91 TL değer kaybı ödemesi, 28.9.2022 tarihinde 12.451,86 hasar ve 27.10.2022 tarihinde 02.241,33 hasar tazminat ödemesi yaptığı görülmüştür.
Sigorta Poliçesi: Davalıya ZMMS Sigorta Poliçesi Sigortası ile sigortalı ... Gıda Pazarlama Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi' ne ait... plakalı araçla ilgili olarak 07.06.2022-07.06.2023 tarihleri arasında geçerli Karayolları Mali Sorumluluk Trafik Sigorta poliçesi ile ... Sigorta A.Ş. tarafından sigorta teminat örüntüsüne alındığı, kaza 06/08/2022 tarihinde meydana gelmiş olup teminatları süresi içinde meydana gelmiş olduğu anlaşılmaktadır.
Bilirkişi Raporu: Bilirkişiler ... ve ... tarafından 13/09/2023 tarihinde düzenlenen raporda özetle; “Bilirkişi Daire Başkanlığı” tarafından Bilirkişinin uyacağı rehber ilkeler ve Bilirkişi Raporlarında bulunması gereken standartlar başlığında 07.09.2020 tarihinde 32 maddelik bir talimat yayımlanmıştır. Bu talimatın 27 maddesinde açıkça belirtilen " Kusurun tespiti normatif bir değerlendirmesiyle mümkündür. ve sadece hakimin yetkisindedir. Bilirkişi münhasıran hakimin yetkisinde olan kusurluluk konusunda (asli tali kusurlu kusursuz yüzdelik kusur oranı) herhangi bir değerlendirme yapamaz. Aksi yöndeki tutum bilirkişilik görevinin sınırlarını aşmayı ve hakimin yerine geçmeye ifade eder" denilmektedir. Yine bu husus İzmir Bilirkişilik Bölge Kurulu tarafından da tarafımıza bildirilmiştir. Bu gerekçe ile tebliğ gününden itibaren raporlarda kusur dağılımı yapılmamaktadır. Bu hali ile; 5.1... plakalı araç sürücüsü ..., geri manevra kurallarına uymayarak park halindeki araca çarptığı için kazanın oluşumunda etken olduğu, 5.2 Park halindeki ... plaka araç atfı kabil kural ihlalinde bulunmadığından dolayı kazanın oluşumunda kusursuz olduğu, Bakiye Değer Kaybı, İkame Araç Bedeli yönünden; ... plaka sayılı aracın 2.el satışı esnasında değer kaybı bedelinin 15.000,00-TL olabileceği kanaatine, ancak davalı sigorta şirketi tarafından 20.01.2023 tarihinde davacı vekili adına 5.306,91-TL değer kaybı ödemesi yapması nedeniyle, ödenen bu miktar düşülmesi durumunda bakiye değer kaybı farkının 9.693,09-TL olabileceği, ... plaka sayılı aracın onarım süresi boyunca 6.250,00 TL ikame araç talebi oluşabileceği görüşü ile raporlarını düzenlemişlerdir.
Islah: Davacı vekili 02/11/2023 tarihli dilekçesi ile dava değerini ıslah etmiş ve aynı tarihte harcını yatırmıştır.
Dava; davacı aracında meydana gelen değer kaybı zararının karşı taraf araç ZMMS sigortacısından, araç malikinden ve sürücüsünden araç mahrumiyet zararının davalı araç malikinden ve sürücüsünden tahsili davasıdır.
01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın amacı A.1 maddesinde “Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına yönelik ilgililerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir.” şeklinde belirlenmiştir. Sigortanın kapsamı ise genel şartlar A.3. maddesinde “sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır.” şeklinde düzenlenmiştir.
