T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/173
KARAR NO : 2024/72
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/02/2023
KARAR TARİHİ : 30/01/2024
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda dava dosyası ve ekleri incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'nun İzmir .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile, diğer davalı ...'ın aleyhinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine başlandığını, işbu dosya kapsamında alacaklının talebi üzerine üçüncü şahıs olan davacıya 22 Nisan 2022 tarihinde birinci, 04 Temmuz 2022 tarihinde ikinci,18 Temmuz 2022 tarihinde ise üçüncü haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiğini, İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından davacıya gönderilen tüm tebligatların Tebligat Kanunu'na göre asıl olan asile tebliğ olması gerekirken icra dosyasındaki tebliğ mazbatalarından da görülece üzere davacının adına çıkartılan tebligatların muhtara bırakılarak tebliğ edilmiş sayıldığını, bu sebeple haciz ihbarnamelerinden davacının haberdar olamadığını ve zamanında itiraz edemediğini, üçüncü haciz ihbarnamesinin tebliğinden itibaren davacının önce dosyaya borçlu sıfatıyla eklendiğini ve ardından 8 adet taşınmazı üzerinde aşkın nitelikte haciz işlemi tesis edildiğini, davacının davalı olan dosya borçlusu ...'a ve dosya alacaklısı ...'ya karşı herhangi bir borcu bulunmadığından bu davayı açmak zorunda kaldığını, işbu nedenlerle İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibindeki alacak nedeniyle davacının davalılara karşı borçlu olmadığının ayrı ayrı tespitine ve dolayısıyla icra takibinden davacının borçlu sıfatının ve mülkiyetindeki tapularda bulunan hacizlerinin kaldırılmasına, İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibinin davacı hakkında haksız ve kötü niyetli olarak açılmış olmasından dolayı davacının zararını karşılamak amacı ile birinici haciz ihbarnamesinde belirtilen alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere bu tazminatın davalı ...'dan alınarak davacıya ödenmesine, yargılama giderlerinin ve karşı taraf vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılan davanın doğru olduğunu, davacının kendisine hiçbir borcu olmadığını, kendisininde alacağının olmadığını belirterek aleyhine açılan davayı kabul ettiğini, diğer davalının davacının kendisine borcu olduğunu nereden çıkardığını bilmediğini, diğer davalının bu bilgiyi nereden elde ettiğini bilmediğini, yasaya aykırı delille icra takibine davacının dahil edilmesinin kanunlara aykırı olduğunu, kanuna aykırı bir bilgiye veya delile dayanılarak hukuki işlem yapılamayacağından diğer davalının taleplerinin reddi ile davacının davasının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, borç zimmetinde mal ise yedinde sayılan 3. kişiden üçüncü haciz ihbarnamesi ile 15 gün içerisinde borcu icra dairesine ödemesi malı teslim etmesinin istenildiğini, 15 günlük hak düşürücü süreden sonra menfi tespit davası açılmasının mümkün olmadığını, davada üçüncü şahıs, takip borçlusuna borçlu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat etmeye mecbur olduğunu bu sebeple ispat külfetinin davacıya ait olduğunu, davacı tarafın haciz ihbarnamelerinin usulüne uygun olmadığı iddiasının yerinde olmadığını, sonuç itibariyle davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmamış olması, davasını ispat edememiş olması ve haciz ihbarnamelerinin usulüne uygun olması sebebiyle davacı tarafın dava dilekçesinde ileri sürdüğü tüm hususlara itiraz ederek, açılmış olan haksız davanın reddine, davacının %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR: - İzmir .... İcra Dairesine yazılan yazılara cevap verilmiştir.
GEREKÇE :
Dava, İcra İflas Kaunun 89/3 maddesi uyarınca üçüncü kişinin açtığı menfi tespit davasıdır.
Görev açısından yapılan değerlendirmede; Takibe konu senetin kambiyo senedi olması nedeniyle Mahkememizin görevli olduğu kanaatiyle yargılamaya devam olunmuştur. Nitekim Yargıtay .... Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar sayılı ilamında " Dava İ.İ.K.’nun 89/III maddesine istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasıdır. İhbarnamenin gönderildiği takip, davalı alacaklı tarafından dava dışı borçlu... karşı kambiyo senedine istinaden yapılmış bir takiptir. Bu itibarla ticari iş niteliğindeki takip dosyasından gönderilen ihbarnameye karşı açılan menfi tespit davasının ticaret mahkemesinde görülmesi gerekir. Dava tarihi itibarıyla asliye hukuk mahkemesi ile asliye ticaret mahkemesi arasındaki ilişki görev ilişkisi olduğundan mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilmesi doğru görülmemiş" belirtilmiştir.
