WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

İZMIR 4. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/83 Esas
KARAR NO : 2024/22
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/10/2021
KARAR TARİHİ : 11/01/2024
İzmir... Tüketici Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı görevsizlik kararı üzerine dosya mahkememize tevzi edilmiş olup, dosya görevsizlik kararı üzerine dosya mahkememize tevzi edilmiş olup, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin yöneticiliğini yaptığı, İzmir İli, ...'nın ortak yerleri bina, makine-tesisat, demirbaş, dekorasyonu kapsayacak şekilde davalı şirkete 13/10/2020 başlangıç tarihli ve ... poliçe numaralı "birleşik ürün sigorta poliçesi" ile sigorta ettirildiği, bu amaçla düzenlenen "birleşik ürün sigortası" deprem ve yer kayması hasarlarını kapsadığını, 30/10/2020 tarihinde İzmir'de meydana gelen 6,6 şiddetindeki deprem nedeni ile davacı yönetim tarafından yönetmelikte olan ... isimli binanın taşıyıcı sistemi dışındaki ortak yer niteliğindeki duvarlarında, dekorasyonlarında hasarlar meydana geldiğini, hasarların saptanması konusunda sigorta şirketi ile hasarlı yerlerin giderim yönetimi ve giderim bedeli konularında uzun süre görüşmelere rağmen uzlaşma sağlanmasının mümkün olmadığını, kat maliklerinin morallerini de bozan hasarların onarımına girişilmesi zorunluluğu doğduğundan var olan hasarın ve giderim bedellerinin ne olabileceğinin saptanması amacıyla İzmir ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Değişik İş sayılı dosyası ile düzenlenen bilirkişi raporunda deprem nedeni ile oluşan hasarların ayrıntılı olarak saptandığı ve söz konusu hasarların 1.110.000,00 TL harcama ile giderilebileceğinin tespit edildiği, davacı yönetimin tacir olmadığı sabit olup tüketici olarak kabulünde zorunluluk bulunduğundan, arabuluculuğa başvurulduğunu, 06/08/2021 tarihli "arabuluculuk son tutanağı" düzenlenerek taraflara arasında imza altına alındığını, sigorta türünün niteliğinin, hasar miktarları, bir kısım muafiyetleri, varsa eksik/fazla sigorta miktarlarının sigorta tazminatına yansıması bilirkişi incelemesinin yapılmasının zorunlu kılındığından bu belirsiz alacak davasının açıldığını, alınacak bilirkişi raporu ile tam olarak saptanacak sigorta tazminatı tutarına arttırma olanağı saklı kalmak üzere şimdilik 150.000,00 TL sigorta tazminatının hasar tarihi olan 30/10/2020 tarihinden hesaplanacak sigorta reeskont faizi ile davalı şirketinden tahsilini arz, talep ve dava etmişir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi davacı tarafın temsil ettiği ana taşınmazın sadece rezidans bölümünün ortak alanları için deprem teminatı sağladığını, ... no'lu ve 13/10/2020 başlangıç tarihli sigorta poliçesi ön yüzünde yazılı olduğu üzere taşınmazın AVM olarak kullanılan bölümünde meydana gelen hasarlar için bu poliçeden teminat verilmemiş olup davalı şirketin AVM bölümü ortak alanları ile ilgili sorumluluğunun bulunmadığını, ekspertiz raporu ve onarım tekliflerinden de anlaşılacağı üzere davalı sigorta şirketinin teminat sağladığı, ana taşınmazın konut olarak kullanılan bölümlerinin ortak alanlarındaki deprem kaynaklı bina-dekorasyon hasar tutarının 283.384,19 TL, muhteviyat hasar tutarının ise 35.128,67 TL olduğunu, bu tutarı aşan taleplerin sigorta teminatı altında olmadığı gibi gerek miktar gerekse birim ücretleri bakımından hem gerçek zararın hem de teminat sınırlarının üzerinde olduğunu, yangın sigortası ile verilen deprem teminatının zorunlu deprem sigortası (ZDS) teminatlarının üzerinde kalan kısım için geçerli olduğunu, zorunlu deprem sigortası genel şartları "C.2- birden çok sigorta aynı bina/bağımsız bölüm için birden çok zorunlu deprem sigortası yaptırılamaz. Ancak; zorunlu