T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/126
KARAR NO : 2024/470
DAVA : Alacak (Sebepsiz Zenginleşmeye Dayalı)
DAVA TARİHİ : 10/02/2023
KARAR TARİHİ : 07/06/2024
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonucunda;
İDDİA ;
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkili ile davalının evli iken, İzmir Aile Mahkemelerinde anlaşmalı olarak boşandıklarını, tarafların evliliği sırasında davalının, birtakım ekonomik gereksinimlerini ileri sürerek müvekkiline “kredi çekme istediğini” söylediğini, yoğun ikna çabaları sonucu müvekkilinin evlilik birliğinin devamı adına davalıya güvenerek çekeceği bir miktar kredinin kefili olmayı kabul ettiğini; yine davalının istek ve ikna çabaları sonucu müvekkilinin, taşınmazının üzerine kredilerin teminatı olarak ipotek koyulmasına rıza gösterdiğini, bu doğrultuda müvekkiline ait İzmir İli, ... parselde bulunan taşınmaz üzerine ipotek kurulduğunu, ipotek bedeli olarak 1.400.000,00 TL’nin gösterildiğini, müvekkilinin kefaleti ve taşınmaz ipotek garantisi üzerine, dava dışı ... Bankası tarafından davalıya genel kredi sözleşmesi ile birden fazla kredinin kullandırıldığını, bu kredilerin büyük bir kısmında müvekkilinin bilgisi ve rızasının olmadığını, müvekkilinin bankaya yaptığı bildirim ile kefilliğini sonlandırdığını, davalı ve dava dışı banka ile çözüm amaçlı görüşmelerinin sonuçsuz kalması üzerine müvekkilinin dava dışı ... Bankası'na İzmir .... Noterliği'nden 08/01/2021 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnameyi gönderdiğini, bu ihtarnamenin tebliği üzerine dava dışı ... Bankası Alsancak Şubesi yetkilileri tarafından müvekkiline gönderilen 18/01/2021 tarihli cevabi yazı ile “... unvanlı şahıs firması ile banka arasında 16/10/2017 tarihinde imzalanan 3.000,00 gram altın ve 25.000,00-TL genel kredi sözleşmesinde müvekkilinin kefil olarak göründüğü, 18/10/2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ipoteğin tesis edildiği, ayrıca ... unvanlı şahıs firma ile banka arasında 09/08/2019 tarihli 5.000.000,00-TL bedelli genel kredi sözleşmesinin imzalandığı, bankaca ...'a 16/10/2017 tarihinde imzalanan 3.000,00 gram altın ve 25.000,00-TL'lik genel kredi sözleşmesine istinaden 19/08/2019 tarihinde % 1,57 faiz oranıyla 24 ay vadeli 100.000,00-TL, 26/02/2020 tarihinde % 0,97 faiz oranı ile 36 ay vadeli 100.000,00-TL ve 25/02/2020 tarihinde % 7 faiz oranı ile 1.630,00 gram miktarında altın kredisi niteliğinde taksitli ticari kredi kullandırıldığı” hususlarının bildirildiğini, müvekkilinin, kullandırıldığı bildirilen bu kredilerden hiçbir şekilde haberinin olmadığını; ...'na çekilen ihtarname öncesi tarafların boşanma sürecine girdiklerini ve davalının boşanma sürecini bahane ederek kredi ödemelerini aksattığını, bu süreçte müvekkilinin icra baskı ve korkusu ile vadesi gelmiş kredi taksitlerini aksatmadan ödemeye başladığını, müvekkilinin İzmir .... Noterliği'nin 08/10/2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile dava dışı bankadan kefilliğinin kaldırılmasını istediğini, aynı ihtarname ile “davalı tarafından çekilecek hiçbir kredinin sorumluluğunun kabul edilmediğini” de bildirdiğini, müvekkilinin, davalı ve dava dışı banka ile yaptığı çözüm arayışı görüşmelerinden olumlu sonuç alınamayacağının anlaşılması üzerine tüm kredi borçlarını kapattığını ve taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırıldığını; müvekkilinin, dava