Anayasa Mahkemesi’nin 2019/40 esas, 2020/40 karar, 17/07/2020 tarihli iptal kararının, 9 Ekim 2020 günü 31269 sayılı RG’de yayınlandığı, bu karar ile 14/04/2016 tarihli, 6704 sayılı 3. Maddesiyle değiştirilen 90. Maddesinin 1. cümlesinde yer alan “… ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin, ikinci cümlesinde yer alan “… ve genel şartlarda…” ibaresinin iptallerine karar verildiği, iptal kararının gerekçesinde; " Motorlu taşıt işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilere verilen zararlardan dolayı, işletenin hukuki sorumluluğu haksız fiilden doğan sorumluluk niteliği taşıdığı için tazminat borcunun kapsamının 6098 sy TBK'na göre belirlendiği, işletenin söz konusu tazminat borcunun dolayıyla zarar gören üçüncü kişilerin tazminat alacaklarının teminat altına alınması amacıyla öngörülmüş olan zorunlu mali sorumluluk sigorta şirketinin tazminat borcunun kapsamının ise Genel Şartlara göre belirlendiği, bu durumun tazminatın kapsamının farklılaşmasına yol açtığı, bunun nedeninin ise idarenin düzenleyici işlemi niteliğindeki tazminat hesaplamasını düzenleyen kurallarında, 6098 sy TBK'nun gerçek zararın tazminini öngören kurallarından ayrılan hükümlere yer vermiş olmasından kaynaklandığı, Anayasa'nın 48. maddesinde sözleşme özgürlüğünün güvence altına alındığı, bu özgürlüğün sözleşme yapıp yapmama serbestsinin yanı sıra yapılan sözleşmelere dışarıdan müdahale yasağını da içerdiği, sigorta şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinden kaynaklanan borcunun kapsamının 2918 sy Kanun çerçevesinde hazırlanan ... göre belirleneceği, bu kuralların sözleşmeden doğan borcun kapsamını belirlemek suretiyle Anayasa'nın 48. Maddesinde güvence altına alınan sözleşme özgürlüğünü sınırladığı, Anayasa'nın 13. Maddesi uyarınca temel hak ve özgürlüklere sınırlama getiren düzenlemelerin öncelikle kanunla yapılması gerektiği, sözleşme özgürlüğünü sınırlamaya yönelik bir kanuni düzenlemenin şeklen var olması yeterli olmayıp, kanuni düzenlemelerin keyfiliğe izin vermeyecek şekilde belirli, ulaşılabilir ve örgörülebilir nitelikte olması gerektiği, kanunun bu niteliklere sahip olmasının esasen Anayasa'nın 2. Maddesinde güvence altına alınan hukuk devleti ilkesinin de bir gereği olduğu, 2918 sy KTK'nun 90. Maddesinde sigorta şirketinin ZMMS sözleşmesinden ...n sorumluluğunun kapsamı düzenlenmemiş olup, bu kapsamın idarenin düzenleyici nitelikte işlemi olan Genel Şartlara göre belirlenmesinin öngörülmesi ile borcun kapsamının tespiti hususunda temel çerçeve ve ilkelerin kanunlarla belirlenmeyerek idareye geniş bir takdir yetkisinin tanındığı, bu itibarla sözleşmenin içeriğine yönelik sınırlama öngören kuralların kanunilik ölçütü yönünden Anayasanın 13. ve 48. Maddelerine aykırı olduğu, Anayasa'nın 17. Maddesinde yaşama hakkı ve kişilerin maddi ve manevi varlığını geliştirme hakkının, 35. Maddesinde mülkiyet hakkının güvence altına alındığı, Anayasanın 5. Maddesinde insanın maddi ve manevi varlığını geliştirebilmesi için gerekli şartları hazırlamanın devletin temel amaç ve görevleri arasında sayıldığı, motorlu araç işletilmesine bağlı olarak kişilerin uğrayabileceği destekten yoksun kalma, bedensel zarar, eşya zararı ve manevi zararın Anayasa'nın 17. ve 35. Maddelerinde düzenlenen hakların ihlali sonucunda ortaya çıkan zarar niteliğinde olduğu, dolayısıyla karayolunda motorlu taşıt işletilmesini düzenleyen kuralları belirlemenin ve motorlu taşıt işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilerin uğrayabileceği zararın tazmin edilmesini güvence altına almanın da devletin görevleri kapsamında olduğu, ZMMS kapsamında sigorta şirketinin bu zararlardan dolayı sorumlu tutulmuş olmasının, zarar gören kişinin Anayasa'nın 17. ve 35. Maddesinde düzenlenen haklarının Anayasa'nın 5. Maddesiyle bağlantılı olarak korunmasının amaçlandığını gösterdiği, sigorta şirketinin sorumluluğunun kapsamının idarenin düzenleyici nitelikteki işlemi ile belirlenmesinin zarar gören üçüncü kişi ve işleten aleyhine, sigorta şirketi lehine menfaat dengesinin bozulmasına yol açacağı... " belirtilerek bu nedenlerle 6704 sayılı 3. Maddesiyle değiştirilen 90. Maddesinin 1. cümlesinde yer alan “… ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin, ikinci cümlesinde yer alan “… ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa'nın 5., 13., 17., 35. Ve 48. Maddelerine aykırı olması nedeniyle iptallerine karar verildiği görülmüştür.
Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda anılan iptal kararı sonrasında oluşan yeni duruma göre KTK'nun 90. Maddesi hükmü dikkate alındığında, zarar gören hak sahiplerinin zarar veren 3.kişilerden ve sigorta şirketinden talep edebilecekleri tazminatın kapsamının belirlenmesinde kullanılacak yöntem ve ölçütler konusunda kısıtlama bulunmadığından, üçüncü kişi olan davacının uğradığı değer kaybı zararının tespitinde 6098 sy Türk Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alınarak yerel piyasa koşulları, ülkenin şartları, aracın özellikleri, kilometresi, piyasanın algısı, aracın piyasadaki tercih edilebilirliği, markası, ikinci el piyasası, yedek parça ve servis maliyetleri, kazalı parça ve yeri, onarım özellikleri, aracın geçmiş hasar kayıtları gibi pek çok etkenin dikkate alınması gerektiği, dolayısıyla değer kaybının doğru ve hakkaniyetli şekilde belirlenebilmesi için uzun yıllardır Yargıtay içtihatları ile benimsenen, aracın kaza öncesi hasarsız rayiç değeri ile onarımdan sonraki rayiç değerinin göz önünde bulundurularak, aradaki farkın değer kaybı olarak kabul edilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Tüm bu yasal düzenlemeler ve somut olay birlikte değerlendirildiğinde; 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın amacı A.1 maddesinde “Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına yönelik ilgililerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir.” şeklinde belirlenmiştir. Sigortanın kapsamı ise genel şartlar A.3. maddesinde “sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır.” şeklinde düzenlenmiştir.
Anayasa Mahkemesi’nin 2019/40 esas, 2020/40 karar, 17/07/2020 tarihli iptal kararının, 9 Ekim 2020 günü 31269 sayılı RG’de yayınlandığı, bu karar ile 14/04/2016 tarihli, 6704 sayılı 3. Maddesiyle değiştirilen 90. Maddesinin 1. cümlesinde yer alan “… ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin, ikinci cümlesinde yer alan “… ve genel şartlarda…” ibaresinin iptallerine karar verildiği, iptal kararının gerekçesinde; " Motorlu taşıt işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilere verilen zararlardan dolayı, işletenin hukuki sorumluluğu haksız fiilden ...n sorumluluk niteliği taşıdığı için tazminat borcunun kapsamının 6098 sy TBK'na göre belirlendiği, işletenin söz konusu tazminat borcunun dolayıyla zarar gören üçüncü kişilerin tazminat alacaklarının teminat altına alınması amacıyla öngörülmüş olan zorunlu mali sorumluluk sigorta şirketinin tazminat borcunun kapsamının ise Genel Şartlara göre belirlendiği, bu durumun tazminatın kapsamının farklılaşmasına yol açtığı, bunun nedeninin ise idarenin düzenleyici işlemi niteliğindeki tazminat hesaplamasını düzenleyen kurallarında, 6098 sy TBK'nun gerçek zararın tazminini öngören kurallarından ayrılan hükümlere yer vermiş olmasından kaynaklandığı, Anayasa'nın 48. maddesinde sözleşme özgürlüğünün güvence altına alındığı, bu özgürlüğün sözleşme yapıp yapmama serbestsinin yanı sıra yapılan sözleşmelere dışarıdan müdahale yasağını da içerdiği, sigorta şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinden kaynaklanan borcunun kapsamının 2918 sy Kanun çerçevesinde hazırlanan GŞ'a göre belirleneceği, bu kuralların sözleşmeden doğan borcun kapsamını belirlemek suretiyle Anayasa'nın 48. Maddesinde güvence altına alınan sözleşme özgürlüğünü sınırladığı, Anayasa'nın 13. Maddesi uyarınca temel hak ve özgürlüklere sınırlama getiren düzenlemelerin öncelikle kanunla yapılması gerektiği, sözleşme özgürlüğünü sınırlamaya yönelik bir kanuni düzenlemenin şeklen var olması yeterli olmayıp, kanuni düzenlemelerin keyfiliğe izin vermeyecek şekilde belirli, ulaşılabilir ve örgörülebilir nitelikte olması gerektiği, kanunun bu niteliklere sahip olmasının esasen Anayasa'nın 2. Maddesinde güvence altına alınan hukuk devleti ilkesinin de bir gereği olduğu, 2918 sy KTK'nun 90. Maddesinde sigorta şirketinin ZMMS sözleşmesinden doğan