deprem sigortası yapılan bağımsız bölüm veya binanın değeri Zorunlu Deprem Sigortası ile belirlenen sigorta bedeli tutarının üzerinde ise; bu tutarın üzerindeki kısım için Zorunlu Deprem Sigortası yapılmış olması kaydıyla sigorta şirketleri tarafından ihtiyari deprem sigortası yapılabilir." hasarın meydana geldiği tarihte zorunlu deprem sigortası teminatı 240.000,00 TL olduğunu, bu durumda öncelikle sigorta konusu konutların her birinin deprem teminatı toplanarak, bunlardan ortak alanlara isabet eden teminat tutarının bulunmalı ve bu tutarın üzerinde kalan kısımlar yönünden davalının sorumluluğunun hesaplanması gerektiğini, örnek olarak 10 adet bağımsız bölümden oluşan ana taşınmazın toplam teminatı 10*240.000,00 TL=2.400.000,00 TL olduğunu, örnekte ortak alanların ana taşınmazın %15 kısmını oluşturmakta ise 2.400.000,00 TL*%15=360.000,00 TL kısmın zorunlu deprem sigortası teminatında kalmakta olup ancak bu tutarı aşan hasarlar yönünden uyuşmazlık konusu poliçedeki ihtiyari deprem teminatı devreye gireceğini, bu hususta taraflar arasındaki poliçenin, "deprem ve yanardağ püskürmesi ek klozu" başlıklı bölümünde de aynı düzenlemeye yer verildiği ve teminatı ZDS teminatlarını aşan zararlar için devreye gireceğinin belirtildiği, taraflar arasında düzenlenen poliçenin özel şartlar Deprem ve Yanardağ Püskürmesi Ek Klozu başlıklı bölümünde ayrıca belirtildiği üzere her bir bina ve muhteviyat hasarında sigorta bedeli üzerinden %5 oranında tenzili muafiyet uygulanacağı, dosyada teknik bilirkişiden rapor alınması yoluna gidilirse öncelikle eskime ve yıpranma payları ile hurda bedellerinin dikkate alınarak hasar tarihi itibari ile cari fiyatlar üzerinden hasar bedeli tespit edilmesi gerektiği, ZDS teminatları üzerinden ortak alanlar bakımından teminat kapsamında kalan kısım bulunarak hasar bedelinin tenkis edilmesi, muafiyet oluşturan bedelinin %5 kısmı hesaplanarak bulunan hasar bedelinden düşülerek davalı şirketin bakiye sorumluluğu olup olmadığının belirlenmesi gerektiği, bu şekilde yapılan hesaplama sonucunda davacı tarafa 26/08/2021 tarihinde muafiyet sonrası 93.503,92 TL ödeme yapılarak poliçeden kaynaklanan sorumluluk yerine getirildiğinin belirtilmekte olduğunu, açıklanan tüm bu nedenlerden dolayı fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla, davalı sigorta şirketi hakkında açıla davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR: İzmir ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Değişik İş sayılı dosyası fiziki olarak celp edilmiştir.
Davalı ... Sigorta Şirketi'nden ilgili belgeler celp edilmiştir.
Mimar Bilirkişi ..., Nitelikli Hesap Konusunda Uzman Hukuk Bilirkişi Doç. Dr. ... ve İnşaat Mühendisi Bilirkişi ...'tan oluşan bilirkişi heyetinden 06/10/2022 tarihli bilirkişi heyet raporu alınmıştır.
Mimar Bilirkişi..., Nitelikli Hesap Konusunda Uzman Hukuk Bilirkişi Doç. Dr. ... ve İnşaat Mühendisi Bilirkişi ...'tan oluşan bilirkişi heyetinden 04/04/2023 tarihli bilirkişi ek heyet raporu alınmıştır.
Sigorta Konusunda Uzman Bilirkişi ...'tan 15/07/2023 tarihli bilirkişi raporu alınmıştır.
-06/10/2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle;
İnceleme yapılan teknik değerlendirmede, rezidans ortak alanlarının sigorta himayesi kapsamında olduğunun kabul edilmesi durumunda bu alanlarda ortaya çıkan zararın 381.903,26 TL olduğu tespit edilmiştir. Sigorta poliçesinde deprem teminatları bakımından muhteviyat sigorta bedeli üzerinden %5 tensili muafiyet uygulanacağı belirtilmiştir. Sigorta poliçesinde deprem muhteviyat sigorta bedeli olarak 3.550.500,00 TL olarak belirtilmiştir. Söz konusu bu bedelin %5'i 177.525,00 TL'ye tekabül etmektedir. Bunun sonucu olarak sigortacının sorumluluk tutarı 204.378,26 TL olacaktır.