dışı ...'na yaptığı taksit ödemelerine ilişkin borçlar ile sonrasında yaptığı toplam ödemelerin asıl borçlusunun davalı olduğunu; müvekkili tarafından tüm ödemelerin yapılması ve davalı ile anlaşma sağlanamaması üzerine davalı aleyhine 22/02/2021 tarihinde İzmir .... İcra Müdürlüğü’nde ... sayılı takibin başlatılarak 758.864,50 TL asıl alacak ve 5.163,42 TL ödeme tarihlerinden takip tarihlerine kadar işlemiş yasal faiz olmak üzere toplam 764.027,92 TL’nin tahsilinin istendiğini, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, bunun üzerine davalı aleyhine 21/09/2021 tarihinde İzmir .... Asliye Hukuk Mahkemesinde kefalet sözleşmesinden kaynaklı alacak sebebi ile itirazın iptali davasının açıldığını, mahkemenin 13/05/2022 tarihli,... Esas ve ... Karar sayılı kararı ile ticari uyuşmazlık niteliğinde görülen davada görevsizlik kararının verildiğini, görevsizlik kararı üzerine dosyanın İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderildiğini, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından da 23/06/2022 tarihli, ... Esas ve ... Karar sayılı karar ile “zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmadığı” gerekçesiyle “dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine” karar verildiğini, bu kararın istinaf yoluna başvurulmaması üzerine kesinleştiğini; kararın kesinleşmesi üzerine 18/10/2022 tarihinde başlatılan arabuluculuk görüşmelerinin 27/10/2022 tarihinde anlaşmazlıkla sonuçlandığını, bu şekilde dava şartı niteliğindeki arabuluculuk başvurusu koşulunun yerine getirildiğini; icra takip dosyasındaki takip talebinde de ayrıntılı şekilde belirttikleri üzere müvekkilinin 05/11/2020 tarihinde başlayıp 05/02/2021 tarihine kadar devam eden süreçte 16 adet belge ile EFT giderleri dahil 768.864,50 TL ödeme yapmak zorunda bırakıldığını, kredilerin hiçbirinin müvekkili tarafından kullanılmadığını ve bu kredilerden hiçbir şekilde müvekkilinin faydalandırılmadığını, davalının sebepsiz zenginleştiğini, davalının tüm eylem ve işlemlerinin TMK’nın 2. maddesi uyarınca hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu; kefilin, alacaklı ifada bulunduğu ölçüde onun haklarına halef olacağını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile toplam 758.864,50 TL alacağın; 3.452,10 TL ve 251,05 TL’sinin 05/11/2020 tarihinden itibaren, 28.003,15 TL'sinin 09/11/2020 tarihinden itibaren, 2.202,10 TL ve 101,05 TL'sinin 10/11/2020 tarihinden itibaren, 27.052,10 TL'sinin 25/11/2020 tarihinden itibaren, 18.110,48 TL'sinin 27/11/2020 tarihinden itibaren, 5.002,10 TL'sinin 14/12/2020 tarihinden itibaren, 5.129,00 TL'sinin 15/12/2020 tarihinden itibaren, 23.312,10 TL'sinin 25/12/2020 tarihinden itibaren, 3.347,10 TL'sinin 28/12/2020 tarihinden itibaren, 5.085,10 TL'sinin 11/01/2021 tarihinden itibaren, 25.203,60 TL'sinin 03/02/2021 tarihinden itibaren, 502.080,08 TL, 109.580,08 TL ve 953,31 TL'sinin 05/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile müvekkiline verilmesine; davalının mal kaçırma ihtimalinin yüksek olması nedeniyle alacağın karşılıksız kalmasının engellenmesi amacıyla İİK’nın 257. maddesi uyarınca davalının taşınır, taşınmaz, araç kayıtları, banka ve finans kuruluşlarındaki mevduat hesapları ile üçüncü kişilerde bulunan hak ve alacakları üzerine şhtiyati haciz konmasına; yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
Dava; 758.864,50 TL harca esas değer üzerinden açılmıştır.
