T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/765
KARAR NO : 2023/1023
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 02/11/2010
KARAR TARİHİ : 14/12/2023
BİRLEŞTİRİLEN İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2011/337 ESAS
SAYILI DOSYASINDA:
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 25/05/2011
KARAR TARİHİ : 14/12/2023
BİRLEŞTİRİLEN İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS
SAYILI DOSYASINDA:
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 25/07/2011
KARAR TARİHİ : 14/12/2023
Davacılar... Ltd. Şti. ve ... vekilinin davalı ... Şti. aleyhine açtığı alacak, tazminat ve çek iadesi davası Konya ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sırasına kaydedilmekle, yargılama sırasında da Konya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin faaliyete geçirilmesi üzerine dava dosyası adı geçen mahkemenin ... Esas sırasına aktarılmakla/kaydedilmekle, adı geçen mahkemece yapılan yargılama sonunda 04/02/2014 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararı ile dava ve tüm birleşen davalar yönünden HMK nun 17. maddesi gereğince sözleşmedeki yetki şartı gereğince Torbalı Asliye Hukuk Mahkemelerinin yetkili olduğundan bahisle yetkisizlik kararı verildiği, taraf vekillerinin yetkisizlik kararını temyiz etmesi üzerine Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 13/05/2014 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararı ile yetkisizlik kararı bozulmakla ve karar düzeltme talebi de reddedilmekle, dava dosyası Konya ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sırasına kaydedilmekle ve adı geçen mahkemenin faaliyetinin durdurulması üzerine dava dosyası Konya ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sırasına aktarılıp kaydedilmekle,
Davacı ... Şti. vekilinin davalılar ... ve ... aleyhine açtığı alacak, haksız rekabetin meni, tazminat ve cezai şartın tahsili davası İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sırasına kaydedildiği,
Davacı ... Şti. vekilinin davalı ... Ltd. Şti. aleyhine açtığı alacak, haksız rekabetin meni, tazminat ve cezai şartın tahsili davası İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sırasına kaydedildiği,
Sözü geçen ... Esas ve ... Esas sayılı dosyalar aralarındaki hukuki, fiili ve şahsi bağlantı nedeniyle Konya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirildiği, üç dava dosyasının birleştirilmesi üzerine, yapılan açık yargılama sonunda, Konya ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 04/02/2014 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararı ile dava ve tüm birleşen davalar yönünden HMK nun 17. maddesi gereğince sözleşmedeki yetki şartı gereğince Torbalı Asliye Hukuk Mahkemelerinin yetkili olduğundan bahisle yetkisizlik kararı verildiği, taraf vekillerinin yetkisizlik kararını temyiz etmesi üzerine Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 13/05/2014 tarih ... Esas... Karar sayılı kararı ile yetkisizlik kararı bozulmakla ve karar düzeltme talebi de reddedilmekle, dava dosyasının Konya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sırasına kaydedildiği, adı geçen mahkemenin faaliyetinin durdurulması üzerine dava dosyası Konya ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sırasına aktarılıp kaydedildiği, Konya ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 14/10/2020 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararı ile dava ve tüm birleşen davalar yönünden İzmir Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğundan bahisle yetkisizlik kararı verildiği, taraf vekillerinin yetkisizlik kararını temyiz etmesi üzerine Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 27/04/2022 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararı ile yetkisizlik kararının onandığı, dosyanın yetkisizlikle gelerek mahkememizin yukarıdaki esas numarasına tevzi edildiği, mahkememizce yapılan açık yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Asıl davada (İlk esas Konya ...Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... esas sayılı dosyası) davacılar ... Ltd. Şti. ve ... vekili davalı ... Şti. 'ne karşı verdiği ve 02/11/2010 tarihinde harçlandırdığı dava dilekçesi ile özetle; davacı şirket ile davalı şirket arasında 21.06.2006 tarihinde Adi Yazılı Şekilde Franchising (Ticari İmtiyaz) sözleşmesi imzalandığını, işbu sözleşmenin konusunun davalı şirket adına tescil edilmiş ... markasının Konya'da davacı şirketin açacağı işyerlerinde 5 yıl süre kullanma hakkının devredilmesi olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşme gereğince davacı şirket davalı şirkete teminat amaçlı olarak, ... Konya Sanayi Şubesine ait ... ve ... çek numaralı, 20.000 USD ve 15.000 USD bedelli olmak üzere toplam 2 adet çek verdiğini, bu çeklerden 20.000 USD bedelli çekin tahsil edildiğini, diğer çek bedelinin ise davalı şirket elemanına elden ödendiğini, ayrıca boş olarak ... seri numaralı çekin de teminat amaçlı olarak davalı şirket temsilcisine teslim edildiğini, davalı ile yapılan sözleşme gereğince davacı şirketin iki dükkan kiraladığını ve davalının bu işyerlerini denetlediğini ve ürün göndermeye başladığını, davalının İzmir ... Noterliğinin 04.06.2010 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile davacının işletmesindeki "..." markasının izinsiz ve yetkisiz kullanıldığı iddiası ile ihtarname çektiğini ve davacı hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, soruşturma neticesinde Kovuşturmaya Yer Olmadığına karar verildiğini, bunun üzerine davacı tarafça Konya ... Noterliğinin 19.07.2010 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalıya ait ... markasının artık kullanılmayacağını, taraflar arasındaki ticari ilişkinin sona erdiğini ve teminat olarak verilen para ve çeklerin iadesinin talep edildiğini, ancak teminatın ve çeklerin iade edilmediğini, bu haklı sebepler karşısında davacının olağanüstü fesih yoluyla sözleşmeyi feshettiğini, davacının 30 masa 120 adet sandalye, duvar kağıdı, panolar ve çalışma tezgahları, ışıklı levha, mutfak gereçleri, elektrik masrafları, reklamasyon için toplamda 63.800,00 TL masraf yaptığını, ayrıca haklı sebeple uğramış olduğu kar kaybının 40.000,00 TL olduğunu, davalının şikayeti üzerine davacının ticari ve şahsi itibarının zarar gördüğünü belirterek, davacının ödemiş olduğu teminat çekleri nedeniyle 35.000 USD dolar karşılığı olan 49.997,00 TL'nin temerrüt tarihi olan 05.08.2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak kaydı ile davacının yapmış olduğu masraf ve yoksun kaldığı karın şimdilik 10.000,00 TL'sinin davalıdan tahsiline, uğramış olduğu haksızlık ve ticari itibarının zedelenmesi sebebiyle davacı ...'ya 50.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesini, davalının elinde teminat amaçlı olarak bulunan ... kurumuna ait ... hesaba ait ... numaralı çekin davacıya iadesine, iadesi mümkün olmaz ise çekin bedelsiz ve teminat amaçlı olması sebebiyle iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl davada davalı ... Şti. vekili 25/11/2010 tarihli cevap dilekçesi ile özetle; davanın yetkili mahkemelerde açılmadığını, gerek sözleşme gerekse yasa gereği Konya Mahkemelerinin yetkili olmadığını, davacının dayandığı sözleşmede Torbalı Mahkemelerinin yetkili olarak belirlendiğini, ayrıca müvekkilinin bulunduğu adresin de Torbalı olduğunu, Torbalı ilçesinin İzmir Büyükşehir Belediyesi sınırları içinde olduğunu, Torbalı'da Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmadığını, bu sebeple davaya bakmakla İzmir Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu belirterek yetki itirazlarının kabulüne karar verilmesini, davalının kullandığı "..." markasının TPE nezdinde tescilli olup koruma altında olduğunu, davalının isim hakkı ile beraber menü isimleri, tasarımları ve logoları tescilli koruma altında olduğunu, davalı şirketin kendi sektöründe son derece saygın ve prestijli bir konumu ihtiva ettiğini, davalı bayilerine markasını kullanma hakkını belirli bir süre için Franchising sözleşmesi yoluyla devrettiğini, çeşitli il ve ilçelerdeki bayilere sözleşmeye dayalı olarak ve her bir sözleşme ile sadece bir adrese mühnasır olmak üzere Franchising hakkı verildiğini, davacı tarafla iki ayrı Franchising sözleşmesi akdedildiğini ve bu sözleşmelerle davacı tarafı her bir sözleşmenin IV.A18)-b maddesinde belirtilen sınırlarda sadece bir adrese münhasır olmak üzere Franchising hakkı verildiğini, bu nedenle davacının iddia ettiği gibi sözleşmenin birden çok işyeri için verilmiş olduğu iddiasının sözleşmedeki açık hüküm karşısında yersiz ve geçersiz olduğunu, davacı Konya ... AVM ile ilgili sözleşme yaptığı tarihten bir gün sonra Konya ... AVM ile ilgili sözleşme imzaladığını, bu sözleşmesini de 15.02.2010 tarihinde yazılı olarak fesih ettiğini, davacı tarafça .../Konya adresindeki işletmenin kiralanması ve yatırım yapılması hususunun sözleşmede kararlaştırılmadığını, tamamen davacı tarafın şahsi tasarrufu olduğunu, sözleşme hükümlerine de açıkça aykırılık teşkil ettiğini, zira sözleşmenin IV.A18)-b maddesinde davacının işletme açacağı adres olarak Konya ... AVM olarak gösterildiğini ve sözleşmenin söz konusu adres için yapıldığını, sözleşme ile belirli bir alanda sadece br adresle sınırlı olmak üzere “...” markasının kullanım hakkının verildiğini, bu bakımdan davacının söz konusu adresteki dükkanı için yapmış olduğu masraf ve giderleri talep etmesinin mümkün olmadığını, davacının ... Meram/Konya adresindeki işletmede sözleşme dışı faaliyeti ve sözleşmeye aykırı davranışı davalı tarafça belirlendikten sonra davacıya yazılı ve sözlü uyarıda bulunulduğunu, davacının durumu düzeltmediğini, bunun üzerine davalı tarafça İzmir ... Noterliğinin 04.06.2010 tarih ... yevmiye numarasıyla herhangi bir sözleşme v hakka dayanmadan müvekkiline ait marka ve diğer hakların bu adreste kullanılamayacağı, bu kullanım şekline muvafakatleri bulunmadığı, mevzuata aykırı kullanımın ve marka hakkına tecavüzün derhal son verilmesinin ihtar edildiğini, ancak davacının ihtara rağmen sözleşmeye aykırı davranmaya devam ettiğini, bunun üzerine davalının suç duyurusunda bulunduğunu, davacı kendi kusuruna dayanarak haksız ve dayanaksız kazanç peşinde olduğunu, davacının iddia ettiği gibi davacıya ikinci bir işletme açtırılmadığını, açılan işletme davacının tamamen kişisel tasarrufunun sonucu faaliyete geçtiğini ve bu durumunun tamamen davalının muvafakatı dışında gerçekleştiğini, davacı sözleşmeyi kendi kusurlu hareketleri neticesinde hukuken geçerli bir nedene dayanmaksızın haksız olarak fesih ettiği için uğramış olacağını iddia ettiği 40.000,00 TL kar kaybını talep etmesinin mümkün olmadığını, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin dayanaksız ve haksız olduğunu, davacının söz konusu iki çeke dair beyanlarını kabul etmediğini, davacının beyan ettiği ödemelerin istirdatı için zamanaşımı sürelerinin geçtiğini, ayrıca davacı teminat amaçlı verdiğini iddia ettiği ... numaralı boş çekin davacının daha önceki ihtarnamesinde 35.000 USD tutarında olduğunu bildirdiğini, Konya Sulh hukuk Mahkemesinin ... D.iş sayılı dosyası ile yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi ile sözleşmenin feshine rağmen davacının davalıya ait marka ve tasarımları kullandığı, haksız rekabette bulunduğu ve suç işlediğinin anlaşıldığını, yapılan tespit sonucunda da dav acının haksız ve kötüniyetli olduğunu, davalı yetki itirazında bulunarak Konya Mahkemelerinin yetkili olmadığını, yetkili ve görevli mahkemenin İzmir Mahkemeleri olduğunu, davacının istirdat taleplerinin zamanaşımı nedeniyle reddi ile davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleştirilen İzmir ... Asliye ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dava dosyasında davacı ... Şti. vekili tarafından davalılar ... ve ... 'ya karşı açılan dava dilekçesi ile özetle; davacı ile... arasında Konya ... Alışveriş Merkezinde bulunan işyeri ile ilgili olarak 22.06.2006 tarihli Franchising sözleşmesi imzalandığını, Franchising sisteminin bir bütün olduğunu ve belirli bir kalitenin, standartın korunmasının zorunlu olduğunu, davalıların sözleşmenin lafzına ve ruhuna aykırı davranışlarda bulunduğunu, taraflar arasında akdedilen Franchising sözleşmesiyle davalı tarafa sözleşmenin IV.A18)-b maddesinde belirtilen sınırlarda sadece bir adrese münhasır olmak üzere Franchising hakkı verildiğini, davacının muvafakatı olmadan davalı tarafça .../Konya adresinde başka bir işletme daha kiralandığını ve arada bir sözleşme olmadan müvekkiline ait ... markasının izinsiz bir şekilde kullanıldığını, bu kullanımın yapılan denitimler neticesinde ortaya çıkması üzerine davalı taraflara İzmir ... Noterliği’nin 04.06.2010 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarıyla bir sözleşme ve hakka dayanmayan müvekkiline ait olan marka ve fikri hakların kullanılmasına muvafakatleri olmadığının, marka tecavüzü oluşturan bu davranışlarına derhal son verilmesinin ihtar edildiğini, ancak davalıların yasaya aykırı faaliyetine devam ettiklerini, bu nedenle davacı tarafça Konya C.Başsavcılığına başvurarak marka hakkına tecavüz oluşturan durumun tespitinin talep edildiğini ve Konya Sulh Ceza Mahkemesinin ... D.iş numaralı kararıyla yapılan tespit sonucunda davalının izinsiz kullanımının saptandığını, davalı taraf yapılan bu tespitin ardından Konya .... Noterliğinden ihtar göndererek aralarındaki ticari ilişkinin sona erdiğini belirttiğini ve ardından Konya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas numarası ile dava açarak davacı ile aralarındaki Franchising sözleşmesini olağanüstü fesih yoluyla sonlandırdığını belirttiğini, sözleşmenin feshinden sonra davalıların müvekkiline ait markayı kullanmamaları gerektiği halde, Konya ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ... D.İş sayılı dosyası ile 25.11.2010 tarihinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi ile davalıların müvekkiline ait marka ve tasarımları kullandığı, haksız rekabette bulunduğu ve suç işlediğinin tespit edildiğini, davalı taraf haksız ve kötü niyetli olarak sözleşmeyi feshettiği, sözleşme 03.05.2007 tarihli olup, geçerlilik süresi 5 yıl olduğundan, 02.11.2010 fesih tarihinden, sözleşmenin sona ereceği 22.06.2011 tarihine kadar davalıların yapacağı mal alım bedelinden davacı mahrum kaldığından müvekkilinin bu nedenle uğradığı zarar 30.000,00 TL olup, bu tutarın sözleşmeyi haksız fesheden davalılardan tahsili gerektiği, davalıların sözleşmenin IV.A-8 maddesine açıkça aykırı davrandıklarını, sözleşmenin feshinden sonra müvekkiline ait ... markasını ve tasarımları izinsiz olarak kullanmaya devam ettiklerini ve haksız rekabette bulunarak yasal mevzuata aykırı hareket ettiklerini, rekabet etmeme ve sık saklama yükümlülüklerini ihlal ettiklerini, bu nedenlerle davalıların sözleşmenin IV.A-8 maddesi uyarınca 100.000 Avro cezai şarta mahkum edilmeleri gerektiğini, sözleşmenin IV.A-1 maddesine göre davalıların kullanacağı ürünleri müvekkilinden veya onun göstereceği yerden almak zorunda olduklarını, davalıların bu hükmü ihlal ederek müvekkilinden ve onun gösterdiği yerler dışında kalitesiz ürünler aldığını ve kullandığını, müvekkilinin denetim elemanlarınca yapılan denetimlerde yabancı ürün kullanıldığı, temizlik ve hijyen kurallarına uyulmadığı ve çalışanlarının sözleşmede belirtilen kriterlere uygun olmadığı belirlendiğinden ve ihlal birden çok kez olduğundan sözleşmenin IV.A-1 maddesi uyarınca 10.000 USD cezai şartın tahsili gerektiğini, davalıların müvekkilinin ticari itibarına ve markasına zarar vermesi nedeniyle sözleşmenin IV.A-10. Maddesi uyarınca 50.000 USD cezai şart ödemeleri gerektiğini, davalıların sır saklama ve rekabet yasağını ihlal etmeleri nedeniyle sözleşmenin IV.A-11 .maddesi uyarınca 50.000 USD cezai şart ödemeleri gerektiğini, sözleşmenin süre başlıklı III. Maddesi uyarınca sözleşmenin bitim tarihinden itibaren 6 ay önceden bildirim yapmaksızın sözleşmenin fesh edilmesi halinde 50.000 USD ceza şart ödenmesi gerektiğini, davalılar sözleşmeyi haksız olarak ve bildirimsiz feshettiklerinden bu madde uyarınca da cezai şart ödenmesi gerektiğini, davalıların sözleşmeye aykırı davranışları nedeniyle sözleşmede ayrı ayrı kararlaştırılan cezai şartlardan şimdilik 10.000 ABD Doları ve 5.000 Avro'nun fesih tarihinden itibaren bankaların Dolar ve Avro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya ödenmesini, davalıların fiilinin haksız rekabet olduğunun tespiti ile haksız rekabetin men'ine haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun özellikle aynı adreste aynı konuda faaliyet göstermesinin ortadan kaldırılmasına, haksız rekabet, sır saklama yükümlülüğünün ihlali, sözleşmeye aykırı davranış nedeniyle davacıya vermiş olduğu zarara karşılık 1.000,00 TL maddi tazminatın fesih tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınmasını, sözleşmenin haksız feshi sebebiyle davacının mahrum kaldığı asgari mal alım tutar bedeline karşılık olarak şimdilik 1.000,00 TL'nin fesih tarihinden itibaren uygulanacak en yüksek mevduat hesap faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleştirilen İzmir ... Asliye ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dava dosyasında Davalılar ... ve ... vekili 16.06.2011 tarihli cevap dilekçesinde özetle; öncelikle Konya ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının iş bu dosya ile birleştirilmesine karar verilmesini, davalılardan ...'nın husumet ehliyetinin bulunmadığını, sözleşmenin davacı ile... İth. Petr. Ürün. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında imzalandığını, sözleşmenin... İth. Petr. Ürün. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından feshedildiğini, davacının ihtarlarının, tespit kararlarının davacı ... adına olmadığını,... Ltd. Şti.'nin muhatap alındığını, ...’nın sözleşmenin tarafı olmadığını,... İth. Petr. Ürün. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin yetkili temsilcisi olduğunu, sözleşmeyi kendi adına değil... İth. Petr. Ürün. San. ve Tic. Ltd. Şti. adına imzaladığını, bu nedenle husumet ehliyeti bulunmadığını, davacı asıl borçlu... Ltd. Şti'ne dava açılmadan kefil sıfatı ile davalı ...'ya dava açılmasının hukuken mümkün olmadığını, ...’nın müşterek ve müteselsil kefil olmadığını, adi kefalet söz konusu olup, davacı tarafın TBK’nin 585. Maddesi uyarınca asıl borçluya başvurmadıkça davacının kefili takip edemeyeceğini, taraflar arasındaki ihtilafın ikinci bir adreste franchise hakkının kullanılıp kullanılamayacağı ile ilgili olduğunu, davalı şirketin davacı şirketle anlaşması sonucu .../Konya adresinde bir işletme daha açtığını, davacının açılan bu işletmeyi denetlediğini ve mal gönderdiğini, üstelik davacıya ait broşürlerde Konya ... şubesi olarak reklamlarının yapıldığını, ancak buna rağmen davacı tarafça müvekkili hakkında Konya Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, soruşturma neticesinde Kovuşturmaya Yer Olmadığına karar verildiğini, bunun üzerine Konya .... Noterliğinin 19.07.2010 tarih ... yevmiye numarası ile davacı adına ihtar çekildiğini, artık ... markasının kullanılmayacağını, teminat olarak verilen para ve çeklerinin iadesinin istendiğini, ihtarname davacıya 02.08.2010 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen davacının müvekkili şirkete mal göndermeye devam ettiğini, davacı şirketin 12.10.2010 tarihli fatura ile müvekkiline mal sattığını, müvekkilinin söz konusu işletmeyi 13.01.2011 tarihinde kapattığını, müvekkilinin bu tarihe kadar davacıdan parasını vererek satın aldığı ürünleri kullandığını, dolayısıyla müvekkili şirketin davacının markasına ait ürünleri onun bilgi ve rızası dahilinde kullandığını, bu haklı sebepler karşısında davalının olağanüstü fesih yoluyla sözleşmeyi feshettiğini, sözleşmenin feshinden sonra davalı şirketin davacının markasının alt ürünlerini izni ve bilgisi dahilinde kullandığını, davacı şirket tarafından davalıya satılan ürünler bittikten sonra, marka hakkının kullanıldığı işletmeyi 13.01.2011 tarihinde kapattığını, bu sebeple davacının markasının haksız kullanımın söz konusu olmadığını, davacının cezai şart talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı şirketin sözleşmeyi Konya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında ileri sürdüğü haklı sebepler ile feshettiğini belirterek öncelikle Konya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının iş bu dava ile birleştirilmesine karar verilmesini, davalılardan ...'nın husumet ehliyeti bulunmaması ayrıca asıl borçlu hakkında dava açılmamış olmasına binaen diğer davalı ...'ya dava açılamayacağından davanın husumet yönünden reddi ile talebin kabul edilmemesi halinde davacı esas bakımından haksız ve mesnetsiz olduğu için sözleşmenin davalı şirket tarafından haklı olarak feshedilmesi sebebiyle tüm tazminat taleplerinin reddine, davanın açıldığı sırada davalı şirketin davacının markasının kullanmasının söz konusu olmaması sebebiyle haksız rekabetin menine dair talebin konusu olması sebebiyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleştirilen İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dava dosyasındaki davacı ... Şti. vekili davalı ... Ltd. Şti. 'ne karşı verdiği ve 25/07/2011 tarihinde harçlandırdığı dava dilekçesi ile özetle; davalı şirket yetkilisi ... ve kefil Muhammmet Sait Arlı hakkında açmış oldukları İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas sayılı dosyasında... Ltd. Şti'nin ismi maddi yazım hatası ile sehven dilekçede yazılmadığını, bu sebeple davalı şirketin taraf olduğu iş bu davanın, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesi amacıyla açıldığını, davacı ile... arasında Konya ... Alışveriş Merkezinde bulunan işyeri ile ilgili olarak 22.06.2006 tarihli Franchising sözleşmesi imzalandığını, Franchising sisteminin bir bütün olduğunu ve belirli bir kalitenin, standartın korunmasının zorunlu olduğunu, davalıların sözleşmenin lafzına ve ruhuna aykırı davranışlarda bulunduğunu, taraflar arasında akdedilen Franchising sözleşmesiyle davalı tarafa sözleşmenin IV.A18)-b maddesinde belirtilen sınırlarda sadece bir adrese münhasır olmak üzere Franchising hakkı verildiğini, davacının muvafakatı olmadan davalı tarafça .../Konya adresinde başka bir işletme daha kiralandığını ve arada bir sözleşme olmadan müvekkiline ait ... markasının izinsiz bir şekilde kullandığını, bu kullanımın yapılan denetimler neticesinde ortaya çıkması üzerine davalı tarafa İzmir ... Noterliği’nin 04.06.2010 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarıyla bir sözleşme ve hakka dayanmayan müvekkiline ait olan marka ve fikri hakların kullanılmasına muvafakatleri olmadığının, marka tecavüzü oluşturan bu davranışlarına derhal son verilmesinin ihtar edildiğini, ancak davanın yasaya aykırı faaliyetine devam ettiğini, bu nedenle davacı tarafça Konya C.Başsavcılığına başvurarak marka hakkına tecavüz oluşturan durumun tespitinin talep edildiğini ve Konya Sulh Ceza Mahkemesinin ... D.iş numaralı kararıyla yapılan tespit sonucunda davalının izinsiz kullanımının saptandığını, davalı taraf yapılan bu tespitin ardından Konya... Noterliğinden ihtar göndererek aralarındaki ticari ilişkinin sona erdiğini belirttiğini ve ardından Konya... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas numarası ile dava açarak davacı ile aralarındaki Franchising sözleşmesini olağanüstü fesih yoluyla sonlandırdığını belirttiğini, sözleşmenin feshinden sonra davanın müvekkiline ait markayı kullanması gerektiği halde, Konya ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ... D.İş sayılı dosyası ile 25.11.2010 tarihinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi ile davanın müvekkiline ait marka ve tasarımları kullandığı, haksız rekabette bulunduğu ve suç işlediğinin anlaşıldığını, davalı taraf haksız ve kötü niyetli olarak sözleşmeyi feshettiği, sözleşme 03.05.2007 tarihli olup, geçerlilik süresi 5 yıl olduğundan, 02.11.2010 fesih tarihinden, sözleşmenin sona ereceği 22.06.2011 tarihine kadar davalıların yapacağı mal alım bedelinden davacı mahrum kaldığından müvekkilinin bu nedenle uğradığı zarar 30.000,00 TL olup, bu tutarın sözleşmeyi haksız fesheden davalıdan tahsili gerektiği, davalının sözleşmenin IV.A-8 maddesine açıkça aykırı davrandığını, sözleşmenin feshinden sonra müvekkiline ait ... markasını ve tasarımları izinsiz olarak kullanmaya devam ettiğini ve haksız rekabette bulunarak yasal mevzuata aykırı hareket ettiğini, rekabet etmeme ve sık saklama yükümlülüklerini ihlal ettiğini, bu nedenlerle davalıların sözleşmenin IV.A-8 maddesi uyarınca 100.000 Avro cezai şarta mahkum edilmeleri gerektiğini, sözleşmenin IV.A-1 maddesine göre davalının kullanacağı ürünleri müvekkilinden veya onun göstereceği yerden almak zorunda olduğunu, davalının bu hükmü ihlal ederek müvekkilinden ve onun gösterdiği yerler dışında kalitesiz ürünler aldığını ve kullandığını, müvekkilinin denetim elemanlarınca yapılan denetimlerde yabancı ürün kullanıldığı, temizlik ve hijyen kurallarına uyulmadığı ve çalışanlarının sözleşmede belirtilen kriterlere uygun olmadığı belirlendiğinden ve ihlal birden çok kez olduğundan sözleşmenin IV.A-1 maddesi uyarınca 10.000 USD cezai şartın tahsili gerektiğini, davalının müvekkilinin ticari itibarına ve markasına zarar vermesi nedeniyle sözleşmenin IV.A-10. Maddesi uyarınca 50.000 USD cezai şart ödemesi gerektiğini, davalının sır saklama ve rekabet yasağını ihlal etmeleri nedeniyle sözleşmenin IV.A-11 .maddesi uyarınca 50.000 USD cezai şart ödemesi gerektiğini, sözleşmenin süre başlıklı III. Maddesi uyarınca sözleşmenin bitim tarihinden itibaren 6 ay önceden bildirim yapmaksızın sözleşmenin fesih edilmesi halinde 50.000 USD ceza şart ödenmesi gerektiğini, davalı sözleşmeyi haksız olarak ve bildirimsiz feshettiğinden bu madde uyarınca da cezai şart ödenmesi gerektiğini, öncelikle bu dosyanın İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini, davalıların sözleşmeye aykırı davranışları nedeniyle sözleşmede ayrı ayrı kararlaştırılan cezai şartlardan şimdilik 10.000 ABD Doları ve 5.000 Avro'nun fesih tarihinden itibaren bankaların Dolar ve Avro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya ödenmesini, davalıların fiilinin haksız rekabet olduğunun tespiti ile haksız rekabetin men'ine haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun özellikle aynı adreste aynı konuda faaliyet göstermesinin ortadan kaldırılmasını, davacıya vermiş olduğu zarara karşılık 1.000,00 TL maddi tazminatın fesih tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınmasını, sözleşmenin haksız feshi sebebiyle davacının mahrum kaldığı asgari mal alım tutar bedeline karşılık olarak şimdilik 1.000,00 TL'nin fesih tarihinden itibaren uygulanacak en yüksek mevduat hesap faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleştirilen İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dava dosyasında davalı ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesi ile özetle; öncelikle işbu davanın Konya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini, davalı tarafından kullanılacak hakkın sadece bir adrese münhasır olarak verilmediğini, sözleşmenin IV.A18)-b maddesinin bu şekilde yorumlanmaya müsait olmadığını, davalı şirket davacı şirketle anlaşması sonucu bir işletme daha açtığını, davacının açılan bu işletmeyi denetlediğini ve mal gönderdiğini, ancak davacı tarafça Konya C.Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğunu, soruşturma neticesinde Kovuşturmaya Yer Olmadığına karar verildiğini, bunun üzerine Konya .... Noterliğinin 19.07.2010 tarih ... yevmiye numarası ile davacı adına ihtar çekildiğini, bu haklı sebepler karşısında davalının olağanüstü fesih yoluyla sözleşmeyi feshettiğini, sözleşmenin feshinden sonra davalı şirket davacının markasının alt ürünlerini izni ve bilgisi dahilinde kullandığını, davacı şirket tarafından davalıya satılan ürünler bittikten sonra, marka hakkının kullanıldığı işletmeyi 13.01.2011 tarihinde kapattığını, bu sebeple davacının markasının haksız kullanımın söz konusu olmadığını, davacının 50.000 ABD doları cezai şart talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı şirketin sözleşmeyi haklı sebepler ile feshettiğini belirterek öncelikle iş bu davanın Konya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini, davacı esas bakımından haksız ve mesnetsiz olduğu için sözleşmenin davalı şirket tarafından haklı olarak feshedilmesi sebebiyle tüm tazminat taleplerinin reddi ile, davanın açıldığı sırada davalı şirketin davacının markasını kullanmasının söz konusu olmaması sebebiyle haksız rekabetin menine dair talebin konusuz olması sebebiyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacılar ... Ltd. Şti. ve ... vekilinin 13/08/2020 tarihinde harçlandırdığı ıslah dilekçesi ile özetle; Son bilirkişi raporunda müvekkillerinin kar kayıplarının 6.433,56 TL ve masraf bedelinin 7.578,93 TL olmak üzere toplam 14.045,49 TL olarak belirlendiğini, dava dilekçelerindeki bu iki kalem taleplerinin 10.000,00 TL olduğunu, fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuklarını ve işbu ıslah dilekçesi ile de aradaki fark olan 4.045,49 TL nin davalı ... Şti. den tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Şti. vekili ıslaha cevap dilekçesi ile özetle; Cevap dilekçelerindeki hususları tekrar ederek karşı tarafın ticari defterlerinin delil olamayacağından bahisle ıslah talepli davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İhtarname: ... … Ltd. Şti. vekili tarafından... … Ltd. Şti.’ne gönderilen 14.05.2010 tarihli İzmir ... Noterliği’nin ... sayılı ihtarnamesi ile “ müvekkili şirket tarafından yapılan denetimlerde ve özellikle 10/05/2010 tarihli denetim esnasında tutulan imzanızı da taşıyan denetleme formunda sözleşmenin genel hükümlerine ve özellikle IV.A-1 vd maddeleri ile IV.A-4 maddelerine aykırı eylemlerinizin tespit edildiği, sözleşmeye aykırı davranmanız nedeniyle kesilen 5.000 USD + KDV tutarındaki cezayı ve cari hesap borcunuzu iş bu ihtarın tebliğinden itibaren en geç 3 gün içerisinde ödemeniz, ayın süre içerisinde sözleşmeye aykırılıkların tamamını gidermeniz, aksi takdirde icra takibi yapılabileceği, dava açılabileceği, sözleşmeyi fesih dahil diğer tüm hakların kullanılabileceği” ihtar edilmiştir.
İhtarname: ... … Ltd. Şti. vekili tarafından... … Ltd. Şti.’ne gönderilen 04.06.2010 tarihli İzmir ... Noterliği’nin ... sayılı ihtarnamesi ile “ müvekkili şirket ile aralarında .../Konya adresindeki işletmenizde franchising özleşmesi bulunmadığı halde müvekkili şirket adına tescillenmiş “...” ve diğer tescilli markalarının reklam, broşür, tabela ve tanıtımlarda izinsiz ve yetkisiz olarak kullandığınız, bu durumun marka hakkına tecavüz niteliği taşıdığı, herhangi bir sözleşme ve hakka dvyalı olmayan müvekkiline ait marka ve diğer hakları bu şekilde kullanmalarına muvafakatleri olmadığını, müvekkiline ait marka ve franchising sözleşmesine dayalı hakları ancak ve sadece bayi olma koşullarının, standartlarının ve gereken ödemelerin yapılarak sözleşme imzalanması ile mümkün olduğunu, .../Konya adresindeki işletmede bu koşullara uyulmadığını, gereken koşulları yerine getirmeniz konusunda daha önce uyarılarda bulunulduğunu, bu uyarıların da dikkate alınmadığını, iş bu ihtarnameyi tebliği aldığınız tarihten itibaren 7 gün içerisinde müvekkiline ait franchising koşullarına uyan bir işyeri bulmanız, bayi olabilmeniz için gerekli tüm koşulları sağlamanız, hazırlıkları tamamlayarak, ödemeleri yaparak, franchising sözleşmesi imzalamanız, aksi halde yasaya aykırı eylem ve işlemlerine verilen süre içerisinde sonlandırmanız, aksi halde özel hukuk ve kamu hukukundan kaynaklanan tüm hakların kullanılabileceği”ihtar edilmiştir.
İhtarname:... … Ltd. Şti.vekili tarafından ... … Ltd. Şti.’ne gönderilen 19.07.2010 tarihli Konya ... Noterliği’nin ... sayılı ihtarnamesi ile “ şirketiniz adına tescilli ... markasının, müvekkiline ait çeşitli işyerlerinde kullanılması ve şirketinizin belirlediği şartlarda ticari faaliyette bulunuldiğini, bugüne kadar müvekkiline ait üç adet işyerinde taraflar arasında belirlenen şart ve koşullarda franchising uygulandığını, şirketiniz tarafından 04.06.2010 tarihli İzmir ... Noterliği’nin ... sayılı ihtarnamesi ile aınıza kayıtlı markanın kullanılmaması aksi halde yasal yollara müracaat edileceği şekilde müvekkiline ihtarda bulunulduğunu, bu ihtarname üzerine müvekkili şirketin adınıza kayıtlı olan markayı belirttiğiniz işyerindren kaldırdığı ve artık bu markayı kullanmadığını, müvekkili şirketin söz konuş markayı kullanmak karşılığında 35.000 USD ve ... çek numaralı çek, vadesiz ve bedelsiz olarak teminat maksadıyla verildiğini, müvekkili şirketin arınıza tescilli markayı kullanmaktan vazgeçtiğini ve aranızda ticari ilişki sona ermesine binaen, tarafınıza teminat olark verilen para ve çeklerin iadesi gerektiğini, iş bu ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 gün içerisinde 35.000 USD ve teminat çekinin müvekkiline iadesini aksi halde hukuki yollara müracaat edileceği ”ihtar edilmiştir.
İhtarnameye Cevap: ... … Ltd. Şti. vekili tarafından... … Ltd. Şti.’ne gönderilen 22.09.2010 tarihli İzmir ... Noterliği’nin ... sayılı ihtarnamesi ile “ müvekkili şirkete göndermiş olduğunuz Konya ... Noterliği’nin ... sayılı 19.07.2010 tarihli ihtarnamesindeki hususları kabul etmediklerini, müvekklinie ait ... markasının çeşitli işyerlenrinizde kullanılmasına ilişkin bir anlaşmanın doğru olmadığını, sözleşme ile tanınan bir hak var ise sadece sözleşmenin ait olduğu işyeri ile ilgili olduğunu, tarafınızca sözleşme dışı kullanılan markanın mahkeme kararı ile kaldırıldığı, sözleşme ile belirlenen işyerinde ise marka kullanımınızın devam ettiği, bu nedenle markayı kullanmaktan vazgeçtiğiniz yönündeki beyanınızın doğru olmadığı, sözleşmenin tarafınıza yüklediği yükümlülüklerin halen devam ettiği, bu nedenle teminat iadesi talebinizin yersiz ve haksız olduğu, üstelik ihtarınız ile talep ettiğiniz tarafınıza iadesi gereken teminat olarak alınmış herhangi bir para olmadığı gibi bahsettiğiniz ... numaralı çekin de müvekkili şirkette olmadığını, bu çekin teslimi ile ilgili teslim ve alındı belgeniz var ise onaylı bir örneğinin gönderilmesi, ihtarınızda yer alan hususları kabul etmediğimizi, sözleşmedik yükümlülüklere aynen uymakla yükümlü olduğu”ihtar edilmiştir.
İhtarname: ... … Ltd. Şti. vekili tarafından... … Ltd. Şti., ... ve ...’ya gönderilen 04.01.2011 tarihli İzmir ... Noterliği’nin ... sayılı ihtarnamesi ile “müvekkili şirket ile aralarındaki franchising sözleşmesini müvekkili aleyhine Konya ...Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açmış olduğunuz ... esas sayılı dosayası ile olağanüstü fesih yoluna gidilerek fesin ettiğiniz, fesih bildirimine rağmen müvekkile ait markaları ve endüstriyel tasarımları kullanmaya devam ettiğiniz, Konya ... Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından ... D. İş sayılı dosya kapsamında yapılan tespit ve alınan bilirkişi raporuyla mücekkile ait marka ve endüstriyel tasarım haklarına tecavüzde bulunduğunuz, yürütmüş olduğunuz ticari faaliyet sonucunda müvekkil aleyhine haksız rekabette bulunduğunuz, rekabet etmeme ve sır saklama yükümlülüklerini ihlal ettiğiniz, bu davranışlarınıza derhal son vermeniz, özellikle sözleşmenin V. Maddesine aykırı davranmanız nedeniyle sözleşme fesih edilmiş olsa bile 100.000 Euro cezai şart ödemeniz gerektiği, müvekkil adına tescilli marka ve endüstriyel tasarımlara tecavüz nedeniyle maddi ve manevi zararların tarafınızdan tazmin olunacağı, yasaya aykırı eylem ve işlemlerinden derhal vazgeçmenizi, marka ve endüstriyel tasarım hakkına tecavüzü sonlandırmanızı, hiçbir işletmenizde kataloglarınızda, broşürlerinizde, yayınlarınızda, masa ve sandalyelerde, ecavüz oluşturacak ibare, resim, logo kullanmamanızı, marka hakkına ve müvekkilin ticari itibarına zarar verdiğiniz için 50.000 USD + KDV tutarındaki cezai şartı, sözleşmeyi haksız olarak feshettiğiniz için, 20.000 USD cezai şartı ve sözleşmenin rekabet yasağı ve sır saklamayla alakalı hükümlerine uymayarak haksız rekabette bulunduğunuz için 100.000 Euro + KDV tutarındaki cezai şartı iş bu ihtarın tebliğinden itibaren 5 gün içinde ödemenmesi ”ihtar edilmiştir.
