WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

İZMIR 4. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/879 ESAS
KARAR NO : 2024/191 KARAR
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ : 16/10/2022
KARAR TARİHİ : 13/03/2024
Mahkememizde görülen Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 05.08.2022 tarihinde saat 19:00 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile İzmir İli Karabağlar İlçesi ... sokakta geri manevra yaptığı sırada aracının arka kısımları ile arkasında bekleme yapan sürücü ... sevk ve idaresindeki... plakalı aracın ön kısımlarına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, Müvekkiline ait ...Multıx Expressıon 1.5 DCI (85), 2009 Model,... plaka sayılı araçta 26.726,19-TL hasar meydana geldiğini, bu hasar nedeniyle kusurlu aracın ZMMS poliçesi tanzim eden Davalı şirkete ihbarda bulunduklarını ve sigorta tarafından hasar dosyası açıldığını, sigorta şirketince toplam 15.726,19-TL olan parça fiyatından 9.375,99-TL ve 7.000,00-TL olan işçilik bedelinden 1.750,00-TL iskonto yaparak ve KDV de ödemeyerek 11.600,20-TL hasar ödemesi yapıldığını, müvekkilinin gerçek zararının ise oldukça fazla olduğunu, açıkladığı nedenlerle; HMK 107 uyarınca Mahkemece toplanacak deliller nazara alınarak, trafik kazası nedeniyle davacının aracında oluşan şimdilik 10,00-TL hasar bedelinin ve 10,00-TL değer kaybı bedelinin davalıdan hasarı ret tarihinden itibaren işletilecek avans faizi tahsilini, yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; davanın zaman aşımına uğradığını, Davanın zaman aşımı nedeniyle reddini talep ettiklerini, Davacı tarafın araç hasarı zararı yönünden talep konusunu belirlediğini fakat davasını yine de belirsiz alacak davası olarak ikame ettiğini, davacı tarafın dava konusu "tamamen ve açık şekilde belirli olduğunu iddia etmesine rağmen" davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının hukuka aykırı olduğunu, davacının belirsiz alacak davası açmakta menfaati bulunmadığından Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 107. maddesi uyarınca davanın esasına girmeden doğrudan ve usulen reddini talep ettiklerini, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve bakiye poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, mükerrer ödeme ve sebepsiz zenginleşmenin engellenmesi için konu kaza nedeniyle sigortalı veya kasko sigortacısı tarafından zarar görene bakiye ödeme yapılıp yapılmadığı hususunun tespitini talep ettiklerini, değer kaybı tazminatı tespit edilirken dayanağını doğrudan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’ ndan alan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’ nda belirtilen hesaplama yöntemine göre zarar tespiti yapılması gerektiğini, davacıya ait aracın davaya konu kazadan daha öncesinde bir kazaya karışıp karışmadığının ve aynı bölgeye hasar almış olup olmadığının tespitini talep ettiklerini, davaya konu edilen aracın aynı yerde birden fazla hasarının olması araç geçmişinde 3 ve daha fazla hasar olması hallerinde değer kaybı oluşmayacağı için belirtilen hususların tespitini ve netice olarak davanın reddini talep ettiklerini, huzurdaki başvuruya konu talep için başvurudan önce karşı yana toplamda 11.600,00-TL araç hasarı tazminatı ödemesi gerçekleştirildiğini, 5684 sayılı sigortacılık kanunu’nun 22. maddesine göre ekspertiz raporunun “delil” niteliğinde olduğunu, kazadan hemen sonra tanzim ettirilen muteber rapora değerlendirme yapılması ve davacının talebinin reddinin gerektiğini, başvurunun doğrudan reddini, müvekkili tarafından yapılan ödemenin toplam tazminattan ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte mahsup edilmesini, masraf ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını, davacının somut maddi zararını ifade eden kendileri tarafından bakiye maddi hasar ödemesi yapıldığını gösteren bir fatura dosyaya sunulmadığını, kaza sonrasında aracın onarımı gerçekleştirilmiş ve sigorta şirketinin bu onarım masrafını tazmin ettiğini, davacının herhangi bir somut maddi zararının bulunmadığını, “hakkın kötüye kullanılması yasağı” esas alınarak talebin değerlendirilmesi gerektiğini, açıkladığı nedenlerle; Zaman aşımına uğramış davanın reddini, usulden ret talebinin kabul edilmemesi halinde davanın cevap dilekçelerinde yer alan nedenler ve re'sen gözetilecek sair nedenlerle esastan reddini, ret taleplerinin kabul edilmemesi halinde değer kaybı ve hasar tazminatı yönünden bilirkişi incelemesi yapılmasına ve tarafların kusur durumu ile bakiye teminat limiti gözetilerek hüküm kurulmasını, müvekkili aleyhine tazminata hükmedilmesi halinde dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Kaza Tespit Tutanağı: Kaza sonrası tanzim edilen 05.08.2022 tarihli maddi hasarlı trafik kazası tutanağında;
... Plakalı araç sürücüsü ...'un; “... plakalı aracı ile 5131 sokağa geri geri giderken arkasındaki... Plakalı aracı göremediği için bu araca çarptığını” ifade etmiştir.