CEVAP ;
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; davanın bir yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, tarafların 26/03/2017 tarihinde evlendiklerini, 25/11/2020 tarihindeyse Seferihisar Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ... Esas sayılı kararı ile anlaşmalı olarak boşandıklarını, duruşma sırasında davacının “davalıdan hiçbir maddi tazminat isteğinin bulunmadığını” bildirdiğini, davacı tarafça yapılan ödemelerin tarihi de dikkate alındığında bir kısmının boşanma davasından önce, bir kısmının boşanma tarihi olan 25/11/2020 tarihinde, bir kısmının ise boşanma davasından sonra olmakla birlikte yaklaşık 1-2 ay içinde karar kesinleşme sürecinde yapıldığını, tarafların maddi tazminata ilişkin anlaşmalarının kapsamına bu alacakların da dahil olacağına karine olduğunu, davacı tarafın boşanma şartlarına aykırı hareket ederek kötü niyetle kazanç sağlama çabasında olduğunu, davacının koşulları oluşmadan ödemede bulunduğunu, davalıya dava dışı alacaklı tarafça hiçbir ihtar yapılmadığını ve temerrüde düşürülmediğini, takibe girişilmemişken davacının taşınmazı üzerindeki ipoteğin fekki amacıyla kötü niyetle ödeme yaptığını, ödemelerin yapıldığı kredi sözleşmeleri için davalıya alacaklı ... tarafından hiçbir ihtar gönderilmediğini ve takibe girişilmediğini, TBK’nın 585 ve 586. maddesindeki şartların hiçbirinin gerçekleşmediğini, hal böyleyken davacının müvekkiline haber vermeksizin vadesi gelmeyen kredi sözleşmelerini ödemeyle kapatmasının müvekkilinin durumunu ağırlaştırdığını, davacının, müvekkilinin zararına hareket ettiğini, davacının bir kısım kredilere kefil olmadığı halde ödemede bulunduğunu, müvekkilinin davacının taşınmazına yaptığı tadilat ile değer artışı meydana getirdiğini, bu nedenle takas mahsup isteklerinin bulunduğunu belirterek, davanın öncelikle zamanaşımı, hak düşürücü süre sebebiyle, mahkeme aksi kanaatte ise takas mahsup defileri sebebiyle esastan reddine, dava değerinin % 20’si oranında kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER ;
İzmir .... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı takip dosyası, İzmir .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ... Esas ve ... Karar sayılı dava dosyası, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas ve ... Karar sayılı dava dosyası, Seferihisar Asliye Hukuk (Aile Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemesi’nin ... Esas ve ...Karar sayılı dava dosyası, banka kayıtları, bilirkişi raporu.
GEREKÇE ;
Dava; sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davasıdır.
Yapılan ön inceleme duruşmasında taraflar arasındaki uyuşmazlığın; “davacının, davalının bireysel işletmesi için çekilen kredilerin kapatılması ve kendisine ait taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılması amacıyla yaptığı dava konusu ödemeler nedeniyle davalının sebepsiz zenginleşip zenginleşmediği, bu ödemelerin taraflar arasında görülen anlaşmalı boşanma davasında tarafların üzerlerinde anlaşmaya vardıkları maddi tazminat kapsamında nitelendirilip nitelendirilmeyeceği, bu kapsamda da davalıdan istenip istenemeyeceği, davacının, kefili olmadığı krediler yönünden de ödemesinin olup olmadığı, TBK’nın 585. ve 586. maddesindeki koşullarının oluşup oluşmadığı, davacının davaya konu alacağa hak kazanıp kazanmadığı, davalının takas mahsuba konu alacağının bulunup bulunmadığı, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı” konularında olduğu belirlenmiştir.
6098 sayılı TBK’nın 82. maddesinin 1. fıkrasında; “Sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkı, hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olay yönünden; anılan düzenlemede belirtildiği şekilde sebepsiz zenginleşmede zamanaşımı süresi öğrenme tarihinden itibaren 2 yıl ve her durumda 10 yıl olup, davacının ödeme yaptığı sırada kimin, ne miktarda sebepsiz zenginleştiğini bilmesi sebebiyle 2 yıllık zamanaşımı süresi ödeme tarihinden itibaren işlemeye başlayacak olmakla birlikte; 6098 sayılı TBK’nın 154/2 maddesi gereğince icra takibine girişilmekle zaman aşımı süresi kesileceğinden, İzmir .... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyasındaki icra takibi 22/02/2021 tarihinde başlatılmış olup, bu tarihten itibaren dava tarihine kadar 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşıldığından, davalı tarafın zamanaşımı itirazı haklı görülmemiştir.