sorumluluğunun kapsamı düzenlenmemiş olup, bu kapsamın idarenin düzenleyici nitelikte işlemi olan Genel Şartlara göre belirlenmesinin öngörülmesi ile borcun kapsamının tespiti hususunda temel çerçeve ve ilkelerin kanunlarla belirlenmeyerek idareye geniş bir takdir yetkisinin tanındığı, bu itibarla sözleşmenin içeriğine yönelik sınırlama öngören kuralların kanunilik ölçütü yönünden Anayasanın 13. ve 48. Maddelerine aykırı olduğu, Anayasa'nın 17. Maddesinde yaşama hakkı ve kişilerin maddi ve manevi varlığını geliştirme hakkının, 35. Maddesinde mülkiyet hakkının güvence altına alındığı, Anayasanın 5. Maddesinde insanın maddi ve manevi varlığını geliştirebilmesi için gerekli şartları hazırlamanın devletin temel amaç ve görevleri arasında sayıldığı, motorlu araç işletilmesine bağlı olarak kişilerin uğrayabileceği destekten yoksun kalma, bedensel zarar, eşya zararı ve manevi zararın Anayasa'nın 17. ve 35. Maddelerinde düzenlenen hakların ihlali sonucunda ortaya çıkan zarar niteliğinde olduğu, dolayısıyla karayolunda motorlu taşıt işletilmesini düzenleyen kuralları belirlemenin ve motorlu taşıt işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilerin uğrayabileceği zararın tazmin edilmesini güvence altına almanın da devletin görevleri kapsamında olduğu, ZMMS kapsamında sigorta şirketinin bu zararlardan dolayı sorumlu tutulmuş olmasının, zarar gören kişinin Anayasa'nın 17. ve 35. Maddesinde düzenlenen haklarının Anayasa'nın 5. Maddesiyle bağlantılı olarak korunmasının amaçlandığını gösterdiği, sigorta şirketinin sorumluluğunun kapsamının idarenin düzenleyici nitelikteki işlemi ile belirlenmesinin zarar gören üçüncü kişi ve işleten aleyhine, sigorta şirketi lehine menfaat dengesinin bozulmasına yol açacağı... " belirtilerek bu nedenlerle 6704 sayılı 3. Maddesiyle değiştirilen 90. Maddesinin 1. cümlesinde yer alan “… ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin, ikinci cümlesinde yer alan “… ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa'nın 5., 13., 17., 35. Ve 48. Maddelerine aykırı olması nedeniyle iptallerine karar verildiği görülmüştür.
Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda anılan iptal kararı sonrasında oluşan yeni duruma göre KTK'nun 90. Maddesi hükmü dikkate alındığında, zarar gören hak sahiplerinin zarar veren 3.kişilerden ve sigorta şirketinden talep edebilecekleri tazminatın kapsamının belirlenmesinde kullanılacak yöntem ve ölçütler konusunda kısıtlama bulunmadığından, üçüncü kişi olan davacının uğradığı değer kaybı zararının tespitinde 6098 sy Türk Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alınarak yerel piyasa koşulları, ülkenin şartları, aracın özellikleri, kilometresi, piyasanın algısı, aracın piyasadaki tercih edilebilirliği, markası, ikinci el piyasası, yedek parça ve servis maliyetleri, kazalı parça ve yeri, onarım özellikleri, aracın geçmiş hasar kayıtları gibi pek çok etkenin dikkate alınması gerektiği, dolayısıyla değer kaybının doğru ve hakkaniyetli şekilde belirlenebilmesi için uzun yıllardır Yargıtay içtihatları ile benimsenen, aracın kaza öncesi hasarsız rayiç değeri ile onarımdan sonraki rayiç değerinin göz önünde bulundurularak, aradaki farkın değer kaybı olarak kabul edilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Tüm bu yasal düzenlemeler ve somut olay birlikte değerlendirildiğinde; 06.08.2022 tarihinde saat 11.30 sıralarında ... ilçesi ... Mahallesi ... sokakta Park halinde bulunan ... plakalı araca ... sevk ve idaresindeki... plakalı aracın geri geri gelerek aracının sağ arka kısımları ile park halindeki aracın sol ön köşesine çarpması sonucu iki aracın karıştığı maddi hasarlı kaza meydana geldiği, ... plakalı araç sürücüsü ..., geri manevra kurallarına halindeki araca çarptığı için kazanın oluşumunda asli ve tam kusurlu olduğu, Park halindeki ... plaka araç atfı kabil kural ihlalinde bulunmadığından dolayı kazanın oluşumunda kusursuz olduğu anlaşılmıştır.