Konya C.Başsavcılığı’nın ... Soruşturma Nolu Dosyasının incelenmesinde; Şikayetçinin ... Şti., şüphelinin... Ltd. Şti. olduğu dosyanın 05.08.2010 tarihli şikayet dilekçesinde özetle şüphelinin, şikayetçinin izni ve haberi olmadan şikayetçi adına tescilli markayı, menü isimleri ve resimleri izinsiz olarak kullandığı, dilekçede belirtilen isim ve numaraları verilen tescilli markaların ve tasarımların tecavüz oluşturacak şekilde benzerlerinin kullandığını, tüketiciyi aldattığını, dilekçede belirtilen adrese dair taraflar arasında bir sözleşme olmadığını ifade ederek gerekli tahkikatın yapılarak şüphelinin ve suça katılanların cezalandırılmasını talep ettiği, dosyaya sunulan Marka ve Patent Vekili ... tarafından tanzim olunan 16.08.2010 tarihli bilirkişi raporunun sonuç bölümünde,“…Sözleşmenin IV-A-18)-b maddesinde “servis ve satış yapılacak sınırlar” başlığı ve ibaresinin yazılı olduğu, bu başlığın karşısında ise el yazılı olarak ve sözleşme formatına Uygun olmayan bir şekilde “Konya ... Alışveriş Merkezi” ibaresi yazılı olduğu, bu el yazılı ibareden başka servis ve satış sınırlarını belirleyen münhasır yer, adres ve konuma ilişkin herhangi bir açıklama veya kısıtlama olmadığı, şüphelinin 19.07.2010 tarihli Emniyet ifadesine göre müşteki şirket ile arama yapılan adres dışında (... ŞUBESİ) ... (... Alışveriş Merkezi) ve Kipa Alışveriş merkezi olmak üzere iki adrese ilişkin Franchise sözleşmesi veya işletmesi olduğunu, taraflar arasında var olan bu sözleşme kapsamına göre şüpheli, müştekiye ait marka, tasarım ve logoları kullanma hakkına sahip olduğu, çünkü sözleşmenin halen yürürlükte ve geçerli olduğu, 26.08.2009 tarihinden düzenlenmiş olan ... Grubu Franchisee Ziyaret Formu başlıklı belge 2 sayfadan ibaret olup içeriğinde Konya ... Şirketimiz şeklinde başlamakta ve müşteki şirketin bölge yöneticisinin imzasını taşıdığı, bu ziyaret formu içeriğine göre müşteki şirketin savcılık kanalı ile tespit yapılan işbu dosyaya konu ... Şubesinin açılışından ve çalışmasından haberdar olduğu, rızası ve muvafakatinin bulunduğu, ayrıca dosya içinde yer alan ve müşteki tarafından bastırıldığı beyan olunan broşürlerin kısımlarında ülke genelinde ve Konya'da yer alan bayiler ismi ve listesinin yer aldığı, bu listede...,..., ..., ... ve ... bayilerinin yazılı olduğu, ibraz olunan belgeler karşısında, adresinde tespit yapılmış olan ... Şubesi'nin müştekinin izni ve onayı ile açılmış olduğu, bu hususların ziyaret formu ve broşürler ile teyit edildiği, bu haliyle şüphelinin eylemlerinin 556 sayılı KHK ve 554 Sayılı KHK hakkının ihlali olarak değerlendirilemeyeceği, müştekinin marka ve tasarım haklarının ihlal edilmediği, ayrıca şüphelinin eylemlerinin Franchising sözleşmesinin ihlali veya TTK. 57/5 ve 64. Maddeler kapsamında haksız rekabet de oluşturmayacağı kanaatine varılmıştır.” ifadelerinin yer aldığı, Konya C.Başsavcılığı'nın 23.08.2010 tarih ve ...r. ...K. Sayılı kararında şüpheli Abdülrahim Arlı hakkında atılı suçun yasal unsurları oluşmadığından kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, bu karara karşı yapılan itiraz ise Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesi'nin 08.11.2010 tarih ...D İş sayılı kararı ile itirazın reddedildiği ve takipsizlik kararının kesinleştiği görülmüştür.
Konya Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş Sayılı Dosyasının incelenmesinde; İşbu dosyada tespit isteyen ... Şti, aleyhine tespit istenen ise... Ltd. Şti. olduğu, 25.11.2010 tarihinde... Ltd. şti tarafından işletilen Konya ili Selçuklu ilçesi Makro Man-rket içerisinde ... isimli işyerinde keşif neticesinde düzenlenen ve dosyaya sunulan 01.12.2010 tarihli ve dosyada mübrez ... r. Nolu savcılık dosyasına sunulan raporu tanzim eden Marka ve Patent Vekili ...'in 01.12.2010 tarihli raporunun sonuç bölümünde," - Aleyhine tespit istenenin ... Logo markasını sözleşmeyi feshetmesine rağmen izinsiz kullanımının, tüketici nezdinde karışıklığa yol açacağı, her iki markanın, bu markalı – ticari ürünleri/belgelerin ayırt edilmesinin güç olacağı, markaların yazılış, okunuş, renk, yazı karakteri ve telaffuz olarak birebir aynı olduğu, vasat tüketicinin markanın ait olduğu firmayı ayırt edemeyeceği, bu nedenle de aleyhine tespit istenen adresindeki durumların ve kullanımların tespit isteyen markasını taşıyan ürünler yönünden 596 sayılı KHK anlamında iltibas oluşturacağı, aleyhine tespit isteyen şirketin, tespit isteyene ait markaları birebir aynı sektörde ve alanda kullanıyor olması nedeni ile bu durumun 556 sayılı KHK anlamında marka haklarına aykırılık ve tecavüz oluşturacağı, tespit isteyenin 556 sayılı KHK anlamında marka haklarına aykırılık ve tecavüz oluşturacağı, tespit isteyenin 556 sayılı KHK'dan doğan marka haklarının ihlal edilmiş olacağı- tespit isteyenin tespite konu markaların tamamı için 556 sayılı KHK anlamında hak sahibi olduğu, bu marka tescil sınıfları ile (43. Sınıp) ile marka tescil belgesinin de tespite konu ürünlerin birbiri ile uyumlu olduğu, tespit isteyenin bu dosya ve dosya içinde yer alan tasarım tescil belgeleri ile ilgili olarak 554 sayılı KHK'nın 48. Maddesi gereği tespit isteme, dava ve şikayet hakkı sahibi olduğu, aleyhine tespit istenene ait adreste mahkeme heyeti ile birlikte tespit olunan, fotoğrafları çekilen ürünlerin, tespit isteyen şirkete ait olan ve dosyaya sunulan tescilli tasarımları ile genel izlenim olarak belirgin bir farklılık arz etmediği (yani onlara benzediği) ve 554 sayılı KHK'nın 6. Ve 7. Maddeleri kapsamında yeni ve ayırt edici olarak nitelendirilemeyeceği ve tespit isteyen şirketin tasarımlarına tecavüz eder nitelikte olduğu, taraflar arasında var olan 22.06.2008 tarihli franchising sözleşmesinin aleyhine tespit istenen ... Ltd. Şti. tarafından Konya ... Noterliği'nin 19.07.2010 tarihli ihtarnamesi ile feshedilmiş olduğu vebu tarihten sonraki kullanımların ve hususların yasal ve haklı sayılamayacağı, sonuç olarak tasarım hakları yönünden, aleyhine tespit istenen adresinde tespit edilen tasarımların, tespit isteyen şirkete ait aynı nitelikteki tasarımlar ve tasarım hakları yönünden 554 sayılı KHK'nın 48. Ve 48/A-c maddelerinin ihlali niteliğinde olduğu, 554 sayılı KHK anlamında taklit, tecavüz ve iltibasın mevcut olduğu, sonuç olarak marka hakları yönünden, aleyhine tespit istenen şirketin tespit isteyene ait markaları aynen birebir şeklindeki kullanımının, kullanım şeklinin ve tespit konu hususların tespit isteyenin dosyaya sunulan her 4 markası yönünde 556 sayılı KHK hükümlerine (m. 9, 61, 61/A) aykırılık, iltibas ve tecavüz oluşturacağı, aleyhine tespit istenen şirketin 19.07.2010 tarihi itibariyle aralarındaki franchising sözleşmesini feshetmesine rağmen, tespit isteyene ait menü listelerini, bardakları, tabakları ev diğer iş mahsüllerini kullanmaya devamı etmesi ve bu kullanımını da 25.11.2010 günü mahkeme heyeti ile tespit olunması karşısında aleyhine tespit İstenen şirket eylemlerinin aynı zamanda TTK m 57/5 — 64. Maddeleri kapsamında haksız rekabet oluşturacağı, tespit isteyen şirketin, tespitine dayanak yaptığı markalar ve tasarımlar yönünden 554 sayılı KHK ve 554 sayılı KHK anlamında hak sahibi olduğu yönünde kanaatini” bildirmiştir.
1. Bilirkişi Heyet Raporu: İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi’ne yazılan istinabe üzerine alınan 26.11.2013 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; davalıya ait ... tescil numaralı, ... tescil numaralı ve ... tescil numaralı markaların TPE nezdinde sicile kayıtlı ve tescilli marka olduğu, ... tescil numaralı endüstriyel tasarımın davalı adına TPE nezdinde sicile kayıtlı ve tescilli olduğu, davacı tarafın işyeri girişinde, tabelalarda, duvarlarda, faturalarda, menülerde, broşürlerde, servis tabağı, plastik bardaklarda, ıslak mendil paketinde, kürdan çatal boçak paketlerinde, sipariş kutularında, servis altlıklarında davalıya ait markaları birebir aynen kullandığı, bu kullanımın tüketiciler nezdinde, davacı şirketin davalı şirketin yetkili bayii izlenimini yaratabileceği, ürünlerin hitap ettiği müşteri çevresi dikkate alındığında ortalama düzeyde tüketiciyi rahatlıkla yanıltabileceği, benzerliklerin iktibas karıştırma tehlikesi yaratacak düzeyde olduğu, davalı tarafın markasının davacı tarafça haksız ve hukuka aykırı olarak kötü veya uygun olmayan şekilde kullanılması nedeniyle markanın itibarının zedelendiği ve 556 sy KHK’nın 68. Maddesi gereğ manevi tazminat hakkının doğduğu, davalı yana ait endüstriyel tasarım hakkına iltibas suretiyle tecavüz edilmesi , üretimi ve piyasaya sürülmesi nedeniyle tasarımın itibarının zedelendiği, 554 sy KHK’nın 54. Maddesi gereği manevi tazminat hakkının doğduğu, maddi tazminat bakımından taraflar arasında imzalanmış 22.06.2006 tarihinde imzalanmış ve imza tarihinden itibaren 5 yıl süre için, yani 22.06.2011 tarihine kadar geçerli olacak Franchising Ticari İmtiyaz Sözleşmesi bulunduğu, bu sözleşmenin feshedilmesine ilişkin 15.02.2010 tarihli bir fesih protokolü ibraz edilmiş ise de davalının imzası bulunmayan bu fesih protokolünü geçerli kabul etmenin mümkün olmadığı, davalı tarafından yapıtırılan Konya ... SHM’nin ... D.İş sayılı tespiti üzerine, doyyaya sunulan bilirkişi raporunda 25.11.2010 tarihinde tespit adresine gidildiği, taraflar arasındaki 22.06.2006 tarihli franchising sözleşmesinin davalı tarafından karşı tarafa çekilen ihtar ile 02.08.2010 tarihinde feshedildiği, davacının sözleşmenin VI. Maddesi uyarınca teminat amacıyla vermiş olduğu para ve çekleri isteyebileceği, ancak davacı şirketin ticari defter kayıtlarında davalı şirkete ödeme yapıldığına ve teminat olarak çek verildiğine ilişkin herhangi bir kaydın bulunmadığı, bu nedenle davacı tarafından davalı tarafa ödeme yapıldığına ve teminat olarak çek verildiğine ilişkin belge ibraz edilmesi halinde ödeme yapılan tutarın ve teminat olarak verilmiş çeklerin iade edilmesi gerektiği mütalaa edilmiştir.
2. Bilirkişi Heyet Raporu: Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi’ne yazılan istinabe üzerine alınan 25.02.2016 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; Davacı ile davalı arasında 22.06.2006 tarihinde iki adet sözleşme akdedildiği, davalı ... AŞ’nin bu sözleşmelerden birisi ile davacı... Ltd. Şti. ne Konya ... Alışveriş Merkezinde; diğer sözleşme ile de Konya ... Alışveriş Merkezinde faaliyet yürütmek üzere Franchisee verdiği, 04.06.2010 tarihinde İzmir ... Noterliği'nin ... Yevmiye numaralı ihtarnamesi ile keşideci ... A.Ş. tarafından muhatap... Ltd. Şti.ne Franchise Sözleşmesi olmadığı halde varmış gibi bir işyeri açılmasının hukuka aykırı olduğu ve bu durumun düzeltilmesi hakkında bir ihtarname keşide edildiği, bu durumun düzeltilmemesi üzerine, 05.07.2010 tarihinde Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma numarası ile ... A.Ş. tarafından şikâyette bulunulduğu, ihtarnameye rağmen yetkisiz bir şekilde marka hakkına tecavüz eyleminin tespiti ve ceza davası açılmasının talep edildiği, işbu şikâyet nedeniyle Konya Sulh Ceza Mahkemesinin15.07.2010 tarih ve ... Değişik İş numaralı dosyası üzerine yapılan tespitte;... Ltd. Şti.nin, taraflar arasında herhangi bir sözleşme olmamasına rağmen ...- Konya adresinde faaliyette bulunduğu tespit edilerek bu adreste arama ve elkoyma işlemi yapılmasına karar verildiği, bu kararın uygulandığı,19.07.2010 tarihinde Konya ... Noterliği'nin ... Yevmiye numaralı ihtarnamesi ile keşideci... Ltd. Şti. Muhatap ... A.Ş.'ya ihtarname çekerek söz konusu markanın artık kullanılmayacağını ve teminat olarak verilen 35.000 — USD bedelli teminat çekinin iade edilmesini talep ettiği, 23.08.2010 tarihli Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma ve ... Karar numaralı kararı ile önceden yapılan şikâyet konusunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, 22.10.2010 tarihinde İzmir ... Noterliği'nin ... Yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide eden ... A.Ş.; muhatap... Ltd. Şti.'ne ihtarname çekerek...'nın ihtarına cevap verdiği, 08.11.2010 tarihinde Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Değişik İş numaralı kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karara ... tarafından yapılan itirazın reddine dair karar verildiği, 25.11.2010 tarihinde Konya ... Sulh Hukuk Mahkemesi ... Değişik İş sayılı dosyasına kaydolan delil tespiti dilekçesinde tespite konu adrese dair Franchise sözleşmesi olmamasına karşın... Ltd. Şti.'nin sözleşmeye aykırı davranışlarının tespiti için talepte bulunulduğu, 01.12.2010 tarihli Konya ...Sulh Hukuk Mahkemesi ... Değişik İş sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporu ile... İtd. şti'nin davranışlarının 556 sayılı KHKm.9,61,61/A ya aykırılık, iltibas ve tecavüz oluşturduğu, Aleyhine tespit istenenin 19.11.2010 tarihinde sözleşmeyi fesih etmesine rağmen tespit isteyene ait ürünleri kullanmasının haksız rekabet oluşturacağının belirtildiği, taraflar arasında 22.06.2006 tarihinde iki adet sözleşme yapıldığının iddia olunduğu, ancak dosya kapsamı incelendiğinde, dosyaya çok farklı sözleşme örneklerinin sunulduğu; bir sözleşmenin diğerini tutmadığı; aynı tarihli sözleşmelerin bile farklı kişiler tarafından imzalanmış olduğunun tespit edildiği, dava konusu uyuşmazlığın esasının; taraflardan birisinin kendisine Franchising verilmeyen bir adreste faaliyet göstermesi ve bu suretle marka hakkının haksız olarak kullanılması nedeniyle ortaya çıkan değişik hakların talebinden oluştuğu, bu nedenle öncelikle taraflar arasında akdedildiği iddia olunan sözleşme metinlerinin orijinal şeklinin dosyaya ibraz edilmesi ve ona göre değerlendirme yapılması gerektiği, çünkü dosyadaki mevcut sözleşmelerden; davalı ile davacı arasındaki Franchising sözleşmelerinin hangi işyerleri için yapılmış olduğunun tespitinin mümkün olmadığını mütalaa etmişlerdir.
2. Bilirkişi Heyeti Ek Raporu: Ankara Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan istinabe üzerine alınan 08.12.2016 tarihli ek raporda: 25.02.2016 tarihli kök rapor sonrasında, taraflar arasında akdedilen 22.06.2006 tarihli sözleşme örneği dosyaya ibraz edilmiş; eksik görülen ve işbu davayla birleşen davaların ise dosya muhteviyatında olduğuna karar verildiği, 22.06.2006 tarihli sözleşme davacı ile davalı arasında imzalandığı, anılan sözleşme ile taraflar arasındaki sözleşmenin Konya ... alışveriş merkezi için geçerli olacağının kararlaştırıldığı, dosya kapsamında başka bir sözleşme metnine rastlanmadığı, özellikle taraf beyanlarında geçen Konya ... Alışveriş Merkezini konu edinen bir sözleşme bulunmadığı, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin bu dava ile birleşen ... esas sayılı dava dosyasının fotokopisinin dosyaya sunulduğu, sadece dava dilekçesi ile cevap dilekçesinin bulunduğu; işbu davada davacının ... Şti; davalının ise... Ltd. şti. olduğu ve davacının cezai şart ile maddi ve manevi tazminat taleplerinde bulunduğu, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin bu dava ile birleşen ... esas sayılı dava dosyasının davalı vekili tarafından fotokopisinin dosyaya sunulduğu, fotokopiler içinde sadece dava dilekçesi ile cevap dilekçesinin bulunduğu; işbu davada davacının ... Şti; davalının ise ... ile ... olduğu davacının cezai şart ile maddi ve manevi tazminat taleplerinde bulunduğu, her iki davanın Konya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E sayılı işbu davası ile birleştiği, Konya ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı tespit dosyası dosyaya ibraz edildiği, anılan dosyada davacı ... Şti., ... Ltd. Şti.'ne karşı dava açarak, marka hakkına tecavüz ve Franchising sözleşmesine aykırılık nedeniyle tespit talebinde bulunduğu, yapılan tespit sonucunda hazırlanan raporda, davacının taleplerinde haklı olduğu ve davalı davranışlarının hem Franchising sözleşmesine hem de davacının marka kullanımı hakkına tecavüz teşkil ettiği sonucuna varıldığı, taraflar arasında usulüne uygun olarak akdedilmiş ve dosya kapsamına ibraz edilmiş olan sadece tek bir sözleşme mevcut olup bu sözleşmede 22.06.2006 tarihli sözleşme olup davacının davalıya sadece Konya ... Alışveriş Merkezi için Franchise verdiği sözleşme olduğu, dolayısıyla taraflar arasında başka herhangi bir yeri kapsayacak şekilde Franchise sözleşmesi yapılmadığı, Konya ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... DİşŞ sayılı tespit dosyasında davalının davacının gerek marka kullanım hakkından gerekse Franchise sözleşmesinden kaynaklanan haklarına aykırı davrandığının tespit edildiği, 22.06.2006 tarihli sözleşmeye sonradan el yazısı ile davalının satış yetkisinin sadece ... Alışveriş Merkezi ile sınırlı olduğuna ilişkin ifadenin tarafların ortak iradesi ürünü olup olmadığının tespit edilmesi gerektiği, dava konusu işbu uyuşmazlığın temelini oluşturan sözleşmeye sonradan elle yapılan eklemelerin kimin tarafından yapıldığı; bunun hangi amaçla ne ne zaman yapıldığının; sözleşme metninden anlaşılamadığını, ticari teamüller gereğince sözleşmeye sonradan yapılan bu tür eklemelerin eklemeyi yapanlar ve karşı taraf tarafından paraflanıp onaylanması gerektiği, ancak dosyaya ibraz edilen — söz konusu sözleşme metninden bu durumun anlaşılamadığını, davacının işyerinde, tabelalarda ve işyerindeki her türlü malzemede davalıya ait markaların aynen ve birebir kullanılmış olup; bu kullanımın müşteriler nezdinde davacının yetkili bayii olduğu izlenimi oluşturduğu, davacı tarafından teminat amacı ile toplam 35.000 USD'lik çek verildiği iddia edilmiş olsa da; dosya kapsamındaki mevcut bilgi ve belgelerden böyle bir çekin verildiğinin anlaşılamadığı, öte yandan sözleşmenin “Teminat” başlıklı V. Maddesinde de davacının böyle bir çek verme yükümlülüğünün bulunmadığı, sözleşmeye göre davacı teminat olarak 20.000 USD teminat mektubu vermek zorunda olup; böyle bir teminat mektubunun verildiğinin de ispatlanamadığı, dolayısıyla, davacının bu yöndeki talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, taraflar arasında 22.06.2006 tarihinde davalı ile davacı arasında Konya... deki ... işletmesi ile ilgili Franchising Sözleşmesinin 15.02.2010 tarihinde karşılıklı fesih yoluyla sona erdirildiği ifadelerini içeren fesih protokolü bulunsa da; söz konusu protokol sadece davacı tarafından imzalandığı, söz konusu fesih her iki tarafın imzasını taşımadığından geçerli olmamakla birlikte; geçerli olsa bile davalı ile davacı arasında Konya...'de faaliyet göstermeyi konu edinen bir Franchising sözleşmesi yapılmadığı, dolayısıyla; davacının bu yöndeki talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, işbu dava ile birleşen İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dava dosyasındaki davacının davalı... Ltd. Şti.nden cezai şart ile maddi ve manevi tazminat taleplerinde bulunduğu, dosya kapsamındaki mevcut bilgi ve belgeler incelendiğinde, davacıların taraflar arasında akdedilen Franchising sözleşmesinin IV.A-8. maddesinde yer alan cezai şarta ilişkin şartlar gerçekleştiği, gerçekten de özellikle Konya ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı tespit dosyasında davalının davacının gerek marka kullanım hakkından gerekse Franchise sözleşmesinden kaynaklanan haklarına aykırı davrandığı tespit edilmiş olduğundan, sözleşmeye aykırı bu davranışı nedeniyle sözleşmede kararlaştırılan cezai şartı ödemesi gerektiğinden, davalının birleşen davadaki bu talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği, maddi tazminat konusunda ise, davacının maruz kaldığı maddi zararları ispat etmesi gerekmekte olup; dosya kapsamında maruz kalınan zararları ispatlayan bir bilgi veya belgeye rastlanılmadığından bu konudaki takdir yetkisinin Sayın Mahkeme'ye ait olduğu, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bu dava ile birleşen ... esas sayılı dava dosyasının davalı vekili tarafından fotokopisinin dosyaya sunulduğu, fotokopiler içinde sadece dava dilekçesi ile cevap dilekçesinin bulunduğu; ışbu davada davacının ... Ltd, Şti, ... ile ... olduğu davacının cezai şart ile maddi ve manevi tazminat taleplerinde bulunduğu, dosya kapsamındaki mevcut bilgi ve belgeler incelendiğinde, davacıların taraflar arasında akdedilen Franchising sözleşmesinin IV. A-8. maddesinde yer alan cezai şarta ilişkin şartlar gerçekleştiği, gerçekten de özellikle Konya ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı tespit dosyasında davalının davacının gerek marka kullanım hakkından gerekse Franchise sözleşmesinden kaynaklanan haklarına aykırı davrandığı tespit edilmiş olduğundan, sözleşmeye aykırı bu davranışı nedeniyle sözleşmede kararlaştırılan cezai şartı ödemesi gerektiğinden, davalının birleşen davadaki bu talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği, maddi tazminat konusunda ise, davacının maruz kaldığı maddi zararları ispat etmesi gerekmekte olup; dosya kapsamında maruz kalınan zararları ispatlayan bir bilgi veya belgeye rastlanılmadığından bu konudaki takdir yetkisinin Sayın Mahkemeye ait olduğu mütalaa edilmiştir.
3. Bilirkişi Heyet Raporu: İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi’ne yazılan istinabe üzerine alınan 12.06.2017 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; asıl davada, Davacı-karşı davalı yanın fesih işlemini gerçekleştirdiği 19.07.2010 tarihli ihtarname incelendiğinde, fesih sebebi olarak haksız kullanımlara son verilmesi yönündeki davalı-karşı davacının keşide ettiği 04.06.2010 tarihli ihtarnameyi gösterdiği, davalı-karşı davacının mezkur 04.06.2010 tarihli haksız eylemlerinin, Konya C. Başsavcılığı'nın ...Sor. Nolu dosyasına konu ettiğinin görüldüğü, işbu şikayetin, o dosyada mübrez 16.08.2010 bilirkişi raporunda ifade edildiği üzere “...” şubesine ilişkin olduğu, şikayetçi (asıl davada davalı) olan ...'nın şikayetinin yerinde olmadığı, dosyada mübrez broşür ve el ilanlarından şüpheli (işbu davanın davacısı...) eylemlerinden haberdar olduğu ve buna muvafakatinin olduğunun görüldüğü, böylece tarafların Konya ... AVM, Konya ... ve ... olmak üzere 3 adet yer için franchising ilişkisinin var olduğunun anlaşıldığı, işbu soruşturma dosyasının devamında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, karara karşı yapılan itirazın da Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesi tarafından reddedildiği, hal böyle olunca davalı-karşı davacı ...'nın, soruşturma dosyasına ve 04.06.2010 tarihli iddianamesine konu ettiği savların hukuka uygun olmadığının tespit edildiği, tüm bu hususların davacı yönünden haklı nedenle fesih sebebi oluşturabileceği, zira davalının muvafakat ettiği, broşür ve el ilanlarında varlığını ve işlerliğini bizzat kendisinin ilan ettiği bir şubenin çalışmasını haksız rekabet olarak ihtarname ve şikayet konusu yapmasının taraflar arasındaki sözleşme ilişkisine aykırı olabileceğinin düşünüldüğü, bu noktadan sonra davacı yanın yapmış olduğu masrafların iadesine ilişkin taleplerinin değerlendirilmesi gerektiği, dosyada mübrez evraklar incelendiğinde, takdiri Sayın Mahkemeye ait olmakla birlikte, davacı...'nın sözleşme ilişkisi kapsamında yapmış olduğu masrafları tevsik eden faturaların ... ve Tic. A.Ş. tarafından kesilen 19.07.2006 tarihli ... nolu 40.857,57 TL bedelli fatura, ... Dek. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından kesilen 19.07.2006 tarihli ... nolu 41.300 TL bedelli fatura,... ve Blek. Malz. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından kesilen 24.07.2006 tarihli 3.993,06 TL bedelli fatura olduğu, işbu faturaların ispat kuvvetinin değerlendirmesi, 1 ve 2 nolu faturanın taraflar arasındaki sözleşmelerin tarihlerinden daha önce olduğu da Sayın Mahkeme'nin dikkatine ayrıca sunulmakla birlikte, takdiri Sayın Mahkemeye ait olmakla birlikte, davacı...'nın yukarıdaki masrafları sözleşme ilişkisi kapsamında yaptığı, sözleşmeyi davalı ...'nın hukuka aykırı olduğu saptanan savları ve talepleri nedeniyle haklı nedenle feshetmesi sebebiyle, taleple bağlılık ilkesi gereği dava dilekçesinde ifade ettiği 63.800 TL tutarındaki masrafların iadesini talep edebileceği, davacının yoksun kaldığı kar miktarına ilişkin değerlendirmenin ise tarafların ticari defterlerinin yerinde incelenmesi ile yapılabileceğinden konu hakkında herhangi bir görüş bildirmenin mümkün olmadığını, davacı...'nın bir diğer iddiasının ise teminat amaçlı olarak vermiş olduğu 15.000 USD ve 20.000 USD tutarındaki ödenmiş olan çeklerin bedellerinin iadesi olduğu, sayın Mahkeme'nin davaya konu mezkur çekler için ... Katılım Bankası'na yazdığı müzekkerelerin cevabında, davalı ...'nın çekleri... isimli bir şahsa ciroladığı ve çek bedellerinin ödendiğinin görüldüğü, müzekkere cevaplarından 15.000 USD bedelli çekin fotokopisi yer almakta olup çekin üzerinde yahut sair herhangi bir evrakta işbu çekin davalı ...'ya teminat olarak verilip verilmediğinin anlaşılamadığı, kaldı ki çekin tahsil tarihi, sözleşmenin feshedildiği tarih olan 2010 yılından yaklaşık 4 yıl önce 27.10.2006 tarihi olduğu, o halde davacının tahsil tarihinden 4 yıl sonra teminatın bozulması için talepte bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunun düşünüldüğü, davacının delillerinden 6 nolu ekteki belgeden, davacı...'nın bedelinin iadesini talep ettiği 20.000 USD bedelli çekin, davalıya teslim edildiği ancak bu belgede dahi işbu çekin teminat amaçlı verildiğinin anlaşılamadığı, kaldı ki çekin tahsil tarihi, sözleşmenin feshedildiği tarih olan 2010 yılından yaklaşık 4 yıl önce 03.07.2006 tarihi olduğu, o halde davacının tahsil tarihinden 4 yıl sonra teminatın bozulması için talepte bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu düşünüldüğü, bununla birlikte taraflar arasındaki sözleşmelerin “VE TEMİNAT” başlıklı maddesinde Franchisee'nin Franchisor lehine 20.000 USD bedelli teminat mektubu ya da gayrimenkul ipoteği vereceği belirtilmiş, herhangi bir çekten bahsedilmediği, ayrıca 26.11.2013 tarihli bilirkişi raporunda da davacının ticari defterlerinde çek ödemelerine ilişkin herhangi bir kaydın bulunmadığının belirtildiği, tüm bu sebepler neticesinde, davacı...'nın davalıya teminat olarak 35.009 USD bedelli iki adet çek verdiği iddiasını kabul etmediği, bu nedenle bu bedelin iadesini talep edemeyeceği kanaatine varıldığı, Birleşen İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas Sayılı Dosyası Açısından; Birleşen davanın davacısı ...'nın birleşen davanın davalısı...'nın markasının haksız olarak kullanıldığını, bu sebeple sözleşmede kararlaştırılan cezai şartların tahsilini, davalı...'nın haksız rekabete yönelik fiillerinin tespitini ve men'ini, davalı...'nın verdiği zararın şimdilik 1.000 TL'sinin tahsilini talep ettiği, taraflar arasındaki sözleşmenin IV.A-8 maddesinde, ” Franchisee sözleşmenin feshi halinde şirket ise şirket ortaklarının tümünün ve üçüncü dereceye kadar kan ve sihri akrabaları, şahıs ise şahsın kendisi ve üçüncü dereceye kadar kan ve sıhri akrabaları sözleşmedeki adreste veya Türkiye genelinde herhangi bir ... şubesi açamaz, herhangi bir ... kelimesi ve içinde ... kelimesi geçen bir cümle ile ilgili hiçbir işletme açamaz. ...'nın şu anda imal ettiği ve satışa SUNDUĞU mamullerinin ve üreteceği mamullerinin hiçbirini taklit edemez, bunlara benzer hiçbir üretim yapamaz. Franchise bu halde sözleşmenin feshinden sonra ...'yla ilgili ve diğer ... çeşitlerini ve tavuk ürünlerini kapsayan bir iş yeri açmamayı, eğitimde gösterilen ve ticari sır mahiyeti taşıyan bu ürünleri her ne surette olursa olsun fesihten sonra kullanmamayı kabul ve taahhüt eder. Franchisee'nin buna aykırı davranışının tespiti halinde sözleşme fesih edilmiş olsa bile 100.000 Euro cezai şart ödemeyi kabul ve taahhüt eder.” İfadelerinin yer aldığı, bu hususun taraflar arasındaki sözleşmenin V. maddesinde de tekrar vurgulandığı, davalı...'nın haksız rekabete ilişkin fiilleri Konya ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ...D.İş numaralı dosyasındaki tespitler şu şekilde olduğu “ Davalı tarafın adresinde tespit edilen tasarımlar müvekkile ait aynı nitelikteki tasarımlar ve tasarım hakları yönünden 554 sayılı KHK'nın 48 ve 48/A-c maddelerinin ihlali niteliğindedir ve 554 sayılı, KHK anlamında davalı tarafın — eylemleri taklit, tecavüz ve iltibas oluşturmaktadır. Davalı tarafın müvekkile ait markaları aynen kullanması 956 sayılı KHK anlamında marka hakkına iltibas ve tecavüz oluşturmaktadır. Davalı tarafın Franchising sözleşmesi fesih ettiğini bildirmesine rağmen müvekkile ait marka ve tasarımları kullanmayı sürdürmesi haksız rekabet oluşturmaktadır.” dosya kapsamındaki mevcut bilgi ve belgeler incelendiğinde, davacıların taraflar arasında akdedilen Franchising sözleşmesinin IV:A-8 maddesinde yer alan cezai şarta ilişkin şartlar gerçekleştiği, gerçekten de özellikle tespit dosyasında yer alan marka kullanım hakkından gerekse Franchisee sözleşmesinden kaynaklanan haklarına aykırı davrandığı tespit edildiğinden, sözleşmeye aykırı bu davranışı nedeniyle sözleşmede kararlaştırılan cezai şart bedellerini ödemesi gerektiği, davalının fiillerinin haksız rekabet şeklinde değerlendirilebileceği, haksız rekabetin men'ine ilişkin değerlendirmenin ise Sayın Mahkemenin takdirine bırakılabileceği kanaatine varıldığı, maddi tazminat konusunda ise davacının dosyaya, maruz kaldığı zararları ispat eder nitelikte deliller sunması gerekmekte olup dosya münderecatında bu yünde herhangi bir delil bulunmadığından davacının bu konudaki talebi hakkındaki değerlendirmenin Sayın Mahkeme'ye ait olduğu kanaatine varıldığı, Birleşen İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...E. Sayılı Dosyası Açısından; İşbu davada davacı ..., ... ve ...'ya karşı İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...E. sayılı dosyasında yer alan taleplerini ileri sürdüğü, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinde ...'nın kefil, ...'nın da dava dışı...'nın temsilcisi sıfatıyla sözleşmeleri imzaladığının görüldüğü, bu sebeple ...'nın şahsi olarak cezai şart ve sair taleplerden dolayı herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı kanaatine varıldığı, öte yandan diğer davalı ... da kefil sıfatı ile sözleşmeyi akdettiği, ancak sözleşmede, kefaletin geçerlilik şartı olan “kefalet miktarının elle yazılması” unsurunun yer almadığının görüldüğü, buna ek olarak 6098 sayılı 'BK'nın 589. Maddesinde, kefilleri ceza koşullarından sorumlu olduğuna dair hükümlerin kesin olarak geçersiz olduğunun belirtildiği, her ne kadar dava konusu sözleşmeler 2006 yılına ait olsa da, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 3. Maddesinde yer alan “ Türk Borçlar Kanunu hükümleri, yürürlüğe girdiği tarihten başlayarak, daha önce gerçekleşmiş olsalar bile, içerikleri tarafların iradeleri gözetilmeksizin doğrudan doğruya kanunla belirlenmiş işlem ve ilişkilere uygulanır.” hükmü gereğince, TBK'nın 589. maddesinin yürürlüğe girmeden önceki tarihlere ait işlemlere de uygulanması gerektiği düşünülmektedir. Bu sebeple de davalı ...'nın ceza koşullarından sorumlu olmayacağı kanaatine varıldığı, öte yandan haksız rekabete ilişkin fiillerin dava dışı ... Gida tarafından gerçekleştirilmesi sebebiyle davalıların bu taleplerden dolayı herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını düşünüldüğü, maddi tazminat konusunda ise davacının dosyaya, maruz kaldığı zararları ispat eder itnelikte deliller sunması gerekmekte olup dosya münderecatında bu yönde herhangi bir delil bulunmadığından davacının bu konudaki talebi hakkındaki değerlendirmenin Sayın Mahkeme'ye ait olduğu şeklinde mütalaa edilmiştir.