İzmir .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 13/05/2022 tarihli,... Esas ve ...Karar sayılı dava dosyası incelendiğinde; dava tarihinin 21/09/2021, davacısının ..., davalısının ... olduğu, İzmir .... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyasında başlatılan takibe itirazın iptaline ve tazminata karar verilmesinin istendiği, mahkemece İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi’nin görevli olduğu geerekçesiyle davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verildiği, verilen kararın 06/06/2022 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Bu karar sonrasında dava dosyası İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde ... Esas numarasına kaydedilmiştir.
İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 23/06/2021 tarihli, ... Esas ve... Karar sayılı dava dosyası incelendiğinde; dava tarihinin 21/09/2021, davacısının ..., davalısının ... olduğu, İzmir .... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyasında başlatılan takibe itirazın iptaline ve tazminata karar verilmesinin istendiği, mahkemece yapılan yargılama sonucunda; “dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması gerektiği halde başvurulmadığı, 6102 sayılı TTK’ya eklenen 5/A maddesinde belirtilen dava şartının bulunmadığı” gerekçesiyle davanın HMK’nın 114/2 ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verildiği, verilen kararın istinaf kanun yoluna gidilmeksizin 06/01/2023 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
Seferihisar Asliye Hukuk (Aile Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemesi’nin 25/11/2020 tarihli, ... Esas ve ... Karar sayılı kararı incelendiğinde; dava tarihinin 10/11/2020, davacısının ..., davalısının ... olduğu, davanın boşanma davası olduğu, yapılan yargılama sonucunda “davanın kabulü ile tarafların 4721 sayılı TMK’nın 166/3 maddesi uyarınca anlaşmalı olarak boşanmalarına, tarafların birbirinden maddi, manevi tazminat, ziynet eşyası nafaka ve mal ayrılığı isteği bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, tarafların mahkemeye sundukları dava dilekçesinin ekinde bulunan taraflarca imzalanan 10/11/2020 havale tarihli protokolün tasdiki ile boşanma davasının eki niteliğinde sayılmasına” karar verildiği, verilen kararın istinaf edilmeksizin 03/12/2020 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
İzmir .... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı takip dosyası incelendiğinde; takip tarihinin 22/02/2021, takip alacaklısının davacı ..., takip borçlusunun davalı ... olduğu, takipte asıl alacak ve işlemiş faiz toplamı 764.027,92 TL alacağın tahsilinin istendiği, takibin dayanağının 05/11/2020 tarihli 3.452,10 TL tutarındaki, 10/11/2020 tarihli 2.202,10 TL tutarındaki 10/11/2020 tarihli 101,05 TL tutarındaki, 25/11/2020 tarihli 27.052,10 TL tutarındaki, 11/01/2021 tarihli 5.085,00 TL tutarındaki, 09/11/2020 tarihli 28.003,15 TL tutarındaki, 03/02/2021 tarihli 25.203,60 TL tutarındaki, 27/11/2020 tarihli 18.110,48 TL tutarındaki, 15/12/2020 tarihli 5.129,00 TL tutarındaki, 05/11/2020 tarihli 251,05 TL tutarındaki, 28/12/2020 tarihli 3.347,10 TL tutarındaki, 05/02/2021 tarihli 953,31 TL tutarındaki, 14/12/2020 tarihli 5.002,10 TL tutarındaki, 25/12/2020 tarihli 23.312,10 TL tutarındaki, 05/02/2021 tarihli 502.080,08 TL tutarındaki ve 05/02/2021 tarihli 109.580,08 TL tutarındaki kefil olarak ödenmek zorunda kalınan bedellerin gösterildiği görülmüştür.