AVM ortak alanlarının da sigorta kapsamı içinde olduğunun kabul edilmesi durumunda muafiyet kısmı düşüldüğünde, 1.110.127,00 TL (meydana gelen zarar) - 177.525,00 TL (muafiyet tutarı) = 932.602,00 TL olacaktır.
Eksik ödenen kısım bakımından taraflar arasındaki işin ticari iş olduğu için ticari işlerde uygulanan temerrüt faizinin talep edilebileceği, bununla birlikte davacının reeskont faizi talep ettiği, TTK. 1427/2 hükmü dikkate alındığında sigortacıların araştırmalarının tamamlandığı anda ediminin muaccel olacağı, her ne kadar söz konusu düzenlemede rizikonun sigortacıya ihbarından itibaren edimin muaccel hale geleceği belirtilmişse de, ekspertiz raporunun tamamlandığı anda sigortacının ediminin muaccel hale geleceği ve bu andan itibaren sigortacının temerrüde düştüğünün kabul edilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
- 04/04/2023 tarihli bilirkişi ek heyet raporunda özetle;
1-Kök raporda da ifade edildiği üzere, ortak alana ilişkin yapılan sigortanın amacı, ortak alanda meydana gelen rizikoları teminat almaktadır. Ortak alan içinde kapsam dışı bırakılması istenen riziko ve yerlerin açıkça sigorta poliçesinde belirtilmesi gerekirdi. Halbuki sigorta poliçesi incelendiğinde, oldukça ayrıntılı olarak düzenlendiği, tek tek muafiyetlerin neler olduğunun belirtildiği görülmektedir. Buna karşılık poliçede AVM'lere ilişkin ortak alanların sigorta koruması altında olmadığının açıkça ifade edilmediği görülmektedir. Nitekim Sigortacılık Kanunu'nun 11/4 maddesinde, sigorta sözleşmesi kapsamı dışında kalan risklerin açıkça sözleşmede belirtilmesi gerektiği, aksi takdirde, sigortacının bu risklerden sorumlu olacağı hüküm altına alınmıştır.
2-Kök raporda belirttiğimiz hususlar yanında, davacı ve davalı arasında düzenlenen sigorta poliçesinin 19. Ve devam sayfalarında teminat kapsamına alınan makine ve tesisatlarla bunların bedellerine ilişkin açıklamalar yer almaktadır. Örneğin poliçenin 25. sayfasında, ticaret merkezi ana panonun teminat kapsamı içinde olduğu belirtilmiştir. Yine aynı sayfada yürüyen merdivenlerin teminat kapsamı içinde olduğu belirtilmiştir. Görüldüğü üzere, sigorta poliçesi ile teminat alınan makine ve tesisatlar arasında, yapının AVM kısmına hizmet eden makine ve aletler de bulunmaktadır.
3-Davalı tarafın diğer bir itirazı ise, müvekkil şirketinin sorumluluğunun zorunlu deprem sigortası teminatı kapsamı dışında kalan kısmı için geçerli olduğunu ve bu durumun tartışılmadığını iddia etmiştir. Sigorta poliçesi incelendiğinde, sigortanın konutlar için değil, ortak alan için yapıldığı görülmektedir. Öte yandan hazırlanan eksper raporunda ve davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme tutarı bakımından davalının iddia ettiği gibi, zorunlu deprem sigortası kapsamı dışına kalan kısım için ödeme yapıldığı şeklinde bir esastan hareket edilmediği görülmektedir.
