WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

İZMIR 4. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/127 Esas
KARAR NO : 2024/137
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 13/02/2023
KARAR TARİHİ : 22/02/2024
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda dava dosyası ve ekleri incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 09/11/2021 tarihinde, davacı tarafın ...'ın yolcu olarak, bulunduğu sürücü ... idaresindeki, ... plakalı otobüse, sürücü ... idaresindeki, ... plakalı otobüsün arkadan çarpması üzerine, ... plakalın otobüsün yolun sağ kısmından çıkıp boş tarlaya girmesi sonucu trafik kazası meydana geldiğini, kazada davacı tarafın ağır şekilde yaralanarak geçici ve kalıcı iş göremezliğe maruz kaldığını, bakıcı ihtiyacı doğduğunu, yargılama konusu trafik kazasının meydana gelmesinde ... plakalı otobüs sürücüsü ...'ın tam kusurlu olduğunu, ... plakalı aracın, kaza tarihi itibariyle geçerli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi uyarınca davalı ... Sigorta A.Ş.'nin teminatı kapsamında bulunduğunu, davalı sigorta şirketine yaptıkları başvurunun reddedildiğini, HMK. madde 107/2 uyarınca başlangıçta belirtilen taleplerini arttırım hakları saklı olmak üzere, davacı tarafın dava konusu kazada yaralanarak geçici ve kalıcı iş göremezliğe uğraması ve bakıcı ihtiyacı doğması nedeniyle, kalıcı iş göremezlik bedeli olarak şimdilik 50.000,00 TL, geçici iş göremezlik bedeli olarak şimdilik 100,00 TL, bakıcı gideri tazminatı olarak şimdilik, 100,00 TL olmak üzere toplam 50.200,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 09/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı Sigorta Şirketi'nden (teminat limiti ile sorumlu olmak üzere) tahsili ile davacı tarafa ödenmesini karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; uyuşmazlığın, davalı şirket nezdinde ... sayılı ve 12/11/2020-2021 vade tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta poliçesi ile sigorta teminatı altına alınan aracın karışmış olduğu maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacı tarafın uğradığı sürekli ve geçici iş göremezlik, geçici bakıcı talebi olduğunu, davacı ...'ın 09/11/2021 tarihinde geçirdiği trafik kazası sonucu meydana gelen arızalarına bağlı olarak "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği"ne ve "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliği"ne göre tüm vücut fonksiyon kaybının oluşmadığı kanaatine varıldığını, "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği"ne göre de işgücü kaybının oluşmadığı kanaatine varılmış olduğunu, HMK. 121 maddesi gereği dava eklerinin taraflarına tebliğinin gerektiğini, davacı tarafın dava dilekçesi ile birlikte delillerinin taraflarına tebliğ edilmediğini, kusur oranlarının tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesinin gerektiğini, maluliyet oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp 3. İhtisas Kurumu'na sevk edilmesinin gerektiğini, maluliyet raporunun yönetmeliğe göre düzenlenmiş olduğunu, Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarihli ara kararı ile iptal edilen maddelerin bu uyuşmazlık bakımından dikkate alınmamasının gerektiğini, geçici iş görememezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri ve diğer tüm tedavi giderleri tedavi tazminatı kapsamında olduğundan, ilgili mevzuat kapsamında SGK tarafından karşılanması gerekli bu giderlerden davalı Sigorta Şirketi'nin herhangi bir sorumluluğu bulunmamakta olduğunu, tedavi süresince gereken bakıcı giderinin tedavi gideri kapsamında olduğu Yargıtay içtihatları ile de kabul edilmemekte olduğunu, "geçici iş göremezlik" tazminatı talepleri de tedavi teminatı içerisinde değerlendirildiğinden teminat dışında olduğunu, başvuruyu kabul anlamına gelmemek üzere, yeniden bir teminat hesaplaması yapılması halinde, bu hesapta asgari ücretin baz alınarak TRH-2010 mortalite tablosu ile 1,8 teknik faizin kullanılmasını talep ettiklerini, Sosyal Güvenlik Kurumu'na yazı yazılarak, öncelikle söz konusu kazanın iş kazası olup olmadığının, davacı tarafa peşin sermaye değerli gelir bağlanıp bağlanmadığının, herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı hususunun sorulmasının, ödeme yapılması durumunda ödenen miktarın tazminat bedelinden düşülmesinin gerektiğini, davacı taraf, davalı sigorta şirketinin sigortalısının kusurunu ve kusur ile maluliyeti arasında illiyet bağının bulunduğunu usulen ispat etmesi gerektiğini, faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olmasının gerektiğini, hesaplanacak tazminattan müterafik kusur nedeniyle indirim yapılıp yapılmayacağı açısından değerlendirme yapılmasının gerektiğini, başvuranın gerekli emniyet tedbirlerini (Kask ve Koruyucu Tertibat) alıp almadığının tespitinin gerektiğini, hesaplanacak tazminattan hatır taşıması nedeniyle indirim yapılıp yapılmayacağı açısından değerlendirme yapılmasının gerektiğini, başvuru sahibinin savcılık aşamasında sigortalı araç sürücüsüyle uzlaşıp uzlaşmadığı tespit edilerek, uzlaşmanın tespiti halinde CMK. madde 253/19 gereğince davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini açıklanan tüm bu nedenlerle ve re'sen göz önünde bulundurulacak nedenlerden dolayı; davanın usulden ve esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR: İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... sayılı soruşturma dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilmiştir.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nden dava konusu araca ilişkin poliçe ve hasar kaybına ilişkin bilgiler celp edilmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş.'den ilgili aracın hasar ve değer kaybına ilişkin bilgiler celp edilmiştir.