3. Bilirkişi Heyeti 1. Ek Raporu: İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi’ne yazılan istinabe üzerine alınan 20.09.2017 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; Davalı - Karşı Davacı ...'nın kök rapora İtirazları açısından; Davalı- karşı davacı ..., davacı...'nın fesih iradesini işbu davayı ikame ettiği dava dilekçesi ile öne sürdüğünü, 19.07.2010 tarihli ihtarnamesinde fesih işlemini gerçekleştirmediğini belirttiği, bu yöndeki taraf iddiaları ve değerlendirmelerimiz hakkındaki nihai takdir Sayın Mahkeme'ye ait olmakla birlikte,...'nın ...'ya keşide ettiği Konya .... Noterliği'nin 19.07.2010 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile taraflar arasındaki sözleşme ilişkisini feshettiği düşünülmekte, özellikle ihtarnamede yer alan “ Müvekkil şirket, adınıza tescilli markayı kullanmaktan vazgeçtiği ve aranızda vaki olan ticari ilişki sona ermesine binaen, tarafınıza teminat olarak verilen para ve çeklerin iadesi gerekmektedir.” ifadelerinin fesih iradesini ortaya koyduğu sonucuna varıldığı, davalı — karşı davacı ..., savcılık şikayeti sonucunda verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararının davacıların yapmış olduğu fesih işlemini haklı hale getirmeyeceğini; zira davacı...'nın, ...'nın muvafakatini almadan ve ...'nın koşullarını karşılamadan ve sözleşme yapmaksızın işletmesi sebebiyle bu şikayeti gerçekleştirdiğini ifade ettiği, dosya içeriğinde yer alan Konya C.Başsavcılığı'nın ... sor. nolu dosyasına sunulan ve Marka ve Patent Vekili ... tarafından tanzim olunan 16.08.2010 tarihli bilirkişi raporun sonuç bölümünde 26.08.2009 tarihinden düzenlenmiş olan ... Grubu Franchisee Ziyaret Formu başlıklı belge 2 sayfadan ibaret olup içeriğinde Konya ... Şubemiz şeklinde başlamakta ve müşteki şirketin bölge yöneticisinin imzasını taşıdığı, bu ziyaret formu içeriğine göre müşteki şirketin savcılık kanalı ile tespit yapıları işbu dosyaya konu ... Şubesinin açılışından ve çalışmasından haberdar olduğu, rızası ve muvafakatinin bulunduğu, ayrıca dosya içinde yer alan ve müşteki tarafından bastırıldığı beyan olunan broşürlerin kısımlarında ülke genelinde ve Konya'da yer alan bayiler ismi ve listesinin var olduğu, bu listede..., ..., ..., ... ve ... bayilerinin yazılı olduğu, ibraz olunan belgeler karşısında, adresinde tespit yapılmış olan ... Şubesi'nin müştekinin izni ve onayı ile açılmış olduğu, bu hususların ziyaret formu ve broşürler ile teyit edildiği, bu haliyle şüphelinin eylemlerinin 556 sayılı KHK ve 554 Sayılı KHK hakkının ihlali olarak değerlendirilemeyeceği, müştekinin marka ve tasarım haklarının ihlal edilmediği, ayrıca şüphelinin eylemlerinin Franchising sözleşmesinin ihlali veya TTK. 57/5 ve 64. Maddeler kapsamında haksız rekabet de oluşturmayacağı kanaatine varılmıştır.” ifadelerinin yer aldığı, bu tespit ve ifadelerden de sonra mezkur dosyada kovuşturmaya yer olmadığı yönünde karar verildiği, bahse konu şikayetin, mezkur bilirkişi raporunda ifade edildiği üzere “...” şubesine ilişkin olduğu, şikayetçi (asıl davada davalı) olan ...'nın şikayetinin yerinde olmadığı, dosyada mübrez broşür ve el ilanlarından şüpheli işbu davanın davacısı (...) eylemlerinden haberdar olduğu ve buna muvafakatinin olduğu görülmüş, böylece tarafların Konya ... AVM, Konya ... ve ... olmak üzere 3 adet yer için franchising ilişkisinin var olduğu anlaşıldığından davalı-karşı davacı ...'nın, soruşturma dosyasına ve 04.06.2010 tarihli iddianamesine konu ettiği maddi vakıa ve savların hukuka uygun olmadığı tespit edildiğinden bu nitelikteki savlarla ceza şikayeti yapılmasının, davacı yönünden haklı nedenle fesih sebebi oluşturabileceği, zira davalının muvafakat ettiği, broşür ve el ilanlarında varlığını ve işlerliğini bizzat kendisinin ilan ettiği bir şubenin çalışmasını haksız rekabet olarak ihtarname ve şikayet konusu yapmasının taraflar arasındaki sözleşme ilişkisine aykırı olabileceğinin düşünüldüğü, davalı —- karşı davacı ..., dava dilekçesinde yer alan masraflar ve malzemelerin, bilirkişi raporumuzda ele alınan faturalar ile herhangi bir bağının olmadığını belirtmiş, bunların davacının uhdesinde kalmaya devam ettiğini, davacının buradan yarar sağladığını belirttiği, ancak bu itirazın raporumuzda yer alan tespitleri değiştirmeyeceği kanaatine varıldığı, zira işbu faturalarda yer alan giderlerin, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi nedeniyle yapıldığının düşünüldüğü, o halde davacının bu giderleri talep edebilmesi gerektiği, ancak bu giderlerden, malzeme ve tefrişatın taraflar arasındaki sözleşmenin ayakta kaldığı süre boyunca oluşacak amortisman giderlerinin düşülmesi gerektiği, davalı — karşı davacı ..., kendileri açısından da kar mahrumiyetin hesaplaması yapılmasını talep etmiş ise de; dosyada bu yönde bir değerlendirme yapmaya yarar herhangi bir delil bulunmadığından bu itirazın nihai değerlendirmesinin Sayın Mahkeme'ye ait olduğu, davacı...'nın İtirazları Açısından; Davacı..., davaya konu çeklerin teminat olarak verildiğini iddia ettiği, davacı yan bilirkişi raporumuza itirazında çeklerin tarihi geçtikten sonra tahsil kabiliyeti kalmayacağından teminat vasfını da kaybolacağını, dolaysıyla davalıya verilen çekin tahsil edilerek teminatın nakit olarak verildiğini belirttiği, öncelikle bu bedellerin tahsil edilerek davalı ...'ya nakit olarak verildiğini ortaya koyan herhangi bir belge yahut kayıt bulunmadığı, bu nedenle davacı...'nın bu iddiasını ispatlayamadığı kanaatine varıldığı, öte yandan davacı... dava dilekçesinin ekinde sunduğunu belirttiği belge ile davalıya teminat çeki verdiğini ispat ettiğini ifade ettiği, ancak işbu belge incelendiğinde çekin numarasının ... olduğunun görüldüğü, dosyada yer alan çek suretleri incelendiğinde bu numaralı bir çekin bulunmadığı bu nedenle de nihai takdiri Sayın Mahkeme'ye ait olmakla birlikte, bu belgenin de davacının davalıya teminat çeki verdiği yönündeki iddiasını kanıtlayacak mahiyette olmadığı kanaatine varıldığı, yine davacı, dava dilekçesinin ekindeki 6 nolu belgenin davaya konu çekleri teminat olarak verdiğini ifade ettiği, ancak dava dilekçesinin 5 nolu ekinde yer alan çek numarası ile 6 nolu belgede yer alan çek numaraları tamamen birbirinden farklı olduğu, böylece 6 nolu belgede yer alan çeklerin davalı ...'ya teminat olarak verildiğini ortaya koyan herhangi bir belge bulunmadığı, bu nedenle, davacının davaya konu çekleri teminat olarak verdiğine dair iddialarını kanıtlayamadığı, bu doğrultuda ve bu gerekçe ile davalı ...'dan herhangi bir talepte bulunamayacağı,..., birleşen İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...E. sayılı dosyası açısından yaptığımız tespitlere de itiraz etmiş ve taraflarınca sözleşmenin feshedildiğini, fesih ihtarnamesinin ...'ya 02.08.2010 tarihinde tebliğ edildiğini, ancak ...'nın bu tarihten sonra da...'ya mal göndermeye devam ettiğini, dosyada yer alan faturalardan bu hususun tespit edilebileceğini, mal gönderme işleminin en son faturanın tarihi olan 12.10.2010 tarihine kadar devam ettiğini belirttiği,...'nın işbu iddia ve itirazlarından sonra İzmir ... Asliye Ticaret Mahkeme'sinin ...E sayılı dosyasının yeniden incelendiği, dosya yeniden ele alındığında, fesih tarihinden sonra ...'nın...'ya mal göndermeye devam ettiği, yirmiyi aşkın fatura kestiğinin görüldüğü, davacı ..., bu gönderimleri yapar iken cezai şart talep etme hakkını saklı tuttuğunu betirtmediği, öte yandan işbu tespite dayanak olan Konya ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... sayılı D.İş dosyasında yer alan raporda da ifade edildiği üzere,...'nın haksız rekabet oluşturan fiilleri gerçekleştirmeye devam ettiği tespit edildiği, üstelik bu dosyanın ikame edilme tarihi 24.11.2010 olup, ...'nın...'ya son mal gönderme tarihinin ise 12.10.2010 olduğu, bu nedenle ...'nın...'ya mal göndermeyi kestikten sonra...'nın haksız rekabet oluşturan fiillere devam ettiğinin açık olduğu, ancak bu haksız rekabet karşısında, taraflar arasındaki sözleşmenin IV.A-8 maddesinde yer alan cezai şart bedelinin istenemeyeceği, zira sözleşmenin feshinden sonra bu talebin ileri sürülemeyeceği, ileri sürülebilse dahi ...'nın...'ya mal göndermeye devam ederek bu hakkından vazgeçtiği, ...'nın haksız rekabet oluşturan bu eylemler neticesinde...'dan haksız rekabet sebebiyle uğradığı zararı talep edebileceği, bunun da 12.10.2010 tarihinden sonraki zararlara ilişkin olabileceği sonuç ve kanaatine varıldığı, Davacı...'nın sözleşme ilişkisini haklı olarak feshettiği, bu nedenle davacı...'nın dava dosyasına ibraz ettiği masraflara ait faturalara göre; 7.578,93 TL tutarındaki masrafların iadesini talep edebileceği, TCMB verilerinden 12.10.2010 tarihi itibariyle avans faizi oranının %16,00 olduğu görüldüğünden, davacının belirlenen 7.578,93 TL asıl alacağına 12.10.2010 tarihinden itibaren %16,00 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği, davacının yoksun kaldığı kar miktarına ilişkin değerlendirimenin ise tarafların ticari defterlerinin yerinde incelenmesi ile yapılabileceğinden konu hakkında herhangi bir görüş bildirmenin mümkün olmadığı, davacı...'nın teminat olarak verdiğini iddia ettiği 35.000 USD tutarındaki çeklerin iadesini talep edemeyeceği, Birleşen davalardan İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...E. Sayılı dosyası açısından Davalı ... cezai şarta ilişkin bedellerden sorumlu olacağı,...'nın fiillerinin haksız rekabet oluşturduğu, haksız rekabetin men'ine ilişkin talebin değerlendirmesinin Sayın Mahkeme'ye ait olduğu; maddi tazminat açısından ise davacının fesih tarihinden sonra davalıya yirmiyi aşkın fatura kesip malzeme göndermeye devam etmesi, son faturanın 12.10.2010 tarihli olduğu, tazminat talebini 12.10.2010 tarihinden sonraki fiiller için ileri sürülebileceği; ancak davacının dosyaya maruz kaldığı zararları ispat eder nitelikte deliller sunması gerekmekte olup dosya münderecatında bu yönde herhangi bir delil bulunmadığından bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılamadığı, sair hususlar açısından ise 12.06.2017 tarihli bilirkişi kurulu raporumuzdaki tespitlerinin tekrarlanabileceği mütalaa edilmiştir.
3. Bilirkişi Heyeti 2. Ek Raporu: İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi’ne yazılan istinabe üzerine alınan 20.09.2017 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; Davacının 2006-2007-2008-2009-2010 yıllarına ilişkin tutmakla yükümlü olduğu ticari defterlerinin TTK hükümlerine uygun tutulmadıkları anlaşılmakla; (Yevmiye ve envanter defterlerinin kapanış tasdikleri yaptırılmaması nedeniyle) ticari defterlerinin birbirini teyit ettiğini söylemenin mümkün olmadığı görülmekle, delil kabiliyetlerinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, davalı şirket tarafından ibraz edilen 2010 yılına ilişkin ticari defterlerinin;TTK. madde 54, 66 (eski TTK. madde 69, 70/son 72/3) ve V.U.K. madde 220 — 226'ya göre yevmiye açılış ve yevmiye defterinin kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı, ancak defteri kebir ve envanter defterlerinin ise dava dosyasına sunulmadığı görülmekle; Davalının tutmakla yükümlü olduğu 2010 yılına ait tüm yasal ticari defterlerin birbirlerini teyit ettiğini söylemenin mümkün olmadığı, delil kabiliyetlerinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, davacıya ait 2006 yılına ait açık hesap ekstresine göre; Tarafların 135.923,29 TL tutarda açık hesap ilişkilerinin olduğu, davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkinin davacının 10.07.2006 tarihinde şirketin davalı ile olan ticari ilişkisine, davacının davalıdan 10.07.2006 tarihli 9.595,00 TL dekont ile borçlu olarak başladığı, davalının faturaları ve davacının ödemeleri sonrasında 31.12.2006 tarihli ... no.lu yevmiye kapanış maddesine göre; Davacının davalıya 20.875,46 TL borçlu olarak 2007 yılına devir ettiği, Davacıya ait 2007 yılına ait açık hesap ekstresine göre; Tarafların 282.350,20 TL tutarda açık hesap ilişkilerinin olduğu, davacının 01.01.2007 açılış tarihinde 20.875,46 TL davalıya burçlu olarak mali yıla başladığı, davalının faturaları ve davacının ödemeleri sonrasında 31.12.2007 tarihli ... no.lu yevmiye kapanış maddesine göre; davacının davalıya 1.077,95 TL borçlu olarak 2008 yılıma devir ettiği, davacıya ait 2008 yılına ait açık hesap ekstresine göre; tarafların 240.758,71 TL tutarda açık hesap ilişkilerinin olduğu, davacının 01.01.2008 açılış tarihinde 1.077,95 TL davalıya borçlu olarak mali yıla başladığı, davalının faturaları ve davacının ödemeleri sonrasında 31.12.2008 tarihli ... no.dlu yevmiye kapanış maddesine göre; davacının davalıya 9.414,20 TL borçlu olarak 2009 yılına devir ettiği, davacıya ait 2009 yılına ait açık hesap ekstresine göre; Tarafların 319.557,36 TL tutarda açık hesap ilişkilerinin olduğu, davacının 01.01.2009 açılış tarihinde 9.414,20 TL davalıya borçlu olarak mali yıla başladığı, davalının faturaları ve davacının ödemeleri sonrasında 31.12.2009 tarihli ... no.lu yevmiye kapanış maddesine göre, Davacının davalıya 8.391,34 YL borçlu olarak 2010 yılına devir ettiği, davacıya ait 2010 yılına ait açık hesap ekstresine göre; Tarafların 106.337,18 TI tutarda açık hesap ilişkilerinin olduğu, davacının 01.01.2010 açılış tarihinde 8.391,34 TL davalıya borçlu olarak mali yıla başladığı, davalının faturaları ve davacının ödemeleri sonrasında; Davalının davacıya 13.10.2010 tarih ... no.lu 2.986,29 TL fatura kesmesi ile, 31.12.2010 tarihli ... nolu yevmiye kapanış maddesine göre; Davacının davalıya herhangi bir borç/alacak bakiyesi görülemediği, diğer bir deyişle açık hesabının kapandığı, davalıya ait 2006 yılına ait ... cari hesap kadlu (Konya/...) açık hesap ekstresine göre; tarafların 94.488,38 TL tutarda açık hesap ilişkilerinin olduğu, davalının davacıya 31.07.2006 tarihli 18.228,80 TL fatura ile ticari ilişkinin başladığı, davalının faturaları ve davacının ödemeleri sonrasında 31.12.2006 tarihinde; davalının davacıdan 14.309,20 TL alacaklı olarak 2007 yılına devir ettiği, davalıya ait 2006 yılına ait ... cari hesap kodlu (Konya/...) açık hesap ekstresine göre; tarafların 76.592,09 TL tutarda açık hesap ilişkilerinin olduğu, davalının davacıya 05.08.2006 tarihli 5.144,50 TL fatura ile ticari ilişkinin başladığı, davalının faturaları ve davacının ödemeleri sonrasında 31.12.2006 tarihinde; davalının davacıdan 6.644,38 TL alacaklı olarak 2007 yılına devir ettiği, buna göre; Davalırın Konya/ ... hesabında 14.309,20 TL ve Konya/... adresinde 6.344,38 TL olmak üzere toplamda davacıdan 20.653,58 TL alacaklı olduğu, davalının 2006 yılında ; Konya/... açık hesabında davacıya 30 adet fatura ile 94.488,38 TLve Konya/... hesabında 20 adet ve 76.592,09 TL olmak üzere toplamda 50 adet fatura karşılığında 171.080,47 TL fatura kestiği, 2007 Yılında;davalıya ait 2007 yılına ait (...) açık hesap ekstresine göre; tarafların 221.014,15 TL tutarda açık hesap ilişkilerinin olduğu, davalının 01.01.2007 açılış tarihinde 14.309,20 TL alacaklı olarak mali yıla başladığı, davalının faturaları ve davacının ödemeleri sonrasında 31.12.2007 tarihinde; Davalının davacıdan 871,76 TL alacaklı olarak 2008 yılına devir ettiği, davalıya ait 2007 yılına ait (Konya/...) açık hesap ekstresine göre; Tarafların 66.524,14 TL tutarda açık hesap ilişkilerinin olduğu, davalının faturaları ve davacının ödemeleri sonrasında 31.12.2007 tarihinde; davalının davacıdan 206,19 TL alacaklı olarak 2008 yılına devir ettiği, buna göre; Davalının Konya/... hesabında 871,76 TL ve Konya/... adresinde 206,19 TL olmak üzere toplamda davacıdan 20.553,58 TL alacaklı olduğu, davalımın 2007 yılında ; Konya/... açık hesabında davacıya 57 adet fatura ile 206.704,95 TL ve Konya/... hesabınıda 24 adet ve 59.879,76 TL. - 3 adet 909,49 TL iade alım fat, olmak üzere toplamda 81 adet fatura karşılığında (206.704,95 * 59.879,76 - 909,49 TL-) 265.675,22 TL fatura kestiği, 2008 Yılında; davalıya ait 2008 yılına ait (...) açık hesap ekstresine göre; Tarafların 143.737,84 TL tutarda açık hesap ilişkilerinin olduğu, davalının 01.01.2008 açılış tarihinde 871,76 TL alacaklı olarak mali yıla başladığı, davalının faturaları ve davacının ödemeleri sonrasında 31.12.2008 tarihinde; davalının davacıdan 7.243,64 TL alacaklı olarak 2009 yılına devir ettiği, davalıya ait 2008 yılına ait (Konya/...) açık hesap ekstresine göre; Tarafların 105.801,07 TL tutarda açık hesap ilişkilerinin olduğu, davalının faturaları ve davacının ödemeleri sonrasında 31.12.2008 tarihinde; davalının davacıdan 9.503/01 TL alacaklı olarak 2009 yılına devir ettiği, buna göre; davalının Konya/... hesabında 7.243,64 TL ve Konya/... adresinde 9.503,01 TL olmak üzere toplamda davacıdan 16.746,65 TL alacaklı olduğu, davalıya ait 2009 yılına ait (Konya/...) açık hesap ekstresine göre; Tarafların 61.804,26 TL tutarda açık hesap ilişkilerinin olduğu, davalının 01.01.2009 açılış tarihinde 7.243,64 TL alacaklı olarak mali yıla başladığı, davalının faturaları ve davacının ödemeleri sonrasında 31.12.2009 tarihinde; davalının davacıdan 1.253,29 TL alacaklı olarak 2010 yılına devir ettiği, davalıya ait 2009 yılına ait (Konya/...) açık hesap ekstresine göre; Tarafların 265.989,19 TL tutarda açık hesap ilişkilerinin olduğu, davalının faturaları ve davacının ödemeleri sonrasında 31.12.2009 tarihinde; davalının davacıdan 14.742,69 TL alacaklı olarak 2010 yılına devir ettiği, buna göre; Davalının Konya/... hesabında 1.253,29 TL ve Konya/... adresinde 14.742,69 TL olmak üzere toplamda davacıdan 15.995,98 TL alacaklı olduğu, Asıl Davada Yönünden İncelemeler: Sayın Mahkeme'nin takdirinde olmak üzere; Davacının kar mahrumiyeti, 63.800,00 TL masraf bedeli talebi, 35.000,00 USD alacak talebi ve davacılardan ...'ya 50.000,00 TL manevi tazminat ödenmesi talepleri