Bankacı bilirkişi ... hazırlayıp sunduğu 29/01/2024 tarihli raporunda özetle; dava dışı ... Bankası A.Ş. Konak İzmir Şubesi ile davalı ... arasında 16/10/2017 tarihli 25.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesinin düzenlendiğini, sözleşmede davacının 25.000,00 TL kefalet limitli olarak imzasının bulunduğunu, aynı banka ile davalı arasında 16/10/2017 tarihli 3.000 gram altın limitli genel kredi sözleşmesinin düzenlendiğini, sözleşmede davacının “3.000 gram altın kefalet limitli” olarak imzasının bulunduğunu, bu iki sözleşme dışında banka tarafından başka bir sözleşmenin gönderilmediğini ancak dava dilekçesi ekinde ... Bankası A.Ş. Konak İzmir şubesi ile davalı arasında düzenlenen 09/08/2019 tarihli 5.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesinin sunulduğunu, davacının bu sözleşmede müteselsil kefaletinin bulunmadığını; davalının kredi isteği üzerine 09/08/2019 tarihinde yıllık % 18,84 akdi faiz oranı ile 100.000,00 TL taksitli ticari kredinin kullandırıldığını, yine 26/02/2020 tarihinde yıllık % 11,64 akdi faiz oranı ile 100.000,00 TL taksitli kredinin kullandırıldığını; 19/10/2017 tarihinde 2965 gram, 25/10/2018 tarihinde 250 gram, 03/12/2018 tarihinde 300 gram kredi kullanma isteklerinin CD içerisinde görüldüğünü, 25/02/2020 tarihinde davalının kredi isteği üzerine yıllık % 7 akdi faiz oranı ile 1630 gram altın kredisi kullandırıldığını; 19/10/2017 tarihinde kullandırılan 2965 gram altın kredisinin değşik tarihlerde yapılan tahsilat ile 26/02/2020 tarihinde ödenerek hesabın tasfiye olduğunu; 25/10/2018 tarihinde kullandırılan 250 gram altın kredisinin yapılan en son ödemeyle 26/02/2020 tarihinde hesabının tasfiye olduğunu; 03/12/2018 tarihinde kullandırılan 300 gram altın kredisinin borç bakiyesinin 26/02/2020 tarihinde ödenmekle hesabın tasfiye olduğunu; 25/02/2020 tarihinde kullandırılan 1630 gram altın kredisinin borç bakiyesinin 05/02/2021 tarihinde ödenmesiyle hesabın tasfiye olduğunu; 09/08/2019 tarihinde kullandırılan 100.000,00 TL taksitli ticari kredinin borç bakiyesinin 05/02/2021 tarihinde erken ödenmekle hesabın tasfiye olduğunu; 26/02/2020 tarihinde kullandırılan 100.000,00 TL taksitli ticari kredinin borç bakiyesinin 05/02/2021 tarihinde erken ödenmekle hesabın tasfiye olduğunu; bu kredilerin muacceliyetinin bulunmadığını, bu nedenle dava dışı banka tarafından asıl borçlu davalı ve müteselsil kefil davacıya gönderilen herhangi bir ihtarnamenin gelen belgeler arasında bulunmadığını, altın kredilerinin dayanağı davacının müteselsil kefaletinin bulunduğu 16/10/2017 tarihli 3.000 gram altın limitli genel kredi sözleşmesi ve taksitli ticari kredilerinin dayanağı ise tarih ve limitleri dikkate alındığında davacının müteselsil kefaletinin bulunmadığı 09/08/2019 tarihli 5.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi olduğunu; mülkiyeti davacıya ait İzmir ili Seferihisar ilçesi Ulamış Mahallesindeki 136 ada 1 parsel numarada kayıtlı taşınmazın asıl borçlu davalının bankadaki doğmuş ve doğacak borçlarının teminatı olarak 18/10/2017 tarihinde 1.400.000,00 TL bedelle bankaya ipotek edildiğini; davacının kefaletinin son bulması yönünde dava dışı bankaya İzmir .... Noterliği’nden 08/01/2021 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnameyi gönderdiğini, bankanın İzmir .... Noterliği’nin 13/01/2021 tarihli ... yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesi ile kefaletten ayrılma yönündeki iradenin borç sona ermeden hüküm ifade etmeyeceği ancak kefaletten istifa beyanının söz konusu beyanı içeren ihtarnamenin bankaya tebliğ edildiği 08/01/2021 tarihinden sonra kullandırılacak krediler açısından dikkate alınacağı hususunun bildirildiğini, davacının ödeme yaptığı kredilerin tamamının 08/01/2021 tarihi öncesinde ait olduğunun belirlendiğini; davacının 22/02/2021 takip tarihi itibariyle 753.862,40 TL’si asıl alacak ve 5.077,08 TL’si işlemiş yasal faiz olmak üzere toplam 758.939,48 TL alacağının bulunduğunu bildirmiştir.