Davacı ... için İzmir Gaziemir Sarnıç Polis Merkezi Amirliği'nden Sosyal ve Ekonomik durumuyla ilgili bilgiler celp edilmiştir.
Davacı ...'a ait İzmir Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden, İzmir Gaziemir Nevvar Salih İşgören Devlet Hastanesi'nden ve İzmir Torbalı Devlet Hastanesi'nden tedavi evrakları celp edilmiştir.
İzmir Konak SGK İlçe Müdürlüğü'nden davacı ...'ın Tescil ve Çalışma kaydının bulunup bulunmadığına ilişkin evraklar celp edilmiştir.
İzmir Kemerealtı SGK İlçe Müdürlüğü'nden davacı ...'ın ... Hastane tedavi/muayene masraflarına ilişkin evraklar celp edilmiştir.
İzmir Kordon SGK İlçe Müdürlüğü'nden davacı ...'ın ... Eczane ilaç ve masraflarına ilişkin evraklar celp edilmiştir.
İzmir Alsancak SGK İlçe Müdürlüğü'nden geçirilen trafik kazasından dolayı davacı ...'a ödeme yapılıp yapılmadığına ilişkin bilgiler celp edilmiştir.
İzmir Konak SGK İlçe Müdürlüğü'nden geçirilen trafik kazasından dolayı davacı ...'a ödeme yapılıp yapılmadığına ilişkin bilgiler celp edilmiştir.
Davacı ...'ın Nüfus kayıt örnekleri UYAP sistemi üzerinden sorgulanmıştır.
Dokuz Eylül Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Kurumu'ndan davacı ... için 11/08/2023 tarihli Adli Sağlık Kurulu raporu alınmıştır.
Trafik Bilirkişi ...'den 18/07/2023 tarihli bilirkişi raporu alınmıştır.
Aktüerya Bilirkişi ...'tan 26/01/2024 tarihli bilirkişi raporu alınmıştır.
Davacı vekili 01/02/2024 tarihli Dava Değeri Arttırım Dilekçesiyle dava değerini arttırmış ve aynı tarihte harcını yatırmıştır.
-18/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
"Bilirkişi Daire Başkanlığı" tarafından bilirkişinin uyacağı rehber ilkeler ve Bilirkişi Raporlarında bulunması gereken standartlar başlığında 07/09/2020 tarihinde 32 maddelik bir talimat yayımlanmıştır. Bu talimatın 27. maddesinde açıkça belirtilen "Kusurun tespiti normatif bir değerlendirmeyle mümkündür ve sadece hakimin yetkisindedir. Bilirkişi münhasıran hakimin yetkisinde olan kusurluluk konusunda (asli tali kusurlu, kusursuz yüzdelik kusur oranı) herhangi bir değerlendirme yapamaz. Aksi yöndeki tutum bilirkişilik görevinin sınırlarını aşmayı ve hakimin yerine geçmeye ifade eder" denilmektedir. Yine bu husus İzmir Bilirkişilik Bölge Kurulu tarafından da tarafımıza bildirilmiştir. Bu gerekçe ile tebliğ gününden itibaren raporlarda kusur dağılımı yapılmamaktadır. Bu hali ile;
1-... plakalı araç sürücüsü ...'ın önündeki aracı Güvnelik Takip Mesafesi bırakmadan izlediği ve arkadan çarptığı için kazanın oluşumunda ETKEN,
2-... plakalı araç sürücüsü ...'in atfı kabil kural ihlalinde bulunmadığından dolayı kazanın oluşumunda ETKEN DEĞİL,
3-Müşteki yolcu ...'ın atfı kabil kural ihlalinde bulunmadığından dolayı kazanın oluşumunda ETKEN DEĞİL ise; takdirin mahkemeye ait olduğu kanaatine varılmıştır.