yönünden; Davacı ... ile davalı ... arasındaki franchaise ilişkisinin 21.06.2006 tarihinde başladığı ve sözleşme süresinin 5 yıl olduğu, buna göre; Sözleşme fesih edilmeseydi tarafların 21.06.2011 tarihine kadar ticari ilişkilerinin olacağı, davacının yıllar itibariyle kar/zarar durumunun sözleşmenin başladığı 21.06.2006 tarihi ile sözleşmenin fiilen yürürlükte kaldığı 13.10.2010 tarihine kadar (Davalı ... tarafından 13.10.2010 tarihinde davacı ...'e en son satış faturası düzenlendiğinden) geçen 1.573 günlük sürede 40.152,89 TL kar elde ettiği, bu karın 1573 güne bölünmesi ile; Davacının (40.152,89 TL/1573 gün-) 25,53 TL günlük kar elde ettiği, normal sözleşme süresinde 1.825 gün (5 yıl x 365 gün) süreden - 1.573 gün sözleşmenin fiilen yürürlükte kaldığı gün çıkarıldığında 252 gün kalan normal sözleşme süresi olduğu, buna göre Sayın Mahkeme'nin kabulü halinde; davacının 252 gün x 25,53 TL/gün karı * olmak üzere davalıdan 6.433,56 TL kar kaybı olabileceği, davacı ... tarafından dava dilekçesinde 63.800,00 TL masraf yapıldığı beyan edilse de;... vekili tarafından sunulan delil listesindeki Ek-7 de davacının masrafları olarak ibraz edilen toplamda 12.298,21 TL * 2213,68 TL KDV olmak üzere 14.511,89 TL 4 adet faturaların; KDY öncesi 12.298,21 TL alım masrafına %20 genel amortisman (yıpranma kullarım bedelleri) tabi tutulması ile - 4.719,28 TL düşülmesi halinde davacının talep edebileceği zararın 7.578,93 TL olacağının hesaplandığı, davacı tarafından dosyaya ibraz edilen Ek-5 olarak ibraz edilen belgede; ... nolu “boş” olarak verildiği beyan edilen çekin; davacının açık hesaptan borcu olmaması ve aradaki ticari ilişkinin filen sona erdiği göz önüne alındığında; Davalı tarafından davacıya iade edilip feshedilmemesi veya çekin iptal edilip edilmemesi hususlarının takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu, açıklanan sebeplerle davacı..., davaya konu çeklerin teminat olarak verildiğini iddia ettiği, davacı yan bilirkişi raporumuza itirazında çeklerin tarihi geçtikten sonra tahsil kabiliyeti kalmayacağından teminat vasfının da kaybolacağını, dolaysıyla davalıya verileri çekin tahsil edilerek teminatın nakit olarak verildiğini belirttiği, öncelikle bu bedellerin tahsil edilerek davalı ...'ya nakit olarak verildiğini ortaya koyan herhangi bir belge yahut kayıt bulunmadığını, bu nedenle davacı...'nın bu iddiasını ispatlayamadığı, öte yandan davacı... dava dilekçesinin ekinde sunduğunu belirttiği belge ile davalıya teminat çeki verdiğini ispat ettiğini ifade ettiği, ancak işbu belge incelendiğinde çekin numarasının... olduğu dosyada yer alan çek suretleri incelendiğinde bu numaralı bir çekin bulunmadığı bu nedenle, davacının davaya konu çekleri teminat olarak verdiğine dair iddialarını kanıtlayamadığı, bu doğrultuda ve bu gerekçe ile davalı ...'dan herhangi bir talepte bulunamayacağı, uğramış olduğu haksızlık ve ticari itibarının zedelenmesi sebebiyle 50.000,00 TL manevi tazminat ödenmesi hususunun takdiri ve miktarı belirlenmesi hususunun takdiri delillerle doğrudan temas eder Sayın Mahkeme'ye ait olduğu, birleşen davalar yönünden davalının yıllar itibariyle kar/zarar durumunun sözleşmenin başladığı 21.06.2006tarihi ile sözleşmenin fiilen yürürlükte kaldığı 13.10.2010 tarihine kadar geçen 1573 günlük sürede 7.032.153,71TL kar elde ettiği, bu karın 1573 güne bölünmesi ile; Davalının (7.032.153,71 TL/1573 gün-) 4.470,54 TL günlük kar elde ettiği, buna göre, davalı ...'nın davacı ...'den 21.06.2006-13.10.2010 sözleşmenin fiilen yürürlükte olduğu süreçte toplamda 71.054,61 TL kar elde ettiği, normal sözleşme süresinde 1.825 gün süreden - 1.573 gün sözleşmenin fiilen yürürlükte kaldığı gün çıkarıldığında 245 gün normal sözleşme süresi kaldığı, tespite dayanak olan Konya ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... sayılı D.İş dosyasında yer alan rapora göre;...'nın haksız rekabet oluşturan fiilleri gerçekleştirmeye devam ettiği tespit edildiği, bu dosyanın ikame edilme tarihi 24.11.2010 olduğu görülmekle birlikte; ...'nın...'ya son mal gönderme tarihi ise 13.10.2010 olduğu (Ek raporda 12.10.2010 tarihi olarak sehven belirlense de taraflarını ticari defter incelemelerinde 13.10.2010 tarihi olduğu görülmektedir) bu nedenle ...'nın...'ya 13.10.2010 tarihli mal göndermeyi kestikten sonra...'nın asgariden 24.11.2010 tarihine kadar olan 42 gün sürede haksız rekabet oluşturan fiillere devam ettiği, buna göre Sayın Mahkeme'nin kabulü halinde; Davalı ...'nın haksız rekabetten kaynaklı, 42 gün x 45,17 TL gün karı olmak üzere davacı ...'den 1.897,14 TL maddi tazminat kaybı olabileceği, sonuç olarak asıl dava açısından; davacı...'nın sözleşme ilişkisini haklı olarak feshettiği, bu nedenle davacı...'nın 13.10.2010 tarihine göre (...'nın...'ya son mal gönderme tarihi) hesaplanan 6.433,56 TL kar kaybı ve 7.578,93 TL masraf/zarar olmak üzere 14.012,49 TL alacak talep edebileceği, TCMB verilerinden 13.10.2010 tarihi itibariyle avans faizi oranının %16,00 olduğu görüldüğünden, davacı ...'in belirlenen 14.012,49 TL asıl alacağına 13.10.2010 tarihinden itibaren %16,00 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği, faizin infaz aşamasında hesaplanması gerektiği, davacı...'nın teminat olarak verdiğini iddia ettiği 35.000 USD tutarındaki çeklerin iadesini talep edemeyeceği, ancak davacı tarafından dosyaya ibraz edilen Ek-5 olarak şerh edilen belgede, ... no.lu "boş" olarak verildiği davacı tarafında beyan edilen çekin; Davacının açık hesaptan borcu olmaması ve aradaki ticari ilişkinin sona erdiği göz önüne alındığında; davalı tarafından davacıya iade edilip edilmemesi veya çekin iptal edilip edilmemesi hususlarının takdiri Sayın Mahkeme'nize ait olduğu, davacı ...'ya 50.000,00 TL manevi tazminat ödenmesi talebi açısından; uğramış olduğu haksızlık ve ticari itibarının zedelenmesi sebebiyle 50.000,00 TL manevi tazminat ödenmesi hususunun takdiri ve miktarı belirlenmesi hususunun takdirinin Sayın Mahkeme'ye ait olduğu, Birleşen davalardan İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyası açısından; Davalı...'nın cezai şarta ilişkin bedellerden sorumlu olacağı, ...'nın fiillerinin haksız rekabet oluşturduğu, haksız rekabetin men'ine ilişkin talebin değerlendirmesinin Sayın Mahkeme'ye ait olduğu; maddi tazminat açısından ise davacının fesih tarihinden sonra davalıya yirmiyi aşkın fatura kesip malzeme göndermeye devam etmesi, son faturanın 13.10.2010 tarihli olduğu, tazminat talebini 13.10.2010 tarihinden 24.11.2010 tarihine kadar ileri sürülebileceği; Davacı ...'nın davalı...'dan alacağı (haksız rekabetten kaynaklanan) olarak hesaplanan 1.897,14 TL alacağına 24.11.2010 tarihinden itibaren avans faizi yürütülebileceği, Birleşen İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...E. sayılı dosyası açısından;Davalı ...'nın dava konusu taleplerden dolayı herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı, diğer davalı ...'nın kefaletinin ise geçersiz olması sonucu cezai şartlardan, haksız rekabete ilişkin fiillerin dava dışı... tarafından gerçekleştirilmesi sebebiyle de haksız rekabetin tespiti ve mer'ine ilişkin taleplerden sorumlu olmayacağı, sair hususlar açısından ise 12.06.2017 tarihti bilirkişi kurulu raporumuzdaki tespitlerinin tekrarlanabileceği mütalaa edilmiştir.
3. Bilirkişi Heyeti 3. Ek Raporu: İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi’ne yazılan istinabe üzerine alınan 19/06/2023tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle;Davacı...'nın 2006-2007-2008-2009-2010 yıllarına ilişkin tutmakla yükümlü olduğu ticari defterlerinin TTK hükümlerine uygun tutulmadıkları anlaşılmakla; (Yevmiye ve envanter defterlerinin kapanış tasdikleri yaptırılmaması nedeniyle) ticari defterlerinin birbirini teyit ettiğini söylemenin mümkün olmadığı görülmekle, delil kabiliyetleri sayın mahkemenin takdirinde olduğunu, davalı ... tarafından 2006-2007-2008 ve 2009 yıllarına ait ticari defterler sunulmadığını, davalının 2010 yılına ilişkin tatmakla yükümlü olduğu ticari defterlerinin TTK hükümlerine uygun tutulmadıkları anlaşılmakla, (defteri kebir ve envanter defterleri ibraz edilmediğinden) ticari defterlerinin birbirini teyit ettiğini söylemenin mümkün olmadığı görülmekle, delil kabiliyetleri sayın mahkemenin takdirinde olduğunu, asıl dava yönünden incelemeler, davacının kar mahrumiyeti yönünden talebi yönünden (4.595,40-TL), sözleşmenin fiilen feshinden sonra asıl da6vada davacı şirketin aynı koşullarla yeni bir sözleşme yapma süresi olarak makul sürenin 6 ay olabileceği mütalaa edilmektedir. Bu durumda 6 ay yeni sözleşmenin yapılabileceği makul süre olduğunu, davacının 180 gün x25,53 TL/gün karı= olmak üzere davalıdan 4.595,40-TL kar kaybı olabileceği hesaplanmakla birlikte nihai kararın mahkemeye ait olduğunu, davacının masraf talepleri (demirbaş faturaları) talebi açısından (7.578,49-TL ),... vekili tarafından sunulan delil listesinde davacının yapılan demirbaş masrafların ait ibraz edilen faturalar içeriğinde ilgili faturalarında yer aldığı fark edildiğini, davacının 85.307,22-TL olan davalının ... dükkanında yapılan masraflarının % 20 genel amortisman (yıpranma/kullanım bedeline) tabi tutulması gerektiğini, bu halde ilgili faturalarda hesaplamaya katılması ile bu nedenle sayın davacı vekili tarafından itiraz edilen faturalar hesaplamaya katılması ile, davacı vekili tarafından itiraz edilen faturalar hesaplamaya katılması ile KDV öncesi 85.307,22-TL alım masrafından yıllar itibariyle % 20 genel amortisman (yıpranma/kullanım bedeline) tabi tutulması ile toplam 77.728,49-TL amortisman tutarı düşülmesi halinde davacının talep edebileceği zarar 7.578,93-TL olacağı hesaplandığını, davacı...'nın sözleşme ilişkisini haklı olarak feshettiği, bu nedenle davacının belirtilen 4.595,40-TL ve belirtilen 7.578,93-TL 'nin toplanması toplamda 12.174,83-TL alacak talep edebileceğini, bu halde TCMB verilerinden 13.10.2010 tarihi itibariyle avans faizi oranının % 16,00 olduğu görüldüğünü, davacı ...'in belirlenen 12.174,83-TL asıl alacağına 13.10.2010 tarihinden itibaren % 16,00 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceğini, faizin infaz aşamasında hesaplanması gerektiğini, davacının 35.000,00 USD ödenen çek bedeli iadesi talebi açısından, davacı vekili tarafından 2 ek raporda beyan edilen, davacı yan bilirkişi raporumuza itirazında çeklerin tarihi geçtikten sonra tahsil kabiliyeti kalmayacağından teminat vasfının da kaybolacağını, dolayısıyla davalıya verilen çekin tahsil edilerek teminatın nakit olarak verildiğini belirtildiğini, beyanı dikkate alındığında, davacı tarafından davalıya verilen teminat çeklerinin davacı tarafından tahsil edildiği ve teminatın davalıya nakit verildiği anlaşılmakla bu hususa yönelik, dava dosyasında herhangi bir somut belge dava dosyasında görülemediğinden, kök rapordaki görüşlerinin muhafaza edildiğini, bu nedenle davacı...'nın bu iddiasının ispatlayamayacağı kanaatine varıldığını, elbetteki ki davacı vekili tarafından İzmir'den alınan 26/11/2013 tarihli bilirkişi heyetinin görüşlerinin esas alınmasına karar verilmesini, talep ettiklerini, beyanının ve 26/11/2013 tarihli raporun hukuki değerlendirmeleri sayın mahkemeye ait olduğunu, davacı ...'ya 50.000,00-TL manevi tazminat ödenmesi talebi açısından, uğramış olduğu haksızlık ve ticari itibarının zedelenmesi sebebiyle 50.000,00-TL manevi tazminat ödenmesi hususunun takdiri ve miktarı belirlenmesi hususunun takdiri mahkemeye ait olduğunu, davalıda bulunan çekin iadesi, mahkemenizin 01/01/2023 tarihli müzekkerenize cevaben ... Bankası A.Ş 13/01/2023 tarih, 13/01/2023 tarihli cevabi yazısında bankada yapılan araştırmada ... hesap nolu müşterisi, ...'ya ait ... nolu çekin 13/01/2023 tarihi itibariyle ibraz edilmediğinden çek görüntüsü bulunmadığı bilgisinin verildiğini, dolayısıyla ilgili çekin aradaki ticari ilişkinin bittiğini, davacıya iade edilmesinin//iptalinin uygun olacağı düşünülmekle birlikte nihai taktirin mahkemeye ait olduğunu, birleşen dava T.C. İzmir ... Asliye Ticaret Mah. ... Esas yönünden incelendiğinde, birleşen davacının davalıdan olan cezai şart alacak talebinin takdiri mahkemeye ait olduğunu, davacının dava dilekçesinde sözleşmenin IV-A-8. maddesine göre, 100.000,00 EUR, (IV.A-8 maddesinde yer alan cezai şart bedeli anlamında istenemeyeceği mütalaa edildiğini,) sözleşmenin IV-A-1. maddesine göre, her bir ihlal için 5.000,00 USD, sözleşmenin IV-A-10. maddesine göre, 50.000,00 USD, sözleşmenin IV-A-11. maddesine göre, 50.000,00 USD, sözleşmenin IlI. maddesine göre, 50.000,00 USD, sözleşmenin cezai tazminat, XHL Maddesine göre, 50.000,00 USD, cezai şart bedeli talep edildiğini, davacının ise davalıdan dava dilekçende sonuç istem kısmında; “ayrı ayrı kararlaştırılmış olan cezai şarta şimdilik 10.000,00 USD ve 5.000,00 EUR Avro'nun fesih tarihinden itibaren” en yüksek mevduat faizine göre işlemiş faiz talep ettiğini, davalıca sözleşmenin 02.11.2010 tarihinde sözleşmenin fesih edildiği görüldüğünü, davalı şirketin sözleşme fesih yılı olan 2010 mali yıl bilanço verilerine göre, 222.707,62-TL olan aktif toplamlarına (Varlıklar) karşın-9.417,55-TL kısa ve uzun vadeli yabancı kaynakları (Borçlar) olduğunu, sermayesinin (Artı) +213.290,07-TL olduğunu, diğer bir deyişle davalıda borca batıklık söz konusu olmadığı ve sermayesinin güçlü olduğunu, şirketin kararlılık ilkelerine göre yönetildiğini mütalaa olduğunu, davacının dava dilekçesinde "şimdilik" şerhi ile belirttiği 10.000,00-USD ve 5.000,00-EUR bedelin 02.11.2010 fesih tarihinde TCMB efektif döviz satış kuruna göre, 10.000,00 USD cezai şartın 02.11.2010 tarihli 1,4285 TL/USD kuruna göre 14.285,00 TL ve 5.000,00 EUR cezai şartın ise 02.11.2010 tarihli 1,9921 TL/EUR kuruna göre 9.965,50 TL olmak üzere toplamda 24.250,50 TL bedele tekabül edeceği, (10.000,00 USD + 5.000,00 EUR =TL karşılığı) 24.250,50 TL cezai şart bedelinin ise 2010 yılında 213.290,07 TL olan öz kaynaklarda ise % 11,37 oranda paya sahip olduğunu, davalının 24.250,50 TL cezai şartın davalının mahvına sebep verecek düzeyde olmadığı düşünülmekle birlikte nihai takdiri kararın mahkemeye ait olduğunu, birleşen dava İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... esas yönünden inceleme yapıldığında, 19.11.2018 tarihli 2. Ek raporda davacı ...'nın 2006-2007-2008-2009-2010- yıllarına Maliye'sine ibraz ettiği kurumlar vergisi beyannamelerine göre, kar / zarar (gelir) tablosunun incelemesi neticesinde,(Davalı ... tarafından 13.10.2010 tarihinde davacı ...'e en son satış faturası düzenlendiğinden) geçen 1.573 günlük sürede 7.032.153,71 TL kar elde ettiğini, bu karın 1573 güne bölünmesi ile, davacının 7.032.153,71 TL/1573 gün-) 4.470,54 TL günlük kar elde ettiği tespit edildiğini, ancak davacının davalı gibi bir çok française verdiğini, davacıya yapılan net satışlara (KDV öncesi) göre, yıllar itibariyle olan dönem net karı/net satışı göre karırım belirlenmesi gerektiğinden tespite dayanak olan Konya ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... saydı D.İş dosyasına yer alan rapora göre,...'nm haksız rekabet oluşturan füilleri gerçekleştirmeye devam ettiği tespit edildiğini, bu dosyanın ikame edilme tarihi 24.11.2010 olduğu görülmekle birlikte, ...'nın...'ya son mal gönderme tarihi ise 13.10.2010 olduğunu, bu nedenle ...'nın...'ya 13.10.2010 tarihi mal göndermeyi kestikten sonra...'nın asgariden 24.11.2010 tarihine kadar olan 42 gün sürede haksız rekabet oluşturan fullere devam ettiğini, buna göre sayın mahkemenin kabulü halinde, davalı ...'nın haksız rekabetten kaynaklı, 42 gün x 45,17 TL/gün karı = olmak üzere davacı ...'den 1.897,14 TL maddi tazminat kaybı olabileceği hesaplandığını, TCMB verilerinden 24.11.2010 tarihi itibariyle avans faizi oranının 9616,00 olduğu görüldüğünden, davacının belirlenen 1.897,14 TL asıl alacağma 24.11.2010 tarihinden itibaren 9616,00 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceğini, faizin infaz aşamasında hesaplanması gerektiğini, davalı ...'nın dava konusu taleplerden dolayı herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, diğer davalı ...'nın kefaletinin ise geçersiz olması sonucu cezai şartlardan, haksız rekabete ilişkin fiillerin dava dışı... tarafından gerçekleştirilmesi sebebiyle de haksız rekabetin tespiti ve men'ine ilişkin taleplerden sorumlu olmayacağını. Sair hususlar açısından ise önceki bilirkişi kurulu raporlarındaki tespitlerinin tekrarlanabileceğini, sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Islah Dilekçesi:Asıl davada davacılar vekili 12.08.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile bilirkişi raporunda kâr kaybı 6.433,56-TL ve masraf bedeli de 7.578,93-TL olmak üzere toplam 14.045,49-TL alacak tespit edildiğinden, dava dilekçesinde her iki kalem için toplam 10.000.-TL’nin talep edilen bu tutarı söz konusu rapora yapmış oldukları tüm itirazları saklı kalmak üzere, talep sonucunu 4.045,49 TL artırarak kâr kaybı ve masraf olarak 14.045,49-TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
ASIL DAVADA Davacı Taraf Değişikliği; Davacılar vekili, 22.01.2013 tarihli dilekçesi ile; dava dilekçesinin başlık kısmında davacı sıfatıyla ...’nın isminin yazılı olduğunu, dava dilekçesinin içeriği ve talep sonucu kısmında ise manevi tazminat davasının ... adına açıldığının belli olduğunu, dava dilekçesinin başlık kısmında sehven ...’nın isminin yazıldığını, maddi hata yapıldığını belirtip başlıktaki davacı ismi ... olarak düzeltilmesini, davayı davacı sıfatıyla ... adına açtıklarını ve devam ettiklerini bildirmiş, mahkemece 05.03.2013 tarihli duruşmada, davacı vekilinin bu isteği kabul edilerek ...’nın davacı sıfatına son verilerek, ...’nın davacı olarak dosyaya eklenip, davaya onun adına devam edilmesine karar verilmiştir.
Asıl dava, franchising sözleşmesinin haklı nedenle feshedilmesi sebebiyle, yapılan masrafların ve yoksun kalınan karın, teminat olarak verilen para ve çeklerin iadesi, manevi tazminat isteğine ilişkindir.
Birleşen davalar ise, franchising sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle yoksun kalınan mal bedeli, sözleşmeye aykırılık ve haksız rekabet nedeniyle cezai şart, haksız rekabetin önlenmesi ve ortadan kaldırılması, sözleşmeye aykırılık, haksız rekabet ve sır saklama yükümlülüğünün ihlali nedeniyle maddi tazminat isteğine ilişkindir.
Somut olayda, asıl davada davacı, birleşen davada davalı... …Ltd.Şti. ile asıl davada davalı birleşen davalarda davacı ... San. Ve Tic. A.Ş. (eski ticaret ünvanı ... İşletmeleri İnşaat ve Gıda Sanayi Tci.Ltd.Şti) arasında 22.06.2006 tarihli “Franchising (Ticari İmtiyaz) Sözleşmesi” başlıklı, 5 yıl süreli franchising sözleşmesinin imzalandığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, franchise sözleşmesinde tekel bölgesi tanınıp tanınmadığı noktasında toplanmaktadır. Asıl davada davacı, birleşen davada davalı... …Ltd.Şti. vekili, taraflarca imzalanan sözleşmede IV.A-18-b maddesindeki servis ve satış yapılacak sınırlar yanındaki boşluğa el yazısı ile yazılan “Konya ... Alışveriş Merkezi” ifadesinin sözleşme imzalandığı zaman mevcut olmadığını, sonradan sözleşmeye eklendiğini, bu sayfada imzasının ve parafının bulunmadığını iddia etmiş, karşı taraf ise bu iddianın doğru olmadığını savunmuştur. Kural olarak franchise sözleşmesinin geçerliliği yazılı şekle bağlı değildir. Bununla birlikte Markaların Korunması hakkındaki 556 sy KHK’nin 15/II maddesine göre tescilli marka üzerindeki sağlararası işlemlerin yazılı şekilde yapılması öngörülmüştür. Taraflar arasındaki franchise sözleşmesi, asıl davada davalı birleşen davalarda davacı ... San. Ve Tic. A.Ş. ye ait ve tescilli olan ... markasının kullanımına ilişkin hükümler içerdiğinden yazılı şekilde yapılması geçerlilik şeklidir. Taraflar arasında imzalanan sözleşme bilgisayarda hazırlanan standart sözleşme niteliğinde olup, sözleşmenin yalnızca ilk sayfasındaki II.B maddesinde ve IV.A-18-b servis ve satış yapılacak sınırlar kısmında el yazısı kullanılmıştır. Sözleşmenin son sayfası altında tarafların imzaları bulunmaktadır. Davacı taraf imzayı inkar etmemiştir.
İmza, metin yazılmadan önce, tamamen veya kısmen boş kâğıda atılmış ise metnin taraflar arasındaki anlaşmaya uygun bir şekilde yazıldığı karine olarak kabul edilir. Beyaza imza atan taraf aksini iddia ediyorsa, iddiasını yazılı delille ispat ile yükümlüdür (Reisoğlu, S.: Borçlar Hukuk Genel Hükümler, İstanbul 2000, 14. Bası, s. 68). Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 24.03.1989 tarihli ve ... E.,... K. sayılı kararında da bu hususa işaret edilmiş olup ceza davasında dahi imzalı boş belgenin anlaşmaya aykırı biçimde doldurulduğu iddiasının tanık ile ispat edilemeyeceğine değinilmiştir. Yine Hukuk Genel Kurulunun 18.04.2018 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararında da aynı ilkeler açıklanmıştır. Davacı taraf matbu ve boş olarak imzaladığını belirttiği sözleşmeyi sonradan davalı tarafından davaya konu tekel bölgesinin el yazısı ile eklenmiş olduğunu iddia ettiğine göre, sözleşmenin taraflar arasındaki anlaşmaya uygun bir şekilde doldurulduğunun karine olarak kabul edilmesi, hukuki işlem olan bu durumun iradesine aykırı doldurulduğunu ancak yazılı delille davacının ispatlaması gerekir. Davacı tarafça, bu hususta yazılı delil sunulmadığından sözleşmenin IV.A-18-b maddesindeki servis ve satış yapılacak sınırlar başlığı yanında belirlenen “Konya ... Alışveriş Merkezi” ile sınırlı olarak satış ve servis yapabileceği kabul edilmiştir.
Davacının sözleşmeyi haklı nedenle feshedip etmediği, davacı tarafından açılan ve ... markası adı altında işletilen .../Konya adresindeki ... Şubesinin davalı şirketin bilgi ve rızası ile açılıp açılmadığı yönünden taraflar arasındaki uyuşmazlık değerlendirildiğinde, dosya içeriğinde yer alan Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma numaralı dosyasında davalı ... San. Ve Tic. A.Ş. (eski ünvanı ... … ltd.Şti.) vekilinin davacı... … Ltd.Şti hakkında .../Konya adresinde her hangi bir sözleşmeye ve hakka dayanmadan kendi adlarına tescilli ... markasını ve endüstriyel tasarımlarını kullanarak işlettiğini iddia edip, Markalar Kanununa Muhalefetten cezalandırılmasını ve işlem yapılmasını talep ettiği, soruşturma dosyasında Marka ve Patent Vekili ... tarafından tanzim olunan 16.08.2010 tarihli bilirkişi raporun sonuç bölümünde “26.08.2009 tarihinde düzenlenmiş olan ... Grubu Franchisee Ziyaret Formu başlıklı belge 2 sayfadan ibaret olup, içeriğinde Konya ... Şubemiz şeklinde başlamakta ve müşteki şirketin bölge yöneticisinin imzasını taşıdığı, bu ziyaret formu içeriğine göre müşteki şirketin savcılık kanalı ile tespit yapılarak işbu dosyaya konu ... Şubesinin açılışından ve çalışmasından haberdar olduğu, rızası ve muvafakatinin bulunduğu, ayrıca dosya içinde yer alan ve müşteki tarafından bastırıldığı beyan olunan broşürlerin kısımlarında ülke genelinde ve Konya'da yer alan bayiler ismi ve listesinin var olduğu, bu listede..., ..., ..., ... ve ... bayilerinin yazılı olduğu, ibraz olunan belgeler karşısında, adresinde tespit yapılmış olan ... Şubesi'nin müştekinin izni ve onayı ile açılmış olduğu, bu hususların ziyaret formu ve broşürler ile teyit edildiği, bu haliyle şüphelinin eylemlerinin 556 sayılı KHK ve 554 Sayılı KHK hakkının ihlali olarak değerlendirilemeyeceği, müştekinin marka ve tasarım haklarının ihlal edilmediği, ayrıca şüphelinin eylemlerinin Franchising sözleşmesinin ihlali veya TTK. 57/5 ve 64. Maddeler kapsamında haksız rekabet de oluşturmayacağı kanaatine varıldığı” ifadelerinin yer aldığı, bu tespit ve ifadelerden de sonra şüpheli sıfatıyla ... hakkında suçun yasal unsurları oluşmadığından kovuşturmaya yer olmadığı yönünde karar verildiği, anılan kararın davalının itirazı üzerine Konya Sulh Ceza Mahkemesi tarafından itiraz reddedilerek kesinleştiği, davalının bahse konu şikayetinin, soruşturma dosyasındaki bilirkişi raporunda da ifade edildiği üzere “... Şubesine” ilişkin olduğu, şikayetçi olan davalı ...'nın şikayetinin yerinde olmadığı, soruşturma dosyasına eklenen, davalı ... tarafından bastırılan broşür ve el ilanlarından, davalı şirketin denetim elemanları tarafından düzenlenen 26.08.2009 tarihli ziyaret formundan, davacı...’nın ... Şubesi’ni açtığından ve işlettiğinden davalı şirketin, haberdar ve buna muvafakatinin bulunduğu, sözleşmenin IV.A-18-c maddesi uyarınca franchise için belirlenen satış bölgesinin, bölgenin iş hacmi, niteliği, imtiyaz alanın çalışma performansı da gözetilerek davalı Franchisor tarafından tek yanlı olarak her zaman genişletilip daraltılabileceği öngörülmüş olup, davalı ...’nın sözleşmenin anılan hükmü de dikkat alındığında davacı franchise için sözleşmede öngörülen ... AVM satış bölgesini tek yanlı olarak genişleterek Konya ... Şubesi için de franchising ilişkisinin taraflar arasındaki 22.06.2006 tarihli sözleşmeye uygun olarak kurulduğunun kabul edilmesi gerektiği, buna rağmen davalı ...'nın, 15.07.2010 havale tarihli şikayet dilekçesi ile davacı şirket hakkında ... Şubesi satış bölgesi yönünden tescilli markasının ve endüstriyel tasarımlarının sözleşme ve herhangi bir hakka dayanmadan kullandığı yönündeki şikayetinin haksız ve dürüstlük kuralına aykırı olduğu, davalı şirketin haksız ceza şikayetinin taraflar arasındaki güven ilişkisini kaldıracak şekilde ağır ve önemli olduğu, dolayısıyla davacı şirketin haksız ceza şikayeti nedeniyle aralarındaki sözleşmeyi feshetmesinin MK 4 ölçüsünde hakkaniyet ilkesine uygun olduğu kanaatine varılmıştır.
Sözleşmenin ihtarnameler ile mi yoksa asıl davanın açılması ile mi feshedildiği yönünden yapılan değerlendirmede ise, davalı ... tarafından gönderilen ihtarnamalerin içeriğinde sözleşmenin feshine ilişkin bir ifadenin geçmediği, davacı... tarafından gönderilen 19.07.2010 tarihli ihtarnamede “…şirketiniz tarafından 04.06.2010 tarihli İzmir ...Noterliği’nin ... sayılı ihtarnamesi ile adınıza kayıtlı markanın kullanılmaması aksi halde yasal yollara müracaat edileceği şekilde müvekkiline ihtarda bulunulduğunu, bu ihtarname üzerine müvekkili şirketin adınıza kayıtlı olan markayı belirttiğiniz işyerinden kaldırdığı ve artık bu markayı kullanmadığını, müvekkili şirketin söz konusu markayı kullanmak karşılığında 35.000 USD ve ... çek numaralı çek, vadesiz ve bedelsiz olarak teminat maksadıyla verildiğini, müvekkili şirketin adınıza tescilli markayı kullanmaktan vazgeçtiğini ve aranızda ticari ilişki sona ermesine binaen, tarafınıza teminat olarak verilen para ve çeklerin iadesi gerektiğini, iş bu ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 gün içerisinde 35.000 USD ve teminat çekinin müvekkiline iadesini” talep ettiği, anılan ihtarnamede ... Şubesi’ne ilişkin tescilli markanın kullanılmasından vazgeçildiğinin bildirildiği, ... AVM şubesine ilişkin bir açıklamada bulunulmadığı, tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde davacının bu ihtarnameyi davalının da diğer ihtarnameleri gönderdikten sonra davalının davacı şirket adına fatura kesmeye ve mal göndermeye devam ettiği, en son mal faturasının 13.10.2020 tarihli olduğu, bu tarihten sonra taraflar arasında mal alışverişinin bulunmadığı, davalının haksız ceza şikayeti nedeniyle aralarındaki franchise sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini davacı şirketin dava dilekçesi içeriğinde bildirdiği, dolayısıyla taraflar arasındaki franchise sözleşmesinin eylemli olarak 13.10.2010 tarihinde feshedildiği kabul edilmiştir.
Davacı şirket, davalıya franchise sözleşmesinin teminatı olarak ... Büsan/Konya şubesine ait keşidecisi ... olan 21.10.2006 keşide tarihli 15.000 USD bedelli ... seri numaralı çek ile 30.06.2006 keşide tarihli, 20.000 USD bedelli ... seri numaralı ve ... seri numaralı çekleri verdiğini, 20.000 USD bedelli ... seri numaralı çekin elden nakit olarak ödendiğini, 15.000 USD bedelli ... seri numaralı çekin barkaya ibraz edilmesi üzerine ödendiğini, sözleşmenin haklı nedenle feshedilmesi karşısında teminat olarak verilen ve ödenen toplam 35.000 USD çek bedeli ile ... seri numaralı çekin iadesini talep etmiş ise de; her üç çekin de ... Büsan/Konya Şubesi’nin ... numaralı ... adına olan çek hesabına ait olduğu, 21.10.2006 keşide tarihli 15.000 USD bedelli ... seri numaralı çekin 27.10.2006 tarihinde bankya ibraz edildiği, çekin keşidecisinin ..., lehtar cirantasının ... … Ltd.Şti, hamilinin... olduğu ve ödeminin...’e yapıldığı, diğer iki çekin bankaya ibraz edilmediği, davacılar vekili, 22.01.2013 tarihli dilekçesi ile; dava dilekçesinin başlık kısmında davacı sıfatıyla ...’nın isminin yazılı olduğunu, dava dilekçesinin içeriği ve talep sonucu kısmında ise manevi tazminat davasının ... adına açıldığının belli olduğunu, dava dilekçesinin başlık kısmında sehven ...’nın isminin yazıldığını, maddi hata yapıldığını belirtip başlıktaki davacı isminin ... olarak düzeltilmesini, davayı davacı sıfatıyla ... adına açtıklarını ve devam ettiklerini bildirdiği, yetkisizlik kararı veren mahkemece 05.03.2013 tarihli duruşmada, davacı vekilinin bu isteği kabul edilerek ...’nın davacı sıfatına son verilerek, ...’nın davacı olarak kabul edildiği, böylelikle asıl davanın başından itibaren ...’nın davada davacı sıfatının bulunmadığı, dava dilekçesindeki çeklerin sahibinin ise dava dışı ... olduğu, söz konusu çeklerde davacı şirketin bir sıfatının bulunmadığı, tarafların ticari defterlerinde de çeklere ilişkin bir kaydın olmadığı, 22.06.2006 tarihli franchise sözleşmesinde de anılan çeklere ilişkin bir atfın bulunmadığı, sözleşmenin teminat başlıklı VI. Maddesinde 20.000 USD banka teminat mektubu veya gayrimenkul ipoteğinin teminat olarak verileceğinden söz edildiği, 30.06.2006 keşide tarihli, 20.000 USD bedelli ... seri numaralı çekin elden nakit olarak ödendiği iddia olunmuş ise de; ödemenin davacı şirket tarafından yapıldığına dair yazılı delil sunulmadığı dikkate alındığında, çeklerin teminat çeki olduğundan bahisle ödenen çek bedellerinin istirdadını ve ... seri numaralı çekin iadesini talep hakkının da dava dışı çeklerin keşidecisi olan ...’ya ait olduğu, davacı şirketin söz konusu çekler yönünden aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı anlaşılmakla davacı şirket vekilinin her üç çek yönünden isteği reddedilmiştir.
Davacı şirketin franchise sözleşmesini haklı nedenle feshetmesi nedeniyle talep ettiği yoksun kalınan kar ve donanım masrafları yönünden isteği değerlendirildiğinde; davacı şirket franchise sözleşmesini haklı nedenle feshettiğinden, sözleşmenin eylemli olarak feshedildiği 13.10.2010 tarihinden itibaren davacının aynı koşullarla yeni bir sözleşme yapabileceği süre için kar kaybı talep edebileceği, keza davacı şirketin franchise sistemine girebilmek, sistemin imajını gerçekleştirmek için işletmenin donanımında kullanmak üzere yaptırdığı ve aldığı malzemelerin bedelini kusurlu hareketi ile sözleşmenin feshine neden olan davalıdan talep edebileceği, bu anlamda üçüncü bilirkişi heyetinin üçüncü ek raporu olan 19.06.2023 tarihli raporda hesaplamanın bu belirlemelere uygun yapıldığı, anılan rapordaki hesaplamalara göre davacı şirketin talep edebileceği yoksun kalınan karın 4.595,40 TL; donanım masrafı bedelinin ise 7.578,93 TL olduğu, davacının dava dilekçesinde 5.000,00 TL donanım masrafı ile 5.000,00 TL yoksun kalınan kar talep ettiği, ıslah dilekçesi ile yoksun kalınan kar isteğini 6.433,56 TL’ye, donanım masrafı isteğini 7.578,93 TL’ye yükselttiği anlaşılmakla yoksun kalınan kar isteğinin kısmen, donanım masrafı isteğinin tam kabulü ile 4.595,40 TL yoksun kalınan kar ile 7.578,93 TL donanım masrafı olmak üzere toplam 12.174,33 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin isteğin reddine karar verilmiştir.