4-Davalı tarafça %10 yıpranma payının hesaplanmasının gerçek duruma uygun olmadığı belirtilmişse de, hazırlanan eksper raporunda da %10'luk yıpranma yapı düşünülmüştür. Davalı taraf da bu %10'luk yıpranma payını esas alarak sigortalıya 93.503,92 TL ödeme yapmıştır. Başka bir ifadeyle davalı sigorta şirketi %10 yıpranma payını esas almış ve buna ilişkin herhangi bir itiraz ileri sürmeksizin ödeme yapmış olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
-15/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
Tüm delillerin takdir ve değerlendirmesinin Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin 31/12/1976 T., ... E., ... K. Sayılı kararında belirtildiği üzere;
"Hakim insana, tabiata, gerçeğe, olağana sırt çevirmeden ve katı kalpler içinde sıkışıp kalmadan uyuşmazlığa "insan kokusu" taşıyan bir çözüm getirmek zorunluluğunda" olduğu hususu ve davanın hukuki değerlendirmesi ve mevcut ihtilafa çözüm bulunma zorunluluğu hususunun MÜNHASIRAN mahkemenize ait olduğu,
SİGORTA TEKNİĞİ YÖNÜNDEN İNCELEMEDE;
TTK. 1401. maddesi: "Sigorta sözleşmesi, sigortacının bir prim karşılığında, kişinin para ile ölçülebilir bir menfaatini zarara uğratan tehlikenin, rizikonun, meydana gelmesi hâlinde bunu tazmin etmeyi yükümlendiği sözleşme olarak tanımlanmaktadır.
ÖNCEKİ HEYETTE BİLİRKİŞİLERİN UZMANLIK ALANI MALİYET HESABI VE İNŞAAT MALİYETİ DE BELİRLEYECEK YETKİNLİKTE OLDUĞUNDAN;
Davalının eksik sigorta savunması yerinde görülmediği, Sigorta poliçeleri güven esasından hareketle teminat veren, sigortacının güven teyidini esas alan poliçedir ve prim ödemekte sigortacının sorumluluğu başladığından, risk meydana geldiğinde de hasarı ödemek sigortaya güven ilkesi gereği bulunduğu mütalaa edilmiştir.
Poliçenin ön yüzünde ortak alanlar tanımı davalı vekili kendince değerlendirmiş ve açıkça rezidans ve apartman yönetimi ortak alanlarının teminata alındığı belirtilerek sigorta teminatı bu bölümlerle sınırlandırıldığı iddiası sözleşme kurulmasında karşılıklı güven ilkesine ve sigortacının genel prensiplerine aykırı bulunduğu teknik kanaatine varılmıştır
Esasen poliçeye AVM bölümü de dahil edilmiş olsa, sırf boya ve sıva onurumu için bile 1.110.000,00 TL gibi bir bedel tespit edilen yerlerin tamamının 3.105.000,00 TL gibi yeniden inşa bedeli ile sigortalanması mümkün değildir gibi savunmalar önceki heyet uzmanlık alanında da incelenmemiştir.
Sigorta ve acentenin sigorta ettirene ve sözleşmenin kurulmasında beyan yükümlülüğüne aykırı uygulamaların DENKLEŞTİRİCİ ADALET İLKESİ GEREĞİ SÖZLEŞMENİN KURULMASINDA DAVACI SİGORTA ETTİRENİN SADECE GÜVEN İLKESİ NEDENİYLE DE ÖDEYECEĞİ YÖNÜNDE KARARLARI BULUNDUĞUNU MAHKEMENİZ takdirine sunarız.
Davalı itirazları bu yönden sigorta tekniği ve güven ilkesine aykırı bulunmakla, sigortalı yararına yapılan poliçenin risk meydana geldiğinde eksik sigorta veya belli alanların kapsam dışında bulunduğu iddiaları mahkemeniz nihai takdirinde bulunmakta ise de sigorta tekniğine uygun bulunmadığı teknik kanaatine varılmıştır.
Önceki bilirkişi heyetindeki mimar ve mühendis bilirkişiler bulunduğundan raporlarına aynen katılınmış olup,
Hasar tarihi poliçe veda tarihleri aralığındadır.
Talepler depremden kaynaklı hasara ilişkindir.
Teknik değerlendirme de dava konusu taşınmazda meydana gelen zararın, depremden kaynaklandığı,
Taşınmazın ekonomik ömrünü tamamlamış olduğu, dolayısıyla hasarların sigortalı binanın eskimesine bağlı olmadığı tespit edilmiştir.