-26/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
Hukuki durum ve delillerin değerlendirilmesi mahkemeye ait olmak üzere;
09/11/2021 tarihli trafik kazasında yaralanarak %20 oranında engelli kalan davacı ... için,
=2.825,90 TL Geçici iş göremezlik tazminatı hesaplandığına,
=834,75 TL Geçici bakıcı gideri tazminatı hesaplandığına,
Hesaplanan geçici iş göremezlik tazminatı ile, geçici bakıcı gideri tazminatının, sigorta poliçesi sağlık gideri teminat limiti içerisinde kaldığına,
=1.124.580,14 TL Sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığına,
Hesaplanan tazminattan davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin sorumluluğunun, poliçe sakatlanma ve ölüm teminat limiti 430.000,00 TL ile sınırlı olduğu kanaatine varılmıştır.
GEREKÇE :
Dava; trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminatın karşı araç ZMMS sigortacısından tahsili davasıdır.
Dava tarihinde yürürlükte olan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, "işletenlerin, bu kanunun 85/1.maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur", aynı yasanın 85/1.maddesinde, "bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı", aynı yasanın 85/son maddesinde ise, "işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükümlerine yer verilmiş, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın amacı A.1 maddesinde "Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına yönelik ilgililerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir." şeklinde belirlenmiştir. Sigortanın kapsamı ise genel şartlar A.3. maddesinde "sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır." şeklinde düzenlenmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Olay tarihinde yürürlükte bulunan 2918 sayılı KTK.'nın 90. maddesinde "Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/01/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır." şeklindeki düzenleme ve zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı kapsamı dışında bulunan hallerin düzenlendiği 92/i maddesindeki "Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler." şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarihinde ... E- ... K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan "...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…" ibaresi ile ikinci cümlesindeki "…ve genel şartlarda…" ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ile zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarına göre belirleneceğine dair düzenleme iptal edilmiştir. T.C. Anayasası'nın 153/6. maddesinde, "Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar." düzenlemesi mevcut olup, bu düzenlemenin doğal sonucu olarak Anayasa Mahkemesi'nce bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da bunların belirli hükümlerinin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edildiğinin bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa'nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülmeyeceği kabul edilmektedir. Anayasa Mahkemesi'nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazete'de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir.
Yargıtay içtihatları ile kabul edilen "usuli kazanılmış hak" olgusunun, birçok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnalarının bulunduğu, yeni bir İçtihadı Birleştirme Kararı (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK) ya da geçmişe etkili bir yeni kanun çıkması, benzer şekilde uygulanması gereken bir kanun hükmünün, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesi'nce iptaline karar verilmesi hallerinde, usulü kazanılmış hakka göre değil, İBK.'na veya geçmişe etkili yeni kanuna ya da Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilebileceği (HGK.'nın 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 E., 19 K.; 03.02.2010 tarihli ve 2010/4-40 E., 2010/54 K), dolayısıyla bilirkişi raporları alındıktan ve bu raporlar nedeniyle taraflar lehine oluşan usulü kazanılmış hakka göre değil sonra Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilmesi gerektiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı, ... Esas, ... Karar sayılı emsal kararlarında da belirtildiği üzere Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda anılan iptal kararı sonrasında oluşan yeni duruma göre KTK.'nun 90. Maddesi hükmü dikkate alındığında, zarar gören hak sahiplerinin zarar veren 3. kişilerden ve sigorta şirketinden talep edebilecekleri tazminatın kapsamının belirlenmesinde kullanılacak yöntem ve ölçütler konusunda kısıtlama bulunmadığından, üçüncü kişi olan davacıların uğradığı sürekli iş göremezlik zararının tespitinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alınarak, Yargıtay tarafından uzun yıllardır benimsenen progresif rant (%10 artırım ve iskonto) yöntemi ve Yargıtay .... H.D.'nin ... Esas, ... Karar sayılı 21/01/2021 tarihli, ... Esas, ... Karar sayılı 14/01/2021 tarihli emsal kararlarında "Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi'nin çalışmalarıyla "TRH 2010" adı verilen "Ulusal Mortalite Tablosu" hazırlanmış olup, Sosyal Güvenlik Kurumu'nca da ilk peşin sermaye değerlerinin hesabında anılan tabloların uygulanmasına geçilmiştir. Gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda diğer kurumlar ile Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi de göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınmasının güncellenen ülke gerçeklerine daha uygun olacağı "yönündeki gerekçesi dikkate alınarak TRH 2010" adı verilen "Ulusal Mortalite Tablosu" esas alınarak yapılan hesaplama esas alınmıştır.