Davacı ...’nın açtığı manevi tazminat davasında ise; davalı şirketin Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma numaralı dosyasında davacı... …Ltd.Şti hakkında şikayetçi olduğu, gerek soruşturma dosyasında gerekse eldeki davada toplanan deliller kapsamında şikayete konu edilen ... Şube’nin davacı... …Ltd.Şti. tarafından işletildiğinin tespit edildiği, ceza soruşturma dosyasında davalı şirketin davacı ...’ya yönelik bir şikayetinin bulunmadığı, davacı ...’nın davacı şirketin ortağı ve yetkili temsilcisi de olmadığı, kollukta şüpheli sıfatıyla ifadesinin alındığı ve hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, tüzel kişilerin cezai sorumluluğu bulunmadığından cezai sorumluluğu gerektiren eylemlerinin sök konusu olması halinde tüzelkişiliği temsile yetkili gerçek kişi hakkında cezai yönden işlem yapılması gerektiği, davacı şirketin yetkilisinin ise dava dışı ... olduğu, davalı şirketin davacı ...’nın kişilik haklarını zedeleyici eylem ve işlemi bulunmadığı gibi bir şikayetinin de olmadığı, manevi tazminat koşulları oluşmadığından davacı ...’nın manevi tazminat davasının reddine karar verilmiştir.
Birleştirilen İzmir ... Asliye ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı davasında;
Asıl davada davacı, birleşen davada davalı... …Ltd.Şti. ile asıl davada davalı birleşen davalarda davacı ... San. Ve Tic. A.Ş. (eski ticaret ünvanı ... İşletmeleri İnşaat ve Gıda Sanayi Tci.Ltd.Şti) arasında 22.06.2006 tarihli “Franchising (Ticari İmtiyaz) Sözleşmesi” başlıklı franchising sözleşmesinin imzalandığı, sözleşmenin son sayfası son cümlesine kadar kefalete ilişkin hiçbir düzenlemenin bulunmadığı, sözleşmenin son sayfası son cümlesinde “…... kendi adlarına ve müteselsil kefil olarak 22.06.2006 tarihinde imza ve teati edilmiştir” yazılı olduğu, franchisor olarak “... San. Ve Tic. A.Ş. kaşesi ve üzerinde imzanın”, franchise alan olarak “... …Ltd.Şti. kaşesi ve üzerinde imzanın”, kefil sıfatıyla ...’nın adı ve imzasının yer aldığı görülmüştür.
Davalı ..., 22.06.2006 tarihli “Franchising (Ticari İmtiyaz) Sözleşmesi”ni, kendi adına değil,... …Ltd.Şti. adına yetkilisi sıfatıyla imzalamış olup, sözleşmeyi kendi adına imzalamadığı ve sözleşmenin tarafı olmadığı sabit olduğundan, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle uğranılan yoksun kalınan kar ile cezai şart alacağına ilişkin isteklerin bu davalının taraf sıfatının yani pasif husumet ehliyetinin bulunmaması nedeniyle davalı ...’dan talep edilemeyeceği değerlendirilmekle bu davalı yönünden anılan isteklerin reddi gerekmiştir.
Davalı ...’nın kefil sıfatıyla dava konusu alacaklardan sorumlu olup olmadığının tespiti için sözleşmenin imzalandığı 22.06.2006 tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu 483. ilâ 503. Maddelerine göre değerlendirme yapılmalıdır. Kefalet sözleşmesiyle kefil, asıl borçlunun borcunu ödememesi durumda, söz konusu borçtan şahsen sorumlu olacağını taahhüt etmektedir. Daha açık bir anlatımla bu sözleşme ile kefil, borçlunun asıl borcu ifa edememesi riskini üzerine almış olur. Kefalet BK'nın 483. maddesinde; “Kefalet, bir akittir ki onunla bir kimse, borçlunun akdettiği borcun edasını temin etmeği alacaklıya karşı taahhüt eder.” şeklinde tanımlanmıştır. Kefaletin türleri ise BK’nın 486 vd. maddelerinde düzenlenmiş ve uyuşmazlık konusu müteselsil kefaletle ilgili olarak da 487. maddesi; “Kefil, borçlu ile beraber müteselsil kefil ve müşterek müteselsil borçlu sıfatı ile veya bu gibi diğer bir sıfatla borcun ifasını deruhde etmiş ise alacaklı asıl borçluya müracaat ve rehinleri nakde tahvil ettirmeden evvel kefil aleyhinde takibat icra edebilir” hükmünü içermektedir. Ayrıca, BK'nın 484. maddesi gereğince kefalet sözleşmesinin geçerliliği yazılı şekilde yapılmasına ve kefilin bu sözleşmede sorumlu olacağı miktarın gösterilmesine bağlıdır. Açıklanan bu yasal düzenlemeler dikkate alındığında, davalı ... sözleşmeyi kefil sıfatıyla imzalamış ise de; kefil olarak sorumlu olacağı miktar sözleşmede açıkça gösterilmediğinden franchising sözleşmesindeki kefalet hükmü geçersiz olup, davalı ...’dan kefil sıfatıyla sözleşmenin haksız feshi nedeniyle uğranılan yoksun kalınan mal bedeli ile cezai şart alacağına ilişkin isteklerden sorumlu tutulması mümkün olmadığından bu istekler yönünden davalı ... hakkındaki dava reddedilmiştir.
Haksız rekabetin önlenmesi, ortadan kaldırılması ve haksız rekabet nedeniyle maddi tazminat isteği yönünden ise; birleşen dosya davacısının haksız rekabet iddiasının, diğer birleşen dosya davalısı olan ve franchisee olarak sözleşmenin tarafı olan... …Ltd.Şti.’nin aralarındaki sözleşme feshedilmesine rağmen, davacıya aitçmarka ve endüstriyel tasarımları sözleşme olmaksızın kullanmasına dayandırıldığı, haksız rekabetin gerçekleştiği iddiasının en önemli delili olarak Konya ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ... D.İş sayılı dosyasında yapılan tespit ve bilirkişi raporunun gösterildiği, söz konusu delil tespitinin... …Ltd.Şti. aleyhine yapıldığı, alınan tespit bilirkişi raporunda da birleşen dosya davacısına ait marka ve endüstriyel tasarımların... …Ltd.Şti. tarafından işletilen ... isimli işyerinde kullanıldığı tespitinin yapıldığı, davalılar ... ve ...’ya yönelik her hangi bir belirlemenin yapılmadığı, bu davalıların haksız rekabet teşkil eden eylem ve işlemleri bulunduğuna ilişkin gerek delil tespiti ve ceza soruşturma dosyasında gerekse eldeki davada somut bir delilin bulunmadığı, dolayısıyla davalıların haksız rekabet teşkil eden eylem ve işlemlerinin bulunduğu davacı tarafça ispat edilemediğinden davalılar hakkındaki haksız rekabetin önlenmesi, ortadan kaldırılması ve maddi tazminat isteği reddedilmiştir.
Birleştirilen İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dava dosyasında;
Davacı, davalının sözleşmenin rekabet yasağına ilişkin IV.A-8 maddesini ihlal ettiğinden bahisle cezai şarta mahkum edilmesini talep etmiştir.
Franchise sözleşmesinin IV.A-8 maddesinde “Franchise sözleşmenin feshi halinde şirket ise şirket ortaklarının tümünün, üçüncü dereceye kadar kan ve sıhri akrabaları, …sözleşmedeki adreste veya Türkiye genelinde herhangi bir ... şubesi açamaz, herhangi bir ... kelimesi ve içinde ... kelimesi geçen bir cümle ile ilgili hiçbir işletme açamaz. ...nın şu anda imal ettiği ve satışa sunduğu mamüllerin ve üreteceği mamüllerin hiçbirini taklit edemez, bunlara benzer hiçbir üretim yapamaz. Franchisee bu halde sözleşmenin feshinden sonra ...yla ilgili ve diğer ... çeşitlerini ve tavuk ürünlerini kapsayan bir işyeri açmamayı, eğitimde gösterilen ve ticari sır mahiyeti taşıyan bu ürünleri her ne surette olursa olsun fesihten sonra kullanmamayı, kabul ve taahhüt eder. Franchisee’nin buna aykırı davranışının tespiti halinde sözleşme fesih edilmiş olsa bile 100.000 Euro cezai şart ödemeyi kabul ve taahhüt eder.” şekilde ve uzantısı niteleğindeki IV.A-11 maddesinde “Franchisee ticari rekabet kurallarına uygun çalışacaktır. Ticari üretim sırları başka bir yerde açıklanır veya Türkiye sınırları içerisinde başka birisiyle aynı dalda farklı isim altında dahi olsa Franchisee ve ortakları başka ortaklıklar ve şirket kurulamaz. Franchisee bu kurallara uymazsa 50.000 USD cezai şart ödemeyi kabul eder.” sözleşmenin sona ermesinden sonra da geçerli olacak rekabet yasağı ve sır saklama yükümlülüğüne yer verilmiş, buna aykırılık cezai şarta bağlanmıştır.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın Çalışma ve Sözleşme Hürriyeti başlıklı 48 ve devamı maddelerinde, herkesin dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetine sahip olduğu bildirilmiş, sözleşmenin imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan 818 sy BK.'nun 19. maddesinin ilk fıkrasında, bir akdin mevzuunun kanunun gösterdiği sınır dairesinde serbestçe tayin olunacağı belirtildikten sonra, 2. fıkrasında bu serbestinin sınırları gösterilmiş, 20. maddesinde ise bir akdin mevzuunun gayri mümkün veya gayri muhik yahut ahlaka (adaba) mugayir olması halinde o akdin batıl olacağı düzenlenmiştir. Dolayısıyla sözleşmenin tarafları, sözleşme özgürlüğü ilkesi çerçevesinde sözleşmenin konusunu belirlemekte özgür iseler de bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez. Diğer bir ifade ile Anayasa'nın ve BK.'nun anılan hükümleri sözleşme özgürlüğünün sınırlarını çizmiştir.
Bu açıklamalardan sonra somut olayda, taraflar arasındaki sözleşmede rekabet yasağının yer açısından sınırlandırılmayıp, tüm Türkiye de geçerli olacağı kararlaştırıldığı gibi, maddede süre sınırının da getirilmediği, bu haliyle söz konusu sözleşme maddelerinin Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile güvence altına alınan çalışma hürriyeti ilkesine aykırı olduğu; tarafların aralarında imzalayacakları bir sözleşme hükmü ile bu özgürlüğü ihlal anlamına gelecek herhangi bir düzenleme yapmaları mümkün olmayıp, bu nedenle geçersiz olan bu sözleşme hükümlerindeki rekabet yasağının ihlali nedeniyle yapılan cezai şart taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Birleşen doysa davacısı tarafından, sözleşmenin feshinden önce franchise alan davalı şirket tarafından sözleşmenin IV.A-1 maddesine göre davalının kullanacağı ürünleri franchise verenden veya onun göstereceği yerden almak zorunda olduğu, buna aykırı olarak yabancı ürün kullanılması, temizlik ve hijyen kurallarına uymaması ve çalışanlarının sözleşmede belirtilen kriterlere uygun olmaması nedeniyle sözleşmenin IV.A-1 maddesi, davacı franchise verenin ticari itibarına zarar vermesi nedeniyle sözleşmenin IV.A-10. maddesi ve sözleşmenin süre başlıklı III. Maddesi uyarınca sözleşmenin bitim tarihinden itibaren 6 ay önceden bildirim yapmaksızın sözleşmenin fesih edilmesi nedeniyle cezai şart talep edilmiş ise de, Franchise sözleşmesinin, birleşen davada davalı franchise alan tarafından haklı nedenle feshedildiği, fesihten itibaren sözleşmenin ileriye etkili olarak ortadan kalktığı, sözleşmenin feshinden önceki franchise alanın sözleşmeye aykırı davranışlarına dayanılarak, sözleşme yürürlükten kalktıktan sonra sözleşmeye dayanılarak cezai şart talep edilmesinin mümkün olmadığı, franchise sözleşmesi davalı tarafça haklı nedenle fesih edildiğinden,haklı nedele fesihte bildirim önellerine uyulması gerekmediğinden, davacının sözleşmenin süresinden önce ve bildirimsiz olarak feshedilmesi maddesine dayanarak cezai şart istemesinin de mümkün olmadığı kanaatine varıldığından, sözleşmeye aykırılık maddelerine dayanılarak talep edilen tüm cezai şart isteklerinin reddine karar verilmiştir.
Sözleşme, davalı şirket tarafından haklı nedenle feshedildiğinden, davacının sözleşmenin feshi nedeniyle, kalan sözleşme süresi içinde mal alım bedellerinden kaynaklanan yoksun kaldığı kara ilişkin zararını talep hakkının bulunmadığı anlaşılmakla davacının bu isteğinin reddine karar verilmiştir.
Davacı taraf, haksız rekabetin önlenmesi ve ortadan kaldırılmasını ve ilanını talep emiş ise de, taraflar vekillerinin son duruşmadaki yazılı beyanları ile de sabit olduğu üzere, davalı şirketin ..., Seçuklu/Konya adresindeki ... isimli işyerinde, davacı şirkete ait ... markası ve endüstriyel tasarımları kullanmaya son verdiği, bu haliyle haksız rekabetin önlenmesi ve fiili durumun ortadan kaldırılması ve ilanı isteğinin konusuz kaldığı anlaşılmakla bu istek hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalının Konya ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... sayılı D.İş dosyasında yapılan delil tespitti ve alınan bilirkişi raporu ile ... Selçuklu/Konya adresindeki ... isimli işyerinde davacıya ait ... markasının ve endüstriyel tasarımların bulunduğu malzemeleri kullandığının tespit edildiği, sözleşmenin feshinden sonra davalının davacıya ait marka ve endüstriyel tasarımların bulunduğu ürünleri kullanmaya devam etmesinin haksız rekabet oluşturacağı, davacının haksız rekabet oluşturan fiilleri uğradığı maddi zararın 3. Bilirkişi heyetinin 2. ve 3. Ek raporları ile 1.897,14 TL olarak hesaplandığı, davacının dava dilekçesinde haksız rekabet nedeniyle fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1.000,00 TL maddi tazminat talep ettiği anlaşılmakla haksız rekabet nedeniyle talep edilen maddi tazminatın kabulü ile 1.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
ASIL DAVADA;
1-Davacı... İthalat İhracat Petrol Ürünleri Hayvancılık Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin yoksun kalınan kar ve donanım masrafına ilişkin maddi tazminat isteğinin KISMEN KABULÜ ile 4.595,40 TL yoksun kalınan kar ile 7.578,93 TL donanım masrafı olmak üzere toplam 12.174,33 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine,
Fazlaya ilişkin isteğin REDDİNE,
2- Davacı... İthalat İhracat Petrol Ürünleri Hayvancılık Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin, ödenen çeklerin bedelinin istirdadı ve bir adet çekin iadesi isteğinin AKTİF HUSUMET EHLİYETİ bulunmadığından REDDİNE,
3-Davacı ...’nın manevi tazminat davasının REDDİNE,
4-Peşin alınan alınan ve ıslahla tamamlanan 1.814,00 TL harçtan alınması gereken karar ve ilam harcı tutarı olan 831,63 TL’nin mahsubu ile fazladan alınan 982,37 TL harcın talep halinde ve karar kesinleştiğinde DAVACI TARAFA İADESİNE.
5-Dava kısmen kabul edildiğinden davacı tarafın yaptığı 2,75 TL vekalet suret harcı, 1.772,50 TL davetiye ve posta gideri, 7.400,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere 9.175,25 TL yargılama giderinden davanın kabul oranı nazara alınarak 972,58 TL yargılama gideri ile davacı tarafın karşıladığı 17,15 TL başvurma harcı, 831,63 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.821,36 TL’nin davalı taraftan alınarak davacı taraflara verilmesine. Davacı tarafların fazladan yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına.
6-Davacı... İthalat İhracat Petrol Ürünleri Hayvancılık Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir ve hesaplanmış olan; 12.174,33 TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak bu davacıya verilmesine.
7-Dava kısmen reddedildiğinden, reddedilen miktar üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir ve hesaplanmış olan; 17.900,00 TL vekalet ücretinin Davacı... İthalat İhracat Petrol Ürünleri Hayvancılık Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden alınarak davalı tarafa verilmesine.
8-Davacı ...'nın manevi tazminat davası tamamen reddedildiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir ve hesaplanmış olan; 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalı tarafa verilmesine.
9-HMK.nun 333.maddesi uyarınca davacılar tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde davacılara iadesine.
BİRLEŞTİRİLEN İZMİR ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS SAYILI DOSYASINDA:
1- Davacının davalılar hakkındaki davasının REDDİNE,
2-Peşin alınan 433,65 TL harçtan maktu red harç tutarı olan 269,85 TL’nin mahsubu ile fazladan alınan 163,80 TL harcın talep halinde ve karar kesinleştiğinde DAVACI TARAFA İADESİNE.
3-Dava reddedildiğinden davacı tarafın yaptığı tüm yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına.
4-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden, tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir ve hesaplanmış olan; 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı taraflara verilmesine.
BİRLEŞTİRİLEN İZMİR ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS SAYILI DOSYASINDA:
1-Davacının cezai şart isteklerinin REDDİNE,
2-Davacının, sözleşmenin feshi nedeniyle yoksun kalınan kar bedeline yönelik maddi tazminat isteğinin REDDİNE,
3-Davacının haksız rekabetin önlenmesi ve ortadan kaldırılması, ilanı isteğinin, yargılama sırasında konusuz kalması nedeniyle esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
4-Davacının haksız rekabet nedeniyle uğradığı maddi tazminat isteğinin KABULÜ ile 1.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren uygulanacak avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Peşin alınan 456,65 TL harçtan alınması gereken karar ve ilam harç tutarı olan 269,85 TL’nin mahsubu ile fazladan alınan 186,80 TL harcın talep halinde ve karar kesinleştiğinde DAVACI TARAFA İADESİNE.
6-Dava kısmen kabul edildiğinden davacı tarafın yaptığı 3,75 TL vekalet suret harcı, 86,00 TL davetiye ve posta gideri, 3.400,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere 3.489,75 TL yargılama giderinden davanın kabul oranı nazara alınarak 111,67 TL yargılama gideri ile davacı tarafın karşıladığı 18,40 TL başvurma harcı, 269,85 TL peşin harç olmak üzere toplam 399,92 TL’nin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine. Davacı tarafın fazladan yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına.
7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir ve hesaplanmış olan; 1.000,00 TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine.
8-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir ve hesaplanmış olan; 17.900,00TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine.
9-HMK.nun 333.maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine
ilişkin, taraflar vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, Yargıtay nezdinde, temyiz kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.14/12/2023
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!