Açıklanan Nedenlerle De;
Teknik değerlendirmede, rezidans ortak alanların sigorta himayesi kapsamında olduğunun kabul edilmesi durumunda bu alanlarda ortaya çıkan zararın 381.903,26 TL olduğu tespit edildiği sigorta poliçesinde deprem teminatları bakımından muhteviyat sigorta bedeli üzerinden %5 uygulandığında,
Sigorta poliçesinde deprem muhteviyat sigorta bedeli olarak 3.500.500,00 TL olarak belirtilmiştir. Söz konusu bu bedelin %5'i 177.525,00 TL'ye tekabül etmektedir. Bunun sonucu olarak sigortacının sorumluluk tutarı 204.378,26 TL olacaktır.
AVM ortak alanlarının da sigorta kapsamı içinde olduğunun kabul edilmesi durumunda muafiyet kısmı düşüldüğünde, 1.110.127,00 TL (meydana gelen zarar) - 177.525,00 TL (muafiyet tutarı)=932.602,00 TL bulunduğu teknik kanaatine varılmıştır.
Eksik ödenen kısım bakımından taraflar arasındaki işin ticari iş olduğu için ticari işlerde uygulanan temerrüt faizinin talep edilebileceği, bununla birlikte davacının reeskont faizi talep ettiği, TTK. 1427/2 hükmü dikkate alındığında sigortacıların araştırmalarının tamamlandığı anda ediminin muaccel olacağı, her ne kadar söz konusu düzenlemede rizikonun sigortacıya ihbarından itibaren edimin muaccel hale geleceği belirtilmişse de, ekspertiz raporunun tamamlandığı anda sigortacının ediminin muaccel hale geleceği ve bu andan itibaren sigortacının temerrüde düştüğünün kabul edilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Davacının binasında hasar ve zarar oluşup oluşmadığı, hasar ve zarar miktarı, hasar depremden kaynaklanıp kaynaklanmadığı, olayın deprem sigortası kapsamında kalıp kalmadığı ve davalıların sorumluluğuna ilişkin rapor alınmasına karar verilmiş olup yapılan incelemeler Bilirkişi Heyet Raporu ve tüm dava kapsamı incelenmiştir.
-Hasar tarihi poliçe vade tarihleri aralığındadır.
-Talepler depremden kaynaklı hasara ilişkindir.
-Teknik değerlendirme de dava konusu taşınmazda meydana gelen zararın, depremden kaynaklandığı, Taşınmazın ekonomik ömrünü tamamlamamış olduğu, dolayısıyla hasarların sigortalı binanın eskimesine bağlı olmadığı tespit edilmiş bulunmakla davalının ödeyeceği miktar belirlenmiştir.
Değerlendirme ve nihai karar mahkemenin takdirinde olmak üzere sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Davacı vekili 04/10/2023 tarihli dilekçesi ile davasını ıslah etmiş ve aynı tarihte harcını yatırmıştır.
GEREKÇE :
Dava, deprem ve yer kayması nedeniyle meydana gelen zararın birleşik ürün sigorta poliçesi kapsamında tahsili davasıdır.
Dava konusu İzmir İli, ... adresinde bulunan ...nın davacı yönetim tarafından 13/10/2020 tarih ve ... poliçe numarası ile "Birleşik Ürün Sigorta Poliçesi" yaptırıldığı, sigortanın faaliyet konusunun "ortak alanlar(rezidans/apartman yönetimi) olduğu anlaşılmaktadır.
Binadan yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde ağır ve orta hasar kaydının bulunmadığının belirtildiği görülmektedir.
Dava konusu taşınmaz için düzenlenen sigorta poliçesi incelendiğinde sigorta konusunun konut/rezidans ortak alanlarının teminat altına alındığı anlaşılmaktadır.
İzmir ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Değişik sayılı dosyası kapsamında düzenlenen 21/04/2021 tarihli bilirkişi raporunda; dava konusu taşınmazda meydana gelen hasarların deprem nedeniyle oluştuğu ve tespit tarihi olan 23.03.2020 tarihi itibari ile mahalli rayiç fiyatları esas alınmak sureti ile;- Sıva kazınması ve sıva yapılması (iç duvar) : 325.560,00 TL, Tavan badanası yapılması : 33.096,00 TL, Duvar badanası yapılması (iç duvar) : 108.520,00 TL, Sıva kazınması-sıva yapılması (Dış duvar) : 449.670,00 TL, Dış cephelerde iskele kurulması : 31.500,00 TL, Asma tavan yapılması : 1.400,00 TL, Fayans Kaplaması yapılması : 1.250,00 TL, Dilatasyon profil montajı yapılması : 25.300,00 TL, Mermer kaplama yapılması : 7.600,00 TL, Molozların nakliyesi : 24.000,00 TL, Genel Temizliği : 20.000,00 TL olmak üzere KDV dahil ve 9010 yıpranma payı düşülmek kaydı ile toplam 1.110.127,00 TL olabileceğine karar verildiği görülmüştür.