Davacının tazminat hesabı için, uğradığı maluliyetin varlığı ve oranının mevzuata uygun bir şekilde belirlenmesi gerekir. Yargıtay .... HD.'nin ... E. ... K. Sayılı içtihadında ".. veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir..." denilmiştir. Kaza tarihine uygun yönetmelik uyarınca maluliyet raporu aldırılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 09/11/2021 tarihinde, davacı tarafın ...'ın yolcu olarak, bulunduğu sürücü ... idaresindeki, ... plakalı otobüse, sürücü ... idaresindeki, ... plakalı otobüsün arkadan çarpması üzerine, ... plakalın otobüsün yolun sağ kısmından çıkıp boş tarlaya girmesi sonucu trafik kazası meydana geldiğini, yaşanan kazada davacı tarafın kusurunun bulunmadığını, maddi tazminatın karşı araç ZMMS sigortacısından tahsili amacıyla Mahkememizde dava açtığı, Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı'nın 11.08.2023 tarihli raporunda; 09.11.2021 tarihli trafik kazası nedeniyle yaralandığı belirtilen ...'ın sekelleri, "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" kapsamında hesaplandığında, kişinin tüm vücut fonksiyon kaybı (engel) oranının %20 olduğuna, geçici iş göremezlik süresinin 30 gün olduğuna, 7 gün süreyle bir başkasının (bakıcı) sürekli bakımına muhtaç olduğu, Mahkememizce aldırılan trafik bilirkişi raporu ile davacının kusursuz olduğunun belirtildiği, davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik tazminatının Yargıtay'ın yerleşen uygulamaları ile benimsenen progresif rant (%10 artırım ve iskonto, TRH 2010 tablosu esasına dayalı) yöntemi ile yapılan bilirkişi raporundaki hesaplamalara göre hesaplandığı, dosya içerisinde bulunan SGK yazılarından, davacı tarafa dava konusu kaza nedeniyle geçici iş göremezlik ödeneği ödenmediği, sürekli iş göremezlik geliri bağlanmadığı, maddi tazminatın poliçe limiti kapsamında kaldığı, davalı sigorta şirketinin KTK.'nın 85 ve 91. Maddeleri uyarınca meydana gelen zarardan sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu, kazanın poliçe süresi içerisinde gerçekleştiği ve zarar miktarının poliçe limiti dahilinde kaldığı, geçici iş göremezlik tazminatından davalı sigorta şirketinin sağlık giderleri teminatı kapsamında sorumluğunun devam ettiği, bilirkişi hesap raporunun Yargıtay yerleşik uygulamalarına uygun olarak düzenlendiği ve hüküm kurmaya yeterli olduğu anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının maddi tazminat davasının KABULÜ ile,
2.825,90 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 834,75 TL Bakıcı gideri (geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri sigorta sağlık gideri teminat limiti kapsamında) 430.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı (poliçe sakatlanma ve ölüm teminatı kapsamında) TOPLAM 433.660,65 TL maddi tazminatın davalıdan 13/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 29.623,36 TL nispi harçtan, peşin alınan 179,90 TL peşin harç ve 1.310,00 TL tamamlama harcı ile tamamlanan toplam 1.489,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 28.133,46 TL karar ve ilam harcının davalı taraftan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvurma harcı, 179,90 TL peşin harç ve 1.310,00 Tamamlama harcı, 392,75 TL tebligat ve posta gideri ve 3.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.562,55 TL yargılama giderinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
4-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL'nin davada haksız çıkan davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT. hükümlerine göre 66.712,00 TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan kullanılmayan gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı yasanın 345. Maddesi uyarınca 2 haftalık kesin süresi içerisinde Bölge İstinaf Mahkemesine başvuru yolunun açık olduğu açıkça okunup usulünce anlatıldı. 22/02/2024
Katip...
e-imzalı
Hakim...
e-imzalı