İİK’nın 89. maddesinin 3. fıkrasında; “Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz etmezse, mal yedinde veya borç zimmetinde sayılır ve kendisine gönderilen haciz ihbarnamesine süresinde itiraz etmediği, bu nedenle de malın yedinde veya borcun zimmetinde sayıldığı ikinci bir ihbarname ile bildirilir. Bu ikinci ihbarnamede ayrıca, üçüncü şahsın ihbarnamenin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde ikinci fıkrada belirtilen sebeplerle itirazda bulunması, itirazda bulunmadığı takdirde zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmesi istenir. İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir. Bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur. Bu süre içinde 106 ncı maddede belirtilen süreler işlemez. Bu davada üçüncü şahıs, takip borçlusuna borçlu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat etmeye mecburdur. Üçüncü şahıs açtığı bu davayı kaybederse, mahkemece, dava konusu şeyin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere bir tazminata mahkûm edilir. Bu fıkraya göre açılacak menfi tespit davaları maktu harca tabidir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
İİK’nın 89. maddesi uyarınca 1. ve 2. haciz ihbarnamelerine 7 gün içerisinde itiraz edilmemesi sebebiyle borç zimmetinde sayılan üçüncü kişi İİK’nın 89/3. maddesi gereğince 3. haciz ihbarnamesine karşı 15 günlük süre içinde menfi tespit davası açtığı takdirde bu davada üçüncü kişi takip borçlusuna borçlu olmadığını ispat etmek zorundadır. Somut olayda ispat yükü davacı 3. kişidedir.
Borcun kaynağı konusundaki ispat yükü açısından yapılan değerlendirmede; 3. Kişinin açtığı menfi tespit davalarında ispat yükü davacı 3. Kişide ise de hukuki ilişkinin kaynağını ispat yükü yine davalı/alacaklıdadır. Zira Yargıtay ... Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar sayılı ilamında "... Medeni Yasa'nın 6. maddesinde iddia sahibinin iddiasını kanıtlamakla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Genel kural ve yasal düzenleme böyle olmakla birlikte; somut olayın özelliğine göre kanıt yükü yer değiştirebilir. Bu bağlamda, davacının açtığı davaya verilen cevapta ve icra takip dosyasında, davacı ile borçlu arasında borcu doğuran bir hukuki ilişkiden söz edilmemiştir. Sadece davacının borçlunun kardeşi olduğu ileri sürülmüştür. Takip alacaklısı olan davalı, soyut alacak iddiasının dayanağını somut olarak göstermemiştir. Dosyada alacağın varlığına ilişkin hiçbir bilgi ve belge bulunmamaktadır. Davalının alacak iddiası soyut bir iddiadan öteye geçememiştir. Şu durumda, borçlunun davacıdan alacaklı olduğunu belirten borç doğuran bir ilişkinin davalı (alacaklı) tarafından ileri sürülmesi gerekir. Davalının böyle bir ilişkiye dayanmadan, soyut olarak borçlunun davacıdan alacaklı olduğunu ileri sürmesi ve bu ilişkinin neye dayalı olduğunu açıklaması gerekir. Salt davacının borçlunun kardeşi olması onun borçlu olduğu sonucunu doğurmaz. Bu somut olayda davacının olumsuzu kanıtlama olanağı bulunmamaktadır. Tüm bu olgular gözetilerek istemin kabul edilmesi gerekirken reddedilmiş olması..." belirtilmiştir.
Takibe konu senet incelendiğinde; lehtarın ..., borçlunun ..., senet miktarının 75.000 TL olduğu, senedin arkasında ciro bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle davalıya takibin davacıya( ...'a) karşı yöneltilmesine neden olan hukuki ilişki konusunda beyanda bulunmak üzere süre verilmiştir.
Davalı/ alacaklı takibe konu senette borçlu olan ... ile Davacı arasında hisse devri gerçekleştiğini beyan etmiş olup davacı vekilinin 30/01/2024 tarihli celsede hisse devri gerçekleştiğini ancak gerçekleşen bu hisse devrinin bu senet açısından alacak sayılamayacağını beyan ederek davacı ile senet borçlusu arasında hukuki ilişkinin varlığını ikrar etmiştir.
Davacıya 1. Haciz ihbarnamesinin 22/04/2022, 2. Haciz ihbarnamesinin 4/07/2022, 3.haciz ihbarnamesinin 18/07/2022 tarihinde tebliğ edildiği, iş bu davanın ise 22/02/2023 tarihinde açıldığı, açılan bu davanın İİK 72. Maddesi uyarınca menfi tespit davası olarak nitelendirilemeyeceği, haciz ihbarnamesi gönderilmesi ve takibin tarafı olmayan 3. Kişinin borçlu olarak eklenmesine müteakip haciz ihbarnameleri gönderildikten sonra açılacak davanın İİK 89/3 maddesi uyarınca 3. Kişinin açtığı menfi tespit davası olduğu anlaşılmakla davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açılması nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRE NEDENİYLE USULDEN REDDİNE
2-Peşin alınan 8.154,60 TL harçtan maktu red harç tutarı olan 1,038,65 TL’nin mahsubu ile kalan 7.115,95 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde DAVACI TARAFA İADESİNE.
3-Dava tamamen reddedildiğinden davacı tarafın yaptığı tüm yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına.
4-Dava reddedildiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir ve hesaplanmış olan; 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine.
5-HMK.nun 333.maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı yasanın 345. Maddesi uyarınca 2 haftalık kesin süresi içerisinde Bölge İstinaf Mahkemesine başvuru yolunun açık olduğu açıkça okunup usulünce anlatıldı.30/01/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!