Bilirkişi 16/05/2024 tarihli ek raporunda özetle; 19/10/2017 tarihinde kullandırılan 2.965-gram altın kredisinin muacceliyeti olmadan 26/02/2020 tarihinde kapanmış olup, takip tarihinde borcun bulunmadığını; 25/10/2018 tarihinde kullandırılan 250-gram altın kredisinin muacceliyeti olmadan 26/02/2020 tarihinde kapanmış olup, takip tarihinde borcun bulunmadığını; 03/12/2018 tarihinde kullandırılan 300-gram altın kredisinin muacceliyeti olmadan 26/02/2020 tarihinde kapanmış olup, takip tarihinde borcun bulunmadığını; 25/02/2020 tarihinde kullandırılan 1630-gram altın kredisinin 50.59-gram altın ödemeli aylık taksite bağlandığını, kredinin 25/01/2021 tarihine kadar taksitlerinin ödendiğini, 25/02/2021 tarihli taksit vadesi gelmeden 05/02/2021 tarihinde erken ödenmekle tasfiye olduğunu, takip tarihinde muaccel olan bir bakiyenin bulunmadığını; 09/08/2019 tarihinde kullandırılan 100.000,00-TL taksitli ticari kredinin ödeme planına bağlandığını, bu kredinin 11/01/2021 tarihli taksitin ödendiğini, 09/02/2021 tarihli taksitin vadesi gelmeden 05/02/2021 tarihinde kalan anapara tutarının ödenmesi ile kredinin erken tasfiye olduğunu, takip tarihi itibariyle muacceliyetin bulunmadığını; 26/02/2020 tarihinde kullandırılan 100.000,00-TL taksitli ticari kredinin ödeme planına bağlandığını, 26/01/2021 tarihli taksitin ödendiini, 26/02/2021 tarihli taksitin vadesi gelmeden 05/02/2021 tarihinde kalan anapara tutarının ödenmesi ile kredinin erken tasfiye olduğunu, takip tarihi itibariyle muacceliyetin bulunmadığını; takip tarihi itibariyle davacının yaptığı ödeme ile kapatılan kredilerin muaccel olmadığını, tüm kredilerin erken tasfiye olduğunu bildirmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesi ile birlikte davaya konu ettiği alacak için sebepsiz zenginleşme hukuki sebebine dayanmıştır.
6098 sayılı TBK’nın 77. maddesinde; “(1) Haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür. (2) Bu yükümlülük, özellikle zenginleşmenin geçerli olmayan veya gerçekleşmemiş ya da sona ermiş bir sebebe dayanması durumunda doğmuş olur.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre; davacı ile davalı arasındaki evlilik birliği devam ederken, davalı ile dava dışı ... Bankası A.Ş. Konak İzmir Şubesi arasında 16/10/2017 tarihli 25.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesinin düzenlendiği, bu sözleşmede davacının 25.000,00 TL kefalet limitli olarak kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu; ayrıca aynı banka ile davalı arasında 16/10/2017 tarihli 3.000 gram altın limitli genel kredi sözleşmesinin de düzenlendiği ve davacının bu sözleşmede de “3.000 gram altın kefalet limitli” olarak kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu; davacının kefaletinin davalı eşinin isteği doğrultusunda gerçekleştiği, davalıya kullandırılan kredilerin genel kredi sözleşmeleri çerçevesinde kullandırıldığı, bu kredilerin teminatı olarak ise davacıya ait taşınmaz üzerine banka lehine ipotek konduğu; tarafların 03/12/2020 tarihinde kesinleşen mahkeme kararı ile boşandıkları, davacının, taşınmazı üzerindeki ipoteğin kaldırılmasını sağlamak amacıyla kredilere ilişkin borcun 753.862,40 TL’sini kefil sıfatıyla ödediği anlaşılmıştır. Davacı, kendisine ait olmayan bir borcu ödemiştir. Davacı kefilin 6098 sayılı TBK’nın 77. maddesi kapsamında asıl borçlu davalıya sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde rücu edebilmesi mümkündür. Nitekim; öğretide kefile "iç ilişkiye dayanan" ve "halefiyete dayanan" olmak üzere iki rücu hakkı tanınmış olup, kefilin bu iki imkandan birini seçmesinin mümkündür. Çoğunlukla borçlunun isteğiyle kefil olmayı kabul eden kişi, bu eylemiyle borçlunun bir işini görmeyi yüklenir. Böylelikle, kefil, borcu yerine getirerek asıl borçluyu borcundan kurtarır. Dolayısıyla, mahkememizce öğretideki görüş doğrultusunda kefilin, halefiyete dayanan rücu hakkını ya da iç ilişkiye dayanan rücu hakkını kullanmak arasında seçim yapma imkan ve hakkının bulunduğu kabul edilmiştir. TBK'nın 596. maddesindeki düzenlemenin amacı da kefili korumaktır. Sebepsiz zenginleşme ilişkisi kefilin alacaklıya ödeme yaptığı anda kurulacağından, kefil, bu ilişkinin kurulmasıyla birlikte sebepsiz zenginleşmeye dayanan haklarını asıl borçluya karşı ileri sürebilir. Davalı taraf her ne kadar "tarafların Seferihisar Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ... Esas sayılı kararı ile anlaşmalı olarak boşandıklarını, davacının 'davalıdan hiçbir maddi tazminat isteğinin bulunmadığını' bildirdiğini, tarafların maddi tazminata ilişkin anlaşmalarının, bu anlaşmanın kapsamına davaya konu bu alacakların da dahil olacağına karine oluşturacağını" ileri sürmüş ise de; taraflar, düzenledikleri anlaşmalı boşanma protokolü ile boşanma nedeniyle birbirlerinden maddi ve manevi tazminat istemeyecekleri konusunda anlaşmaya varmış olup, burada tazminattan kastedilen boşanma kaynaklı maddi ve manevi tazminat olduğundan, yani tazminat dayanağını boşanma davasından aldığından, dosyada davaya konu kredi borcunun davacı üzerinde kalacağına ilişkin bir anlaşmaya rastlanmadığından, davalı vekilinin bu yöndeki savunmasına değer verilmemiştir. Somut olayda; davacı taraf dava dilekçesinde dava konusu ettiği alacağını sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre istediğinden, davacı kefilin iç ilişkide davalı kredi borçlusuna karşı rücu hakkını kullandığı kabul edilmiştir. Bilirkişi tarafından, davalının çektiği ve kullandığı kredilere karşılık davacı tarafından toplamda 753.862,40 TL ödeme yapmış olması sebebiyle bu tutar alacağı TBK'nın 77. maddesi gereğince davalıdan isteyebileceği, açtığı davanın haklı olduğu sonuç ve kanaatine ulaşılmış, davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmedilen alacağa ödeme tarihlerinden itibaren yasal faiz yürütülmüştür.
HÜKÜM ; Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
753.862,40 TL’nin 3.452,10 TL’sine ve 251,05 TL’sine 05/11/2020 tarihinden itibaren; 28.003,15 TL'sine 09/11/2020 tarihinden itibaren; 2.202,10 TL’sine ve 101,05 TL'sine 10/11/2020 tarihinden itibaren; 27.052,10 TL'sine 25/11/2020 tarihinden itibaren; 18.110,48 TL'sine 27/11/2020 tarihinden itibaren; 5.129,00 TL'sine 15/12/2020 tarihinden itibaren; 23.312,10 TL'sine 25/12/2020 tarihinden itibaren; 3.347,10 TL'sine 28/12/2020 tarihinden itibaren; 5.085,10 TL'sine 11/01/2021 tarihinden itibaren; 25.203,60 TL'sine 03/02/2021 tarihinden itibaren; 502.080,08 TL’sine, 109.580,08 TL’sine ve 953,31 TL'sine 05/02/2021 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
2-Fazlaya ilişkin isteğin reddine,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 51.496,34 TL harçtan peşin olarak alınan 12.959,51 TL harcın düşülmesi ile kalan 38.536,83 TL harcın davalıdan alınarak, Hazine'ye gelir kaydına,
4-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL'nin davanın kabul ve red oranına göre 3.099,43 TL'lik kısmının davalıdan, kalan 20,57 TL'lik kısmının davacıdan alınarak, Hazine'ye gelir kaydına,
5-Davacının yatırmış olduğu 179,90 TL'si başvurma harcı ve 12.959,51 TL'si peşin harç olmak üzere toplam 13.139,41 TL'nin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
6-Davacının yapmış olduğu 262,50 TL'si posta-tebligat gideri ve 3.500,00 TL'si bbilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.762,50 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre takdiren 3.737,70 TL'sinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 111.540,74 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 5.002,10 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
9-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 07/06/2024
Başkan ...
¸E-imza
Üye ...
¸E-imza
Üye ...
¸E-imza
Katip ...
¸E-imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!