... Plakalı araç sürücüsü ...'ın aracı kazada çarpılan araçtır.
Hasar dosyası: Davacının dava tarihinden önce davalı sigortaya hasar / değer kaybı talepleri için başvuruda bulunduğu, 22.08.2022tarihinde 11.600,20 TL hasar ödemesi, yapıldığı anlaşılmaktadır.
Tramer Kaydı:... plakalı aracın 05.08.2022 tarihli kazadan önce değişen parça bilgisi olmayan iki adet ve toplam 2.505,37 TL toplamında iki adet hasar kaydının bulunduğu tespit edilmitir.
Sigorta Poliçesi: Davalıya ZMMS Sigorta Poliçesi Sigortası ile sigortalı... a ait ... plakalı araçla ilgili olarak 20.04.2022-2023 tarihleri arasında geçerli Karayolları Mali Sorumluluk Trafik Sigorta poliçesi ile ... Sigorta A.Ş. tarafından sigorta teminat örüntüsüne alındığı, kaza 05.08.2022 tarihinde meydana gelmiş olup teminatları süresi içinde meydana gelmiş olduğu anlaşılmaktadır.
Bilirkişi Raporu: Bilirkişiler... ve ... tarafından 04/07/2023 tarihinde düzenlenen raporda özetle; ... Plakalı araç sürücüsü ...'un, geri manevra kurallarına uymadığı için kazanın oluşumunda etken olduğu,... Plakalı araç sürücüsü ...'ın atfı kabil kural ihlalinde bulunmadığından dolayı kazanın oluşumunda kusursuz olduğu,... plakalı araçta meydana gelen gerçek değer kaybı tutarının 25.425,10-TL olduğu bu tutarın 11.600,20-TL kısmının sigorta şirketi tarafından ödenmiş olması nedeni ile ödenmesi gereken bakiye hasar onarım bedelinin 12.974,70-TL olacağı,... plakalı araçta meydana gelen hasarın ve araçta yapılan hasar onarım işlemlerinin kaza ile uyumlu olduğu,... plakalı aracın hasar tarihinde hasar öncesi rayiç değerinin 233.650,00 TL ve hasar onarım bedelinin 25.425,10-TL olması nedeni araca teknik olarak pert total işlemi yapılamayacağı, aracın onarımının ekonomik olduğu ve... plakalı araçta meydana gelen değer kaybın hesaplamasında değer kaybının 9.350,00-TL olarak tespit edildiği,... plakalı aracın bakiye hasar onarım bedelinin ve değer kaybı bedelinin ... Plakalı aracın kasko sigorta poliçesi limitleri dahilinde ödenebilir durumda olduğu görüşü ile raporlarını düzenlemişlerdir.
Islah: Davacı vekili 22/08/2023 tarihli dilekçesi ile dava değerini artırmış ve aynı tarihte harcını yatırmıştır.
Dava; davacı aracında meydana gelen hasar bedeli ve değer kaybı tazminatının karşı taraf araç ZMMS sigortacısından tahsili davasıdır.
01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın amacı A.1 maddesinde “Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına yönelik ilgililerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir.” şeklinde belirlenmiştir. Sigortanın kapsamı ise genel şartlar A.3. maddesinde “sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır.” şeklinde düzenlenmiştir.