Yargıtay ... HD.'sinin değer kaybına ilişkin “Aracın kaza öncesi hasarsız rayici ile onarım sonrası rayiç değeri arasındaki farktır” şeklindeki emsal kararları baz alınarak tespite konu aracın Değer Kaybı Bedelinin, Dava konusu aracın 850.000,00 TL olarak belirlenen kaza öncesi rayiç değerine göre ve kaza sonrası belirlenen 835.000,00 TL rayiç değerine Ve Yargıtay ... HD' sinin Gerçek Zarar ile ilgili “ gerçek zarar ve değer kaybının; aracın kaza öncesi rayici ile (850.000,00 TL), onarım sonrası rayiç değeri (835.000,00 TL) arasında ki farktır” kararları göz önüne alındığında, Motor Kaputu onarım olacağı, anılı aracın ... model olması, kilometresinin düşük olması, hasarın Tramer ve servis kayıtlarında görüleceği sebebiyle, aracın piyasa koşullarında değer kaybının 15.000,00 TL olabileceği, Ancak davalı sigorta şirketinin 20.01.2023 tarihinde davacı vekiline 5.306,91 TL değer kaybı ödemesi yapması nedeniyle, ödenen bu miktar düşülmesi durumunda bakiye değer kaybı farkının 9.693,09 TL olduğu, ... plaka sayılı aracın onarım süresi boyunca 6.250,00 TL ikame araç zararı oluşacağı, kaza ile hasarın uyumlu olduğu, ... plaka sayılı sigortalı aracın aracın kaza tarihindeki ZMMS poliçe limitinin 100.000,00 TL olduğu bedel artırım dilekçesi ile davacının talep miktarını artırarak, 9.693,09 TL değer kaybı bedelini davalıların tamamından, 6.250,00 TL ikame araç bedelinin davalı araç sürücüsü ... ile davalı araç maliki ... Gıda Pazarlama. San. Ve Tic.AŞ.'den talep ettiği, kazanın poliçe süresi içerisinde gerçekleştiği, talep edilen zarar miktarının poliçe limiti dahilinde kaldığı, davalı sigorta şirketinin poliçe kapsamında Doğan değer kaybı zararından sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketinin kısmi değer kaybı ödemesi yaptığı 20.01.2023 tarihinde temerrüde düştüğü, davalı sürücü ve davalı işleten şirketin ise ihtar ve ihbara gerek olmaksızın haksız fiilin gerçekleştiği 06/08/2022 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü anlaşılmakla davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davacının davasının KABULÜNE,
1-9.693,09-TL değer kaybının davalı ... Sigorta A.Ş.'den temerrüt tarihi 20/01/2023 diğer davalılar ... ile ... Gıda Pazarlama. San. Ve Tic.AŞ.'den kaza tarihi 06/08/2022'den itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-6.250,00-TL ikame araç bedelinin davalı araç sürücüsü ile birlikte ... ile ... Gıda Pazarlama. San. Ve Tic.AŞ.'den kaza tarihi 06/08/2022'den itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
3-Peşin alınan ve ıslah yolu ile tamamlanan 1.262,15-TL harçtan, alınması gereken 1.089,07-TL’nin mahsubu ile fazladan alınan 173,08-TL harcın talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacı tarafa verilmesine,
4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davacı yararına takdir olunan maktu 15.943,09-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL'nin davada haksız çıkan davalıdan alınarak HAZİNE'ye gelir kaydına,
6-Davacının yapmış olduğu 179,90-TL dava açma ilk gideri, 2.400,00-TL bilirkişi ücreti, 362,25-TL tebligat ve posta gideri, olmak üzere toplam 2.942,15-TL Yargılama giderinin peşin yatırılan ve ıslah yolu ile tamamlanan 1.262,15-TL harç ile birlikte toplam 4.204,30-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı ve davalı yanca yatırılan delil ve gider avansından sarf edilmeyen kısmın karar kesinleştiğinden yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı ... Gıda Pazarlama vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların Yokluğunda miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.06/03/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!