Ortak alana ilişkin yapılan sigortanın amacı, ortak alanda meydana gelen rizikoları teminat altına almaktadır. Ortak alan içinde kapsam dışı bırakılması istenen riziko ve yerlerin açıkça sigorta poliçesinde belirtilmesi gerekmektedir. Dosyaya sunulu sigorta poliçesinin ayrıntılı olarak düzenlendiği, tek tek muafiyetlerin neler olduğunun belirtildiği görülmektedir. Sigortacılık Kanunun 11/4 maddesinde, sigorta sözleşmesi kapsamı dışında kalan risklerin açıkça sözleşmede belirtilmesi gerektiği, aksi takdirde, sigortacının bu risklerden sorumlu olacağı hüküm altına alınmıştır. Diğer taraftan eksper raporunda da ifade edildiği üzere, acentenin dahil poliçenin hem AVM hem de rezidans ortak alanları için olduğu belirtilmiştir.
Poliçe sigorta konusu ve tanımlar başlığı altında “Poliçe üzerinde belirtilen riziko adresinde bulunan her türlü dekor, boya badana masrafları dahil, diğer dekoratif harcamalar ile sigortalının kiracı olması durumunda riziko adresindeki giriş kapısı teminata dahildir” şeklindedir. Yine makine ve demirbaş tanımı yapılırken, riziko adresi esas alınmıştır. Riziko adresi olarak binanın tamamı esas alınmıştır.
Davaya konu poliçe hükümleri, ortak alanların poliçe teminatı kapsamında olmayacağına ilişkin açıklama olmaması hususları dikkate alındığında, rezidans ortak alanlarının sigorta himayesi kapsamında olduğu kabul edilerek bu alanlarda ortaya çıkan zararın 381.903,26 TL olduğu tespit edildiği, Sigorta poliçesinde deprem teminatları bakımından muhteviyat sigorta bedeli üzerinden % 5 oranında tenzili muafiyet uygulanacağı belirtildiği, Sigorta poliçesinde deprem muhteviyat sigorta bedeli olarak 3.550.500 TL olarak belirtildiği, AVM ortak alanlarının da sigorta kapsamı içinde kabul edilmesi nedeniyle 1.110.127,00 (meydana gelen zarar) - 177.525,00 ( muafiyet tutarı) 932.602,00 TL olduğu, davacının bedel arttırım dilekçesini dosyaya sunulduğu, eksik ödenen kısım bakımından taraflar arasındaki işin ticari iş olduğu için ticari işlerde uygulanan temerrüt faizinin talep edilebileceği, bununla birlikte davacının reeskont faizi talep ettiği, TTK. 1427/2 hükmü dikkate alındığında sigortacıların araştırmalarının tamamlandığı anda ediminin muaccel olacağı, araştırmaların tamamlandığı tarihlerin ekspertiz raporuna göre 07/05/2021 olması nedeniyle aşağıdaki şekildeki hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının KABULÜ İLE,
932.602,00 TL alacağın temerrüt tarihi olan 07/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 63.706,04 TL nispi harçtan, peşin alınan 2.561,63 TL peşin harç ve 13.364,90 TL tamamlama harcı ile tamamlanan toplam 15.926,53 TL harcın mahsubu ile bakiye 47.779,51 TL karar ve ilam harcının davalı taraftan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvurma harcı, 2.561,63 TL peşin harç ve 13.364,90 TL tamamlama harcı, 145,00 TL tebligat ve posta gideri ve 6.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 22.152,23 TL yargılama giderinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
4-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 680,00 TL'nin davada haksız çıkan davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT. hükümlerine göre 132.586,00 TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan kullanılmayan gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı yasanın 345. Maddesi uyarınca 2 haftalık kesin süresi içerisinde Bölge İstinaf Mahkemesine başvuru yolunun açık olduğu açıkça okunup usulünce anlatıldı. 11/01/2024
Katip ...
¸E-imza
Hakim ...
¸E-imza