Anayasa Mahkemesi’nin 2019/40 esas, 2020/40 karar, 17/07/2020 tarihli iptal kararının, 9 Ekim 2020 günü 31269 sayılı RG’de yayınlandığı, bu karar ile 14/04/2016 tarihli, 6704 sayılı 3. Maddesiyle değiştirilen 90. Maddesinin 1. cümlesinde yer alan “… ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin, ikinci cümlesinde yer alan “… ve genel şartlarda…” ibaresinin iptallerine karar verildiği, iptal kararının gerekçesinde; " Motorlu taşıt işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilere verilen zararlardan dolayı, işletenin hukuki sorumluluğu haksız fiilden doğan sorumluluk niteliği taşıdığı için tazminat borcunun kapsamının 6098 sy TBK'na göre belirlendiği, işletenin söz konusu tazminat borcunun dolayıyla zarar gören üçüncü kişilerin tazminat alacaklarının teminat altına alınması amacıyla öngörülmüş olan zorunlu mali sorumluluk sigorta şirketinin tazminat borcunun kapsamının ise Genel Şartlara göre belirlendiği, bu durumun tazminatın kapsamının farklılaşmasına yol açtığı, bunun nedeninin ise idarenin düzenleyici işlemi niteliğindeki tazminat hesaplamasını düzenleyen kurallarında, 6098 sy TBK'nun gerçek zararın tazminini öngören kurallarından ayrılan hükümlere yer vermiş olmasından kaynaklandığı, Anayasa'nın 48. maddesinde sözleşme özgürlüğünün güvence altına alındığı, bu özgürlüğün sözleşme yapıp yapmama serbestsinin yanı sıra yapılan sözleşmelere dışarıdan müdahale yasağını da içerdiği, sigorta şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinden kaynaklanan borcunun kapsamının 2918 sy Kanun çerçevesinde hazırlanan GŞ'a göre belirleneceği, bu kuralların sözleşmeden doğan borcun kapsamını belirlemek suretiyle Anayasa'nın 48. Maddesinde güvence altına alınan sözleşme özgürlüğünü sınırladığı, Anayasa'nın 13. Maddesi uyarınca temel hak ve özgürlüklere sınırlama getiren düzenlemelerin öncelikle kanunla yapılması gerektiği, sözleşme özgürlüğünü sınırlamaya yönelik bir kanuni düzenlemenin şeklen var olması yeterli olmayıp, kanuni düzenlemelerin keyfiliğe izin vermeyecek şekilde belirli, ulaşılabilir ve örgörülebilir nitelikte olması gerektiği, kanunun bu niteliklere sahip olmasının esasen Anayasa'nın 2. Maddesinde güvence altına alınan hukuk devleti ilkesinin de bir gereği olduğu, 2918 sy KTK'nun 90. Maddesinde sigorta şirketinin ZMMS sözleşmesinden doğan sorumluluğunun kapsamı düzenlenmemiş olup, bu kapsamın idarenin düzenleyici nitelikte işlemi olan Genel Şartlara göre belirlenmesinin öngörülmesi ile borcun kapsamının tespiti hususunda temel çerçeve ve ilkelerin kanunlarla belirlenmeyerek idareye geniş bir takdir yetkisinin tanındığı, bu itibarla sözleşmenin içeriğine yönelik sınırlama öngören kuralların kanunilik ölçütü yönünden Anayasanın 13. ve 48. Maddelerine aykırı olduğu, Anayasa'nın 17. Maddesinde yaşama hakkı ve kişilerin maddi ve manevi varlığını geliştirme hakkının, 35. Maddesinde mülkiyet hakkının güvence altına alındığı, Anayasanın 5. Maddesinde insanın maddi ve manevi varlığını geliştirebilmesi için gerekli şartları hazırlamanın devletin temel amaç ve görevleri arasında sayıldığı, motorlu araç işletilmesine bağlı olarak kişilerin uğrayabileceği destekten yoksun kalma, bedensel zarar, eşya zararı ve manevi zararın Anayasa'nın 17. ve 35. Maddelerinde düzenlenen hakların ihlali sonucunda ortaya çıkan zarar niteliğinde olduğu, dolayısıyla karayolunda motorlu taşıt işletilmesini düzenleyen kuralları belirlemenin ve motorlu taşıt işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilerin uğrayabileceği zararın tazmin edilmesini güvence altına almanın da devletin görevleri kapsamında olduğu, ZMMS kapsamında sigorta şirketinin bu zararlardan dolayı sorumlu tutulmuş olmasının, zarar gören kişinin Anayasa'nın 17. ve 35. Maddesinde düzenlenen haklarının Anayasa'nın 5. Maddesiyle bağlantılı olarak korunmasının amaçlandığını gösterdiği, sigorta şirketinin sorumluluğunun kapsamının idarenin düzenleyici nitelikteki işlemi ile belirlenmesinin zarar gören üçüncü kişi ve işleten aleyhine, sigorta şirketi lehine menfaat dengesinin bozulmasına yol açacağı... " belirtilerek bu nedenlerle 6704 sayılı 3. Maddesiyle değiştirilen 90. Maddesinin 1. cümlesinde yer alan “… ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin, ikinci cümlesinde yer alan “… ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa'nın 5., 13., 17., 35. Ve 48. Maddelerine aykırı olması nedeniyle iptallerine karar verildiği görülmüştür.
Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda anılan iptal kararı sonrasında oluşan yeni duruma göre KTK'nun 90. Maddesi hükmü dikkate alındığında, zarar gören hak sahiplerinin zarar veren 3.kişilerden ve sigorta şirketinden talep edebilecekleri tazminatın kapsamının belirlenmesinde kullanılacak yöntem ve ölçütler konusunda kısıtlama bulunmadığından, üçüncü kişi olan davacının uğradığı değer kaybı zararının tespitinde 6098 sy Türk Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alınarak yerel piyasa koşulları, ülkenin şartları, aracın özellikleri, kilometresi, piyasanın algısı, aracın piyasadaki tercih edilebilirliği, markası, ikinci el piyasası, yedek parça ve servis maliyetleri, kazalı parça ve yeri, onarım özellikleri, aracın geçmiş hasar kayıtları gibi pek çok etkenin dikkate alınması gerektiği, dolayısıyla değer kaybının doğru ve hakkaniyetli şekilde belirlenebilmesi için uzun yıllardır Yargıtay içtihatları ile benimsenen, aracın kaza öncesi hasarsız rayiç değeri ile onarımdan sonraki rayiç değerinin göz önünde bulundurularak, aradaki farkın değer kaybı olarak kabul edilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Tüm bu yasal düzenlemeler ve somut olay birlikte değerlendirildiğinde; 05.08.2022 günü saat 19.00 sıralarında İzmir Karabağlar İlçesi Sırrı ... sokak kesişimindeki kavşakta; ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile kavşağa geldiğinde geri manevra yaparak geri geri 5131 sokağa doğru gitmek istediğinde ,5131 sokak üzerinde arkasında bulunan ... sevk ve idaresindeki kamyonetin ön kısımlarına kendi aracının arka kısmı çarparak Maddi Hasarlı Kazanın meydana geldiği, meydana gelen kazada, ... Plakalı araç sürücüsü ...'un, geri manevra kurallarına uymadığı için kazanın oluşumunda asli ve tam kusurlu olduğu, ... Plakalı araç sürücüsü ...'ın atfi kabil kural ihlalinde bulunmadığından dolayı kazanın oluşumunda kusursuz olduğu anlaşılmıştır.
Hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre; Davacıya ait ... araçta bahse konu trafik kazası sebebiyle, tespit edilen gerçek hasar onarım bedeli ile davalı ... şirketinin ödediği hasar onarım bedeli dikkate alındığında davacı tarafa ödenmesi gereken bakiye hasar bedeli (24.574,90-11.600,20)12.974,70 TL olduğu, Aracın hasar tarihindeki rayiç değeri 233.650,00 ve araç onarım bedeli 24.574,90 TL olarak tespit edildiğinden teknik açıdan aracın onarımının ekonomik olduğu ve araca pert total işlemi yapılmaması gerektiği, ... plakalı araçta meydana gelen hasarın ve araçta yapılan hasar onarım işlemlerinin kaza ile uyumlu olduğu,... plakalı araçta meydana gelen değer kaybının nispi metoda göre yapılan hesaplamasında değer kaybının 9.350,00 TL olduğu,... plaka sayılı sigortalı aracın aracın kaza tarihindeki ZMMS poliçe limitinin 50.000,00 TL olduğu bedel artırım dilekçesi ile davacının talep miktarını artırarak, 12.974,70TL 'nin, hasar bedeli, 9.350,00TL değer kaybı bedeli talebinde bulunduğu, kazanın poliçe süresi içerisinde gerçekleştiği, talep edilen zarar miktarının poliçe limiti dahilinde kaldığı, davalı ... şirketinin poliçe kapsamında doğan hasar ve değer kaybı zararından sorumlu olduğu, davacının dava öncesi usulüne uygun başvuru yaptığına ilişkin belge sunmadığı, davalı ... şirketinin hasar bedeli yönünden kısmi ödeme tarihi 22.08.2022 tarihinde, değer kaybı yönünden dava tarihinde temerrüde düştüğü, sigortalı aracın hususi kamyonet olarak kayıtlı olduğu yasal faize hükmetmek gerektiği, anlaşılmakla davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş, Davalının 3.000,00TL değer kaybı yönünden davayı kabul ettiği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davacının Davasının Kabulüne
1-12.974,70TL Hasar bedeli tazminatının temerrüt tarihi 22.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine
2-9.350,00-TL Değer kaybı zararının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.525,00-TL harçtan peşin alınan ıslah yolu ile tamamlanan 460,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.064,30-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR OLARAK KAYDINA,
4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davacı yararına takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00-TL'nin davada haksız çıkan davalıdan alınarak HAZİNE'ye gelir kaydına,
6-Davacının yapmış olduğu 80,70-TL dava açma ilk gideri, 2.200,00-TL bilirkişi ücreti, 98,00-TL tebligat ve posta gideri, olmak üzere toplam 2.378,70-TL Yargılama giderinin peşin yatırılan ve ıslah yolu ile tamamlanan 460,70-TL harç ile birlikte toplam 2.839,40-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı ve davalı yanca yatırılan delil ve gider avansından sarf edilmeyen kısmın karar kesinleştiğinden yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.13/03/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır